Bizimle İletişime Geçin

Müzik

“Kâni Karaca Kim Diye Sorarsanız”

Üstatla ilgili en kapsamlı çalışmaları yapan Gönül Paçacı Tunçay “Bizim gözümüzün önünde, bizim ulaşamayacağımız bir örnek, özel bir kişilik.” diyerek kendisi ile ilgili en güzel tanımlamalardan birisini yapıyor.“Kani Karaca’nın varlığı şüphesiz çok çok önemlidir, ondan daha önemli olan onun varlığını algılayabilen insanların sayıca artacak olmasıdır.”

EKLENDİ

:

“Kani Karaca kimdir?” diye sorarsanız, “canım, şarkıcının teki, alelade bir şarkıcı…” olarak tanımlar Kani Karaca. Bu cevaba minik bir gülümseme sonrası, eğer alelade bir şarkıcı bu meziyetlerde ise dünyaya kaç tane şarkıcı gelip geçmiştir sorusu eşlik eder içinizde.

Küçükken televizyonda yayınlanan kandil geceleri ve Mevlevi ayinlerinde hem okuyucu hem Kudümzen olarak görmüştüm; siyah gözlükleri ve ilginç ses tekniği ile dikkatimi çekerdi. Tabi büyüdükçe yaptığı işin derinliği ve yeteneğinin büyüklüğünü kavramaya başlıyorsunuz. Aslında hayata, çok küçük yaşlarda bir kaza sonucu gözlerini, 3 yaşında da babasını kaybederek tırnak içinde dezavantajlı başlayan Üstat, Allah vergisi ifadesinin en güzel örneğini gördüğümüz özel bir yetenekle donanmış ve bu donanıma, kendisi ile barışıklığını eklemiş bir insan…

Batı her gittiği noktaya kendi kültürünü de götürmüş, öğretmiş, özümsetmiş ve en üst düzey olduğunu toplumlara zorla ya da sevdirerek kabul ettirmiş. Dünyanın neresine giderseniz gidin Mozart, Beethoven, Bach gibi müzik dâhilerinin isimlerinin bilinir olduğunu görürsünüz. İnsanlar eserlerini dinlememiş olsa bile bir şekilde bu isimleri bilmektedirler. Biz de yıllar boyunca bu eziklik duygusu ile hem kulağımızı hem de gözümüzü kapatarak içimizdeki dâhilerin büyüklüğünü fark edemedik. Özelinde Kâni Karaca genelinde birçok kişi üstte saydığımız isimlerden daha az yetenekli değildi. Ama maalesef sadece bilen biliyordu.

Üstatla ilgili en kapsamlı çalışmaları yapan Gönül Paçacı Tunçay “Bizim gözümüzün önünde, bizim ulaşamayacağımız bir örnek, özel bir kişilik.” diyerek kendisi ile ilgili en güzel tanımlamalardan birisini yapıyor.

Kendimizi Üstat’la az çok aynı dönemde yaşamış olmaktan dolayı kısmetli sayıyoruz ancak Kani Karaca’nın, kimlerle meşk ettiğini öğrenince onun da ne kadar kısmetli olduğunu anlıyoruz. Bunlardan birkaçını saymadan geçmeyelim: Sadettin Kaynak, Hafız Ali Efendi, Sadettin Heper, Nuri Halil Poyraz, Refik Fersan, Mesut Cemil, Münir Nurettin Selçuk ve Alaattin Yavaşça… Bu kadar yetenekli bir talebeye ders vermek de öğretici için dünyanın en zevkli işidir diyor Emin Işık. Artık kim ne kadar ve hangi açıdan kısmetli, sizin takdirinize bırakıyorum.

Üstad, akordu çok iyi yapılmış bir saz gibidir, eğer bu musikinin perdelerinin frekansını sağlıklı tespit ettirmek isteyen bir fizikçi varsa Kâni’ye tespit ettirsin.” diyor Alaattin Yavaşça.

Kani Karaca’yı sadece ses ve makam kullanımı alanında değil ritim hâkimiyeti, besteciliği ve inanılmaz derecede geniş repertuvarı ile yüzyıllarca birikmiş öz kültürümüzün özel ürünlerinin bugüne ve sonrasına taşınmasında büyük bir bellek olarak da görmek lazım. Yine Gönül Paçacı Tunçay’ın bir tespiti ile yazımıza virgül koymuş olalım: “Kani Karaca’nın varlığı şüphesiz çok çok önemlidir, ondan daha önemli olan onun varlığını algılayabilen insanların sayıca artacak olmasıdır.”

Biz de bu temenniye bir katkıda bulunabildiysek ne mutlu…

Çok Okunanlar