Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

karşılaşma baladı

sırtıma vuran bu güneş evladı/ karşılaşmada tüm hikâyesini unutur/ unutur da akşam olunca/ ertesi sabah tek ayakla kalkar/ tek gözle görür tek elle çevirir topacı/ altın bir tasın dibindeki damlayı/ tutar sırtındaki zulada kaynatır.

EKLENDİ

:

Şair: Müştehir Karakaya

 

söyle! üç kuruşluk dünya için

neyimi sattım, ruhumu mu?

ömrüm de yetmedi onu harcamaya

ne yazık!

tarihin arka sokaklarında asi

sahnelerin tam ortasında

kellesi koltukta bir sünepe

gözgöze geldiğimizde anladım

ben ölçütlerin lâl kesilmiş soyuyum

üç dünyanın birinde kazık

birinde mercan ve sedef kılıç

bir diğerinde

hayfa ki eti didiklenen bir ölüyüm

söyle!

 

sırtıma vuran bu güneş evladı

karşılaşmada tüm hikâyesini unutur

unutur da akşam olunca

ertesi sabah tek ayakla kalkar

tek gözle görür tek elle çevirir topacı

altın bir tasın dibindeki damlayı

tutar sırtındaki zulada kaynatır

 

seni ben

esmer parmaklardaki yüksüğe bağladım

ellerin uzanışındaki zerâfete, seni

her adımın ölçüsüne kaydettim

her nabzın soğuk köpüğüne

demirle kızgın ateşin dansına

ve çarpışma anında çıkan fırtınaya

sana öl dedim! dünya senin mi?

sırtında incili kaftan

içinde yarım bir adam

ve şakaklarında yarım ay halesi

yarısı ışık yarısı gölge

iki bukle saç, seni ben

karşılaşmaya bir adım

kaçmaya yüz bulamayan

dört kocaman öpücükle yakaladım

 

ben ey nesli tükenmiş insanlığın veledi

neyini geri almadın ki? kârdasın

her çırpınış senin dudağından çıkan

bir âhın kefâreti

düştüğünde ayaklarına düşen taş ağlar

utanır cürmünden üzerine salınan gölge

söyle! damarlarından akan kanla yazdığın

her şiir bir fermanın ebedi

edebi ücreti değil de nedir?

adımını at da karşılaş kendi yüzünle

sen haylaz bir sevgilinin

ömründen çaldığını zaten bilensin

bil ki yazan nedir, okuyan ne?

kendinle geldiğinde yüz yüze

ruh nedir? cesedin ücreti ne?

Nisan 2012

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar