Bizimle İletişime Geçin

Dünya

Avrupa’da Ezansız Altı Gün  ve 1300 Sene Önce Fransa’da Okunan Ezanlar

EKLENDİ

:

 

8-13 Haziran 2023 tarihleri arasında altı günlük bir Avrupa turu çerçevesinde Belçika, Hollanda, Lüxemburg Fransa ve Almanya’da gezi ve inceleme programına katıldık ve altı gün boyunca ezan sesinden mahrum kaldık. Aynı zamanda cami bulmak ve orada namaz eda etmek imkânımız da olmadı. Ancak parkların müsait yerlerinde ibadetlerimizi ifa etmek mümkün olabildi. Bu da bizi doğrudan ezan ve namaz konularıyla olan bağlantımızı ve bu konulardaki ihmallerimizi yeniden gözden geçirmemize sebep oldu ve Merhum Âkif’in şu mısralarını yâd etme ihtiyacı duyduk:

Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli:

Değmesin ma’bedimin göğsüne na-mahrem eli;

Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli

Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli….

Arif Nihat Asya da muhtemelen benzer bir hissiyatı yaşadığı sıralarda son derece içten bir şekilde şöyle dememiş miydi?

Biz, kısık sesleriz… minareleri,

Sen, ezansız bırakma Allah’ım!

Ya çağır şurada bal yapanlarını,

Ya kovansız bırakma Allah’ım!

Mahyasızdır minareler…göğü de,

Kehkeşansız bırakma Allah’ım!…

Bahsettiğimiz topraklarda günlerce ezan duyamadık ancak buralarda yüzyıllar önce belli bir süreliğine de olsa bu ilahî çağrının yankılandığını biliyoruz. Malum olduğu üzere Endülüs orduları VIII. Yüzyıldan itibaren İspanya’nın fethinin ardından Pireneleri aşarak Frank topraklarına girdi ve burada fetihler gerçekleştirdi.

Fransa topraklarında ilk ezanlar bu Müslüman fatihler tarafından günümüzden 1300 sene önce hem Fransa’nın güneyinde hem de Paris’in oldukça yakın bölgelerinde okundu. Zira Avrupa’nın fethine yönelik ilk planlı hareket, Emevî halifesi Ömer b. Abdülaziz (M.717-720)’in Endülüs’e gönderdiği vali Semh b. Malik (M.719-721) tarafından başlatıldı. Semh, Frank topraklarına birkaç defa sefer düzenledi. Bu seferler sırasında o, Pireneleri aşarak Frank hâkimiyetindeki Galler’e girdi ve Septimania’nın merkezi olan Narbona’yı fethetti. Daha sonra Akitanya’nın merkezi olan Tuluz’da Dük Eudes’in ordusuyla savaştı (Mayıs 721). Frank topraklarında çeşitli yerleri fetheden Semh, Tuluz şehrinde pek çok arkadaşıyla birlikte şehit düştü.

Semh’den sonra Endülüs’e vali olarak atanan Anbese b. Süheym el-Kelbî (M.721-726), Avrupa’da fetihlere devam etti, Frank topraklarında ilerleyerek Lyon’a, oradan da Paris’e 30 km. mesafedeki Sens şehrine ulaştı. Ancak geri dönerken Bask bölgesinde yerlilerin kurduğu pusuda şehit düştü. (Şaban 107/725). Öyle anlaşılıyor ki M.718-726 yılları arası, Endülüslülerin Avrupa fethi için yoğun bir çaba sarf ettikleri bir dönemdir.

Bu dönemde ve devamında Pirenelerin ötesindeki cihad sırasında Endülüs valilerinden dördü Frank topraklarında şehit düştü. Bunlar;

Semh b. Mâlik el-Havlânî (ö. 102/721),

Anbese b. Süheym el-Kelbî (ö. 106/725),

Abdurrahman el-Ğâfikî (ö. 114/732) ve

Ukbe el-Haccâc es-Selûlî’dir (ö.121/739).

 

M. 732 yılında Emevilerin Endülüs valisi ve başkomutan Abdurrahman el-Ğafikî, yaklaşık yetmiş bin kişiden oluşan bir orduyla Kurtuba’dan hareket etti. Muttaki, mücahit bir komutan olarak anılan Abdurrahman’ın amacı Galya’yı fethederek Fransa içlerine dalmaktı. O, önüne çıkan bazı güçleri devre dışı bırakarak Galya bölgesinin merkezi olan Bordo’ya yürüdü. Orada Aqutiania dükü Eudes’le Dordonia nehri yakınlarında yaptığı savaşta büyük bir zafer elde etti. Böylece Bordo, Müslümanların eline geçti. Ardından İslâm orduları ülkenin ikinci önemli şehri Tours’a yöneldi. Bu sırada Frank İmparatorluğunun fiili hâkimi olan Şarl Martel, Müslümanları durdurmak için büyük bir ordu ile Tours’a hareket etti.

İki ordu 12 Ekim 732 günü Fransa’nın Tuluz’la Tours bölgeleri arasındaki düzlükte karşılaştı. Savaşın başında Endülüslü Müslümanlar üstünlüğü ele geçirmelerine rağmen Fransızların başarılı bir yarma hareketinin ardından yaşanan bir kargaşa anında başkomutan Abdurrahman el-Ğafikî’nin şehit düşmesi üzerine işler tersine döndü. Her iki tarafın da büyük kayıplar verdiği bu savaşta Müslümanlar beklenmedik bir yenilgi aldı ve on binlerce şehit verildi.

Batılı tarihçilerin Tours/Poitiers diye isimlendirdikleri ve bazen de Puvatya diye anılan bu savaş, Müslüman kaynaklarında Balâtu’ş-Şühedâ diye isimlendirilmektedir.

Endülüslülerle Frank orduları arasında Paris’e yaklaşık 350 km mesafede gerçekleşen Puvatya/Balatuşşühedâ savaşı İslâm ve Avrupa tarihi açısından son derece büyük bir önem arz etmektedir. Batılı tarihçilerin ifadesiyle eğer Endülüslüler bu savaşı kazanmış olsalardı Avrupa’nın Müslümanlaşmasının önü açılmış olacaktı.

Bu hatıraları yâd ederek Fransa topraklarından ayrılıp Almanya’nın Köln şehrine geçtiğimizde son derece etkili bir yapı olan Köln Merkez Camii’ni görünce bir nebze teselli olduk. Hele meşhur Köln Katedrali’nin avlusunda dalgalanan bayrağımızı görmek mutluluk ve heyecanımızı daha da artırdı.

Geniş bilgi için bkz.

Mehmet Özdemir, Endülüs Müslümanları Siyasi Tarih, I, 2013, s. 71-75.

Nizamettin Parlak, Endülüs’ün Doğuşu, s. 89-104

Hakkı Dursun Yıldız, “Abdurrahman el-Ğâfikî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, (DİA), I, 162.

Abdülkerim Özaydın, “Belâtüşşühedâ”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, (DİA), V, 391-392.

Haritanın alındığı site: http.islamansiklopedisi.org.trbelatussuheda

 

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar