Gece sessizdir. Hz. Muhammed secde hâlindedir. Her yıl Ramazan ayında Hira mağarasına gelip ibadet ve tefekkür etmektedir.
Bunun için ona Muhammed Rabbine âşık oldu dediler.
Muhammed Rabbine âşık.
Âşık Muhammed.
Toplumu düşündü Muhammed, putlardan nasıl temizlenir, insanlar nasıl putların prangalarından özgür kalır diye.
Kızları düşündü Muhammed, nasıl diri diri gömülmekten onları kurtarır diye.
Kan davaları nasıl son bulur diye düşündü Muhammed secdede uzun uzun.
Gözleri yaşlıdır, gönlü hüzünlüdür. Hira’dan bakar Mekke’ye ve Kâbe canlanır gözlerinde. “Ey Kâbe yasın ne zaman bitecek ne zaman kurtulacaksın esaretinden?”
Ve tekrar girer Hira mağarasına. Secdede Allah adını anar. Allah, Allah Allah!
O an Muhammed bir şeyler olduğunu hisseder. Yüreğinde bir ürperti vardır. Korkuyla doğrulur. Ne olduğunu anlamadığı bir heyecan kaplar bütün benliğini.
Ve birden mağaranın içinde büyük bir ışık yanar. Işık Muhammed’in gönlünde parlar.
Titremektedir.
Anlam veremediği, o güne kadar tanık olmadığı melekle yüz yüzedir.
Bir ses yankılanır mağarada.
“Oku!”
Şaşkındır Muhammed aydınlık çarpmıştır bütün şiddetiyle.
“Ben okuma bilmiyorum!”
Okuma bilmeyene oku demek okumaya farklı bir anlam yüklüyordu. Okumak salt harfleri bir araya getirip, kelimeler oluşturmanın çok ötesindeydi.
“Oku!”
Tekrar yankılandı bütün şiddetiyle söz Muhammed’in yüreğinde. Kâbe özgür kalsın, kızlar ölmesin, kan davaları son bulsun diye oku! İnsanlar putların köleliğinden kurtulsun diye oku!
Okumak farklı bir anlam buluyordu. Ama tüm bunların nasıl olacağını bilmiyordu Muhammed. İşte yolu öğretiliyordu.
“Ben okuma bilmiyorum, bilmiyorum putlar nasıl temizlenir Kâbe’den, insanlar nasıl özgür kalır maddenin esaretinden…”
Cebrail gelir bütün sıcaklığıyla onu sarar, sarar, sarar. Muhammed farklı bir evrendedir. Yolları gösterilmektedir ona bütün açıklığıyla. Putlar yıkılıyordu, kızlar gülüyordu, insanlar özgür kalıyordu. Kan davaları son buluyordu. Kâbe’nin üstünde hilal ve yıldızlar bir ışık halesi oluşturuyordu. Kâbe karanlıktan kurtuluyordu.
“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alaktan yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. Ki O, kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediğini O öğretti.”
Okumak ama sıradan bir okumak değildi. Gelişi güzel okuma hiç değildi. Allah’ın adıyla, O’nun rızası için okumaktı. Yaratana bilmekti okumak, onu tanımaktı. Onu ilk öğretmen olarak kabul etmekti. O’nun öğreticiliğinde yaşamaktı okumak.
Kadir gecesi Allah’ı bütün bilgilerin kaynağı kabul ederek yaşamaktı. O’nun öğretisiyle hayatı yorumlamaktı.
Hz. Muhammed sözleri tekrarladı yavaş yavaş. Yüreği aydınlandı. Gözündeki perdeler bir bir kalktı. Bütün evren Hz. Muhammed’in etrafında dönüyordu. Ve evren yaratılışının anlamını buluyordu. Her şey yerli yerine oturuyordu. Hz. Muhammed’in gönlünde fırtınalar kopuyordu.
Ve Cebrail onu bıraktı. Yere yığıldı. Gözleri kapandı. Mağara eski sessizliğine büründü. Tekrar korktu yalnızlığından. Anlam veremediği yaşadıklarından. Kimdi o? Neden gelmişti? Niye kendisini sarmıştı?
Kalktı korkuyla Hira’dan çıktı, Nur dağından indi. Her yerde onu görüyordu. Onun sesini duyuyordu. “Ey Muhammed sen Allah’ın peygamberi, insanlığın rehberisin. Korkma!”
Ama korkmamak mümkün mü? Mağara, sessizlik, karanlık ve hiç tanımadığı bir aydınlık!
Korkuyla eve gitti. Hz. Hatice onu öyle görünce şaşırdı. Hiç öyle görmemişti.
Titriyordu Muhammed. Korkuyordu Muhammed.
“Üstümü ört, üstümü ört!”
Hz. Hatice üstünü örttü bütün sevgisiyle, merhametiyle. Onu sardı bütün şefkatiyle.
Artık sönmeyecek İlk ışık parlamıştı Muhammed’in gönlünde ve onun nurunu hiçbir güç söndürmeyecekti.
Ve Kadir gecesi sönmeyecek ışığın ilk parıltısı bin aydan hayırlı olarak anıldı. O gece esenlik bağışlandı yeryüzüne. Onun aydınlığına teslim olanlar bütün kötülüklerden, cehennem azabından emin olarak hayatı Allah’a adamanın onuruyla yaşadı.
Kadir Gecesi Aşkın Neşesi
Gece… Esenlik ve huzur
Gökyüzünde melekler
Gönüllere sevgiyle iner
Aşk Rahman’ın manevi ikramı
Zikir meclislerinde Hu Hu sesleri
Bayramı kebirdir mümine
Hidayet rehberini indi yeryüzüne
Rabbine âşık Muhammed
Hira’da oldu büyük peygamber
Oku ile başlayan irşat
Kalemle yayıldı cahiliye iklimine
Rabbin adıyla başlanan her iş
Yıktı bir bir putları kalplerde
Kadir gecesi aşkın neşesi
Kıyam, rükû ve secde
Kur’an ile yücelen ruhlar
Kimisi şehadete erdi kimisi aşka
Bir aşk ki aşkların en yücesi
Gök ikramına hasret yeryüzü
Sonunda muradına erdi
Seherlerde âşıklar eşsiz ışıklar
Melekler eşlik eder sessiz
Kadrin kıymetini bilen müminler
Alınları secdede ruhları gökyüzünde
Hu Hu sesleriyle gönül neşesinde
