Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

EDEBİYAT ORTAMI ÜZERİNE (87. Sayı: Temmuz-Ağustos 2022)

Salgın tüm dünyayı etkisi altına aldı, zaman geçti salgın yavaş yavaş etkisinin kaybetmeye başladı. Maskeleri kaldırdık. Yasaklar bitti. Bill Gates durmadı. Her gün yeni bir açıklama ile salgın bitmedi deyip durdu. Kerim de hayrandı bir zamanlar bu adamın yaptıklarına. Bizim salgın bitti dediğimiz günlerde Bill gates’in testinin pozitif çıktığını açıklaması, salgın bitmedi, daha ağır şartlarda gelecek demesi Kerimîn de canına tak etti.

EKLENDİ

:

Edebiyat Ortamı 15 yıldır iki ayda bir okuruna merhaba diyen bir edebiyat dergisi… Ankara’nın kadim sivil toplum kuruluşu Server Vakfı’nca yayımlanıyor. 15 yaşındaki bir gencin heyecanını, umudunu, hayalini, idealini ve sevdasını taşıyor. Yaz mevsiminin üzerine sinmiş bereketiyle 87. Sayıdaokuyucularına yine merhaba dedi.

Merhaba Edebiyat Ortamı, Merhaba… Hoş geldin yeni sayınla aramıza. Edebiyat Ortamı bu sayısında birçok kendine özgü özelliği de yansıtıyor. Edebiyat Ortamı bu sayıda okurlarına hayatı ve eserleri hakkında fazlaca bilgi bulunmayan melamet meşrepli bir Bektaşi gülünü, Edîb Harabî’yi tanıtan kıymetli bir eser armağan ediyor. Sadık Yalsızuçanlar hazırlamış eseri. Binlerce teşekkürü hak ediyor bu çalışmasıyla Yalsızuçanlar.

Dergi, Genel Yayın Yönetmeni Sadık Yalsızuçanlar’ın Hasan Hüseyin Korkmazgil’den alınanHaziranda Ölmek Zor”dizesinin başlık yaptığı bir sunuş yazısıyla başlıyor. Andırın’ıngüzel insanlarından Mevlânâ İdris Zengin’in bu yıl 7 Haziran’da vefatı üzerine şairin Abc Dünya” adlı şiiriyle dergi başlıyor. Buyurun şiirin son üç dizesine:

Büyük sorular gördüm büyük aynalarda
Bir ateşe düşmekmiş yaşamak bildim
Bütün kervanlar göçtü yükleri bendim

Dergide Davut Güner’in, Yaşar Akgül’ün, Aycan Gürlüyer’in, Tarık Özcan’ın, Sinan Ulakcı’nın, Ünal Sarman’ın, Zeki Altın’ın, Kadir Tepe’nin, Robert Bly’nin, Hajaar Muhammed Bashar’ın ve Hasan Mercan’ın şiirleri okuru beklemekte. Genç şairlerin çokluğu dikkatimizi çekiyor Edebiyat Ortamı’nda.

Tarık ÖzcanBirazdan Gün Doğacak Geceyeadlı şiirinde şöyle sesleniyor bizlere:

Aşk hayranlığı sayesinde, / Gözün büyüsüyle yıkanmış eşya. / Ey güzün görkemli alnına düşen gölge! / Sevgiyi bir yana koyarak gelme.  

Kalbin güzel efendisine merhaba! / Müjdeler dağıtarak gizlice / Gönlün bahçesine çayır çimen eksin. / Müjdelerle girsin gündüz geceye

Yegâne Güzellik” şiirinde Hajaar Muhammad Bashar(Çeviren: Cemal Çaygözoğlu) Yegâne Güzellik’in peşinde: Yükselin! Kuluçkaya yatmış kuşlar aşk içinde / Söyleyin! Bir şarkı tatlı sesinizle dünyaya / Kabe dolan tek bir kelime olmaksızın bile / Ruha dinginlik, huzur ve sevgi armağan eden

Edebiyat Ortamı’nda Selahattin Yusuf’la “Eve Dönemezsin” kitabı hakkında ve Mustafa Ruhi Şirin’le çocuk ve çocukluk eksenli yapılan röportajlar dikkat çekmekte.

Mikail Türker Bal ile Ertuğrul Karakuş Prizrenli şair ve yazar Hasan Mercan’ın izini sürüyor yazılarında.

Mehtap Gül, Özay Erdem, Elif Kesikoğlu, İbrahim Tekpınar, Mustafa Uçurum, Rumeysa Durak, Ubeydullah Öz, Alim Akça, Ahsen Dalca Korkutan, Rukiye Aydın, Habil Yaşar, Ahmet Şevki Sakalar, Sevgi Ataş, Muhammed Çavdar, Sıdıka Zeynep Bozkuş ve Fatma Nur Uysal Pınaröyküleriyle Edebiyat Ortamı’na canlılık katıyorlar. Mustafa Uçurum’un “Google’ın Olmadığı Günler” adlı öyküsünden bir kesit, buyurun:

Cep telefonları yaygınlaşıp bir de internetler cebe girince buna en çok Kerim sevindi. Aklına takılan bir şey olunca sanki dünyanın en büyük kütüphanesine girer gibi huşu içinde, soralım bakalım Google hazretlerine, bunu da biliyor mu deyip arama tuşuna büyük bir keyifle bastı. Aradığı bilgiye ulaşınca, valla bunu da bildi ya deyip keyifli keyifli güldü her seferinde.

Salgın tüm dünyayı etkisi altına aldı, zaman geçti salgın yavaş yavaş etkisinin kaybetmeye başladı. Maskeleri kaldırdık. Yasaklar bitti. Bill Gates durmadı. Her gün yeni bir açıklama ile salgın bitmedi deyip durdu. Kerim de hayrandı bir zamanlar bu adamın yaptıklarına. Bizim salgın bitti dediğimiz günlerde Bill gates’in testinin pozitif çıktığını açıklaması, salgın bitmedi, daha ağır şartlarda gelecek demesi Kerimîn de canına tak etti. Hay senin windowsun batsın sinsi herif dedi. Bırak da millet biraz rahat etsin, sevmiyorum artık seni. İyi ki google’ı sen yapmadın. Yoksa girmezdim bir daha dedi elindeki telefonu cebine yerleştirirken.”

Mustafa Nurullah Celep, Hasan Kayıklık ile yeni yayınlanan Akatay ve “Celmile” adlı romanları hakkında söyleşi yapmakla kalmamış, Hasan Kayıklık’ın Roman Dünyasını ele alınan bir yazıda kaleme almıştır. Tuba Yavuz ile Süheyla Karaca Hanönü de Hasan Kayıklık’ın iki romanı hakkında eleştiriler kaleme almış.

Toplumsal Fenomen Olarak Grup 47 adlı yazı, müzik dünyasında önemli bir yer işgal eden Grup 47 hakkında kaleme alınan bir incelemeye yer verilmiş.

Fahri Tuna, Ahmet Fidan, Muhammed Sefa Rumeli ve Erdal Noyan Rumeli Türkleri ve Rumeli üzerine birer yazı yazmışlar. Her bir yazıda Rumeli’nin farklı yönlerine değiniliyor.

Ayşegül Kösa “Hüznün Sesi: Hacı Ârif Bey” adlı yazısında Hacı Ârif Bey ve müziğinin Türk müziğine katkısı hakkında değerlendirmelerde bulunuyor.

Erdoğan Muratoğlu “Sezai Karakoç’un ‘Geç Kalan Adamın Öyküsü’ Adlı Hikâyesine Bir Yaklaşım Denemesi” adlı yazısında Sezai Karakoç’un “Geç Kalan Adamın Öyküsü”nüirdeliyor. Yazar öykü hakkında şu değerlendirmeyi yapmaktadır: “Sezai Karakoç’un bu hikâyesi de diğer hikâyeleri gibi milleimizin inancına ve medeniyetine bağlılığını anlatmaktadır. Bunda da oldukça başarılı ve yeni bir yol izler. ‘Geç Kalan Adamın Öyküsü’ hem içerik hem de teknik bakımdan özgünlük taşımaktadır. Her çağa, her kuşağa ve her mekâna hitap eden bir hikâye bu. Medeniyetine-inancına sırtını dönmeden-yabancılaşmadan adım adım şiirini, öyküsünü, piyesini, denemesini ve diğer çalışmalarını yeni bir tarzda Milletinin hizmetine sunan bir Diriliş Eridir Sezai Karakoç.”

Mehtap Gül “Yazmaya, Yaşamaya ve Ölüme Dair” adlı yazısında Yıldız Ramazanoğlu’nun “Papağanlar Panayırlar Hasatlar” adlı deneme kitabı üzerinde değerlendirmeler yapıyor. Yazıdan kosa bir bölüm:

“Yazar deneme türündeki bu eserini üç bölüme ayırmış: yazmak, yaşamak ve ölmek. Zhnim bu bölüm adlarını kitabın ismindeki üç kelimeyle eşleştirdi. Yazmayı papağanlarla, yaşamayı panayırlarla, ölmeyi hasatlarla.”

Edebiyat Ortamı Hüseyin Cahit Doğan’ın hazırladığı II. Mehmed’in Şükûfenâmesi (Varlık Bahçesi Sanat Defteri) ile bu sayıyı kapatıyor.  

Server Vakfı’nı, Vakıf Başkanı Mehmet Ali Bulut’u, Edebiyat Ortamı dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sadık Yalsızuçanlar’ıve hem dergiye hem de her sayı okura armağan edilen kısa ve özlü kitaplara katkı sağlayan herkesi, içinde yaşadığımız kaba ve vandal dünyada bizlere incelik ve kibarlık örneği sergilemeleri dolayısıyla gönülden tebrik ederim.

Edebiyat Ortamı’yla daha nice yıllarda buluşmak dileğiyle…

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar