Bizimle İletişime Geçin

Düşünce

Kültürün Hamisi ve Varisi Gençlik

Gençlik döneminde insanlar idealler, ülküler, hedefler oluşturmaktadır. Tüm dünyayı kurtarmak, tüm dünyaya adalet huzur barış getirmek isterler. Gençler ideallerinin büyük bir kısmını kültür aracılığıyla gerçekleştirebilirler. Gençlerimizin kültür alanına daha fazla eğilmesi önemlidir. Sadece kültürel faaliyet anlamında değil, kültürel diplomasi, kültür endüstrisi/kültür ekonomisi, kültür politikası ve yönetimi konularını da dikkate almak ve bu konular üzerinde ciddi çabalar ortaya koymak kaçınılmaz gözükmektedir.

EKLENDİ

:

Ülkemizi yarınlara taşıyacak olan gençlerimize güvenmeliyiz…

Gençlerimiz birçok konuda çok yetenekli olmakla birlikte özellikle kültür, fikir, edebiyat ve sanat konularında da çok kabiliyetliler ve yenilikçi fikirlere sahipler.

O hâlde kimdir bu gençler? Genç kime denir? Gençlik hangi dönemi kapsar? Gençlik ve kültür ilişkisi nedir? sorularına açıklık kazandırmak gerekir.

Genç veya gençlik kavramı ya da olgusu biyolojik, sosyolojik, psikolojik, sosyal psikoloji ve teolojik (dini) tekabüliyeti olan bir ifadedir. Biyolojik ve Psikolojik olarak 12-20 yaş grubu insan, ergenleşme sürecine girmiş kabul edilir. Bu gruba delikanlılar, daha önemlisi gençler denir. Bu daha ziyade biyolojik bir tasvirdir.

İnsanın hayatı boyunca özellikle toplumsal çalkantı ve kargaşadan, değer seçiminden en çok etkilendiği dönem delikanlılık ve gençlik çağıdır ve ergenliğin hemen ardından gelen gençlik dönemi; gençlerin kişilik ve kimlik arayışına girdikleri, ruhsal ve sosyal gelişmenin şekillenmeye başladığı,  karışık ve çalkantılı duygular yaşadıkları farklı farklı düşünce ve davranışlar sergiledikleri önemli bir süreç.

Bu süreçte kendilerini, çevrelerini tanımaya, etraflarında olup bitenleri anlamaya çalışan genç doğru ilişki ile güçlü bir kişilik ve şahsiyet inşa eder. Diğer yandan, genç bu dönemde çok kırılgandır. Kendi hayat felsefesini, dünya görüşünü oturtmaya çalışır. Çabucak suçluluk ve pişmanlık duygularına kapılır.

Gençlik ulvi hedeflerin olduğu dönemdir…

Genç bu dönemde daha ziyade kendi yaşıtlarıyla dayanışma halindedir ve zihni olgunluğa adım atmıştır. Artık gençte görev bilinci, sorumluluk şuuru oluşmuştur. Hatta kendisine zihnen önemli ve büyük sorumluluklar yükler. Büyük beklentilere girebilir. Her şey adaletle, hakkaniyetle olsun ister. Haksızlığa yalanlara yanlışlara tahammül edemez. Delikanlılık devreye girer. Aslında bunlar büyük erdemlerdir. Ulvi bir şuurdur. Üstün bir sorumluluk bilinci hâkimdir. Bunu yetişkinler doğru anlamalıdır.

Biz yetişkinlerin onlarla ilişkilerimiz konusunda sorunlarımız olduğunu, sorunun ise gençlere bakış açısından kaynaklandığını, çağımız açısında gençlerin yetişkinlerden daha donanımlı ve güçlü olduğunu düşünüyorum. Şu bir gerçek ki; Şuan çağı yakalayan bir gençlik var.

Gençlerle ilgili bu tespitlerimiz hemen hemen tüm dünya ülkelerinde görünen, gözlenen ve yaşanan gerçeklerdir.

Gençliği diğer yaş gruplarından ayıran temel özellik; hayatları boyunca etkisi sürecek olan bir değere, bir inanca, yaşam tarzına, bir hayat felsefesine inandırılacak bir yaşta olmalarıdır. Özellikle hızla yaşlanan Avrupa ülkeleri; dini, siyasi, kültürel,  ekonomik ve sosyal politikalarını gençler üzerinden yarınlara taşıma plan ve politikalarını yüksek bütçelerle hayata geçiriyorlar.

Bunları söylerken bir gerçeğin altını çizmek istiyorum; başka milletlerin ve ülkelerin üzerine hesap yapanların da hedeflerinde gençler var. Ürettikleri cezbedici, oyalayıcı, kışkırtıcı, haz ve hız oyunlarını güçlü iletişim araçları ile yayarak kendilerine sosyal-kültürel yeni yeni alanlar açıyorlar.

Kültür emperyalistlerinin ülkemiz ve gençlerimiz için de planlarının olmadığını söyleyebilir miyiz? Gençleri; diziler, televizyon programları, filmler, dergi ve kitaplar, eğlence, müzik, giyim ve tüketim alışkanlıkları ile etkilediklerini, tahakküm altına alma gayreti içinde olduklarını hepimiz biliyoruz.

Gençlik politikalarına daha fazla destek vermek zaruridir…

Nüfusun büyük bir bölümü genç olan ülkemizde ise; elbette gençlerin karar alma ve uygulama süreçlerine aktif katılımlarının sağlanması için uygulanan bir devlet politikasının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları var.

15-20 yıl sonra; ülkemizin bilim ve teknolojide neler üreteceğini, hangi teknolojileri kullanacağımızı,  sosyal, ekonomik ve kültürel alanda nerede olacağımızı merak edenler bugünün gençlerinin sahip oldukları değerlere, yaşam tarzlarına bakmalıdır.

Tutarlı bir dünya görüşü olan, milli ve manevi değerlerine bağlı, bir eleştirel düşünce yaklaşımıyla okuyan, yazan, araştıran, sorgulayan, bilinçli, inançlı, hak, hukuk, adalet ve merhamet gibi değerleri özümsemiş, ülkemiz ve tüm insanlık için iyi ve güzel işler yapacağına inanan ve inandığını hayata geçirmek için bir yola çıkmış olan gençler ülkemizin ümit kaynağıdır.

Gençlere şöyle bir öneride bulunabilirim: Öncelikle eğitim; her genç mutlaka iyi bir eğitim almalı, işi, mesleği olmalı. Üniversiteyi bitirmiş olmak önünde onlarca iş alanı oluşacağı anlamına gelmiyor. Severek okuyacağı bir bölüm, lisans, yüksek lisans, hatta mümkünse iyi derecede iki yabancı dil bilmek gerekiyor. Dolayısıyla; bilgili, donanımlı, özgüveni yüksek ve bir alanın ehli olanlar her zaman aranan insan olacaktır ve işsiz kalmayacaktır.

Gençlere ideallerini hayata geçirme imkânı verilmeli…

İşin doğrusu, gençlik dönemi sorumluluk bilincinin en yüksek düzeyde olduğu bir dönemdir ve artık gerçek, doğru, hak, adalet, iyi, güzel hakkında bir bilinç oluşmaktadır. Gençlik döneminde insanlar idealler, ülküler, hedefler oluşturmaktadır. Tüm dünyayı kurtarmak, tüm dünyaya adalet huzur barış getirmek isterler. Gençler ideallerinin büyük bir kısmını kültür aracılığıyla gerçekleştirebilirler.

Çağımız dijital bir çağ. Genler de bu mecraya hâkim. Kültür, fikir, sanat, edebiyat ve sinema aracılıyla bu mecrada etkin olabilirler. Yazılım çok kıymetli. Gençler buna yöneliyor. Kültür alanını yazılımla birleştirmek gerekiyor. Senaryo yazarlığı, kısa filimler, animasyonlar ile kültür alanını birleştirmek de kaçınılmaz gözüküyor. Özellikle de gençlerin, kendi kültürel değerlerimizi ve birikimlerimizi çocuklar için masallar, hikâyeler ve çizgi filmlere dönüştürebilirler.

Gençlerimizin kültür alanına daha fazla eğilmesi önemlidir. Sadece kültürel faaliyet anlamında değil, kültürel diplomasi, kültür endüstrisi/kültür ekonomisi, kültür politikası ve yönetimi konularını da dikkate almak ve bu konular üzerinde ciddi çabalar ortaya koymak kaçınılmaz gözükmektedir.

Açıkçası, donanımlı, bildikleri ve okuduklarıyla fikir üretebilen, bir mefkûresi, bir hedefi olan, düşünen, konuşan ve yazan, geleceğe emin adımlarla yürüyen, azimle ve özveriyle çalışan gençlerimizin oldukça fazla olduğunu gözlemliyorum. Bu nedenle geleceğimize dair var olan umudum daha da güçleniyor ve gençlere olan güvenim artıyor.

Yeter ki, gençleri hep eleştirmek, hep eksik ve kusurlarını aramak yerine, enerjilerini doğru ve güzel işlerde kullanmaları için yol ve yöntem gösterelim, onları destekleyelim, yüreklendirelim, sorumluluk verelim, yanlarında olalım, birlikte iş tutalım ve beraber yol yürüyelim. Özellikle de kültür sahasında…

 

Çok Okunanlar