Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Ay Vakti 204. Sayı (Mayıs-Haziran 2023) Üzerine

EKLENDİ

:

 

Düşünce-Kültür ve Edebiyat Dergisi Ay Vakti’nin 23. yıl, 204. sayısı yayımlandı. Mavinin tonlarıyla soyut bir kapakla sunulan bu sayıda işlenen ağırlıklı konular,

– Sözlü Kültür ve Sosyal Antropoloji,

– Gülistan’dan Katreler,

– Âşık Veysel’de Metafizik Duyarlılık,

– Aforizmalar

başlıklarıyla sunuluyor.

Ay Vakti imzalı giriş yazısı “Seçme İradesi” başlığını taşıyor. Ülkemizdeki Mayıs 2023 seçimlerini de çağrıştıran yazıda şu ifadeleri önemsiyorum:

“İnsanın yeryüzündeki macerası, doğrudan bir ‘seçim iradesi’yle başlamıştır. Bu maceranın başlangıcında bir nefis mücadelesinin olduğunu, bu mücadelenin temelinde yer alan iyi ve kötünün nereden kaynaklandığını hatırladığımızda ‘yasak meyve’nin bir akıl, iman (teslimiyet) ve nefis üçgeninde ‘insan’a bırakılan bir irade olduğuna şahit oluruz. Bu bağlamda ‘karar’ dediğimiz nihaî durumun bir tür ‘seçim/tercih’ olduğunu biliriz.”

Şiir, deneme-inceleme, hikâye, günlük ve piyes türlerindeki yazılardan oluşan bu sayıda Mustafa Özçelik’in Âşık Veysel’de metafizik duyarlılığın incelenip yorumlandığı emek mahsulü incelemesi önemli. Sayın Özçelik, Âşık Veysel’in kitaptan, gözle görülenden, kulakla işitilenden öğrenilmeyen bilgileri, bir bakıma ledün ilmiyle, şiirlerinde işlediğini belirterek şiirlerinden örneklerle nasıl işlediğini açıklamaktadır. Özçelik, 2023 yılının UNESCO tarafından Âşık Veysel yılı ilan edildiğini de hatırlatmış bizlere.

Necip Asım, Sadî Şirazî’nin meşhur eseri Gülistan etrafında eser ve şahsiyet incelemesi yapmış, ‘Gülistan’dan Katreler’ başlığı altında. Sayın Asım şöyle diyor:

“Mehmet Akif Ersoy Safahat’ın birçok yerinde Sadi’nin ismine yer vermekte ve ondan hikmetli sözler ve hikâyeler aktarmaktadır. Dünya edebiyat tarihinde önemli izler bırakmış olan Sadi’nin Gülistan adlı eserinin bazı kısımlarını genç okuyuculara hatırlatmak faydalı olacaktır.” Umarım bu yazı genç okuyucuların Gülistan ile buluşmalarına vesile olur.

“Sözlü Kültür ve Sosyal Antropoloji” yazısı Hayrettin Taylan’a ait. Taylan, “Sözlü kültür kalbîdir. Yardımseverlik, misafirperverlik, komşuluk, iyilik, dürüstlük, haklılık, helallik, insaflılık gibi temel dinamiklerle beslenir.” diyerek çağımızda negatif olanın büyütülüp sözlü kültürün beslenme kaynaklarının nasıl zayıflatıldığını anlatıyor.

Naz’ın Aforizmalar’ı bir nevi günlük de diyebileceğimiz küçük hikemî metinlerden oluşuyor ve bu metinlerde Türk ve Dünya Edebiyatından birçok eser ve yazar ismine, terimlere ve kavramlara rastlıyoruz. Değiniler ve yorumlardan, yazarın dil, felsefe, medeniyet tarihi, literatür ve edebiyat ufkunun genişliği algılanabiliyor. Meselâ,

“- Tsundoku, kişinin okuyamayacağı kadar kitap satın almasına denir. Okumamak için satın alınan kitapları biriktirme hastalığıdır ve ‘Tsundoku Sendromu’ olarak adlandırılır.”

“- Günde 20 dakika okuyan kişi, yılda toplam 1,8 milyon kelime okumuş olur.”

“kimine köprüler kurulur

kimi de köprü olur”

Bu sayıdaki diğer denemeler şunlar: Kötülük Saygın ve Mecburi, İyilik Suç ve Yasak!/Necmettin Evci; İrezlüğün Peşinde Birkaç Gün/Erol Erdoğan; Zamanın Savurduğudur/Salih Uçak; Sosyal Medya Afyon Mudur?/Ömer Eski; Edebiyat ve İnsan/Mustafa Işık; Can Sıkıntısı/Ayhan Sağmak; ‘Nur Topu Günlerin Kanına Girdim’/Şeref Akbaba.

“Sosyal Medya Afyon Mudur?” yazısının içerik ve tespitleriyle bir emek ve düşüncenin ürünü olduğu anlaşılıyor:

“Antidepresan; sadece düzenleyici, uyuşturucu ilaçlara verilen ad değildir. Tıbbî bir maddesi, bileşeni olmayan soyut, verisel, bir ağa bağlı mobil antidepresanlar da mevcuttur. Tıbbî antidepresanlar, birtakım hastalıkların, bozuklukların (davranış, düşünce, dürtü kontrolü, kaygı, stres, DEHB gibi) tedavisinde kullanılır. Mobil antidepresanlar ise, medyanın, mobil verinin, çevrim içinin, simülasyonun oluşturduğu uyuşturucu gurubudur.”

Yazıyı okurken tıptaki antidepresanların tedaviden öte nasıl tehlikeli bir biyolojik silah olduğu düşüncesi bırakmadı zihnimi. Mobil antidepresanların tehlike boyutunu siz düşünün.

Bir edebiyat dergisi için hikâye olmazsa olmazlardan biri. Bu sayıda dil işçiliği ve tekniğin öne çıktığı üç hikâye yayımlanmış. Nurşah Karaca’nın Mor Menekşe, Züleyha Kayaoğlu Eker’in Nefes, Ahmet İşler’in Korkuyu Kaybetmek hikâyeleri zevkle okunuyor.

“O hazin sözleşme 1923’te imzalandığında, yeri-yurdu bildiği topraklardan, evinden, barkından, bostanından, bağından zorla, söke söke çıkarılacağına, yurt bildiği bu topraklardan kazınıp atılacağına kimse inanmamış. Mübadeleden önce yavaş yavaş huzurları kaçmaya başlamış zaten. Rum çeteleri peydâ olmuş birdenbire. Bu çeteler Türk köylerini basar, köylünün ambarına girip ne var ne yok yerlere saçar; bazen direnenlere kurşunu sıkar, evleri, ahırları ateşe verirlermiş.” (Mor Menekşe’den)

“Bir gece yarısı şehrin koca kayaları oynadı yerinden. Yüzyıllardır yere mıhlı köprünün ayakları karıncalandı. Sular dağlardan taşlardan düşe düşe, bir hışımla çarpa çarpa, önüne kattıklarıyla ve ardına taktıklarıyla kabardı, coştu ve taştı şehrin üstüne. Dar sokaklar yokuş aşağı çağladı da şelaleler gibi, kimseler yolunu kesemedi, sel, şehrin nefesini kesti. (Nefes’ten)

“Saatlerin ancak kendini ölçtüğü, ne kadar çok istese de aynaların bir türlü kendini seyredemediği bir dünyada acizlik diye bir şey yok sanırım, diye düşündü adam, eve dönerken.” (Korkuyu Kaybetmek’ten)

Semra Saraç’ın iki sayıdır devam eden “Sezai Karakoç’u Yazmak İsterken” piyesinin üçüncü bölümü yayımlanmış bu sayıda, ‘devam edecek’ notuyla.

Son olarak edebiyatın ufku şiire geldik. Bu sayının şairleri Adem Turan, Selami Şimşek, Semra Saraç, Ali Yaşar Bolat, Ferhat Öksüz ve Hüseyin Çolak.

“ortadoğu, cibresine yenik düşmüş bir süryâni şarabıdır,

babil’de ve asma bahçeleri’nde buhtunnasr’ın,

uzun kandiller yanarken, kısa kısa sözler söylenmişti

gül açılan sokaklara, sonradan. buydu sabır!” (Ferhat Öksüz’ün şiirinden)

Ay Vakti dergisini www.dergikapinda.com ve ayvakti@ayvakti.net adreslerinden, önemli satış noktalarından temin edebilirsiniz.

Hoşça kalınız.

 

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar