Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Hikâyet-i Rûh Efzā Şiiri

EKLENDİ

:

Hikâyet-i rûh efzā

(Cana Can Katan Hikâye)

Cemâlî

(?, ? / İstanbul, ? 15. Yüzyıl)

 

Kılduğından sonra bir kimse namâz
El götürüp Hakka eyledi niyâz

“Bir kişi namaz kıldıktan sonra ellerini kaldırıp Allah’a dua eyledi.”

Kim giceler kaluram gamdan ţaña
Bir kapu aç ey Hüdâ âhir bana

“Üzüntüden, dertten dolayı gece boyunca tan vaktine kadar uyanık kalırım. Sonunda bana bir kapı aç Ey Allah’ım!”

Hazır idi Rabia anda meger
Didi kim yapuk midur ey bî-haber

“Meğer Rabiatü’l-Adeviyye orada hazırmış. O dedi ki ‘Ey habersiz, O, senin uşağın mıdır?’”

Bak irem dirsen gınâdan câha sen
Sîm ü zer derdiyle düşme çâha sen

“Sen zenginlikten daha yüksek makamlara çıkmak istersen altın ve gümüş derdiyle yola çıkma.”

Her ne nimet kim Hüda virdi sana
Kâni olup daima şükr it aña

“Allah, sana her ne nimet vermişse kanaatkâr ol ve daima O’na şükret.”

Sakla hatırda Cemâli’nin sözin
Kim gözüne göstere hikmet yüzin

“Cemali’nin sözünü aklında sakla, böylece hikmet, yüzünü senin gözüne göstersin.”

Gidere âyîne-i dilden gubâr
Bilesin tâ kim muhakkak n’oldı hâl

“Gönül aynasından tozları gidersin ve sen de muhakkaka hâlinin ne olduğunu daima bilesin.”

(Miftâhü’l-ferec, ayni nusha, v. 37a-37b)

 

Bu şiir aşağıdaki makaleden alınmıştır: “Fatih Devri Şairlerinden Cemâli ve Eserleri, Faruk Kadri Timurtaş, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Yıl 1951, Cilt: 4, Sayı: 3, s. 189-213.”

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar