Nurullah Enes Süheyl Belada
1994 yılında Orta Anadolu’nun ortasında dünyaya gözlerini açtı. Okur-yazar Muhterem bir babayla azimli bir ananın beş evladının beşincisiydi. Fakat küçüklüğünü suistimal etmeyip ekmeklere hep o gitti. Devlet okullarının gerçeklerini gördükten sonra özel okulların şımarıklığını maazallah diyerek temaşa etmeye çabaladı. Uzun ismini muhabbete başlama vesilesi belledi.
Daha beşinci sınıfta bir arkadaşı ile Tırtıllar dergisi çıkararak dergiciliğe başladı. Bu dergi çabasını uzunca bir süre nadasa bırakarak lisede dergi hayatına yeni bir giriş yaptı. Sınıflarında çıkardıkları tek sayfalık “10 Fen-a Fillah” dergisine kapak çizimleri yaptı.
Lise 3’te Aliya İzzetbegoviç’in karakterli duruş ve düşünceleri ile Dursun Gürlek’teki naifliği keşfetmeye koyularak şiir ve deneme yazılarını ilk bu dönemde kaleme aldı. Şiirlerinde NESBEL rumuzunu kullanmaya da bu dönemde başladı.
İlerleyen yıllarda İlkadım, Genç Adam, Baciyân, Sirâyet dergilerinde deneme, hikaye ve şiirleri yayınlandı. Halihazırda Genç Adam ve <a href="http://www.haddizatinda.org">www.haddizatinda.org</a> yazarı olarak çağımızın sorunları hakkında farkındalık denemeleri yazmaya devam ediyor.
Yazılarında Türkçe’nin imkanlarıyla sade bir derinlik oluşturmak ana hedefleri arasında yer alıyor. Medeniyetin edebiyat, sanat ve mimari ile kurulurken pop kültürüyle kemirildiğine inanıyor.
Kalemin, sahibinin samimiyetini anladığı andan itibaren kaderini ellerine aldığına, o andan itibaren yazarı yazdırdığına şehadet ediyor.
“Kısa yazacak kadar uzun zamana ihtiyaç” olduğunu düşünüyor. Bu yüzden büyük şahsiyetlerin kısa eserlerine dikkatle yaklaşıyor.
Ormanların içinde olmayı onlara yukarıdan bakmaya tercih etse de bozkırlar tercihidir. Ufku göremediği yerden çekinir. Serengeti ve Massaimara’ya yağmur yağdığında sevinir.
İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra Ormanların Avukatlığını yapıyor. Dağcılığı seviyor. Mümine bir hanımın nasipli kocasıdır.

