Bizimle İletişime Geçin

Edebiyat

Kendi Gündeminden Düşmek

Tekebbürüm benden büyük, çünkü onu hiçbir zaman tam idrak edemedim. Belki de bu sebepledir ki, onu çok seviyorum.
Kitabın orta yerinden konuşmayı, lafı eveleyip gevelemeden, eğip bükmeden, en ham haliyle, içine kırık mana katmadan, anadan doğma pervasızlıktan olma, bütün kaygılarını soyunmuş bir konuşmak olarak mı anlamalı. Delikanlılık, dobralık, fütursuzluk gibi hani olmazsa olmaz kabilinden manaları da doz aşımında bulunmadan kelama dahil etmek, mevzuya kıvam verecektir kuşkusuz.

EKLENDİ

:

Burası kitabın orta yeri. Öyle ya kitabın orta yerinden konuşuyorum demek moda oldu. Ben konuşmuyorum; herkesin konuştuğu yerde durduğumu söylüyorum. Şaşkın şaşkın bakıyorum durduğum yerde; sağa-sola, bütün cihetlere bazan da bir cihet olarak kendime. Dolayısıyla artık herkes bana doğru konuşuyor yani bana konuşuyor. Çünkü ben tam o konuştukları yerdeyim. Yahu ne diyeyim daha, işte o konuştukları benim. Kitabın orta yeriyim dedim ya… tekrar etmeme gerek var mı?

Bu tekebbür öldürecek beni. Merak edecekler için hemen arz etmeliyim: Tekebbürüm benden büyük, çünkü onu hiçbir zaman tam idrak edemedim. Belki de bu sebepledir ki, onu çok seviyorum.
Kitabın orta yerinden konuşmayı, lafı eveleyip gevelemeden, eğip bükmeden, en ham haliyle, içine kırık mana katmadan, anadan doğma pervasızlıktan olma, bütün kaygılarını soyunmuş bir konuşmak olarak mı anlamalı. Delikanlılık, dobralık, fütursuzluk gibi hani olmazsa olmaz kabilinden manaları da doz aşımında bulunmadan kelama dahil etmek, mevzuya kıvam verecektir kuşkusuz.
Başa dönecek olursak, şöyle bir tespit mazur görülebilir mi? Hemen herkes kitabın orta yerinden konuştuğuna göre, o halde herkes kitabın orta yerini biliyor. Hadi diyelim ki ben, farkına varmadan nükte yapmışım da kitabın kıyısından bile geçemediğim halde tutmuşum kitabın ortasında durduğumu söylemişim; affoluna. Gafletin sonu yok; hele de bütün cihetleri gaflete nazır cehaletin tadına doyulmaz ya… Canım, insan kendini her şeyin de ortası zanneder mi?
Tespitimi mazur görüp görmediğinizi bilemiyorum ancak şu sorumu lütfen gerçek bir soru olarak kabul edin: Ortada bir kitap var da herkes konuştuğunda o kitabın mı ortasından konuşuyor yoksa kendisine ait kitabın mı?
İş çatallaştı değil mi?
Pardon. Geçekten pardon. Baştan sormam gerekirdi, unuttum. Sizin bir gündeminiz var mıydı? Gündeminizi çaldım mı yoksa. Lafı sündürmeler. Ortaya atılan teze iki paragraflık bir sadakat dahi gösteremeden pılıyı pırtıyı toplayıp toz olmalar. Endazesi beş para etmeyecek cümleleri, turfanda manalar gibi miyan-ı sühana sürmeler… daha neler neler…
İşportacıyımdır ben. Çıkınımda ne varsa pat diye ortaya seriveririm. Sizi temin ederim ki, bugüne kadar hiçbir kelimeyle hiçbir manayla saklambaç oynamışlığım olmamıştır. Arz u sema bilir ki, mavi mavidir bende kırmızı da kırmızı. Gafletim gaflete benzemez, gerçekten gaflettir. Şaşkınlığım da şaşkınlığa benzemez, gerçekten şaşkınlıktır. Cinas yapacaksam cinas yapıyorum, tecahül-i arif yapacaksam tecahül-i arif yapıyorum derim. Doğrum doğrudur, yanlışım da yanlış anlayacağınız.
Peki ya sizin bir gündeminiz var mı?
Son zamanlarda kendinize ait bir gündeminiz oldu mu, hatırlıyor musunuz? Örneğin siz başkası mısınız? Başkasından ve başkalıktan kurtulup kendiniz olduğunuz oluyor mu ara sıra?
Peki ya gü(nü)ne malik olanın gündem derdi olur mu sizce?
Düşünelim mi hep birlikte, bizde, başkalarından bize yer kaldı mı diye?
Emin olun, bir gün ortasından konuşacağım bir kitap bulursam ve o kitabın hangi kitap olduğunu tespit edebilirsem sizi mutlaka haberdar edeceğim. Aynı şeyi sizden de bekliyorum.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar