Generated by All in One SEO v4.9.10, this is an llms.txt file, used by LLMs to index the site. # İnsaniyet Kültür Edebiyat Düşünce ## Sitemaps - [XML Sitemap](https://www.insaniyet.net/sitemap.xml): Contains all public & indexable URLs for this website. ## Yazılar - [Gül/lük Bir Mazlum](https://www.insaniyet.net/gul-luk-bir-mazlum/) - Bir mazlumla beraber oldunuz mu hiç? Onu dinlediniz mi? Onunla yan yana olup gözlerindeki hüznü, gece karanlığında bile fark ettiniz mi? Ben mi? Evet tüm bunları yaşadım ben!... Bir genç ki on iki yılını ordumuzun muzafferiyetine adamış, samimiyetinden, dürüstlüğünden başka hiçbir kusuru olmamış. Askerine güzel muamele edip onu kardeşi olarak görüp bilmiş. Askeriyeye lojman yaptırmış, - [Din İstismarı Bağlamında Sâmirî Figürü ve Günümüzdeki Tezahürleri](https://www.insaniyet.net/din-istismari-baglaminda-samiri-figuru-ve-gunumuzdeki-tezahurleri/) - Dini değerlerin, sembollerin ve metinlerin şahsi, zümrevi ya da siyasi menfaatler doğrultusunda araçsallaştırılması, insanlık tarihinin en köklü ve sosyo-kültürel açıdan en yıkıcı olgularından biridir. Literatürde “din istismarı” veya “kutsalın manipülasyonu” olarak kavramsallaştırılan bu durum, kitlelerin aşkın olana duyduğu fıtri teslimiyet ve güven duygusunu sömürerek meşruiyet devşirme amacına matuftur. Kur’an-ı Kerîm, bu patolojik toplumsal olguyu soyut - [Edebiyatımızda Münacat (39)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-39/) - Münacat Ahmet Sezgin (Samsun, 15 Mart 1966-) Yüce habibin aşkına bize muhabbet ver yâ Rab! Sonsuz rahmetinden mü'minlere merhamet ver yâ Rab! İşgal ediyor mâsiva sevgisi kalplerimizi, Fücur ummanında yüzenlere nedamet ver yâ Rab! Hikmet eleğinde de süzemedik sözlerimizi, Kaybettik edebi, kullarına zerafet ver yâ Rab! Gaflet denizinde boğulmakta günahkâr nesiller, Sıdk ile çıkar bizi - [Kitap Okuyan Çocuklar Yetiştirmek](https://www.insaniyet.net/kitap-okuyan-cocuklar-yetistirmek/) - Bizim kuşağın çocuklarına kimse “Odana geç, kitabını oku!” demedi. Zira kendimize ait odamız da yoktu, muhtemelen yüzlerce kitabımız da. Kitap okuma eylemi ise söylenince yapılacak bir şey değildi. Hatta bizden önceki kuşağın birçoğunun evinde kitap dahi yoktu ama içlerinden entelektüeller, münevverler çıktı. Ben çocukken anne babalar çocuklarına “yeter yavrum okuduğun, gözlerin bozulacak, söndür ışığı da - [15 Temmuz Ruhu ve Ekranlarla Gelen İstila](https://www.insaniyet.net/15-temmuz-ruhu-ve-ekranlarla-gelen-istila/) - Kapıdan Kovulan Bacadan Giren Sömürge Sistemi 15 Temmuz gecesi millet sokağa döküldü, tankın önüne yattı, bedenini siper etti ve bir işgal girişimini çıplak elle, imanla geri püskürttü. Çanakkale ruhu bir kere daha dirildi. . Ama bizimki tam bir Nasreddin Hoca fıkrası gibi oldu aslında: adam kapıyı sımsıkı kilitler, sonra da bacadan girene "hoş geldin, buyur - [Muhabbetin Toprağında Yeşeren Hakikat](https://www.insaniyet.net/muhabbetin-topraginda-yeseren-hakikat/) - Tan yeri ağarır... Seher vaktinin bereketi, âlemin üzerine ince bir rahmet gibi serilir. Gecenin ağırlığı çekilirken bütün mahlûkat ilâhî bir sükûna bürünür. Her zerrede bir nur, her nefeste bir rahmet tecelli eder. Kâinat, "Kün!" emrinin kesintisiz tecellisiyle her an yeniden dirilir. Su toprağa can olur, güneş ufku aydınlatır, rüzgâr ağaçları zikre davet eder; her varlık - [15 Temmuz Şehitlerimize Allah'tan Rahmet; Kahraman Gazilerimize Şükran ve Minnetle...](https://www.insaniyet.net/18986-2/) - 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanı, bayrağı ve millî iradeyi korumak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet; kahraman gazilerimize şükran ve minnet diliyoruz. Millî iradenin yanında dimdik duran tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyor; bu hain kalkışmayı gerçekleştirenleri ve destekleyenleri lanetliyoruz. - [“Hazret” Burada Olsaydı Böyle Derdi](https://www.insaniyet.net/hazret-burada-olsaydi-boyle-derdi/) - Bekir Oğuzbaşaran, bizim için, daha doğrusu Vanlılar için bir hocadan çok bir ağabey idi. Kalender, nüktedan, hoş sohbet ve estetik bir çizgisi vardı dilden ve hayattan yana. Hitabı çok kibardı. En sık kullandığı kelime, ya da isimlerimizi ünlemeden “Hazret” derdi. “Hazret, şu yazının bir fotokopisini alalım.” “Hazret şu deneme dil kurallarından yoksundur.” “Hazret, Hazan Dergisi’ni - [Görünmez Yaralar](https://www.insaniyet.net/gorunmez-yaralar/) - Bazı duygular vardır; kapıyı çalmadan girerler hayatımıza. Ne zaman başladıklarını bilemezsiniz. Bir sözden mi doğmuşlardır, bir bakıştan mı, yoksa sessizce içinize yerleşen küçük bir hayal kırıklığından mı, ayırt edemezsiniz. Sadece bir sabah uyandığınızda içinizde eskiye göre daha fazla sessizlik olduğunu fark edersiniz. İnsan en çok da bu görünmez, sessiz yaralarına şaşırır çünkü hayat boyunca kendisini - [Eksik Olan Şey Ne?](https://www.insaniyet.net/eksik-olan-sey-ne/) - Ey dünyanın bütün güzelliklerini yüreğinde barındıran cancağızım Nazenin ruhun o kadar çok varlık çabası gösteriyor ki Araçlar amaca dönüşüyor sen fark etmiyorsun Bilesin ki ondandır bu kırgınlıkların, kızgınlıkların ve hayal kırıklıkların…. İnsan sahip olduğu kısıtlı güç ile bir dünya hayatı tasavvuru oluşturuyor ve hayatının da bu tasavvur doğrultusunda şekillenmesini istiyor ancak unuttuğu bir şey var: - [Perdeleri Tutuşturan Ben Değildim](https://www.insaniyet.net/perdeleri-tutusturan-ben-degildim/) - sevda için girdiğim her kavgayı kaybettim alyoşa gel otur yanıma erkek erkeğe konuşalım her defasında bir kara rüzgar gelip girdi aramıza ateş düşürdü kayalara beni ferhat sandı sanırım anahtarı içinde kırılmış bir kapının kapanışı gibi gizliden bir not bırakmış dilime kendi yüzümü tanıyamadım bunu kimseye söyleme iyi de hatıraları nasıl saklarım bu nasıl bir sınanmaktır - [Yitiksöz 36 (Temmuz-Ağustos 2026) Temmuz Sıcağında Edebiyat Çınarının Gölgesinde Serinlemek](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-36/) - Yitiksöz 36 Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk’taki “Giydikleri âfitâb-ı temmûz/ İçdikleri şu’le-i cihân-sûz” (Hüsn ü Aşk-245) beytinde olduğu gibi havanın oldukça sıcak olduğu günlerde okurunu selamlıyor. Aynı zamanda bugünlerde Ankara’da düzenlenen NATO toplantısı Ankara’dakiler için şehir hayatını yaşanmaz kıldı. O zaman buyursunlar Yitiksöz okumaya. NATO vb. yapılanmalar maalesef Siyonizm’in güdümünde hareket etmeyi bir marifet sayıyorlar. - [Afrika'da Bir İhtiyar](https://www.insaniyet.net/afrikada-bir-ihtiyar/) - Bambu ağacından usul usul dökülen yaprakları seyrederken kendi eksilen yıllarını düşündü Muhammed. Dudaklarında beliren mahzun tebessümle derin bir ah çekti. Bu ah, yalnızca ona ait değildi; sanki Afrika'nın dört bir yanında ömrünü alın teriyle tüketmiş milyonlarca ihtiyarın ortak iç çekişiydi. Bir zamanlar adımlarıyla aşındırdığı çöller, patikalar ve toprak yollar şimdi gözünde uzadıkça uzuyordu. Mevsimine göre - [Vefat Yıldönümü Vesilesiyle Topçu Kimi Topa Tutuyor?](https://www.insaniyet.net/vefat-yildonumu-vesilesiyle-topcu-kimi-topa-tutuyor/) - 7 Kasım 1909 - 10 Temmuz 1975 tarihleri arasında yaşayan Nurettin Topçu, eğitim ve düşünce tarihimizin Cumhuriyet döneminde yetişen en önemli şahsiyetlerinden biridir. Çoğunluğu ahlâk ve eğitim konusuyla ilgili olan yirmiye yakın eserin sahibi olan Topçu kimdir, diye soracak olursanız, bendenize göre cevabı şöyledir: Nurettin Topçu; Hz. Âdem ile kurulan "esma" mahallesinde ikamet eden, Hz. - [Muhened](https://www.insaniyet.net/muhened/) - "Muhened" İlk olarak rahmetli babaannemden duyduğum, onun özellikle dualarında çok kullandığı ve bizim Tokat yöresinde yaygın olan, kökenini bilmediğimiz zamanlara kadar uzanan çok eski bir kelimedir. Muhtemelen Tokat'a da ata yurdu Orta Asya'dan getirmiştik. Belki de Orta Asya'da yaşamış 124 bin peygamberden birisinin duasından alınmış, nesilden nesile aktarılmıştı. Günümüz Türkçesine aktarmak gerekirse, "muhened" kelimesinin anlamını - [Edebiyatımızda Münacat (38)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-38/) - Dua Tayyib Atmaca (Kahramanmaraş, 1962-) Her gün tevir tevir dert çiçek açar Tabipler yarama bakar da geçer Yol bilirim amma kalmışım naçar Her gece içimi korda bırakma O bende can ben onda kan olmuşum Hasretinden sararmışım solmuşum Her gün kara bulutlarla dolmuşum Yağmura razıyım karda bırakma Yol gözlerken gözü çeşme olmasın Kötü kötü hayallere dalmasın - [Sizleri Bir Araya Nasıl Getirdim Ama?](https://www.insaniyet.net/sizleri-bir-araya-nasil-getirdim-ama/) - Yine son hamleni yaptın. Kal dili ile değil de hal dilinle herkese meramını ve mesajını gayet açık bir şekilde ilettin. Hasta olduğun günden beri herkes etrafında pervane olmaya başlamış; sen ise bir şey yokmuş gibi yatağında olanlara sessizce şahit oluyordun. Yılların yorgunluğu artık "yeter" demişti. Onca yokluk ve geç gelen kısmi varlık ruhen yorduğu gibi - [Ah Bu Gençler, Bu Gençler (2)](https://www.insaniyet.net/ah-bu-gencler-bu-gencler-2/) - 2025 yılı ortalarında eğitimle ilgili bir rakam açıklanmıştı. İlk, orta ve liselerde 18 milyon öğrenci varmış. Daha sonraki zamanlarda da ajanslar şöyle bir haber geçmişti: 5 milyon genç, işsiz, güçsüz, eşsiz, parasız, pulsuzmuş. Aylak aylak dolaşıyormuş. İfadeler tam böyle değildi, ama bunları çağrıştıran cümleler kullanılmıştı. Haberi yayınlayan kanal, sokaklarda önlerine gelen gençlere de mikrofon uzatmış, - [Anayasa](https://www.insaniyet.net/anayasa/) - Bugünkü yasalar, büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerin ise takılıp kaldığı örümcek ağları gibidir. Honore de Balzac İnternet ünlüsü (youtuber) olmuştu. Kendi adına oluşturduğu video paylaşım sitesinde, yer yer popüler olmuş videolar yayınlıyor, zaman zaman da kendi adına içerik üreterek, ününe ün katıyordu, sanal medya dünyasında, bu genç yaşına rağmen. Büyük bir zevkle yapıyordu işini, keyfine - [İkizler](https://www.insaniyet.net/ikizler/) - Bazı hakikatler tek başına değil, daima bir eşiyle anlam kazanır. Şehirler şehirlerle, insanlar insanlarla, metinler metinlerle konuşur. Medeniyet dediğimiz büyük yürüyüş de çoğu zaman böylesi "ikizler" üzerinden okunur. Birbirini tamamlayan bu ikilikler, hafızamızı besleyen işaret taşları gibidir. İki Güzergâh Üç B Güzergâhı: Buhara – Bursa – Bosna Şehirler birer meşherdir; medeniyetin sergilendiği büyük salonlardır. Bu - [Ġada Al Samman (1942–)](https://www.insaniyet.net/gada-al-samman-1942/) - “Özgürleşmiş kadın, makyaj yapan ve zevksiz kıyafetler giyen modern bir kukla değildir... Özgürleşmiş kadın, kendisinin bir erkek kadar insan olduğuna inanandır. Özgürleşmiş kadın, özgürlüğünü kötüye kullanmakta ısrar etmez.” Ġada Al Samman, 1961 Suriyeli-Lübnanlı yazar, gazeteci ve romancı Ğada Al Samman, modern Arap edebiyatının en etkili kadın kalemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserlerinde kadın kimliği, özgürlük, - [“Mış Gibi…”](https://www.insaniyet.net/mis-gibi/) - “Olmuş gibi” yaşadık bazen hayatı, Çokça gülmüş gibi, Hüzünleri unutmuş gibi, Acılar geçmiş gibi… Oysa bazı vedalar kapıyı çekip gitmez; odanın bir köşesinde sessizce bekler, “dönecekmiş gibi”. İnsan en çok da kendine yabancı kalıyor, aynaya bakıp tanıyormuş gibi, Sol yanında çırpınan kalbine dokunup duyuyormuş gibi. Ne garip... Birçok şeyi kaybetmeden kıymetini biliyormuş gibiydik eksilince anladık; - [Yazarlık Serüveni](https://www.insaniyet.net/yazarlik-seruveni/) - Seyit Ahmet Uzun Yazarlık istekle başlayıp İstikrarla sonuçlanan bir süreçtir. Merhaba değerli dostlar, okumayı ve yazmayı sevenler. Kalem yürekli insanlar. Hani derler ya “Yüreğinin götürdüğü yere git,” işte ben de kalemini yüreğiyle kullananlara dost diyorum ve onlarla kalemimizin götürdüğü yere gitmeyi diliyorum... Kalem yürekliler vicdanlıdır. Elif gibi dosdoğrudur, eğilmezler. Yazmak onurlu bir eylemdir. Onurlu bir - [Şiire Âşık Bir Millettik](https://www.insaniyet.net/siire-asik-bir-millettik/) - Ahmet Sezgin Biz, güzel söze, şiire âşık bir millettik. Edebiyatımızın en güçlü, en etkili ve yaygın türü; bu sebeple hep şiir olmuştur. En çok tanınıp sevilen sanatçılar da şairler, ozanlar olmuştur. İnsan, gönül adamı ve millet olmanın şuuruna erenler, elbette şiir sever olacaktı. Şairlerimiz millî ve evrensel şuurla şiir söylediler, bizi de “şiirden şuura” yükselttiler. - [Gazneli Sultan Mahmud (Kıssadan Hisse)](https://www.insaniyet.net/gazneli-sultan-mahmud-kissadan-hisse/) - Tarihin tozlu sayfaları sadece askeri zaferler ile değil adaletin ne denli keskin bir kılıç olduğunu gösteren muazzam ibret hikayeleri ile de doludur. Gazne Hükümdarı Sultan Mahmud’un adalet tarihine geçen o meşhur hikayesi bugün de kamu yönetiminde liyakat, sadakat, adalet, akrabacılık sarmalında sıkışan modern dünya liderleri için en iyi rol modeldir. Gazne Hükümdarı Sultan Mahmud’a bir - [Afrika'da Kadın Olmak](https://www.insaniyet.net/afrikada-kadin-olmak/) - Türkiye Diyanet Vakfı Kurban Organizasyonu kapsamında bulunduğumuz Senegal’de, ilk gün kesilen kurban etlerini dağıtmak için bir kasabaya gittik. Yedi mahalleden muhtarlar, kadınlar ve çocuklar okul bahçesinde toplanmıştı. Sandalyelerde sessizce bekleyen yüzlerce insanı görünce hem heyecanlandım hem de derin bir hüzün hissettim. Çünkü Afrika, zihnimizde çoğu zaman yoklukla ve kederle anılan bir coğrafya olarak yer ediyor. - [Bingöl’e Gel Bingöl’e](https://www.insaniyet.net/bingole-gel-bingole/) - Yazımızın başlığı, Bingöl’le ilgili şiir yazan ve yazının sonunda hakkında bilgi sunacağımız çok yönlü bilim adamı ve şair Prof. Dr. Abdülhakim Koçin’in "Bingöl’e Gel Bingöl’e" adlı şiirinden ödünç alınmıştır. Bazı şehirler vardır; onları görmek için plan yaparsınız, ama gidemezsiniz. Bazı şehirler ise farkında olmadan sizi çağırır. Bingöl'e yolculuğumuzun da böyle bir çağrıyla gerçekleştiğini söylersek doğruyu - [Hz. Peygamber'in (SAV) Dinler Tarihindeki Devrimci Yenilikleri](https://www.insaniyet.net/hz-peygamberin-sav-dinler-tarihindeki-devrimci-yenilikleri/) - 1. Mucize Yerine Ayet: Olağanın Olağanüstülüğü İsrailoğulları peygamberlerinde mucize, risaletin ispatı için olağanüstü ve doğaüstü bir hadise olarak öne çıkıyordu. Hz. Peygamber (sav) ise bu anlayışı farklı bir boyuta taşıdı. Doğayı, onun düzenini ve sıradan görünen varlığı Allah'ın ayetleri olarak gösterdi. Böylece, hakikati görebilen kimseler için asıl mucizenin doğanın kendisi olduğunu ortaya koydu. Mucize kavramını - [Edebiyatımızda Münacat (37)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-37/) - Yakarış A. Vahap Akbaş (Batman, 2 Mayıs 1954 – Tekirdağ, 15 Kasım 2014) ey her şeyi ilminde toplayan binlerce şükür sana ki yeryüzünü döşek kıldın bize şükür / çok şükür ki gökyüzünü çattın üstümüze ve yağmur indirdin ve rızık çıkardın bize ey dilekleri kabul eden hayırları elinde tutan işitmemizi alma perde çekme gözlerimize kalplerimizi şaşırtıp - [Benzer İsimli Bilginler -Bağdâdîler-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-bagdadiler/) - Bağdat Dicle Nehri kıyısında kurulan Bağdat, Abbâsîler döneminden günümüze kadar İslâm medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olmuştur. Abbâsî Devleti'nin yönetim merkezi olmasının yanı sıra Nizâmiye Medresesi, Beytülhikme ve zengin kütüphaneleri sayesinde ilim ve irfan hayatının da başlıca merkezleri arasında yer almıştır. VIII. yüzyılda Abbâsî Halifesi Ebû Ca‘fer Mansûr (ö. 158/775) tarafından 145/762 yılında temelleri atılan - [Direniş](https://www.insaniyet.net/direnis/) - Bu öykü; Filistin’in direnişçi halkına, tüm çocuklarına, şehitlerine ve yüreği Mescid-i Aksa’da olan; insan kalabilen herkese ithaf olsun… Bir gül kokusu, bir ikindi gölgesi ve annesinin gülüşü ile babasının şefkat dolu bakışlarıydı sol böğründe kalan. Yâdından çıkmayan ruhunu ısıtan ne varsa orada kalmıştı. Mescid-i Aksa'nın hemen güneyinde, Batın el Hava Mahallesi'nde iç avlulu, tek katlı - [Uçlarda Gezmek](https://www.insaniyet.net/uclarda-gezmek/) - Uç, uzun bir nesnenin baş veya son noktasıdır. Nesnelerin iki ucunun bulunması, onların fıtratları gereğidir. Uzun bir değneğin, sopanın veya demir çubuğun varlığı bu uç noktalar sayesinde ortaya çıkar. Sadece nesnelerin iki ucu olmaz. İnsan hayatının, davranışlarının, duruşunun ve sözlerinin de uç noktaları bulunur. Dünyaya gelen bir bebeğin doğduğu andaki kilosu 2,3 kg ile 4,6 - [Demli Bir Türkü](https://www.insaniyet.net/demli-bir-turku/) - Demli bir türkü içli çaya eşlik ediyordu. Kokusunu veriyordu sevdanın buram buram, rengi de aşk kırmızı. Türkülerin bu denli derinliğini sanki ilk kez fark ediyordu. Bir adım atsa düşecek bir uçuruma çağırır gibiydi ustasının dokunduğu telden süzülenler. Zaman mıydı geçen yoksa ömrünün baharı mı? Bir ah çekerek çayından bir yudum aldı. Türküler dedi, Yükü ne - [İslam Üniversiteleri Rektörleri I. İstişare Toplantısı](https://www.insaniyet.net/islam-universiteleri-rektorleri-i-istisare-toplantisi/) - Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen İslam Üniversiteleri Rektörleri I. İstişare Toplantısı; İslami misyona sahip yükseköğretim kurumları arasında ortak vizyon, akademik iş birliği, araştırma gündemi ve sürdürülebilir kurumsal dayanışma mekanizmaları başlıkları altında gerçekleştirilmiştir. İslam dünyasında yükseköğretimin geleceğine yön verecek nitelikteki toplantıya dört kıtadan, 27 farklı ülkeden ve 70'in üzerinde üniversite rektörü ile - ["Değişen Dünyada Din Dili" Konulu Toplantı Ankara'da Düzenlendi](https://www.insaniyet.net/degisen-dunyada-din-dili-konulu-toplanti-ankarada-duzenlendi/) - Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından "Değişen Dünyada Din Dili: Mevcut Durum, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu Tartışmalı İlmi Toplantı, 24-25 Haziran 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirildi. Ankara'da düzenlenen toplantıda, din dilinin günümüzde karşı karşıya bulunduğu meseleler disiplinler arası bir yaklaşımla ele alındı. Akademisyenler ve alan uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen programda, din diline ilişkin güncel - [Velhasılıkelam](https://www.insaniyet.net/velhasilikelam/) - Bütün kozları, aşıları tamam sözel denemelerin, Gidebilirsin. Hür ve açık ara birinci güneşli resimlere. Lakin sen öyle bir gülsün ki güller içinde, dinle Ney’den, Pembe panjurlu, mavi yeni Ay’a biletin. Bağban gelsin, binlerce saraya hizmetkâr bülbül çırağı. Senin için. Kalbinin ritmine koyup telini, güftesi sen, ezgisi sen, Şarkılar söylesin, rüzgârlarla beraber. Ve ellerin insin lacivert - [Mesuliyet](https://www.insaniyet.net/mesuliyet/) - Eskilerdendi, İşitilirdi bir garibin sebat-ı anlayışı. Ağır bir mesuliyetle içreydi. Yüklendiği erdemlerle otururdu, mahfede. Eskilerdendi, İşitilirdi bir garibin rahne-i ağıdı. Zâhirde cahil, batında âlimdi. Mukadderat kalemiyle karalardı, sahrede. Eskilerdendi, İşitilirdi bir garibin tarihi tekerrürü. Aşığın toprakla helalleşmesiydi tevazusu. Hiddet denizlerinden rahmet ırmaklarınaydı, inancı. Eskilerdendi, İşitilirdi bir garibin münkesir ibretleri. Göklerin yolu içtedir, gönüldedir. Hangi taneden - [Senegal… Sen de Gel!](https://www.insaniyet.net/senegal-sen-de-gel/) - Yolculuk için bir taraftan hazırlık yaparken diğer taraftan heyecan dalgası da fırtınaya doğru evriliyordu. Bende biraz böyledir. Aslında biraz değil, hayli hayli fazla. Sarı humma aşımı oldum, sıtma ilacımı içtim. Olası soğuk algınlıklarına karşı da doktordan ilaç yazdırdım. Sıra eşyaları hazırlamaya gelmişti. Hanım, valizimin hazırlanmasında bana genelde hiçbir iş bırakmaz; ancak rahatsız olduğu için bu - [Değişen Nesli Anlama Çabası](https://www.insaniyet.net/degisen-nesli-anlama-cabasi/) - Geçen aylarda iki şehrimizde okul bazlı meydana gelen olaylar için çok şeyler söylendi. Olaylar ile ilgili çok fazla sebep ortaya atıldı. Muhakkak ki her sosyal olayın birçok sebebi var. Dolayısıyla eğitim, çocuk ve değişim ile ilgili olarak dile gelen her değerlendirme kıymetlidir. Her değerlendirmenin içinde hassasiyet ile üzerinde durulup not alınacak çok fazla girdi var. - [Ka Din](https://www.insaniyet.net/ka-din/) - Şehirden bir kadın geçer Avucunda iyot kokusu Boğazın dalgalarını meç yapmış saçına Bir kadın ki türkülerle uyutur kıyak sandalları Terminalde bir kadın Boylu boyunca uzatır Dizlerinde buluttan yastıklara Temin eder sığınmacıları Bir kadın yorgan döşek Bir kadın kaldırımlar kadar yerli yerinde Bir kadın sabahın altı buçuğu Bir kadın kalmaya çeyrek Gitmeye ramak kala Akrebi yelkovana - [Edebiyatımızda Münacat (36)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-36/) - Münacat (I) Cumali Ünaldı Hasannebioğlu (Malatya 1949-) yönelir ya yüreğim rahm’ine, bir kupa baldırandır hüznüm erir eritir gibi med-cezir bir suyu dünyaya tutunan yüzüm erir harf erir, kelime erir; erir de akkor bir metal olur cümlelerim yakarış kıvılcımları ağar, düşmeden toprağa sözüm erir kar serper bu közlerin yakıcı çevresine / yüreğimde o - [Gölgedeki Karanfil](https://www.insaniyet.net/golgedeki-karanfil/) - Karanfil sözcüğü sizin duygu vadinizde neyi çağrıştırır bilmiyorum. Ama evinin mutfağına yakın olanlarda sıkı bir baharat, mezarlık bekçileri için taze bir ölünün taziye bekleyen haberi, kelime savcılığını define avcılığı sanan sözcük avcılarında onurlu harfler taburu, kronik çiçek müptelası ruhlarda gönül yaralarına iyi gelen doğal bir antiseptik olduğu mücerrep ve hakkımüktesep bir gerçekliktir. Yine ‘çiçek böcek’ - [Ömer Hayyâm’ın Neydi Derdi?](https://www.insaniyet.net/omer-hayyamin-neydi-derdi/) - Ülkemizde Ömer Hayyâm denilince akla ilk gelen şey çoğu zaman şaraptır. Onun adı her geçtiğinde birçoğumuzun zihninde, elinde kadehiyle hayatın geçici olduğunu anlatan bir resim canlanır. Hâlbuki bu tanıdık görüntü, Hayyâm'ın yalnızca bir yüzünü gösteriyor. Kaldı ki o yüzün ne kadarının “gerçek Hayyâm”a ait olduğu da kesin değildir. Bugün Hayyâm’a nispet ederek okuduğumuz yüzlerce rubainin - [İnsan-ı Kâmil Ufku ve Maarif Reformunu Rehin Alan Müfredat Tekeli](https://www.insaniyet.net/insan-i-kamil-ufku-ve-maarif-reformunu-rehin-alan-mufredat-tekeli/) - ✨ Dilde ve Düşüncede Derinleşme Kongresi Değerlendirmesi Ankara’da, TOBB İkiz Kuleleri'nde 9-10 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Üzerine Dilde ve Düşüncede Derinleşme Kongresi", yeni müfredat felsefesinin iki yıllık saha yansımalarını ve pratik çıktılarını ortaya koyan milat niteliğinde bir organizasyondur. Bu kongre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni (TYMM) sadece teorik bir reform metni olmaktan - [Sinestezik Anket](https://www.insaniyet.net/sinestezik-anket/) - İlk gençlik dönemimde anket yapma modası vardı çevremde. Belki de o modayı ben başlatmıştım. Anket bende, boş zamanlara ait bir meşgale olmaktan çıkmış, bir tür sosyal deney vaziyeti almıştı. Kimseyi bulamazsam en azından ninemi, çekmecesini düzenlerken sıkıştırır, elimde defter kalem, malum sorularla darlardım. En sevdiğin mevsim ne? En sevdiğin yemek ne? En sevdiğin çiçek ne? - [Kerbela: Bir Dünya Zulüm Karşısında Tek Bir Dik Duruş](https://www.insaniyet.net/kerbela-bir-dunya-zulum-karsisinda-tek-bir-dik-durus/) - Hz. Hüseyin (ra), tarihteki bütün peygamberlerin bâtıl karşısındaki kıyamının, çileli hicretinin ve hakikat uğruna verdikleri mücadelenin ortak adıdır. O, tevhid mücadelesindeki ahlakıyla İbrahim'dir (as). Firavunlara karşı hakikati haykıran cesaretiyle Musa'dır (as). İktidarın kibri karşısındaki vakar ve direnişiyle Davud'dur (as). Yolunda, kelamında ve hayatında hakkın tecessüm etmiş hâli olarak İsa Mesih'tir (as). Rahmeti, üsve oluşu ve - [Kutsalın Gölgesinde Güç ve Çıkar Arayışı: “Bel’am b. Bâûrâ Örneği”](https://www.insaniyet.net/kutsalin-golgesinde-guc-ve-cikar-arayisi-belam-b-baura-ornegi/) - İnsanlık tarihi boyunca din, bireysel tekâmülün, toplumsal huzurun ve ahlaki erdemlerin en güçlü kaynağı olmuştur. Ancak kutsal olanın kitleler üzerindeki bu muazzam dönüştürücü ve birleştirici gücü, tarihsel süreçte her dönemde bencil menfaat odaklarının da iştahını kabartmıştır. Din istismarı olarak adlandırılan bu olgu; dini değerleri, sembolleri ve inançları şahsi, siyasi veya mali çıkarlara alet etme kurnazlığıdır. - [Bir Eğitim Aracı Olarak: İzcilik Nedir, Ne Değildir?](https://www.insaniyet.net/bir-egitim-araci-olarak-izcilik-nedir-ne-degildir/) - Toplumumuzda izcilik denildiğinde akla ilk olarak ne yazık ki Yeşilçam filmlerindeki tiplemeler veya bir dönem hafızalara kazınan "resmigeçit törenleri" geliyor. Bu popüler algı nedeniyle izciliğin pedagojik derinliği ve gençliğin inşasındaki stratejik rolü uzun süre arka planda kaldı. Peki, gerçekte nedir bu izcilik? 1907 yılında İngiltere’de Lord Baden Powell (BP) tarafından başlatılan bu hareket, bugün dünyanın - [Kilitli Sandık](https://www.insaniyet.net/kilitli-sandik/) - şehirleri tutuşturan gökyüzünü siyaha boyayan kalemleri kırılmış suçlu bir çocuğum galip gelmişim bütün düellolarda yine de vurulmuşum tüm kurşunlarını sıkmışsın bana içimdeki denizler donmuş gemilerim çürümüş limanlarda yırtılmış kalbimin yamaları ne yapsan dikiş tutmaz artık hep kilitli kalacak o sandık yoruldum hikayemi anlatmaktan oysa devleri yeniyorduk harman yerlerinde su içiyordu ceylanlar yalpalayan gölgemde kuru bir - [Sütun](https://www.insaniyet.net/sutun/) - Hanımeli, kokusunu etrafa yaysın diye onu sallaman gereken bir dünyada, hangi güzelliğin sarsmadan hayranlıkla seyredilir olması beklenebilir ki! Dedi, Çingene Kızı, Karam bey kızın sözlerine aldırış etmeden yemek odasından mutfağa geçiyorken. Oysa kız, iliklerine kadar nüfus etmiş görülme isteğiyle cebelleşiyor, iri kahverengi gözleri ihtiyacı olan soruların cevabını keşfetmek için Münker ve Nekir gibi nereye yönelse - [Kalmadı Güman](https://www.insaniyet.net/kalmadi-guman/) - Mülk, sevda-yı aşkın kudretiyle nakış nakış işlenen koca bir tecelli sahnesi... Varlığın bağrındaki katreler, mutlak gücün sahibine pervane olmuş sadık âşıklar... İnsan! Ah insan muazzam kâinatın has dert ortağı, lakin bir o kadar da nankör, bir o kadar da hüsran yolcusu. Âdem’in uydusu kalpte; mahzenleşen kursakta payımıza kalan neler var? Sıra dağlar ardında bî-güman göz - [Namaz Kılmayan Kişi Allah’tan Korkuyor Mudur?](https://www.insaniyet.net/namaz-kilmayan-kisi-allahtan-korkuyor-mudur/) - Şöyle bir soruyla karşılaştım: “Sana ‘Namaz kılıyor musun?’ diye soruyorlar; ‘Allah’tan korkuyor musun?’ diye sormuyorlar!” Sorunun açıklımı da şöyle yapılmış: “Bu söz, dinin şekilsel yönleri ile ahlaki ve vicdani boyutu arasındaki farkı vurgulayan güçlü bir eleştiridir. …. eserlerinde de sıkça rastlanan bu yaklaşım, insanın dış görünüşünden çok kalbine, davranışlarına ve vicdanına odaklanır.” (Not: Maksadımız kişiler - [Edebiyatımızda Münacat (35)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-35/) - Dua Alâaddin Soykan (Kırklareli, 10 Mart 1943 - Kırklareli, 21 Kasım 2022) Zikir süren vira seni dal uçlarında Filiz saf kıl beni Rabbim Yangın hâlleri o ancak sence bilinen Seçkin garipler hürmetine Bağışla af kıl beni Rabbim Uğrunda söylenmiş akkor hâl menevişli Yalın laf kıl beni Rabbim Uzanışla fesleğen bir mülâyim sathından O beliğ hükmün - [Görmüşlüğümün Görmemişliği](https://www.insaniyet.net/gormuslugumun-gormemisligi/) - Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep Işıl ışıl parlayan kedi gözümle Kendinden başkasını görmeyen gecenin Kurum kurum kurulan saatlerine attığım pençe Kâh karaların kalbini güm güm attıran davul Kâh deryaları zil/zurna saz/lığa taşıyan bavul Kirpik kirpik çalımla Kara/denizde tulum çıkardığım kemençe Seni görmüşlüğümün Görmemişliğidir hep Günebakan ayçiçeği gözlerimle Fildişi kulelere uzattığım pense Gece gündüzü çekirdeğinden çifte kavuruşum - [Dut Ağacının Gölgesinde](https://www.insaniyet.net/dut-agacinin-golgesinde/) - 1970’li yıllarda, Antep’in Karşıkayası’nda, 21 nolu sokakta; tek katlı, mütevazı bir evimiz vardı. Avluyu saran gür dut ağacının fidesini rahmetli babam Kastamonu’dan getirmişti. İki göz oda, arada küçük bir mutfak; koridorun sonunda banyosu bulunan, briketten yapılmış, dışı sıvasız bir evdi. Bahçe duvarını, yağ tenekelerinde boy veren reyhanlar ve güller süslerdi. İkindi suları verildiğinde, etrafa mis - [Ehlibeyt Şairi Şemseddin Mısrî](https://www.insaniyet.net/ehlibeyt-sairi-semseddin-misri/) - 1 Muharrem 1448 Eskilerin tabiriyle velûd bir derviş olan Bursa Mısrî dergâhı şeyhi Mehmed Şemseddin (Ulusoy) Efendi’yi vefatının 90. yılında rahmetle anıyoruz. İrili ufaklı 60 kadar eser kaleme almıştır. Bunlar arasında 8-10 sayfa olanlar olduğu gibi 800 sayfa olanlar da vardır. Doğrudan tasavvufî ahlak ile ilgili olanlar olduğu gibi Bursa folklorunu yakından ilgilendiren metinler de - [Yahudilik ile İlgili Birbirine Karıştırılan Kavramlar](https://www.insaniyet.net/yahudilik-ile-ilgili-birbirine-karistirilan-kavramlar/) - Günümüzün baş belası Siyonizm dolayısı ile İsrail/ABD ile ilgili yazı dizisi yazmak için araştırmalar esnasında gördük ki çoğu zaman birbirinin yerine de kullanılan birbiriyle ilgili ama çok farklı kavramlar var. Konunun doğru anlaşılması adına önce bu kavramların doğru bilinmesi gerektiği düşüncesi ile yine bir hazırlık makalesi hazırlamak zarureti doğdu. Bu kavramlar; Beni İsrail (İsrail Oğulları) - [Sıfır Atık Forumu 2026 Üzerine Bir Değerlendirme “Modern Ekoloji Masalları Karşısında İmar ve İhya Felsefemiz”](https://www.insaniyet.net/sifir-atik-forumu-2026-uzerine-bir-degerlendirme/) - Dünya, insanlığın daha önce şahit olmadığı kadar derin bir ontolojik ve ahlaki krizin tam ortasında can çekişiyor. Bir yanda vahşi kapitalizmin doymak bilmez iştahıyla sömürülen, tüketilen ve adeta posası çıkarılan bir tabiat; diğer yanda menfaati ve egoyu putlaştıran seküler aklın dünya yüzünde, bilhassa Orta Doğu ve Gazze’de sergilediği kanlı tiyatro… Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı, Sıfır Atık - [Ulus’ta Bir Garip Kişi](https://www.insaniyet.net/ulusta-bir-garip-kisi/) - Adım başında avuç dolusu yalnızlığımı çaldılar Sevinçlerimi karanlıklara ittim ki sorma Yüreğimi arıttım sevgilerden Akşama doğru umutlarımı rüzgârlara savurdum birer birer Irmak sularında ilk çağlardan kalma bir aşk türküsü söyleniyordu Ve uzak ışıklarda yavaş yavaş yaşamalar tükeniyordu. Adım başında avuç dolusu yalnızlığımı çaldılar Yüreğimden bıçakladılar beni kızların gözleri önünde Yorgun bakışlarımı gözlerine diktim öylece Gözleri - [Fuad Kavukcu Hocamızın Vefatına Tarih](https://www.insaniyet.net/fuad-kavukcu-hocamizin-vefatina-tarih/) - Çorum ve Bursa’da Hoca Mektep ve mecliste Hoca Bir el çıkıp tarih dedi: “RİHLET-İ KAVUKCU HOCA” Bursa 1447 - [Tuttuğun Altın Olsun Yavrum](https://www.insaniyet.net/tuttugun-altin-olsun-yavrum/) - İki kızım iki torunum ve haliyle onların babaları iki damadım var. Hem ekonomik hem de fiziki şartlarımın iyi olmadığı dönemlerde onlara iyi bir baba olmaya çalıştım. Her çocuk dünyaya geldiğinde derler ya “dünyaya gözlerini açtı”. Ben de dünyaya gözlerimi elektriğin olmadığı, tek geçim kaynağının bir çift öküz ve bir iki tarla olduğu, okulun köye yeni - [Kardaşlık](https://www.insaniyet.net/kardaslik/) - (Abdullah Ketmen Hocam’a) Senin kalem bizim derdi, Yazamıyor be kardaşlık. İnsan sevdiğine hemen, Kızamıyor be kardaşlık. Hayat döner bazen ye'se, Başa gelir her hadise. Kısmetinde ne var ise, Bozamıyor be kardaşlık. Kin bürüyünce içimizi, Öfke örter bilincimizi. Ne sevinç ne sızımızı, Sezemiyor be kardaşlık. Sabır kalır yıkık viran, Kahrın hâli eder talan. Azgın nefse gem - [Edebiyatımızda Münacat (34)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-34/) - Sultan Cahit Zarifoğlu (Ankara, 1 Temmuz 1940 – 7 Haziran 1987) Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harfleri acz tutuyor Bağışlamanı dilerim Sana zorsa bırak yanayım Kolaysa esirgeme Hayat bir boş rüyaymış Geçen ibadetler özürlü Eski günahlar dipdiri Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harflerinde kimliğim Bağışlanmamı dilerim Sana zorsa yanmaya razıyım Kolaysa affı esirgeme - [Gelelim Aileye…](https://www.insaniyet.net/gelelim-aileye/) - Aile, insanın hayatında sahici bağlar kurabileceği en güçlü alanlardan birisi olabilme potansiyeline sahip. Ancak tam da burada önemli bir husus ön plana çıkıyor: Her aile aynı ölçüde bağ üretmiyor. Çünkü bir yapının aile olarak adlandırılması onun otomatik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor. Ancak oluşturulan sağlıklı bir aile ortamının bireyin fiziksel, duygusal ve biyolojik ihtiyaçlarına sığınak - [Temas](https://www.insaniyet.net/temas/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Temas... İki varlığın birbirine değdiği an. Ama sadece fiziksel değil bu temas. Bir kelimenin içine sızan sızı gibi… Bir bakışta yakalanan hatıra gibi… Bir sessizlikle sarılan yorgunluk gibi… İnsan dokunularak büyür. Tenine dokunulur önce, sonra gözlerine, sonra kelimelerine… Bir anne bebeğini dokunarak yaşatır. Bir dost, omzuna elini koyarak “buradayım” der. - [Yahudilik'te Bahar Yağmuru](https://www.insaniyet.net/yahudilikte-bahar-yagmuru/) - İçinde bulunduğumuz yıl, yağış bakımından son yılların en verimli ve bereketli dönemi olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yıllarda ülkemizde ciddi anlamda kuraklık korkusu ve endişesi yaşanırken, “Türkiye çölleşiyor mu?” söylemleriyle karışan tartışmalardan sonra kış aylarında görülen kar ve yağmurla birlikte Bahar aylarında Rabbimizin lütfu olarak yağan etkili yağmurlar (bir yerde) bahar havasının yeniden ve derinden hissedilmesini - [Kur’an’ı Parçalayarak mı, Hikmetle mi Okuyoruz? “Tedebbür, Akıl, Vicdan ve İzan Üzerine Bir Değerlendirme”](https://www.insaniyet.net/kurani-parcalayarak-mi-hikmetle-mi-okuyoruz-tedebbur-akil-vicdan-ve-izan-uzerine-bir-degerlendirme/) - Kur’an-ı Kerim’in nasıl okunması gerektiği sorusu, aslında onu nasıl anlayacağımız sorusuyla doğrudan ilişkilidir. Çünkü bir metni anlamak yalnızca kelimeleri çözmek değildir; o metnin neyi amaçladığını, hangi insana hitap ettiğini ve insanı nasıl dönüştürmek istediğini de kavramaktır. Aynı ayeti okuyan insanların birbirinden oldukça farklı sonuçlara ulaşabilmesinin sebebi çoğu zaman ayetin kendisi değil, ona yaklaşım biçimidir. Son - [Zilzal Manifestosu](https://www.insaniyet.net/zilzal-manifestosu/) - Utanırlar yüzünü gizlersen Alırsan ruhlarını ölürler Ve ancak böyle dönerler özleri olan toprağa! Ruh verirsen yeniden doğarlar Yeniden canlandırırlar bu yeryüzünü Rabbe sonsuz şükür et şimdi! (Mezmurlar) I şehrin tam ortasında bir yudum sevgi ve unutuluş hikayesi günlerden pazar, aylardan ekim gıdım gıdım ölen ruhlara ve yeniden doğanlara yeniden canlanan bu yeryüzüne gizlenen yüzlere, kör - [Geleceğe Seslenen Büyük Türk Düşünürleri: Nesil İnşasının Fikrî Haritası](https://www.insaniyet.net/gelecege-seslenen-buyuk-turk-dusunurleri-nesil-insasinin-fikri-haritasi/) - Medeniyetler Nesillerle Kurulur Bir milletin geleceği yalnızca teknolojik ilerleme, ekonomik büyüme veya askerî güçle inşa edilmez. Kalıcı ve köklü bir gelecek, zihni ve ruhu işlenmiş nesillerle mümkündür. Bu sebeple Türk düşünce tarihinde, özellikle son iki asır boyunca birçok mütefekkir, yaşadığı çağın krizlerini aşacak bir “ideal insan” ve “ideal gençlik” tasavvuru üzerinde yoğunlaşmıştır. Onlar için medeniyetin - [Yol Notları (7): Kahire – İskenderiye – Tûr-i Sînâ (3)](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-7-kahire-iskenderiye-tur-i-sina-3/) - Kahire Kahire ile ilgili önceki yol notlarımızda ağırlıklı olarak kitaplardan söz etmiştik. Bu yazıda ise biraz Kahire dışına çıkarak Akdeniz kıyısındaki İskenderiye’ye uzanacak, ardından Kızıldeniz’i geçerek Tûr-i Sînâ’ya tırmanacağız. Feyyûm şehrindeki Kârûn Gölü’nün kıyısında kısa bir gezintiye çıkacak, Mısır’ın bir köyünde de bir nebze dinlenme fırsatı bulacağız. Kahire’den ayrılmadan önce geride bırakacağımız bazı önemli mekânları - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları XIV “Matematiksel Düşünme Becerisi ve Müzik”](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-xiv/) - Bir Keşfin Hikâyesi M.Ö. 6. yüzyılda Pythagoras (Pisagor), demirci dükkânında çekiçlerin farklı sesler çıkardığını fark ettiğinde, aslında Matematiksel Düşünme Becerisi (MDB) tarihinin en önemli anlarından birini yaşıyordu. Tel üzerinde yaptığı deneylerle harmonik seslerin basit matematiksel oranlarla elde edildiğini keşfetti: Teli yarıya böldüğünde ses bir oktav yükseliyordu. Üçte ikisine böldüğünde beşinci aralık, dörtte üçüne böldüğünde dörtlü - [Bir Adam Yaratmak Üzerine](https://www.insaniyet.net/bir-adam-yaratmak-uzerine/) - Baştan söyleyeyim, bir tiyatro eserini sinemaya uyarlamanın zorluğunu hesaba katmalıyız. Ne demek istediğimi Samuel Beckett’ın “Godot’yu Beklerken” eserinin sinema uyarlamasını seyredenler bilirler. Bu tecrübî bilgiyi bir kenara koyarak filmi konuşmaya başlayabiliriz. Evvela “Bir Adam Yaratmak” dışında Necip Fazıl Kısakürek’in sinemaya uyarlanan diğer eserlerini zikredelim: Parmaksız Salih, Yangın Var, Zehra, Çile, Diriliş, Reis Bey, Mü'min ile - [Oğluma Notlar](https://www.insaniyet.net/ogluma-notlar/) - Oğluma Notlar Şeyma Turan Sevgili oğlum, geçip giderken bu dünyadan yolda heybeme düşenlerden nasihatler biriktirdim sana. Zamanla artacak veya azalacak bunların sayısı belki ama sana yazmayı, okumayı ve öğüt almayı anlatmak zorundayım. Annen olarak biliyorum ki kendi yolunda kendi hikâyenle ilerleyeceksin. Düştüğün, yaralandığın zamanlar olacak; şevke geldiğin, coştuğun anlar olacak: Çağla bir çağlayan gibi. - [Edebiyatımızda Münacat (33)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-33/) - Münacat (Koro) Hüsrev Hatemi (İstanbul, 12 Aralık 1938 – 2 Nisan 2026) Sonumuzu unutmağa değil miydi? Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız, Bir güzel söz, gülünce çukurlaşan yanak Ve bir ses şimdi süzülen anılardan Sonumuzu unutmağa değil miydi? Hep seni anmağa değil miydi, Pişmanlık kanatlarını kuşandığımız? Suçlar gururumuzu kırar, eksiltirdi Sonra pişmanlık gelir, sana yükseltirdi... Nedâmet - [“Sana ‘Namaz Kılıyor musun?’ Diye Soruyorlar; ‘Allah’tan Korkuyor musun?’ Diye Sormuyorlar!”](https://www.insaniyet.net/sana-namaz-kiliyor-musun-diye-soruyorlar-allahtan-korkuyor-musun-diye-sormuyorlar/) - Modern Arap edebiyatının en güçlü kadın kalemlerinden biri olan Ahlam Mosteghanemi, eserlerinde aşkı, sürgünü, hafızayı, özgürlüğü ve insanın iç dünyasını derin bir duyarlılıkla işler. Onun düşünce dünyasını özetleyen en çarpıcı ifadelerden biri de şudur: “Sana ‘Namaz kılıyor musun?’ diye soruyorlar; ‘Allah’tan korkuyor musun?’ diye sormuyorlar.” Bu söz, dinin şekilsel yönleri ile ahlaki ve vicdani boyutu - [Rumelili Yunus](https://www.insaniyet.net/rumelili-yunus/) - Yunus Emre, dili ilmek ilmek işlemiş. İşlemek ne kelime, adeta dil olmuş, mücessem bir dil; Duruşu, bakışı ve dokunuşuyla gönülden gönüle akan bir ark olmuş, şehirden şehre giden bir yol olmuş. Yunusça söyleyiş böylece zuhur etmiştir… Sade, ama derinlikli. Kendine has musikisiyle yürekleri titreten sade ve derinlikli ses. İşte bu ses, Anadolu’nun mayasıdır… Bizi biz - [Emanet Numarası](https://www.insaniyet.net/emanet-numarasi/) - Günün en yoğun saatleriydi. Önümdeki hasta listesi uzayıp gidiyor, telefonlar bir an olsun susmuyordu. Evde sağlık hizmetlerinin o bitmeyen koşuşturmacasının içinde, sistemdeki küçük bir uyarı gözüme takıldı: Bir hastamızın ilaç raporunun süresi dolmak üzereydi. Bu, ertelenemeyecek bir görevdi; o ilaçlar, bir annenin sağlığa tutunduğu dallardı. Hastanın kaydında iki telefon numarası vardı. Biri belki kendine, diğeri - [Akıl](https://www.insaniyet.net/akil/) - İkiz kardeşlerdi, biri kız, diğeri erkek olduğu halde, sürekli beraber geziyor, sokakta, parkta, hep el ele tutuşarak birlikte yürüyorlardı. O kadar ki, okulda kısa dinlenme saatlerini dahi koridorda el ele tutuşarak geçiriyorlardı. Adeta sevginin ve bağlılığın bu kadarına da pes doğrusu dedirtircesine. Sınıfın ve okulun zeki, parlak ve gelecek vadeden öğrencileri arasında yer aldıkları için, - [İsrail’le İlgili Kehanetlerin Algı Yönetiminde Kullanılması](https://www.insaniyet.net/israille-ilgili-kehanetlerin-algi-yonetiminde-kullanilmasi/) - 14 Mayıs 1948’de İsrail devletinin kurulmasına tepki olarak 15 Mayıs Müslümanlar tarafından Yevmü’n-Nekbe/Belâ Günü olarak kabul edilmiştir. İsrail devletinin kurulması, birbirinden farklı saiklerle de olsa, Yahudiler ve Hıristiyanlar arasından bir kitlenin benimsediği Siyonizm ideolojisi neticesinde mümkün olmuştur. Her iki Siyonist kitle, bu gelişmeyi dini kaynaklarda yer alan kehanetlerle ilişkilendirmiştir. Hıristiyan Siyonistlerin esas aldığı kehanetlerden farklı - [Ahiretteki En Büyük Sürpriz Nedir?](https://www.insaniyet.net/ahiretteki-en-buyuk-surpriz-nedir/) - Dede; küçüklüğünden beri içinde yetiştiği cemaatin yılmaz, yorulmaz bendesiydi. Bütün ara süzgeçleri ve mekanizmaları yok etmiş direkt ana bilgisayara bağlı, sadece ve sadece cemaatin şuursuz, sualsiz emirber bir neferi olarak hayat sürüyordu. Cemaatten gelen talimatlar söz konusu olduğunda; Eşi, çocukları ve yakın çevresi dâhil hiç kimseyi gözü görmüyordu. Vakit ve emek harcanması hususunda daima ilk - [Hikmetin Kapısı](https://www.insaniyet.net/hikmetin-kapisi/) - Hikmetin kapısını aşkla vurmaya geldik Gönül köprülerini baştan kurmaya geldik. Zamanın fitnesinden Hakk’a sığındı beşer Gönüller bahçesinden güller dermeye geldik. Kin ve nefret yürüdü karardı hep gönüller Gönül Kâbe’si için harcı karmaya geldik. Güven mülkü sarsıldı sözler hep oldu yalan Hakikat kapısında ikrar vermeye geldik. Zulmet bir kâbus gibi çöktü arzın üstüne Adalet nuru ile - [New Age Dalga: Spiritüalizmin Tanımlanamayan Çocuğu](https://www.insaniyet.net/new-age-dalga-spiritualizmin-tanimlanamayan-cocugu/) - New Age dalgaya yönelik tanımlanamayan ifadesini kullanmamamızın nedeni, “yeni çağ” anlamına gelen bu isimlendirme üzerinde uzlaşılmış bir tanımın olmayışı bir yana içeriğinin ve aidiyetinin sorunlu oluşudur. Baktığımızda isimle ilgili birçok tanımla karşılaşıyoruz ama hangi tanımın bu etiket altında yer alan hangi akıma veya düşünceye karşılık geldiğine karar veremiyoruz. Bir kısmı “yirminci yüzyılda Batı’da ortaya çıkan - [Konya’dan Dindarlık Örnekleri (1)](https://www.insaniyet.net/konyadan-dindarlik-ornekleri-1/) - Bu fotoğrafı 16 Mayıs 2026 Cumartesi günü saat 14.46’da Konya’da çektim. İplikçi Camiinin şadırvanına yaklaşabilmek için çeşitli yaşlarda on beş kadar çarşaflı hanımın oradan uzaklaşmalarını beklemem gerekti. Şadırvanın sütunlarına birerli ikişerli yanaşarak, yaslanarak fotoğraf çektiriyorlardı. Neşeli ve konuşkandılar. Belli ki şehre dışarıdan gelmişlerdi ve giderken anıların yanı sıra görüntü de götürmek istiyorlardı. Şadırvan mermerindeki muslukların - [Müzeyyen Teyze](https://www.insaniyet.net/muzeyyen-teyze/) - Bir ömür… Sessizce, kimse duymadan da tükenebiliyormuş… Daha yolun başında gelen bir imtihan… Bir kaza… Bir anda yatağa mahkûm kalan bir hayat… Ve o hayatın başucunda duran bir başka hayat… Müzeyyen Teyze’nin hayatı. O gün aslında iki kişi sustu… Biri bedeniyle… Diğeri hayalleriyle… Gitmek kolaydı. Herkes giderdi. Herkes kendine bir gerekçe bulurdu. Ama Müzeyyen Teyze - [Kültürel Miras Aktarımında Çocuk Edebiyatının Rolü](https://www.insaniyet.net/kulturel-miras-aktariminda-cocuk-edebiyatinin-rolu/) - Türkiye’de çocuk edebiyatının kökleri, hem Osmanlı dönemindeki klasik edebiyat geleneğine hem de halk edebiyatının zengin sözlü kültürü olan masallar, destanlar ve ninniler dünyasına uzanır. Tanzimat döneminden itibaren Batı’daki çocuk kitapları tercüme edilmiş ve Batı tarzında modern çocuk edebiyatı metinleri üretilmeye başlanmıştır. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte çocuk edebiyatı, yeni bir ulus inşa etme projesinin önemli bir parçası - [Fetih Ruhundan Gönül Fetihlerine](https://www.insaniyet.net/fetih-ruhundan-gonul-fetihlerine/) - Fetih, anlam dünyasında pek çok barındıran; insanın gönlünde ümit, huzur ve güzellik gibi olumlu duyguları uyandıran derin bir kavramdır. Yaşanılan tecrübeler göstermiştir ki, fethin bir yönüyle maddeye, diğer yönüyle mânâya bakan iki önemli anlam boyutu olduğu görülür: Biri ülkelerin fethi, diğeri ise gönüllerin fethi. Bu sebeple birçok insan, böylesine derin ve soyut kavramları tam olarak - [Edebiyatımızda Münacat (32)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-32/) - Edebiyatımızda Münacat (32) Erdoğan Muratoğlu Gül Muştusu XIV. Sezai Karakoç (Diyarbakır, 22 Ocak 1933 - İstanbul, 16 Kasım 2021) Tanrım duam şu ki her şey yeniden toprak olsun Su toprak olsun İnsan toprak gibi duysun yeri Ay toprak olsun Topraktan kaçanı toprak tutsun Gün toprak olsun Kabirler saltanatı toprak olsun Yazı Kitap Ve söz toprak - [Zırh](https://www.insaniyet.net/zirh/) - Bir sokak kedisi beyaz olsa da bembeyaz kalabilir mi? Peki ya kalamasa, bu durum onun beyaz olduğu gerçeğini değiştirir mi diye düşündü Nasip Hanım. Belli ki onun duruluğunu ahmaklık zanneden bir güruhun içinde çamura bulanıp kalmıştı. Artık kimsesizdi. Varsaydığı iyi niyetli hayallerinin, aslında var olmadığı gerçeğiyle yeni yüzleşmiş suratında ise onarılmaz bir hüzün vardı. Şelalenin - [Hirâ’dan Kâinata Doğan Aşk Nuru](https://www.insaniyet.net/hiradan-kainata-dogan-ask-nuru/) - Gece zifiriydi… Karanlık bir hicrandı sanki. Ve bir anda Nur Dağı’na aşk yağdı, “İkra” heceleriyle kalbe nakış nakış işlendi. Burası, âşık ile Maşuk’un ilk fısıldaştığı zirve. Burası, ezelî muhabbetin “Ben senin Rabbin değil miyim?” ah dinin yankılandığı ufuk. Hirâ demek “İlahî Aşk” demek. Hirâ demek “Vuslatın ilk nefesi” demek. Hirâ demek, insanlığın alnına konulmuş bir - [İyi İhtimaller Üzerine](https://www.insaniyet.net/iyi-ihtimaller-uzerine/) - Sözlerime başlamadan önce ilk olarak SADED Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tahsin ÖZDEMİR olmak üzere tüm yönetim kuruluna değer verip davet ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca İyi İhtimaller kitabımızı okuma inceliğini gösteren, mütalaa ve değerlendirme için kıymetli vakitlerini ayırarak buralara kadar lütfedip gelen siz değerli konuklara, dostlarıma şükranlarımı arz ediyor, hoş geldiniz diyorum. Öncelikle şöyle - [Hamdallaye](https://www.insaniyet.net/hamdallaye/) - Batı Afrika’nın kızıl topraklarında yol almak, bazen bir coğrafyadan çok bir insanlık hikâyesinin içine yürümektir. Nijer’de görev yaptığım 2013-2015 yılları arasında, başkent Niamey’den uzak olmayan bir yolculuk sırasında uğradığım küçük bir yerleşim yeri, hafızamda sıradan bir köy olarak değil; bir teslimiyetin adı olarak yer etti: Hamdallaye. Nijer’in güneybatısında, Nijer Nehri’ne ve Mali ile Burkina Faso - [Kurban Bayramı'nın Hikmetleri Üzerine Bir Analiz](https://www.insaniyet.net/kurban-bayraminin-hikmetleri-uzerine-bir-analiz/) - Giriş İslam medeniyetinde zaman, yalnızca mekanik bir işleyiş ya da doğrusal bir akıştan ibaret değildir. Zaman, ilahi lütufların tecelli ettiği, kulun Yaratanı ile olan ahdini tazelediği mukaddes duraklarla örülü manevi bir süreçtir. Hikmet ve rahmetiyle kâinatı düzenleyen Yüce Allah, bazı zaman dilimlerini diğerlerine üstün kılarak kullarına birer arınma ve yükseliş (miraç) fırsatı sunmuştur. Kurban Bayramı - [Selam](https://www.insaniyet.net/selam/) - Selam tecellisi Kalbimize inse Korkuyoruz dört koldan kuşatan Kurtların dişlerinden Ya Selam Kalbime sığması nedir O küçük kırmızı keseye Çam kozalak misali Döne döne Nurlandırsam avizeyi Ya Basar Gölgem nerede Tarifsiz yabancıyım kendime Taşlar konuşuyor tepeden Düşerken Allah diye Duymuyorum sesimi Çağrı ne yönden Işık ne yönde Ya Semi Dağlar darmadağın Peki kalbimiz Nasıl bir - [Kültür Emperyalizminden Millî Kültüre](https://www.insaniyet.net/kultur-emperyalizminden-milli-kulture/) - “Kültür emperyalizmi, asırlar içinde, uzun bir tarih zarfında geliştirilen millî şahsiyeti meydana getiren manevi ve mukaddes unsurların birer birer harcanıp tüketilerek başka kültür şahsiyetlerinin işgal ve istilasına terk edilmesidir.” diyor Ahmet Kabaklı. Bu ülkenin en önemli meselesi; zihin-ruh kirlenmesi ve işgaline sebep olan kültür emperyalizmidir, manevi terör ve sömürgeciliktir. “Büyük Türkiye”, “Türkiye yüzyılı” idealinin önündeki - [İslam Dünyasında "Düşünmek" Kavramları](https://www.insaniyet.net/islam-dunyasinda-dusunmek-kavramlari/) - * Tefekkür: İnsanlığa, evrene ve mahlukata yararlı; yapıcı, dünyevi ve bilhassa maddeyi işleyici, içinde bulunulan an için gerekli olan özgün fikirler üretmek üzere derinlemesine düşünmektir. * Tezekkür: Geçmişteki insanlardan, siyasetten ve insanlığın durumlarından ders çıkararak; hatırlatıcı, kendimize getirici, ilham ve kimlik verici şekilde geçmişi anarak düşünmektir. * Tedebbür: Geçmişten şimdiye uzanıp geleceğimizi şekillendirecek ibretler zinciri - [Kibirit Çöpü](https://www.insaniyet.net/kibrit-copu/) - Her vakanın kendi içinde bir hikâyesi vardır. O hikâyenin kahramanlarının da bir adı olmakla birlikte bir de sıfatı vardır. Yaşadığımız ya da şahit olduğumuz hikâyelerin her zaman müdahili olamayabiliyoruz. Olaylar örgüsü bizden bağımsız cereyan edebiliyor. Hikâye kahramanları da isimleriyle birlikte giriyor tabloya. Yani isim koyucusu da değiliz kahramanların. Bu tabloda en etkin olduğumuz konum, kahramanlara - [Bir Kat Aşağıda](https://www.insaniyet.net/bir-kat-asagida/) - Sabahın erken vaktinde bir devlet hastanesindeyim. Asansörün kapısı açılınca sedyede, başı ve gövdesi çarşafa sıkıca sarılmış, kaskatı bir beden göründü. Yanında bir bekçi ve ağlayan bir genç kız vardı. Binmeye amade beklediğimden olacak, bir adım geri çekilsem de ayaklarım beni içeri taşıdı. Ürktüm. Ölüm bu denli yakına gelir miydi; uluorta gezdirilir miydi? Bütün gerçekliğiyle önümde - [Edebiyatımızda Münacat (31)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-31/) - Münacat Turgut Uyar (Ankara, 4 Ağustos 1927 - İstanbul, 22 Ağustos 1985) birden hatırladık seninle buluşamadığımız günleri gel ey büyük bakış yüce suskunluk gel artık beri kentleri ve kasabaları ve köyleri çevirdik senin adına kapıları tutmaktan artık herkesin nasır oldu elleri olsun daha da tutarız sen varsan düşüncemizde ama gel tutarız karaları ve denizleri ve - [Anneler Ağlar Sessizce](https://www.insaniyet.net/anneler-aglar-sessizce/) - bir katrandır yağar huzursuz gece biri 'sevda' der, bîçare öteki 'aman' nedendir, niyedir sorgu suale dönünce hırsızdır sezdirmez geçer zalim zaman biri daldan koparcasına kopar sessizce şimdi hayal tenha, ev ıssız, yürek talan bir katrandır yağar huzursuz gece kekreden öteye acıdır arta kalan bir kurşun ıslık çalar anneler ağlar sessizce adı kirli 'ihanet' ki cinayetten - [Hümâ’nın Gölgesinde Semerkand: İmâm Buhârî’yi Yeniden Düşünmek](https://www.insaniyet.net/humanin-golgesinde-semerkand-imam-buhariyi-yeniden-dusunmek/) - Mâverâünnehir bölgesinin önemli şehirlerinden biri olan Semerkant, Türk-İslâm medeniyetinin hafızasında yalnızca bir şehir değil, aynı zamanda onu, bazen mavi kubbelerin göğe açıldığı bir ilim kapısı, bazen rasathanelerde kâinatı okuyan bir hikmet merkezi, bazen de medreselerinde insan yetiştiren büyük bir irfan mektebidir. Bu sebeple Semerkant denildiğinde insanın zihninde sadece tarihî yapılar değil; ilim, hikmet, irfan, marifet, - [Zihin Gürültüsü](https://www.insaniyet.net/zihin-gurultusu/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Zihninde kaç ses var şu anda? Kaçı sana ait, kaçı sendenmiş gibi konuşan ama aslında dışarıdan gelen yankılar? İnsan bazen konuşmadığında da yorulur. Çünkü kafasının içinde hiç durmadan konuşan biri vardır. O ses bazen hatırlatır, bazen yargılar, bazen korkutur, bazen kandırır. Ve çoğu zaman, susturulamaz. Zihin gürültüsü, sessizliğin en büyük - [Metruk Bir Kabir](https://www.insaniyet.net/metruk-bir-kabir/) - Âlimler tarafından; “İslâm’ın ve Müslümanların hücceti, din önderlerinin imamı, konuşma ve ifade kabiliyeti, mantık, zekâ ve tabiat itibariyle benzeri görülmemiş bir kişi” diye nitelenen Gazâlî, kısa zamanda medrese eğitiminde kendini yetiştirip hocasına yardım edecek ve sonuçta eser telif edecek düzeye ulaşmıştır. Gazâlî 1058 (H. 450) yılında Tûs’un Gazâle köyünde dünyaya gelmiştir. Meşhur kelâm âlimi Cüveynî’den - [Harâb Mabed ve Rıza Tevfik](https://www.insaniyet.net/harab-mabed-ve-riza-tevfik/) - Mabedleri imar eden de insan, imha eden de. Barış döneminde aşkla şevkle göklere doğru yükselerek mamûr hale getirilen secdegâhlar, savaş günlerinde melûl mahzûn bir şekilde yerlerde sürünmektedir. Cemal ve celâl... Bu iki konu ile ilgili iki ayet: “Allah’a ibadete mahsus yerlerin /mescitlerin bakım ve hizmetini üstlenme hakkı sadece ve sadece Allah’a ve ahirete iman eden, - [İbrahim Çelik Hocamıza Tarih](https://www.insaniyet.net/ibrahim-celik-hocamiza-tarih/) - İbrahim Çelik Hocamıza Tarih Tefsir dersinde kıdemli Halim selim merhametli Otuzbeş yıl Fakülte’li “ÇELİK HOCAMIZ RAHMETLİ” 1447 Mustafa Kara Bursa - [İstanbul](https://www.insaniyet.net/istanbul-2/) - Biz kadim bir çağrının peşinden koşan Rüyalar gören şehir meraklıları Renklerden enfüsi nidalardan Menkıbelerin içinden çıkanlar Biz kader yolcuları kara sevdalılar İşte biz akşam ışıklar içinde iken İstanbul Haremden Arabalı Vapur ile karşıya geçip Sirkeci’de otobüsten inenlerdeniz Şehrin Dersaadet hallerinden izler çıkarıp Çarşılar saklayan taraflarını mesken edinip İçimizde gezdirip yağmurlarla Sevgilinin bir bakışına kanaat edenler; - [Perdeler Vardır](https://www.insaniyet.net/perdeler-vardir/) - Perdeler vardır, kendisinden başkasını göstermez. Perdeler vardır, insanı göstermez. Perdeler vardır, Rahman’ı göstermez. Perdeler vardır, kişiye kendisini de göstermez. Perdeler vardır, perdeyi de göstermez. İnsan vardır, Allah’a yürüyorum der, nefsine yürür. İnsan vardır, Allah’tan Allah’a yürüyorum der, kendine yürür. İnsan vardır, ne Allah’ı görür ne kendini görür ne de yol-yolak görür. İnsan vardır, Allah’a hamd - [Dr. Cemil Paslı’dan Dikkat Çeken Yeni Kitap: Mutezile’nin İletişim Problemi (Aklın Premature Doğumu)](https://www.insaniyet.net/dr-cemil-paslidan-dikkat-ceken-yeni-kitap-mutezilenin-iletisim-problemi-aklin-premature-dogumu/) - Araştırmacı-Yazar Dr. Cemil Paslı’nın 10. kitabı “Mutezile’nin İletişim Problemi (Aklın Premature Doğumu)” Çim-Ke Yayınları arasında okuyucuyla buluştu. İslam düşünce tarihinin en tartışmalı ekollerinden biri olan Mutezile hareketini iletişim perspektifiyle ele alan eser, akıl-vahiy ilişkisi, kelam ilminin doğuşu ve İslam dünyasında akli düşüncenin tarihsel serüvenine farklı bir bakış sunuyor. Dr. Cemil Paslı, kitabında Mutezile’nin İslam düşüncesine - [Edebiyatımızda Münacat (30)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-30/) - Münacat Molla Âşık Müdâmi (Ardahan/Posof, Nisan 1918 – Ardahan/Posof, 8 Kasım 1968) 1) Kadir Allah budur senden dileğim Sıhhatte kaim et canım sağ ola Üç yüz altmış aza ile yüreğim Nahoş etme damağımda çağ ola 2) Kırk beş yıldır günüm geçti hay ile Yetür muradıma vasl-ı naile Ne sinni ne cahi bir yosmayla Hayat geçirmek - [Kör Olmuş Vicdanlar](https://www.insaniyet.net/kor-olmus-vicdanlar/) - Kör olmuş vicdanlar paslıdır Allah Sabi sübyan kanlı yaslıdır Allah Zulmetin perdesi indi dünyaya Mazlumun feryadı seslidir Allah Emanet olan can hoyrat ellerde Zalim akan kanla beslidir Allah Zulümle örülmüş bütün duvarlar Doğrunun yolları pusludur Allah Mazlumun lokması çalınır her gün Mazlum olan Hakk’a yaslıdır Allah Yıkılmış köprüler gönül katında Vefa bu devirde islidir Allah - [Amerika](https://www.insaniyet.net/amerika/) - Çift olarak bir kamu kurumundan henüz emekli olmuşlardı, oldukça genç sayılabilecek bir yaşta olmalarına rağmen. Yorucu da olsa, severek yaptıkları bir işleri vardı. Herkesten önce işyerine gelir ve herkesten sonra da işyerinden ayrılırlardı, çalışanların çoğunun adet edinmediği ve alışık olmadığı bir biçimde. İşyerinde her yönüyle dikkat çeken sıra dışı insanlardı, en çok da, kamuda eşine - [Benden Sana Öğüt Kendi Ununu Kendin Öğüt](https://www.insaniyet.net/benden-sana-ogut-kendi-ununu-kendin-ogut/) - Yaz bitmek üzere. Herkes harmanını kaldırmanın telaşı içerisinde. Bir an önce sap samandan ayrılsın, ekinler başaklarından sıyrılsın, samanlar hayvanlar için samanlıklara, ekinler de köylüye un olmak için ambarlara dolsun. Herkesin evindeki ve ahırındaki canların hayatta kalmasından başka bir derdi yoktu. Yeter ki bu kara ve karanlık günler için herkes heybesini bir an önce doldurabilsin. Kimsenin - [Yitiksöz 35 (2026 Mayıs-Haziran) Türkü Gündemine Devam](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-35-2026-mayis-haziran-turku-gundemine-devam/) - Yitiksöz 35 hem alın teri hem de göz nuru emeğine en üst noktada değer veren İslam’ın temel ilkelerinin görmezden gelinerek Batılı formlarda ihdas edilen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde okuruna ulaştı. Her şeyin yılın sadece bir gününe hapsedildiği günlerin geride kalması en büyük dileğimizdir. Batı merkezli kapitalizmin ihdas ettiği tüm günler maalesef tüketim merkezli - [Bir Nisan Şarkısıydı Kuşlar](https://www.insaniyet.net/bir-nisan-sarkisiydi-kuslar/) - Spikerler soruyor, yağmalanmadı mı gün? İyi bir hikâye yağıyor yağmur, böyle üzgün. Bulduğunda tam bulacaksın yarısını kalbinin. Yar sesidir bu, su gibi esmer, su gibi yemin. Kozalarında mahmur gözlü kelebekler Sarı yazmalara kefenlenen dut yaprakları Ne uzun yarın, örümcek resitali, tiril tiril Tütün ve kenevir, biraz geçim biraz şiir. Öyle narin bir ezgi ki rüzgârın - [Yol Notları (6)… Ardanuç’ta (Artvin) Geçen Zaman](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-6-ardanucta-artvin-gecen-zaman/) - Artvin iline bağlı Ardanuç ilçesine yolumuz bundan yirmi yıl kadar önce 2006 yılında bir ramazan günü düştü. Otobüsle önce Erzurum’a gelmiş oradan da aktarmalı olarak yarım otobüsle Ardanuç’a doğru yolumuza devam etmiştik. Palandöken bütün ihtişamıyla uzaktan uzağa tahtını kurmuş seyre dalmışken, düz ovalardaki soğuk havanın vurduğu ekinler yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Tortum Gölü’ne vardığımızda bizim - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları XIII](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-xiii/) - Matematiksel Düşünme Becerisi ve Mantık Hataları Matematik, zannedildiği gibi sadece işlem yaparak doğru cevapları bulma yöntemi değildir. Aslında matematiğin gerçek hüneri, yanlış cevapları bulma ve onların neden yanlış olduğunu anlama yeteneğinde yatmaktadır. Tam da bu bağlamda Matematiksel Düşünme Becerisi (MDB) ile mantık hataları arasında muazzam bir ilişki ortaya çıkmaktadır. Zira bir hatayı görmek için önce hatasız düşünmeyi - [Câmı Elest](https://www.insaniyet.net/cami-elest/) - Sâkî-i bezm-i ezel sundu bize câm-ı Elest İçeli nûş ettik anı mest-i hayrânız yine Cân atar pervâne-veş şem’-i cemâle dûr iken Vuslatın şevkiyle bizler sîne-sûzânız yine Hâr-ı gurbetle yanar sînede bin dâğ-ı hicrân Gül cemâlin şevkıne bz bâğ-ı rıdvânız yine Sûretâ fânîyz ammâ ki hakîkatte bekâ Zât-ı pâkin zikri ile cân-ı cânânız yine Çekmesin Selma - [Edebiyatımızda Münacat (29)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-29/) - Dua Celâl Sılay (Bursa, 1914 - İstanbul, 7 Eylül 1974) Rabbim ağaç eyle beni Bir yere tutunayım belli ve emin Bir yere tutunayım senden gayri Kimsenin itmediği Kakmadığı Gövdem minarelerden dindar olur Çan kulelerinden hürmetkâr Yaprak yaprak açarım ellerimi Gündüz gündüz şükrederim Gece gece Rabbim ağaç eyle beni Ellerimi kendim gibiler yerine Dal dal sana - [İlim ve Medeniyet Şehri SEMERKAND](https://www.insaniyet.net/ilim-ve-medeniyet-sehri-semerkand/) - İlim ve Medeniyet Şehri SEMERKAND Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Kadızade-i Rumî, Emir Sultan, Farabi, Harezmî, Birunî, İmam Buhari, İmam Maturidi, İmam Tirmizî, Kusam b. Abbas, Kuteybe b. Müslim Said b. Osman, Abdullah ibn Mübarek Hakim Tirmizî, Abdulhalik Gücdüvanî, Arif-i Rivgeri, Mahmut İnciriyyü’l Fağnevi, Ali Ramiteni, Baba Semmasi, Seyyid Emir Külal, Bahaeddin Şah-ı Nakşıbend, Ubeydullah Ahrar, - [Dücane Cündioğlu’nun “Karanlığı” Üzerine](https://www.insaniyet.net/ducane-cundioglunun-karanligi-uzerine/) - Son günlerde sosyal medyada dolaşıma giren bir metin var. Dücane Cündioğlu’na atfedilen bu ifadelerde, Kur’an yıllarca “lamba” olarak görülüyor; nereye tutulsa aydınlatan bir ışık… Sonra sorular çoğalıyor, beklenti büyüyor ve bir noktada aynı ışığın yetmediği, hatta “karanlık” ürettiği hissi doğuyor. Metnin kendisi muhtemelen tek bir yazının ürünü değil; farklı zamanlarda yapılan konuşmalardan derlenmiş, keskin cümlelerin - [Zor Sözler'in Şairi, Zor Sözler Söylemeye Devam Ediyor...](https://www.insaniyet.net/zor-sozlerin-sairi-zor-sozler-soylemeye-devam-ediyor/) - İsmini ilk olarak nerede duyduğumu hatırlamıyorum, net tarihini hatırlamıyorum yani. Ama 80'li yıllarda Cağaloğlu'nda Aney şiirini biliyordum. Beni etkilemiş, duygusal atmosfere çekmeyi başarmıştı. Ben de uzun yıllar annemden uzaktım ve uzun yıllar yine annemden uzak kalacaktım. Sanırım şiiri hamasi, sanattan uzak, imaj dünyasına girmemiş bir şiir olarak telakki etmiştim. Bunu arkadaş çevrelerinden de duyuyordum. Aney - [Ağlayabilseydiniz Anlayabilirdiniz](https://www.insaniyet.net/aglayabilseydiniz-anlayabilirdiniz/) - Üniversite okuduğum yıllarda izlediğim 1988 yapımı Reis Bey filminin aklıma kazınan repliği “… Ağlayabilseydiniz, anlayabilirdiniz…” Film adaletin keskin kılıcını toplum menfaatine şiddetle kullanmaktan çekinmeyen bir ağır ceza hâkiminin idam hükmü verdiği davayı konu alıyor. Ancak gelin görün ki hüküm isabet etmiyor ve sonrasında gerçek katilin ortaya çıkmasıyla bir masumu idam ettiren hâkimin adalet uğruna düşmanı - [Bursa’yı Yazmak…](https://www.insaniyet.net/bursayi-yazmak/) - Söze, Bursa'da Zaman’dan birkaç mısra ile başlamak isterim Bursa'da eski bir cami avlusu, Küçük şadırvanda şakırdayan su. Orhan zamanından kalma bir duvar... Onunla bir yasta ihtiyar çınar Eliyor dört yana sakin bir günü. Bir rüyadan arta kalmanın hüznü İçinde gülüyor bana derinden. Yüzlerce çeşmenin serinliğinden Ovanın yeşili göğün mavisi Ve mimarilerin en ilahisi. Şairi tekrar - [Allah’ım Neydi Günahım?](https://www.insaniyet.net/allahim-neydi-gunahim/) - Kuleli Askeri Lisesi 2. sınıftayız, 1971, 14 yaşında, tam büyüme çağı, sabah kahvaltısı çok erken, ikinci teneffüste iyice acıkıyoruz, o teneffüste kantine simit bohça da geliyor.. teneffüs borusu (bizde zil yoktu) çalır çalmaz, kantine uzaklıkları değişik 23 kısmın kapısı açılıyor, sadece ben değil herkes büyüme çağında, kantine kadar çimde sert bir koşu, kantinde kuyruk, itiş - [Rahmân’ın Misafirleri](https://www.insaniyet.net/rahmanin-misafirleri/) - İnsan kendine yük olanda, Yetinemediğine yetişemediğin anda, Ruhun bir mikat ve miad aradığında, Kutlu bir davet yetişir imdadına. Hicranın döner o dem sürura. Yüz sürmek için niyaz eylersin Hârimi Pâkine, Titreyen gönülle mübarek bir sefer başlar arzın kalbine, Bomboş ellerle asırlık hasretin yüreklerde. Varlığa yol bulmak için koşarsın maksuda. Layık olmasak da Rahman’ın misafiri olmaya, - [Günlüğümdeki Hollanda](https://www.insaniyet.net/gunlugumdeki-hollanda/) - 17 Eylül 1999, Cuma Uçağa bininceye kadar içimde sürekli bir korku vardı. Her an birileri Avrupa’ya uçmamıza engel olacakmış gibi hissediyordum. O kadar çok yasak kuşatmıştı ki hayatımızı, adeta potansiyel suçlu gibiydik. 28 Şubat’ın acı rüzgârı, güzel ülkemizin çiçeklerini soldurmaya devam ediyordu. Daha önce hac ve umre için yurt dışına çıkmıştım; ancak eşimle birlikte Avrupa’ya - [Ümmetin Birliği İçin Çalışan Bir Fakih: Dr. Abdullah Azzam](https://www.insaniyet.net/ummetin-birligi-icin-calisan-bir-fakih-dr-abdullah-azzam/) - 4 Kasım 1941 yılında Filistin’in Cenin şehrinde dünyaya geldi. Baba adı Yusuf, anne adı Zekiye’dir. Ailesi Filistin’de çok etkili olmuş, yöneticilik yapmış, Harisoğulları’na dayanır. Azzam, çiftçilikle uğraşan, mütevazı ve dindar bir aileye mensuptur. Kız kardeşi Ümmü Adil’in anlattığına göre; “ilkokul yıllarında çok başarılı bir çocuktu. Kitap okumayı çok severdi. Onun yaşıtları sokakta oynarken o kitap - [Pal Sokağı’nda Yaşadıklarımız ve Çocukluk](https://www.insaniyet.net/pal-sokaginda-yasadiklarimiz-ve-cocukluk/) - Ne zaman etkileyici bir çocuk kitabı okusam, üniversitedeki Kıymetli Hocam, Mustafa Said Kıymaz’ın şu sorusu aklıma gelir. Çocuk kitabı ile çocuksu kitaplar aynı şey midir? Şeker Portakalı için bu soruyu sormuştu. Soru beni uzun zaman düşündürtmüş ve aklımdan çıkmamıştı. Bugün Pal Sokağı Çocukları adlı kitabı okuduğumda da aynı soru gelip beni yakaladı. Evet, bazı sorular - [Su mu, Ateş mi?](https://www.insaniyet.net/su-mu-ates-mi/) - Her kemal ve cemal sahibi kendi kemal ve cemalini görmek ve göstermek ister. Allah Teâla bu sırra binaen insanın halife (Bakara, 2/309) sıfatıyla kendi kemal ve cemaline en geniş ayine olması hikmetiyle yarattı. Onu meleklerden üstün kılan esmayı öğretti. (Bakara, 2/31) Vahidiyet sırrında her insan ortak özellikler itibariyle birbirine benzerken; ehadiyet sırrı ile her bir - [Edebiyatımızda Münacat (28)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-28/) - Cümlemiz Ziya Osman SABA (İstanbul, Mart 1910 - İstanbul, 29 Ocak 1957) Şu garip yeryüzünde anlaşılmaz ömrümüz... Gelip yanı başıma boynunu büken öksüz, Evlâdı gitmiş ana, siyah yeldirmeli dul, Son kalan eşyasını mezada veren yoksul. Fakirin iç çekişi, zenginlerin usancı. Gurbete düşmüş yolcu, yolcu bekliyen hancı, Şu anda yeraltına günahıyla gömülen, Büyük tımarhanede kahkahalarla gülen. - [Böyle Değildi Sanki](https://www.insaniyet.net/boyle-degildi-sanki/) - Muhammed Taha’nın, kuşağındaki pek çok kişi gibi, yeni tatlara meraklı bir yapısı var. Avuç içi kadar küçülen dünyada aradıkları her şeye, ‘sipariş ver’ butonuna dokunarak ulaşıyorlar. Kültürlerin etkileşimi mesafelerin önemsizleştiği bu dünyada baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Taha’yla birçok konuda olduğu gibi, geleneksel damak hattında da bir miktar ayrışmamız doğal. Bu yüzden bazı günler yenecek - [Gönlüm](https://www.insaniyet.net/gonlum/) - Muhabbet mezarı gamlı dünyada, Şu fânî âleme sığmıyor gönlüm. Meçhûle yol alan zor imtihanda, Yazılmış kaderi yaşıyor gönlüm. Bir yanda sevda var, bir yanda yara, Gurbet elde düştüm, kaldım âvâre. Derdim dökecek yok, dostum ne çare, İçten içe yanıp pişiyor gönlüm. Gözlerim ıslaktır kanlı yaş ile, Savruldu ömrüm hep, ayaz kış ile. Çıkmaz yollarda men - [Eyvallah](https://www.insaniyet.net/eyvallah/) - O’nun sende var ettiği hâli olduğu gibi kabul etmeye mi itirazın, niye sevmiyorsun kendini? diye sordu. Ruşen Bey, o anda, uzun ince endamı, görkemli duruşu, soğuk mesafeli haline rağmen, sarı sıcak gülüşüyle geceyi apansız aydınlatıp, kaçmak üzereydi. Asu Hanım, ona ayrılan zamanda sadece bilmiyorum diyebildi. Bana benimle ilgili sicili bozuk öyküler anlattılar hep derken, biraz - [Başkentte Musikî ve Düşünce Buluşması: “Sarayın Sesi, Halkın Nefesi”](https://www.insaniyet.net/baskentte-musiki-ve-dusunce-bulusmasi-sarayin-sesi-halkin-nefesi/) - İnsaniyet Eğitim Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, 21 Nisan 2026 Salı günü Ankara’nın Altındağ ilçesindeki Kabakçı Konağı’nda gerçekleştirildi. Saat 19.00’da başlayan programın açış takdimini gerçekleştiren Dr. Necdet Subaşı, türkülerin Anadolu kültürü ve kimliği üzerindeki birleştirici gücüne dikkat çekti. Subaşı, konuşmasında türkülerin insanı köklerine bağlayan manevi bir yolculuk olduğunu belirterek şu ifadeleri - [Kayıp Geleceğimiz](https://www.insaniyet.net/kayip-gelecegimiz/) - Torununu kucağına alan aile büyüğü dede, akşam namazından sonra tüm ailenin toplandığı salonda, bir kulağına ezan, diğer kulağına kamet getirip manası güzel, aynı zamanda büyüklerinden birinin ismi olarak, Hasan koydu. Bebeğin anne babasının hiçbir itirazı olmadı. Tecrübeyle yüklü büyüklerinin bir bildiği vardır, diye düşündüler. Büyük ailenin içinde bebek, elden ele dolaştı. Her bireri ile göz - [Selam Sana Hanzala](https://www.insaniyet.net/selam-sana-hanzala/) - Selam Sana Hanzala Acının en derininden selam… Bir kelimen destan olurdu dönüp yüzünü konuşsan… Kırgınlığın, kızgınlığın omuzlarını aşağı çekerken Yüzünü döndün suskun dünyaya onurla… Ahhh Hanzala Öyle çığlık oldun ki dünyaya Bir gün yüzünü döneceğin günü bekliyor tüm mazlumlar Ver elini Hanzala Beraber yürüyelim zulmün üstüne Ben de senin gibiyim bu aralar Yüzümü dönüp gidesim - [Aylardan Nisan](https://www.insaniyet.net/aylardan-nisan/) - İnsanın İçindeki Bütün “Dur Bakalım”ları Susturup, “Hadi Bakalım”lara Bırakan Bir Mevsim Aralığı. Nisan Geldi: Kalbim Seksek Oynamaya Başladı” Nisan gelince dünya ciddiyetini bir kenara bırakıyor sanki. Sokaklar biraz daha çocuk, gökyüzü biraz daha mavi, insanlar biraz daha “belki” diyor hayata. “Koş diyor içim, Sebepsiz, plansız, Bir uçurtmanın ipine takılıp git…” Aylardan Nisan… İçimde bir çocuk - [Lâl Melal](https://www.insaniyet.net/lal-melal/) - Gözlerinde aynayı buldum, bak ne güzel dünya! Eksik kalan ne varsa vaha olur manaya; Bir çile paydosunda, toprak kokusu sana; Ben seni yâd ettikçe asaf mülk bir başka. Lâl olmuş duraklarda han zikir dalgası, Güvercin buğusunda bulurum demli yası. İçimde bir hayret, ubudiyetin en hası; Bu melal tecellisinin bir yansıması! Dağ rüzgârları getirdi baharın müjdesini, - [Hilmi Oflaz: Bir Yüce Gönül Dağı](https://www.insaniyet.net/hilmi-oflaz-bir-yuce-gonul-dagi/) - Geçenlerde insaniyet.net’in değerli yazarlarından sayın Erdoğan Muratoğlu, bir gazetenin köşe yazarı sayın Bekir Fuat’ın Hilmi Oflaz’ı konu edinen İkramın ve Vefanın İsmi: Hilmi Oflaz başlıklı yazısını bana göndermek lütfunda bulunmuş. Sayın Muratoğlu’na ve Sayın Fuat’a teşekkürlerimi arz etmeyi borç addediyorum. Efendim bendenizin de öğrencilik yılları Beyazıt çevresinde geçmişti. Hem Hilmi Abi’ye hem Marmara Kıraathanesi mensuplarına - [Kasımpatıları Kadar Acı Kokan Şair](https://www.insaniyet.net/kasimpatilari-kadar-aci-kokan-sair/) - Bir şairin hayatı nasıl yazılır ya da bir Didem Madak yazısı nasıl kaleme alınır bilmiyorum. Amacım bir biyografi yazısı yazmak değil. Didem Madak, İlhami Çiçek, Nilgün Marmara gibi genç yaşta aramızdan ayrılan şairlerin hayatı bende derin izler bırakmıştır daima. Kısacık ömürlerine sığdırdıkları hüzün yüklü hatıralarının ağırlığını hep omuzlarımda hissetmişimdir. Üç şair; üç ayrı hikâye, üç - [Edebiyatımızda Münacat (27)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-27/) - Münacaat Efkârî (Artvin, 28.06.1900 - Bursa, 15.05.1980) 1) Lütfundan yazam bir kitap Arzedeyim hâlim yâra Defterim etmesin hesap Tutmaz diyem dilim yâra 2) Ge'dim şu boş dünyasına Düştüm aşkın hülyasına Daldım ümit deryasına Bir günahkâr kulum yâra 3) Cesedim başkadır candan Gelip gitmek şu cihana Haddim yok küseyim O’na Bir bülbülüm gülüm yâra 4) İpti - [Hatıranın Gergefinde İnce Bir Nakış: Unutmak veyahut Alışmak](https://www.insaniyet.net/hatiranin-gergefinde-ince-bir-nakis-unutmak-veyahut-alismak/) - Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm. Sonra âlem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak. Sonra âlem değişiverdi Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak. Mevsimler ne çabuk geçiverdi Unutmak, unutmak, unutmak. Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı - [Müştehir Karakaya ile Şiir Üzerine](https://www.insaniyet.net/mustehir-karakaya-ile-siir-uzerine/) - Tuşba Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Özer İntibay’ın sorularına Müştehir Karakaya’nın verdiği cevaplar... Özer İntibay: Sizce şiir nedir? Müştehir Karakaya: Şiir özel bir şeydir. Yetenek ister, cevher ister, Allah vergisi, ilham ister. Bizden öncekiler hep; en az kelimeyle çok şey ifade edebilme sanatıdır, demişler. Ancak herkese, her kesime, her şaire ve her okuyana - [İyilik Kavramı ve Mahiyeti Hakkında Bir Mülahaza](https://www.insaniyet.net/iyilik-kavrami-ve-mahiyeti-hakkinda-bir-mulahaza/) - İyi olma durumu, salah ve karşılık beklenilmeden yapılan yardım olarak nitelenen iyilik kelimesinden türetilmiş “iyilikbilir”, “iyiliksever”, “iyimserlik”, “iyilik görmek”, “iyilik bilmek”, “iyiliği dokunmak”, “iyi geçinmek” “iyi kalpli olmak” gibi çok sayıda kelime ve deyim bulunmaktadır. (TDK, Sözlük, 1983, s. 606) Aynı kelimeyle ilgili atasözleri ve özdeyişler ise burada sayılamayacak kadar fazladır. İyilikleri; amaçlara, araçlara, niyetlere, - [İlim, Amel ve Cihatla Geçen Bir Hayat: Şeyh Abdülmecid Zindani](https://www.insaniyet.net/ilim-amel-ve-cihatla-gecen-bir-hayat-seyh-abdulmecid-zindani/) - Müslüman Kardeşlerin Yemen Lideri olarak görülen Şeyh Abdülmecid Zindani, ilim ve cihat yolunda sürdürdüğü hayatıyla İslam ümmetinin öncüleri arasında yer aldı. Yemenliler, Arap ve İslam ümmeti, iki yıl önce 22 Nisan 2024 günü ümmetin rehberlerinden ve öncülerinden biri olan Şeyh Abdülmecid bin Aziz Ez-Zindani'yi İstanbul’da ebediyete uğurladı. Hayatı Âlim, mücahit, mürebbi, kurra, Muhammedî ve Rabbani - [Dünyanın En Eski Üniversitesinin Kurucusu Fatıma El Fihri](https://www.insaniyet.net/dunyanin-en-eski-universitesinin-kurucusu-fatima-el-fihri/) - Pek çok kişi, günümüzde hâlâ varlığını sürdüren dünyanın en eski üniversitesinin, insanlara fayda sağlayacak işler için emeğini ve servetini adamış faziletli bir kadın tarafından kurulduğunu bilmez. Bu kişi, Kayrevan’dan o dönemde İdrisîler’in başkenti olan Fas şehrine göç eden Fatıma el-Fihriye’dir. Burada kurduğu bir cami zamanla gelişerek çeşitli bilim dallarının okutulduğu, büyük âlimler yetiştiren bir - [Gözlerin Çöldür Artık](https://www.insaniyet.net/gozlerin-coldur-artik/) - uykularımı geri ver yaprağın da canı vardır zira bilirsin özlemez ölüler artık işkenceye hazır tüm şehirler ne kolaymış gitmeler gidişin yerinden ayrılması bir azı dişin limanlara varamaması gemilerin dağların yıkılması ve kuruması tüm nehirlerin elbet aklıma geliyorsun bazen tüm ölmüşlerim gibi göklerden toplayacaksın bir gün öznesini yitirmiş cümlelerimi gittin şarkılar kaldı içimde taşını kaybetmiş bir - [“571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (sas)” Vizyonda](https://www.insaniyet.net/571-rahmet-peygamberi-hz-muhammed-sas-vizyonda/) - Manevi Yolculuk Animasyonla Anlatılıyor Konusu Lina’nın dedesiyle birlikte çıktığı Medine yolculuğu sırasında İslam tarihinin önemli isimleri Zübeyr bin Avvam ve Esma bint Ebubekir ile tanışması anlatılır. Peygamber Efendimiz’i görme heyecanı yaşayan Lina, sahabelerden İslam’ın ilk yıllarına dair önemli olayları dinler. Teknik Bilgiler Tür: Animasyon (3D) Süre: 72 dakika Hedef Kitle: Genel İzleyici Yönetmen: Yunus Emre - [Hakuna Matata](https://www.insaniyet.net/hakuna-matata/) - Hakuna Matata ( Sorun yok, rahat ol) Doğu Afrika’nın dikkat çeken ülkelerinden Tanzanya, son iki yüz yılda dört farklı ülkenin etkisiyle dört farklı kültürden beslenmiş bir ülkedir. Araplarla birlikte İslamiyet’le tanışan bu ülke, bir dönem Umman Krallığına başkentlik yapmıştır. 1800’lü yılların sonlarında ise Almanya sömürgesine ve zulmüne maruz kalmıştır. Almanlar, bu dönemde köle ticareti için - [İnsaniyet Sitemizden Türkiye Yazarlar Birliği Yönetimine Hayırlı Olsun Ziyareti](https://www.insaniyet.net/insaniyet-sitemizden-turkiye-yazarlar-birligi-yonetimine-hayirli-olsun-ziyareti/) - İnsaniyet Kültür, Edebiyat ve Düşünce Sitemizden Türkiye Yazarlar Birliği yönetimine hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirildi. İnsaniyet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Nil Gülsüm Gül, Yayın Danışma Kurulu Üyesi Mehmet Nezir Gül, İçerik Koordinatörü Mustafa Yıldız, Yayın Editörü Dr. Fatma Somuncuoğlu Erkan, Düşünce-Din-Hayat Editörü Eyyüp Yıldırım ve Teknik Editör Veysel Kul'dan oluşan heyetimiz; Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanlığına - [Yazarlarımızdan Prof. Dr. Erol Göka Muhsin Yazıcıoğlu Ödülüne Lâyık Görüldü](https://www.insaniyet.net/yazarlarimizdan-prof-dr-erol-goka-muhsin-yazicioglu-odulune-layik-goruldu-2/) - Gönüllerde Birlik Vakfı’nın 2019’dan beri sürdürdüğü Muhsin Yazıcıoğlu Ödülleri, bu yıl da ilim ve kültür dünyasının mümtaz isimleriyle buluştu. Düşünce Ödülü’ne yazarlarımızdan Prof. Dr. Erol Göka layık görülürken; Araştırma Ödülü Prof. Dr. Adnan Çevik’e, Edebiyat Ödülü Osman Özbahçe’ye, Kültür ve Sanat Ödülü İrfan Gürdal’a, Üstün Hizmet Ödülü ise Prof. Dr. İsmail Kara’ya verildi. Vakıf Başkanı - [Konfor Alanından Çıkma](https://www.insaniyet.net/konfor-alanindan-cikma/) - Konfor alanımdan çıkayım dedim. Pek de iyi etmemişim. Sıkıcı bulduğum şehrimden uzaklaştıkça açılan mesafe beni yutmaya başlamıştı. Yanından hızla geçip gittiğimiz tanıdık ağaçlar bile içimde bir sızı bırakıyordu. Köy yerindeki şehirli ıstırabını, “acayip bir yabani ot” gibi hissettiğimi asla unutmayacaktım. Hızla akan konuşmalar içinde tek tük tanıdık sözcüklerden bir anlam örmeye çalışırken bana birden soru - [Un Bir Şekilde Bulunur da Evladı Ne Yapacağız?](https://www.insaniyet.net/un-bir-sekilde-bulunur-da-evladi-ne-yapacagiz/) - İlkokula gittiğim günlerden biriydi. Her zamanki gibi okula yetişmek için sabah erkenden kalktım. Okulun yolunu tutmadan önce anneannemin bana kahvaltı olarak hazırlamasını beklediğim tarhana çorbasını da içememiştim. Soğuk kış günlerinde her öğünün ayrılmaz bir parçası olan bu çorbayı o gün evde ekmek olmadığı için içmek de içimden gelmemişti. Böyle durumlara da hiç yabancı değildim. O - [Edebiyatımızda Münacat (26)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-26/) - Hamd ü Sena Faruk Nafiz Çamlıbel (İstanbul, 18 Mayıs 1898 - İstanbul, 8 Kasım 1973) 1) Ne ki mevcud ise âlemde, güzel, doğru, iyi; Arayan fikri, bulan rûhu, seven sevgiliyi Bize bahşetmiş olan Hazret-i Rahman’a şükür. 2) O büyük Rabb’e şükürler ki, ayak bastığımız Yeri halketti barınsın diyerek varlığımız; Ve yer üstünde hayâlin cereyânınca uzun, - [Kalbin Kâbe’sinde Bir Arayış](https://www.insaniyet.net/kalbin-kabesinde-bir-arayis/) - Kalbin Kâbe’sinde Bir Arayış Dr. Selma Medeni Aslanlı Mekke'ye varmak, bir şehre ulaşmak değildir. Kalpteki putları yıkmaktır. Baktığı her, zerrede Hakkın tecellisini görmektir. Lebbeyk! Buyur Allah'ım! Emrine amadeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Şüphesiz hamd, nimet ve mülk sana mahsustur. Haykırırcasına kalbinden kıyısına bu sözler vurur hüccacın. ‘Gidecek başka yerim yok idrak ettim’ der lisan-ı - [Nisan Balığı](https://www.insaniyet.net/nisan-baligi/) - https://tr.wikipedia.org/wiki/1_Nisan_%C5%9Eaka_G%C3%BCn%C3%BC adresinden aynen aktarıyorum: 1 Nisan Şaka Günü, her yılın 1 Nisan günü kutlanır. Genelde şaka gününde insanların birbirine şaka yapması gelenek haline gelmiştir. Nisan 1 şakası hakkında farklı kültür, inanç ve dillerde efsaneler bulunmaktadır. Fransa (Poisson d'avril - Nisan Balığı): 1564 yılında Fransa kralı IX. Charles yılbaşını 1 Nisan'dan 1 Ocak'a aldırır. Bu arada 1 Nisan'ı sene başı olarak kabul etmeye devam edenlerle alay etmek amacı - [Eşref Ali](https://www.insaniyet.net/esref-ali/) - Eşref Ali, kasketini alnına yıkmış, elindeki değneğe tüm günahlarını yükler gibi yaslanmıştı. Köyün tepesindeki, güneşin kavurduğu o kıraç tarlada durmuş; ömrünü bir ur gibi kemiren dolambaçlı yolu izliyordu. Bahtını bu kıraç tarlaya benzetirdi. O topraktan kendinde hep bir şeyler bulduğu için midir bilinmez daraldıkça kendini hep bu tarlaya atardı. Bakışlarını köyün girişindeki o büklümlü yola - [Terk Etmek](https://www.insaniyet.net/terk-etmek/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Terk etmek… Kulağa hep sert gelir. Sanki bir yıkım, bir vefasızlık, bir yok sayma… Ama her terk ediş bir ihanet midir? İnsan, bir şeyi neden terk eder? Çünkü artık taşıyamaz mı? Yoksa daha derin bir sadakat mi vardır bu ayrılığın içinde? Terk etmek bazen kaçmaktır, bazense kurtulmak. Bazen yüzleşememek, - [İzcilerden Gönül Sofrası](https://www.insaniyet.net/izcilerden-gonul-sofrasi/) - Bir Tabak Yemekten Fazlası, Bir Karakter Mektebi ​Sosyal sorumluluk projeleri genellikle "yardım eden" ve "yardım alan" arasındaki bir alışveriş gibi görülür. Ancak biz Sarıçam Kardelen İzcilik Kulübü ve Sarıçam Orhangazi İmam Hatip İzcileri olarak yaklaşık 8 yıldır sürdürdüğümüz geleneksel çalışmamızda, bu denklemi bambaşka bir boyuta taşıyoruz: "Hizmet ederek eğitmek." ​"Hizmet Etmek, Liderliğin İlk Adımıdır" ​"İzcilerden - [Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu Seksen Yaşında](https://www.insaniyet.net/bursa-eski-eserleri-sevenler-kurumu-seksen-yasinda/) - Sık sık tekrarladığım ifadelerden biridir: “Tarihî şehirler meşherdir” Evet, tarihî şehirler bir sergi salonudur. Her sokak, her yapı, her kitabe bu serginin çok değerli bir parçasıdır. Oturup, dikkatle bakmak, okumak, anlamak, sevmek, korumak gerekir. Tarihî şehirlerin abidelerini basit turistik bilgilerle anlamak mümkün değildir. Bu ciddi iş için kitaplar okumak, ehil rehberlerin söylediklerine kulak vermek ve - [Vefanın Sessiz Sesi, Kutlu Davanın Emektar Hadimi Ömer Aydın’ın Ardından](https://www.insaniyet.net/vefanin-sessiz-sesi-kutlu-davanin-emektar-hadimi-omer-aydinin-ardindan/) - Vefanın, inancın, kardeşliğin, kutlu mekanın hamiyetli gönüllüsü, Ömrünü bu mukaddes davaya vakfetmiş bir öncü kahraman! Anadolu irfanını İstanbul’a getiren, gençlerin kıymetli Ağabeyi Ömer Aydın… 1960 yılında İstanbul da doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Üç yıl Hak-iş Sendikası’nda çalıştı. Akabinde İlim Yayma Vakfı Yurt müdürlüğü görevine başladı ve eğitim danışmanı olarak görevini sürdürdü. 36 yıl - [Miyav…](https://www.insaniyet.net/miyav/) - Miyav desem… Susuzluğuma tercüme edilse Buluttan nem kapışlarım Bin dereden su getirirken bulutlar Rahmetle dolu/verse göğün gözleri “Yazık. Susuz kalmış zavallıcık!” Karmakarışıktan karla karışığa evrilse Kedi uykusundaki rüyalar Süte su katışlarım Bardaktan boşanırcasına geçse boğazımdan Kalbi sel/imin hayat dolusu Miyav harfi harfine ‘maviy’e çevrilse Semavi erzağa gark olsa Ezrak gezegenimin heybesi Mır mır edişimin gurultusu - [Artvin Tarihi - II](https://www.insaniyet.net/artvin-tarihi-ii/) - Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin‘in editörlüğünde kendi alanında uzman kişilerin katkılarıyla hazırlanan “Artvin Tarihi İlk Çağ’dan 1918’e” adlı eser AKÇAĞ BASIM YAYIN PAZARLAMA A.Ş tarafından 2023 yılında Ankara’da yayınlanmaya başlamıştır. Yine Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin‘in editörlüğünde 2025 yılında Ankara’da Orion Yayın Grubu tarafından “Artvin Tarihi II” (1918 – 1980) (Tarihi, - [Kuantum Çağında Eleştirel Maneviyata Evrilen İnanç Sistemi Olarak Din ve Onun Devrimci Din Bilimi](https://www.insaniyet.net/kuantum-caginda-elestirel-maneviyata-evrilen-inanc-sistemi-olarak-din-ve-onun-devrimci-din-bilimi/) - Din günümüzde artık naiv bir kavram olmaktan çıktı. Din artık alimlerin kendi entelektüel amaçları için yaratılmış olan dolayısıyla kendilerine özgün olarak sistematize edilen bir terimdir. Bu açıdan ikinci dereceden bir cins isim olarak, bir disipline ait ufuk olarak ikame edilip ona göre çerçevesi çizilen ve dil biliminde dil kadar önemli, antropolojide kültür kadar anahtar kavrama - [Dine Meydan Okurken Kendine Kıyan İnsan](https://www.insaniyet.net/dine-meydan-okurken-kendine-kiyan-insan/) - Özgüven patlaması yaşayan modern insan her şeye başkaldırmış ve her gördüğüne meydan okuma hevesine kapılmıştır. Bu meydan okumadan tabiat, kendi doğası, bilumum çevresi, kültürü ve tabi ki inandığı din ve sahip olduğu değerler de nasibini almıştır. Dine meydan okuma, modern zamanların modası veya kalkışmasıdır. Aslında dine meydan okurken insan, kendine meydan okuduğunun ve değerlerini kıyıma - [​Bu Hoca Bir Zaman Makinesi ​Maziden Atiye, Kürsüden Kalbe Bir Ders](https://www.insaniyet.net/bu-hoca-bir-zaman-makinesi-maziden-atiye-kursuden-kalbe-bir-ders/) - Kış bize her türlü yüzünü göstermişti artık. Kar gözümüzü doyurdu, gönlümüzü de... Okul her zamanki yerinde; mevsimlerle bir alıp veremediği yok. Yine de gelseydi bahar, en çok fakültenin yüzü gülerdi. Ön bahçesindeki taş avlunun hemen önünde olurdu çemberden oluşan gül fideleri. Açmak için sabırsızlanıyorlardı. Lakin onlar da nasibini almıştı güzden; budanmak, her canlının kaderi olsa - [Edebiyatımızda Münacat (25)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-25/) - Münacat Kağızmanlı Âşık Cemal (Kars/Kağızman, 11 Ekim 1883 - Kars/Kağızman, 17 Şubat 1957) 1) Baktım hakikatte cûş edenler çok Ben katreyim beni ummân et Yâ Rab yüzüm kara kusurlarım pek artık Hakîrim affıma fermân et Yâ Rab 2) Umaram tevbekâr et beni Allah intizârıma bak ey lütfı bol şah Rızan arzusudur bu çektiğim âh İşbu murâdımı - [Erguvan mı Badem mi?](https://www.insaniyet.net/erguvan-mi-badem-mi/) - Siz olsanız hangisini seçersiniz bilemiyorum, fakat beni erguvan ile badem arasında birini seçmeye zorlasalar erguvan üzere yazılan onca şiire hürmeten mecburen susmayı seçerdim. Ruhumun, çocukluğumun ve uçsuz bucaksız bayırlara olan sevdamın beni bu tercihimde ayıplayacağını bildiğim halde yapardım bunu. Her ne kadar biri martın; diğeri nisanın rengi olmak için can atan çiçekler olduğunu bilsem de - [Umutla Yaşamak (4)](https://www.insaniyet.net/umutla-yasamak-4/) - 23 Şubat 2026 Pazartesi Üniversitemizde Bahar Dönemi eğitime başlamış olduk. Bu dönem lisanstan fazla dersim yok. Bir zorunlu ve bir de seçmeli dersim var. Lisansüstü dersler var. Hayırlı bir dönemin geçmesini diliyorum. Dersler insanı diri tutuyor. Ama her halde yaş almaktan mı kaynaklanıyor bilemiyorum, artık yorulduğumu hissediyorum. Bazen ayakta zor duruyorum. Alışkanlık, kürsüde oturarak ders - [Aziz Dostum, Bilge Hekim Hüsrev Hatemi](https://www.insaniyet.net/aziz-dostum-bilge-hekim-husrev-hatemi/) - Aziz dostum, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, kelimenin tam manasıyla bilge bir hekimdir. Modernite ile ve özellikle Pozitivist dönemde Batı’da olduğu gibi bizde de hekimlik ile bilgelik (hakimlik) birbirinden kesin hatlarıyla ayrılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle hekimlik yerine meslek olarak doktorluk (tababet) ön plana çıkarılmıştır. Bu amaçla tıp ile felsefe arasına kesin çizgiler konmakla kalmamış, bedenin tedavisi - [Gücün Körlüğü: Uluslararası İlişkilerde "İzzet-i Nefs" ve Saldırganlık](https://www.insaniyet.net/gucun-korlugu-uluslararasi-iliskilerde-izzet-i-nefs-ve-saldirganlik/) - Bakara Suresi 206. ayet, insan psikolojisinin en karanlık labirentlerinden birine ışık tutar: "Ona 'Allah’tan kork!' denildiğinde, kibri onu daha çok günaha sürükler." Bu ilahi tespit, sadece bireysel bir ahlak uyarısı değil, aynı zamanda modern uluslararası ilişkilerin, diplomasi masalarının ve savaş stratejilerinin temelinde yatan trajik bir liderlik patolojisinin özetidir. Günümüzde küresel siyaset, hatasını kabul etmeyi zayıflık, - [Hangi Esma’ya Tutunsak?](https://www.insaniyet.net/hangi-esmaya-tutunsak/) - Allah vahidiyet sırrıyla insanlarda ortak noktalar; ehadiyet sırrı ile de tam anlamıyla –kişiye özel- özgün farklılıklar yaratmıştır. O, her kulunu “özel/uniq” bir ayna gibi yaratarak her birinden “kendi kemal, cemal ve celalinin” farklı yansımasını dilemiştir. Merhum Ömer Tuğrul İnançer “Allah insana en çok insandan yansır. Bu sebeple insan Hz. İnsan’dır” derdi. İnsanın özgünlüğünün dayandığı temel - [İlim Tâlibi ve Kibrit-i Ahmer](https://www.insaniyet.net/ilim-talibi-ve-kibrit-i-ahmer/) - Ali b. Ebû Tâlib’e (r.a) atfedilen meşhur söz, asırlardır ilim ehlinin dilinde dolaşır: “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” Bir harf, bir ömür ve kölelik… İlk bakışta mübalağa gibi görünen bu ifade, aslında bilginin insan üzerindeki tesirini hatırlatan hikmetli bir sözlüdür. Tıpkı “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” deyişinde olduğu gibi. İşaret - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları XII](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-xii/) - Matematiksel Düşünme Becerisi ve Fizik Matematiksel Düşünme Becerisi’nin Fizikteki Büyülü Rolü: Doğanın Gizli Dilini Keşfetmek Evren, büyük bir matematik kitabı gibidir ve biz henüz okuma yazmayı tam öğrenmeyen çocuklar gibiyiz- ancak her sayfasını çevirdiğimizde, her denklemi çözdüğümüzde, doğanın bize fısıldadığı sırları biraz daha anlayabiliyoruz. Bir çocuğun elinden kaçan balonun gökyüzüne yükselişinden, galaksilerin sessiz mozaik yapısına - [Hüzünlü Gemiler Tufanı](https://www.insaniyet.net/huzunlu-gemiler-tufani/) - Çoğaldıkça çoğalan hüzünler mayalandı geceden Battı batacak ay yüzün, güneş gerek şiire Çin ipeğinden Sözü ince eliyorum ki uyan, sıkı dokuyorum kumaşı Kenetlenmiş ellerin ellerime, ellerin incelik, ellerin hüzün. Birinci gün, sekiz kollu ahtapot kaşıyor saçlarını incinin Yakuttan rüyalara uyuyorum, firuze alnın, adıma yakın. Suyun bile rengi değişti bak, zümrütten tahta konunca yüzük Dualar iftar - [Müslüman Coğrafyasında “İslam Ahlakını” Yeşertmek Mümkün Mü? Bir İç Muhasebe Çağrısı](https://www.insaniyet.net/musluman-cografyasinda-islam-ahlakini-yesertmek-mumkun-mu-bir-ic-muhasebe-cagrisi/) - Eskilerin güzel bir sözü vardır; “Eğri oturup doğru konuşmak.” Dürüst olmamız lazım. Sorunu dile getirmekten kaçmak sorunu yok etmez, bilakis sorunun büyümesine katkı sağlar. İslam, özünde huzur, adalet ve güzel ahlak dini olarak tanımlanır. İnsanlığa sunduğu değerler sistemi; bireyin iç dünyasını arındırmayı, toplumsal düzeni sağlamayı ve nihayetinde hem dünyada hem de ahirette saadeti hedefler. Ancak - [O da İyidir…](https://www.insaniyet.net/o-da-iyidir/) - "... Binlerce yıl önce bir Sümer kralı, sokaklarında insanların güvenle yürüyeceği şehirler hayal etmişti. İnsanlar şehirlere binlerce yıl caddeler, sokaklar yaptı. Hiçbiri karanlık stabilize yollara açılmaktan kurtulamadı. Şehir surları şeklinde tacıyla Hepat, toprağın ruhu Kybele, Athena, Meryem Ana, Azize Tekla, Hacı Bektaşı Veli, Aziz Mahmud Hüdai de koruyamadı. İnsanoğlunun içindeki stabilize yolları, binlerce kandil, binlerce - [Yol Notları (5)… Kahire (2)](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-5-kahire-2/) - Amr b. Âs Camii’nde Bir Cuma Namazı Önceki yazıda Kahire ile söze başlamış aldığımız bazı kitapların isimleriyle devam etmiştik. Bu yazıda kalan bazı kitapları zikretmeye, öncesinde bazı notları aktarmaya çalışacağız. Kahire denilince bir taraftan Abdüssamed’in ve Mustafa İsmail’in diğer taraftan Ümmü Külsüm’ün sesini duyar gibi oluruz. Haritaya baktığımızda Mısır Türkiye’ye, Türkiye Mısır’a karşı sahillerden seslenir - [Edebiyatımızda Münacat (24)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-24/) - ALLÂH Mehmed Âkif Ersoy (İstanbul, 20 Aralık 1873 - İstanbul, 27 Aralık 1936) 1) Ey kudreti insânları lâl eyleyen Allâh! Âcizlere ey bahş-i mecâl eyleyen Allâh! 2) Teslîm ediyor akl-ı selîm hayrette her dem Her kârda izhâr-ı kemâl eyleyen Allâh! 3) İdrâk-i sıfâtın bize mümkün mü ki heyhat Âkılları pâ-bend-i ıkâl eyleyen Allâh! 4) Aşk - [--Vefat ve Başsağlığı--](https://www.insaniyet.net/vefat-ve-bassagligi-8/) - [Siyonizm'in Dini Temelleri (İnançtan İdeolojiye)](https://www.insaniyet.net/siyonizmin-dini-temelleri-inanctan-ideolojiye/) - Siyonizm, Filistin’de bir Yahudi devleti kurma amacıyla ortaya çıkan siyasi bir harekettir. 19. yüzyılın sonlarında Doğu Avrupa’daki Yahudiler arasında başlayan bu hareket, zamanla tüm dünya Yahudileri arasında yayılarak siyasi, sosyalist, kültürel, revizyonist ve dini-mesihçi gibi farklı yaklaşımlar geliştirmiştir. Bu hareketin karşısında da antisiyonist, asiyonist ve postsiyonist gibi farklı görüşler oluşmuştur. Hareketin dayandığı dini temelleri görmek - [Yazarlarımızdan Prof. Dr. Erol Göka Muhsin Yazıcıoğlu Ödülüne Lâyık Görüldü](https://www.insaniyet.net/yazarlarimizdan-prof-dr-erol-goka-muhsin-yazicioglu-odulune-layik-goruldu/) - 2019 yılından bu yana Gönüllerde Birlik Vakfı tarafından verilen Muhsin Yazıcıoğlu Ödülleri’nin bu yılki sahipleri açıklandı. Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Düşünce Ödülü’ne yazarlarımızdan Prof. Dr. Erol Göka layık görülürken; Araştırma Ödülü Prof. Dr. Adnan Çevik’e, Edebiyat Ödülü Osman Özbahçe’ye, Kültür ve Sanat Ödülü İrfan Gürdal’a, Üstün Hizmet Ödülü ise Prof. Dr. İsmail Kara’ya verildi. Vakıf - [Bir Çocuk Nasıl Katil Olur?](https://www.insaniyet.net/bir-cocuk-nasil-katil-olur/) - “Mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar…” Doğan CÜCELOĞLU Son yıllarda hepimizin zihnini meşgul eden ağır bir mesele var: Çocuklar ve gençler arasında artan öfke, saygı eksikliği, akran zorbalığı ve şiddet eğilimi. Okullarda öğretmenlere yönelik saldırılar da maalesef artışta. Bunlar tek tek hadiseler - [Türkiye Yazarlar Birliğinde Yeni Başkan: Prof. Dr. Muhammet Enes Kala](https://www.insaniyet.net/turkiye-yazarlar-birliginde-yeni-baskan-prof-dr-muhammet-enes-kala/) - Türkiye Yazarlar Birliği’nde gerçekleştirilen genel kurulun ardından, Prof. Dr. Muhammet Enes Kala birliğin yeni genel başkanı seçildi. Seçim sürecine üyelerin yoğun katılımı dikkat çekti. Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Yazarlar Birliği, edebiyat, sanat ve düşünce alanlarında yürüttüğü faaliyetlerle kültürel hayata katkı sunmayı sürdürüyor. Birlik; sempozyumlar, paneller, ödül programları ve yayın çalışmalarıyla geniş - [Yitiksöz 34 (2026 Mart-Nisan) Üzerine Bir Değini](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-34-2026-mart-nisan-uzerine-bir-degini/) - Yitiksöz 34 2026 Miladi Yılın Ramazan’ında okurunu selamların en yücesiyle selamladı. Maalesef uluslararası siyonist iki terör örgütü (ABD-İsrail), Müslümanların barış ayı dediği Mübarek Ramazan ayında İran’daki Müslüman kardeşlerimize tüm güçleriyle saldırdı. Bu saldırıya karşı direnmeye çalışan Müslüman kardeşlerimiz önemli isimlerini şehid verseler de direnmekten ve ülkelerini korumaktan vazgeçmediler. Burada sorun, Müslüman ülkelerin bu vahşi terörizme - [Ahlak](https://www.insaniyet.net/ahlak/) - Babaannesinden kendisine kalan biricik mirastı, tahta çeyiz sandıkta muhafaza edilen kişisel eşyaları. Her ne kadar o bunları bir miras olmaktan ziyade, bir ana / ata yadigârı olarak görüyor olsa da. Çok küçük yaşlarda kaybetmişti aile büyüklerini, henüz aile olmanın ne demek olduğunu idrak edemediği erken yaşlarda. O sebeple gözü gibi sakınıyor ve saklıyor, evladı gibi - [O'na Vardım Züleyha](https://www.insaniyet.net/ona-vardim-zuleyha/) - Karadut gölgesinde kara rüyalar gördüm Ruhumun leylası tuz buz oldu Züleyha Bir Güleçer yüzünden aşkın peşine düştüm İçimin çanları ona çaldı Züleyha Olur mu olmayacak dua ile naz ile Nazar aşka gelir mi söylenmemiş söz ile Beni böyle perişan harabe bakış ile Yıkıp gitti, yakıp gitsin kül kalmasın Züleyha Arılar ayaklanmış bal ister çiçeğinden Benim - [Lambadaki Alev Gibi Tir Tir Titrerken](https://www.insaniyet.net/lambadaki-alev-gibi-tir-tir-titrerken/) - Güneş tepenin arkasına yavaş yavaş saklanmaya başlarken köylüler de hava kararmadan ellerindeki işleri bitirmeye çabalıyordu. Güneşin yakıcı etkisi azalmış, gündüz bakmaya çalıştığımda gözümün kamaştığı o kırmızı top artık çıplak gözle rahat görülebiliyordu. Tarla, bahçe, bağ, dağ, tepe, çayır, çimen derken herkes görevlerini bitirmiş olmanın hazzıyla yorgun bir şekilde köyün yolunu tutmaya başladı. Ortalığın sessizliğe bürünmesiyle - [Vitrin Ölüleri](https://www.insaniyet.net/vitrin-oluleri/) - Egzoz kokulu şehrin, başkalarını yargılamaktan dili nasır bağlamış caddelerinde usul usul adımlarla yürüyen bir adam vardı. Yükü, ayaklarından ziyade omuzlarındaydı artık; saçlarının beyazı siyahından çok, ceketi eski ve yıpranmış; fakat asıl eskimiş olan, o ceketin içindeki bedeniydi. Kış güneşi görmemiş mermer kadar beyaz, damarları birer keder hattı gibi belirginleşmiş ellerini, besbelli tutacak bir el bulamayışının - [Bir Şehri Kitaplaştırmak](https://www.insaniyet.net/bir-sehri-kitaplastirmak/) - Kastamonu, klasik medeniyetimizin, yüzü bu yüzyıla dönük şehirleri arasında yer alır. O, her gün yeniden şekillenen çehresiyle, geçmişi ve bugünü verimli bir buluşmaya dönüştürecek özgün bir arayış içindedir. Bütün şehirlerimiz gibi Kastamonu da Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’ini (2001) hatırlatmaktadır. Hatta pek çok şehir monografisine yansıyan toplam ruh hali, aynı köklerden beslenen Kastamonu için de - [Oysa](https://www.insaniyet.net/oysa/) - Başımıza neler gelmedi ki küçüğüm Nelere şahit olmadık bu kısacık zamanda Savaşlar hastalıklar hayasızlıklar Ahmakların yüzünden girilen maceralar Zulümler çekilen çileler ihanetler Az olmanın bize verdiği güçsüzlükler Zayıf olmanın verdiği çaresizlikler Soğuklar açlıklar kocaman yalnızlıklar Kendi elimizle çevirdik dünyayı cehenneme Heveslerimizin esiri olduk Kölesi olduk paranın makamın ve şöhretin Koparılmış çiçekler gibi savrulduk durduk Bir - [Edebiyatımızda Münacat (23)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-23/) - Münacât I Cenap Şahabettin (Manastır, 7 Nisan 1871 - İstanbul, 13 Şubat 1934) 1) Arıyor secdelerde dîdelerim Her gece pür-sitâre küngürede, Düşüp üstünde ağlamak dilerim Söyle ey Tanrı dizlerin nerede? 2) Ta’na razı olur mu adl-i Hudâ Küre üstünde, kirlilikle bizi? Küreyi kim çamurdan etti binâ? Kim çamurdan yarattı kalbimizi? 3) Mahbes-i arzı geçmiyor sesimiz, - [Dindar Büyükler](https://www.insaniyet.net/dindar-buyukler/) - Dindar aile büyükleri; çocuklarının, torunlarının dinin buyruk ve yasaklarından uzaklaşmaları karşısında şaşkınlık ve üzüntü duymuşlardır. Fırsat buldukça bu şaşkınlık ve üzüntülerini göstermeye; ölümü ve ahiret korkusunu unutan, hesap verme kaygısını bilmez görünen bu yeni yetmeleri uyarmaya çalışmışlardır. Bu uyarılardan sonuç alamadıklarında kırıldıkları, küstükleri olmuştur ama öfkeye kapıldıklarını ya da şiddete başvurduklarını ben görmedim. Öfke ya - [Bir Soru Olarak Hayat](https://www.insaniyet.net/bir-soru-olarak-hayat/) - Hayat nedir sizce? Herkesin kendine göre bir hayat tanımı vardır elbet. Bana göre bugüne kadar yapılmış en güzel tanımlama Âşık Veysel’in mısralardır bence. “İki kapılı bir han”. Hayat, insanın bazen içine içine doğru bazen de dışarda yürüdüğü yoldur. Sabahın ilk ışığında göz kapaklarından kalbine dolan umut, gecenin en koyu saatinde içine çöken sessizliktir. Bir yandan - [Padişahın İşi Ne?](https://www.insaniyet.net/padisahin-isi-ne/) - Soğuk algınlığına yakalanınca insanın eli kolu kalkmaz. Bedenimiz hastadır ama belki ruhumuz daha da hasta. Bir mola vermek ister insan; yoğunluğa, koşturmacaya… Belki de bu yüzdendir hastalığın bedenimizi ziyaret edişi. Bu hıza, bu telaşa biraz dur demek ister hücrelerimiz. Rahatsızlık bedene girince olup biteni bir seyretmemiz istenir. Ancak hayatın hızla geçip gidişinde hep başka başka - [Kral Thamus’un Endişesi ya da İnsanın Felaket Eli](https://www.insaniyet.net/kral-thamusun-endisesi-ya-da-insanin-felaket-eli/) - Her buluş ya da icat, hayatımıza, yan tesiriyle birlikte giriyor. Her buluşun ya da icadın yanında bir de negatifi var. İnsanlığın tarihi bu çifte tesirin etkisi altında kuruluyor. Yazgımız böyle. Demirin insan hayatına girmesi olağanüstü bir başarı hikâyesidir fakat aynı zamanda “mertliğin” bozulmasına sebep olan “delikli demir”in de habercisidir. Tüfek, düşmanlarımıza üstünlük sağlar ama masum - [Dilimizdeki Urlar](https://www.insaniyet.net/dilimizdeki-urlar/) - “Biz, insanı kelimelerinden tanırız.” Sosyal hayatın birçok yerinde karşılaşmış olduğum insanların dillerindeki bazı kelimeler- kelime grupları, başka bir tabirle hastalıklı kitleler bu yazının mevzusu. Bu konuyu yazıp yazmama konusunda biraz kararsız kaldım doğrusu. Ama hem Türk lisanını takip eden bir dilci hem de eğitimci olmanın vermiş olduğu sorumlulukla değinmek istedim. Yani vicdanım yine rahat etmedi. - [Bize Dair](https://www.insaniyet.net/bize-dair/) - caddelerimizi otlar kaplayacak ve çatılarımıza kuşlar yuva kuracak ıssızlığın savaşıp galip geldiği sokaklar kaybedecek tüm çocuklarını o çocuklar ki çoktan yitirmişler bahçelerini birer birer çıkıp tahterevalli sıralarından ekmek kuyruklarında kaybolan arka ceplerinde taşıdıkları sapanları kırıp kuşlara ağaçlara ve dağlara küsen elbette aklımızın almadığı şeyler var durduk yere sebepsiz yıkılan duvarlar kurduğumuz tüm hikâyelerin bir sigara - [Aristokrat, Âlim ve Bir Köle: Ayub Süleyman Diyalo’nun Hayatı](https://www.insaniyet.net/aristokrat-alim-ve-bir-kole-ayub-suleyman-diyalonun-hayati/) - Çeviren: Yeşim Sarıbay 2015 yılında Britanya Kütüphanesinde dikkat çekici bir belge tespit edildi. Senegal Nehri vadisinde dünyaya gelen Ayub Süleyman Diyalo’nun babasına hitaben yazdığı, tarihsel önem taşıyan bir mektup gün ışığına çıkarıldı. O vakte kadar bilinmeyen bu mektup üç yönden benzersiz nitelikler taşımaktaydı. İlki coğrafi açıdan: Bu mektup neden Londra’da bulunuyordu? İkincisi dili: Neden üç - [Üşümek](https://www.insaniyet.net/usumek/) - dört köşedir üşümek hangi yana dönsem rüzgâr hangi yana baksam soğuk ellerim uzun ve titrek… soba mıdır içimi ısıtan yoksa havanın rengi mi? dışarda uluyan köpeklere inat ruhumun resmini çizsem mi? saatler çalışıp dururken gri meydanlar pus içinde küçük karelere bölündü evim sanki dumanı yok içinde… - [İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri: Osmanlı’da Tarikatlar (28 Nisan 2010)](https://www.insaniyet.net/ilber-ortayli-ile-tarih-dersleri-osmanlida-tarikatlar-28-nisan-2010/) - Konu: Osmanlı’da Tarikatlar Konuk: Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara * NOT 1: 16 yıl önce Topkapı Sarayı’nın bahçesinde İlber Ortaylı Hoca ile yaptığımız bu konuşma NTV’de yayınlanmış, daha sonra konuşmanın metne aktarılmış şekli bendenize gönderilmiş, tashihlerden, ilavelerden sonra tekrar Ortaylı Hoca’ya sunulmuştur. Kadir gecesi rahmet-i Rahman’a uğurladığımız - [Tasavvur ve Karayel](https://www.insaniyet.net/tasavvur-ve-karayel/) - Şerh eyle de deli gönül şerh eyle Koyun nedir kuzu nedir kurt nedir? Dile düşmüş, dilde dile dil nedir? Şerh eyle de deli gönül şerh eyle Ne oğludur ne kızı âdem nedir? Kim kime kimse, kimse kime kimdir? Can yanar canda canan, candan nedir? Şerh eyle de deli gönül şerh eyle. Esirgeyen ve bağışlayan bir - [Edebiyatımızda Münacat (22)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-22/) - Münacât Muallim Naci (İstanbul, 1850 - İstanbul, 13 Nisan 1893) 1) İlâhî cihân-âferîn zü’l-celâlim Şuhûd-î rübûbiyyetinde avâlim 2) Temâsîl-i erteng-i pür-hikmetindir Kerîm ü kerem-dîde, mazlum ü zâlim 3) Huzurunda mahsût-i kalb ü lisânım Hurûşân-sirişkim, perîşân-mekâlim 4) Ne hâcet var izhâr-ı acz ü niyâza Bütün iftikarım, bütün ibtihâlim 5) Muammâ-yı dil bir garîb âferîde Ne mecnûn - [“Bütün Hatalarının Bedelini Ödemişsin De Dekontunu Kaybetmişsin Gibi Bir Çağ…”](https://www.insaniyet.net/butun-hatalarinin-bedelini-odemissin-de-dekontunu-kaybetmissin-gibi-bir-cag/) - Sanki insanlık bir kasanın önünde durmuş; yüzü yorgun, elleri titrek. “Ödedim” diyor. Ama neyi, ne zaman, kime ödediğini hatırlamıyor. Tarih kitaplarını kapattık sanıyorduk. Oysa tarih, televizyon ekranlarından canlı yayınla akmaya devam ediyor… Birinci Dünya Savaşı bir imparatorluklar mezarlığı gibi geçti içimizden. Gençler toprağa düştü, şehirler haritadan silindi. “Bir daha asla” dendi. Fakat o söz, barut - [Kendimde miyim?](https://www.insaniyet.net/kendimde-miyim/) - Seni iyi tanıyorum, dedim kendime. Uyandığın anda sana naber diyen benim. Dalgın diyorlar ama umursama. Gözlük başında mı diye camdaki aksine nasıl hızlı bir bakış attığını ben gördüm. Sinyal vermeyen aracın aniden sağa döneceğini hissettiğini bir ben biliyorum. Biliyorum, sifonun homurtusunu duymamak için trende ortadan koltuk aldığını, sonra bavula yakın olmak için vazgeçtiğini, koluna çarpmasınlar - [“Bir Avuç Buğday, Bir Dünya Merhamet”](https://www.insaniyet.net/bir-avuc-bugday-bir-dunya-merhamet/) - Bayburt’un sert kışında, karın beyaz örtüsü toprağı kapladığında, kuşların kanadı titrer, yabanın nefesi daralır. Açlık, sessiz bir çığlık gibi dağların yamacında yankılanır. İşte o zaman bir gönül adamı çıkar: Ahmet Özbek. 66 yaşında, ömrünü alın teriyle yoğurmuş bir yiğit. Yazın eker, biçer; ama ne kendi için, ne pazar için… Hasadını ambara koyar, kışın kuşlara ve - [Çanakkale Zaferi ve Ruhu](https://www.insaniyet.net/canakkale-zaferi-ve-ruhu/) - 18 Mart 1915; İslam’ın son kalesi Osmanlı’ya saldıran “yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi” vahşi dünyanın, haçın hilâl karşısında Çanakkale’de denizde hüsrana uğradığı, “medeniyyet denilen kahpe”nin maskesinin yırtıldığı tarihtir. 18 Mart; lise ve üniversite öğrencilerinin hiç tereddüt etmeden Allah, vatan, bayrak, din ve namus için cihada gidip Çanakkale’de şehadet şerbetini içerek ölümsüzleştikleri zafer günüdür. Tek başına 276 - [Ramazan Ayı Neden Önemlidir?](https://www.insaniyet.net/ramazan-ayi-neden-onemlidir/) - Ramazan, olağanüstü bir zaman dilimi ve muhteşem bir aydır. Nitekim Bakara Suresi 185. ayet şöyle başlar: “Ramazan öyle bir aydır ki…” Aslında burada ayetin devamını vermeden önce biraz tefekkür etmekte fayda vardır. “Bu ayet nasıl devam ediyor…?” “Bu ayet, Ramazan’ın önemini neye dayandıracak?” “Ramazan’ın önemli olmasının sebebi olan şey karşısında kişisel olarak durumum, tavrım nedir, - [Ezan Yemek Oruç Bozar Mı?](https://www.insaniyet.net/ezan-yemek-oruc-bozar-mi/) - Ezan okunması gereken vakit geçmiş, bekleyişimiz anbean bir kızgınlığa bürünmeye başlamıştı. Daha evvel de okunurdu bu ezan ama her nedense saati hiç bu kadar dikkatimi çekmemiş, gecikmesi hiç bu kadar dokunmamıştı. Aslolan, vaktin girmesiydi hâlbuki. Ezan, bir çağrının vücut bulma hâliydi. Neye çağırıyordu ezan? Namaza! Evet. Bu ezan, akşam namazı içindi. Ben ise iftar ezanını - [yakamoz sancısı](https://www.insaniyet.net/yakamoz-sancisi/) - I merhamet dileniyorum gönlümdekilerini ziyan etmesin diye aklım ne zaman giysem acımak denen elbiseyi özgür bir elin ayasını öptüğüm gece korku nefesini tükettiğim olur şansım tüm gizemlerin içinde yalınayak tüm zamanların en kötü sarkacı gecedir bir evliya nefesidir ılık bir el yumuşaklığıdır dudaklarıma dokunan çiçek tortuları söz versem mi olur karşıdayım ben, karşımdaki sen anlayışlı - [Ramazan’da “Okuma ve Muhasebe” Vurgusu: Mehmet Nezir Gül’den Kitapla Bağ Kurma Çağrısı](https://www.insaniyet.net/ramazanda-okuma-ve-muhasebe-vurgusu-mehmet-nezir-gulden-kitapla-bag-kurma-cagrisi/) - Yazar Mehmet Nezir Gül, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 43 yıldır düzenlenen Türkiye Ramazan Kitap ve Kültür Fuarı kapsamında gerçekleştirdiği söyleşide Ramazan ayının muhasebe, tövbe ve ilimle yeniden buluşma fırsatı sunduğunu belirterek, “Kitapla olan irtibatımızı koparmamalıyız.” dedi. Ankara – Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 43’üncüsü gerçekleştirilen Türkiye Ramazan - [Ankara'da "İnsaniyet" Buluşması: Akademi ve Düşünce Dünyası Ramazan İftarında Bir Araya Geldi](https://www.insaniyet.net/ankarada-insaniyet-bulusmasi-akademi-ve-dusunce-dunyasi-ramazan-iftarinda-bir-araya-geldi/) - İnsaniyet.net yazarları ile İnsaniyet Eğitim Kültür ve Sanat Derneği üyeleri bu yıl dördüncüsü düzenlenen Geleneksel İnsaniyet İftarında bir araya geldi. Ankara Gölbaşı Hakimevi’nde 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen programda ramazan ayının manevi atmosferi eşliğinde ilim, kültür ve düşünce alanındaki çalışmalar ile yeni projeler ele alındı. Program Kur'an Tilavetiyle Başladı Sunuculuğunu Fatih Karadayı’nın yaptığı program, Fatih - [Yenilenme](https://www.insaniyet.net/yenilenme/) - Hayat, dünyaya gözlerini açan her bebeğe “her daim kendini yenile” mesajını fısıldarken aslen kendi anlamını da ortaya koyar. Kubbealtı Lugati’nde hayatın dokuz anlamından birkaçı bu hakikate işaret eder: Hayat 1: Organların canlının varlığını devam ettirecek şekilde işlemesi; canlıların, organlarının faaliyeti sonucunda varlıklarını sürdürmesi durumu, yaşama, dirilik. Hayat 5: Hareketli ve zevkli yaşayış, canlılık. Hayat 6: - [Modern Dünyanın Karanlık Dehlizleri](https://www.insaniyet.net/modern-dunyanin-karanlik-dehlizleri/) - Günümüz dünyası, teknolojik ve maddi açıdan zirve noktasını yaşarken; manevi, ahlaki ve hukuki açılardan derin bir uçuruma doğru sürüklenmektedir. "Yeni Dünya Düzeni" olarak adlandırılan bu süreç, bireysel özgürlükleri kutsallaştırırken toplumsal otokontrolü zayıflatmış, maalesef ahlaki yozlaşmanın kapılarını ardına kadar aralamıştır. Bu yozlaşmanın en somut ve ürkütücü yansıması ise "haklının değil, güçlünün üstün olduğu" bir sistemin küreselleşmesidir. - [Ben Sen O Biz Siz Onlar](https://www.insaniyet.net/ben-sen-o-biz-siz-onlar/) - Çılgınlar gibi midelerine koşuyorlar. Tüketerek tükenecekleri şeylere koşuyorlar. Hiçbir şeyin ‘bir’i yetmez; iki, üç, dört, beş...on dört, yirmi beş, yüz seksen iki... al ki tüketebilesin, tüket ki alabilesin. Yiyecek, içecek, eşya, vakit, ömür... yetmez. Tüket. Çokça rab edin. Emir verebileceğin rabler edin. Senden emir alacak rabler edin. Tüketip atabileceğin rabler. Emir almakta kusur etmeyecek, isimlerini - [Edebiyatımızda Münacat (21)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-21/) - AMAN ALLAH Âşık Ruhsatî (Sivas, 1835? -Sivas, 1899?) 1) Beni yarattı kul deyi Olamıyom aman Allah Ara emrimi bul deyi Bulamıyom aman Allah 2) Nefsile olmuşum öğür Başa geldi geçti ömür Gözüm kör kulağım sağır Gülemiyom aman Allah 3) Ne yeşilim ne ağım var Ne bostanım ne bağım var Ne elim ne ayağım var Gelemiyom - [Beklemek](https://www.insaniyet.net/beklemek/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Beklemek, bir durmak değildir. Tam aksine: İçten içe akan, genişleyen, derinleşen bir harekettir. Dışarıdan bakıldığında sessiz gibi görünür ama içinde zamanın yükü vardır. Bekleyen insan, zamana dokunur. Onu sadece yaşamakla kalmaz; onun içinde kalır. Çocuk bir sesi bekler: Annesinin sesi. Âşık bir bakışı: Gözlerin içinde bir işaret. Yaralı bir - [İstiklâl Marşı’nın Kabul Yıldönümü Vesilesiyle "Mehmet Akif Ersoy Kitabımı Kaç Kurum ve Yayınevi Yayımladı?"](https://www.insaniyet.net/istiklal-marsinin-kabul-yildonumu-vesilesiyle-mehmet-akif-ersoy-kitabimi-kac-kurum-ve-yayinevi-yayimladi/) - Akif ile ilgili ilk yazımı ne zaman yazdım. Hemen söyleyeyim: 60 yıl önce. İstanbul İmam Hatip Okulu’nda her sınıfın bir gazetesi vardı. Yazarları o sınıfın öğrencileri idi. Çerçevelenmiş bire bir basit bir sunta parçası. Bir kişi yönetimini üstlenir, ayda bir yazılar değişir. Resim, karikatür de dâhil, renkli kalemlerle süslenmiş bir mevkûte. Uzun müddet sınıf gazetesini - [Sümbül Sadece Bir Sembol Değildir](https://www.insaniyet.net/sumbul-sadece-bir-sembol-degildir/) - Çiçekler de kültürün bir parçasıdır. İfade ettikleri anlam ise o kültürün incelikleri hakkında bize güçlü ipuçları verir. Lale, gül, nergis, gülhatmi, kasımpatı, şebboy, şakayık, papatya, ortanca, buhurumeryem, begonya, begonvil, sardunya, fulya, fesleğen, yasemin, hanımeli, kardelen, açelya, krizantem, karanfil, lavanta, menekşe, orkide, petunya, zambak, hüsnüyusuf, leylak, lilyum, manolya, nilüfer, glayöl, zümrüt, sümbül ve daha niceleri… Uzayıp - [İncecik Bir Çizgi](https://www.insaniyet.net/incecik-bir-cizgi/) - Bir taziye dönüşündeydik sanki. Kapının önünde kalabalık bir insan topluluğu, hatır istiyor, uğurlanıyordu. Köydeydik. Yağmur vardı, çamur vardı; çocukluğumdan kalma bir akşam gibi… Yaklaştıkça fark ettim ki bu insanlar, artık hayatta olmayan aile büyüklerimizdi. Birbirlerine sarılıyor, ağlaşıyorlardı. Gözyaşları toprağa düşüyordu; sanki toprak onları tanıyor, sessizce bağrına basıyordu. O an içimde beliren kederin sebebini tam olarak - [İslam: Sabite ve Değişken Dengesi](https://www.insaniyet.net/islam-sabite-ve-degisken-dengesi/) - İslam’ın inanç ve zihniyet yapısı süreklilik içinde değişim üzerine kurulmuş olup kendi içinde sabite ve değişken dengesi söz konusudur. Zira yaratılmış olan her varlığın değişen bir yanının yanında değişmeyen bir tarafı bulunmaktadır. Bu yüzden İslam ilkeleri sabite ve değişken şeklinde iki kategoriye ayrılır. Sözgelimi her peygamberde din aynıdır ama şeriatlar değişmektedir. İslam özelinden baktığımızda İslam’ın - [Akıncı Beyi](https://www.insaniyet.net/akinci-beyi/) - (Merhum Özdemir BAYRAKTAR’a ithafen) Şahbaz atlar gök yeleli akınlarda, Taşıyordu Buhara’dan Garipçe’ ye bir sancak. Musab’tan, Ulubatlı’dan mukaddes bir emanet, Bir alemdar, bir akıncı; onu bastı bağrına, Masmavi burçlara dikmek için. Kartal bakışlarıyla baktı gök kubbeye. Kanında Lütfi Reis’in hırçın rüzgârları, Karadeniz’in bitmez tükenmez dalgaları, Sarmıştı bir kere yorgun yüreğini. Bir hayaldi onu uyutmayan, Rahat - [Kelimât ve Amişnâmeler](https://www.insaniyet.net/kelimat-ve-amisnameler/) - Fizik âlemindeki sonsuz renklilik ve çeşitliliğin bir benzeri de düşünce dünyasındadır. “Dünyada başparmak kadar farklı beyin vardır” cümlesiyle ifade edilen gerçek de bu olsa gerektir. İnsan aynı metinleri okur farklı yorum yapar, aynı sözleri duyar değişik netice çıkarır. Bunun tabii sonucu olarak aynı üstadan ders alanlar farklı bir yolun yolcusu olabilir, aynı mürşidden feyz alanlar - [Sahi mi?](https://www.insaniyet.net/sahi-mi/) - Sordum nefsime bu gece yine, Dünya hevesinden geçtin sahi mi? Bir damla gözyaşı döküp secdeye, Hak kapısını çaldın sahi mi? Kalbin kırılınca susup derinden, Hakka sığınıp da yandın sahi mi? Dertleri rahmet bilip içinden, Şükür kandilini yaktın sahi mi? Bir yetim başını okşayıp gizli, Bir garip gönlüne aktın sahi mi? Menfaat gölgesinin silip izini İhlâs - [Üç Gün Susmanın Sırrı (Meryem, 19/10)](https://www.insaniyet.net/uc-gun-susmanin-sirri-meryem-19-10/) - Kur’an-ı Kerim kıyamete kadar insanlığa şifa ve rahmet olmaya devam edecek. Her bir ayetinde, kelimesinde, harfinde hatta tecvid kurallarında bile kulak veren, aklını ve gönlünü açan bahtiyarları nurlandırmayı sürdürecek. “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlemişse, onun mükâfatını alacak” Zilzal, 99/7 ayetinde izhar; “Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapmışsa, onun karşılığını/cezasını görecektir” Zilzal, 99/8 - [Sultan I. Abdülhamid’in Hücre Kasidesi](https://www.insaniyet.net/sultan-i-abdulhamidin-hucre-kasidesi/) - Osmanlı Dönemi Mescid-i Nebevî’deki Bazı İmar Faaliyetleri Osmanlı padişahlarının ve hanedan mensuplarının Haremeyn’e ayrı bir sevgi ve muhabbet besledikleri bilinen bir gerçektir. Farklı zaman dilimlerinde pek çok hediyeler gönderdikleri gibi insanların ihtiyaç duydukları ne varsa karşılamaya azami derecede özen göstermişlerdir. Bununla birlikte Haremeyn’de özellikle Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’de muazzam hizmetler yürütmüşlerdir. Kanunî Sultan Süleyman - [Edebiyatımızda Münacat (20)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-20/) - Münâcaat Şinâsi (İstanbul 1826? - İstanbul 13 Eylül 1871) 1) Hak Teâlâ azamet âleminin pâdişehi Lâ-mekândır olamaz devletinin taht-gehi 2) Hâsdır Zât-ı İlâhisine mülk-i ezelî Bî-hudûd anda olan kevkebe-i lem-yezeli 3) Eser-i hikmetidir yerle göğün bünyâdı Dolu boş cümle yed-i kudretinin îcâdı 4) İzzet ü şânını takdis kılar cümle melek Eğilir secde eder pîş-i celâlinde - [Doğrudur](https://www.insaniyet.net/dogrudur/) - Rahatınız bozulmasın diye hangi doğrumdan vazgeçeyim diye sordu, karanlığı yararak yürürken Kaplumbağa Terbiyecisi. Mezarlığın kapısı öyle bir gıcırdadı ki, kapının üzerindeki boyalar ürktüğünden pul pul döküldü. Başındaki külah, külaha sarılı yemeni ağaç dallarına sürtündükçe hiç de alışık olmadığı sesler çıkarıyordu. Turuncu kaftanı gecenin karanlığında hakiye çaldığı için ormanlık yolda seçilemiyor, Mirza Bey, Kaplumbağa terbiyecisinin gelip - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları, “Ramazan Ayında Bireysel ve Toplumsal Olgunlaşma” Konulu Sunumuyla Prof. Dr. Asım Yapıcı’yı Konuk Etti](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-ramazan-ayinda-bireysel-ve-toplumsal-olgunlasma-konulu-sunumuyla-prof-dr-asim-yapiciyi-konuk-etti/) - İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneğimiz tarafından Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Kabakçı Konağında 17 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, “Ramazan Ayında Bireysel ve Toplumsal Olgunlaşma” konulu sunumuyla Prof. Dr. Asım Yapıcı’yı konuk etti. Eyyüp Yıldırım’ın yönlendiriciliğinde gerçekleştirilen program, Altındağ Anafartalar Sarraflar Camii İmam Hatibi Ekrem Özdemir’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Yıldırım, Prof. Dr. - [Kur’an Dersleri ve Hafızlık Üzerine “Hafız-ı Kur’an’ın; muhafızı Kur’an olur.”](https://www.insaniyet.net/kuran-dersleri-ve-hafizlik-uzerine-hafiz-i-kuranin-muhafizi-kuran-olur/) - Devlet-i Aliye’nin kurucusu olan Osman Gazi’nin Yüce kitabımıza olan saygısı meşhurdur. Geceyi geçireceği odada bulunan Kur’an’ı Kerim’e hürmeti sebebiyle görmüş olduğu rüya büyük Osmanlı Devleti’nin müjdecisi olmuştur. Bir hafızlık hocam vardı, (Allah gani gani rahmet eylesin) akademik olarak tahsilli, diplomalı birisi değildi ama biz öğrencileriyle orijinal diyaloglar kurar ve Kur’an’ı ezberletmenin yanında onun ahlâkını ve - [Lakin](https://www.insaniyet.net/lakin/) - Tanrı, uludur, birdir, tektir. Ondan başkası yoktur. Bir tanedir, O’dur her varlığı yaratan. Ta başlangıçta vardı Tanrı. Tek varlıktı o. Hiçbir şey yokken o vardı. Her şeyi o yarattı. Ezelden beri gelen varlığı, Ebediyete kadar sürecek. Gizlidir Tanrı, Kimse görmemiştir onu. İnsanlara ve yarattıklarına Sır kalır her zaman. Mısır Firavunu Akhenaton’un Tanrısı Aton’a yazdığı şiir - [Umutla Yaşamak (3)](https://www.insaniyet.net/umutla-yasamak-3/) - 23 Ocak 2026, Cuma Ankara daveti için dün yola çıktık. İlk uğrak yerimiz Bolu oldu. Burada kızım Nesime Beyza’nın evinde kalacak, onun tezine biraz bakacak ve sabahleyin de onu alarak Ankara’ya geçeceğiz. Böyle planlamıştık. Yolda planda biraz değişiklikler oldu; Beyza’nın akşam misafirleri varmış, benim için de bir program yapmışlar… Bu değişiklik iyi oldu, zira buna - [Gizli Sayılar (Hidden Figures, 2016)](https://www.insaniyet.net/gizli-sayilar-hidden-figures-2016/) - Yaradılıştan gelen farklılıklar nedeniyle kendilerini ayrıcalıklı sanan bir grup sözüm ona üstün insanlar ve medeni haklarını medeni şekilde almaları beklenen ancak eşit koşullarda dahi yaşayamayan gerçek yetenekler. Daha zekiler, daha çalışkanlar, daha çok sorumluluk sahibiler ama hiç bir zaman eşit haklara sahip değiller... Ne zaman cılız bir sesle aynı haklara sahip olmaları gerektiğini ifade etmeye - [Mamadan Sonra Portakal Suyu İyi Geldi](https://www.insaniyet.net/mamadan-sonra-portakal-suyu-iyi-geldi/) - -O ne? -Portakal suyu. İster misin? -Hı hııı! -Az iç ama. Doktorlar sıvı içmeni yasakladı biliyorsun. -Olsun. -Güzel mi? -Evet Günlerdir mideme mamadan başka bir şey girmedi. Ağızdan bir şey yemeyi neredeyse unutmuştum. Sadece yemek ve içmek mi? Konuşmayı da unutmuştum. Neyse, bu portakal suyu benim için çölde bulunan bir vaha gibiydi. Mamadan sonra portakal - [Muhabbet Dediğin](https://www.insaniyet.net/muhabbet-dedigin/) - Hücreme doldu pulsuz mektuplar, ıslaktı kanatları Ama fakat lakin ve virgül koyamadığımız anahtarlar Müfredattan ezber de kalktı, açıldı kapı. Ayaktayım. Gönlüm el pençe Divan kaleme, uydum Kitap’a. Sabır çevrimiçi, şükür ki çevrimdışı göz bebeklerim Kaç sanat öğrendi lisansım, kaç diplomadan muaftı aşk Tartamadım hasreti, kesretti karşılıksız lisanlar Bir âlemdi taşlarını ceplerinde taşıyan ebabil filler Kaydırakta - [Kültürel Paradigma Değişikliği](https://www.insaniyet.net/kulturel-paradigma-degisikligi/) - Batılılaşma ile ilgili fikri altyapının görünür olması Tanzimat Fermanıyla başlar. O günden bu güne kitaplar, makaleler, tezler gibi birçok yazılı materyal; konferanslar, oturumlar, seminerler gibi paylaşımlarla Batılılaşma serüvenimiz bütün yönleriyle anlatılmıştır, anlatılmaktadır da. Mehmet Akif Ersoy, Mümtaz Turhan, Erol Güngör ve en sert eleştirileri yapanlardan birisi olan D. Mehmet Doğan Batı ve batıcılık anlayışıyla ile - [Hoş Geldin Yâ Şehr-i Ramazan](https://www.insaniyet.net/hos-geldin-ya-sehr-i-ramazan/) - Yazımıza koyduğumuz başlık hepimizin bildiği sıradan bir söyleyiş gibi gelebilir. Düşündüğümüzde hayatımızda sıradanlaşmış ama değerini ancak yokluğunda idrâk ettiğimiz birçok değer gibi ramazan ayı da âdeta hayatın akışı içerisinde sezdirmeden, senede bize bir uğrayıp geçer. Bir garip misafir gibi, yerine razı bir şekilde hanelerimize, bedenlerimize, sokaklarımıza, minarelerin mahyâlarına bir uğrayıp geçiverir. Bu misafirlik öyle nahif - [Edebiyatımızda Münacat (19)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-19/) - Amân Ya Rab Şeref Hanım (İstanbul, 1809-İstanbul, 1861) 1) Zebûn-ı nefs-i meyyâlim Amân Yâ Rab Amân Yâ Rab Bilirsin cümle aḥvâlim Amân Yâ Rab Amân Yâ Rab 2) Felek hâl-i dili her bâr İder miḥnet ile düşvâr Bu hâletden beni kurtar Amân Yâ Rab Amân Yâ Rab 3) Acebdir cümle etvârım Bütün bîhûde güftârım Günehkârım - [Bir Akşam](https://www.insaniyet.net/bir-aksam/) - 30.01.2026 Dün akşam ne mi oldu? Neler olmadı ki! Aslında sadece dün akşam bir şeyler olmamıştı; bunun bir de evveliyatı vardı. Bir zamanlar, bir şeyler olmuştu; bizim çok dışımızda bir şeyler. Sonra olan bitenler bize de sirayet etmişti. Anlayacağınız bize de bulaşmıştı. Sonunda bütün yollar kapanmıştı. Ne bir yerlere gidilebiliyor, ne de bize gelinebiliyordu. Arada - [Yanlış Zamanda Yanlış Şeytanı Taşlamak](https://www.insaniyet.net/yanlis-zamanda-yanlis-seytani-taslamak/) - Avı Alkışlayanlara Bataklığın Haritası Belgeler saçılıyor. İsimler dolaşıyor. Listeler yayınlanıyor. Her hafta yeni bir dosya açılıyor ve dünya bir anda ayağa kalkıyor: "Vurun kahpeye!" Sonra ne oluyor? Sonra dünya yine dönüyor. Çünkü olan şey çoğu zaman adalet değil; toplu bir şeytan taşlama ayini. Bir günah keçisi seçiliyor, kalabalık öfkesini boşaltıyor, vicdan rahatlıyor ve herkes yoluna - [Allah’ın Dinini Yeryüzünde Hâkim Kılma Mücadelesi](https://www.insaniyet.net/allahin-dinini-yeryuzunde-hakim-kilma-mucadelesi/) - Devlet kurucusu Osman Bey, Bursa kuşatması esnasında çadırında son nefesini verirken, dizinin dibinde oturan oğlu Orhan Beye şöyle seslenmişti: ”Oğlum Orhan, bizim davamız kuru bir kavga ve cihangirlik davası değildir. Bizim gayemiz Allah’ın dinini yeryüzünde hâkim kılmaktır.” İslam toplumlarında “Allah’ın dinini yeryüzünde hâkim kılma” ifadesi, Müslümanların en temel dava ve sorumluluklarından biri olarak kabul görmüştür. - [Bütün Aylar Hilâle Meftun…](https://www.insaniyet.net/butun-aylar-hilale-meftun/) - Çünkü hilâl, göğün dudağında yarım kalmış bir duadır. Hilâl eksiktir. Tam değildir. Ama tam olmaya en yakın duadır. Gece, siyah bir mürekkep gibi akarken ufka, bir çizik belirir karanlığın alnında. Sanki kader, göğe ince bir hat çekmiştir: “Başla.” Çünkü hilâl başlangıcın adıdır… Ramazan ise o başlangıcın rahmetle büyüten çoğaltan halidir… Zamana bırakılan ilahi bir imza - [Şehir Paradoksu II](https://www.insaniyet.net/sehir-paradoksu-ii/) - bir kirmanda ip gibi eğirilirken ömrümüz birer birer ayrıldık siyahlardan lakin beyaz da olamadık griler içinde yüzer şimdi gönlümüz caddelerde bir gölge gibi dolaşır ruhumuz ki kaldırımları soğuk ve ıssızdır o caddelerin ne kadar bağırsan da hiç duyulmaz sesin gözlerini kapayıp düşünürken yapraksız ağaçları sıvaları dökülmüş kerpiç damları istediğin kadar yok say artık tüm şehirleri - [III. Viyana Kuşatması](https://www.insaniyet.net/iii-viyana-kusatmasi/) - Aslında Avusturya ile ilgili kitap yazsam ancak meramımı ifade etmiş olurum. Şimdilik bu yazıyla iktifa edelim. 28 Şubat süreci sebebiyle ülkelerine sığdırılmayan İmam Hatip Lisesi mezunlarımıza kucak açtı Avusturya. Osmanlı döneminde yaptıkları anlaşmaya sadık kalarak üç bin civarı öğrencimizi kabul ettiler. Yine bu anlaşma gereği Türk öğrencilerden üniversite öğrenci harcı alınmıyordu. Ne var ki bunun - [İkiz Şehirler: Mekke ve Medine’ye Bir Bakış](https://www.insaniyet.net/ikiz-sehirler-mekke-ve-medineye-bir-bakis/) - Müslüman tarihçiler sadece insan üzerinden değil aynı zamanda mekânlar/şehirler üzerinden de tarihe bakmayı ve tarihi değerlendirmeyi önemsemişlerdir. Bu yüzden başta Mekke, Medine, Bağdat vb. merkezler olmak üzere pek çok şehir hakkında müstakil eserler telif edilmiştir. Fakat galiba bir husus, dikkatlerden kaçmıştır. O da şehirlerin, tıpkı insanlar gibi birbirleriyle ilgili, irtibatlı oldukları ve çeşitli şekillerde birbirlerini - [Bekleme Salonu](https://www.insaniyet.net/bekleme-salonu/) - Ey huzura ermiş nefs! Ey daimî ve muhterem dostum, Ben artık bekleme salonunda değilim. Belki beni salondaki köşemde göremeyince merak ediyorsundur. Ben artık bekleme salonundan çıktım, olmam gereken yerdeyim, Asıl yurdumdayım… Bekleme salonunda vakit geçirirken adı anıldığında kalbimin pır pır attığı, “acaba beni de oraya kabul ederler mi” diye hep merak ettiğim, hayalini kurduğum yerdeyim. - [Edebiyatımızda Münacat (18)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-18/) - Münâcât Leylâ Hanım (İstanbul, 1782? - İstanbul, 1848) 1) Rahm eyle bu dil-haste-i nå-çâre İlâhî Zahm-i dilime senden olur çâre İlâhî 2) Bir mücrim u 'âsi kuluñum rû-siyâhım 'Afvıñla nazar kıl bu günehkâre İlâhî 3) Bakma yüzümün karasına rûz-ı cezâda Bağışla beni Ahmed-i Muḥtâra İlâhî 4) Ol günde bırakma kerem it hâ'ib u hâsır İsyânım - [Biyolojik Ölümü Tatmak ve Kur’an’daki Zâika Kavramı](https://www.insaniyet.net/biyolojik-olumu-tatmak-ve-kurandaki-zaika-kavrami/) - İstanbul’da sembolik anlam taşıyan iki mezarlıktan birisi Avrupa yakasındaki Zincirlikuyu, diğeri Anadolu yakasındaki Karacaahmet Mezarlığıdır. Öteden beri, Zincirlikuyu seküler, Karacaahmet ise muhafazakâr yaşam tarzını temsil ve tercih edenlerin son uğrak yeri olarak genel bir kabul görmüştür. 1994 Seçiminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni devralan yönetim, mezarlık alanlarına özel bir ihtimam göstermiştir. Dönemin büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip - [Hadi Ölümü Analım](https://www.insaniyet.net/hadi-olumu-analim/) - Şimdi bu toprak benim oğlumu alıp yuttuysa her şeyi yutabilir tamam mı? Genç beyaz yüzüne şu kara toprağı attılarsa, kürekleyip kürekleyip attılarsa alladığınız pulladığınız, her sabah aynada kontrol ettiğiniz o tertemiz yüzünüze de şak diye çarpacak. Bu olduğunda kurtlar hüzünle ulumayacak dağlarda. Bir yağmur damlası yapraklardan süzülüp yavaş çekim düşmeyecek. Trafik devam edecek o sırada, - [Topraktan Ev Sahibi Olma Fırsatı](https://www.insaniyet.net/topraktan-ev-sahibi-olma-firsati/) - Kalbe Yıldırım Düşüren Notlar Bir reklam tabelasında ilişti gözüme bu cümle. Ev sahibi olmak hem de topraktan... Davudi Tai'nin meşhur sözü geldi aklıma sonra Hangi güzel yüz ki toprak olmadı. Hangi ceylan göz ki yere akmadı. Rivayete göre bu şarkı sözünü duyuyor ve değişiyor tamamen hayatı. Tıpkı o söz gibi şimşekler çaktırdı bu ilanda kalbimde. - [Sınır](https://www.insaniyet.net/sinir/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Her şeyin bir sınırı var deriz. Ama neyin gerçekten bir sınırı var? Mesafenin mi, kalbin mi, yoksa dayanmanın mı?.. İnsan sınırlarla doğar: Teninin sınırı bedendir, evinin sınırı duvardır, dilinin sınırı düşüncesidir. Ama her sınır, aynı zamanda bir çağrıdır: "Ya beni aş ya da bende dur." Sınırlar çoğu zaman korkuyla çizilir. - [Merhaba Ey Şehr-i Ramazan](https://www.insaniyet.net/merhaba-ey-sehr-i-ramazan/) - Ramazan ayının gün ve gecelerini güzelleştiren insanlardan biri de bestekârlardır. Teravihlerde aralarda okunan Itrî’nin muhteşem bestesi salat-ı ümmiyeler başta olmak üzere iftar ve sahur programlarında hanendelerden yıllardan beri dinlediğimiz, Enderun teravihlerinde nefeslendiğimiz ilahilerin bestekârlarını rahmetle, minnetle anıyoruz. Bu güzellikleri bize sunan insanlardan biri de Muallim İsmail Hakkı Bey’dir. Onun bir bestesiyle bu mübarek aya merhaba - [Şükür Psikolojisi](https://www.insaniyet.net/sukur-psikolojisi/) - Günümüz insanının karşı karşıya kaldığı psikolojik rahatsızlıkların önemli sebeplerinden biri de şükür bilincinin zayıflaması ve sahip olunan nimetlerin fark edilememesidir. Oysa şükür hem ruhsal hem de zihinsel sağlık için temel bir denge unsurudur. Modern yaşamın hızlı temposu, sürekli “daha fazlası”na odaklı beklentiler, yapılan bitmek bilmeyen karşılaştırmalar ve maddî-tüketim odaklı yaklaşım, insanın şükür farkındalığını giderek aşındırmaktadır. - [Ya Elektrikler Kesilirse?](https://www.insaniyet.net/ya-elektrikler-kesilirse/) - Hayatımızın her anı birbirinden farklı durumlar içerir. Hiç ummadığımız bir anda yapacağımız bir iş ile ilgili kolaylıklar önümüze serili verir. Tabii her girişimimiz böyle devam edecek anlamına gelmez. Engeller veya zorluklar elbette olacak. Ancak beynimiz öyle güzel yaratılmış ki koşullar zorlaştıkça onu pratik bir şekilde çözmeye odaklanır. Üretilen ürünlerin ve yapılan pek çok icadın temelinde - [Pirüpak Biri Kir](https://www.insaniyet.net/pirupak-biri-kir/) - Zulmet yıldırımları çarpınca zihnime Kuru gürültüyle sökün eder gökler Kökler hâksız yere ekilir Nefsine zulmetmiş kul tohumundan Mazlumlar filizlenir şimşek hızıyla Ahı yerde kalmaz, arşıâlâ’ya çekilir Kanlı ellerim yıkanır garip gözyaşlarımla Ayağımda Kızıldenizler birikir Sahilinde Musa girdabında Firavun Pirüpak biri kir… Sağ elim baltayı vurur putlara Güneş kan kızıllığında Ay kefen beyazında can çekişir Sol - [Çizgiden Vicdana, Vicdandan Tanıklığa](https://www.insaniyet.net/cizgiden-vicdana-vicdandan-tanikliga/) - Çizgiden vicdana, vicdandan tanıklığa: Filistin Ankara’da konuşuluyor Filistin, bu kez rakamlarla değil; çizgiyle, sessizlikle ve vicdanla anlatılıyor. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından düzenlenen “Hasan Aycın Çizgilerinde Filistin” sergisi, usta çizer Hasan Aycın’ın yıllardır kelimelere ihtiyaç duymadan anlattığı Filistin hafızasını izleyiciyle buluşturuyor. 17 Şubat 2026 Salı günü saat 14.00’te açılacak sergi, yalnızca bir - [Dağların Sırrı](https://www.insaniyet.net/daglarin-sirri/) - Servet Hocaoğulları'ndan dayısı Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Hocamızın Bursa'ya davet etmek için telefonunu istedim. O da ofis komşusu Beyan Yayınlarının Sahibi Ali Kemal Temizel Bey’in telefonunu verdi. Onunla görüşür isen daha sağlıklı bir görüşme olur dedi. Ali Kemal Bey’i aradım kendimizi tanıttık talebimizi ilettik. O da hocanın zihinsel olarak da fiziki olarak da yorgun - [Kültüre Dönüşen Okuma Yolculuğumuz](https://www.insaniyet.net/kulture-donusen-okuma-yolculugumuz/) - Her şeyin maddi değerlerle ölçüldüğü çağımızda aklın ve ruhun gıdası olabilecek bir okumanın ihtiyaç olarak görülmediği, kitapseverlerin “kitap delisi” kabul edildiği, öğrenciliğin “diploma ve kariyer avcısı” olarak algılandığı, “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi” olunduğu, az sayıda okuyanların da niteliksiz, hayırsız ve bilinçsiz okuduğu bir ülkede eğitim, kültür ve sanat alanında ne kadar gelişme olabilir? Bu - [Bir Mürşid-i Kâmilimiz Var mı?](https://www.insaniyet.net/bir-mursid-i-kamilimiz-var-mi/) - İnsanoğlu her zaman halden hale geçebilir. Yolunu şaşırır, rotayı şaşırır, kitapları karıştırır. Doğruyu yanlış, yanlışı doğru görebilir. İsteyerek veya istemeyerek günaha girebilir. Yaşadığı bazı haller sonucu en doğru istikameti bulmakta zorlanabilir. Bütün bunlar normal. İyidir demiyorum, yaşanabilir anlamında normal, yani mümkün. Anormal olan husus, hata ve yanlışta ısrarcı olmak, o tehlikeli alanlarda gezinmeye devam etmektir. - [Mekanik Kanatlar ve Zarif Bir Gökyüzü: Motorlukuş’tan Teknofest’e](https://www.insaniyet.net/mekanik-kanatlar-ve-zarif-bir-gokyuzu-motorlukustan-teknofeste/) - ​Cahit Zarifoğlu, Motorlukuş hikâyesinde bizi sarsıcı bir dilemma ile baş başa bırakır. Göğüs kafesinde ilahi bir ritim taşıyan kuşların yanı başında; pille çalışan, gıcırdayan ve metalik soğukluğuyla gökyüzüne sızan bir yabancıyı anlatır. Hikâye kısaca şöyledir: Yabancı diyarlara giden kırlangıç, otokuşlar tarafından kandırılır ve kendisine küçük bir motor takılır. O artık Kırlanmotor olmuştur. Elbette ilk başlarda - [Edebiyatımızda Münacat (17)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-17/) - Münâcât Be-Dergâh-i Ķadiyü'l-Ḥâcât Selîm-i Sâlis, (Üçüncü Selim) / İlhami (İstanbul, 24 Aralık 1761 - İstanbul, 28 Temmuz 1808) 1 'Azimü'ş-şânsın Mevlâ seniñ lutfun baña çokdur Nice şükrün kılam îfâ seniñ lutfun baña çokdur 2 Saña her demde muḥtâcım şükür şıḥhatde mîzâcım Ne bî-âbım ne hod acım seniñ lutfun baña çokdur 3 Bir âdil padişah sensin - [Dinler Tarihi veya Tarihin Yegâne Dini Olarak İslam - İnanç ve Kültürlerde Tahrifatın Etno-Teolojik Boyutları](https://www.insaniyet.net/dinler-tarihi-veya-tarihin-yegane-dini-olarak-islam-inanc-ve-kulturlerde-tahrifatin-etno-teolojik-boyutlari/) - 1. Tarihin Başlangıcı Olarak İslam İslam, insanlık tarihindeki bütün inanç sistemlerinin özü, kaynağı ve ilk biçimidir. İnsanlığa gönderilen ilk ilahi mesaj, saf ve bozulmamış haliyle İslam’dır. Bu anlamda İslam: İlk inançtır, İlk doğru yol (minhaç)tır, Peygamberler zincirinin ortak çağrısıdır. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen bütün peygamberlerin tebliğ ettiği din, özünde aynı hakikati taşır: Allah’a - [Kur’an’a Göre Dört Cahiliye](https://www.insaniyet.net/kurana-gore-dort-cahiliye/) - Hz. Âdem (a.s.)’e esmanın öğretilmesi (Bakara, 2/31) aday insanın insan olması ve insan kalmasının özetle ontolojisinin (varlığı) epistemoloji (bilgi) üzerinde oturduğuna işaret eder. Allah bilginin insan olmak ve kalmaktaki önemini başka bir ayette daha açık ifade eder: “İnsanlardan, (yeryüzünde) hareket eden (diğer) canlılardan ve hayvanlardan yine böyle çeşitli renklerde olanlar vardır. İşte (Allah'a karşı kulluk - [Umutla Yaşamak (2)](https://www.insaniyet.net/umutla-yasamak-2/) - 8 Ocak 2026 - Pazar Ölümü düşünmek, hayatı daha derin ve anlamlı yaşamaya vesile oluyor. Şu kış gecesinde, dışarıyı, dağları ve ovaları adeta bir gelinlik yahut kefen gibi sarmış olan karın kokusunu ala ala bu cümleyi kuruyorum. Ölüm, bir yönüyle düğün dernek değil midir? Mevlânâ’nın ifadesiyle, “sevgiliye kavuşma vesilesi”… Kış, bahara gebedir. Gün gelecek toprağa - [Kaybolan Saygı](https://www.insaniyet.net/kaybolan-saygi/) - Türkiye’nin gündemine düşen kısa bir video… Ankara’daki bir lisede öğrencilerin öğretmenlerine karşı sergilediği açık saygısızlık, sadece bir sınıf içi gerilim değil. Aksine, yıllardır ağır ağır biriken bir çöküşün fotoğrafı. Bu görüntü, birkaç “yaramaz genç” vakası olarak geçiştirilemeyecek kadar anlamlı. Çünkü mesele, tek bir sınıftan taşarak Türkiye’nin aile yapısına, eğitim anlayışına ve dijital çağın şekillendirdiği yeni - [İstanbul Günlüğü (5): Memleket Yanıma Oturdu](https://www.insaniyet.net/memleket-yanima-oturdu/) - İnsan her vakit memleketin yolunu tutamaz; fakat bazen memleket, hiç ummadığı bir anda gelip insanın yanına oturur. Bir tabureye, bir lokmaya, bir sessizliğe sığar. Nereden buldu, nasıl yaptırdı bilmem; Mehmet, elinde közlenmiş biberle patlıcanla çıkageldi. Dumanı üstünde tüten pide, küçük kaplarda zeytin, peynir… Tatlı, tohumsuz patlıcan; Adıyaman’ın top biberi ile Samandağı’nın zehir gibi sivri biberi - [Berat Kararına Karınca](https://www.insaniyet.net/berat-kararina-karinca/) - Uzunca bir şiirin ilk mısraında gelmeliydin kar gibi En güzel şiirlerim gelmeliydi, Şirin sütunlara renk Böyle içten gülüşlerim, titresem de aşktan ya Hak Parmaklarım kan, görmüyor gündüz vakti baykuşlar Yorgan sermeyi unutmuş gökyüzüne kervansaray Güneşi kapatmış Züleyha, zaman s beden Atlantik. Sofrada en az bin selam olmalı, bin dua ve sesin Şehre dağlardan su dağıtan - [Yol Notları (4)… Kahire](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-4-kahire/) - Kahire, sahabe-i kirâm zamanında İslâmiyyet’le şereflenen, sayısız ilim adamı yetiştiren, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kadim bir şehirdir. Nil’in sabah akşam sessizce selamlayıp bağrından geçtiği, piramitlerin uzaktan seyrettiği, eski ile yeninin buluştuğu şehirdir. Tarihin derinliklerinden inci gibi parlayan Amr b. Âs Cami, Ezher ve Hüseyin Camileri şehri süslemeye devam etmektedirler. İmâm Şafiî, İbn - [Lâilâhe İllallâh: En Faziletli Zikir](https://www.insaniyet.net/lailahe-illallah-en-faziletli-zikir/) - Bir kulun söyleyeceği en güzel zikir, lâilâhe illallah. Allah’tan başka ilah yoktur. Allah’tan başka nimet verici, huzur verici, kanun koyucu, yol gösterici, rehber, rab, tanrı, koruyucu yoktur. O Allah ki her şeyimi, her şeyin, herkesin kendisine muhtaç ve eseri olduğu yaratıcı, yüce sahip. Sabah beni ölümün kardeşi uykudan uyandıran Allah. Nefes alıp vermemi, sıhhat ve - [Peki](https://www.insaniyet.net/peki/) - Doktor bey kursağıma kaçan yıllarımı Heimlich Manevrası ile çıkarabiliyor muyuz, diye sordu. Oysa kadının yapması gereken sadece oyunu kurallarına uygun oynamaktı. O iş aslında sizin sandığınız gibi değil ama peki, öyle olsun dedi. Yaptığımın doğru olduğunu bilmem içimdeki lavları söndürmüyor, diye düşündü kadın. İnanmak isteyen birinden daha korunaksız bir şey yoktur şu hayatta. Kendine her - [Edebiyatımızda Münacat (16)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-16/) - Kadir Mevlam Karacaoğlan (?, ?-?, ? Çukurova, 17. Yüzyıl) 1) Kadir Mevlâm senden bir dileğim var Muhannes kuluna muhtaç eyleme Cennet-i âlâyı nasib et bana Sırat köprüsünden yolum bağlama 2) Kapımıza kara deve çökünce Fırtınası şol âlemi yıkınca Cehenneme kul seçilip çıkınca Kadir Mevlâm o kullardan eyleme 3) Kadir Mevlâm ateş atma özüme Dünya malı - [Kılınmamış Bir Vakit Namazının Hüzünle Söyledikleri](https://www.insaniyet.net/kilinmamis-bir-vakit-namazinin-huzunle-soyledikleri/) - Seni Rabbinle buluşturacaktım. Bendeki rükû sendeki ihlasla, bendeki secde sendeki huşu ile bir araya geldiğinde neler olurdu biliyor musun? Kıyamın Kayyum’la, dilin Fettah, rükûn Hayy, secden Vacid’le buluştuğunda senden sürgün verecek olan varlık asaletinin Rabbinde hâsıl edeceği sevinci bir bilseydin, aahh bir bilseydin. Kulunun yapıp ettiğinden sevinç duyan Rabbin kim olduğunu biliyor musun peki. Seni - [Varoluşsal Krizin Eşiğinde](https://www.insaniyet.net/varolussal-krizin-esiginde/) - Dünyada yaşayan bütün canlılar hayatlarını devam ettirme amacı taşırlar. Canlıların bu amacı gerçekleştirmesi öncelikle beslenme, barınma ve üreme ihtiyaçlarının karşılanmasına bağlıdır. Canlı kalabilmek ve hayatı idame ettirmek, diğer canlı türleri ile çeşitli ilişki biçimlerini içeren karşılık bir döngüyü içerir. İnsan da dünyadaki diğer canlılarla birlikte bu yaşam döngüsünün içindedir. Bu bağlamda doğada yaşayan her tabii - [Keçiboynuzu](https://www.insaniyet.net/keciboynuzu/) - Sabah yüze gülmezsin Akşam hoşbeş etmezsin Varsın bitsin Keçiboynuzu gibisin İstemem. Bir dirhem bal için Bir çeki odun çiğneyemem. Tanju Demir `Dedeciğim` diye seslendi oturduğu yerden. Sesinde, kulağı tırmalayan bir isyan tınısı vardı, yorgunluk ve bezginlikten kaynaklı, bir de çocuk yaşta maruz kaldığı ölümcül rekabet. Başkaldırının çocukça dışavurumuydu bu esasen. Çocuk olmak, çocuk gibi yaşamak, - [Dostluk ve Yolun Buluştuğu Rotalar (2)](https://www.insaniyet.net/dostluk-ve-yolun-bulustugu-rotalar-2/) - Dünya çok büyük olmakla birlikte bir o kadar da küçükmüş aslında ve insanlık mirası farklı olmakla birlikte bir o kadar da benzermiş... Anlaşmak için dil bilmekten ziyade biraz iyi niyet biraz güler yüz biraz da samimiyet yeterliymiş, gramer ile değil anlama isteği nispetinde anlaşabiliyormuş insan... Tüm bunların yanı sıra basit bir varlıkmış insan, üzülünce ağlayan, - [Dostluk ve Yolun Buluştuğu Rotalar (1)](https://www.insaniyet.net/dostluk-ve-yolun-bulustugu-rotalar-1/) - Seyahat etmek, insanın yaşamına bambaşka güzellikler katmanın en etkileyici yollarından biridir. Aslında seyahat etmek, sadece yeni yerler görmek değil; ruhun derinliklerinde bir yolculuğa çıkmaktır. Her adımda yeni bir pencere açılır hayatınızda, farklı renkler, sesler ve kokularla zenginleşir dünyanız. Yol boyunca kendi sınırlarını keşfeder insan, kalbini genişletir, bilmediği kültürlerin içerisinde kendini yeniden bulur. Gidilen her yerde - [“Bir Daha”sının Olmama İhtimali](https://www.insaniyet.net/bir-dahasinin-olmama-ihtimali/) - Hüzün, insanın kendisiyle yaptığı en uzun konuşmadır. Ne bir çığlık kadar gürültülüdür ne de bir sessizlik kadar görünmez… İçten içe akar, insanı yormaz gibi yapar ama zamanla omuzlarına tarih yükler. Kaybettiği anılarını, kalbinin çırpınışlarını, yitirdiği sevincini, giydiği hüznün şeceresini tek tek yükler tarihin yapraklarına… “İnkisar” kavramı, çöküşü değil; muhasebeyi ifade eder. Hüzün, burada kişinin kendisiyle - [Şeriatın Orucundan Hakikatin Bayramına: Üç Mevsim *Recep, Şaban ve Ramazan…](https://www.insaniyet.net/seriatin-orucundan-hakikatin-bayramina-uc-mevsim-recep-saban-ve-ramazan/) - Zamanın saatten kurtulup hâle dönüştüğü ilahi çağrı. * Vakit Nedir? Vakit, ehl-i tasavvuf için saatle ölçülen zaman değildir. Vakit; kulun Allah ile bulunduğu andır. İlahi tecelliyi fark ettiren bir vasıta, tefekkür demiyle kulu sorumluluk ve şükür bilincine ulaştıran bir emanettir. Zaman insanın rızkıdır. Basiretini geliştirmek, aynasını silmek isteyene şeytan uzak değildir. İnsana yaklaştığı on kapıdan - [Neriman'ın Mektubundan Yüreğime Yansımalar / 2](https://www.insaniyet.net/nerimanin-mektubundan-yuregime-yansimalar-2/) - I. tenezzül etmeyesin diye gelemem yanına bakir bir çağrı olarak duyuluyor sesin kiminin bir avuç gecesi yapıldak düşe-yaza yol alıyor, vuruluyorum aymazım kırk akşam ekmek kapısında dilenerek kırklara karışmadan her seher bir canım öksüz kalarak ha babam de babam sen ve yağmur ve ayrılık mektupların sayısı on parmağı geçmeden gidilmişin dönüşü olmadan kayalar yuvarlanırken her - [Toplumun Manevi Sigortaları "Yaşlılarımız"](https://www.insaniyet.net/toplumun-manevi-sigortalari-yaslilarimiz/) - Hayat; insan için büyük bir okul, imtihan içinde bir imtihan, sıkıntının, keder ve sevincin iç içe yaşandığı bir süreçtir. Bu yaşam süreci içinde çeşitli kararların alındığı, hayata dair daha isabetli ve doğru adımların atıldığı, saygı ve itibara daha çok layık olunduğu dönem olan yaşlılık, hayat okulunda alınan bilginin, tecrübenin, fedakârlığın, cömertliğin, karşılık beklemeden vermenin sembolü, - [Kitap Beyi ve Kitap Sultanı](https://www.insaniyet.net/kitap-beyi-ve-kitap-sultani/) - Bu ifadeler de nereden çıktı, diyeceksiniz. Onlar gerçekten bir anda aklıma geliverdi. Bana göre yakıştı da. Gündemde değildi, ama bundan sonra gündemde olabilir. Durun, bunu anlatmalıyım: Geçtiğimiz günlerde Akhisar’da bir kitap kahve salonundaydım. Salonun adı, kitap kafe değil, kitap kahve; bu, önemli bir detay. Giderken kimlerle karşılaşacağım konusunda da bilgilendirilmemiştim. İçeri girince on beş yirmi - [Sömürgeciliğin Payandası Olarak Eğitim](https://www.insaniyet.net/somurgeciligin-payandasi-olarak-egitim/) - Sömürgecilik ve eğitim arasında derin bir bağ vardır. Hem sömürgecilik yapacak kişilerin zihnini sömürgeciliğe hazırlanması hem de sömürülecek kişilerin uzun vadede sömürgeciliğe alıştırılması konusunda eğitim sömürgecilikte önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Dünyanın farklı yerlerinde ve zamanlarında yaşanan sömürgeleştirme hareketlerine bakıldığında eğitimin sömürgeciler için önemli bir payanda olduğu anlaşılmaktadır. Ruslar işgal ettikleri bölgelerde çeşitli okullar kurmuşlardır. - [Günlük Tesbihatımız](https://www.insaniyet.net/gunluk-tesbihatimiz/) - Peygamber Efendimiz (sav) her zaman ibadet ve zikir halindeydi. Gece, gündüz, sabah akşam, her zaman ve her yerde ibadet ve zikir üzereydi. Bununla beraber günün belli vakitlerinde yaptığı dua ve zikirler de vardır. Bize de örnek olması, imkân dâhilinde hasseten gece/seher vakti okumamızda büyük sırlar olan tesbihattan bir demet sunuyoruz. Belirtilen sayıda mümkün değilse bile - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları, “Okuma ve Yazma Dengesi” Konulu Sunumuyla Erol Erdoğan’ı Konuk Etti](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-okuma-ve-yazma-dengesi-konulu-sunumuyla-erol-erdogani-konuk-etti/) - İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneğimiz tarafından Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan Kabakçı Konağı'nda 27 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, “Okuma ve Yazma Dengesi” konulu sunumuyla Yazar-MEB Müşaviri Erol Erdoğan’ı konuk etti. Mustafa Yıldız’ın yönlendiriciliğinde gerçekleştirilen program, Siteler Önder Hacı Musa Camii İmam Hatibi Halil İbrahim Ergül’ün Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Yıldız, Erol Erdoğan’ın - [Usulü ile Tarihi Bir Ders](https://www.insaniyet.net/usulu-ile-tarihi-bir-ders/) - Kum taneleri sorar mıydı haznesine düşme zamanı geldiğinde; yoksa usulca akıp giderler miydi saatlerinin içinden? Zaman gamlı bir kırlangıç sanki hiçbir yerde durmuyor. En çok tramvay duraklarında kovalıyorum onu. Okulun haftalarını devirdik sayılır; günler su gibi akıyordu sanki. Ağaçtan takvimlerim vardı bahçede; gün geçtikçe sararıyor, ağaçtan düşüyordu. Günleri mevsimlerinden tanıyordum. Tramvaya bir de yükselmekte olan - [Edebiyatımızda Münacat (15)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-15/) - Münacat Rubailer Nef’i (Erzurum, 1572 - İstanbul, 1635) 1) Yâ Rab dilimi sehv ü hatâdan sakla Endîşemi tezvîr ü riyâdan sakla Bastım reh-i vâdî-i rübâîye kadem Tan-ı har-ı nâdân-ı dü pâdan sakla 2) Yâ Rab kerem et bendene ihsân eyle Düşvâr olan ahvâlimi âsân eyle Dünyâ hevesinden koma gönlümde eser İstersem eğer cenneti zindân eyle - [İslam Ruhçu mudur Maddeci midir?](https://www.insaniyet.net/islam-ruhcu-mudur-maddeci-midir/) - Modern zamanlarda insanlar adeta “o mu, öteki mi?” ikilemine sıkıştırılarak iki zıt uçtan birini tercih etmeye zorlanıyorlar. Halbuki hakikat bazen “ne o ne ötekidir” bazen de “hem o hem ötekidir”. “İslam ruhçu mudur yoksa maddeci midir?” sorusu bu durumun çarpıcı örneğidir. İkilem tuzağına düşmeden cevap verecek olursak, İslam bedenin ve ruhun her ikisini de gerçeklik - [İstanbullu Bir Mütevazı Şahsiyet: Ziya Osman Saba](https://www.insaniyet.net/istanbullu-bir-mutevazi-sahsiyet-ziya-osman-saba/) - 1910 yılının Mart ayında dünyaya gelen Ziya Osman Saba, 29 Ocak 1957’de Hakk’ın rahmetine kavuşur. Annesi Ayşe Tevhide Hanım, babası Yüzbaşı Osman Bey’dir. Çocukluğu Beşiktaş’ta annesinin ailesine ait bir yalıda ve kalabalık bir aile arasında geçer. Bu kalabalık ailede geçirdiği çocukluk dönemi onun şiirini ve hikâyelerini besler. Sekiz yaşındayken annesinin kaybeden Ziya Osman, dokuz yaşında - [Hesaptan Azade](https://www.insaniyet.net/hesaptan-azade/) - Masumiyet, bu çağda yaşanması zor ve giderek kaybolan bir özelliktir. Nefsin hesabından arınmış, iradenin Hakk’a teslim olduğu bir hâldir; niyetin gölgelenmediği, fiilin menfaatle kirlenmediği saf bir yöneliştir. Maalesef ahir vaktin ikliminde masumiyet, çağın katı yörüngelerinde tutunamayan bir gök cismi muamelesi görür. Saflığı, ışığını ölçen kronometreler tarafından hesap dışı bırakılır; parlaklığına rağmen kara deliklerin sessiz çekim - [Daha Ne Olsun!..](https://www.insaniyet.net/daha-ne-olsun/) - “Büyüyünce ne olmak istersin?” sorusuna “Büyümek mi? Filistin’de çocuklar hiç büyüyemeyiz ki. Her an bir kurşuna hedef olabilir, öldürülebiliriz. Sadece yolda yürürken bile vurulmuş bulabiliriz kendimizi.” diye cevap vermişsin “büyüdükçe küçülen” dünyada “büyümüş de küçülmüş” çocuk… Öyle büyük laf etmişsin ki küçük beyim; bir tek “Allah-u Ekber”den küçük kalmış büyük harflerin. “Büyük bir alkış” diyeceğim - [Tasdik Edici, Kahredici ve Kontrol Edici, Eşsiz ve Tüm İnsanlığın Aradığı Din Olarak İslam](https://www.insaniyet.net/tasdik-edici-kahredici-ve-kontrol-edici-essiz-ve-tum-insanligin-aradigi-din-olarak-islam/) - İslam hem yerel hem küresel hem de bölgesel tüm insanlığa ait din olgusunun tüm boyutlarını bir şekilde tamamlayan asla onları boşa çıkarmayan bu özelliğiyle yaşayan veya antik dünyada kalan bütün din olgularına olumlu veya olumsuz cevaplar verebilecek derecede kuşatır, karşı çıkar veya düzeltir. İslam bir defa insanlığa ait olunca medeniyet formu olarak alabileceği en geniş - [Chomsky, Dil ve Yapay Zekâ](https://www.insaniyet.net/chomsky-dil-ve-yapay-zeka/) - Noam Chomsky, dilbilim, yabancı dil eğitimi, felsefe, psikoloji, mantık, uluslararası ilişkiler gibi konularla ilgilenenler için oldukça dikkat çeken bir bilim adamı. Dil ve dil edinimi konusunda yapmış olduğu çalışmalar, geliştirmiş olduğu teoriler bu alanda önemli bir çığır açmış, yayımlamış olduğu eserler ilgili alanlarda çalışanlar tarafından çok fazla rağbet görmüş ve görmeye de devam etmektedir. Neredeyse - [Vefatının Kırkıncı Yılında Mehmet Kaplan ve Emir Sultan](https://www.insaniyet.net/vefatinin-kirkinci-yilinda-mehmet-kaplan-ve-emir-sultan/) - Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı tarihi ve araştırmalarının mühim şahsiyetlerinden biri de Mehmet Kaplan’dır. 1915 yılında Eskihisar’da doğmuş ilk orta tahsilini burada tamamlamış, yüksek tahsil için İstanbul’un yolunu tutmuştur. Burada dönemin yıldız şahsiyetlerinden Fuat Köprülü ile yürüyüşüne başlamış, Köprülü’nün politikaya atılmasından sonra Ahmet Hamdi Tanpınar ile devam etmiştir. Erzurum Atatürk Üniversitesi 1958 yılında açılınca Edebiyat Fakültesinin - [Aman Efendim Aman](https://www.insaniyet.net/aman-efendim-aman/) - Sular altında kaldım, Tutmadan nefesimi. Ruhuma korku saldım, Boğdum kendi sesimi… Öldürür mü yalnızlık, Benim gibi birini. Beni, sende kaybettim Gömdüm ben kederimi Kesmedi beni dünya Sevinç nedir bilmedim Elbet biter bu rüya O zaman gülümserim Her gece yılan geldi Düşlerimin koynuna Ruhum hayvanca güldü Bu kader oyununa Yollar karanlık zifir Nefes alamıyorum Kâh Müslüman - [İnsaniyet ya da Küçük ama Samimi Toplulukların Dönüştürücü Gücü](https://www.insaniyet.net/insaniyet-ya-da-kucuk-ama-samimi-topluluklarin-donusturucu-gucu/) - İslam’ın ilk dönem tecrübesini üreten ayırt edici nitelikler, inancın nasıl kurucu bir güç haline gelebileceğini gösteren temel ahlaki ilkelerdi. Hz. Peygamber’in şahsında vücut bulan örneklikle inşa edilen küçük ama samimi bir topluluğun nasıl muazzam işler başarabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Bu öyle bir kıstas ve referans noktası haline geldi ki, her dönemde inananlar o kıstasa erişmenin - [Unutulanlardan “Pileki”](https://www.insaniyet.net/unutulanlardan-pileki/) - Zaman geçiyor… Zaman geçtikçe insan da değişiyor, hayat şartları da değişiyor. Özellikle modernleşme ile beraber geçmişe ait pek çok değerimiz kaybolup gidiyor. Hâlbuki bu değerler hayatın vazgeçilmez birer parçasıydı, işleri kolaylaştırıcı, bir müşkülü çözücü yönleri vardı. Teknoloji gittikçe hayatımıza girmeye başladı, hayatımıza girdikçe işlerimizi daha da kolaylaştırdı, hatta öyle ki insanoğlunun yeteneklerini, meziyetlerini, becerilerini elinden - [Depremsyon](https://www.insaniyet.net/depremsyon/) - Battaniye sıcak battaniye Ceset soğuk ceset Taş kalpsiz taş Baba yine sallasana beni İşte böyle çok güzel Uçuyorum baba bak bana Baba yeter baba baba dur Böyle sallama Dursana baba başım dönüyor Anne babama bir şey söyle Hadi anne söyle de dursun artık Anne, anneciğim annem Bir şey söyle Abi babam beni dinlemiyor Annem duymuyor - [Bedenimizdeki Zehirli Oklar](https://www.insaniyet.net/bedenimizdeki-zehirli-oklar/) - Sahabinin biri yoldan geçerken bir kadın görür. Güzelliği onu cezbeder. Bakışlarını alamaz. Kadın da onun bu bakışından etkilenir, o da delikanlıyı ilgiyle takip eder. Sahabi bir tarafta yola devam etmekte diğer taraftan da kadına bakmaktadır. Ve az sonra, önüne bakmadığı için karşısına çıkan duvara çarpıverir. Çarpmanın etkisiyle kendine gelir. Burnundan akan kanları görünce kendi kendine - [İstanbul Günlüğü (4): Boğaz’da Bir Yalı’nın Güne Düşürdüğü Sessizlik](https://www.insaniyet.net/istanbul-gunlugu-4-bogazda-bir-yalinin-gune-dusurdugu-sessizlik/) - İkindi suları yavaşça akşama eğilmişti. Balıkçılar oltalarını suya salmış, sessizce bekliyordu. Kimi misinasını düzeltiyor, kimi yemin telâşına düşüyor, kimi de vakti keraheti kolluyordu. Çayını, çöreğini alıp gelenlerin sessiz hazırlıkları; kestane ve mısır kokularına karışan hafif rüzgâr… Bütün bunlar, insanı kendi içine çağıran bir İstanbul dekorunu tamamlıyordu. Bebek sahilinde, yalıların kaldırıma omuz verdiği dar ve hafif - [Edebiyatımızda Münacat (14)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-14/) - Münacaat Muradî -III. Murad- (Manisa, 1546 - İstanbul, 1595) 1) Amel-i 'ilm u şalaḥ eyle müyesser yâ Rab Lutf u iḥsân-ı necât eyle müyesser yâ Rab 2) Seḥerüm hayr idüben eyle mesâmı pür-nûr Dem-be-dem kutlu sabâḥ eyle müyesser yâ Rab 3) Bedenüm tâze vü ter eyle visâl ile benüm Bûy-ı vasl ile riyâḥ eyle - [Benzer İsimli Bilginler -Nîsâbûrîler-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-nisaburiler/) - Nîşâbur/Nîşâpûr veya Nîsâbûr/Neysâbûr, bugün İran sınırları içerisinde kalan Horasan bölgesinin önemli tarihî şehirlerinden biri olup burada pek çok âlim yetişmiştir. Benzer isimli bilginler olarak, başta tefsir ilmi olmak üzere farklı ilim dallarında önemli eserler kaleme alan İbnü’l-Münzir Nîsâbûrî (ö. 318/930), İbn Habîb Nîsâbûrî (ö. 406/1016), Mahmûd Nîsâbûrî (ö. 553/1158) ve Nizâmeddin Nîsâbûrî’nin (730/1329) isimlerine yer - [Bir Dil, Bir Kimlik, Bir Köprü: Belçika’da Türkçe](https://www.insaniyet.net/bir-dil-bir-kimlik-bir-kopru-belcikada-turkce/) - Avrupa’nın merkezinde, farklı dillerin yankılandığı Belçika sokaklarında Türkçe; yaşamaya, nefes almaya devam ediyor. Belçika’nın çok dilli sokaklarında yürürken kulağınıza aynı anda hem Fransızca hem Flamanca hem de Türkçe kelimeler çalınabilir. Burada Türkçe, sadece bir dil değil; bir kimlik, bir aidiyet, bir sıcaklık ifadesi. Yıllar boyunca Belçika’da Türkçe ve Türk Kültürü (TTK) derslerinde görev yapmış bir - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları - XI](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-xi/) - Matematiksel Düşünme Becerisi ve Geometri -Zihnin Modellenmesi- Matematik, çoğu zaman sayılar ve formüller yığını olarak algılanır. Ancak bu devasa yapının temel taşı, sayılardan ziyade düşünme biçimidir. Matematiksel düşünmenin problemleri analiz etme, örüntüleri fark etme, mantıksal çıkarımlar yapma ve soyutlama becerisi olduğunu daha önceki yazılarımda söylemiştim. Bu becerinin en somut ve görselleşmiş alanı ise kuşkusuz geometridir. - [Yolculuk](https://www.insaniyet.net/yolculuk/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Bazı insanlar uzaklara gitmek ister. Bazılarıysa yalnızca kendine varmak… Yolculuk nedir? Bir yerden başka bir yere varmak mı? Yoksa bir hâlden başka bir hâle geçmek mi? Aslında insan, doğduğu andan itibaren bir yolcudur. Zamanın içinde yürür, hatıraların toprağında ayak izleri bırakır. Kimi zaman koşar, kimi zaman sürünür; ama durmaz. Çünkü - [Yolda Kontak Kapatamazsınız](https://www.insaniyet.net/yolda-kontak-kapatamazsiniz/) - Bir baktım yine kontak kapatmışım. Sonra tekrar ve tekrar. Niçin sürekli aracı park edip kontağı kapatıyordum, bu kaçıncıydı yahu. Rutindi. Arabanın camından hep aynı manzara. Açı hiç değişmemiş. Evet, bazen sulu çamurlu bir kar sıvanıyor kenarlara. Bazen karşıdaki otlar çok uzamış ve sararmış oluyor. Kimi zaman taşlar arasından inatla başını uzatan çimenler oluyor. Ama hep - [Şiirden Günler (13)](https://www.insaniyet.net/siirden-gunler-13/) - İzmir, 26 Ocak 1985, Ahmet Güntan “İlk Kan” 23 Ocak’ta satın aldım İlk Kan’ı (Tan Şiir 84 Yay., Ank., Kasım 1983, 45 s.). Üç günlük verimli bir okuma sürecinden sonra, bugün bir kritiğe tabi tutmak için masaya yatırıyorum. Adını yedinci sayfadaki epigrafik metinde geçen ifadeden alıyor kitap. The Dors grubunun (Vokalist: Jim Morrison) An American - [Olgunluğun Ölçüsü: Tevazu](https://www.insaniyet.net/olgunlugun-olcusu-tevazu/) - Günlük telaşın içinde kimimiz rızık kaygısı, kimimiz makam-mevki sevdası, kimimiz maddi zenginlik sebebiyle kendimizi unutuyoruz. Bir kalbimiz olduğunu ve ona nazik davranmamız gerektiğinin farkında değiliz. Nezaket kelimesi ne yazık ki sanki başka diyarlara aitmiş gibi hareket ediyoruz. Karşımızdakinin incinip incinmeyeceğini düşünmüyoruz. Sesler bir anda yükselebiliyor, konuşulması gerekenler en sert şekliyle ağızdan çıkıveriyor. Trafikte kimse - [Kumdan Kaleler](https://www.insaniyet.net/kumdan-kaleler/) - sen durdun diye durmaz hiçbir şey akıp gider bu sokak bu cadde bu şehir kaldırımların ruhu incinirken tel örgülü bir çite takılır gibi bir şarkıya takılıp sendelerken bıçağa dönüşür söndü sandığın küller gurbetine alışır dikenleri alınmış güller bilirsin yakın nedir uzak nedir bir firavun ve bir Musa dolaşırken içinin dehlizlerinde çıktığın yolda kaybolmak nedir günü - [Tahdis-i Nimet ve Yazmak](https://www.insaniyet.net/tahdis-i-nimet-ve-yazmak/) - Tahdis-i nimet: Allah’ın kereminden lütfettiği nimeti anlatmak, nimetin nereden ve kimden geldiğini gizlemekten sakınmak, nimeti vereni ve göndereni her daim hatırlamak, o nimetin Cenâb-ı Rahman’dan geldiğini gizlemeyip ilân etmek, Cenâb-ı Rahim’in bir lütfu olan nimeti kendi eseri gibi görmekten ve göstermekten sakınmak gibi anlamlarda kullanılır. Tahdis-i nimetin en önemli neticesi şükran-ı nimettir ki; Şükran-ı nimet - [Filistin Davası Üniversite Kürsülerine Taşınıyor](https://www.insaniyet.net/filistin-davasi-universite-kursulerine-tasiniyor/) - AYBİR (İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği), Filistin meselesinin akademik bir disiplin çerçevesinde ele alınması amacıyla önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Mardin Artuklu Üniversitesi, Filistin’e Destek Platformu, Eğitim-Bir-Sen ve UFİDAB iş birliğiyle düzenlenen programda, “Kudüs ve Filistin Dersleri” kitabının tanıtımı 16 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen programda yapıldı ve üniversiteler için hazırlanan müfredat önerisi kamuoyuyla - [Orhan Pamuk’a Satmak İstediği Romanlar ve Tugay Kaban](https://www.insaniyet.net/orhan-pamuka-satmak-istedigi-romanlar-ve-tugay-kaban/) - Yazar ve mütercim Tugay Kaban Beyefendiyi kendi kaleminden tanımak istiyoruz efendim, buyurunuz… Yazarlık ile aranızdaki bağ evvela şiir ile başlıyor sonra romana evriliyor. Bu bağın seyrini anlatır mısınız? Şiir benim için edebiyatın bir türü değil. Edebiyatın türleri var, bir de ‘edebiyat’ başlığının yanında ‘şiir’ var. Ve şiir bir metinden yani harf kümelerinden önce ‘şair’ - [Kaset Silme Yolları](https://www.insaniyet.net/kaset-silme-yollari/) - Hepimizin kaseti var deyince hâliyle bir heyecan ve ürküntü oluştu. Var olanı, süregelen bir hususu hatırlatmıştık aslında. Herkesin yaşadığı ve hepimizin bildiği bir şeyi… Bu hakikatin dile getirilmesi üzerine bir dostum bana şu soruyu yöneltti, bu defa ben biraz panikledim. “Hocam tamam, hepimizin kaseti var. Peki, burada yer alan verileri silmemiz, yeni daha güzel kayıtlar - [“Güzel”in Bir Başka Güzel Tarifi Hind b. Ebû Hâle’nin Dilinden: Hilye-i Şerîf](https://www.insaniyet.net/guzelin-bir-baska-guzel-tarifi-hind-b-ebu-halenin-dilinden-hilye-i-serif/) - Önceki yazımızda Hz. Ali’nin anlatımıyla hilye-i şerife yer vermiştik. Bu yazıda ise Hind b. Ebû Hâle’nin anlatımıyla olan hilye-i şerife yer vereceğiz. Hilye, aynı zamanda Hz. Peygamber’in üvey oğlu Hind’e aittir. Hind, Hz. Hatice’nin ilk kocası olan Ebû Hâle Hind b. Zürâre’nin oğludur. Tirmizî’nin Şemâil adlı eserinde naklettiğine göre Hz. Hasan, dayısı Hind b. Ebû - [Edebiyatımızda Münacat (13)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-13/) - Sen Yarattın Yine Sen Yardım Eyle Azîz Mahmûd Hüdâyî (Ankara, 1541 - İstanbul, 1628) 1) Kapından gayra muhtâc olmayalım Sen yaratdın yine Sen yardım eyle Hân-ı vasla doyur aç olmayalım Sen yaratdın yine Sen yardım eyle 2) Gülşende bülbülü zâr eden Sen’sin Düşmeni dost edip yâr eden Sen’sin Âlemleri yoktan var eden Sen’sin Sen yaratdın - [Haremeyn Notları](https://www.insaniyet.net/haremeyn-notlari/) - İnsan hayatında hep dönüm noktaları vardır. Onlardan birisi de bir Müslüman için Haremeyn'i ibadet kastıyla ziyarettir. Başka bir iklimde yaşama arzusu ve ona hazırlık. Sadece coğrafyaya ve iklime göre bir hazırlık değil bu… Bu hazırlık, o iklime ruhumuzu, gönlümüzü de uygun hale getirebilmek ve önceliklerimizi değiştirebilmek için yapılır, yapılmalıdır. Kalbimize bitmeyen baharı getireceğine inanmak, hazansız - [Mi‘râciyye](https://www.insaniyet.net/miraciyye/) - *Hz. Peygamber’in Miracı’nı anlatan şiirler ve bunların bestelenmiş hâli İslâm edebiyatının en önemli konularından birini Hz. Peygamber’in hayatı ve ahlakı ile ilgili olarak kaleme alınan eserler meydana getirir. Yüzyıllar içinde çok farklı ülkelerde değişik dillerde yazılan bu eserlerin genel adı siyerdir. Söz konusu eserlerde onun hayatı ve ahlakı, bazen özet bazen da detaylı bir şekilde - [Geceye Yenilmeyenler](https://www.insaniyet.net/geceye-yenilmeyenler/) - Yılbaşı gecesi diye bir şey var. Kalabalığı bol, sesi yüksek, anlamı acele. Herkesin bir şeylere girmesi gerektiği söyleniyor; yeni yıla, yeni dileklere, yeni umutlara. Oysa bazıları girmiyor. Girmez. Girme ihtiyacı da duymaz. Takvim değişiyor elbette, ona bir itiraz yok. Ama her değişene eşlik etme mecburiyeti diye bir şey de yok. Kutlamamak bir eksiklik değil; katılmamak, - [Tabi](https://www.insaniyet.net/tabi/) - Haçlı gölü yakınlarında bir restoranın verandasında bir süredir oturuyordu. Etrafı selvi söğüt ağacı ile kaplı olmasına rağmen, sırf karşısındaki insanların yüzlerini görmek istemediği için esen rüzgârla açılan her boşlukta karşı kaldırımda dolanan yaşlı kadını izliyordu. Kadın önüne aldığı, uzaktan bakıldığında ne olduğu anlaşılmayan, dağ yamaçlarından toplanmış nevazil otu, tarla sarmaşığı ve muş lalesi olma olasılığı - [İlk Ders Filistin](https://www.insaniyet.net/ilk-ders-filistin/) - Filistin Davası’nı akademik bir derinlikle anlamak ve Siyonizm Sorunu’nu tüm boyutlarıyla deşifre etmek adına sizi bir "Epistemik Aksa Tufanı"na davet ediyoruz. Zihinlerdeki işgale son vermek için hazırlanan “Kudüs ve Filistin Dersleri” kitabımızı ve üniversiteler için geliştirdiğimiz ders önerimizi kamuoyuna takdim ediyoruz. Pedagojik bir yaklaşımla temellendirilen bu çalışma, genç dimağlara hakikat bilincini aşılamayı hedefleyen evrensel ve - [Umutla Yaşamak / 2026 Günlükleri](https://www.insaniyet.net/umutla-yasamak-2026-gunlukleri/) - 1 Ocak 2026 / Perşembe (1) Yeni yılın ilk haberini sabah 10:00 sularında aldım… İlk olarak TRT Avaz koordinatörü Yücel Kılıçkaya haber verdi: Şu Bizim Ankara kitabı TYB’nin hatıra kategorisinde ödüle layık görülmüş. Yücel Bey ödüllerin açıklandığı basın toplantısından haber veriyor olmalı. Zira gönderdiği fotoğraf basın bülteniydi. Orada şu yazıyordu: “Şehri sadece bir coğrafya veya - [Yitiksöz 32 (Aralık 2025 / Ocak-Şubat 2026) Filistin Özel Sayısı](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-32-aralik-2025-ocak-subat-2026-filistin-ozel-sayisi/) - Yitiksöz 32. sayısını Filistin’e ayırmış. Genel Yayın Yönetmeni Sayın Duran Boz Beyefendi uzun süren bir emek sonrasında oylumlu bir Filistin Özel Sayısı hazırlamış. Ne kadar teşekkür etsek ne kadar tebrik etsek az. Allah gani gani razı olsun. Derginin ön kapağında Merhum Cahit Zarifoğlu’nun bundan kırk yıl önce 1985’te yayımlanan Korku ve Yakarış adlı şiir kitabında - [Aşk mıdır ki?](https://www.insaniyet.net/ask-midir-ki/) - Biliyorsun, şu sokağın başı karadır, sandallara çıkar. Her nefes bir saman, harman zamanıdır karıncalar Mandalina bahçelerinde naneli çay içmek gibi biraz Kudüs’ü özlemek gibi yeşil, zencefilli, tarçınlı deniz. Görüyorsun, orada mikrofonda aşkın gölgesi eller Bal sızıyor dudaklardan, kovanda delice sevdalar Kınalı zikirle uğurlanan gemiler dönüyor ki seferinden Memleket hizaya geliyor, en uzun geceye geliyor şiir. - [Deryada Damla, Yolda Yolcu](https://www.insaniyet.net/deryada-damla-yolda-yolcu/) - "Ben bu yolu bilmez idim, aşk gönlüme düştü gider, Aşk elinden dertli yürek kaynayarak taştı gider." (Yunus Emre) ​İnsan, hikâyesine Bezm-i Elest’te verdiği o büyük sözle başladı. O söz ki, bizi henüz biz bile değilken yola çağırdı. Aslında biz yolu aramadık, yol bizi buldu. Zamanla yol olduk, yolcu olduk, yürüyüşün bizzat kendisi yolculuk olduk. ​Çünkü - [Mekke’nin Fethi'nin 1396. Yıldönümü Münasebetiyle](https://www.insaniyet.net/mekkenin-fethinin-1396-yildonumu-munasebetiyle/) - Peygamberimiz Hz. Muhammed (as.) 571 yılında Mekke’de doğdu ve 63 yıllık ömrünün 53 yılını bu şehirde geçirdi. Pek çok sorunun olduğu putperest bir toplumda temiz bir hayat sürdü ve bizzat Mekke’nin puta tapan Müşrikleri tarafından güzel sıfatlarla övüldü. Hz. Peygamber 40 yaşına kadar bu müşrik toplumla bir sorun yaşamadı ancak 610 yılında Peygamberlikle görevlendirildiğinde şehir - ["12. Necip Fazıl Ödülleri" Sahiplerini Buldu](https://www.insaniyet.net/12-necip-fazil-odulleri-sahiplerini-buldu/) - Şair ve yazar Necip Fazıl Kısakürek'in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla verilen "12. Necip Fazıl Ödülleri" düzenlenen törende takdim edildi. Kültür ve sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve bu sene "Sonsuzun Fethine Çık" temasıyla 12'ncisi düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nde 8 dalda 9 isim ödüle layık görüldü. Ödüller, M. Fatih Andı, Turan Karataş, Ahmet Murat - [Mehmet Akif İnan Ödülleri Sahiplerini Buldu](https://www.insaniyet.net/mehmet-akif-inan-odulleri-sahiplerini-buldu-2/) - Memur-Sen’in kurucu Genel Başkanı, şair, mütefekkir, öğretmen ve sendikal mücadelenin öncü ismi Mehmet Akif İnan, vefatının 26’ncı yılında düzenlenen 7. Mehmet Akif İnan Ödül Töreni ile anıldı. Bu yıl da emek, fikir, kültür, sanat ve vefa alanlarında iz bırakan çalışmaları görünür kılmayı hedefleyen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni, Mehmet Akif İnan’ın yalnızca bir şahsiyet olarak - [Hepimizin Kaseti Var!](https://www.insaniyet.net/hepimizin-kaseti-var/) - Ortalık zaman zaman toz duman olur. Sosyal medyada kimi şöhretlerle ilgili iddialar ve bazı bulutlanmış görüntüler uçuşur. Mahcubiyetler, kınamalar, suçlamalar, şaşkınlıklar, utançlar, birbirini izler. Herkes hayretler içinde. Kimisi deşifre olduğu için, kimisi zannında yanıldığı için, kimisi pişkince tavırlar sergilendiği için. Neticede ortaya dökülen, saçılan sırlar var. En yakınlardan, eş ve çocuklardan, dostlardan gizlenen sırlar. Ortaya - [Tefekkür İhtiyacı](https://www.insaniyet.net/tefekkur-ihtiyaci/) - Karakoç’un Tefekkür Anlayışı Üzerine Günümüz insanı, bilgi ve teknoloji çağında her türlü dış uyaranla kuşatılmışken, ruhunun derinliklerine yönelme fırsatını çoğu zaman ihmal etmektedir. Kalbin sessizliğine kulak vermek, ruhun kıpırtılarını fark etmek ve varoluşun anlamına dair sorularla baş başa kalmak, modern insan için nadide bir lüks zannedilse de aslî bir ihtiyaçtır. İşte tefekkür, bu ihtiyacın en - [Edebiyatımızda Münacat (12)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-12/) - Münacât Bâkî (İstanbul, 1526 - İstanbul, 1600) 1) Mâ-sivâdan tama’-ı nusreti az eyleyelüm Lutf u ihsânı çok Allâh’a niyâz eyleyelüm 2) Bin günâh eylese bir kul yine rızkın kesmez Şükr-i in’âm-ı şeh-i bende-nevâz eyleyelüm 3) Her tezervün nice bir saydı hevâsında yilüp Dâ’imâ hırs u tama’ çeşmini bâz eyleyelüm 4) Mâhdan mâhîye dek saldı cefâ - [Bezmielest, Mecelle ve Vakt-İ Merhûn Üzerine](https://www.insaniyet.net/bezmielest-mecelle-ve-vakt-i-merhun-uzerine/) - insaniyet.net sitesinde bir yazı kaleme alan dostumuz Mehmet Nezir Gül, her cenaze namazı öncesi sorulan o soruya dikkat çekmiş: “Merhumu nasıl bilirdiniz?” Hemen akabinde de sormuş: “Merhumu herkes iyi bilir de ‘merhun’u nasıl biliriz acaba?” İmla hatası var diye epey itiraz da yükselmiş. Ben de aklımız erdiğince katkıda bulunayım istedim zira gayet sağlam yerden yakalamış - [Kovboy Entelektüalizmi](https://www.insaniyet.net/kovboy-entelektualizmi/) - Sahne şu: Filmin kahramanı, western filmlerinde görmeye alışık olduğumuz kasabalardan birinde, kendince haklı olduğu bir mazeretle dört kişiyi öldürür. Kasabada derin bir sessizlik. Olay, kasaba halkı tarafından biraz da merakla karışık bir ürpertiyle pencere arkasından izlenir. Aslında çokça şahit oldukları bir tablodur bu. Günlerdir beklenen gerginlik nihayet sokağa boşalmıştır. Ahalinin ilgisini çeken şey, bir iki - [Tanrı Yoksa Ben Neyin Kardeşiyim?](https://www.insaniyet.net/tanri-yoksa-ben-neyin-kardesiyim/) - ''İnsan ruhu baş kaldırmış, Tanrıdan korkmuyor artık, Leo kardeş.'' Böyle diyor Kazancakis, “Allah’ın Garibi” romanında. 13. asrın Avrupa’sında Tanrı’yı arayan Aziz Francesco’nun dilinden söylenen bu cümle, 20. Asrın Avrupa’sında “Belki de Tanrı yoktur”a evrildi. Elbette bunu söylemek yine de cesurca bir tavırdır. Papanın Tanrısal yetkileri sınırlandırılmış görünse de Toynbee’nin dediği gibi, “Herhangi ateist bir Avrupalıyı - [Kahır](https://www.insaniyet.net/kahir/) - Kahrım sadece kendime Haşa yoktur isyanım Dayanamaz oldum Nihayetinde bende insanım Görmedim ben bu yaşamın bir sefasını. Ey dostlar siz satın bu dünyanın anasını Hamit Kalkan Üniversite mezunuydu, lakin bir zincir markette kasiyerlik yapıyordu, başka marketlerde kasiyerlik yapan, üniversite mezunu akran ve arkadaşları gibi, asgari ücretin de altında kalan bir ücret karşılığında, üstelik canı pahasına, - [Gerçek Baharını Bekleyen Suriye](https://www.insaniyet.net/gercek-baharini-bekleyen-suriye/) - Bazı ülkeler haritada bir isimdir, bazılarıysa kalpte bir sızı… En uzun kara sınırına sahip komşu ülke Suriye, adını duyduğunuzda geçmişin görkemiyle bugünün yarım kalmış hikâyelerini aynı anda fısıldayan, sokaklarında zamanın ağır ağır yürüdüğü bir coğrafya. Bir adımda bin yıllık bir medeniyete, bir bakışta insanın içini titreten bir yaşanmışlığa rastlarsınız. Bu yolculuk, yalnızca bir ülkeyi gezmek - [Hugo Chávez](https://www.insaniyet.net/hugo-chavez/) - Bunlar adamı kanser yapar Hugo İsterler ki dünya babalarının malı gibi Sallanıp dursun önlerinde El pençe divan dursun Boynu bükük emre amade sallanıp dursun Bu zalimler böyledir Hugo bu zalimler böyle. Sen biraz daha yakındın onlara bilirsin Kanka olmadın ama bilirsin suratlarını İnsan insanı bilmeye bakınca Öğreniveriyor bir şekilde nasıl olsa Zaten onlar öğretiyorlar kendilerini - [Uğurlama](https://www.insaniyet.net/ugurlama/) - Kasabada bu gün hava hem çok sıcak, hem sıkıntılı. Hani nereye gitsen sığmazsın ya bazen; işte öyle bir durum yaşanıyordu. Burada hemen hemen herkes birbirini tanır ve iyi ya da kötü, birbirlerinin her şeylerinden haberdardırlar. Konuşanlar, konuşulacaklar bellidir. Alt başında konuşulan, üst başında anında duyulur. Bugün öbür âleme, iki kişi uğurlanacaktı. Biri öğle namazını müteakip, - [Neriman'ın Mektubundan Yüreğime Yansımalar / 1](https://www.insaniyet.net/nerimanin-mektubundan-yuregime-yansimalar-1/) - I. ben güz yapraklarıyla işliyorum yüreğimi ondan sararıyorum adım hüzün acının öz kardeşidir hey bir de türkülerle sağanak yağmurlarıyla gelen neriman ikimiz üç çiçekle vuruluyoruz alnımızdan. burada ölüm senfoni eşliğinde gelmiyor bir çobanın kavalındaki ezgiyle oysa bir sevgilidir akkoyun karakoyun bir o bir de dağdan kopup gelen yadigâr yadigâr diyorsam sen yağmur belle iki gül - [Zamanın Kıymetini Bilmek veya Dinler Tarihinde Aynı Tonda Akıp Giden (Tempo), Yok Eden (Kronos) veya İnşa Eden (Saat) Olarak Zaman Algıları](https://www.insaniyet.net/zamanin-kiymetini-bilmek-veya-dinler-tarihinde-ayni-tonda-akip-giden-tempo-yok-eden-kronos-veya-insa-eden-saat-olarak-zaman-algilari/) - Sahte Geleceğin Bitmeyen Tekrar Her gayr-i müslim kendi zamanını sahte ve bir o kadar batıl dünya formuyla yaşar. Hayat, tüm ihtişamıyla Müslümana sunulmuş bir nimettir. Yine İslam haricindeki geleneklere göre “şimdiki zaman” denen anlar dâhil tüm tarih, “muhteşem gelecekten” doğar. Bir başka ifadeyle diğer tüm kültürel sistemler tarih boyunca öğrettiler ki şimdiki zaman bir şekilde, - [Dijital Oblomovluk](https://www.insaniyet.net/dijital-oblomovluk/) - Oblomov’un divanı, bir eşya olmaktan çok bir yazgıdır. Gün boyu uzandığı bu yer, bedeninin ağırlığını taşıdığı kadar ruhunun suskunluğunu da taşır. Divan, onun dünyasıdır: zamanın yavaşladığı, iradenin gevşediği, hayatın düşünceye dönüştüğü bir iç mekân. Orada Oblomov, yaşamı eylemle değil tahayyülle tüketir. Bugün bu dünya küçülmüş, cebimize sığmıştır. Divanın yerini ekran almış; hareketsizlik, cam bir yüzeyin - [“Merhunu Nasıl Bilirsiniz?”](https://www.insaniyet.net/merhunu-nasil-bilirsiniz/) - Cenaze namazı kılan kişilere imam sorar: “Merhumu nasıl bilirsiniz? Cemaat de hüsnü şehadette bulunur: “İyi biliriz.” “Dünya ve ahirete taalluk eden konularda hakkınızı helal ediyor musunuz?” “Helal olsun!” Üç defa helallik alındıktan sonra herkes rahatlar ve defin için hareket edilir. Merhumu herkes iyi bilir de merhunu nasıl biliriz acaba? “Hocam şu merhun da nereden çıktı, - [Kanlı Ceviz "Artvin’de Rus İşgali ve Birinci Dünya Savaşı Yıllarına Ait Anılar"](https://www.insaniyet.net/kanli-ceviz-artvinde-rus-isgali-ve-birinci-dunya-savasi-yillarina-ait-anilar/) - Anlatan: Osman Yılmaz, Aziz oğlu Köyü: Diyagarmüç (Karlı) Doğum Yeri: Ardanuç/Diyagarmüç köyü Doğum Tarihi: 1311 Anlatım Tarihi: 1984 Eski takvimle 1331 senesinin Zemheri ayı idi. Yerler kar örtüsü ile kaplıydı. Sabahleyin top sesleriyle uyandık. Köyde herkes telaş içindeydi. Büyüklerimiz dedi ki: “Uruslar gelmiş Harkbaşı’ndan köyleri top ateşine tutuyorlar. Hazırlanın biz de kaçacağız “. “Kaça Kaçlık“ - [Hutbelerin Dili](https://www.insaniyet.net/hutbelerin-dili/) - Diyanet mensubu olmadığım için “Hutbelerimizin Dili” demedim. Hoş, Diyanet mensubu olsaydım da o kurumun bütün tasarruflarını benimsemek zorunda olmadığım için hutbeleri sahiplenmekten imtina edebilirdim. “Cuma Hutbelerinin Dili” demediğim için iki bayramın hutbelerini dışarıda bırakmakla hata ettiğimi düşünenler olabilir. Bu, gereksiz bir varsayımdan başka bir şey olmayacaktır. Bu yazıya başlarken, TDV İslâm Ansiklopedisinin “HUTBE” maddesini okusam - [Edebiyatımızda Münacat (11)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-11/) - Münacât Fuzûlî (Bağdat?, 1483 - Kerbelâ, 1556) 1 Yâ Rab hemîşe lutfunu kıl reh-nümâ bana Gösterme ol tarîkı ki yetmez sana bana 2 Kat’ eyle âşnâlığım andan ki gayrdır Ancak öz âşnâların et âşnâ bana 3 Bir yerde sâbit et kadem-i i’tibârımı Kim reh-ber-i şerîat ola muktedâ bana 4 Yok bende bir amel sana şâyeste - [TYB Ödülleri Açıklandı: İnsaniyet Yazarları 3 Ödül Aldı](https://www.insaniyet.net/tyb-2025-odulleri-aciklandi-sehrin-hafizasi-ve-kelimelerin-ruhu-odulle-taclandi/) - Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), kültür dünyamızın gelenekselleşen ve “en saygın ödülleri” olarak kabul edilen "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" 2025 yılı sahiplerini ilan etti. 28 ayrı kategoride “kuyumcu titizliğiyle” seçilen isimler arasında, özellikle medeniyet değerlerimizi kalemiyle ve sesiyle bugüne taşıyan üç kıymetli akademisyen; Ümit Meriç, Bilal Kemikli ve Necdet Subaşı, kazandıkları ödüllerle yıla damga - [TYB Genel Başkanı Arıcan 2025’in Yazar ve Sanatçılarını Açıkladı](https://www.insaniyet.net/tyb-genel-baskani-arican-2025-in-yazar-ve-sanatcilarini-acikladi/) - Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), gelenekselleşen ve kültür dünyasının "en saygın ödülleri" olarak kabul edilen "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" ödüllerinin 2025 yılı sahiplerini açıkladı. TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, TYB Genel Merkezi’nde Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Muhammed Enes Kala ve Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin ile birlikte düzenlediği basın toplantısında hem ödül alan isimleri ilan - [Vatandan Gurbete Sürdüler Bizi: Ahıskalı Araştırmacı Yazar Orhan Uravelli’yle Söyleşi](https://www.insaniyet.net/vatandan-gurbete-surduler-bizi-ahiskali-arastirmaci-yazar-orhan-uravelliyle-soylesi/) - Türkiye’ye nasıl geldiniz ve sizinle nasıl tanıştığımızı sizin ağzınızdan dinleyelim. Eylül 1990’da Türk Tarih Kongresi’ne katılmak üzere Bakü’den davet edilmiş akademisyenlerle birlikte Ankara’ya geldim. O sırada Azerbaycan Bilimler Akademisi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiye Şubesi’nde araştırmacı tercüman olarak görev yapıyordum. Kongrede Ahıskalı Türkler Sorunu konusunda tebliğ sundum ve meselenin önemli boyutlarını dile getirdim. Artık Sovyetler Birliği’nin - [Artvin İlinde Pallikler Kimlerdir?](https://www.insaniyet.net/artvin-ilinde-pallikler-kimlerdi/) - Artvin ilinde ana dil olarak Türkçe ile birlikte; Arhavi’de Lazca, Hopa’da Lazca ve Hemşince, Kemalpaşa’da da Lazca ve Hemşince, Borçka ve Borçka’ya komşu Artvin’in köylerinde Gürcüce konuşulur. Şavşat’ın Meydancık kesimi ile Yusufeli’nin Bıçakcılar, Yüksekoba ve Balcılı köylerinde de Türkçenin yanında Gürcüce konuşulur. Ardanuç’un ise 49 pare köyünün tamamında Kıpçak ağzı Türkçe konuşulur. Ardanuç’un Şavşat’a sınırı - [Bu Gofret Annemin Anlattığı Gofrete Benzemiyor](https://www.insaniyet.net/bu-gofret-annemin-anlattigi-gofrete-benzemiyor/) - Daha iki yaşıma bile girmedim. Herkes öyle söylüyor. Henüz yirmi aylık falanmışım. Annem ve babam hafta sonları bir yerlere gittikleri zaman beni dedemlere bırakıyor. Tüm gün gelmiyorlar. Dedem ve babaannem benimle o kadar ilgileniyorlar ki adeta her gün onların yanına gidesim geliyor. Ama bu her zaman mümkün olmuyor. Keşke olsa. Annem ve babam bir kursa - [Ailem Olur musun?](https://www.insaniyet.net/ailem-olur-musun/) - Cahit Zarifoğlu, Gülücük kitabındaki bazı şiirlerinde aile birliğine, anne ve babanın rolüyle güçlendirdiği imgelerle yer verir. Onun şiirlerinde anne duadır, yuvadır, candan öte candır. Varlığıyla aileyi ayakta tutan kadim güçtür. Evin sıcak yüzüdür. Baba ise bir dağ gibidir. Çınar gibidir, meyvesi olmasa da gölgesi yeter. Berekettir baba. Sıcacık bir somun ekmeğidir. Erken kalkmaktır. Gün ışığıdır. - [Ay Vakti Dergisi 219 (Kasım-Aralık 2025) Hakkındadır](https://www.insaniyet.net/ay-vakti-dergisi-219-kasim-aralik-2025-hakkindadir/) - Bizim mahallede esnaf bir bey amca yaşar. Her sabah aynı saatte gazete satan bakkala gider ve her gün aynı gazeteyi satın alır. Anlattığına göre gençliğinden beri böyle yaparmış. Oğluyla beraber toptancılık yapar. Geçenlerde oğlu, “Baba, sana bir tablet alayım. Böyle karda kışta gazete almaya gitmeye uğraşma! Tabletten okursun.” mealinde öneride bulunmuş. Baba demiş ki oğluna: - [Sanata Dair…](https://www.insaniyet.net/sanata-dair/) - Sanat, bazen bir resimle bazen bir nota ile bazen de bir mısra ya da cümlelerle duyguların dışavurumunda kullanılan ve kendisiyle karşılaştığınızda ruhunuzun derinlerinde anlamlandırıldığını hissettiğiniz ve tam da o anda bu karşılaşmadan büyük bir keyif aldığınız muhteşem güzellik... Bazen bazı duygular olur içinizde akıp giden. Adlandıramadığınız, ifade etmek için hangi kelimeyi kullanacağınızı bilmediğiniz. Bir yandan - [Bilemem](https://www.insaniyet.net/bilemem/) - Aşktan yana bize ayrılık düştü Ahrette olur mu vuslat bilemem Firakın yaktı kül eyledi beni Bu ar beni kurtarır mı bilemem Gözler gördü bu can kendinden geçti Ten acıya dayanır mı bilemem Yüzü gitti sesi gitti silindi Yıllar oldu ger döner mi bilemem İçimde bir uhde büyür durmadan O da beni sevmiş miydi bilemem Bir - [Yanlış Söylenen ve Anlaşılan Sözler](https://www.insaniyet.net/yanlis-soylenen-ve-anlasilan-sozler/) - Atalarımızın kültürlerine, tecrübe ve gözlemlerine dayanarak söylediği, öğüt verici veya genel kural bildiren, genellikle mecaz anlamlı, kalıplaşmış sözlere atasözü (sav, mesel, darbımesel) denmiştir. Atasözleri; milletin ortak düşüncesini, inancını, ahlak anlayışını, kültürünü, hayat görüşünü yansıtır. Eğitici özelliği olan atasözleri, dilden dile dolaşarak gelecek kuşaklara aktarılır. Milletin Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriften sonra en çok itimat edip günlük - [Korkma! Gençliğin Ruhu Burada](https://www.insaniyet.net/korkma-gencligin-ruhu-burada/) - Akifçe yanmadan Akifçe yazılmaz… Akifçe yanmadan Akifçe yaşanmaz… Fikir sancısı çekmekle mükellef seçilmiş ve herkese nasip olmayan o sancıyı dizeleriyle Türk milletine miras bırakmış Millî Şairimiz merhum Mehmet Âkif Ersoy’a rahmet ve özlemle… “Korkma!” diye başlayan dizelere sinen vatan aşkının varisleri olarak sesleniyoruz biz de: Satır aralarında göğsünü geçiren, Çehrene çizgi çizgi işleyen, Geceni mahdut - [Baudrillard’ı İktidar, Simülakr ve Simülasyon Üzerinden Okuma Denemesi](https://www.insaniyet.net/baudrillardi-iktidar-simulakr-ve-simulasyon-uzerinden-okuma-denemesi/) - Modern dönemden sonra postmodern döneme ait teoriler ve tanımlamalar sosyal bilimlerde kendine çabuk yer buldu. Sanayi toplumunun kavramları ve bu kavramların yorumladığı sosyal gerçeklik iki dönemde insan faktörü ve iktidar alanının değerlendirmesi çok farklı bakış açılarını içerdiğinden postmodern dönemi karşılayamamıştı. Postmodern dönem, modern dönemde olduğu gibi salt bir fabrika-meta ve bu kavramların oluşturmuş olduğu düşünsel - [“Önemli Olan İnsanlık, Farzlar Olmasa da Olur!”](https://www.insaniyet.net/onemli-olan-insanlik-farzlar-olmasa-da-olur/) - Son zamanlarda fevkalâde uyanık olmayı gerektiren şeytanî bir furya ile karşı karşıyayız. Kısaca anlatayım: Deniliyor ki: “Müslümanlar merhamet, hürmet-şefkat, nezaket, zarafet, ihsan, ikram, dürüstlük, helal kazanç, iffet, haya ve daha edeb-ahlak namına ne varsa hepsinden uzaklaşmış; çürüme, yozlaşma ve kokuşmuşluk yediden yetmişe, köylüden kentliye, cahilden alime kadar her yanı kaplamış durumda. Dindarlık; bilinçsizce eda edilen - [Gece Hayatınız Renkli mi?](https://www.insaniyet.net/gece-hayatiniz-renkli-mi/) - Gece hayatınız renkli mi? Hafta sonu ne yaparsın? Çılgınca bağırışların, sonu gelmez dansların, peş peşe devrilen kadehlerin, bin bir haleler çizerek her yanınızı sarıveren dumanların, soluk soluğa yayılan tutkuların doldurduğu bir mekânda mı geçer? Yoksa… Bu soruya farklı cevaplar geldi. Kimisi bunu haftada bir yaptığını söyledi. “Başka da bir kusurum, kabahatim yok!” dedi gülerek. Kimisi - [Yeşil Kubbenin Gölgesinde](https://www.insaniyet.net/yesil-kubbenin-golgesinde/) - Yüreğimde asırlık bir yorgunluk, Ruhum çağın günahlarıyla delik deşik. Metropollerde kaybettik izini, Kapatmadı yaralarımızı asrın dikiş tutmaz yamaları. Ravzandan bir esintiye hasrettir şimdi yüreğim. Sığındığım uykularda da göremedi seni günahkâr gözlerim. Kuşatıldı imanımız çepeçevre bu diyarlarda. Huzur, sadece gül bahçende mi kaldı? Misk ü amber kokun sarsa ruhumu şifa niyetine, Yorgun bedenim sükûnete erse yeşil - [Edebiyatımızda Münacat (10)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-10/) - Münâcât Nihanî (Edirne? 1483-Edirne? 1547?) 1 Benüm derdüme dermân eyle yâ Rab Refîkum her dem îmân eyle yâ Rab 2 Mey-i 'ışkıyla tâ-rûz-ı kıyâmet Beni sermest ü hayrân eyle yâ Rab 3 Gönül kim olmadı ışkunla ma'mûr İmâret itme virân eyle yâ Rab 4 Tehî-destüm fakîrüm dil-şikeste Bana in'am u ihsân eyle yâ Rab - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları, Dostluk Siyaseti Konulu Sunumuyla Prof. Dr. Yasin Aktay'ı Konuk Etti](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-dostluk-siyaseti-konulu-sunumuyla-prof-dr-yasin-aktayi-konuk-etti/) - İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, bu kez dostluk kavramını felsefi, teolojik ve siyasi boyutlarıyla ele aldı. Prof. Dr. Yasin Aktay’ın konuşmacı olarak katıldığı “Dostluk Siyaseti” başlıklı söyleşi, katılımcılara hem zihinsel hem de vicdani bir muhasebe imkânı sundu. 23 Aralık 2025 Salı akşamı Kabakçı Konağı’nda düzenlenen program, yoğun ilgi ve - [Regâibiyye](https://www.insaniyet.net/regaibiyye/) - Büyük bir mevsimdir bu Mübarek gecedir bu Muhteşem müjdedir bu Regâib kandili bu Yılda bir defa gelir Haber vererek gelir Nurlar serperek gelir Regaib kandili bu Ufukta seyredelim Yolunu bekleyelim Dosta haber verelim Regâib kandili bu Çağın yalanlarına Nefsin hülyalarına Kanma tuzaklarına Regâib kandili bu Ömür tez gelip geçer Yılları kesip biçer Âkıl iyiyi seçer - [ESKADER’den, Yazar ve Editörümüze 2025 Yılı Deneme Ödülü](https://www.insaniyet.net/eskaderden-yazar-ve-editorumuze-2025-yili-deneme-odulu/) - 18 dalda toplam 21 kişi ve kuruma verilen ESKADER 2025 Kültür ve Sanat Ödülleri kapsamında edebiyat, düşünce, sanat ve kültür alanlarında nitelikli çalışmalara imza atan isimler ödüllendirildi. Deneme: İyi İhtimaller, Hüseyin ÇOLAK, Çıra Yayıncılık insaniyet.net Kültür, Sanat ve Edebiyat Editörü ve Yazarımız Hüseyin Çolak, İyi İhtimaller isimli eseriyle deneme alanında ESKADER 2025 Ödülüne layık görüldü. Kelimelerin - [Hep Bir Eksik](https://www.insaniyet.net/hep-bir-eksik/) - “Sıramıza kâğıtlar bırakıyor hocalar Doldurun diyorlar aşağıdaki boşlukları Her boşluğu isminle doldurmak geçiyor içimden İçimdeki boşluğu doldurmak gibi bir şey” Mehmet Şahin Henüz denizler yaratılmamıştı, o yağmur damlası saçlarıma düştüğünde. Dizlerimin bağı, gözlerimin feri, nefesimin desibeli eksik kalıyor seni anlatmaya yeltenen şiire. Kanatlarımdan biri kayıp, sesimin debisi yetmiyor mavisini yitiren dağ çiçeklerine. Sen yüzünü dağlara - [Mırıldanmalar](https://www.insaniyet.net/mirildanmalar/) - Ölüme yakın diye, seviyorum denizi. Hayata uzak diye, gülüyorum acıya. Ne dünya adamıyım, ne ahiret azizi… Günahta, şeytanlarla yarıştım kıyasıya… Biraz arınmam için bulut gönderdi, tanrı. Yağmuru bekleseydim bir adım olacaktı. Acıyı kanıksamak kurtuluş değil, sanrı. Tenime güneş değse gözüm kan dolacaktı Kelimeler vermedi bana istediğimi Bildiklerim yetmedi biraz nefes almaya Andolsun ki - [Bir İlahiyatçının Arap Dilbilimi Serüveni ya da Akademik Bir Kitabın Hikayesi](https://www.insaniyet.net/bir-ilahiyatcinin-arap-dilbilimi-seruveni-ya-da-akademik-bir-kitabin-hikayesi/) - Van'dan başlayan, Türkiye'nin dört bir yanına uzanan yarım asırlık bir yolculuğun bazı notları... Dil, yaratılışından günümüze değin insanın dikkatini en çok çeken ve adeta onunla özdeşleşen bir olgu. Kendini ifade ederken ve başkalarıyla iletişim kurarken dil kullanması, insanoğlunun yaşamı ve geleceği için hayati öneme haiz bu olguyu tanımaya ve kavramaya sevk etmiş. İşte bu yüzden - [Araf Limanı](https://www.insaniyet.net/araf-limani/) - "Tanpınar’ın “Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında… Yekpâre, geniş bir ânın” sözü, bir çatlaktan sızan su gibi elimde kalıyor; akıp giden zamanın kıyısına tutunuyorum. İnsan bazen ne bulunduğu ana tamamen dâhil olabiliyor ne de ondan uzaklaşabiliyor; iki varlık hâlinin arasında, görünmez bir çizgide asılı kalıyor. Beni bir yerlerde ısırgan otu gibi dikenler tutuyor… Gecenin - [Şehir Paradoksu](https://www.insaniyet.net/sehir-paradoksu/) - bir ateş geçer içimizden kor kalır kül olmaz asla sonra gider herkes bir ben kalırım bana sen pencere kenarlarında yoksun yine de kırkikindiler çoktan inmiş daha ne olsun eşya taşımakla geçer ömrümüz fakat su her zaman akar ellerimizden kalbimize sızıları taşır damarlar kaybolur toprak damların killi duvarları zira aynı rüyaları görüyor artık köylüler ve şehirliler - [Yol Notları (3): Viyana](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-3-viyana/) - Viyana Viyana’daki gezintimize geçmeden önce, Avusturya’nın resmi dilinin Almanca olduğunu belirtmekte yarar vardır. Geniş ovalara sahip olmasının yanında kimi zaman dağların dibinden sessizce akıp giden kimi zaman da düz ovalarda yayılmış bir şekilde akışına devam eden bazen yağan yağmurlar ve eriyen karlarla kabına sığmayıp taşan bazen de sıcak havalarda iyiden iyiye içine çekilen ve kıvrıla - [Asansörde Parfüm Banyosu Yapmak](https://www.insaniyet.net/asansorde-parfum-banyosu-yapmak/) - Adam, sabahleyin mahmur gözlerle, dinlenmemiş ve sayısız düşüncelerin cirit attığı vücudunu asansör kabinine attığında trilyonlarca hücre alarm verdi. İrkildi. Etrafına bakındı. Burnunu gayrı ihtiyari tuttu. Omuzlarından sarsıldı, hafif bir titreme aldı. Kaşkolünü burnunu örtecek şekilde boynuna doladı. Rahatlamak istedi. Ama beklediği sonucu alamadı. Beklemediği uyanıklığı kazanmıştı. Suyun, kahvaltının, toplantıların ve yapacağı görüşmelerin zihninde oluşturduğu streslerden - [Edebiyatımızda Münacat (9)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-9/) - Münâcât Adlî (II. Bâyezîd) (Dimetoka? 3 Aralık 1448?-Edirne 26 Mayıs 1512) 1 Hudâyâ Hudâlık Sana yaraşur Nitekim gedâlık bana yaraşur 2 Çü Sen’sin penâhı cihân halkının Kamudan Sana ilticâ yaraşur 3 Şeh oldur ki kulluğun etdi Sen’in Kulun olmayan şeh gedâ yaraşur 4 Şu baş kim Sana secde eylemeye Şehin-şâh ise zîr ü pâ yaraşur - [Hazin Bir Ayrılıktan Yeniden Doğuşa Dönüşen Bir Dergi: Doğan Kardeş](https://www.insaniyet.net/hazin-bir-ayriliktan-yeniden-dogusa-donusen-bir-dergi-dogan-kardes/) - Çocukluğum eğitimci olan ebeveynimin tayini dolayısıyla Anadolu’nun ücra bir köyünde geçti. Kışları normal okul rutini günü doldururdu. Çoluk çocuk cümbür cemaat o kalabalıkta yalnızlık çekmezdim. Ama yazları babamın okul müdürü olması sebebiyle izin alıp bir yere ya da memlekete gidemediğimiz için o kocaaa okulda okulun bahçesinde biz üç kardeş tabiri caizse karga kovalardık. Lojmanın kocaman - [Sanılık](https://www.insaniyet.net/sanilik/) - Herkesin evinde huzur var gibi geliyordu adama. Ve kadın, her hemcinsini mutlu olarak düşlüyordu. “Tüm çocukların uçurtması var!” diye, düşünüyordu çocuk. Hâlbuki bu yüzyılın en büyük belasıydı zannetmek. Sanırım haklıydı şairler!.. - [O, Bir Şahsiyet Filozofuydu: Nurettin Topçu](https://www.insaniyet.net/o-bir-sahsiyet-filozofuydu-nurettin-topcu/) - Bazı öğretmenler sınıfa sadece bilgiyle girmez; duruşlarıyla, bakışlarıyla ve hayatla kurdukları bağ ile girerler. Öğrencinin aklından çok yüreğine, alışkanlıklarından çok karakterine dokunurlar. İşte böyle öğretmenlerin devrinde, eğitim kitaplardan sızan bir bilgi değil; insanı yoğuran bir emek hâline gelir. Bundan yıllar önce, Cumhuriyet’in henüz genç olduğu bir dönemde, bu anlayışı yaşayan ve yaşatan bir eğitimci vardı: - [TRT’den Türk Tasavvuf Müziği İçin Önemli Bir Hamle](https://www.insaniyet.net/trtden-turk-tasavvuf-muzigi-icin-onemli-bir-hamle/) - TRT Müzik Dairesi Başkanlığı, Türk Tasavvuf Müziği alanında çocuk ve gençlik koroları oluşturmak amacıyla yeni sınav duyurularını yayımladı. TRT Türk Din Musikisi Müdürlüğü bünyesinde amatör olarak faaliyet gösterecek TRT Türk Tasavvuf Müziği Çocuk ve Gençlik Koroları için müzikal değerlendirme sınavları yapılacak. TRT Türk Tasavvuf Müziği Çocuk Korosu sınavına, T.C. vatandaşı olan ve 2012-2018 yılları arasında - [İstanbul Günlüğü (3): Vefa’da](https://www.insaniyet.net/istanbul-gunlugu-3-vefada/) - Ahmet Çelik Hoca ile buluşacağımız semtin adını belirledik; ama ‘neresinde?’ sorusu hâlâ cevapsızdı. Bilenler kırk yer sayarlar, ama İstanbul’a yabancı iki kişinin “şurada buluşalım” demesi hiç kolay iş değildi. Gelen dolmuşlar tepeleme doluydu. Camlara yapışmış yorgun yüzler dikkatimi çekti. Hafifçe çiseleyen yağmur saçımı, alnımı ıslatıyordu. Miskince dolaşan kediler bana ilham verdi ve dolmuştan ümidi kesip - [Bir Kan Davası Hikâyesi](https://www.insaniyet.net/bir-kan-davasi-hikayesi/) - Yirmi beş gündür Sivas'tayız. Tam otuz iki yıl önce satın aldığımız hisseli tapulu bir arsanın uzun uğraşılar sonucu müstakil hale gelmesi sonucu üzerine yapılan eve az çok rahat edebileceğimiz, eş dost misafir kabul edebileceğimiz bir düzen vermekle uğraşıyoruz. Dolayısıyla da yakın akraba ziyaretleri, davetli olduğumuz halde çeşitli mazeretlerimiz nedeniyle katılamadığımız düğünler için düğün sahiplerini tebrik - [Üç Al İki Öde/ Şimdi Al Sonra Öde](https://www.insaniyet.net/uc-al-iki-ode-simdi-al-sonra-ode/) - Para özgürlük getiriyor. Özgürlük, kaybetmekten korkacağımız şeylere sahip olmamızı getiriyor. Korku/kaygı da özgürlüğü elden alıyor. Sahip oluş sırasında yaşanan özgürlük, dolaylı yoldan elden çıkıyor. Madde, içinde erimiş bir kölelik taşıyor. Yoksunluk ise tüm bunların, bu gizli köleliğin ötesinde yavan, saf, acımtırak bir biçimde sabit duruyor. Reklamlar paramızı almak için yırtınıp duruyor. Bizim iyiliğimizi ister gibi - [Kırmızı Kar Romanı Üzerine Bir Değerlendirme](https://www.insaniyet.net/kirmizi-kar-romani-uzerine-bir-degerlendirme/) - Hamza Çelenk, eğitimci bir yazarımız. Aynı zamanda insaniyet.net yazarlarından. Dervişe Sitem (2015), Bana Yarından Bahset (2018), Kutanlı Gülistan (2020) ve Kırmızı Kar (2025) adlı eserlerin yazarı. Bana Yarından Bahset ile Dervişe Sitem deneme, Kutanlı Gülistan hikâye ve Kırmızı Kar da roman türünde eserler. 2025 yılı Nisan ayının sonunda Beyan Yayınları arasında yayımlanan Kırmızı Kar, 2023 - [Behlül Bir Arkadaşınız Var Mı?](https://www.insaniyet.net/behlul-bir-arkadasiniz-var-mi/) - Bazılarının şöyle dediğini duyar gibiyim: “Hocam, biz Harun Reşid değiliz ki Behlül’ümüz olsun! Hayır, kastettiğim o kıvamda biri değil. Hepimizin zaman zaman sohbetlerde takıldığı, görünce tebessüm ettiği, latifeler yaptığı, bazen ileri gidip dalga geçtiği insanlar vardır. Kastettiğim, bu tarz bir arkadaş da değil. Aslında anladınız ama yine de biraz açıklayayım. İnsanlar, fiziken farklı yaratıldıkları gibi - [Nurettin Topçu ve Türkçe](https://www.insaniyet.net/nurettin-topcu-ve-turkce/) - Nurettin Topçu, kültür ve maarif davamızın en başta gelen isimlerinden biridir. Edebiyat tarihlerinin fikir adamı, düşünür, eğitimci, yazar gibi hüviyetlerle takdim ettiği Topçu; ahlak, kültür, medeniyet, maarif gibi esaslı meseleler üzerine yaptığı çalışmalarla temayüz eden bir şahsiyettir. Strasburg’da ahlak felsefesi üzerine hazırladığı Conformisme et révolte başlıklı tezini Sorbonne’a giderek savunmuş ve orada üstün başarı kazanmıştır. Avrupa’ya - [Bir Anlamı Olmalı (2)](https://www.insaniyet.net/bir-anlami-olmali-2/) - Botsvana'da ayak izi iki oluk oluşturan bir fil, yürümekte olduğu yolda kararlı adımlarla devam ederken, oldukça derinden, düşük desibelde bir ses, file inandığı tüm doğruların yalan olduğunu söyledi. Üstelik fil hiç kimseye herhangi bir soru yöneltmemişti. Karanlığa alışkın biri, gözlerini açar mıydı, ışığa karşı? Göz kapakları bir tüy misali hafif olsa bile, çarşaf gibi yırtabilir - [Edebiyatımızda Münacat (8)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-8/) - Münacat Ali Şîr Nevâî (Herat, 9 Şubat 1441-Herat 3 Ocak 1501) 17 Yâ rab olgan cânımda cânım cism-i verândın cüdâ Ol bolub mundın cüdâ sin bolmagıl andın cüdâ Cun cüdâ bolsam meyni gam-nâk yoķ u bardın Ni gamım bolmasaij min zâr-ı gayrândın cüdâ Naķd-i cân-gaķîķânda îmân gevherin könlümge sal Eylegil cândın cüdâ-lik itme îmândın cüdâ - [Nureddin Topçu’nun Mevlânâ ve Mevleviliğe Bakışı](https://www.insaniyet.net/nureddin-topcunun-mevlana-ve-mevlevilige-bakisi/) - 100 yıl önce dergâhlar/Mevlevihaneler sırlandığında İstanbul’da lise öğrencisi olan Nurettin Topçu’nun babası Erzurumlu, annesi Eğin/Kemaliyelidir. Daha sonraki yıllarda Fransa’da felsefe-ahlak alanında doktora yaparak yurda dönmüş ve kırk yılık öğretmenlik hayatında cevabını aradığı tek soru muhatabı olan gençlere sunacağı hayat felsefesinin temel ilkeleri olmuştur[1]. Genel anlamda insanlık düşüncesinden, özel anlamda Anadolu irfanından beslenen bu ilkelerin başında - [Bir Endülüs Rüyası (3): Sevilla](https://www.insaniyet.net/bir-endulus-ruyasi-3-sevilla/) - Endülüs’ün portakal çiçekli şehri Sevilla... Flemonko ezgileri eşliğinde yürüyerek Endülüs İslam mimarisi ile Gotik mimarinin iç içe geçtiği özgün dokuyu, Rönesans’ın incelikli işçiliğini keşfedeceğiniz İspanya’nın ince ruhlu şehri… Pek çok film setine ev sahipliği yapmış tarihî ve estetik dokusuyla gözde bir şehir. Endülüs ruhunu yakalayacağınız, size 1000’li yılları yaşatacak sanatsal şehir. Geçmişte bir dönem Endülüs'e - [Hoca Odasında mı?](https://www.insaniyet.net/hoca-odasinda-mi/) - Üniversite koridorlarında yankılanan ses her zaman aynı değildir. Ders saatlerinde sınıf kapılarından taşan hocaların sesi, dersin bitişiyle yerini öğrencilerin tatlı sohbetine bırakır. Öğretim üyelerinin odalarının bulunduğu katlarda ise daha sakin bir uğultu hâkimdir. Lisansüstü dersler hocaların odalarında yapıldığı için, kapı önlerinde bekleyen öğrenciler kısık bir sesle birbirlerine aynı soruyu sorarlar: “Hoca odasında mı?” İstanbul Üniversitesi - [Abıca’dan Geriye Kalan Tek Şey O Yadigâr Paltosu](https://www.insaniyet.net/abicadan-geriye-kalan-tek-sey-o-yadigar-paltosu/) - Ne zaman köye gitsem onu köy meydanındaki bankta sırtını duvara yaslamış oturur halde görürdüm. Çoğunlukla yalnız olur, sessizce etrafı izler, elindeki sigarayı derin derin içine çeker, bir şeyler düşünür halde gününü geçirirdi. Hep hüzünlü, hep kederli, hep yorgun bir hali olurdu. Onun güldüğüne hiç şahit olmadım. Kendimi bildim bileli orası onun değişmez mekânıydı. Aslına bakarsanız - [Dersliğime Düşen Düşünce Ustaları](https://www.insaniyet.net/dersligime-dusen-dusunce-ustalari/) - Ekim ayının üstünkörü soğukluğu var avuçlarımda... Çalakalem ezberlediğim duraklardan birinde iniyorum yine, fakültede artık günler su gibi akıyordu. Kim bilir ne bekliyordu bizi kapalı kapıların ardında ki dolu sınıflarda. Bugün her zaman ki ciddiyetini kuşanmış bizim bu taş avlu... Ötesinde mermer basamaklı merdivenler… Sahi duyar mıydı kışın da ayak seslerini? Yoksa hep öğrenci patırtısı mıdır - [Ya Sen?](https://www.insaniyet.net/ya-sen/) - Koş yangınlardan ve uyar gök halkını Bu yağmurlar değil bizi sarsan beşik gibi yârin yüzü, öldü. Okyanus kenarında dur ve durul, şair yüreği kadar cesur. Ve ıslandığımız da çöl için. Çöl mü? Ah! Ben çöl deyince de sen aşk anla, aşk=Allah. Şahmeran öfkeli bir çiçekti resmettiği tilkinin Benim gönlüm bir saray, dağlarda şarkı söyler uslu - [Cevat Akşit Hocaefendi Üzerine Oğlu Dt. M. Sıddık Akşit ile… Güler Yüzlü, Tatlı Dilli Bir Hocaefendi…](https://www.insaniyet.net/cevat-aksit-hocaefendi-uzerine-oglu-dt-m-siddik-aksit-ile-guler-yuzlu-tatli-dilli-bir-hocaefendi/) - Onu ekranlarda görüp de tebessüm etmeyen, “bu tatlı hocaefendi acaba neler anlatacak?” demeyen yok gibidir. Hep güler yüzüyle milyonlara hitap etti, ediyor. Bir âlim, mutasavvıf, akademisyen, girişimci, yönetici, sivil toplumcu, tebliğci kimliğiyle milyonların sevgisini kazanmış, ilgiyle takip edilen biri. Çalışmaları sadece ülkemizle sınırlı olmayıp yurt dışında özellikle de Kırgızistan’da, Hanefi mezhebinin büyük âlimi, ikinci İmam - [Yakınlık ve Mesafe](https://www.insaniyet.net/yakinlik-ve-mesafe/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Ne garip... Bazen biri yanı başımızdadır ama ruhu başka bir şehirde. Bazen bir ses kilometrelerce uzaktan gelir ama içimizde yankılanır. Yakınlık ve mesafe, yalnızca fiziksel konumlarla değil, kalpler arasındaki görünmeyen yollarla ilgilidir. Modern hayat, bizi birbirimize yaklaştırıyor gibi görünür: Bir mesajla ulaşabiliyoruz, bir video aramayla göz göze gelebiliyoruz. Ama bu - [Kederimden Daha Ağır Ne Olabilirdi Ki](https://www.insaniyet.net/kederimden-daha-agir-ne-olabilirdi-ki/) - Yer: TBMM Konferans Salonu Program: Sıfır Noktasından: Görünenin Ötesinde Gazze Film Gösterimi Tarih: 8 Ekim 2025 Program için salona geldiğimizde yer kalmamıştı. Ayakta izlemeye bile değerdi ancak en arka sıraya bir sandalye getirip biraz sonra oturduğu yerden kalkamayacak hale gelecek bedenimi usulca bıraktım sandalyeye. Gazze’deki genç yönetmenler tarafından, 22 Gazzeli’nin kendi cep telefonu ve - [Edebiyatımızda Münacat (7)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-7/) - Münacaat Ahmed Paşa (Edirne, 1426-Bursa, 1497) Hudâyâ 'adedsüz günâh eyledük 'Amel defterin rû-siyâh eyledük Tamuyı yaşayan celâlün haki Behişti bezeyen cemālün haki Gözi yaşlularun yüzi suyı'çün Bu micmerde yanan ciger buyı'çün Çü 'afvuña dayanduk itdük günäh Yine 'afvün olsın bize 'özr-hâh Eger mücrim olmasa iy zü'l-celâl Kime afvun iderdi 'arz-ı cemâl Dili şem'-i mihrüñle pür-nûr - [Kısacık Ömrüne Çok Şey Sığdıran Adam Ali Kaya](https://www.insaniyet.net/kisacik-omrune-cok-sey-sigdiran-adam-ali-kaya/) - Fakülteye başladığım 1993 yılında tanıdığım ve bir daha da kopamadığım, benim ve herkesin Ali Ağabeyi. Öğrencileri bile “Hocam” derdi ama aslında onu ağabey görür ve ondan ağabey muamelesi görürlerdi. Ali Kaya Hoca, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinin üçüncü kuşağının mümtaz şahsiyetlerinden biriydi. Zaten mümtaz olması şahsiyetinde saklıydı. Herkesin derdine koşar, derdini kendi derdi bilir ve adeta - [Kayık Adres](https://www.insaniyet.net/kayik-adres/) - Saçlarına aklar düşmüş, dediler… Her telinde ayrı yüklü acılar, dedim. Kalbinde görünen hasar tespiti, Kayıp adres: sevginin açtığı yaralar, dedim. Omzunda boşa geçmiş yılların yükü, Kaçak kurulmuş hayaller, dedim. Baş başa yorgun yürek sızısı… Merhametsiz dikenler, biriler, dedim. Gözlerimde sessiz çığlıklar, solan umutlar, Bitip giden ömür, kayıp yarınlar, dedim. Kaldı yaralı düşler, benle baş başa… - [Girdap](https://www.insaniyet.net/girdap/) - Büyük bir şehrin, küçük bir kamu kurumunda, kendi halinde çalışan bir memurdu, unvansız, iddiasız ve kaygısız. Küçük şeylerle mutlu olabilmenin örnekliğini gösterircesine yaşıyordu adeta, sade ve sakin. İşi ve maaşı gibi, dünyası da küçüktü. Düşünce ve hayal dünyası da akışla uyum içinde, bunca küçüklüğe eşlik ederek seyrediyordu. Meraklıydı lakin. Gözünü ve kulağını her daim açık - [Yok ve Yokluk'a İlişkin Küçük Bir Mülahaza](https://www.insaniyet.net/yok-ve-yokluka-iliskin-kucuk-bir-mulahaza/) - Geçmişini ve bugününü şöyle bir taradığımızda insanın bir tarafının, insanoğlunun önemli bir kısmının 'yok'a ve 'yokluk'a ne kadar düşkün olduğu görülüyor. Sanki yokluk onu rahatlatıyor. Yok saydığında veya yok saymaya dair varsayımlarına argümanlar arama çabasına koyulduğunda kendinden geçiyor adeta. Allah yok, ahiret yok, hesap yok, cennet-cehennem yok... Oysa bir şeye yok denildiğinde, karşısına o yok - [Dünyevileşme/Sekülerizm: Vehn](https://www.insaniyet.net/dunyevilesme-sekulerizm-vehn/) - Yıl 2004… Türkiye’nin en büyük huzurevlerinden (kapasite 396) birinde yöneticiydim. Huzurevimizde çok farklı hikâyeler dinledim, değişik portreler tanıdım. Bir tanesi yazımın başlığına tam bir örnekti. Emekli matematik öğretmeniydi. Oğlu Tıp Fakültesi’nde profesördü. Ve oğlu ona müstakil iki katlı gayet müsait evlerinde birlikte kalması için sürekli yalvarıyordu. Ama amcamız aşırı hassastı. Hayatını “tüy gibi” yaşamakta kararlıydı. - [Dutsuzların Cemil](https://www.insaniyet.net/dutsuzlarin-cemil/) - Çocuktum o zamanlar. İki sokak üstümüzde otururdu Cemil Abi ya da mahallelinin ağzıyla Dutsuzların Cemil. Oysa bahçelerinde dut ağacı da vardı. Niye böyle demişler ki anlamazdım. Kas hastasıydı Cemil Abi, distrofi diye bir şey. Genetikmiş, dedesi de öyleymiş. Yaşı epey vardı ama hastalığından dolayı ufacık kalmıştı. İlk kez mahalle maçlarından birinde görmüştüm Cemil Ağabey’i. Evlerinin - [İnsanlık Ağıdı -Gazze Manifestosu-](https://www.insaniyet.net/insanlik-agidi-gazze-manifestosu/) - insanlar ölüyorsa insanlık da ölüyor zulmün pençelerinde bir çocuk artık çocuk değildir masumiyet çehresiyle bir şehit bir şahittir artık gök kubbenin altında ve dehre ve ahirete ve hesap gününe şimdi hangi kan ağlayan yürekle sana sesleneyim ey Gazze! hangi kör gözümle göreyim seni yaralı bir kuş gibi çırpınan kalple kan ağlıyorken Filistin çocukları dünya susuyorken - [Nurettin Topçu Muallim/Öğretmen İçin Ne Dedi ?](https://www.insaniyet.net/nurettin-topcu-muallim-ogretmen-icin-ne-dedi/) - * Maarif demek muallim demektir. Muallim tüccar değildir. Muallim ruhlar sanatkârıdır. Muallimlik sevgi işidir. Muallim, hepimizin her an muhtaç olduğu doktordur. Muallim, sahip olduğu mesuliyet duygusuyla içimizde en fazla hür olandır. Muallimlik, tahammülsüzlüğün, şikâyetin başladığı yerde biter. Hür olmayan muallim, muallim değildir. Gandi muallimdi. İlkmektep çocuklarını yetiştirmekle işe başlamıştı. Mektep koridorları gerçek fetihlerin yeridir. * - [Prof Dr. Sinan Uyğur ile Söyleşi](https://www.insaniyet.net/prof-dr-sinan-uygur-ile-soylesi/) - Ülkü Önal: Değerli hocam, öncelikle sizi tanıyalım. Prof. Dr. Sinan Uyğur: 1976’da Artvin’in eski adı Melo olan Sarıbudak köyünde doğmuşum. İlkokulu köyümde, ortaokulu İstanbul’da, liseyi Artvin’de okuduktan sonra 1993 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesinde başladığım yüksek öğrenimimi munfasılan 2010 yılında doktora derecesi ile tamamladım. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı orta dereceli okullarda; sırasıyla Erzurum, Romanya-Mecidiye, Erzurum, Hatay-Erzin’de - [Doğumunu Bekleyen Ülke: Madagaskar](https://www.insaniyet.net/dogumunu-bekleyen-ulke-madagaskar/) - “Gönül ne kahve ister, ne kahvehane, Gönül sohbet ister, kahve bahane.” ‘Muhabbetle yenen dayağın bile tadı var’ derler. Buradaki 'tat' elbette fiziksel bir lezzet değil, paylaşılan o ânın yüreklerde bıraktığı derin izdir. Nitekim dostlarla yapılan kahvaltının tadı da işte o muhabbetten gelir ve bir başka olur. Doğum yerim olan Göksun’a gidince nereye, kime gideceğimi hiç - [Yol Notları (2)… Bursa’da Geçen Zaman](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-2-bursada-gecen-zaman/) - Bursa’dan ayrılalı yıllar olmuş. Aradan geçen bu uzun zaman diliminde pek çok şey değişmiş olmalıdır. Bursa’da geçirdiğimiz günlerde havasını teneffüs etme imkânı bulmuştuk. Burada anlatacaklarımız yıllar öncesine ait herhangi kronolojik bir sıra gözetilmeden o “ân”a ait notlardır. Bursa, kendine has özellikleriyle bağrında tarihi açıdan pek çok hatırayı saklayan, bir taraftan sırtında Uludağ’ı taşırken bir taraftan - [“Başkent İnsaniyet Buluşmaları”nda Aydın Ünal: “Türkiye’yi Tanımak Cesaret İster”](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalarinda-aydin-unal-turkiyeyi-tanimak-cesaret-ister/) - İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği, “Başkent İnsaniyet Buluşmaları” kapsamında 25 Kasım 2025 tarihinde “Türkiye Nedir?” başlıklı bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. Kabakçı Konağı’nda düzenlenen etkinliğin konuşmacısı, Aydın Ünal “Türkiye Nedir?” başlıklı sunumuyla Türkiye’nin toplumsal psikolojisini, tarihsel kırılmalarını ve kimlik tartışmalarını çok yönlü bir bakışla ele aldı. Programın moderatörlüğünü Mustafa Yıldız yürüttü. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle - [Hangi Hayvan Olmak İsterdiniz?](https://www.insaniyet.net/hangi-hayvan-olmak-isterdiniz/) - Öğretmenlik yaptığım dönemlerde, girdiğim din kültürü ve ahlak bilgisi ve felsefe derslerinde bazen öğrencilerime bir yazılı sorusu olarak şunu sorardım: “Bir hayvan olmak isteseniz, hangisini tercih ederdiniz, niçin?” Aslında bundan maksadım öğrencilerimin düşünmelerini sağlamak, hayvanlara bakışlarını biraz derinleştirmek, hayatımızda yer alan bu canlıların etkisini, yerini görmek, kıymetlerini bilmek, en nihayetinde de insan olmanın o muazzam - [Artvin’in Fahri Kültür Elçisi Zeki Kurt: “Şehir Kültürümüze Sahip Çıkmalıyız.”](https://www.insaniyet.net/artvinin-fahri-kultur-elcisi-zeki-kurt-sehir-kulturumuze-sahip-cikmaliyiz/) - Zeki Bey, Artvin kamuoyu ilk sizi tarihi Berta köprüsünün baraj suları altında kalmaması için verdiğiniz mücadelede tanıdı. Sizi bu tarafa yönlendiren neydi? Kültürel konularda birlik olamayışımızın nedenleri ve verdiğiniz mücadelede hemşerilerinizin olumsuz tutumları ve bu konuda imzası olan kimlerdir? Ömrümün en büyük işkencesi: Favoretti’yi Mostar Köprüsü’nün açılışında 2 saat dinledim. Bosna Savaşı’nda Sırplar, Osmanlı yadigarı - [Edebiyatımızda Münacat (6)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-6/) - AYIRMA Eşrefoğlu Rûmî (Bursa, 1353?-Bursa, 1469) 1 Ey Allah’ım beni Sen’den ayırma Beni Sen’in güzelliğinden ayırma 2 Seni sevmek benim dinim îmânım İlâhî dîni îmandan ayırma 3 Sararuben soldum döndüm hazâna İlâhî hazânımı daldan ayırma 4 Pirim gül’dür ben anın yaprağıyam İlâhî yaprağı gülden ayırma 5 Ben ol Dost bahçesinin bülbülüyem İlâhî bülbülü gülden ayırma - [Sessiz Devrim: “Yapay Zekâ”](https://www.insaniyet.net/sessiz-devrim-yapay-zeka/) - Bir zamanlar bilgiyi bulmak için kütüphanelere gider kitapların, ansiklopedilerin sayfalarını çevirirdik. Cevabı ararken kelimelerle mücadele eder, anlamın peşinde saatler geçirirdik. Şimdi ise sadece bir cümle yazıyoruz, birkaç saniye içinde cevap karşımızda. Güzel, değil mi? Hayat kolaylaştı. Ama ya düşünmek? O hâlâ bizimle mi? Yapay zekâ artık her yerde. Sabah haberleri özetleyen bir uygulamadan, akşam yemeğinde - [Dava ve Lider: Hakkın Tarafında Hakikatin Peşinde](https://www.insaniyet.net/dava-ve-lider-hakkin-tarafinda-hakikatin-pesinde/) - أعوذ بالله، بسم الله... وَكَذٰلِكَ نُرٖٓي اِبْرٰهٖيمَ مَلَكُوتَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلِيَكُونَ مِنَ الْمُوقِنٖينَ. قَالَ يَا قَوْمِ اِنّٖي بَرٖٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَ، اِنّٖي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذٖي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَنٖيفاً وَمَٓا اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِكٖينَۚ. “Böylece biz, kesin inananlardan olsun diye İbrâhim’e göklerin ve yerin kimin kudretinde olduğunu gösterdik.” “Ey kavmim! Ben sizin şirk koştuklarından uzağım. Bir - [Yüz Yıl Önceden Bir Haber](https://www.insaniyet.net/yuz-yil-onceden-bir-haber/) - Azil Kâfî Değildir İstanbul İmam ve Hatip Mektebi Müdürü Hilmi Bey ile altı muallim dün Maarif Vekâleti’nden gelen emir üzerine derhâl azledilmişlerdir. Mezkûr müdiriyete sâbık Maarif Nezareti Kalem-i Mahsus Müdürü Hüsnü Bey tayin edilmiştir. Dün bu hususda aldığımız malûmata göre göre evvelce Basra meb’ûsu olan Hilmi Bey ve rüfekası Maarif Vekâleti’nin bilumum muallimlerin şapka giymeleri - [El İçin Söylenenler (3)](https://www.insaniyet.net/el-icin-soylenenler-3/) - El, edebiyattaki edatlar/ilgeçler gibidir; tek başına bir anlam ifade etmez, bir diğer ele ihtiyaç duyar. Ağaçlar bile el ele tutuşunca orman olur. El ayak çekilince gecenin gizemini de karanlığın sırrını da el yordamıyla çözer insan. El dilin yelkeni, kalbin kanadıdır. Elinden hiçbir şey gelmediği anlarda insan Rabbine yönelince, diline ve kalbine eşlik eden yine el - [40 Yıl Sonra Anlamlı Buluşma](https://www.insaniyet.net/40-yil-sonra-anlamli-bulusma/) - İnsanoğlu, özellikle son asırda, genelde dünyaya geldiği memleketi terk ederek, başka şehir veya ülkelerde yaşamak mecburiyetinde kalmaktadır. Bu mecburiyetlerin biri de tahsil hayatıdır. Birçoğumuz özellikle yüksek tahsilini başka şehirlerde yapmışızdır. Bu durum da bizi beraber tahsil hayatı yaptığımız insanlarla dostluklar edinmeye sevk etmiştir. Hele parasız yatılı okuyanlar adeta bir aile gibi olur ve bu dostluklar - [İstanbul Günlüğü (2): Zincirlikuyu’da – Talihin Yol Eylediği Yerde...](https://www.insaniyet.net/istanbul-gunlugu-2-zincirlikuyuda-talihin-yol-eyledigi-yerde/) - Zincirlikuyu Mezarlığı’nda dolaşırken, hangi mezar taşına baksanız, geçmişle bugünün arasında bir hikâyenin eşiğinde durursunuz. Bir tanıdığınızı görmüş gibi içinizden “Filmlerini izledim, türküleriyle, şarkılarıyla büyüdüm, hey gidi günler hey!” dersiniz. Şarkılarını mırıldanır, rollerini, komik ya da hüzünlü hâllerini, aşklarını, acılarını, umutlarını, hayal kırıklıklarını anımsarsınız. Güler, mahzun olur; çocuklukla gençlik yıllarınız arasında bir yere savrulursunuz. Hüzünlü bir - [Özlediğimiz İdealist Öğretmen](https://www.insaniyet.net/ozledigimiz-idealist-ogretmen/) - İnsanın insan olabilmesi, millî ve evrensel nitelikli iyi bir eğitimle mümkündür. Nasıl ki toprağa gömülen çiçek tohumu, su verilmediği takdirde harekete geçip açılarak çiçeğini gösteremezse, bir insan da iyi bir eğitim almazsa şahsiyetini geliştirip olgunlaştıracak fikrî ve ruhi gıdalarını alamaz. Âlimlerin mürekkebini şehitlerin kanından üstün tutan bir medeniyetin öncüsü büyük Türk hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in - [Sonra Yollar Girdi Aramıza](https://www.insaniyet.net/sonra-yollar-girdi-aramiza/) - koptu gemileri zapt eden halatlar kaç gemi yitip gider kaç gemi limanını kaybeder bir fotoğraf milyarlarca görüntümden durdurulmuş bir an kaybolmuş öncesi sonrası ne düşünmüşüm kim bilir kimse ölmez seninle beraber ah bir masada doğranmış umutlar kiralık veya satılık gülüşler sinsi bir düşman gibi ayırırken zaman sağır bir acı dolaşırken içimde mücrim yanlarını - [Öğretmenler Gününe Not Düşelim](https://www.insaniyet.net/ogretmenler-gunune-not-duselim/) - 1964-70 yılları arasında talebesi olduğum İstanbul İmam Hatip Okulu’nda çok değerli insanların öğrencisi oldum: Bekir Topaloğlu, Hayrettin Karaman, Tayyar Altıkulaç, İsmail Erünsal, Saim Yeprem, Müzekkâ Gürbüz, Hayati Ülkü, L. Sami Akalın, Halil Ziya Erce, Ahmet Topaloğlu… Bu okulda ruhuma dokunan hocalarımdan biri de Adil Teymur idi. 1931 yılında Gaziantep’te doğan ilk orta tahsilini bu şehirde, - [Neredesin Ey Güneş](https://www.insaniyet.net/neredesin-ey-gunes/) - Aynı kavanoza konan farklı karıncalar kavanoz sallanınca birbiriyle savaşmaya başlar. Tehdit unsurları, farklı olana saldır borusu çaldırır. Farklılıklar hayatın akışını hayati ölçüde anlamlandırır. Hepsi bizimle tıpatıp aynı insanlarla dolu dünya bence bir süre sonra yaşanmaz hale gelir. Öte yandan “fark”, büyük mücadeleler de başlatır. Bir ideolojiye, siyasete, kavgaya, savaşa dönüşür ve yaşam amacı haline gelir. - [Sığındığımız Bir Rabbimiz Var mı?](https://www.insaniyet.net/sigindigimiz-bir-rabbimiz-var-mi/) - Modern dünya insanı çıldırtır. Bunaltır, çileden çıkartır, deli eder, günahlara sokar. Günahı; mevhum bir zamana, belirsiz bir sürece, yaşanan olumsuzluklara yükleme kolaycılığına kaçmak, tabi biraz da alışkanlık. Ama hakikatten de uzak değil. Klasik zamanlarda, yani eskiden de insanlar bunalır, çılgına döner, manyak manyak işler yapar, zulümler işler, ahlaksızlıklar icra eder, inançsızlık girdaplarında ve sorunlarında kıvranır, - [Matematiksel Gerçeklik Gerçekten Kuantum Mekaniktir: Sayıların Kuantum Dansı](https://www.insaniyet.net/matematiksel-gerceklik-gercekten-kuantum-mekaniktir-sayilarin-kuantum-dansi/) - Giriş: Sayılar Ölçülmeden Önce Neredeler? Şu garip soruyu hiç düşündünüz mü: 2+2=4 sonucunu hesaplamadan önce, bu sonuç neredeydi? Kuantum fiziğindeki ünlü "Schrödinger'in kedisi" paradoksundan ilham alarak soruyorum: Matematik problemleri çözülmeden önce hangi durumdalardır? Geleneksel görüş basittir: 2+2=4 her zaman doğrudur, onu hesaplasak da hesaplamasak da. Ama ya durum bundan çok daha tuhafsa? Ya matematiksel sonuçlar, - [Sükût](https://www.insaniyet.net/sukut-3/) - Leylalık bir makamsa koltuğu ateştendir. Beni sana bağlayan od, etten ve kemiktendir. Kim bin katre ateş etse gönlü ruhbana karşı Leyladaki leylalık elde değil yürektendir. Etme kapına köle, kapılar da yıkılır. Yekinme ayrılmaya, kilit sandığın iptendir. Demir, toprakla taşla bin bir şekle sokulur. İpin aslı astarı olsa olsa yündendir. - [Filistin'de Kadın Olmak](https://www.insaniyet.net/filistinde-kadin-olmak/) - Direnişin ve dirilişin adı Filistin'de "Kadın" demektir. Nur tufanından sonra İlk ana karanın Kudüs olduğu topraklarda bereketin sembolüdür Filistin'de kadın olmak. Asırlar boyu dahi hala devam eden işgalin merkez üssünde kadın olmak. Sabır, güç ve cesaret timsali, feraset dahi inayet ile her alanda var olan kadınların direnişi Hz. Meryem'in henüz bebek iken adandığı yerin tılsımı - [Edebiyatımızda Münacat (5)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-5/) - Şeyhoğlu Mustafa 1 Hudâya sen ganîsün biz gedâyüz Bu dergâhı koyup kande gidevüz 2 Egerçi "asiyüz düpdüz günehkâr Senün ile ilginç bir pazarımız var var 3 Varan bizden sana her dem hatadur Gelen senden bize da'im atâdur 4 Bizim cürm ü hatâdur acz ü nokṣân Senün fazl ü keremdir lutf u iḥsân 5 Bugün yâd - [Yıldızlara Yakın Vefaya Yakın](https://www.insaniyet.net/yildizlara-yakin-vefaya-yakin/) - Metin Özdamarlar’ın son kitabı Yıldızlara Yakın, Temmuz 2025’te Timaş Yayınlarından çıktı. Sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla epey ses getirmiş bir eser. Benim de kitaplığıma bu vesileyle girdi Yıldızlara Yakın. Kitap, yapay zekâ mühendisi olmak isteyen Mustafa’nın hikâyesini anlatıyor. Güzelliğe, iyiliğe, çalışkanlığa, duygudaşlığa yakın, Yıldızlara Yakın. Evet, yıldızlara yakın. Merhamete, dürüstlüğe, yoldaşlığa ama en çok da vefaya - [Sessiz Yağan Yağmur: Anadolu Mektebi](https://www.insaniyet.net/sessiz-yagan-yagmur-anadolu-mektebi/) - Bazı sessizlikler konuşur. Gökyüzü susar ama yağmur anlatır. Gürlemeden, acele etmeden; sabırla, derin bir inançla düşer toprağa… Anadolu Mektebi de böyle bir yağmurdur: Sesten çok tesiri kalır. Bu mektep, memleket derdiyle dertlenen, nitelikli bir karakter inşasında bir model ortaya koyar eğitim sistemimize, mütevazı, sebatlı. Çünkü amaç bilgili ve vicdanlı nesiller yetiştirmektir. Her öğrenci, bir duruşun - [Sen Sağ Ben Selamet](https://www.insaniyet.net/sen-sag-ben-selamet/) - Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilir Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat (En uzun geceyi gökyüzüyle, yıldızlarla uğraşan ne bilsin. Sen aşk derdine müptela olmuş kavuşamayan aşığa sor ki, geceler kim bilir kaç saat...) Ah, evet! Bu uzun gecenin sırrını ne yıldız falcıları ne de saatçiler çözebilmiş de onun gerçek mahiyetini ancak aşk - [Selçuk Küpçük ile Söyleşi “Dünyada bulunuyor olmaya dair bir cevap benim için ürettiğim şarkılar”](https://www.insaniyet.net/selcuk-kupcuk-ile-soylesi-dunyada-bulunuyor-olmaya-dair-bir-cevap-benim-icin-urettigim-sarkilar/) - Anadolulu olduğunu kabul eden üniversite öğrencilerinin kalbinde kavi bir yer edinmiş olan ve tanınan Selçuk Küpçük'ü bir de kendisinden tanımak istiyoruz, buyurunuz efendim... Laf aramızda bu “Anadolu” melesini hep önemsedim. Dünyayı ister dinsel, ister liberal, ister Marksist, ister milliyetçi tahayyülden kavrayalım, bu toprakların ruhu ile yıkanmamış her düşünce aksının bize yabancı olduğuna inandım hep. Che’ye - [Elest’ten Vuslata Özlem Tasavvufta Aşkın Hasret Boyutu](https://www.insaniyet.net/elestten-vuslata-ozlem-tasavvufta-askin-hasret-boyutu/) - Derviş için iştiyak (özlem), aşkın hâle dönüşmüş hâfızasıdır. Kalp, Hakk’ın huzurunda “Belî” derken tattığı vuslat neşesini unutmaz; bu unutulmaz hatıranın iç acısı “iştiyak” olarak kalbe düşer. Derviş bu ateşle yanar, yanarken saflaşır. Pîr-i Geylânî Hazretleri el-Fethu’r-Rabbânî’de şöyle der: “İştiyak, kalbin gıdasıdır. Onunla yanmayan gönül, Allah’a varamaz.” Yani iştiyak, sadece özlem değil; iradenin Hakk’a çekilmesi, kulun - [Kendisiz İsimler Mezarlığı](https://www.insaniyet.net/kendisiz-isimler-mezarligi/) - Ben rüzgâra, geceye Bir gün yere ait olduğum Gökyüzü gibi Göğün altında çocukluk gibi Dünyanın yaşı geçti İnsan menkıbesinde Eski akraba sular eski karındaş kuşlar gitti Varlığın parıltısı İnsan insanın katili Evler ekinler gülüşler gibi sadık Bir dal hatmi çiçeği gibi Bir dal mavi deve dikeni gibi eksiksiz Eski kardeş sular eski hısım göller dereler - [Sıradışı Bir Kitap: Yi Jing](https://www.insaniyet.net/siradisi-bir-kitap-yi-jing/) - “İlim Çin’de de olsa onu alınız” Senedi zayıf olsa da manası kuvvetli bir hadisi şeriftir. Ve bu hadis, aslında genel bir hakikate ve doğudaki bir birikime işaret ediyor. Müslüman, nerede bir güzellik, hayır, hikmet, bilgelik görürse onu alır. İslam’ın temel esaslarına aykırı olmadıktan sonra değerlendirir. İşte Çin’den gelen bir birikim… 3 bin yıllık Çin bilgelik - [Bir Zamir Olarak Sendika](https://www.insaniyet.net/bir-zamir-olarak-sendika/) - Eskiz Referandumundan bu yana tartışılmaktan ve karşı çıkılmaktan yorgun düşen o çok yırtığa ve çok yamaya sahip 82 Anayasası, kamu görevlisi tanımına kilitlenenlere siyaseti yasakladı. 12 Eylül rejimine hısımlığından dolayı her defasında eleştirilen, değiştirilmesi gerektiği edebiyatıyla politik hamlelere meze yapılan bu üst tüzel metin, toplumsal sözleşme vasfını asla alamadı ama Türkiye'ye özgü kurnazlıkların vazgeçilmez madenlerinden - [Bir Sırdaşınız Var Mı?](https://www.insaniyet.net/bir-sirdasiniz-var-mi/) - Yunan mitolojisine göre Kral Midas’la ilgili bir efsane anlatılır: Frigya Kralı Midas, üstün yetenekli, Yunanlılara göre bir ilah olan keçi ayaklı Pan ile yine müzik tanrısı olarak inanılan Apollon’un müzik yarışmasında hakemlik yapar. Tabi zor ve tehlikeli bir hakemlik. Sözde iki tanrı var ve bunlar yarışıyor. Kime hak verse sıkıntı ve sonu tehlikeli. Yarışma sonunda - [İslam Dünyası Nereye?](https://www.insaniyet.net/islam-dunyasi-nereye/) - Gaziantep, ülkemizin sanayi, sermaye ve ticaret kenti olarak ön planda bulunan ve herkesçe bu özelliğiyle tanınan bir şehirdir. Ortadoğu’ya açılan bir lokasyonda bulunan Gaziantep, Ürdün, Irak, İran, Suriye ve Filistin’e birkaç saatlik mesafededir. Şehrin bu jeostratejik konumu, ekonomik ve ticari anlamda çevre ülkeler üzerinde etkili olmasını sağlamaktadır. Tarihte ilim ve irfan yuvası olması sebebiyle “Küçük - [Edebiyatımızda Münacat (4)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-4/) - Yunus Emre Hak Çalab'um Hak Çalab'um sencileyin yok Çalab'um Günâhluyam yarlıgagıl iy rahmeti çok Çalab'um Kullar senün sen kullarun günâhları çok bunlarun Uçmaguna sal bunları binsünler Burâk Çalab'um Ben eydürem kim iy Ganî nedür bu derdün dermânı Zinhâr esirgeme beni ışk odına yak Çalab'um Ne yohsul u ne baydasın ne köşk ü sarâylardasın Girdün miskînler - [Başlamak Bitişlere Bitişik Bir Basamak](https://www.insaniyet.net/baslamak-bitislere-bitisik-bir-basamak/) - Başlayan, başladığını sanan; bitiren, bitirdiğini sanan insan için yeniden başlamak adına geliştirilmiş tüm yol ve yöntemler bir bitişe gider esasen. Bu bitiş bir sonluk ihtiva etmeyen bir hedeftir sadece. Ki o hedef de nihai değildir. Olamaz da. Bunun da insanın nihai bir varlık olarak tasarlanmaması ile ilgisi olsa gerek. Oysa her yenidenlik, akan zamanın ve - [Vefat ve Başsağlığı](https://www.insaniyet.net/vefat-ve-bassagligi-7/) - [Beyaz Kefenli Bebek](https://www.insaniyet.net/beyaz-kefenli-bebek/) - Ya Rab! Göklerden bomba değil bereket yağsın Gazze’ye Toprak canlansın yeniden yurt olsun yetimlere Masum insanların şehrisin sen ey yaralı Gazze! Yas tutar yıllardır her dem kanar toprağın bile Ya Rab! Bitsin bu istila utansın nefs-i insanlık Aksa’nın direnci sona ersin bitsin bu yokluk bu açlık Amir’in teşekkürü kaç mercimek tanesi eder Kaç kilometre yürünür - [Üzüm Üzüme Baka Baka Kararır Mı?](https://www.insaniyet.net/uzum-uzume-baka-baka-kararir-mi/) - Yıllardır düşünüp dururum. Gerçekten bin yıllardır büyüklerimizin söyledikleri her şey tecrübeye mi dayanır, söyledikleri kusursuz mu? Hilaf yok mu? Yanılmış olamazlar mı diye. Tabii ki beşeriz, şaşarız, eksiklerimiz, fazlalarımız var, huylarımız sularımız farklı. Bilgi becerilerimiz, kültürlerimiz, zamanımız, bakışımız, öngörülerimiz faklı. Her asırdaki insanlar farklı ve yaşadıkları coğrafyaya, yöreye, oranın kalıplaşmış bilgi birikimlerine göre şekil alırlar. - [Tasavvuf, Bugünkü İnsanlığa Ne Söylüyor?](https://www.insaniyet.net/tasavvuf-bugunku-insanliga-ne-soyluyor/) - Din, insanoğluna huzur ve mutluluğun yolunu gösteren ilahî hakikatin bütünüdür. Tasavvuf ise hakikate giden yolun mutasavvıflar tarafından yapılan bir çeşit tarif ve yorumudur. Bu yorumcular ilk günden beri vardır. Asr-ı Saâdet’ten sonra Emevîler, Abbâsîler döneminde Mekke’de, Medine’de, Kahire’de, Şam’da, Bağdat’ta, Buhara’da bir1çok gönül eri “yolcu”lara rehberlik yapmışlardır. Yol’un en büyük ustalarından biri Endülüs/Avrupa’da doğmuş Şam’da - [Benzer İsimli Bilginler: "Semerkandîler"](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-semerkandiler/) - Günümüzde Özbekistan sınırları içerisinde yer alan ve büyük bir medeniyete ev sahipliği yapan Semerkant şehri, Uluğ Bey Medresesi, Şîrdâr Medresesi, Bîbî Hanım Camii ve Medresesi, İslâm dünyasında kurulan ikinci büyük rasathâne olan Semerkant Rasathânesi ve Hz. Peygamber’in amcasının oğlu Kusem b. Abbas’ın türbesi etrafında zamanla şekillenen yapılar topluluğu olan Şâh-ı Zinde, Gûr-ı Emîr türbesi ve - [Denizin Çığırtkanlığı](https://www.insaniyet.net/denizin-cigirtkanligi/) - Güneş vursa yüzüme, Ellerim donakalır… bir sus desem özüme, sessizlik, sona kalır… deniz çağırsa beni, ayağım kana kalır. biraz özlesem seni ölümüm bana kalır. ruhuma üfleseler, bedenim cana kalır. başımı isteseler, gövdem, bir yana kalır sen ellerimi tutsan; ahı boynuna kalır. cesedime zar atsan, ruhum koynuna kalır… - [İnsan Geçmişinden Kaçamaz](https://www.insaniyet.net/insan-gecmisinden-kacamaz/) - Bir filmi izlerken yönetmenin ne anlatmak istediğine mi odaklanırsınız, filmin sizde uyandırdığı izlenimlere mi? Tarkovski, bir hatırasında tam da bu konudan bahseder. “Ayna” filminin tanıtım programında filmi izledikten sonra yönetmenle söyleşi kısmına geçilir. Sinema eleştirmenleri ve basın mensupları filmle ilgili sorularını yönetmene iletmektedir. Kadın saçını tararken arkada duvarda duran tablo neyi ifade etmektedir? Babanın gidişi - [Dua Etmek İçin Ne Bekliyoruz?](https://www.insaniyet.net/dua-etmek-icin-ne-bekliyoruz/) - Bizleri her an huzuruna kabul eden, önemseyen, koruyup kollayan yüce Rabbimize sonsuz hamd ve senâlar olsun. Kulluğun en mükemmel örneği, rehberimiz, önderimiz Hz. Muhammed’e salat ve selam olsun. Dua, hayatımızın her anında var olan bir niyaz, yakarış, sesleniş, içleniş, titreyiş, inleniş, haykırış, çağırış ve ibadet. Yaşamımızın her aşamasında var olan zorluklardan kurtuluş, günahlardan sıyrılış, nefis - [Sonubaharım (Güz)](https://www.insaniyet.net/sonubaharim-guz/) - Bir Öğüt Olarak Güz Güz, tabiatın hal diliyle konuştuğu bir öğüttür. Ağaçların birer birer yapraklarını bırakması, insan ömrünün de ağır ağır eksilişine işaret eder. Her sararan yaprak, insana yaklaşan bir ayrılığı, sessizce yaklaşan ölümü hatırlatır. “Dökülürken yapraklar, ve bir ayak sesi duyarsan, benim gelen bütün soğukluğuyla, benim gelen sonbahar...” Şairin dediği gibi, “ömür takviminden bir - [Sessizlik](https://www.insaniyet.net/sessizlik/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Sessizlik… Bazen bir cümleden daha gür, bazen bir çığlıktan daha yakıcı. İnsan konuşarak kendini ifade eder derler. Oysa insan bazen susarak daha çok şey söyler. Sessizlik, yalnızca kelimenin yokluğu değil, bazen kelimenin ta kendisidir. Tüm gürültülerin sustuğu yerde, asıl düşünce kendini duyurur. Tıpkı bir dağın zirvesinde esen rüzgâr gibi: Sessiz, - [Edebiyatımızda Münacat (3)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-3/) - Atebetü’l-Hakâyık Edip Ahmet Yüknekî (Yüknek? 1198? - ?, ?) İlâhî öküş ḥamd ayur [men] sana Senin raḥmetindin umar men ona Senâ mu ayuga sezâ bu tilim Unarça ayayın yârî bir mana Senin barlıḳına tanuḳluḳ birür Cemâd cânavâr uçan yügürgen nene Senin birlikine delîl argagan Bulur bir inen içre delîller mine Yoḳ irdim yarattın yana yoḳ - [Zekânıza Güvenin!](https://www.insaniyet.net/zekaniza-guvenin/) - Son günlerin en popüler uygulaması olsa gerek yapay zekâ. Onunla işlerini kolay ve hızlı yapanlar, sohbet edenler, fikir alanlar. Görünüşe bakılırsa hemen taht kuruverdi maharetiyle gönüllerde. On parmağında on marifet bir gelinden bahseder gibi ballandıra ballandıra konuşulur oldu. Teknolojinin imkânlarından faydalanmak ve iyiye kullanmak her zaman önemli iken şimdilerde daha bir önemini vurguluyor gibi hissettiriyor - [İslam Şehrinin Dört Ana Kapısı](https://www.insaniyet.net/islam-sehrinin-dort-ana-kapisi/) - Rabbim Hz. Âdem (as) ile başlayan İslam’ın Hz. Peygamber (sav) ile tamamlandığını bize; ‘’Bugün, size dininizi kemâle erdirdim, üzerinize olan ni’metimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a razı oldum.” (Maide 5/3) ayetiyle ifade etmişti. Peki, yaşayan Kur’an-ı Kerim olan ve Rabbimizin kitabının birçok yerinde ona uymamızı emir buyurduğu Elçisi’nin tebliğinin tamamlanması ne zaman gerçekleşti? - [Bu Yenge Başka Yenge](https://www.insaniyet.net/bu-yenge-baska-yenge/) - - Yengeee, yengeee... Korktum, yanımda dur. - Yenge karnım acıktı. - Yenge sen nerde çalışıyorsun? - Bu çiçeği bana verir misin? - Benim köydeki evi biliyor musun? Bu ev sizin mi? - Kaç çocuğun var? - Yenge beni tuvalete götür. Bu yenge sizin bildiğiniz yengelerden değil. Bu yenge başka bir yenge. Yenge kelimesi herkes için - [İki(z) Kuruluş: İmam-Hatip Okulları ve İlim Yayma Cemiyeti](https://www.insaniyet.net/ikiz-kurulus-imam-hatip-okullari-ve-ilim-yayma-cemiyeti/) - İmam-Hatip Okulları ve İlim Yayma Cemiyeti 1951 yılının sonunda aynı yıl ve aynı aylarda kurulmuş iki kardeş müessesedir. Daha doğrusu Cemiyet, 68 hayırseverin, yeni açılan İmam-Hatip Okullarının ayakta durması ve yaşatılması için kurulmuştur. Yedi vilayette açılan İmam-Hatiplerin açılışına izin veren devlet, bir bakıma, “Ben sadece öğretmenlerimi verir maaşlarını öderim, bunun dışında okulların yapım ve onarımına, - [Çekçek](https://www.insaniyet.net/cekcek/) - Alaca şafağında günün Umutlarını güneşe asarak Şehrin sokaklarına yürüyecek Kâğıt toplayan çocuklar Elleri kirli Yüzleri kirli Yürekleri sımsıcak Güneş yüzlü çocuklar kâğıt toplayacak İki tekerlekli çekçeklere koşarak Narin bedenleri Karton kutu, kâğıt, plastik şişeleri Kafa üstü sokularak çöp bidonlarına Büyük haralara tepecek Ekmek parası edecek Gözlerinde erken uyanmanın uykusu Dillerinde hasret türküleri olacak… Mehmet Doğan - [İstanbul Günlüğü (1): Alus’un İstanbulu’nda Bir Yere Yaslanmak](https://www.insaniyet.net/istanbul-gunlugu-1-alusun-istanbulunda-bir-yere-yaslanmak/) - Sermet Muhtar Alus’un kaleme aldığı külliyat çapındaki İstanbul’a dair yazılarını terazinin bir kefesine, Alus’u öbür kefesine koysanız, yazdıkları ağır gelir. Sayfalarını üst üste dizseniz, İstanbul’u birkaç kez turlarsınız; her satırında bir semtin soluğu, her cümlesinde bir asrın yankısı vardır. İstanbul Kazan Ben Kepçe, Onikiler, 25 Yaşında Olsaydınız, Eski Konaklar Bize Neler Anlatıyor, Masal Olanlar, Eski, - [Geçmişteki Şimdiler ve Kaybolan An](https://www.insaniyet.net/gecmisteki-simdiler-ve-kaybolan-an/) - Artık hiçbir şey, kendi zamanı ve mekânı içinde gerçekleşmiyor. Her şey bir başka zamanın, bir başka bağlamın malzemesi hâline geldi. Evet, çok şey değişti; ama insanın değişiminde en trajik olan şey, artık hiçbir anın yaşandığı zamana ait olmaması. Psikologlar bizi "anı yaşamak", "farkında olmak" ya da "şimdiye kök salmak" gibi çağrılarla ikna etmeye çalışıyor. Fakat - [Kemiği Yok Kırılmanın](https://www.insaniyet.net/kemigi-yok-kirilmanin/) - Özlemek aradan çekiliyor gökyüzü kanayınca Yıldızlar kırgın yatağına, gece güneşi yastığım Sıcak su torbası yollar, ölümün soğuk yüzü ay, Altın kanatlarıyla eylül, dilimde bitmeyen tüy Henüz leb demeden kumrular tünedi pencereye Yar saçından bir tutam merhem, gözüme sürme Antikaydı şiir, kırılmıştı kelimelerin bel kemiği Gelin güveydi, gümüşten kemerdi cilveli gülüşleri Çok bulutlu, kırk yamalı yorgan - [Nurettin Topçu Felsefe Okulu Kuruluyor](https://www.insaniyet.net/nurettin-topcu-felsefe-okulu-kuruluyor/) - Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan'ın yıllardır hayali olan, Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde bir felsefe okulu kurulması gerçekleşiyor. Doğan, Nurettin Topçu'nun düşünce ve aksiyon mektebini Anadolu'da yaşatmayı arzu ediyordu. "Topçu Felsefe Okulu" Kemaliye'de dersler, çalıştaylar ve okuma kamplarıyla Topçu'nun felsefesini gelecek nesillere aktaracak bir merkez olacak. Türk düşünce hayatının en derin, en sarsıcı isimlerinden - [Karıncanın Lokması](https://www.insaniyet.net/karincanin-lokmasi/) - Karınca tan yeri henüz söz ile hemhal olmamışken uyanır; toprağın koyuluğu ile gökyüzünün mavisi arasında, küçük bir yol çizer. Adımları önemli bir sorumluluk taşır; taşın altı, yaprağın kıvrımı, salyangozun bıraktığı iz onun dünyasında ayrı bir anlam taşır. Sakin ve dikkatli; aklını düşlerin koca boşluklarına bırakmadan, güneşin altın parmaklarının oyununa aldırmadan devam eder yoluna, karınca. Nesîmî’nin - [Ardanuç’ ta Arkeolojik Kazı Çalışmaları ve Kral Büyük Aşut’un Mezarı](https://www.insaniyet.net/ardanuc-ta-arkeolojik-kazi-calismalari-ve-kral-buyuk-asutun-mezari/) - Giriş Ardanuç, sahip olduğu coğrafi konum itibari le Kuzey Kafkasya’yı Anadolu içlerine bağlayan doğal yolların kesişim noktasında bulunmaktadır. Ayrıca Ardanuç; Bulanık, Ekşinar, Üçırmaklar ve Horhot derelerinin suladığı arazileri de barındırdığından hububat tarımı ve meyvecilik için bugün de önemini muhafaza etmektedir. Özellikle vadilerin dar yamaçlarında kurulu üzüm bağları halkın hayat standardını yüksek tutmada önemli rol oynamıştır. - [Kiminle Çıkıyorsun?](https://www.insaniyet.net/kiminle-cikiyorsun/) - -Çıktığın biri var mı? -Gerektiği zaman çıkıyorum. -Nasıl gerektiği zaman? -İşte lazım oldukça… Yalnız değilim elbette… -Hımmm. Sen baya hızlıymışsın, hiç tahmin etmezdim. -Nasıl hızlıymışım anlayamadım? -Gerektiği zaman, duruma ve ortama göre değişiyor diyorsun yani. -Evet! -Dedim ya senin bu kadar maharetli olacağını tahmin etmezdim. Benim sadece bir tane var. Aslında istesem ben de bulurum - [Edebiyatımızda Münacat (2)](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat-2/) - Kutadgu Bilig’ten Yûsuf Hâs Hâcip (Balasagun, 1017? / Kaşgar, 1077?) bi-smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm teñri ‘azze ve celle ögdisin ayur bayat atı birle sözüg başladım törütgen egidgen keçürgen idim üküş ögdi birle tümen min senâ uğan bir bayatka anar yok fenâ yağız yir yaşıl kök kün ay birle tün törütti halâyık öd üdlek bu kün tiledi törütti bu - [“Su Bazlı” Harflerden “Su Katılmamış” Kelimelere](https://www.insaniyet.net/su-bazli-harflerden-su-katilmamis-kelimelere/) - Madem AB ile adaştır ELİF/BA – ALFA/BE. Madem büyük sözlük anlamındaki “kamus”un asıl manası “okyanus”tur. Madem kalemin kökü Yunanca “sulak yerde yetişen kamış” manasındaki “kalamus”a dayanır. Madem “yaş”tan alır en taze yaşını, yaşlısını, tüm yaş günlerini yaşam. Madem insan tabiatının 3/4'ü suyla “kaplı”, “içindekiler”inin % 70’i sudur. Madem bir damla sudan yaratılmıştır bütün canlılar… O - [2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin Sahipleri Belli Oldu](https://www.insaniyet.net/2025-yili-cumhurbaskanligi-kultur-ve-sanat-buyuk-odullerinin-sahipleri-belli-oldu/) - 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ne layık görülen isimler 29 Ekim Özel Programı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıkladı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu'nda düzenlenen programda, "Bilim ve Kültür" dalında akademisyen Prof. Dr. Süleyman Seyfi Öğün'ün, "Resim" dalında Yalçın Gökçebağ'ın, "Müzik" dalında besteci Yalçın Tura'nın, "Anadolu Arkeolojisi" dalında arkeolog ve akademisyen Prof. Dr. Fahri Işık'ın, - [Gipsy Kings’in Amor Mio’sunda Seni Özlerken](https://www.insaniyet.net/gipsy-kingsin-amor-miosunda-seni-ozlerken/) - Yere düşmüş bir çınar yaprağını hafifçe aralasam, altında uyuyup kalmış olabilir misin? Zamansız uyandırdığım bir uykunun ucunda, vaktinden önce görülmüş ama hayata geç kalmış bir düşün, sonu gelmez ve hepsi sen olan hayallerinden birinin kırığına düşmüş olabilir misin peki. Gözleri kan çanağı olan gecelerimin sabahlarından seni nasıl saklayacağımı bilemediğim için, bilemediğim her şeyin mahremim, bildiklerimin - [2025 Yılı Necip Fazıl Ödülleri'nin Sahipleri Belli Oldu](https://www.insaniyet.net/2025-yili-necip-fazil-odullerinin-sahipleri-belli-oldu/) - Şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek'in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nin 2025 yılı kazananları belirlendi. Kültür ve sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve bu sene 12'ncisi düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri'nde 8 dalda 9 isim ödüle layık görüldü. Ödüller, M. Fatih Andı, Turan Karataş, Ahmet Murat Özel, - [Ay Vakti Dergisi (Eylül-Ekim 2025, Sayı 218) Hakkındadır](https://www.insaniyet.net/ay-vakti-dergisi-eylul-ekim-2025-sayi-218-hakkindadir/) - “Üstü harabeye dönmüş yıkık bir binanın alt katında, çadır ve naylonlarla sardıkları duvarların içine, yaşadıkları yere geldi. ‘Anneciğim, helalleşmeye geldim!’ Annesi, ‘Bizden önce varırsan cennete, bizden önce kavuşursan babana…’ dedi. Yutkundu… (…) Sağ elinde Kur’an, sol eliyle oğlunun siyah zeytine çalan saçlarını okşadı. ‘Allah’a emanet ol. Hakkım sana helaldir!’ ‘Bir gün ya özgür Filistin toprağında - [Dijital Dünyada Çocuk Olmak ve Medeniyetin Emaneti](https://www.insaniyet.net/dijital-dunyada-cocuk-olmak-ve-medeniyetin-emaneti/) - Her çağın kendine has bir masalı vardır. Bir vakitler Anadolu köylerinde akşamüstü tandırın dumanı yükselirken nineler torunlarını çevresine toplar, onlara kadim kültürümüzden aktarılan hikâyeler anlatırdı. Her hikâyenin sonunda bir nasihat, bir dua, bir iyilik övgüsü yer alırdı. Çocuklar, sözü güçlü olan bu hikâyeleri dinleyerek büyür; çevreyi sevginin diliyle tanırdı. Bugünse geleneksel anlatının yerini ekranlar aldı. - [Filistin](https://www.insaniyet.net/filistin/) - Pazar günü dört başı mamur kahvaltı sonrasında havanın güzel olmasının da etkisiyle dışarı çıkmaya karar verdik. Spor kıyafetleri uygun renkte ayakkabı seçmek biraz zaman alsa da güzel bir kombin yaptık. Kahveyi dışarıda içip yürüyüşe gitmek dışında daha iyi bir program teklifi yoktu. Eğer olsaydı tercihimi o yönde kullanabilirdim. Mesela iyi bir tatlı ikramı fena olmazdı. - [Milletlerin Tevhid’den Uzaklaşma Süreçleri Veya Tahrifatın Sosyo-Kültürel Ve Teopolitik Safhaları: Kadim Çin Örneği](https://www.insaniyet.net/milletlerin-tevhidden-uzaklasma-surecleri-veya-tahrifatin-sosyo-kulturel-ve-teopolitik-safhalari-kadim-cin-ornegi/) - Milletlerin Tevhid’den Uzaklaşma Süreçleri Veya Tahrifatın Sosyo-Kültürel Ve Teopolitik Safhaları: Kadim Çin Örneği Prof. Dr. Mustafa Alıcı 1. SAFHA: ilk Tanrı olarak “Tİ” (RAB) m.ö. 2000 ve daha öncesinde bulunan bir tek tanrı inancıdır. Çok nadir de olsa bazen insana benzer tasvirleri yapılan ama çoğunlukla muğlak belirsiz bir şekilde betimlenen, tüm aleme yayılmış olan - [Bir Medeniyet Manzumesi: Aile](https://www.insaniyet.net/bir-medeniyet-manzumesi-aile/) - Bilinen tanımların ötesinde aile bize neyi hatırlatır? Hz. Muhammed’in kendi söküğünü dikmesindeki, koyunları sağmasındaki, ev işlerine yardımcı olmasındaki sevgiden gelen bir yardımlaşma özetidir aile. Aile, Dedem Korkut’un lisanıyla “Oğlan atadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi” düsturunun görenek diye yazılmasıdır. Kıl çadırlarda göçer bir milletin aynı sofra etrafında bir ekmeği saygıyla paylaşmasıdır. Aile nezaket, - [Bu Hikâye Senin](https://www.insaniyet.net/bu-hikaye-senin/) - Dünyadır. Bir gün bırakır gidersin. Zaten bırakıp gitmek için gelmemiş miydin? Planlarını, programlarını, akşamlarını, sabahlarını ve her şeyini bırakıp öylece… Sanki hiç gelmemişsin gibi. Sanki gelmişsin de gelmemişsin gibi. Sanki bir gölge varlık gibi. Sanki ve gibi: Dünya dediğin bu iki benzetme edatından ibaret işte. Sanki ve gibisin, ne kadar tuhaf değil mi? Oysa sen - [Hacca-Umreye Zihinsel Hazırlık -III-](https://www.insaniyet.net/hacca-umreye-zihinsel-hazirlik-iii/) - Tavaf Tavaf, bir elementin en küçük yapı taşı olan atomla, çok büyük bir düzenek olan güneş sisteminin dönme kuralına uymaktır, zira insan da evrenin bir parçasıdır. Kâbe’ye uydu olmaktır tavaf. Tavafta tıpkı mıknatısın çekimine kapılmış demir tozu gibisin, yüzlerce binlerce demir parçası gibi Kâbe’nin çekimine kapılmış dönüyorsun. Geri dönmeye kalkma dönemezsin, dönersen kıyamet kopar, güneşin - [Mehmet Kahraman ile ‘Baba’ Kitabı ve Edebiyat Üzerine](https://www.insaniyet.net/mehmet-kahraman-ile-baba-kitabi-ve-edebiyat-uzerine/) - Mehmet Hocam, ‘Baba’ kitabının müellifisiniz. Bu kitabı yazmanızdaki maksat ne idi? Babanız olan ilişkilerinizi, onunla olan diyaloğunuzu, aile ortamındaki hususları yine soracağız ama öncelikle niye böyle bir ihtiyaç duyduğunuzu merak ediyoruz. Şu da var, genelde insanlar annelerini öncelerler, ağırlıklı olarak annelerini yazarlar. Babaların esasen bu anlamda biraz mahrum kaldığını da söyleyebiliriz. Ne oldu da böyle - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları, "Sanat, Edebiyat, Eylem -Nuri Pakdil'i Anarken-" Konulu Sunumuyla Necip Evlice'yi Konuk Etti](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-sanat-edebiyat-eylem-nuri-pakdili-anarken-konulu-sunumuyla-necip-evliceyi-konuk-etti/) - ANKARA – İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları” kapsamında, 23 Ekim 2025’te Kabakçı Konağında gerçekleştirilen etkinlikte, Necip Evlice "Sanat, Edebiyat, Eylem -Nuri Pakdil'i Anarken-" başlığı ile birlikte Nuri Pakdil’in hayatı, eserleri ve sanat felsefesi üzerine konuştu. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Dernek Başkanı Nil Gülsüm Kurt açış konuşmasında Ankara’nın kültürel - [Edebiyatımızda Münacat](https://www.insaniyet.net/edebiyatimizda-munacat/) - Münacat kelimesi fısıldamak anlamındaki necv kökünden türemiştir. Zamanla Allah’a yalvarmak, yakarmak anlamında kullanılmıştır. Edebiyattaysa Allah’a yakarış maksadıyla yazılmış manzum ve mensur eserler anlamındadır. Münacatlarda şairler duygulu ve rikkatli bir üsluba sahiptir. Genellikle manzum (şiir şeklinde) kaleme alınan münacatların mensur (düzyazı) örnekleri de vardır. Sinan Paşa’nın Tazarruname adlı eseri mensur münacatın en güzel örneklerinden biridir. Münacatlar - [El İçin Söylenenler - II](https://www.insaniyet.net/el-icin-soylenenler-ii/) - Şiirler olmasaydı nasıl anlatılabilirdi el’ in hikâyesi. Eli el ile anlatan da dil ile anlatan da el üstündedir bizim dilimizde. Eli üstünde olmak, el vermek, el almak, el üstünde tutmak, elden ele dolaşmak… Uzayıp gider liste. En kutsal elin bütün ellerin üstünde olduğunu bilmek, o elin yapılan bütün akitlerin resmi mührü olduğunu fehmetmek de eli - [Bilge Kral’ın Emaneti Bosna Hersek](https://www.insaniyet.net/bilge-kralin-emaneti-bosna-hersek/) - 16.06.2016 Bosna Hersek için yola çıkış tarihimiz. Bazı tarihlerin şiir gibi kafiyeli olması hoşuma gidiyor hatta uğur gibi geliyor gönlüme. Mersin Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki müdürlüğüm sırasında 06.06. saat 6.06 da (18.06)mezuniyet programları yapardık. Yine 2011 yılında 6. ayın 6. günü Mersin’den ayrılıp Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Öğrenci işleri Daire Başkanlığına gitmiştim. 02.02. 2012’de Ağrı’dan - [Batı ve İslâm/İslâm ve Batı](https://www.insaniyet.net/bati-ve-islam-islam-ve-bati/) - Bu konuda çok konuşuldu, yazıldı; halen yazmaya ve konuşmaya değer bir konu olduğu düşüncesindeyiz. Çünkü bu iki medeniyetin barışması, ya da çoğunlukla olduğu gibi kavgası bizim toplumumuz başta olmak üzere kadim dünyanın önemli bir kısmını etkiliyor, önceliklerini değiştiriyor. Günümüzde kendi medeniyetini çağdaşlığın öncüsü, muasır medeniyetin ölçüsü, temel insan haklarının garantörü olarak tanıtan Batı’nın bize dönük - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları Duyuru](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-duyuru/) - İnsaniyet Derneğimiz tarafından aylık olarak gerçekleştirilen "Başkent İnsaniyet Buluşmaları"nın 2. yıl ilk buluşmasının konuğu, "Sanat, Edebiyat, Eylem -Nuri Pakdil'i Anarken-" konulu sunumuyla Necip Evlice. (@Nevlice) Davetlisiniz... 🗓 23 Ekim 🕖 19.00 📍Hamamönü Kabakçı Konağı Altındağ/Ankara - [Bir Yanılsamanın Tarifi](https://www.insaniyet.net/bir-yanilsamanin-tarifi/) - Ölüm ne kadar hayatımızın içindeyse, bir o kadar da hayatımızın dışında!.. Ölüm her insanı bekleyen kaçınılmaz son olsa da yine de o, akşam haberlerine sıkıştırılmış, duyup geçtiğimiz, belki birkaç dakikalık şaşırma ya da üzülme sebebi sadece… Ama o hep başkalarına uğrayan, uzaklarda yaşayan, bana bize uğramasına ne de olsa daha çok zaman olan… Ne büyük - [Dersinin Adamı Olmak](https://www.insaniyet.net/dersinin-adami-olmak/) - Bir tramvay durağındayım yine… Gök tüm suyunu tutmuş da bırakmaya yüz tutmuş gibi. Sahi yağmurda usanır mıydı yağmaktan? Yağmur'un değmediği taş merdivenleri geçiyorum usulca. Cebimde Eylül'den kalma bir yaz sıcaklığı Ekim’in kıyısındayım. Taş duvarlardan ibaret sandığım okulun bahçesindeyim şimdi… İçine girince anlıyorum taştan değil sarhtan olduğunu. İçimden ezberlediğim adımlarla yürüyorum. Çünkü beni ayakuçlarımdan tanır bu - [Kapıların Önü Toprak Kokusu](https://www.insaniyet.net/kapilarin-onu-toprak-kokusu/) - saklı olanı sever insan aşikârdan kaçarken heyhat ben onu yine de tanıdım Edoardo kralın soytarılarından en korkağıydı boyamayı severdi tüm camları siyaha yalan söylemeyi öğretmişti kuşlara kuşlar ki dua taşırdı kanatlarında biliyorum hırslı çocuklarıydık Havva’nın ve Kabil yüklü anılar taşırdı genlerimiz taşlarımızı toprağa saklasak da birer birer gömülmektedir sevdiklerimiz bense bekliyordum karanlık bir dehlizde bilmiyorum - [Tarihin Yazımı ve Roman Kıskacında Kırmızı Kar](https://www.insaniyet.net/tarihin-yazimi-ve-roman-kiskacinda-kirmizi-kar/) - Tarihin Yazımı ve Roman İlk örneklerinden bugüne roman türü tarihin dönüm noktalarına çok sayıda ölümsüz eserle tanıklık etmiş, zaman zaman resmi tarih yazımının temel kaynağı olmuştur. Bu kaynaklık sıkça tartışılsa da roman türünün toplumun tarihe ilgisini arttırdığı yadsınamaz bir gerçektir. Romanın kurmaca gerçekliğe dayanması tarihsel dönemleri konu edinen romancıya perspektif belirleme ve anlatım olanaklarını kullanma - [Yitiksöz 31 (Ekim-Kasım 2025) Hoş Geldi, Safalar Getirdi!](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-31-ekim-kasim-2025-hos-geldi-safalar-getirdi/) - Yitiksöz 31 İhsan Deniz’in “haydi elimi tut, her yerde insan kalalım biraz / her yerde biraz kutsal böylece” dizelerine kapakta yer vermiş. Yitiksöz, otuz birinci sayısında güz mevsiminin serinliğinde transhümanizm, insan ve yapay zekâ konularına ilişkin detaylı bir dosya hazırlamış. Yapay zekânın doğuştan insana ait düşünme ve duyumsama melekesini gasp etme çabasına karşı hep birlikte - [Gaziantep, Ekelani Tarikatının Merkezi mi Oldu?](https://www.insaniyet.net/gaziantep-ekelani-tarikatinin-merkezi-mi-oldu/) - Şeyh Hasan, Molla Cemil, Molla Yusuf, Molla Abdulcelil ve daha pek çok hocanın bulunduğu bir âlimler ekibi, köyde imamlık yapan Molla Halil’i ziyaret ederler. Yemeklerini yer ve çaylarını bahçede içerler. Sohbet arasında söz bir ara tarikatlara gelir. Şeyh Hasan Efendi, arkadaşlarına, hangi tarikata mensup olduklarını sorar. Kimi Nakşî, kimi Kadirî olduğunu söyler. Sıra Molla Yusuf’a - [Yol Notları (1) Yol… İstanbul, Sofya, Belgrad, Viyana…](https://www.insaniyet.net/yol-notlari-1-yol-istanbul-sofya-belgrad-viyana/) - Daha önceki yazılarımızda Ahmed Haşim, Mehmet Akif Ersoy ve Muhammed Hıdır Hüseyin’in Almanya izlenimlerine yer vermiştik. Bu yazımızda ise Avusturya’ya yapmış olduğumuz yolculuğumuzdan bazı izlenimlere yer vermeye çalışacağız. Temmuz ayının sonlarında İstanbul’dan otobüsle çıktığımız yolculuğumuz Bulgaristan, Sırbistan, Macaristan üzerinden büyük şarkiyatçı, Osmanlı tarihi hakkında eserler kaleme alan ve daha sonra mezarını ziyaret edeceğimiz Hammer’in memleketi - [Rahmetli Bahaettin Karakoç’un Ardından...](https://www.insaniyet.net/rahmetli-bahaettin-karakocun-ardindan/) - -İlk ben mi seslendirdim yoksa başka bir şair mi, tam hatırlamıyorum, bir şiir programında kulis yaparken “o şiirimizin ak saçlı beyaz kartalı” diyen birine, “eğer şiir cumhuriyeti olursa Bahaettin Karakoç da onun cumhurbaşkanı olur” dendi, bunu UNUTMADIM! -1990’ ların son senelerinde Erzurum Yakutiye Şiir Etkinliğinde, bir bahçede, Murat Kapkıner saz çalıp türkü söylüyordu. Bahaettin Karakoç - [Yorgunluk](https://www.insaniyet.net/yorgunluk/) - ‘Yoruldum patron’ dedi iri cüsseli adam. Ne kadar yoruldumsa dünyayı tanımaktan; İşte o kadar yoruldum, kendimi tanıyamamaktan… Yordu beni , dönmeyi bırakmayan dünya, Her gün doğan güneş, Mesai saatleri, zorunlu uykularım, Gel-gitlerim yordu beni… Yordu beni dostluklar, Kendim olmadığım aşk, yordu beni. Tedavülde olmayan para yordu beni Kaygılarım, öfkelerim, Kalıcı olmayan gülüşlerim yordu beni. Geniş - [Nureddin’ler Gibi Pervaneler Var!](https://www.insaniyet.net/nureddinler-gibi-pervaneler-var/) - Nureddin Topçu Hoca’nın, başta Ezel Erverdi olmak üzere bir avuç idealist öğrencisinin gayretiyle 10 Ocak 1966 günü okuyucularla yeniden buluşan “HAREKET” dergisinin ilk gönüllü çalışanlarından olmayı Allah bizlere de nasip etti. İstanbul’da birlikte yola çıktığımız arkadaşları önce “Gönülde Yaşayanlar” çalışmasıyla günümüze taşımaya çalıştık. Ulaşamadığımız dostları da “Yaşatma Aşkına Gönül Verenler” demeti içinde mükerrer baskılarla ve - [Kiraz Ağacı ve İlham](https://www.insaniyet.net/kiraz-agaci-ve-ilham/) - Herkes yazar olabilir mi hocam, diye sordu bir öğrencim. Bilmiyorum, dedim. Bilmiyorum ama herkes yazar olmamalı. Birilerinin okuması gerek çünkü. İyi bir okur olmak da neredeyse iyi yazmak kadar önem taşır. Sonra devamı geldi. Belki de ders kaynatma sorusuydu. Ama umursamadım bunu. İnsan, üstünde çok düşündüğü konuyu sever. Öğrenciler de bunu bilir ve geveze öğretmenleri - [Huzurlu Yuvayla Cennet Olan Aile](https://www.insaniyet.net/huzurlu-yuvayla-cennet-olan-aile/) - Yeryüzündeki ilk kurum olan aile, insanın kendini güvende hissedeceği en huzurlu “liman”; iyiliğin, doğruluğun, güzelliğin, faziletin yaşanıp öğretildiği bir “manevi okul”dur. Aile; fertlerinin sevgi, saygı, merhamet ve erdemle mutlu olacağı bir yuva olduğunda milleti ayakta tutup yükselten en önemli “yapı taşı” ve sahip olduğumuz en “kıymetli hazine”dir. Sevgi, saygı, merhamet, şefkat, nezaket, zarafet, güvenilirlik, sadakat, - [Kendine Yabancılaşma](https://www.insaniyet.net/kendine-yabancilasma/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Kendimize ne zaman yabancılaştık? Belki de bir sabah aynaya baktığımızda gözlerimizdeki anlamı tanıyamadığımızda… Ya da kalabalık bir caddede yürürken içimizdeki yalnızlıkla yüzleştiğimiz o anda. Bazen her şey yolundaymış gibi görünürken bile içimizde bir ses, bizi terk ettiğimizi fısıldar. Kendimizden uzaklaştığımızı, kendimizi yavaşça terk ettiğimizi… Yabancılaşma, yalnızca başkasına değil, belki de - [Sumud](https://www.insaniyet.net/sumud/) - Bir asasın sen Musa’nın elinde, Vur ve geç zalimin yüzüne yüzüne. Titrer artık arşı âlâ! Gök karışır gözyaşına. Tûr Dağı rüzgâr ister, Kahretmek için son Firavun’u. Ey Ebabillerin Rabbi! Karıştır toprağa kibri ve zulmü. Aç ey Nil bağrını! Baharı taşır Sumud, Belki bu son umut. Çıkacak elbet kuyudan Yusuf. Batı’dan mı doğar o vakit güneş? - [Hayat](https://www.insaniyet.net/hayat/) - Suyun temiz yerinden içer, musikînin hasını dinlerdi. Yetinmez; kalbine gelen manaları kırka böler, birini şiir yapardı. Uzun-kısa-orta tiradlarla dolu hayatlardan şiddetle kaçınır, boylu boyunca ‘an’ın içerisine sererdi hikâyesini. Sızıyı bilirdi ama oralı olmazdı. Biyografik bir hayatı olsun istemezdi. Biyografik olmamak asimetrik olmak mıydı? Ona göre hayat, yaratıldığı gün başlamıştı. O günden dünya hayatına gelinceye kadarki - [Firar: Sessizce Bir Kaçış...](https://www.insaniyet.net/firar-sessizce-bir-kacis/) - Firar, sözlükte herhangi bir şeyden kaçıp uzaklaşmak… Gönlünü bakımdan geçirenler için firar; halktan ayrılıp Hakk’a yönelmenin, fânileri terk edip ezelî kudreti bulmanın, onunla ebedi olmanın, ona sığınmanın, damlanın kendi küçüklüğünden vazgeçip deryaya kavuşmasının, zerreden yüz çevirip daimî güneşe teveccüh etmenin ve benliğin dar çerçevesinden sıyrılarak varlığın asıl sahibinin esma sahiline atılan kulaçtır firar. Bu açıdan - [Selam İmam Hatiplim](https://www.insaniyet.net/selam-imam-hatiplim/) - Selam senin ruhuna diye başlayıp: Selam sizden yükselen güzel sadâya selam diye devam eden o güzel ezginin notaları misafir oluyordu zihnime elimde kalem o güzel sadâyı tarif etmeye çabalarken. Bir sadâ ki ezelden ebede semada yankılanacak olan... İmam Hatipliler niyetti, emekti, umuttu, duaydı, Resulullah’ın ashabı suffesiydi... Dünya var olduğundan beri hak-batıl mücadelesi devam ediyor ve - [Dondurma](https://www.insaniyet.net/dondurma/) - Bu yıl güneş, sanki daha bir hararetliydi. Yazın sıcak günlerinden biriydi. Hissedilen sıcaklık söylenenin çok üstündeydi. Bu yaşıma kadar böyle sıcak görmedim diyemiyorum, belki sebep olan, ruhumun gerginliği ve iç çatışmalarım olabilir. Bu sıcak günlerde, insan, yıl, ay ve gün fark etmez, zaman zaman farklı ruh halleri yaşayabiliyordu. Gün boyu tedirginliğimin ve huzursuzluğumun gölgesinde bir - [Yarına Umutla Bakmak](https://www.insaniyet.net/yarina-umutla-bakmak/) - İlim tâlibi, gayretli, hamiyetli genç kardeşlerim… O saf, temiz gönlünüze düşen yönleriyle derin ve ağır meseleleri, İslâm, ilim ve anlama kavramlarını cem ederek bir senteze ulaşma amacındasınız. Ben bu amacı selamlıyorum… Bu heyecanı. Bu saf ve temiz gönle yansıyan fikri! Bir meselesi olan gençliği selamlıyorum… Çağının dertlerini kendine dert bilen, müspet ve makul bir çıkış - [Bir Endülüs Rüyası (2): Kurtuba (Cordoba)](https://www.insaniyet.net/bir-endulus-ruyasi-2-kurtuba-cordoba/) - Kurtuba’da… Endülüs’ün çınarında yol almak… İslam şehirleri arasında da gönlümde de müstesna bir yere sahip bu ulu çınarda iz sürmekti en büyük hayalim. Ona esas hüviyetini kazandıran insanlarla, bıraktıkları mirasla buluşma hissini taşıyarak parmak ucunda yürümekti caddelerini. İncitmeden, zarar vermeden, huzura gömülmüş bir ruh hâliyle… Zira çiçeklerle donatılmış sokaklarında gezerken gözlerim hep İbn Firnas’ı, Zehravi’yi, - [Sesim Kül Olmadan Az Önce](https://www.insaniyet.net/sesim-kul-olmadan-az-once/) - Rezene kokusu annemin göğsü, ağzımda çiğ süt kesiği Gardayım, daha trenleri görmedi bu istasyon, rayları kötürüm. Gözlerinden almış rengini sema, çatlak dudakların çöl. Tenin çizgili maşa, köz karıştıran devrim, yüklü mevsim Ebabil pençesine tutulunca dilim, Kâbe’de göründü gözlerim. Adli tatilde hekim, kırık kalplere bir sünger pay yok leğende Sulandıkça kuruyan eller de benim, filizlendi mangalda - [Benim Oğlum Bina Okur Döner Döner Yine Okur](https://www.insaniyet.net/benim-oglum-bina-okur-doner-doner-yine-okur/) - Önce bu atasözünün oluşumuna bakalım. Eskiden mektep ve medreselerde Arapça eğitiminin ilk safhasında okunan ve fiil çekimlerini gösteren iki kitabın adı Emsile ve Bina’dır. Tahsilini düzenli sürdüremeyenler, işi ciddiye almayanlar veya tembellikleri sebebiyle ara verenler, pişman olup tekrar eğitime başladıklarında unuttukları için sıfırdan başlar, aynı kitapları tekrar okurlar. İşte böyle öğrenciler için dertli bir anne-baba - [Yahudileri Sevmeme Hakkı...](https://www.insaniyet.net/yahudileri-sevmeme-hakki/) - Hz. Ali’nin çok anlamlı ve güzel bir sözü vardır: “Birkaç tür kardeşlik vardır. Aynı anne-babadan olanlar kan kardeş, Müslümanlar din kardeşimiz, diğer insanlar ise insanlıkta kardeşlerimizdir.” Evet, insanların birbirlerine olan yaklaşımlarında dikkat etmeleri gereken, göz önünde bulundurulması gereken bir incelik. Her kardeşin yeri ayrıdır. Kan kardeşinin apayrı bir yeri ve sevgisi vardır. Din kardeşi olmanın - [Sumud Filosu Aktivisti Yazarımız Yaşar Yavuz, Sumud Filosu Aktivistleri, Gazze, Kudüs ve Filistin Özgür Olmadan Asla!](https://www.insaniyet.net/sumud-filosu-aktivisti-yazarimiz-yasar-yavuz-ve-sumud-filosu-aktivistleri-gazze-kudus-ve-filistin-ozgur-olmadan-asla/) - 1948'de kurdurulan sözüm ona "devlet" olan Siyonist Rejim Oluşumu İsrail, bir kanser hücresi gibi Filistin'in bedenine önce nüfus sonra da nüfuz etti. Filistin topraklarında hırsızlık, gasp, işgal ve soykırımı -7 Ekim'den bu yana değil!- 77 yıldan bu yana sürdüren haydut terör oluşumu, büyük bir yıkıma hazırlanırken Filistin Kuvayi Milliyeyi İslamiyye tarafından 7 Ekim 2023'te püskürtülmeye - [Kasabalar, Yollar, İstasyonlar](https://www.insaniyet.net/kasabalar-yollar-istasyonlar/) - Sanırım 2016 yılıydı. Öyküler yazıyorum. Bol bol okuyorum. Her yere uzak bir köy okulunun lojmanında kitaplarla kendime bir dünya yaratmaya çalışıyorum. Gündüzleri okul, geceleri kitaplar. Bazen yan lojmandaki öğretmen arkadaşlarla laflamalar. Sonrası derin bir karanlık. Ucu bucağı yok. Çiçek gibi öğrenciler de olmasa köy tam bir yangın yeri. Yalnızlığın başkentlerinden biri. Şairler hep en doğrusunu - [Ölen Hep Biz mi Olacağız?](https://www.insaniyet.net/olen-hep-biz-mi-olacagiz/) - Ölen hep biz mi olacağız? Bu cümle, artık sadece bir soru değil; bir halkın, bir annenin, bir çocuğun boğazında düğümlenmiş, her bombanın patlamasında yeniden göğe savrulmuş feryadıdır. Dünya tarihi, zulmün ve adalet arayışının bitmeyen bir mücadelesidir. Her dönemde zalimler farklı yüzlerle, farklı bayraklarla, farklı sloganlarla karşımıza çıktılar. Ama ne gariptir ki, zulmün hedefi çoğu kez - [Aile](https://www.insaniyet.net/aile/) - Eskiden bir şato bir soyu, bir aşk bir şövalyeyi, bir dava bir aileyi doyururmuş. Şimdi bir soy bir konağı, bir şövalye bir aşkı, bir aile bir davayı besleyemiyor. Özdemir Asaf Henüz evlenmişlerdi, daha çiçeği burnunda, yeni evli bir çift olarak, yaygın halk deyimiyle, cicim aylarını yaşıyorlardı. Aşkın, heyecanın ve tutkunun zirvesinde, evliliğin en sorunsuz ve - [Mâûn Suresi Yahudilere Ne Diyor?](https://www.insaniyet.net/maun-suresi-yahudilere-ne-diyor/) - عوذ بالله، بسم الله... اَرَاَيْتَ الَّذٖى يُكَذِّبُ بِالدّٖينِۜ﴿١ فَذٰلِكَ الَّذٖى يَدُعُّ الْيَتٖيمَۙ﴿٢ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكٖينِۜ﴿٣ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّٖينَۙ﴿٤ اَلَّذٖينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ﴿٥ اَلَّذٖينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ﴿٦ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ﴿(٧ Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla 1. Gördün mü, hesap gününü yalanlayanı? 2. Odur, yetime eziyet eden, 3. Yoksulu doyurmada hiç çaba göstermeyen. 4. Yazıklar olsun - [İkinci Kez Yolu Açık Olsun Yavuz Bülent Bakiler’in](https://www.insaniyet.net/ikinci-kez-yolu-acik-olsun-yavuz-bulent-bakilerin/) - Şiirimizin yüreklerimizde gürleyen gür sesi, hakkı söylemekten asla çekinmeyen, güzel Türkçemize sahip çıkan yiğit bir dostum idi Yavuz Bülent Bakiler. Onun, ‘Duvak’ şiir kitabı ilk çıktığında bir çırpıda okuyup içindeki şiirleri ezberlemiştim. Yumrukları memleket kadar büyüktü onun. Yüreği de o kadar büyüktü Yavuz Bülent Bakiler’in. Doğulu çocuk: Dost canlısı ve vefa örneği bir insandı o. - [Gazi Osman Paşa](https://www.insaniyet.net/gazi-osman-pasa/) - “Ben Osmanlı komutanıyım; bizim için savaşta imkânsız diye bir şey yoktur.” Tuna Nehri akmam diyor, Etrafımı yıkmam diyor, Şanı büyük Osman Paşa, Plevne'den çıkmam diyor. Gazi Osman Paşa, Osmanlı tarihinin en önemli askerî liderlerinden biridir. Adı özellikle 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda (93 Harbi) gösterdiği üstün savunma mücadelesiyle özdeşleşmiştir. Tokat doğumlu olan paşanın tam adı Osman Nuri - [Sen Aklıma Düşünce](https://www.insaniyet.net/sen-aklima-dusunce/) - Sen Aklıma Düşünce Osman Yazıcı Sen aklıma düşünce Kararır gözlerim bulut bulut Tecellin(l)e bayılmışlığın arifesinde Sevda romatizmasına tutulur gönlüm Göz dolduracağını anlarım Yüreğimi kaplayan sızıdan Sonra sen yağarsın rahmet rahmet İki cihanıma Toprak toprak kokar ruhum Yâr yâr atılırım Yed-i kudretine Balçık balçık kararsın çamurumu Vedud ellerinde yeniden yaratılırım Sen aklıma düşünce Ateş alır gönlüm - [Güz Sonatı](https://www.insaniyet.net/guz-sonati/) - “Hayatla, suçlarının hafifletileceği bir sistem kurmuşsun. Ama bir gün anlaşmanın tek taraflı olduğunu göreceksin. Tıpkı herkes gibi, bir gün sen de içinde barındırdığın suçluluk duygusunu keşfedeceksin.” “Annesinin yarattığı kadınlar” tabirini bilir misiniz? Doğurduğu canlıyı, kendini gerçekleştirmek ve dünyaya köklerini salmak için adeta kendisinin bir kopyası gibi yetiştiren anneler için kullanılıyor. Schopenhaur’un “Aşkın Metafiziği” kitabından yola - [Mücahit Korkut İle Babalar ve Çocuklar Modern Bir Nasreddin Hoca: Halil Korkut](https://www.insaniyet.net/mucahit-korkut-ile-babalar-ve-cocuklar-modern-bir-nasreddin-hoca-halil-korkut/) - Babanız çok şakacı, esprili ve latife ehli. Bu sonradan oluşan bir durum mu yoksa çocukluğundan beri devam eden bir özellik mi? Örnekler verebilir misiniz? Evet, babam şakacı, esprili ve sizin ifadenizle tam bir "latife ehli" idi. Bu özelliği çocukluğundan beri kendini göstermiştir. Şöyle ki; babam daha 6-7 yaşlarındayken, babaannesi (bizim ifademizle nenesi), onun okumasını ve - [Kekeme Replikler Kalesi](https://www.insaniyet.net/kekeme-replikler-kalesi/) - kirlenmiş kağıtlar çekmecelerde sürünürken bir şüphe ormanında kaybolurken kalmak keskin bir bıçak üzerinde yürümek olurken kapatıyorum dünyayı perdeleri çekip kekeme replikler kalesine sığınıyorum şimdi ne omuzlarım çöküyor ne de göğüs kafesimde bir ürperme anıları bağrına basıyor bütün duvarlar bir şeyler kuruyor içimde ve sararmadan dökülüyor yapraklar dağılıyor biriktirdiğim kelimeler oysa daima sabırlıdır kağıt ve kalem - [Kirpinin Dikenleri Gibi](https://www.insaniyet.net/kirpinin-dikenleri-gibi/) - Kirpinin dikenleri battı bir gece, içime değil, sessiz bir çığlık gibi zor ve sessiz görünene değil, gözlerimden düşen o garip hayale… Yunus ne güzel demiş: “Tesbih elimden gitmez, dilim ma’rifet söyler, gönlüm hiç kabul etmez.” Ben de öyleyim; sözüm devran eder, cümlem hikmet söyler, Oysa yüreğim, kırık bir testi gibi zâhirimin sükûnetini boğar. Bir teşbihin - [Şehrin Serencamı](https://www.insaniyet.net/sehrin-serencami/) - Güdüzü bitirirken akşama kalan şehir Nereden başladı nerede biter bu şehir Kıvrıla kıvrıla uzayıp giden yollarıyla Başını alıp da uzaklara giden şehir Meydanında asırlık bir çınar ağacı Çarşılarında tarihin son tanıkları Eski çeşmenin başında duran su bakracı Kendini suyun akışına bırakan şehir Beklemeye durmuş meydan yerinde Kurulur zaman şehrin saat kulesinde Şadırvandan şarıl - [El İçin Söylenenler - I](https://www.insaniyet.net/el-icin-soylenenler-i/) - Her el, O’nun ‘tutan eli’ olmaya adaydır. Tutan el; kurtulan, necat bulan eldir. Bütün ellerin üstündeki elin tuttuğu eldir. Ak eldir o el, aklanan eldir. O elin himayesi altındaki el, levh-i mahfuzdan mülhem, yed-i mahfuzdur. Ele ‘ol’ diyen de ‘öl’ diyen de O’dur. Elimi al diyenle elini ver diyen iki kalp arasındaki kuş uçumu mesafeyi - [Günlüğümdeki Ecdat Toprağı Moğolistan](https://www.insaniyet.net/gunlugumdeki-ecdat-topragi-mogolistan/) - 2017 Mayıs’ının son günleriydi ve mübarek Ramazan ayıydı. Türkiye Diyanet Vakfı’nın Uluslararası İmam Hatip Liselerine öğrenci seçiminin son ayağını tamamlamak için Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’dayız. Aslında son ayak Doğu Türkistan olacaktı ama Çin yönetiminin baskı ve zulümleri sebebiyle kardeşlerimizin fişlenmesinden ve daha fazla zulme maruz kalmalarından endişe ettiğimiz için onlara dua ettik ama programa dâhil edemedik. - [Bipolar Şiir / Hepimiz Bipolarız](https://www.insaniyet.net/bipolar-siir-hepimiz-bipolariz/) - Severim koklamayı Sümbülü ve ekmeği Öperim masum tazeliklerinden Sümbül solup gidiyor Küfleniyor sıcak ekmek Zaman eriyor hızla Kırılıp ufalanan zeminde Azalıyorum Siz devam edin Hayatın damarlarına kan gönderin Akması gerek devamlı bir nehir gibi Hiç kurumayan bir nehir gibi Tohum ekmeli devamlı Biçmeli biçmeli Patoslar çalışmalı harman yerleri Fırınlar sabahlamalı Yeniden yeniden doğmalı Yeniden yeniden - [Aynadan Korkan Adam](https://www.insaniyet.net/aynadan-korkan-adam/) - Ben, dünyanın karşısında yan oturmuş adamım. Yüzümde ergenlikten kalma sivilceler, Ruhumda şeytanın parmak izleri var… Ben, aynadan korkan adamım. İnsan kendi gölgesinden korkmadan önce Korku yoktu âdemin kelimelerinde, şahidim. Size iyi gelen hiçbir şey, iyi gelmedi bana. İyi gelmedi bana dünya. Yarası olmayan şifacı. Hayra yorulan rüya… İyi gelmedi bana. - [Edip Günenç ile Babalar ve Çocukları üzerine Halil Günenç: Millete Hizmet Yolunda Sebil Olmuş Bir Hayat](https://www.insaniyet.net/edip-gunenc-ile-babalar-ve-cocuklari-uzerine-halil-gunenc-millete-hizmet-yolunda-sebil-olmus-bir-hayat/) - Halil Günenç Hocamız, Allah’ın lütfuyla bir asırlık ömre yaklaşan Hocamız. İlim erbabının, ilahiyat ve medrese çevrelerinin yakinen bildiği, tanıdığı bir âlim. Diyanet İşleri Başkanlığı’nda uzun süre imamlık, müftülük ve Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezinde ders vermiş bir müderris. Mezun olanların çoğunun müftü olması Türkiye’nin Müftüsü olarak da anılan bir Hocaefendi. Verdiği fetvalarla bir dönem ülkede - [Son Sözün Korkusu](https://www.insaniyet.net/son-sozun-korkusu/) - Eski bir yaradan biliyorum. Son söz; sonsuz bir şekilde yitirmek, her şeyden koparmak, yarım bıraktığın umudu yakıp savurmak oluyordu. Son söz; Dosta kullanıldığında yitireceğin bir geçmiş, Kardeşe kullanıldığında büyük bir pişmanlık, Anneye kullanıldığında burnundan akacak acı bir süt, Yâre kullanıldığında toparlanamayan bir geleceğe dönüşüyordu. O eski yaradan beri son sözü söylemekten çekiniyorum. O sözü kullandığımda - [Kuş Sesleri Sabahı Savunuyor](https://www.insaniyet.net/kus-sesleri-sabahi-savunuyor/) - Kadim şehirler insanı sarıp sarmalayan doğal mekânlardı. Modernlik, insana dair birçok şeyi yerinden ettiği gibi şehirlerin bu özelliğini de yok etti. Milat, insanı toprağından koparan sanayi devrimi. Bizde ise köyden kente göçlerin yoğunlaştığı 1950’lili yıllar. Modernleşmeyle birlikte “insan yüzlü şehir”ler yavaş yavaş tarihten çekildi. Ardında, dışı hıncahınç dolu fakat içi bomboş ruhsuz mekânlar kaldı. Bir - [Bursa: Şiir Şehir](https://www.insaniyet.net/bursa-siir-sehir/) - Söze, Bursa'da Zaman’dan birkaç mısra ile başlamak isterim Bursa'da eski bir cami avlusu, Küçük şadırvanda şakırdayan su. Orhan zamanından kalma bir duvar... Onunla bir yasta ihtiyar çınar Eliyor dört yana sakin bir günü. Bir rüyadan arta kalmanın hüznü İçinde gülüyor bana derinden. Yüzlerce çeşmenin serinliğinden Ovanın yeşili göğün mavisi Ve mimarilerin en ilahisi. Şairi tekrar - [Hicaz İzlenimleri: Hacca Zihinsel Hazırlık -I-](https://www.insaniyet.net/hicaz-izlenimleri-hacca-zihinsel-hazirlik-i/) - İbadetlerin insanı değiştiren dönüştüren güçlü yönleri vardır. Gerçi namaz ve orucu sanki biraz örselemişiz, bu değişim ve dönüşümü geciktirecek ya da tam anlamıyla gerçekleştirmeyecek birtakım hususlar arz edecek boyutlara taşımışız galiba. Ancak haccın insanı değiştiren, dönüştüren özelliği devam etmekte, hacda insana güçlü mesajlar verilmekte, âdeta şöyle denilmektedir: “İhramını/kefenini giyin, ölüme/mahşere prova yap, başı açık, yalın - [Hicaz İzlenimleri: Hacca-Umreye Zihinsel Hazırlık -II-](https://www.insaniyet.net/hicaz-izlenimleri-hacca-umreye-zihinsel-hazirlik-ii/) - …Önceki yazının devamı Kâbe / Beytullah … “Beytullah; İnsanlar için Allah’ın emriyle kurulan ilk ev (Âl-i İmrân, 96). Ev sahibi Allah,”. Kâbe’nin ilk defa Hz. Âdem tarafından kurulduğu rivayeti göz önünde bulundurulursa insanoğlu hayata yerleşik olarak başladı denilebilir. Dolayısıyla yaşam için asıl olan yerleşik olmaktır, göçebelik sonradır. Yani insanoğlu hayata yerleşik olarak başladı, sonra göçebe - [San](https://www.insaniyet.net/san/) - Yeryüzü kitabını okurdu heceleyerek Silsileler halinde Veysel, Kerkük, Türkmen bozlağı Perde perde Arguvan, Hacel obası, Çiçek dağı Arada duvar, cam, çelik yoktu Şimdi şehirlerin sanı Okumak Âdeme mahsus Basınca kırılır iğdenin dalı Yağmur yağar kirpiklerin ıslanır Ansızın yeşillenir Niğde bağları Kurban olduğum Yareden diye başlar yaz gelince bütün ayetler Kurbana al kınalar yakılır Ülerzikler, çoban - [Otel Odalarından Kurtulup Sıla-i Rahim’e Yönelmek](https://www.insaniyet.net/otel-odalarindan-kurtulup-sila-i-rahime-yonelmek/) - “Müʼminler birbirini sevmekte, birbirine acımakta, birbirini korumakta bir vücut gibidir. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvları da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa dûçâr olur.” (Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66) Hz. Muhammed (SAV) Anne-babayı, hısım akrabayı aramak, ziyaret etmek, doğup büyüdüğü şehrin, ülkenin veya bir başka ülkenin insanlarıyla, kültürel mirasıyla tanışmak, onların - [Hiç](https://www.insaniyet.net/hic-2/) - Keyfe keder haftaların ardından hep korktuğum o günler geldi sanırım. Belliydi, aylar öncesinden geleceğine dair rüyalar görüyordum, hoş o rüyaları görmesem de gelecekti zaten. Bir alamet bekliyordum, rüyalar da onun haberini vermişlerdi. Akşamları evdeyken, çocuklarım yüzüme gülüyorken, bir ara sanki düzelecekmiş gibi hissedip, huzurla dolduğum anlar oluyordu. Yatarken gece, yastıkla cebelleşirken, “Var mıdır acep bir - [Mazmahor’dan Dordrecht’e Cemil Hoca](https://www.insaniyet.net/mazmahordan-dordrechte-cemil-hoca/) - Babam Cemil Hoca, Gaptahor’dan Mazmahor’a, oradan Kahtin’e, Dordrecht’e uzanan görevleri, zorunlu hizmetleri oldu. Bu görevlerin hepsinde cemaatini bütünleştiren, derleyen toplayan, ayrılıkları gideren bir kıvamda oldu. Cami içlerinin parsellendiği, camilerin Millî Görüşçü, Diyanetçi, Ülkücü, diye ayrıldığı dönemlerde her kurum, dernek, cemaatle görüşerek, onları ziyaret ederek İslam kardeşliğini tesis etmeye çalıştı. Bu konuda öncü oldu elhamdülillah… Başkasının - [Bir “İnsan” Rachel Corrie](https://www.insaniyet.net/bir-insan-rachel-corrie/) - Her insanın bir hikâyesi vardır, kiminin yarım kalan; kiminin ise kıyamete kadar unutulmayan. Kiminin ardından gül kokusu kalır, kiminin katran. Güneş bazen öyle insanların üzerine doğar ki ziyası asla zayi olmaz. Bununla birlikte zifiri karanlıklardan daha katı kalpler de vardır yeryüzünde. Ancak o zulmet, hep kadim hakikatlerden nasibini alan büyük yüreklerin duruşu karşısında yok olmaya - [Şefaat ya Rasulallah!](https://www.insaniyet.net/sefaat-ya-rasulallah/) - Sadece Kur’an diyenler Peygamber adına bazı sözler uydurulmuş diye tüm hadisleri reddederek Kur’an-ı sadece Kur’an’la anlayalım derken eleştirdikleri geleneğin etkisiyle Kur’an’ı da yanlış ya da eksik anlamaktalar. Mesela şefaat konusunda, şefaatin hesap gününde cehennemlik olduğuna Allah’ın hükmettiği kişi hakkında biri şefaat edecek ve onu cehennemden kurtarıp cennete götürecek gibi anlıyorlar bazı uydurma rivayetlerden dolayı. Hâlbuki - [Bildiğin/m Gibi Değil](https://www.insaniyet.net/bildigin-m-gibi-degil/) - Bir gül diktim gecenin ortasına. Dilime dolanmış kelimeleri gülün kokusuna serip kuruttum. Yamacımda cilvelenen şiire, sevgilim misin, ne diye işmar edip duruyorsun dedim. Ağzımı kilitledim. Sokağımdan geçen ne idüğü belirsiz gürültüyü şarlatanlıkla itham edip içeri almadım. Kucağıma bırakılan vaktin bir kulağına kâmet diğer kulağına ezan okudum. Seni seviyorum deyince tüm anlarımın benden kaçıştığını gördüm. Zamansız - [Anlaşılmak](https://www.insaniyet.net/anlasilmak/) - Deneme Serisi: İç Sesin Yankısı Anlaşılmak… Ne tılsımlı bir kelime. Sanki bütün kelimelerin gelip dizildiği, sıraya girdiği bir büyükbaba gibi… Bir çölde karşımıza çıkan serap misali: Hep ulaşmaya çalıştığımız, ama ona yaklaştıkça uzaklaşan bir hayal. Ona vardığımızı sandığımız anda bile, bir bakıyoruz ki ayağımızın altındaki zemin yeniden boşluğa dönüşmüş. Acaba hep böyle miydi? Psikoloji henüz - [Arif AY ile Sanatı Üzerine Söyleşi… “Edebiyat dergisi bir uygarlığın varoluş savaşının adıdır.”](https://www.insaniyet.net/arif-ay-ile-sanati-uzerine-soylesi-edebiyat-dergisi-bir-uygarligin-varolus-savasinin-adidir/) - Kalemini “insaniyet” için kullanan, Anadolu irfanının hüzünlü sesi, yerli düşünce hareketinin güçlü temsilcisi, Müslümanca bir duruş bir duyuş sahibi, çağımızın onurlu ve büyük şairlerinden kıymetli Arif AY ile sanatı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Şiir yazmanın, şairliği bir yaşama biçimi olarak benimsemenin sizde kadersel bir karşılığı var mı? Şairlik bir alın yazısı mıdır yoksa sonradan öğrenilir - [Şükür Makamında](https://www.insaniyet.net/sukur-makaminda/) - Arz ederim tacımı ey tahtım, gül revanım, en yarım yanım, Bu bir şiir müsveddesi değildir, rica etmeli cüce mısraım, Dikenleri hoş tutmalı, üstüne kafesten bir sürahi sinek, saz Sarıp sarmalı salamura kâğıtları, sayın makamları salmalı. Yarın da bir masaldır, hayra yorulur göremediğim rüyalar Makyajsız kefenler, kafeste kırlangıç, yıldızlar sağ olun. Bir fetih borçlusun bütün çiçekler - [Tarkovski’yi Niçin İzlemeliyiz?](https://www.insaniyet.net/tarkovskiyi-nicin-izlemeliyiz/) - “Gereksiz olan şey, günahtır.” Tarkovski sinemasında beni en çok sarsan repliklerden biri budur. Ne zaman bu cümle aklıma gelse, hayatımda gerekli olan ve olmayan şeyleri düşünür, kendime, kendi bedenime ve ruhuma ne denli haksızlık yaptığımı hissederim. Bazı sanatçılar, belli bir yaşam tecrübesine erişmeden anlaşılamıyor. Hiç düşündünüz mü? Hayatınızda yer alan, zaman ve mekân işgal eden - [Necdet Subaşı ile Babalar ve Çocuklar… “Babalarımızın gözünde bir ömür büyüyen biz değil çocukluğumuz!”](https://www.insaniyet.net/necdet-subasi-ile-babalar-ve-cocuklar-babalarimizin-gozunde-bir-omur-buyuyen-biz-degil-cocuklugumuz/) - Necdet Hocamızı tanıtmaya gerek yok. İlim erbabı, fikir ahbabı olanlar, ehli kalem ve ahvâl-i ictimaiye ile ahvâl-i siyasiyeyi takip edenler zaten tanır kendisini. Güçlü kalemi vardır. Etkili bir üslubu vardır. Analiz ve sentez, tahlil ve yorum, gözlem ve on ikiden isabet sayılacak çıkarımları, bizim şehadet edeceğimiz başka güzellikleri vardır… Onun yanında yorulmaz, bıkmaz, usanmazsınız. Hep - [Sıvışıp Gidenler…](https://www.insaniyet.net/sivisip-gidenler/) - İslam’ın en esası olan şehadet cümlesinde “la ilahe illallah” imanı, akideyi, “muhammederresullullah” amel-i salih’i ifade eder. Gayb olan hakikatlere imanımızın somut yansıması olarak hayatımızı iman ettiğimiz zatın istekleri çerçevesinde düzenleriz ki; buna salih amel diyoruz. Salih amel konusunda üstadımız, rehberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’dir. İmanın salih amelle desteklenmesi gerektiğine dair Kur’an-ı Kerim’de yapılan en etkili vurgulardan - [Ya Çıkarsa](https://www.insaniyet.net/ya-cikarsa/) - “Ya nasip ya kısmet. Bismillah niyetim iyi. Çıkarsa büyük ikramiye inan Allah’ım senin rızan için ne güzel işler yapacağım. Camiler yaptıracağım, okullar yaptıracağım, hayır kurumlarına dolu dolu yardımlar yapacağım. Ne olur şu büyük ikramiye bana çıksın.” Ali heyecanlıydı. Daha çıkmamış biletin çıkma ihtimali bile kalbini yerinden oynatıyordu. Bilet satan kişi ona göz kırptı. Elindeki biletlerin - [Biraz Fazla](https://www.insaniyet.net/biraz-fazla/) - İnsanın insandan kaçtığı bir çağda Kollarımdan kucak yaptım biraz fazla Elimde değildi sevmek bulamadım Kendimi ihmal ettim biraz fazla Doğuyordu güneş evet bronzdu güller Kokusu taa uzaklardaydı güzellerin İçimde bir sis göz gözü görmüyordu İç çektim yakına yakına biraz fazla Azaldım yürüdükçe yoldu adı Yolundum durdukça öz ciğerimden Tanıdık gelmiyordum hiçbir bakışa Tahrip ettim suretimi - [İzinin Tozuna](https://www.insaniyet.net/izinin-tozuna/) - Arayı arayı bulsam izini, İzinin tozuna sürsem yüzümü. Hak nasip eylese görsem yüzünü, Ya Muhammed canım arzular seni. Ne güzel ifade etmiş Yunus Emre sana olan özlemi ya RasulAllah… Çağlar ötesinden çağları aşan bir aşkla Es Selam deyip ruhun kıvrımlarına dolan gül kokusunun meşki ile… Sen ki; hürmetine âlemler yaradılan Sen ki; varlık sebebi Sen - [Mevlid ve Kardeşleri](https://www.insaniyet.net/mevlid-ve-kardesleri/) - İslam dininde Hz. Allah’tan sonra ikinci varlık Hz. Peygamber, üçüncüsü de Hz. Kur’an’dır. Okumak ve çağırmak anlamına gelen Kur’an’ı, son peygamber, insanlara aktarmış, anlatmış ve oradaki ilâhî ilkeleri bizzat yaşayarak ümmetine örnek olmuştur. Hz. Peygamber efendimizin söz ve davranışlarını -kendilerinin âlem-i cemâle intikalinden sonra- farklı tasniflerle bir araya getiren hadis kitapları bir tarafa, zaman içinde - [Değerler Paradigması](https://www.insaniyet.net/degerler-paradigmasi/) - “Paradigma” son zamanlarda özellikle eğitim alanında sıklıkla kullanılan bir kavram. Bu kavramı; bilgilerin davranışa dönüşmesinde kıvam bulduğu, şekillendiği, istikamet kazandığı, işlendiği, görünür olduğu bir sistem olarak kabul edebiliriz. Çocukların düşüncelerinde özellikle ilk öğrendikleriyle değer standartları, buna bağlı olarak da davranış kalıpları oluşur. Bu kalıplar, her gün yenileri ortaya çıkan elektronik program yazılımlarına benzetilebilir. Hangi veriyi - [Hüseyin Atay Hoca ve Kitapların Kaderi](https://www.insaniyet.net/huseyin-atay-hoca-ve-kitaplarin-kaderi/) - Vefat Yıldönümü Vesilesiyle Giriş Cumhuriyet dönemi Türkiye’de dinî hayatın tarihini yazanlar, şüphesiz bir mukaddimeden sonra 1924 te kurulan Diyanet İşleri Reisliği ve 1925 yılında açılan İstanbul Darulfünün İlahiyat Fakültesi ile işe başlayacaklardır. İlahiyat Fakültesi 1933 te yanlış bir karar gereği kapatıldıktan sonra din eğitimi ve öğretimi açısından en şanssız yıllar başlamıştır. 1949 yılında bu sefer - [çok yaşa hayat](https://www.insaniyet.net/cok-yasa-hayat/) - bugün güzel bir gün olmalı içimdeki büyük şeytanı öldürdüm diye her şey değişiyor, biliyorum şeytan da değişiyor insan da hep hüzün şiirleri yazıyorsunuz şairler her günümüz ağlamaklı sizin yüzünüzden katmer katmer diyen kadına demeliyim aslında kendimizi bir bulsak aynanın arkasında kır çiçeklerine sarılıp öpebilsek içimizde domur domur açan baharı belki gecenin suyunu çoğaltır da öyle - [Şehit Haniye](https://www.insaniyet.net/sehit-haniye/) - Şehâdetinin birinci sene-i devriyesinde Şehit İsmail Haniye’ye ithâfen… Ey Şehitler ocağı; Dedesi şehit, babası şehit ve şehidin kendisi Koca yürekli komutan Rabbimizin övgüsüne mazhar olan, Torunları, çocukları ve sonunda kendisi şehit olan yiğit Sana ne kadar da yakışıyor şehadet. Bütün bir ümmet “fi sebilillahi emvât” olduğuna etti şehadet Doğusuyla batısıyla gözyaşı döktü, İnancın, vakarın, aldığın - [Medeniyet Dünyamızda Fedakârlık](https://www.insaniyet.net/medeniyet-dunyamizda-fedakarlik/) - Bir kavramın künhüne vakıf olmak için dün ve bugün nasıl kullanıldığına, hangi anlam dünyalarına açıldığına, dünün ve bugünün insanına ne ifade ettiğine bakmakta yarar vardır. Bununla ancak bir kavramın bu toprakların medeniyet dünyasında ne anlama geldiğini keşfetmek, anlamak ve kavramak mümkün hale gelir. Kur’an’da fidâ olarak geçen fedâ kavramı Arapça’da “mali imkanla veya başka bir - [Kaptahor’dan Mazmahor’a Babam](https://www.insaniyet.net/kaptahordan-mazmahora-babam/) - İlahi Yönlendirmesi Babam elhamdülillah olgunluk döneminde. Rabbim kendisine sıhhat, afiyet ve bereketli bir ömür versin. Onu ele ayağa düşürmesin, sıkıntılardan uzak eylesin. Kaldıramayacağı(mız) bir zorluk vermesin. Şimdi Gaziantep’te yaşıyor ama buraya gelişi enteresan. Yüce Rabbim, Kibaroğulları’nın genç delikanlısını Ardanuç’tan Erzurum Olur’a, oradan İstanbul, Şam, Gaziantep/ Nizip’e yönlendirmiş. Bu seyahatler, okuma arzusu, istek, heves öyle kendiliğinden - [Müslüman'ın Davranış/Hareket Stratejisi](https://www.insaniyet.net/muslumanin-davranis-hareket-stratejisi/) - 1. İlmin gereklerine uygunluk 2. Tecrübeden istifade (ehliyle istişare) 3. İlticâ ve niyâz 4. Kişisel sorgulama 5. Yeni hedefe/işe odaklanma Müslümanın bütün tutum ve davranışlarının meşru olması gerekir. Bu, konuyla ilgili doğru bilgiye sahip olmayı zorunlu kılar. İlimden meşruiyet onayı almayan davranış, şu ya da bu gerekçeyle açıklanamaz, savunulamaz. Davranışın/hareketin, ilim nokta-i nazarından meşru olması - [Hayatımızda Ne Çok Ne Az?](https://www.insaniyet.net/hayatimizda-ne-cok-ne-az/) - Bu memlekette ilim, fikir, eğitim alanında nicelik bakımından büyük gelişme olsa da nitelik olarak çok gerideyiz maalesef! Bu ülkede "zeki" çok, "akıllı" az; "bakan" çok, "gören" az; "konuşan" çok, "dinleyen" az; "dili olan" çok, "lisanı olan" az; "lafı olan" çok, "fikir sahibi" az; "kalem" çok, "kelam" az; "şiir yazan" çok, "şair" az; "tahsilli ve diplomalı" - [Düşmeyeni Düşlemek](https://www.insaniyet.net/dusmeyeni-duslemek/) - Yapraklar düşer, ak pak olur; saçlar düşer, ne başlar düşer. Üşüşür gönlüme düşenler, gönlümse yola düşer. Arar arar durur da uzakta; yakınında olan, payıma düşer. Güvenir insan kendine, "Düşmem!" dese de yine düşer. Zaman olur, ucuz insan bulunmaz; zaman olur, insan ayağa düşer. Kimi akıllı zanneder kendini; “Düşürdüm,” derken farkında olmaksızın düşer. Kibirlenenler olur ya - [Gökhan Tunagil ile Kosova ve Sinema Üzerine](https://www.insaniyet.net/gokhan-tunagil-ile-kosova-ve-sinema-uzerine/) - 6 Nisan 1992'de Avrupa'nın göbeğinde kadın, çoluk çocuk, yaşlı vahşice hunharca katledildi. Bu savaşın adı Bosna Savaşı’ydı. İnsanlığını yitirmiş sır(p)tlan sürüsü kendisi gibi canavar Birleşmiş Milletler’i de arkasına alarak bugün Gazze'de olduğu gibi, açık hava hapishanesine çevirdikleri Bosna’da insan avına çıkmışlardı. İnsanlığa bu vahşeti unutturmayan ve hafızamızı diri tutan diş hekimi, yazar ve oyuncu Gökhan - [Balkan Şehirlerinde](https://www.insaniyet.net/balkan-sehirlerinde/) - Şair, okuyucularına eşyayı kendi istediği şekilde göstermeyi başardığında iyi şair olur. Şiir ve nesir arasındaki sınırın iyice belirsizleştiği, tanımların muğlaklaştığı bir zamanda fazla net bir cümle. Yine de tecrübem bu cümlenin böyle kurulması gerektiğini söylüyor bana. Yahya Kemal ve Mehmet Akif, şiirimizin iki burcu. Balkanlar, tarihimizin cereyan ettiği coğrafya. Balkan asıllı bu iki şairimiz aynı - ["Dün Dünde Kaldı Cancağızım": Mevlânâ Ne Demek İstedi?](https://www.insaniyet.net/dun-dunde-kaldi-cancagizim-mevlana-ne-demek-istedi/) - Hepimizin kulağına çalınmıştır şu meşhur söz: “Dün dünde kaldı cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” Kimi zaman bir yeni yıl mesajında, kimi zaman bir kişisel gelişim yazısında, bazen de sosyal medyada ilham veren bir aforizma olarak karşımıza çıkar. Peki bu sözü gerçekten anlıyor muyuz? Sözün sahibi Mevlânâ burada neyi kastediyor olabilir? Burada biraz bu sözün - [Medine’den Payitahta Dersaadet’ten Başkente](https://www.insaniyet.net/medineden-payitahta-dersaadetten-baskente/) - Fethinin 700. Yılında Bursa’ya Medeniyet kelimesi, medine kelimesinde türemiştir, bu kelime de Arapçada şehir anlamına gelmektedir. Hicretten sonra Müslümanların bağımsız bir devlet kurmaları sonucu Yesrib’in adı Hz. Peygamber (sav) tarafından Medine ya da Medine-i Münevvere olarak değiştirilmiştir. İslâm medeniyeti Mekke döneminden sonra esas itibarıyla Medine’de kurumsallaşmış ve yeryüzüne yayılmıştır. İslâm medeniyeti bu anlamda bir şehir - [Ah/Sen Doğarken…](https://www.insaniyet.net/ah-sen-dogarken/) - Ah/sen doğarken! İlk ve son defa “güldüm” ben Şah çekilen mat tenimden Kefen biçildi kahkaha çiçeklerime İnci çiçeği dişlerinde Açarken hüznün bahtı Tomurcuklar dudak büktü katmerime Tebessümüne devredip tahtı Mim goncana evrildim Efendim! Ah/sen doğarken! Güzelliğe vurulu tek mühürdüm ben Son peygamber çiçeğinden alırken Semalar semavi rengini Çan çiçeği gibi kaldırıldı hükmüm Bir ezan çiçeğiyle - [Dedesinin Anası Dedesinin Balası](https://www.insaniyet.net/dedesinin-anasi-dedesinin-balasi/) - Bir ahu figanın rahminden doğmuş, bir hazanın eşiğinde kalmış; loş bir pencerenin önünde dizilmiş, anılar kervanından gelen mestane dizeler; Erzurum dağları da kar ile boran Aldı yüreğimi de derd ile verem Sizde bulunmaz mı da bir kurşun kalem Yazam halımı da yare gönderem “Ben buradayım evlat,” diyen... Balasını koruyan koca yürekle. Bana bir türkü söyleyin, - [Bir Önemi Olmalı-1](https://www.insaniyet.net/bir-onemi-olmali-1/) - Botsvana'da ayak izleri iki oluk oluşturan bir fil, yürümekte olduğu yolda kararlı adımlarla devam ediyordu. Ayakları toprağı yalamaktan nasırlaşmış, kulakları çimen tozuyla yeşile boyanmış olsa da dişleri batan gün ışığı altında turuncudan kırmızıya çalan bir renkle alev gibi parlıyordu. Bir karıncanın ayakları, ışık demetinin dişlerde parıldadığı o an, filin yürüdüğü oluğun kenarında durdu. Ömrünün ilk - [Hayrettin Karaman Üzerine M. İhsan Karaman ile… “Babam, çalışma hayatı ile aile hayatı arasındaki dengeyi kurardı.”](https://www.insaniyet.net/hayrettin-karaman-uzerine-m-ihsan-karaman-ile-babam-calisma-hayati-ile-aile-hayati-arasindaki-dengeyi-kurardi/) - Muhterem Hayrettin Karaman Hocamız, ilim ve ilahiyat camiasında önemli bir şahsiyet. Kendisinin yetiştirdiği talebeler ve hocalar vesilesiyle de şu sıfatı en fazla hak edenlerden biri: Hocaların hocası… İmam hatip, Yüksek İslam Enstitü neslinin öncülerinden. Yazıları, kitapları, sohbet ve konferanslarıyla aktif bir insan. Kurulmasına vesile olduğu okul, dernek, vakıf ve yayınevleriyle ufuk çizen bir kişilik. Meseleleri; - [Aşr-ı Şerîf ve Kur’an Kültürü](https://www.insaniyet.net/asr-i-serif-ve-kuran-kulturu/) - Vav Radyo’yu dinliyordum. “Aşr-ı Şerîf” dendiğini işittim. Sonra “Mâ’ûn Sûresi” dendi. Mâ’ûn Sûresi okundu, sonra meâli verildi. Bu durum beni ülkemizde din kültürünün, dolayısıyla Kur’an kültürünün nasıl değişmekte olduğunu düşünmeye sevk etti. Kırk elli yıl önce, namaz surelerinden herhangi birine herhangi bir Müslüman, “Aşr-ı Şerîf” adını verebilir miydi? Hiç sanmıyorum. “Aşr” Arapçada on demek. “Aşr-ı - [Şuuraltı Notları - 1 İçimdeki Ağrıyı Şehre Verdim](https://www.insaniyet.net/suuralti-notlari-1-icimdeki-agriyi-sehre-verdim-2/) - Şehri dolaşmadan içindeki şehri dolaştı. Her yere sanki sevdiğinin kokusu sinmişti. Durdu, baktı, acelesi yoktu, ancak ayakları yerinde duramayan bir yaramaz çocuk gibi onu sürüklüyordu. Her kapının ardında bir göz. Her gözün üzerinde kaş. Her kaşın çizdiği bir kalem… Kapıları eliyle vurdu. Birinci kapı: Sus ve dinle. İkinci kapı: Eğil ve öp. Üçüncü kapı: Seni - [Gülden İkmale Kalmak](https://www.insaniyet.net/gulden-ikmale-kalmak/) - Bu sana yazdığım kırk ikinci mektup Ferahnaz. Radyoda yine savaş haberleri. Bu mektup da zarfına sığmayacak, Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar gibi. Sözlerinde darp izine rastlandı. Ağır ve yorgun uykularda vurulmuştu belli ki düşlerin. Mavi gözlerinde taşıdığın hüznü; kahkahayla bırakamayınca masaya, ustaca ellerinin telaşında gizledin. Nasıl başlar bir sonun di’li geçmiş zaman öyküsü, miş’ten vazgeçmiş olmak - [Post-Kolonyalizm veya İleri Sömürgecilik](https://www.insaniyet.net/post-kolonyalizm-veya-ileri-somurgecilik/) - Çoklu Metodolojik Esaret Denktir Post-Kolonyalizm: Alıcı “ileri sömürgecilik” bağlamında din bilimlerinin metodolojik bağımlılığını, kontrol edilmesini ve sürekli gözlem altında tutulmasını eleştirir. Özellikle batı merkezli metodolojilerin, dinî bilgi üretiminde hâkim söylemler, kavramlar ve hatta bilimsel cümle kalıpları oluşturduğunu belirtir; Hapsolonmuş zihni durum, metodik zihinsel esaret olarak değerlendirilebilir. Yani kognitif planda, metot ve teori şemalarımızın Batı epistemolojisine - [Ardanuçlu Yakup’tan Ermeni Süren’e](https://www.insaniyet.net/ardanuclu-yakuptan-ermeni-surene/) - Savaşlar, seferberlikler, toplu göçler, elbette ki acı hikayelerle doludur. Ama bu gibi sosyal olaylar Anadolu halkını doğudan batıya, batıdan doğuya doğru birbirine karıştırıp harmanlamış, adeta bir potada eritmiştir. Özellikle Batum, Ardahan ve Kars muhacirlerinin başlarına gelenler derlenip toparlansa sinema filmlerine, romanlara konu olacak malzemelerle doludur… Her yaz tatilinde olduğu gibi bu yılda Paris’te yaşayan Ardanuçlu - [İlahî Ölçüler ve Sınırlar Aşılmaya Görsün!](https://www.insaniyet.net/ilahi-olculer-ve-sinirlar-asilmaya-gorsun/) - İlahi ölçüler ve sınırlar aşılmaya görsün; Ya fasit örf ve gelenekler sebebiyle ciğerpareler, babaları/dedeleri yanında ölçülü ve edepli bile olsa görüş belirtemez, evladını kucağına alıp sevemez, dede çağına da gelse basit hususlarda dahi karar alıp uygulayamaz olur ya da özgür(!) dünyanın özgür(!) evlatları cennet vesilesi ebeveyninin yanında edebe uygun oturma, sesini yükseltmeme, hürmette kusur göstermeme - [Okul Gezisi](https://www.insaniyet.net/okul-gezisi/) - Öğrencilerin otobüsteki gürültülü söyleşmeleri, tempolu pop şarkıların çısçısları nihayet bitmiş, gözetmen öğretmen uzun yolun kalan kısmında uyuyabilmişti. Uyumadan önce köprüden önce son çıkışları ve kaçış rampalarını geçtiklerini gördü. Son çıkışı kaçırmamak mı gerekiyordu acaba, diye düşündü en son. Dümdüz gidiyordu otobüs bulanık bir lacivertte kayarak. Sanki birkaç dakika geçmişti ki, otobüs kapısı tıslayarak açıldı. Son - [Efendim](https://www.insaniyet.net/efendim/) - Sana bir hatırla geldim Efendim Geldim, Nil’de yıkanmışlığımın öyküsünü sararak kadîm zamandan Artmayarak ve tozlu raflarından indirerek Gölgelerimi, piramitlerin utancına sererek, Eski huylarımı kulesinden indirdim, Geniş bir teselliye yaydım kendimi Olmalıydı evet ar etmeliydik ağacından kovduğumuz hurmanın tadından Çölün hikâyesini kumlarından sağmamız değiştirmeyecek rengini gecenin Suya hata yaptıramayacaklarını anladıklarında Putun kalbi kırılmıştı İbrahim elinde Senin - [Hocaların Hocası Hasan Küçük](https://www.insaniyet.net/hocalarin-hocasi-hasan-kucuk/) - 1932’de Devrekâni’de doğmuş, ilk tahsilini ve hıfzını memleketinde yapmış, Kastamonulu Dersiâm Karabacakzâde Ahmed Efendi’den Arapça okumuştur. Daha sonra İstanbul’a giderek Osmanlı bakiyesi müderris Ermenekli Saffet Efendi’den Arapça ve dini ilimler, Hafız Nuri Efendi’den de talim, tashih-i huruf ve vücuh okumuş her iki hocasından da icâzet almıştır. Öte yandan orta, lise ve İmam Hatip Liselerini hariçten - [Deli Haydar](https://www.insaniyet.net/deli-haydar/) - Genel Müdürlük binasının onuncu katından, elini arkasına bağlamış Ankara’yı seyrediyordu. Bugün yine geç saate kadar çalışmıştı. Dışarıdaki parıltılı hayata, şehrin ışıklarına dalıp gitti. Ana caddeden süzülen araçların yekpare olmuş lambaları onu da buralardan alıp götürüyordu. Büyük şehrin silüeti donup kalmıştı dünya penceresinde. Zihni ise çıkmaz sokaklarda, ömrüne nasır olan hatıraların alın yazısındaydı. Yıllar, yıllar öncesiydi… - [Bir Mücadele İnsanı Olarak Nurettin Topçu](https://www.insaniyet.net/bir-mucadele-insani-olarak-nurettin-topcu/) - “Vicdana söz verdik! Allah’a söz verdik! Eğilmeyiz, dönmeyiz ve dimağımızdaki son hücrenin hayatı bâki kaldıkça bu mukaddes davadan dönmeyeceğiz.” Yirminci asır Türkiye’sinin kültür ve eğitim dünyasında yer alan önemli bir isim. Yetiştiği alan felsefe olsa da ilgi alanı çok daha geniş, özgün düşünceleri olan bir filozof. Bu topraklara bağlı, bu topraklara ruh yükleyici yerli bir - [Günlüğümdeki Destanlar Ülkesi Kırgızistan](https://www.insaniyet.net/gunlugumdeki-destanlar-ulkesi-kirgizistan/) - Tarih, 2017 Mayıs. Türkiye Diyanet Vakfı adına Uluslararası İmam Hatip Liselerine mülakatla öğrenci seçme seyahatlerimize TDV Eğitim Kültür Müdürü Veysi Kaya ile birlikte devam ediyoruz Azerbaycan ve Kazakistan’dan sonra şimdi Kırgızistan yolundayız. Kazakistan Almatı’dan kiraladığımız bir taksi ile Kırgızistan Bişkek’e doğru yola çıkıyoruz. Biz şoförle birlikte üç kişiyiz diye düşünürken şoförümüz hanımıyla birlikte gelmiş, dört - [Safiye Önal ile Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu Kitabı Üzerine](https://www.insaniyet.net/safiye-onal-ile-yasayan-klasigimiz-mustafa-kutlu-kitabi-uzerine/) - Öncelikle böyle nitelikli bir eser ortaya koyduğunuz için sizi tebrik ediyorum. Teşekkür ederim. Sizin Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu eserinizin sonunda saygıdeğer yazarımız Mustafa Kutlu’nun yakın çevresine, dostlarına sorduğunuz sorulardan ben de size sormak istiyorum. Mustafa Kutlu ile yolunuz nasıl kesişti, nasıl tanıştınız? Onunla ilgili böyle bir çalışma yapmak istemenizin sebebi neydi? Mustafa Kutlu, Türk edebiyatının - [Yitiksöz 30 (Ağustos-Eylül 2025) Hoş Geldi, Safalar Getirdi!](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-30-agustos-eylul-2025-hos-geldi-safalar-getirdi/) - Yitiksöz 30 Cahit Zarifoğlu’nun “Filistin sen işine bak kar toprağını / Yoğur gazabını yaradanın.” dizelerini kapak fotoğrafına yerleştirmiş. Yitiksöz, otuzuncu sayısıyla ağustos ayının sıcaklığında Gazzeli kardeşlerimizin acısına eşlik etmeye çalışıyor. Sezai Karakoç da Ağustos Böceği Bir Meşaledir şiirinde ağustos böceği üzerinden ağustos sıcaklığına, su kıtlığına ve bu böceğin maharetlerine işaret eder: Ağacın dalında güneşe doğru - [Ah Bu Gençler, Bu Gençler](https://www.insaniyet.net/ah-bu-gencler-bu-gencler/) - Bu gençlere yazık değil mi, arkadaş! Daha doğrusu hatta bu yetişkin olmuş insanlara yazık değil mi! Yaşları yirmi, otuz, kırk olmuş, hâlâ bir işi olmamış, bir eşi olmamış, ev bark sahibi değil, en verimli çağında bu yoksunluklarla mücadele ediyorlar. Hani “annesinin babasının kıymetli evladı” denen, sefalete düşmüş bir insanı anlatan bir hikâye vardır. Anne baba - [Sömürgeci Dilin Dayatması ve Özgür Dilin Erdemi](https://www.insaniyet.net/somurgeci-dilin-dayatmasi-ve-ozgur-dilin-erdemi/) - Dil, kimliğimizin, düşüncelerimizin ve dünya algımızın temel taşıdır. Ancak sömürgecilik, yalnızca toprakları değil, zihinleri ve dilleri de ele geçirmiştir. Sömürgeci güçler, kendi dillerini ve kavramlarını dayatarak, toplulukların özgün düşünme ve ifade biçimlerini bastırmış, böylece kültürel ve entelektüel tahakkümlerini pekiştirmiştir. İngilizce metinde vurgulanan “Orta Doğu” (Middle East- الشرق الأوسط ) kavramının sömürgeci kökenleri, bu dayatmanın çarpıcı - [Nurettin Topçu ve İdeal Öğretmen](https://www.insaniyet.net/nurettin-topcu-ve-ideal-ogretmen/) - Özgün bir düşünür, bir fikir insanı. Yirminci yüzyıl Türk düşünce dünyasında kendine has fikir ve yorumları olan ender şahsiyetlerden. Bir gönül insanı, sûfi. Ruh güzelliğini, safiyetini, arılığını yansıtan insan, ihlas abidesi. Bir çile ve ıstırap insanı, mustarip. Bir eylem ve hareket insanı, müteharrik. Millî ve yerli bir filozof. Bir Anadolu insanı. Çok yönlü yerli bir - [Tâlip Olmak, Matlûp Olmak](https://www.insaniyet.net/talip-olmak-matlup-olmak/) - İnsan, var olduğu günden beri bir arayışla yoğrulur. Kimi bir kelimeye, kimi bir dosta, kimi de vuslatı söze sığmaz bir hakikate meftun olur. Gönül, neyi isterse ömrünü de ona göre şekillendirir. Her arayış, talep edilenle talep edenin birbirine kavuşma çabasıdır. Tâlibi olmayan matlûp, matlûbu olmayan tâlip olmaz. Kim neyi isterse, istemekle hem o şeyin peşine - [Camiye seri gelin, hızlı dağılın!](https://www.insaniyet.net/camiye-seri-gelin-hizli-dagilin/) - 2016 yılıydı. BYEGM bölge müdürü iken yerimiz Konya’nın en kıymetli yerindeydi. Şems Camii ve Türbesi, Şerafeddin Camii ve İplikçi Camisi’nin oluşturduğu üçgenin tam merkezindeydi. Cuma namazlarını gölge kıbleye düştüğü ve müsait olduğu için genellikle Şerafeddin Caminin önünde, dışarıda kalabalık bir grup halinde kendi seccademizde kılardık. Yine bir cuma günüydü, aylardan ekimdeydik. Cuma namazının farzından sonra - [İslam Bir Sevinçti Kaplardı İçimizi](https://www.insaniyet.net/islam-bir-sevincti-kaplardi-icimizi/) - Yazının başlığı Sezai Karakoç’un Çocukluğumuz adlı şiirinin bir dizesi. Şair bu şiirde annesinden aldığı ilk dinî terbiyeyi ve sevinci anlatır. Şairin annesinden öğrendiği ilk bilgi, Allah’ın insana şah damarından daha yakın olduğu bilgisidir. Bu bilgi Kuran-ı Kerim’deki bir ayete vurgu yapar. Buna göre, Allah’la aramızdaki mesafe şah damarı kadardır. Allah’ın insana bu manevi yakınlığına rasyonel - [Bergman’ı Niçin İzlemeliyiz?](https://www.insaniyet.net/bergmani-nicin-izlemeliyiz/) - “Tanrı’ya inanıyorum ama onu hissedemiyorum”, “Aynı mekândayız ama sana ulaşamıyorum.”, "Acaba bir kere olsun kendinden başkasına değer verdin mi?", "Tanrım, neden beni ebedi hoşnutsuzluk içinde yarattın?”, “Ruhunun çürümüşlüğünü görebiliyorum.”, “Evliyim ama şehvetime hükmedemiyorum.”, “Yalnızlığımı azaltmak için kendimi sürekli meşgul ediyorum.”, “Birlikteyiz ama sensizim.”, “Aramızdaki sevgi yoksunluğunu beceriksizce aşk denemelerimizle kapatmaya çalıştık.", “Sevinç namına bir şey - [Adımla Çağır Beni](https://www.insaniyet.net/adimla-cagir-beni/) - Nedendir bilinmiyor gökyüzünün gazabı İner avuçlarına sevda şehitlerinin Çehremi yaralarken yokluğunun azabı Orkideler farkına vardı güzelliğinin Elemle büyütülmüş bir kalbin var bilirim Çocuksu hayallerin izi yok dudağında Tenin tenime değse yalnızlıktan ölürüm Yalnızlıktan ölürüm bana dokunduğunda İstersen düşlerimi bırakayım koynuna Yağmurun öfkesini kazanayım istersen Ateşten kolyeleri reva görme boynuna Adımla çağır yeter, köz olayım istersen - [D. Mehmet Doğan’ın Vefat Yıldönümünde “Kırklara Karışan Hatıralar”](https://www.insaniyet.net/d-mehmet-doganin-vefat-yildonumunde-kirklara-karisan-hatiralar/) - Kendisiyle yetmişli yılların başında Hareket/Dergâh Yayınları’nda tanıştım. Gençlik yıllarımızda ilk yazılarımız Hareket dergisinde, ilk kitaplarımız Dergâh Yayınları’ndan çıktı. Onun, Batılılaşma İhaneti, (1975) benim Tekkeler ve Zaviyeler. (1977) D. Mehmet Doğan tarafından 07.08.1978 tarihinde Ankara’da kurulan Türkiye Yazarlar Birliği Derneği’ne ne zaman üye oldum? Tam olarak hatırlamıyorum. Ancak kuruluşundan itibaren davet edildiğim faaliyetlerine bazen konuşmacı, bazen - [Baba Olmak](https://www.insaniyet.net/baba-olmak/) - İnsan yalnız kalmamak için de çaba sarf etmeli. Kötü günleri için sabır, tevekkül, ihlas, ihsan, evlat, eş ve dost biriktirmeli. Baba olmak deyince, Kur’an’da bahsi geçen baba örneklerini irdelemek gerektiğini düşünüyorum. Mesela, Kabil’i katil olmaya götüren süreçte, Habil’in daha çok sevilmesi de bir faktör oldu mu acaba? Babasının gözünden düşünce, o çılgınca fikir alevlenmiş oldu - [Benzer İsimli Bilginler -Sa’leb, Sa’lebî ve Seâlibîler-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-saleb-salebi-ve-sealibiler/) - Benzer isimli bilginler olarak, Kûfe dil mektebinin önde gelenlerinden Kitâbü’l-Fasîh’in yazarı Bağdatlı Ebü’l-Abbâs Sa’leb (ö. 291/904), el-Keşf ve’l-Beyân an Tefsîri’l-Kurân adlı kıymetli tefsirin sahibi Ebû İshâk Sa’lebî Nîsâbûrî (ö. 427/1035), oldukça meşhur bir eser olan Yetîmetü’d-Dehr fî Mehâsini Ehli’l-Asr’ın müellifi diğer bir Nîsâburlu bilgin Ebû Mansûr Seâlibî (ö. 429/1038) ve el-Cevâhiru’l-Hisân fî Tefsîri’l-Kur’ân adlı tefsirin - [Timurtaş Hoca Üzerine, Tarık Yusuf Uçar ile… Cumhuriyet Tarihinin En Ateşli Vaizi…](https://www.insaniyet.net/timurtas-hoca-uzerine-tarik-yusuf-ucar-ile-cumhuriyet-tarihinin-en-atesli-vaizi/) - Kubbeleri inleten bir ses. Davudi bir sada. Celalli bir eda. Heyecan dozu yüksek bir konuşma. Dinleyeni hemen İslam için cihada koşturacak bir muhteva. Kendinden emin, bazen yüksek bazen sakin bir tonda, Müslümana sorumluluklarını hatırlatan, aslında hakikatleri yüzüne çarpan bir vaiz. Kaypaklığa, vurdumduymazlığa, boş vermişliğe, sahtekarlığa, samimiyetsizliğe, tembelliğe, fısku fücura tahammülü olmayan bir hocaefendi. Cumhuriyet tarihinde - [Sabır: Sabreden, Fıtrat Kapısını Tıklattığında Yeni Bir Fırsat Yakalar](https://www.insaniyet.net/sabir-sabreden-fitrat-kapisini-tiklattiginda-yeni-bir-firsat-yakalar/) - Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların başına değişik sıkıntılı haller, çözmekte zorluk çekeceği ıstırap verici durumlar gelebilir. Bu gibi durumlarda hemen panik olup şaşıran insan bir çökkünlük yaşar. Belâlar, musibetler ve ânî karşılaştığı durumlar karşısında metanetini koruyup sabır göstererek travmayı ucuz atlatanlar olduğu gibi karamsarlığa gömülüp hayatın yaşanmaz olduğuna inanarak gönüllerini ve günlerini karartanlar da vardır. Diğer - [Huzursuz Bir Adam: Cemil Meriç](https://www.insaniyet.net/huzursuz-bir-adam-cemil-meric/) - Merhum Cemil Meriç her aklıma geldiğinde Malcolm X’in hayatını özetlemek için kullanılan “onun hayatı bir maratondu koşarken öldü’’ ibaresi kafamda canlanır. Çünkü ancak onu doğru anlatan cümlenin bu olduğuna inanırım. Hızlı yaşayıp ömrünün söyleyeceği “şeylere’’ yetinemeyeceği korkusu ile edebiyat, sanat, sosyoloji, felsefe ve kültürü ilgilendiren her konuda söz söyleyen bir adam. Bir kitap kurdu. Ama - [Aksâ Terazisi](https://www.insaniyet.net/aksa-terazisi/) - Sema ve kardeşleri, heyecanla, annelerinden önce kalkıp kahvaltıyı hazırladılar. O gün, günlerden Cuma ve onların tatil günüydü. Tüm ailenin bir arada olduğu kahvaltıdan sonra, herkes hazırlanıp yola çıktı. Erkek çocukları babasının elinden, kız çocukları ise anneleri ile birlikte güle oynaya Aksâ Camisine vardılar. Bütün akrabaları konu komşu herkes oradaydı. Cuma vaktine kadar bahçede herkes sohbet - [Vatan Nöbeti: Ömer Halis Demir](https://www.insaniyet.net/vatan-nobeti-omer-halis-demir/) - Vatan nöbetinin zamanı, mekânı yoktur… Dün başkaydı ihanetin adı Bugün 15 Temmuz Yarın kim bilir ne bela. Dünü dinledik… Bugünü yaşadık… And olsun yarın da vatana göz dikenlere bu vatanı dar edeceğiz… 15 Temmuz Hafızamıza kazındı Ciğerimize saplandı Gözlerimizin önünde o günkü gibi hâlâ… “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı” diye aşkıyla büyüdüğümüz bu vatana - [Akşam Secdesi](https://www.insaniyet.net/aksam-secdesi/) - Şehrin her köşe taşını sahiplenmiş, birbirine de farklı gözlerle bakan, kimi kasketli, kimi miğferli, kimi de çıplak kafalı bin bir tip ancak kendi gözlerinin zaviyeleri kadar olan soluk duvarlı soluk sokakları gözetlemekteydi. Tiplerin farklılığına aldırış etmeden hepsine birden gelen emir ise tek ve kat’iydi: “Adam sabahı görmeyecek!” Belki bu sabahı değil ama yarınının sabahını olmadı - [Küçük Ömer ile Kerime](https://www.insaniyet.net/kucuk-omer-ile-kerime/) - Ömer Dede, kırlaşmış sakalları ve saçları, bükülmüş beli ile doksan yaşlarındaydı. Yılların süzgecinden geçmiş bir bilgeydi. 1930’larda dünyaya gelmişti Anadolu’nun yalçın dağlarıyla bilinen bu şehrinde. O dönemin şartlarında ilkokul beşe kadar okumuştu. O zamanlar ilkokul beşi bitirmek o coğrafya için bulunmaz bir nimetti. Küçük Ömer de ilkokulu bitirmenin heyecanıyla daha çok okumak istemiş ama ailesinin - [Ömer Ziya Belviranlı’nın Vefatına Tarih](https://www.insaniyet.net/omer-ziya-belviranlinin-vefatina-tarih/) - [Bir Endülüs Rüyası](https://www.insaniyet.net/bir-endulus-ruyasi/) - Endülüs ismini, ilk defa üniversitede Yahya Kemal'in Kendi Gök Kubbemiz şiir kitabını okurken "Endülüs'te Raks" şiirinde gördüm. Üniversite yıllarındaki Endülüs merakım yıllar sonra beni peşinden sürükledi ve hatta bana çocuk kitabım olan Bir Endülüs Rüyası'nı da yazdırdı. Kimileri için turistik bir bölge olan Endülüs, benim için İslam medeniyetinin ihtişamını hissettiğim, inşa edilen eşsiz İslam kültürünün - [Eylen Toprak Eylen](https://www.insaniyet.net/eylen-toprak-eylen/) - Sanki yokmuş Belki bir masal ağırlığında varmış gibi lapa lapa indi, Şefkatle örttü fırının önünde çekişen canı, Düzdeki çukuru, engeli, varlıktaki açığı, Örttü bir bir narin bel kemiklerini açlığın Çukurda bir çocuğun İzleri Yanmış parmak kemikleri açıkta kaldı Şeker de yiyecek bir çocuğun Askılı pantolon da giyecek bir çocuğun Yaktîn ağacının dibinde Askıda mavi nazar - [Gençlik Aşısı Yapan Şair: Erdem Bayazıt](https://www.insaniyet.net/genclik-asisi-yapan-sair-erdem-bayazit/) - Geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısının başlarında, Maraş’ta aynı yıllarda, aynı lisede bir araya gelen idealist bir grup genç, kendi aralarında organize olarak yerli bir edebiyat harekâtı başlatır. Okuma ve yazma faaliyetinin at başı gittiği bir eylemdir bu. Yerel gazetelerin bünyesinde sanat-edebiyat sayfası düzenler, lisede dergi çıkarırlar. Nuri Pakdil’in ağabeylik yaptığı bu yazar ve şairler şunlardır: Erdem - [TYB 2025 Yıllığı Yayınlandı](https://www.insaniyet.net/tyb-2025-yilligi-yayinlandi/) - Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından yayımlanan Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı serisinin 2025 yılı sayısı yayımlandı. 1984 yılından bu yana kesintisiz olarak hazırlanan yıllık, Türkiye’nin kültür, sanat, edebiyat, siyaset, ekonomi ve sosyal alanlardaki gelişmelerini kapsamlı bir şekilde analiz ederek, hem geçmişin izlerini sürmek hem de geleceğe ışık tutmak isteyen araştırmacılar ve okuyucular için önemli bir - [Nehirden Denize Kadar](https://www.insaniyet.net/nehirden-denize-kadar/) - bütün cephelerde yenileceğiz ve bağlayacaklar ellerimizi dillerimiz çoktan susmuş zaten susuz azıksız kalacağız harabelere dönmüş bir şehrin ortasında sonra çocuklar gelecek ellerinde onarılmış sapanlarıyla onların taşları kazanacak metallere karşı zaferi özgür kalacak tüm şehirler nehirden denize kadar kundaksız büyüyen çocuklar örecekler bir dantel gibi şehirleri hatırlayacak taşlar taşlığını ve tüm çocuklar kuşanıp yalnızlıklarını avuçlarındaki taşları - [Mustafa Ağırman ile Babalar ve Çocuklar Üzerine… “Evimizi Bir Mektep, Bir Medrese ve Bir Mâbed Haline Getirelim.”](https://www.insaniyet.net/mustafa-agirman-ile-babalar-ve-cocuklar-uzerine-evimizi-bir-mektep-bir-medrese-ve-bir-mabed-haline-getirelim/) - Erzurum denince aklımıza gelen isimlerden biridir Mustafa Ağırman Hoca. Onu İhsan Süreyya Sırma Hocanın asistanı olarak bildik. Sonrasında alanında yetkin bir isim olarak tanıdık. Akademide kariyer basamaklarında hakkı yenen, fikrinden dolayı engellenen bir ilim adamı olarak haberdar olduk. Ama zulüm ile âbâd olunmadığı, zulüm ebedi olmadığı için verdiği mücadelesinin sonunda tüm haklarını söke söke aldı. - [Velileri Seven Valiler](https://www.insaniyet.net/velileri-seven-valiler/) - Vali ile velinin aynı kökten olması ne güzel şey! Valilerin velilere mahabbet duyması ne güzel şey! Vilayet ile velayetin dostluğu ne güzel şey! * Velileri seven valilerle hemzaman olmak ne güzel şey! Velileri seven valilerle hemzemin olmak ne güzel şey! Velileri seven valilerle hemzebân olmak ne güzel şey! * Velileri seven valilerle hemfikir olmak ne - [İlham Rüzgârları](https://www.insaniyet.net/ilham-ruzgarlari/) - İlham; ruhun kıpırtısından satıra düşen ateştir. İlham yüzyılları delen, yazıyla kaleme gelen kitaba dönüşen kalbe işleyen kurşundur. Yazmak hem bir disiplin işi hem de ilhamla olur. Yazmak… Kimi zaman masa başında saatlerce sabırla beklenen ve özenle işlenen bir nakıştır. Kimi de bir rüzgâr gibi aniden eser, kalbin iklimlerinden doğan sabah güneşi. İçinizi ısıtan bir mısra - [Hz. Âdem Nerelidir?](https://www.insaniyet.net/hz-adem-nerelidir/) - Âdettendir yeni biriyle tanıştığımız zaman ilk sorumuz "Nerelisiniz? " olur. Bu soru bir şehir adıyla cevaplandırılır. Yurtdışındaysanız buna vereceğiniz cevap “Türkiye” olacaktır. Yarın öbür gün gezegenler arası yolculuklar başladığında, dünya dışı varlıklarla karşılaştığımızda ise böyle bir soruya "Dünyalıyız" diyeceğiz her halde. Fakat bu tür muhabbetlerde "Aslen nerelisin" sorusuyla da çok karşılaşırız. Sahi Biz dünyalılar aslen - [Akhilleus'un Öfkesi](https://www.insaniyet.net/akhilleusun-ofkesi/) - Adımları yavaşladıkça yavaşladı. Kendisi gibi yaşlı bir ağacın gölgesinde bir müddet soluklandı. Poe’nun öykülerinden edindiği çöküntüyü duyumsadı ve yerde kaç kez yuvarlandığını sayamadığı Norwegian türü kedinin kalkıp uzaklaşmasıyla kendisi de kaldırımdaki yolculuğuna devam etti. Poe’nun uydurduğu metzengersteinde sakin bir şekilde yaşarken kendi ülkesine dönmek zorunda kalacağı için Luther gibi 7.Clemens’i ölümle tehdit etti ve gözden - [Truva Atı Hikâyesi ya da Kaleyi İçerden Ele Geçirme Stratejisi](https://www.insaniyet.net/truva-ati-hikayesi-ya-da-kaleyi-icerden-ele-gecirme-stratejisi/) - Homeros’un İlyada destanında anlatılan malum hikâye: Yunan ordusu Truva’yı kuşatır. Kuşatma on yıl sürer. Truva düşmez. Yunan ordusu kumandanlarından Odysseus’un aklına parlak bir fikir gelir. Kalenin kapılarını içerden açmak! Bunun için de tahtadan o meşhur Truva atının içine en seçme askerlerini yerleştirir. Tekerlekli Truva atını kale önünde bırakıp saklanırlar. Truvalılar bu tahta ata bir anlam - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları - IX](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-ix/) - Matematiksel Düşünme Becerisi ve Çözünürlük Ontolojisi (Prof. Dr. Aslan GÜLCÜ & Berrak BAŞAK) -Varlığın Matematiksel Katmanlarında Özet Bir Yolculuk- Dijital Çağda Varlığı Yeniden Düşünmek Matematiksel düşünme becerisinin bir yüzü de sadece sayılar ve formüllerle sınırlı olmayan, gerçekliğin katmanlarını sistematik olarak çözümleme tarafına dönüktür. Bu denemede, dijital çağın bize sunduğu "çözünürlük" kavramını ontolojik bir araç - [Kırılma Payı](https://www.insaniyet.net/kirilma-payi/) - Sen gülünce Güncelleniyor hava tahmin raporları Ardı bahar biliyorum Bir aşabilsem bu teşrinievvel kuşatmaları Yağmura çıkıyorsun yağmur alıyor ellerini Bir yaprak düşüyor o iğde ağacından Muska diye ellerini yazıyorum küçücük kağıtlara Sen gidersen ölü kuşlar nerede uyur Gözlerin ki ezberimdedir kısa sureler gibi Koynumda kelebeğin gömleği mazbut ve mezkûr Bir zafer değil midir yokluğuna alışmak - [Sana Karşı Mahalleli Demeyeceğim!](https://www.insaniyet.net/sana-karsi-mahalleli-demeyecegim/) - Sana karşı mahalleden demeyeceğim bundan böyle… Belki yan mahalle, belki de hemen arka sokaktan. İlginç ve bir o kadar da acı ki, bizim mahallenin bu kadar tanınmaz bir şekle-şemâle evrileceğini hayal bile edemezdim. Destursuz girip çıktığımız, bir gün olmasa ötekisi gün değişik bir yemek yapıp götürdüğümüzde tabağımızı boş göndermeyen komşular… Sofralarına çağırdıklarında sadece ekmeğini-aşını değil - [Mehmet Akif İnan Üzerine Banu İnan ile… “Babam, İslam Davası Adına Çalışan Maneviyatı Güçlü Bir Müslümandı”](https://www.insaniyet.net/mehmet-akif-inan-uzerine-banu-inan-ile-babam-islam-davasi-adina-calisan-maneviyati-guclu-bir-muslumandi/) - Kültür insanı, edebiyatçı, şair, yazar, yayıncı, sivil toplumcu, sendikacı, hatip, dava adamı, dost ve yedi güzel adamdan biri… Yazdığı ve tok sesiyle okuduğu şiirler damardan girer ve tüm benliği sarsar. Heyecanlı ve yüksek perdeden gelen sadası insanı ürpertir, coşturur. Varlığıyla dostlarına huzur, sevenlerine umut verir. Yazıları ile edebi haz ve İslami şuur veren bir muharrir. - [Kuş Dili](https://www.insaniyet.net/kus-dili/) - Hayat huzur içinde meşguliyet bulabilene, meşgul olduğu ile huzurla kalabilene güzel. Mantık al-Tayr’da (Kuş Dili) kuşların bir araya gelip kendilerine ve ülkelerine bir Padişah arayışına girme hikâyesini, kuşların her birinin yol boyunca kendilerine göre ürettiği mazeretleri, Hüthüt’ün hepsine mantıklı açıklamalar yaparak bıkmadan usanmadan yedi vadiyi aşmalarında yardımcı olma çabasıyla yaptıklarını, anlattıklarını okuyoruz. Önce bütün kuşlar - [Şiirden Günler-12](https://www.insaniyet.net/siirden-gunler-12/) - İzmir, Ağustos 1987, Akif Kurtuluş’tan “Tören Provası” 1983’te kitaplaştırdığı Yalan Şiirler (Tan Kitap Yay., İst., 1983) ile okuma gündemime giren Akif Kurtuluş elimdeki Tören Provası (Eleştiri Yay., İst., tarihsiz, 42 s.)’nda genellikle Ankara’da ve Kasım 1982 ilâ Ağustos 1986 tarihleri arasında yazdığı şiirlere yer vermiş. 1959 Ankara doğumlu olan Kurtuluş, bu kitabını iki - [Alengirli Tabiyet](https://www.insaniyet.net/alengirli-tabiyet/) - Aranızda çok mutluyum O kadar fakirsiniz ki Kendimi daha zengin hissediyorum sayenizde Olmasaydınız ne yapardım bilmiyorum Beni yok sayan hayatımdan kaçıp gelip Aranızda kibrimi tevazuyla cilalayabiliyorum Sizin dışınızdaki herkes benden varlıklı Hepsinin rezidansı var Yaşasın müteahhit girmemiş gecekondularınız Et yemekten zafiyet geçirebilirdim Peynir-ekmeğiniz olmasa Hazmımı kolaylaştırdınız iyi ki varsınız Yaşadığım yerde sevmez insanlar birbirini Çıkarsızlığınızda - [Ümmet Sevdalısı İdealist Âlim Bir Şahsiyet](https://www.insaniyet.net/ummet-sevdalisi-idealist-alim-bir-sahsiyet/) - Prof. Dr. Hulusi KILIÇ, ismini duyanlarda bilgiye değer vermek, doğruluk, samimiyet, vefa sahibi olmak gibi Müslümanların hayatında önemli yer tutan birçok önemli vasıfları çağrıştıran ilim ve amel sahibi, muvahhid, İslam ümmeti için dertlenen davası olan örnek bir âlim. Her insan gibi bu dünyadaki ömrünü tamamladı ve irtihal ederek Rabbine kavuştu. Muhterem Hocamı 1989 yılında Bursa - [Keder Yakılan Kadınlar](https://www.insaniyet.net/keder-yakilan-kadinlar/) - O kadınlar… Ellerine kına değil, keder yakılan; o kadınlar… Her zorluğu göğüsleyip “bana mısın” demeden; toprağı avuçlarıyla sahiplenen, düştüğü yerden doğrulup ayağa kalkmayı başaran o kadınlar… Ve o kadınlar… Gözyaşlarını sineye çeken, “Keşke”lerini mektup gibi katlayıp yastık altına saklayanlar… Gün gün biraz biraz silinen, asla tamamen kaybolmayanlar… O kadınların yalnızlıkları; bir geceyi delip geçen ay - [Yedi Güzel Adamın “Son Adam”ı](https://www.insaniyet.net/yedi-guzel-adamin-son-adami/) - Yedi güzel adam Biri bir gün bir dağ gördü Gereğini belledi Ki o dağ Ağaçsız ve yalnız Gökte alıp veriyordu diyor Cahit Zarifoğlu uzun şiirinde. Bu yedi güzel adam bu dünyadaki ömürlerini tamamlayıp gerçek vatana gittiler. Rasim Özdenören kalan son temsilciydi o da gitti. Kimdir bu güzel adamlar, derseniz zaten herkes biliyor, tekrarlamaya gerek yok. - [Yapay Zekâ Çağında Müslümanın Misyonu ve Vizyonu](https://www.insaniyet.net/yapay-zeka-caginda-muslumanin-misyonu-ve-vizyonu/) - Dijital Dönüşümün Eşiğinde Müslüman Kimliği Tarih boyunca insanlığın her büyük kırılma anında, Müslüman toplumlar kendilerine yeni bir misyon ve vizyon belirlemek durumunda kalmıştır. Sanayi devrimi, matbaanın icadı, elektrik ve internetin yaygınlaşması; hepsi kendi içinde bir paradigma değişimini beraberinde getirdi. Bugün ise insanlık, belki de tarihinin en radikal dönüşümüyle karşı karşıya: Yapay zekâ çağı. Yapay zekâ, - [“Asım Gültekin” Hakkında Bir Çift Söz](https://www.insaniyet.net/asim-gultekin-hakkinda-bir-cift-soz/) - Benim hafızamın hatırlatma kısmında bir sorun olduğu kesin, hem de eskiden beri. Neden bazı önemli şeyleri hatırlamıyorum, bilmiyorum. Örneğin en yakın arkadaşlarımla, dostlarımla ne zaman, nasıl tanıştığımı, ilk defa nerede karşılaştığımı neden hatırlamadığımı bir türlü çözemedim. Mesela; ilk şiirim ya da yazım, hangi dergide ve ne zaman, hangi tarihte yayınlandığını bilmediğim gibi. Bunu önemsemediğimden değil, - [İlim adamı, akademisyen ve hizmet ehli: Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ](https://www.insaniyet.net/ilim-adami-akademisyen-ve-hizmet-ehli-prof-dr-suleyman-uludag/) - Kimi insan vardır, ilim ehlidir, hizmet etme gibi diğer sahalarda fazla tanınmaz. Kimi akademisyen vardır, akademik hayatının merkezinde bir ilim dalı vardır, o sahada ilerler eserler verir ancak diğer sahalara fazla ilişmez. Lisanstan talebesi olmaktan ve danışmanlığında “doktora tezi” yapmaktan büyük onur duyduğum Prof. Dr. Süleyman Uludağ hem ilim ehli hem de hizmet ehli bir - [Firak](https://www.insaniyet.net/firak/) - Rahmetli Sezai Karakoç’un Vefat Eden Mona Roza’sına Atfen Kalplerdekiler kalplerde kalsın Ne sen beni sev ne ben seni unutayım Bizi bir arada tutan yollar ayrıldığında Sen bu sebeple gül ben hecrinle ağlayayım Sen ıssız gecelerimin manolyasıydın Seni yorgun duygularımla sevdim Kapa gözlerini ve beni düşün Anla sevilmenin ne güzel olduğunu Korkma gözlerim değmez gözlerine Ellerim - [Hulusi Kılıç: İyi Bir İnsan İyi Bir Müslüman İyi Bir Kürt (1941-2025)](https://www.insaniyet.net/hulusi-kilic-iyi-bir-insan-iyi-bir-musluman-iyi-bir-kurt-1941-2025/) - Bursa Uludağ İlahiyat Fakültesi’nde tanıma fırsatım oldu hocayı ilk kez. Yıl 1993. Tanıdım ve doğallığına hayran kaldım. Her şeyiyle doğaldı: İnsanlığıyla, Müslümanlığıyla ve Kürtlüğüyle. Ne insanlığını ne Müslümanlığını ne de Kürtlüğünü gizlerdi. Öyle ulu orta açık da etmezdi, kimsenin gözüne sokmazdı. Doğal hali ve yaşantısı içinde siz onu görür, hisseder ve anlardınız. “İyi bir insan, - [Onkolojinin Yangın Merdivenleri](https://www.insaniyet.net/onkolojinin-yangin-merdivenleri/) - Onkolojinin yangın merdivenleri akşam el ayak çekildikten sonra dertli refakatçilerin ve ayaklanmış müzmin hastaların mekânıdır. Bunlar derttaştır ve tütün molası ile suç ortağı da olurlar. Suç ortaklığı tuhaftır. Dumanlar savrulur ve battı balık yan gider türü bir arabesk bırakış, yüzleri maskeler. Orada bazen hastalık ve ölüm hakkında derin felsefi sözler söylenir. Klasik olan bir tarafa - [Mustafa Ruhi Şirin üzerine Memduh Cemil Şirin ile “Babam Çocukluğumuzda Önemli Meseleleri Bizimle Konuşur, Fikirlerimizi Dinlerdi”](https://www.insaniyet.net/mustafa-ruhi-sirin-uzerine-memduh-cemil-sirin-ile-babam-cocuklugumuzda-onemli-meseleleri-bizimle-konusur-fikirlerimizi-dinlerdi/) - Çocuk deyince aklımıza ilk olarak anne baba sonra da o gelir. Hassas kalbi, gülen yüzü, celalli duruşu, merhametli yaklaşımı, mümin hassasiyeti, münevver aklı, sınırsız gayreti ile bildik, tanıdık onu. Şair, yazar, vakıfçı, yayıncı bir öncü. Kendisini çocuklara vakfetmiş bir gönül insanı: Mustafa Ruhi Şirin… Ve kıymetli evladı Memduh Cemil Şirin. Akademisyen. Hukukçu. Babasının yolunda bir - [Kilometreyi Doldurmak…](https://www.insaniyet.net/kilometreyi-doldurmak/) - Küçükken çocuklar olarak köyümüzde en çok hoşumuza giden şeylerden birisi “kilometreyi doldurmak” idi. Köyümüz 120 hane olduğu için herkesin birbiri ile bir şekilde akrabalığı oluşmuştu. Herhangi bir haneden sıfır kilometre bir traktör alınırsa; biz çocukların bayramı olurdu. Çünkü sıfır traktöre römork takılmaz, pullukla tarla sürmez, ağır bir işe koşulmaz; sadece tek başına yol yaptırılırdı. Zira - [Tezatlar](https://www.insaniyet.net/tezatlar/) - Hep vardın sen, yine de seni çoğaltmak için. Kirli afişler astım şehrin duvarlarına Gölgesinde koşarken her şey olan bir hiç’in Suçüstü yakalandım polis radarlarına Belki de gözlerindir çıldırtan denizleri Gözlerin el kitabım, siyah, dingin ve ruşen Seni gösteriyorken bütün parmak izleri Neden ben oluyorum suçlu morguna düşen Kazanmak kaybedilen düşlerin kırıntısı Seni yitirdiğim an yanımda - [El-Memleketü'l-Mağribiyye – Fas Marakeş – Kızıl Şehir](https://www.insaniyet.net/el-memleketul-magribiyye-fas-marakes-kizil-sehir/) - “Evvelâ bismillah ile o Hâlık-ı Kevneyn hazretine sonsuz şükür ve sayısız övgü layıktır, ihsanı ve minnetsiz sofrası ay ve yıl, sabah ve akşam, zengin ve fakir, yaşlı ve genç herkese nimeti boldur.” Evliya ÇELEBİ Seyyahların piri Evliya Çelebi; “seyahat günlerimizde bu yeryüzünde nice nice bin garip mekânlar ve dünya eserlerinden nice kez acayip hadiseyi görüp - [“Güzel”in Güzel Bir Tarifi: Hilye-i Şerif](https://www.insaniyet.net/guzelin-guzel-bir-tarifi-hilye-i-serif/) - Güzel Medhinde beliğân-ı Arab ebkem nâtık Vasfında fasihân-ı acem nâtık-ı ebkem Kur’an’da geçtiği üzere önceki mukaddes kitaplarda adı haber verilen, insanlığın sabırsızlıkla beklemeye durduğu, gelince de insanların sevip methettiği Resûl-i Ekrem’in (sallallhu aleyhi ve sellem) vasıflarını anlatan metinlere hilye denilmektedir. Sözlükte: süs, ziynet, kolye gibi mânalara gelen hilye mecazen “yaratılış, sûret ve güzel vasıflar” demektir. - [Din İstismarıyla Mücadele Ertelenemez Bir Sorumluluktur](https://www.insaniyet.net/din-istismariyla-mucadele-ertelenemez-bir-sorumluluktur/) - Allah bu millete bir daha 15 Temmuz’lar yaşatmasın Ruh köklerine yabancılaşmamış, haysiyetli herkesin içtenlikle “âmin” dediği bu duanın tahakkuku için hiç şüphesiz yapılması gerekenler var. Bunların en önemlilerinden ve en önceliklilerinden birinin, din istismarıyla etkin mücadele olduğu kanaatindeyim. Anlık hazlar, gelip geçici ikbal umudu, kin ve intikam hırsı, dizginlenemeyen ihtiraslar, gönüllü ajanlık faaliyeti ve daha - [Yaz Kur’an Kursu](https://www.insaniyet.net/yaz-kuran-kursu/) - Yaz mevsimi gelip okullar kapandığında, mahallemizin çocukları için yaz Kuran kursu heyecanı başlardı. Camimizin küçük avlusunda toplanır, elimizde Kuran-ı Kerim’ler, yüzümüzde meraklı bir tebessümle hocamızı beklerdik. O yazlar, sadece dini bilgiler öğrenmekle değil, aynı zamanda dostluk, paylaşım ve unutulmaz anılarla doluydu. İlk gün, hepimiz için biraz çekingen, biraz da merak doluydu. Yeni arkadaşlar, tanımadığımız hocalar - [Şehîd](https://www.insaniyet.net/sehid-2/) - Sözlükler, “bir amaç için ölen” diye tanımlıyor onu. Bu, şehidi bir sözlüğün tabiiliğine, normalliğine çekmekten başka bir şey değil. Onun en ayırıcı ve belirleyici vasfıysa bizzat adında gizlidir. Şehit, görmek, tanık olmak, tespit etmek ve doğrulamak anlamlarını kendisinde barındıran bir kelimeden geliyor ve şehîd şekliyle bu alanın kat kat olmuş, abartılmış halini ifade ediyor. Şehîd - [Bir Şehidin Hayat Hikâyesi: Mustafa Rıfat Sezgin](https://www.insaniyet.net/bir-sehidin-hayat-hikayesi-mustafa-rifat-sezgin/) - O, 1964 yılında Terme’nin Bağsaray Köyü’nde doğdu. Annesi, ona “Mustafa”, babası ise, “Rıfat” dedi. Nüfusta Rıfat oldu ama ailesi, akraba ve komşuları onu hep “Mustafa” bildiler. Mustafa Rıfat, ilkokulu Evci/Miliç İlkokulu’nda okudu. Çocukluğunu Bağsaray /Arımdere Mahallesi’nde hem oynayarak hem de çalışarak geçirdi. Geceleri gaz lambasının ışığında kardeşleriyle birlikte ders çalıştı. Çamurlu yollarda diğer köy çocukları - [15 Temmuz](https://www.insaniyet.net/15-temmuz/) - 15 Temmuz 2016… FETÖ, milletimize tanklı, uçaklı, bombalı saldırdığı gün… Bu arsız saldırıya milletimiz tüm ülke çapında karşılık vererek siperdeki görevini yerine getirdi. Milletimiz bu görevi yerine getirirken 63’ü emniyet personeli, 6’sı askerî personel ve 183’ü sivil olmak üzere 252 ŞEHİT verdi; 2734 kişi de yaralanarak GAZİ oldu. Allah’tan Şehitlerimize rahmet; Gazilerimize hayırlı ömürler dileriz. - [Şairin Şehri Bursa](https://www.insaniyet.net/sairin-sehri-bursa/) - Tanpınar akıyor Bursa'da zaman Şiiri tâç olmuş şehrin başına Emirsultan Bayramıdır Erguvan Çınarlar söyleşir yeşil rüzgârla Ihlamur kokusu biriken hanlar Süleyman Çelebi terennüm eden Güvercinler aşk solur iner kalkar Su içer şadırvanlı çeşmelerden Setbaşından Yeşil'e Emirsultan'a Yürür içimde bir manevi mimar Mezar taşlarında gördüğüm rüya Erguvan olup saçlarıma yağar Abdallar semti sıcak su şehrinde Somuncu - [Sözsüz Bir Şiir: Ömer ibnü’l-Fârız’ın Mezarı Başında](https://www.insaniyet.net/sozsuz-bir-siir-omer-ibnul-farizin-mezari-basinda/) - Güneş yavaşça çekiliyordu Kahire’nin üstünden. Geniş bir çöle açılan dar sokaklarda yürürken, taş duvarlar ve tozlu yolların arasında ilerlemek, sanki zamanın kıvrımları içinde bir sûfînin kalbine doğru yürümek gibiydi. İnsan burada sessizliğin dahi bir dili olduğunu anlıyor. Eski bir mahallenin içinden geçerken ayaklarımın altındaki toz yalnızca toprağa değil, zamana da sinmiş gibiydi. Rüzgârla hafifçe havalanan - [Tarkovski’nin Rüyası](https://www.insaniyet.net/tarkovskinin-ruyasi/) - “Dostoyevski Tanrı’ya inanmıyordu.” Şiirsel sinemanın mucidi Rus yönetmen Andrey Tarkovski, günlüklerinde Dostoyevski’nin Tanrı inancı ve Hristiyan kimliği üzerine şöyle bir yorum yapar: “Dostoyevski Tanrı’ya inanmayı ister fakat beceremez; ilgili organ dumura uğramıştır… Dostoyevski tüm isteğine karşın Tanrı’ya inanmadı. İnanma eyleminden yoksundu fakat inanç hakkında yazdı.” Gorki’nin başını çektiği Sovyet edebiyat komitesi, Dostoyevski’yi “yobaz, gerici bir - [Han Yunus](https://www.insaniyet.net/han-yunus/) - Han Yunus Canım Yunus, Adını adına katmış, Huyunu huyuna, Emrem Yunus gibi yol açar bize İki lokma bir hırka Kanlı alfa kansız gamma, Yeryüzünde icat edilmiş ne varsa canlı cansız varlığın kökünü kurutmak için, Zehirli bulutlar, nötronlar, protonlar, Kavurucu ışınlar, ışımalar boyunca, Yol açar yücelerden yüce Irmaklar gibi dünyanın gönül yurtlarından Gazze’ye Yaktîn ağacının dibinde, - [Tek Tipleşen Kültür: İnsanlığın Kayıp Hafızası ve Yeni Eşik](https://www.insaniyet.net/tek-tiplesen-kultur-insanligin-kayip-hafizasi-ve-yeni-esik/) - Dünya, yavaş yavaş değil, adeta hızla bir "kültürel tek tipleşmeye" doğru akıyor. Bu, yalnızca bir modernleşme meselesi değil. Bu, insanlığın binlerce yıllık renklerini, kokularını, seslerini, yapılarını, giyinişini, düşünüşünü ve yaşama tarzlarını aynı tornadan geçirme meselesidir. Ve bugün, bu tornanın adı: modernite, küreselleşme ve son olarak da yapay zekâ ile dijitalleşen insan modelidir. Bir Asır - [Hatırat Neyi Hatırlatır?](https://www.insaniyet.net/hatirat-neyi-hatirlatir/) - Hatırat okumanın hayat kuran, hayat kurtaran bir yönü var. İyi yazılmış bir hatırat okumak, iyi yaşanmış bir hayatla karşı karşıya getiriyor insanı. Yeni bir insanla tanışıyorsun, yazarın tanıdıklarını yazar nasıl tanıdıysa sen de öyle tanıyorsun. Hatıratını yazacak kadar yaşamış bir insanın zihnine girmek, bazen seçkin bir şiir antolojisine, bazen dolu dolu bir aşka bazen de - [Kara Lisenin Beyaz Güllerinden “Adil Erdem Bayazıt”](https://www.insaniyet.net/kara-lisenin-beyaz-gullerinden-adil-erdem-bayazit/) - İsimler ölmez. Ruhunu taşır isim ne zaman nerede olursa olsun sahibinin. Kaleminden dökülenlerle yaşar dünya var oldukça. Gölbaşı Erdem Beyazıt Anadolu Lisesine düştü yolumuz okulunun adının hakkını veren güzel bir öğretmeninin davetiyle. Okulun adını görür görmez bir rüzgâr gelip esti yüzüme. Kalemini aşkla kâğıda dokundurur gibi dokundu gönlüme. Bahçesine girer girmez daha ilk adımda bizi - [Artçı Rüyalar](https://www.insaniyet.net/artci-ruyalar/) - Bir rüyaydı kördüğüm, Yusuf’tan bihaberdi çekim ekleri Tedbirini terk eylemiş peri yüzlü okçular, göz izlerinden belli Muhabbetten hasret, hasretten özgedir ilk göz ağrısı sözler, Dua oklarını gönderiyor Hafız bak, kinayeler bile kesret Ayaklarının tuz hakkı var bu şiirde adımlarım sayılı Hüma gülüşü seziliyor ufuklardan, ferahfezadır semada sesin Bu bir şair süzüşü değildir, güle itibarım Kâbe - [Zümrüdü Anka](https://www.insaniyet.net/zumrudu-anka/) - kar, neden sessiz yağar anlayınca bahar çok geç olacak her şey için ölüm mağlup olacak suskunluğa ulaklar dilsiz, atlar kötürüm gidilmeyecek yolları tarife gerek yok kan tutunca çıkmaz sokakları pıhtılaşan günlere, takvimlere gerek yok ne haber vardır turnalardan bilmem -ıssız uçurumda derin yara- dilde söz tükendi vadesiz umutlara gerek yok bitti bu hikaye son sözü - [Nesilmiş Gerçek](https://www.insaniyet.net/nesilmis-gercek/) - Yer: Faik Güngör Anadolu İmam Hatip Lisesi Tarih: 22.05.2025 Etkinlik: Mirasımız Kudüs/Gazze Programı ve Tezhip Sergisi Davete icabet edip katıldığımız bir programdan gönlümüze dokunan anlara… Şimdi çağlar öncesinden Musab bin Umeyr gibi bir gencimizin aşkının kısa bir anını anlatmak istiyorum. Bir lise öğrencisi. Efendimiz(s.a.v) ‘in rahle-i tedrisinde yetişmiş gibi, ashabı suffeden biri gibi, imanıyla - [Vefat ve Başsağlığı](https://www.insaniyet.net/vefat-ve-bassagligi-6/) - [Şairin Gör Dediği-13](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-13/) - Dost yanında nâ-kabûl olan, hayattan melûl olur “Bu Leylînün anasına vasiyyet etdüğidür ve dûst yâdiyle dünyâdan getdüğidür” Bu giriş, Fuzûlî’nin Leyla ile Mecnun adlı mesnevisinde geçmektedir. Leylâ’nın artık ölüm eşiğinde olduğunu gösterir. Leylâ, anasına bir veda vasiyetinde bulunur. Bu vasiyetin odağında, dünyadan ayrılma sebebi olarak “dost” vardır. Bu, sadece Mecnûn’u hatırlamak değil; onun yanında - [Ha Gayret](https://www.insaniyet.net/ha-gayret/) - “Bizim uğrumuzda elinden gelen çabayı sarf edenlere gelince, onları bize ulaşan yollara mutlaka yöneltiriz. Kuşkusuz Allah iyilik yapanların yanındadır.” (Ankebût Suresi 69. Ayet) Kanat çırpıyorum uçmak için, çırpıyorum, çırpıyorum yükselmek için... Alnımda biriken terlere karşılık rüzgârını gönderiyor Yaradan. Sonra hem bir serinlik hem bir güç kuvvet geliyor bana. Kolaylaşıyor önümdeki yol. Açılıyor kapılar. Ne zaman - [Sömürgeci İngiliz İmparatorluğu’nda Oryantalist Din Antropoloğu Olmak: William Robertson Smith](https://www.insaniyet.net/somurgeci-ingiliz-imparatorlugunda-oryantalist-din-antropologu-olmak-william-robertson-smith/) - 19. yüzyıl Victoria İngiliz sömürge imparatorluğuna çalışan 6. kol din antropoloğu olarak William Robertson Smith, yabancı ve egzotik hatta arkaik dönem toplumlara ilgi duyan nadir din bilginlerindendi. Smith, sosyokültürel açıdan ve metodolojik bağlamda orijinal yönlere sahiptir; Smith, etnoloji çalışan antropoloji alanındaki kendi kafa dengi veya akranı meslektaşlarının hatta onun ardından gelen çoğu (mesela Maus, Frazer, - [Kendini Ararken](https://www.insaniyet.net/kendini-ararken/) - Şubat ayı ve soğuk bir kış günü. Her eşyanın altına bakarak, dip köşe, köşe bucak bir şeyler arıyordu. Ne oldu, ne yapıyorsun, diyerek onu durdurmaya çalıştılar. Çabalar boşunaydı. Yoruldu kaldı, fakat bir türlü durmuyordu. Sakinleşmesi için beklediler. Bir iğnenin etkisi ne kadar sürerse o kadar. Uyandığında, ben nerdeyim diyerek uyanmış olmanın şaşkınlığını yaşıyordu. İyi misin, - [Hz. Muhammed ve Hz. Musa Peygamberlerimize hakaret edenleri, nefret ve öfkeyle lanetliyoruz.](https://www.insaniyet.net/hz-muhammed-ve-hz-musa-peygamberlerimize-hakaret-edenleri-nefret-ve-ofkeyle-lanetliyoruz/) - [Günlüğümdeki Ata Yurdumuz Kazakistan](https://www.insaniyet.net/gunlugumdeki-ata-yurdumuz-kazakistan/) - 2017 Mayıs ayıydı. Baharın yerini yaza terk etmeye başladığı, güneşin efelendiği günlerde Türkiye Diyanet Vakfı Eğitim Müdürü Veysi Kaya ile beraber İstanbul’dan THY’e bağlı bir şirket olan Atlasjet1 ile Kazakistan’a hareket ettik. TDV adına mülakatlar yaparak Uluslararası İmam Hatip Liselerine öğrenci seçimi yapacağız. Uçağımızın çoğunluğunu valizlerle küçük çaplı ticaret yapan Kazaklar oluşturuyordu. Üç saat sonra - [Mim Gonca](https://www.insaniyet.net/mim-gonca/) - Sensiz goncada kalmışız Efendim! Avuçlarımızda yumak yumak kan pıhtısı Ne yumakla geçer ne de yummakla kanar Kabuğuna çekilişlerimiz Kıramamış kalbe taşını/veren lat, menat, uzzayı Şeytan karşısına üç cemrelik dikilişlerimiz “Değer”i olan ne zümrüt ne de bir yakutmuşuz Ne güller açtırabilmişiz hak yüzünde Ne de diken tetiklerin basım hat(a)larıyla Batıl gözünde bir güllelik kor/kutmuşuz Dökememişiz içimizi - [El-Muallim Gerçek Öğretmeni Konuşmak](https://www.insaniyet.net/el-muallim-gercek-ogretmeni-konusmak/) - Prof. Dr. Bilal Kemikli’nin 25 Şubat 2010 günü Haliç Kongre Merkezinde düzenlen el-Muallim Programı’nda yaptığı konuşmanın metnidir. Merhabalar efendim, Bugün, yeni bir Mevlid Kandili’nde, yeni bir Kutlu Doğum gününde, Ruh Ufkumuzu, Gaye İnsan’ı, Ufuk Peygamberini, el-Muallim’i, el-Murebbî’yi, el-Mubelliğ’i anıyoruz. Gerçek Öğretmen, Gerçek Terbiyeci ve Gerçek Tebliğci’yi anıyoruz. Onu anmak için buraya gelmemizin anlamı şudur: - [Gazze’de Şehit Edilen Bir İnsan](https://www.insaniyet.net/gazzede-sehit-edilen-bir-insan/) - Gazze’de Şehit Edilen Bir İnsan, Şehit Edilen Yetmiş Binden Fazla İnsandan Biri midir, Yoksa O Bir Kişi midir? Gündemdeki haber ağında diğer haberlerle aynı dikkat dizgisinde okunan bir yere düştü Gazze. Bir insanın doğumu ve ölümü başlı başına bir hadisedir. Rakamlar insan varlığına boy veremez. Ne doğumu ne de ölümü, mahiyet olarak, rakamların nicel dünyasında - [Hüseyin Akın ve Mersedesi Olmayan Babası “Baba, Erken Uyarı Sistemidir”](https://www.insaniyet.net/huseyin-akin-ve-mersedesi-olmayan-babasi-baba-erken-uyari-sistemidir/) - Hüseyin Akın, bir öğretmen, yazar, şair, öykü yazarı, hareket adamı, baba, dost… Sürekli üreten bir insan. Okuyan, düşünen, yazan ve koşturan bir insan. Okuldan okula, şehirden şehire yol alan bir modern zamanlar öğretmeni. Üretken bir kalem. Mütevazı bir sanatçı. Fedakâr bir arkadaş. Bir iz bırakmak, gençlere güzel aşılar yapmak için çırpınan bir gönül. Bu sebeplerle - [Bir Kırtik](https://www.insaniyet.net/bir-kirtik/) - İnsan ne ile yaşar, biliyor musun? Bir lokmayla, bir kırtik sevgiyle, bir kırtik ilgiyle ve bir kırtik gözyaşıyla. Öyle anlar olur ki, bir kırtik bile çok görülür ve de hatta bir kırtik bile yetmez insana… Bir bakarsın, en küçük muhabbet, en azîz dostluklara kapı aralamış. Bir ev düşün kırtik kırtik sevgilerle büyütmüş seni... Bizim evde - [Baba Yüreği](https://www.insaniyet.net/baba-yuregi/) - Hayatının birçok başarısını uykusundan ödünç aldığı saatlere borçluydu. İnsanlar gecenin sessizliğine yenik düştüğünde o, ilmek ilmek işlerdi sabrı; ömrüne baht olacak günler için. Saat kurmak gibi bir alışkanlığı da yoktu. Bedeni ve ruhu bir saatin akrebi, yelkovanı gibi senkronize olmuş; gün doğmadan berekete râm olurdu. Bugün ise gözleri açık olduğu halde ne yataktan doğrulmaya mecali - [Ruhuma Vekalet Eden Yollar](https://www.insaniyet.net/ruhuma-vekalet-eden-yollar/) - içimde birbirine saldıran onlarca his yine de mazbut ve temkinli adımlarım tek bir ses hariç tüm seslere kapalı kulaklarım zira biliyorum kapının önü toprak kokusu avuçlarımda sızısını yitirmiş su artık buğulanmış bir kalp taşırken içimin gürültüsü dışarıyı bastırırken tüm kalelerim zapt edilirken bütün hayretleri küstahça öldürürken elbette teslim olmak lazım kendi çamurumuzu karamadığımıza göre gölgemi - [Hakikatin Çölü: Leylâ ile Mecnun’daki Mekânların Dili](https://www.insaniyet.net/hakikatin-colu-leyla-ile-mecnundaki-mekanlarin-dili/) - Bazı metinler vardır, yıllar geçse de dönüp dolaşıp yeniden okursunuz. Fuzûlî’nin Leylâ ile Mecnun’u benim için tam da böyle bir metin. Her okumamda başka bir yerinden yakalıyor beni. Bu defa hikâyedeki “mekân”lar dikkatimi çekti: Şehir, dağ, Kâbe, çöl… Mecnun’un çölü, bana bir anda başka büyük anlatıların mekânlarını hatırlattı: Peygamber Efendimizin Hira Mağarası’nı, Hz. Musa’nın Tur - [“Başkent İnsaniyet Buluşmaları”nda İslam Medeniyetinde Dinî Musiki Konuşuldu](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalarinda-islam-medeniyetinde-dini-musiki-konusuldu/) - Ankara – İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları” programı kapsamında, 24 Haziran 2025 Salı akşamı Prof. Dr. Fatih Koca’nın konuk olduğu “İslam Medeniyetinde Dinî Musiki” başlıklı söyleşi yoğun katılımla gerçekleşti. Etkinlik, Kabakçı Konağı’nda Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Açış konuşmasını İnsaniyet Derneği Başkanı Nil Gülsüm Kurt yaptı. Ardından, Fatih Karadayı - [Müsait Bir Mezarlıkta İnecek Var](https://www.insaniyet.net/musait-bir-mezarlikta-inecek-var/) - İnsan, bilinenin aksine etten ve kemikten değil tükenmeyen bir arayıştan ibarettir. Damarlarında arayışın kanı devinip durur. Biz ona bazen heyecan bazen haz bazen de arzu deriz. Heves gibi mevsimlik işçileri karın tokluğuna çalıştırdığımız gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. Çok geçtir artık, acele karar verme virüsü metastaz yapmıştır bütün bedeninde. İvedi müptelasıdır insan; mazi, mazeret - [Leylaklar Şehri Erzurum](https://www.insaniyet.net/leylaklar-sehri-erzurum/) - Ezurum’un yanına yazacağım birbirinden değerli sıfat var. Her gittiğimde şehrin yeni bir yüzüyle tanışmanın vermiş olduğu bir zenginlik olarak görüyorum bunu. Doğasıyla, insanıyla, tarihiyle ülkemizin gözbebeği şehirlerinden biridir Erzurum. Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığınca yürütülen “Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi Projesi” için 27-30 Mayıs 2025 tarihlerinde Erzurum’daydık. Anlaşılacağı üzere - [İki Ceyhan Bir Ceyhun](https://www.insaniyet.net/iki-ceyhan-bir-ceyhun/) - İki Ceyhan: Cahit Zarifoğlu- Cemil Meriç Cahit Zarifoğlu (Ankara - 1 Temmuz 1940 / İstanbul - 7 Haziran 1987) Abdurrahman Cahit Zarifoğlu 1 Temmuz 1940 Ankara doğumlu. Anne ve babası Maraşlı. Baba tarafı Kafkasya’dan gelip Maraş’a yerleşen bir aile. Babası Niyazi Bey, memurluk, öğretmenlik ve hakimlik görevlerinde bulunmuştur. Niyazi Bey’in önceki evliliklerinden üç, Abdurrahman Cahit - [Zaman Aşırı](https://www.insaniyet.net/zaman-asiri/) - Gittim dostlar Bakın yokum Zaman hâlâ duruyor Ama ben orda yokum Bir varmış bir yokmuşum Ne ölmüş ne doğmuşum Bir kuş uçup da geçmiş Işık hızı bakmışım Yavaş uçtu sanmışım Çok mu bekler ölüler Zaman olmayan yerde Gülüşüm ağlayışım peki şimdi nerede Çaktığım çakmaktaki kıvılcımı dondurun Bir varmış bir yokmuşum Dönüp diyemem size Hem ölmüş - [Gelen Sendin de Giden Kimdi?](https://www.insaniyet.net/gelen-sendin-de-giden-kimdi/) - Gölgesiz hayatlar, istif şehirler, insan seslerinin içinde yalın kılıç birbiriyle savaştığı uğultu, makyajı akmış renkler, kimliksiz akıl, kimsesiz zekâ, suyu çekilmiş bilgi, hakikatine kibrit çakmış insan, zavallı hayat, kırgın hakikat, mihrapsız güzellik... Direndim ama fayda etmedi. Dinlememelisin, akşamın bu vaktine uygun değil, hayır hayır desem de dayanamadım dinledim. Olan oldu tabii. Aslında sadece akşam değil - [Sevde Bayazıt ile Babalar ve Çocuklar… Babam Erdem Bayazıt](https://www.insaniyet.net/sevde-bayazit-ile-babalar-ve-cocuklar-babam-erdem-bayazit/) - Henüz ortaokul son veya lise birinci sınıfta iken bir kartpostalda görmüştüm, “Dünyanın kalbini dinle geliyor adım adım/ Dallar meyvaya dursun toprak tohuma dursun/ İnsan barışa dursun selâma dursun zaman/ Sabır savaş zafer. Adım: MÜSLÜMAN” o gün bugün Erdem Bayazıt hep izlediğim bir şair oldu. Yedi güzel adamdan biri, şair, yazar, eğitimci, yayıncı, siyasetçi bir insan. - [Savaşın Çocukları](https://www.insaniyet.net/savasin-cocuklari/) - Kalk hadi güzel çocuk! Bak rüzgâr esiyor Uçurtma yapalım seninle Süsleyelim üzerini en güzel resimlerle. Elinde uçurtmanın ipi Koş özgürce, bir deli tay misali… Gel hadi güzel çocuk Islatma kıyafetlerini Kızdırma anneciğini Gel de bir resim yapalım seninle Kocaman kâğıtlar serelim yerlere Hiç bitmeyen boyalar bulalım Bir çocuk çizelim güller açmış yüzünde Yanında annesi, babası - [Cami Ne Yana Düşer Baba?](https://www.insaniyet.net/cami-ne-yana-duser-baba/) - Hakk’ın hatırı âlidir, hadi ağır ağır şu ağır uykudan uyan artık yavrucağım dedi İhsan. Yedi yaşında çocuk ne anlarsa artık bu sözden. Bu kadar ağır bir cümleyi öyle bir ses tonuyla kullandı ki… Çocuk dünyaya yeni gözlerini açarcasına bir rehavetten sonra yeni bir dünyaya adım atmış gibi bakakaldı babasına. Saniyeler sonra akşam yaptığı kavilleşmeyi hatırladı - [Urfa’da Bir Maşrapa Soğuk Su](https://www.insaniyet.net/urfada-bir-masrapa-soguk-su/) - (Yeryüzü Coğrafyam) şiirinden, Bismillâh der başlarım bu şiire Bu şiir götürür beni götüreceği yere. Evvelâ selâmlarım Görüneni, görünmeyeni Bilineni, bilinmeyeni Selâmlarım yeryüzüne Buğday tanesi gibi dağılmış Başı dik onurlu mü’minleri. Mehmet Atilla Maraş Geçmiş zaman, buzlu camın ardında… Bu mısralar da öyle. 80’li yılların ruhumda bıraktığı izlerden… Asıl ANEY şiirini hatırlatacaktım. Yine o yıllarda - [Mustafa Muharrem ile Söyleşi](https://www.insaniyet.net/mustafa-muharrem-ile-soylesi/) - Yeni yayımlanan “Sade Suflör” isimli kitabınızla şiir kitaplarınızın sayısı sekize ulaştı. Hem sizin hem de şiir severler için hayırlı olsun, okuru bol olsun… Şiirlerinizde felsefi ve kültürel bir alt yapıdan beslenen imgesel bir dilin hâkim olduğunu görüyoruz. Yazın hayatınıza yön veren poetik yaklaşımınız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Hülya Hanım iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. - [TYB Genel Başkanı ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan'ın Japonya Temasları](https://www.insaniyet.net/tyb-genel-baskani-ve-asbu-rektoru-prof-dr-musa-kazim-aricanin-japonya-temaslari/) - Arıcan: Japonya Türkiye arasındaki dostluk, eğitim ve kültürle pekişiyor. Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Türkiye Japonya arasındaki kadim dostluk bağlarını eğitim ve kültür aracılığıyla daha da güçlendirmek amacıyla Japonya’da kapsamlı temaslarda bulundu. Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, beraberindeki heyetle bulunduğu Tokyo’da; Japon milletvekilleri Tsuyoshi - [Her Güzelin Serencamıdır](https://www.insaniyet.net/her-guzelin-serencamidir/) - İnsan, içinde bulunduğu şartları daima sürecek gibi görür. Bu elbette bir yanılsamadır. Kimi zaman hüznün, umutsuzluğun, karamsarlığın girdabında debelenen insan o durumlar, yaşadığı kötü günler sanki hiç bitmeyecekmiş gibi çökmüş bir ruh hâline sahip olur. Kimi zaman ise içinde bulunulan sevinçler, nimetler, güzellikler insanı aldatır, kendini kaybettirir. Oysa hangi neşe son bulmadı, hangi güzellik solmadı, - [Zar ve Kȃğıttan Tanrılar](https://www.insaniyet.net/zar-ve-kȃgittan-tanrilar/) - En güzel düşlerimin sonunda neden, kan var? Her kalem tutuşumda elim terliyor, neden? Cesedimin üstünde gülerek zar atan var … Her ayna karşısında ruhum eriyor, neden? Teninin kayganlığı ruhumu çağırıyor, En ücra köşesine zifiri karanlığın. İçimde haykırarak bir çocuk bağırıyor: Canları cehenneme kâğıttan tanrıların Neye dokunsam ateş, neye dokunsam acı Ben miyim yeryüzünde sebebi kâbusların? - [Orta Namaz (Sabah Namazı)](https://www.insaniyet.net/orta-namaz-sabah-namazi/) - Müslüman dünyanın değişim ve dönüşümünde bana göre en önemli ve en birinci mesele orta namazın (sabah namazı) muhafaza edilmesidir. Müslümanlar vakitlerini kamere (aya) göre belirlediklerinden İslam’da ilk namaz güneşin batıp ayın ortaya çıkışı ile vakti giren akşam namazıdır. İkinci namaz yatsı namazı ve üçüncü orta namaz sabah namazıdır. Sabah namazı hem geceye hem gündüze bakar. - [Yitiksöz 29 (Haziran-Temmuz 2025) Merhaba!](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-29-haziran-temmuz-2025-merhaba/) - Yitiksöz 29 Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “Ağlayın, su yükselsin! / Belki kurtulur gemi.” dizelerini ters lale eşliğinde kapağa taşımış. Yitiksöz, yirmi dokuzuncu sayısıyla yaz mevsimini karşılıyor. Kurban Bayramı öncesinde gönüllerimize bir ferahlık kattı Yitiksöz. Sayın Duran Boz, Genel Yayın Yönetmeni olarak bilinçli okur olmanın arka planını ele alır. Çağımız, görselin insan üzerinde tahakküm kurduğu bir - [Fas’ın Fes Şehrinde Yatan Endülüs’ün Meşhur Devlet Adamı, Şair ve Tarihçisi Lisânüddîn İbnü’l-Hatîb (1313-1374)](https://www.insaniyet.net/fasin-fes-sehrinde-yatan-endulusun-meshur-devlet-adami-sair-ve-tarihcisi-lisanuddin-ibnul-hatib-1313-1374/) - İbnü’l-Hatîb, İspanya’daki son Müslüman devlet Benî Ahmer/Nasrîler’in başkenti olan Gırnâta’nın 50 km. batısında bulunan Levşe’de (Loja) 15 Kasım 1313’te doğdu. O, Endülüs’ün fethinden sonra Suriye’den Endülüs’e göç eden Yemen asıllı soylu bir aileye mensuptur. İbnü’l-Hatîb, Benî Ahmer’in yükseliş döneminin ikinci sultanı olan V. Muhammed döneminde kâtip ve vezir olarak görev yaptı, sultandan sonra ikinci adam - [Sessizliğin Sesi - VIII](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-viii/) - (anlatı) *** Canım hiçbir şey yapmak istemiyor, uykum da gelmiyor. -Beni biri götürse Van Denizi kıyısına, hayrına bir tekme vursa, suya gömse… Sözümün sonunu beklemeyen biri arkadan seslendi: -Senin günâhlarını üstlenecek; kimdir o? *** “Çok yorulduk, artık ölüp dinlenmek istiyorum!” diyor Filistinli çocuk. Ey vicdan! Sen rahat mısın? *** Biri sordu: Ünlü olmak nasıl - [Vefat ve Başsağlığı](https://www.insaniyet.net/vefat-ve-bassagligi-5/) - [Bir Hakikat Âşığı: Cemil Meriç](https://www.insaniyet.net/bir-hakikat-asigi-cemil-meric/) - Fransızların hâkimiyetindeki Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 1917 yılında dünyaya gelen, yirminci asır Türk düşünce ve edebiyat hayatının en önemli kılıçlarından biri olan Cemil Meriç, çocukken hem sokakta hem de okulda yalnız ve yabancıdır. İlk ve ortaokulu Reyhanlı Rüştiyesi’nde tamamlayan Cemil Meriç; çocukluğunu yaşayamaz, içine ve kitaplara kapanır. Sonradan adı Fransız Lisesi olan Antakya Sultanisi’nde okuyan Cemil - [Cemil Meriç Üzerine Ümit Meriç ile… “Babamın Son Sözü ‘Muhammed Sevgilim’ Oldu”](https://www.insaniyet.net/cemil-meric-uzerine-umit-meric-ile-babamin-son-sozu-muhammed-sevgilim-oldu/) - Cemil Meriç denince aklıma gelen ilk isim muhterem kerimesi, Prof. Dr. Ümit Meriç Hocamız. Ve hayırlı evlat, kendisini anne ve babasına adamış bir insan denince aklıma gelen ilk isim aynı zamanda. Veysel Karani’nin annesine olan itaati, bağlılığı nasıl ki biliniyor ve anlatılıyorsa Ümit Meriç Hanımefendinin babasına olan hizmeti, bağlılığı da bilinmeli, anlatılmalı ve örnek alınmalıdır. - [Kav Yolundaki Adam](https://www.insaniyet.net/kav-yolundaki-adam/) - Üçüncü cemre de düşmüştü. Toprak uyanmış, karasabanın bağrını açıp içindeki tavı dışarı akıtması için can atıyordu. Günün ilk saatleri, güneş doğdu doğacak. Şeyho, çifte süreceği öküzlere bir saat önce son yemlerini vermişti. Bir iki saat sonra sabanı ve boyunduruğu ata yükleyerek öküzleri önüne katacak ve tarlayı sürmeye gidecekti. Dış kapının tahta mandalını açtı, kapının gıcırdaması - [Güvercin Gerdanlığı](https://www.insaniyet.net/guvercin-gerdanligi/) - Küfrün batağından kurtulmuş gecelerde, Salınıyorsa nazlı bir dilber Göz ucu titretiyorsa ellerimi, Akkor gibi sürmeli “Kapıdan geriye dönesim geldi” O an gözlerinde ölesim geldi İlahiler inci gibi diziliyorsa haremin mahreminde Karanlıklar dirhem dirhem gölgeliyorsa günahları, Sözlerin bir çığ gibi kalbimin mabedinde İnceden inceye inliyorsa, Kader en hazin yerinden vuruyorsa elemi Kıtmir gönül önünde secde ediyorsa - [Cuma Hutbesinin Oyuncu Genç Hatibi](https://www.insaniyet.net/cuma-hutbesinin-oyuncu-genc-hatibi/) - 6 Mayıs 2025 Cuma günü minberde hutbe okuyan hatip, daha önce hiçbir hatipte görmediğim bir şey yaptı: Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf metinlerini ve meâllerini okurken, sesinin olağan tonunu değiştirip daha etkileyici, daha tok, daha vurgulu bir edâya büründürüp o cümlelerin hutbenin öteki cümlelerinden ayrı ve üstün olduğunu hissettirmiş oldu. Böylece minber, sanki bir tiyatro - [Şairin Gör Dediği - 12](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-12/) - Hakiki Sanatkârın Sanatkâra Lütfu: Nisan Yağmuru Osmanlı şiirinde “ebr-i nisan”, bereketin ve lütfun habercisidir. İlk yağan nisan yağmurunun suyu toplanır, dualarla içilir, hastalara verilir, yoğurt mayalanır. Bu suyun içinde hem şifa hem de sır gizlidir. Anadolu’nun irfanında, damlaya damlaya biriken bu yağmur zemzem olur, ağızlara niyetle damlatılır. Bazısı bu suyu küçük çocuklara verir, bazısı boy - [Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi](https://www.insaniyet.net/turkiye-diyanet-vakfi-islam-ansiklopedisi/) - Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi (DİA), ilim, hikmet, kültür ve irfan alanında hayır vesilemiz, göğsümüzü kabartan, yüzümüzü ak eden bir eser olarak ortaya çıkmıştır. Dinimiz İslam’ı kaynaklarından tanıtan, ilây-ı kelîmetullah’a hizmet eden, konulara sahih ilimle yer veren bu çalışma; İslam Âlemi’nde tamamlanabilmiş ilk geniş İslam ansiklopedisi olma özelliği taşır. Bu yönüyle Müslümanlar’ın ilim adına iftihar - [Yapay Zekâ ve Din Bilimleri](https://www.insaniyet.net/yapay-zeka-ve-din-bilimleri/) - Rabbin bahşettiği esnek ve sonsuz bellek ve veri girişine sahip zekâ sahibi bir din bilimcisi olarak mekanik yapay zekâ önemli gördüğüm noktaları ve bir o kadar hayati çekincelerimi belirtmek istiyorum: a. Yapay zekâ, dolaşımda olsun olmasın hafızaya alınmış, var olan, internetteki tüm verileri, biriktirilen, depolanan bilgileri bir konu/ veya konularda insanlığın elde ettiği haliyle katı - [Kış Bitmedi](https://www.insaniyet.net/kis-bitmedi/) - dilimin ucunda perçinli sırlı bir söz vardır geçit vermeyince yürek bu söz, beni harlamaz vakti değilse de aşkın bilindik yakarışlar filizlenmeye yetmediyse dilimin ucunda bir söz bahçıvanın ellerinde kan ve gece güneşe tohumlandı peygamber çiçeği aşkı memnu gül ayda saklı kaldı - [Günler](https://www.insaniyet.net/gunler/) - İs akıyor gece ve gündüzümüzden Kelimeler gıcırdıyor Ve-veya bağlaçlarında eklem kireçlenmesi Mezata çıkarılmış kafatasları Müzayedelik yorgunluklar Aahh bir akşam olsa da günahlarımızı serip uyusak Gökten inen ne varsa sonra, Bir muharref lisandan tercüme etsek rüyalarımıza O vakit susacak belki dil Belki yaralarımızdan sızan ağrı Descartes'e hazreti pir diyen Olimpos iniltisinden Yeni te'viller üretip belki de, - [Kütük](https://www.insaniyet.net/kutuk/) - Kırk beş plakalı bir arabayla gelen yabancı, aldığı tarife göre köyün ortasındaki oluklu pınarı buldu. Elini yüzünü yıkadı ve kana kana suyunu içti; yorulmuştu. Etrafına baktı kimseleri göremedi. Gün içinde herkes tarlada olurdu. Pınarın karşısında bir evin önünde beton bir yükseltinin üzerine oturdu ve bir gelen olur diye beklemeye başladı. Yorgunluktan, oturduğu yerde içi geçmiş - [Ahmed İlâhî’den Bayramlık Cümleler](https://www.insaniyet.net/ahmed-ilahiden-bayramlik-cumleler/) - Kültür ve medeniyetler birçok unsurun bir araya gelmesiyle oluşur. Siyasî, iktisadî, askerî kurumlarla birlikte ilim felsefe ve sanat dünyası da bu konunun olmazsa olmazları arasında yer alır. Bütün bunları etkileyen ana kurum ise din ve inançlardır. Bizim medeniyet tarihimizin kurucu şahsiyetlerine ve onların kaleme aldığı kurucu metinlere bakıldığında farklı bir ilim dalı daha tarih sahnesine - [Kapısı Kapalı Odalar](https://www.insaniyet.net/kapisi-kapali-odalar/) - Bazı kapılar vardır, ses etmeden geçemezsin önünden. Bazı odalar vardır, içeriden davet gelmedikçe girilmez. Kapalıysa bellidir: dokunmazsın. Çünkü içerde biri vardır. Ve belki o kişi, orada kendini toplamaya çalışıyordur. Ben küçükken babaannemin evinde bir oda vardı. Kapısı hep kapalı dururdu. İçeride ne olduğunu merak ederdim ama kimse açmaz, açtırmazdı. Bir gün sordum: “Babaannem neden oraya - [Söz Varlığı](https://www.insaniyet.net/soz-varligi/) - Serin bir akşamüzeri Ulu Cami’ye çıkan sokaklardan birine konumlanmış mütevazı bir çay ocağında Erzurum’a dair derin bir muhabbete dalmıştık. Hayatımda ilk kez gördüğüm devasa çay kazanı, altında yanan meşe odununun cömert sıcağıyla fokurdarken, bakır demlikler kendilerince bir muhabbet tutturup bir sen bir ben diye diye içini dökmektelerdi kırmızı beyaz tabaklı cam bardaklara. Yatsı vaktinin mübarek - [Benzer İsimli Kitaplar-“Sefine”(Gemi)ler-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-kitaplar-sefinegemiler/) - Kitap isimleri, konularına göre farklılık arz ettikleri gibi kullanılan isimler açısından da bir çeşitlilik gösterirler. Eslafın kitapları için kullandıkları isimlerin ekseriyetle secili/şiirsel oldukları görülür. “Sefine/Gemi” ismi taşıyan ve farklı dallarda kaleme alınmış başka eserler olsa da 1495-1926 yılları arasında yazılan benzer ismi taşıyan sekiz kitaba ve yazarlarına yer vereceğiz. Arapçada “gemi” için ekseriyetle “sefine” ve - [İsmail Karaçam Hoca’nın Vefatına Tarih](https://www.insaniyet.net/ismail-karacam-hocanin-vefatina-tarih/) - [Ah Güzel Bosna](https://www.insaniyet.net/ah-guzel-bosna/) - “Bunu hiç unutma evlat! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı; devam edegelen sömürgeciliği, döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.” Aliya İzzetbegoviç Nice diyarlar vardır, toprakları acıyla gözyaşıyla kanla yoğrulmuştur. Gazze ve Doğu Türkistan gibi; Avrupa'nın Kudüs’ü de acı dolu hikâyesi ile yüreklerimizde hâlâ ince bir sızıdır. Daha küçük - [Kalbimde Bir Yokuş Kaldı…](https://www.insaniyet.net/kalbimde-bir-yokus-kaldi/) - Ben sokakları soba isinden grileşmiş ama hanelerine huzur sinmiş bir mahallede büyüdüm. Çocukluğumun geçtiği mahalle tüm haneleriyle bir aile gibiydi. Her hanenin bir hikâyesi vardı elbet. Ama biz o hikâyelerde geçen zorlukları hiç bilmezdik. Yansıtmamakta ustalardı belki de onlar şimdikilere nazaran. O hanelerden dışarıya sokakta oynarken iştahımızı kabartan yemek kokuları sızardı sadece. Bir yokuşu vardı - [Bir Duanın Geçen Yüzyıla Yansıyan Bereketi](https://www.insaniyet.net/bir-duanin-gecen-yuzyila-yansiyan-bereketi/) - Kaynaklarda, Hazret-i Ömer’in Müslüman oluşunda Efendimizin bir duasının tecellisinden bahsedilir. Sözkonusu duasında Efendimiz Rabbimizden iki Ömer’den birisiyle kendilerine destek istemektedir. Bu duadan, iki cengâver olan Ömer bin Hattab ve Amr bin Hişam ikilisinden Hazret-i Ömer nasiplenir. Amr bin Hişam ise Ebu Cehil lakabıyla yani cehalet içinde ömür sürer. Bu olaydan sonra müminler rahat bir nefes - [Rıza Makamında](https://www.insaniyet.net/riza-makaminda/) - Kışta açan bir kuşsun, taşınmaz varlığın uzak diyarlara Taşan bir Nil, bir daha uğramaz göğüs kafesine Şirin’in Küçük bir yüzüm, türlü hüznüm, dört odalı bir kalbim var Düşte değilim, gözlerim ceylanlara uyku, sana hep hayret Başkalarının aşkıyla, kendi aklımla yazgım, senin adınla başlar Fizan’dan Yusuf, kuyudan Züleyha, kursağımdan heves geçer Şarap rengi defterler de geçer - [Günlüğümdeki Can Azerbaycan](https://www.insaniyet.net/gunlugumdeki-can-azerbaycan/) - “Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin” diye dua ederdi büyüklerimiz; ama delikanlılık dönemimizde bu duanın mesajını anlamakta zorlanırdık. Çünkü iktidarla devleti henüz ayırt etme yetimiz gelişmemişti. Biraz yaşımız ilerleyip muhakeme kabiliyetimiz de gelişince bu duanın sırrını daha iyi anlamaya başladık. Devlet nimeti, büyük bir nimetmiş kıymetini bilene. Geriye dönüp baktığımda devletimizin imkânlarıyla görevim icabı dünyanın - [Bu Şiir De Bu Şiirde](https://www.insaniyet.net/bu-siir-de-bu-siirde/) - Biliyorsun bu şiir de sana değil Hem kim bilsin Adının harflerle yazılamayacağını Kanatlanamayacağını nişan böceklerinin Bir rüzgâra denk nefesin olmadığında Bilmiyorsun bu şiir de sana değil Sahi bir ilhamın karşısında kaç kirpik eğilir Kaç ok vurulur bir hedefin teslimiyetine İç çekerdi içi olan her nesne Bataklığın da tohum tuttuğunu görse Bilseydin keşke bu şiir de - [İkindi Secdesi (2)](https://www.insaniyet.net/ikindi-secdesi-2/) - Sıcağın iyice hâkim olduğu günlerin birinde, duvarları camdan olan caminin avlusunda, adam ve gençten arkadaşları oturmuşlar, Ejder Ağa’nın getirdiği buz gibi ayranı yudumluyorlardı. Osman Baba cami avlusunun kuzey kapısından elinde koca bir tepsiyle belirince adamın yüzü güldü. “Ben daha demin demedim mi size Osman Baba bizi aç komaz diye?” Osman Baba güldü adamın böyle dediğine: - [Sönmüş Volkanların İtibarı İade Edilmeli](https://www.insaniyet.net/sonmus-volkanlarin-itibari-iade-edilmeli/) - Ateşini arayan kor, sahibini arayan güzellikler var…. Kayda geçesice duygular, mecalini arayan siciller var… Kısa mesafe koşucusu değil, maraton koşucusu çiftler de var… Yarış bitse bile koşan atlar var… Sevdasına denk, dengine sevdalılar var… Birinin önceliği olmaktan daha güzel bir mevki bilmiyorum... Birçok sevgi ifadesi duymuş, sevgi sözcükleri sarf etmişsinizdir... Mütemadiyen farkına varmadan dahi içselleştirdiğimiz - [Ayrılık da Kadere Yazılır](https://www.insaniyet.net/ayrilik-da-kadere-yazilir/) - kendi gerçeğimi senin gerçeğinden ayırırken bir şeyler kuruyor içimde ve sararmadan dökülüyor yapraklar zaten çiçek açtırmadı direndiğim tüm ayazlar kapatamaz hiçbir el içimdeki kapıları dışarıdan tüm eksiklikleri biriktirir zaman oysa fazla değildir noksanlıklar varlardan şimdi gülümsemeler donarken dudaklarımda acı bir hatıra sökün ediyor ruhuma eskir bütün hatıralar nasırlaşır bütün duygular yine de bir kül gibi - [Denizin Yuttuğu Mektuplar](https://www.insaniyet.net/denizin-yuttugu-mektuplar/) - Ellerin kadar düzenli cümlelerim olsun isterdim. Devrik yalnızlıklar kaldı payıma senden. “Öyle ağır yalnızlığı herkese vermiyorlar” dizesini benim için yazmıştı sanki Attilâ İlhan. Harap olmuş bir mihrabın önünde hurufat harbinden arta kalan harabe gibiyim şimdi. Bu dünyada ‘ya bir yolcu ol ya da bir garip’ sözü en çok da seni hatırlatırdı bana. Ben garip bir - [Kadrini Bilene [Tarihi Belli] 10 Kadir Gecesi](https://www.insaniyet.net/kadrini-bilene-tarihi-belli-10-kadir-gecesi/) - Fecr Suresi’nde “On geceye yemin olsun” ayetiyle taçlandırılan Zilhicce Ayı’nın ilk on günü [28 Mayıs/6 Haziran 2025] hakkında Efendimiz (sas) şöyle buyurur: “Allah'a ibadet edilecek günler içinde bu on günden sevimlisi yoktur. O günlerde tutulan her bir günün orucu bir senelik oruca, her bir gecesinin ihyası da Kadir Gecesi’nin ihyasına denktir.” [Tirmizi-İbn Mace] Bu on - [Üstad Necip Fazıl’ı Anlamak](https://www.insaniyet.net/ustad-necip-fazili-anlamak/) - 26 Mayıs 1905’te dünyayı teşrif eden Necip Fazıl’ın babası Hukukçu Abdülbaki Fazıl Bey, annesiyse Mediha Hanım’dır. İstanbul’da bir konakta geçirir çocukluğunu. Dedesi Hilmi Efendi’den okuma yazmayı, dedesinin arkadaşı Mustafa Efendi’den de Kur’an okumayı beş yaşında öğrenir. Önce mahalle mektebine, ardından Fransız Mektebine, sonra da Amerikan Kolejine gönderilir. Bunların dışında birçok okula da gittikten sonra Heybeliada - [Çocukluk](https://www.insaniyet.net/cocukluk-2/) - Kayıtsız bir hür şarkı dolanır bahçelerde Kelebekler karahindibalar çitlembikler Uzun uzun uğraşıp dursun büyükler Uçsun kuşlar bulutlar kırmızı gelincikler Günlüğüm masmavi kar şiiri dolar Kardan adam uykusuz penceremde bekler Tezgâhın yanında büyümüş gözler Gelsin çıtır elmalı sıcak çörekler Her gece salınır cam çıngıraklar Top zıplar taş seker ırmaklar billur şeker Kırlar rüzgar birlikte şarkılar söyler - [Kültür Hayatımız ve Türkiye Yazarlar Birliği](https://www.insaniyet.net/kultur-hayatimiz-ve-turkiye-yazarlar-birligi/) - Türkiye’de kültür kavramı, uzun yıllar boyunca ihmal edilmiş, yalnızca ideolojik kavgaların bir aracı olarak kullanılmış ve çoğu zaman da yüzeysel yaklaşımlarla ele alınmıştır. Oysa bir milletin kimliği, hafızası, karakteri ve geleceği kültürel birikimiyle doğrudan ilişkilidir. Bugün geldiğimiz noktada, kültür politikaları konuşulmaya başlandıysa ve bu konuda kamuoyunda bir duyarlılık oluştuysa, bunda özellikle sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin - [Halis Ayhan Hoca'nın Vefatına Tarih](https://www.insaniyet.net/halis-ayhan-hocanin-vefatina-tarih/) - [“Sakarya Türküsü” Şairi Necip Fazıl](https://www.insaniyet.net/sakarya-turkusu-sairi-necip-fazil/) - Ben, Terme İmam-Hatip Lisesi son sınıftayken -1983 yılında- çok sevdiğim ve değer verdiğim Alattin Engin Hocamın evine ziyarete gitmiştim. O hocam: “Ahmet, sana büyük bir şairimizden çok güzel şiirler dinleteceğim bu gece.” demişti. Büyük bir dikkat ve heyecanla “Sakarya Türküsü” ile “Destan” isimli şiirlerini dinledik kasetten. Şiirlerin sözlerinden de okuyan şairin yorumundan da hocamın hâlinden - [D. Mehmet Doğan Üzerine Bir Baba Bir Oğul Melih Doğan İle…](https://www.insaniyet.net/d-mehmet-dogan-uzerine-bir-baba-bir-ogul-melih-dogan-ile/) - Öncelikle Rabbim rahmet eylesin Mehmet abimize. Sizin babanız, bizim de abimiz. Güzel yaşadı, temiz yaşadı, mücadelesini verdi, okudu, düşündü, yazdı, üretti, kurumsal çalışmalar yaptı, mahkemelerde yargılandı. Ama hepimizin gönlünde de sevgi bırakarak ayrıldı aramızdan. Mehmet abiyi bir baba olarak konuşmak istiyoruz ve tabi çocukları olarak da sizinle olan ilişkilerini… Ama tüm bunlardan önce sizi - [Üç Damla...](https://www.insaniyet.net/uc-damla/) - Toprağa üç kutsal damla düşer insandan: Gözyaşı, alın teri ve şehit kanı. Gözyaşı; yoğun duyguların dışa vurulmuş haldir. Kuruyan kalbi gözyaşı sular ve yeşertir. Gözyaşıyla temizlenen kalp içinde kin, nefret, haset barındırmaz; kalbin pasını temizler gözyaşı. Hz. Mevlâna: ‘Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.’ der. Gözyaşı ile temizlenen göz kalp merceğinden - [Vefat ve Başsağlığı](https://www.insaniyet.net/vefat-ve-bassagligi-4/) - [Ağrı](https://www.insaniyet.net/agri/) - Açtım yarasını İğnem yok ipliğim yok Merhemim tabibim yok Altına temiz bir bez yaydım Makas Ve kelimelerle Nazlayı nazlayı Ağrısını ayırdım Tuzlu Kurak Uykusuz Sızıya dayanıklı bitkilerle Yudum süsledim astım Bekledim başında Çıkarken inerken ağrı beni bellesin Damla damla sızmayı seyrelmeyi öğrensin Uğramadan küfe, kiste, dik damar yokuşuna Geçip gitsin toprağa Bekledim Ayakları üşümesin Bir - [Bahar ki…](https://www.insaniyet.net/bahar-ki/) - Binbir renkle süslenerek gelen bahar Çiçekler kelebekler arılarla gelen bahar Gökten yağan yağmurlarla gelen bahar Bir bahar ki nice sırlar saklar içinde Gelincikler başka laleler başka güzel Kırlar başka ovalar başka güzel Gecesi başka gündüzü başka güzel Bir bahar ki nice sırlar saklar içinde Dumanlar içerisinde saklanan dağlar Yuvalarından uçmayı bekleyen kuşlar Etrafı endişeyle gözleyen - [Ulu Çınar: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır](https://www.insaniyet.net/ulu-cinar-elmalili/) - Antalya’nın Elmalı kazasında 1878 de doğdu. O bakımdan daima, Elmalılı Hamdi, Küçük Hamdi olarak anılıyor… Burada, babası Numan Efendi’nin köyündeyiz. Burdur un Gölhisar ilçesine bağlı Yazır Köyü… Hatırlarsak, Numan Efendi küçük yaşında köyünden ayrılarak Elmalı’ya gitti. Orada okudu, evlendi ve Elmalı Şeriyye Mahkemesinde başkâtip olarak görev yaptı. Yazır köyü, ilmi geleneği olan bir köy… Bu - [Ahlakı İnşa Eden Zihniyet: Modern Dünyada Ahlakın Akıbeti Üzerine Bir Deneme](https://www.insaniyet.net/ahlaki-insa-eden-zihniyet-modern-dunyada-ahlakin-akibeti-uzerine-bir-deneme/) - “Ahlâktan yoksun bilgi, dijital çağın en büyük felaketidir.” İnsanın nasıl düşündüğü, en az nasıl davrandığı kadar önemlidir. Ne var ki yalnızca düşünme biçimi değil, bu düşüncenin beslendiği kaynaklar, karar alma süreçleri ve dayandığı değerler de insanî kimliğin temel yapı taşlarını oluşturur. Tam da bu nedenle, ahlak ile zihniyet arasındaki ilişkiyi kavramak; günümüz insanının içine sürüklendiği - [“KESİN” ALDATMA VE İHTİYAT GERÇEKLİĞİ](https://www.insaniyet.net/kesin-aldatma-ve-ihtiyat-gercekligi/) - Eskiden beri var olan ama modern zamanlarda yeniden ve çağdaş bir yüzle hortlayan “gizemi keşfetme, hakikati bulma veya şifa vaadi” bazı insanlara hâlâ çekici gelmektedir. Bunların “kesin hakikat, kesin çözüm, kesin kazanma, kesin ermişlik, kesin şifa, kesin cennet” diye sunumları aldatmanın başlangıcını oluşturmaktadır. Ancak verilen bilgiler, sunulan veriler ve sağlanan çözümler geçici rahatlama etkisi bırakan - [Postmodern Çağın Genç Akademisyen Adayına Yol Haritası](https://www.insaniyet.net/postmodern-cagin-genc-akademisyen-adayina-yol-haritasi/) - 1. "İsar" dolu ihlasını asla kaybetmemelisin: Yaşatma (ihya) irfanını, içi boşaltılmış ölümü bekleyen yaşama zevkine (hayat ü memat) tercih etmeli; zira Rıza-i Bari ana hedefimiz olmalı... Madde, mananın önüne asla geçmemeli; “öteyi” asla erteleyip ötelememelisin… 2. Her gün bir sayfa düşünerek Rabbin kelamını ezberlemelisin onu asla “mehcur” bırakmamalısın: konuştuğun dilin konusunu, zihnin odağını ve gönlün - [Aşk O'dur](https://www.insaniyet.net/ask-odur/) - Bir kelebek kanat çırpar yüreğimde Naif dokunuşlarında hissederim Zikrin sesi seherin sessizliğinde Aşk O'dur yalnızca O'nu çok özlerim Bir rüzgâr eser de bütün benliğimde Yüreğim titrer bir O'nu hissederim Aşk sevdiğimin yangınıdır kalbimde Aşk O'dur derdimi tek O'na söylerim Ah âşık bir bülbül öter de seherde Ölüme yatmış bir ruhta dirilirim Zikir bir Hû'dur her - [Önce Ahlak ve Maneviyat 6. Ahlâk Şurası...](https://www.insaniyet.net/once-ahlak-ve-maneviyat-6-ahlak-surasi/) - 6. Ahlâk Şurası “Çağın Meydan Okumaları Karşısında Ahlâk ve Din” başlığıyla Hasan Kalyoncu Üniversitesi ev sahipliğinde, 16-18 Mayıs 2025 tarihleri arasında Gaziantep’te gerçekleştirildi... Türkiye Yazarlar Birliği, İslâm Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi, İslâm Düşünce Enstitüsü’nün iş birliği ile “D. Mehmet Doğan’ın Aziz Hâtırasına” düzenlenen şûrada “günümüz dünyasında ahlak ve din” “bireylerin ve toplumların karşılaştığı ahlaki - [Sıramı Savdım](https://www.insaniyet.net/sirami-savdim/) - şehirler vardır nefesi dar, suyu kekre, ekmeği murdar ben beton çağından önce yani ahir zamanda toprağı anlamıyla kavrayan kutlu otağın çocuğuyum bir ucunda seğirten Türkmen kızları öbür ucunda oklar, sadaklar göğe yükselen mızraklarla depreşen bozkırlar büyütürüm bağrımda, eşkin atlarını da bilirim aşkın olanı da şehirler vardır nefesi dar kara budun uğramaz kimsesiz mabetlere rahibeler ki, - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları Mayıs Ayı Konuğu Sadık Yalsızuçanlar “Gerçeğin Güzel Huyu/Rumî” Konulu Sunum Gerçekleştirdi](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-mayis-ayi-konugu-sadik-yalsizucanlar-gercegin-guzel-huyu-rumi-konulu-sunum-gerceklestirdi/) - İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından Ankara’da düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları” programı, Mevlana Celaleddin Rumî ve onun düşünce yapısına bir ışık tuttu. 15 Mayıs 2025 tarihinde Altındağ Kabakçı Konağında gerçekleştirilen söyleşiye edebiyatçı yazar Sadık Yalsızuçanlar “Gerçeğin Güzel Huyu/Rûmî” konulu sunumu ile konuk oldu. Etkinlik, yoğun ilgiyle karşılandı. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasıyla - [Evkaf Apartmanı](https://www.insaniyet.net/evkaf-apartmani/) - Ankara’nın Ulus semtinde dolaşırken tarihin içine bir yolculuk yapmamak mümkün değil. Her geziniz bir ayrı bir zamana gidiş, her dokunduğunuz eşya ya da mekân geçmiş anların kalbine doğru bir kayboluş oluyor. Uzun yıllardır Ankara’da yaşıyor olmama rağmen Altındağ ilçesinde bulunan ve günümüzde Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü binası olarak kullanılan Evkaf Apartmanı’nı gezme şansım olmamıştı. Bu - [Yamalı Haşa](https://www.insaniyet.net/yamali-hasa/) - Zeynep Gelin, Ahmet Efendi’nin ikinci oğlu Osman ile kaçarak evlenmişti. Osman, derme çatma, kulübeden hallice iki göz odayı baba ocağına dayamıştı. Kendilerine kurdukları bu küçük yuvada çok çalışacak, geçinip gideceklerdi. Köy yerinde yapılacak çok iş yoktu, mecburen herkes gibi keçi, koyun, inek bakacaklar, çiftçilik yapacaklardı. Zeynep Gelin hamarattı, halı dokumasını ve dikiş dikmesini öğrenmişti. İsteyen - [Bir Büyük Aşığın Maşukuna Vuslatı: Hasan Çelebi](https://www.insaniyet.net/bir-buyuk-asigin-masukuna-vuslati-hasan-celebi/) - Bismillahirrahmanirrahîm. “NÛN. Kaleme ve yazdıklarına yemin olsun” Allah’ın ayetlerine ve o ayetlerden bir tecelli olan diğer sözlerin meşkine adanan bir ömür: Hasan Çelebi. Eğer hayat, Allah’ın ayetlerine adanmışsa, Allah o ayetleri adanmış ömrün simasına kendi eliyle nakşeder. Hasan Çelebi’nin resimlerine bakıldığında bu açıkça görülecektir. Kimi yazarak kalbinden kâğıda meşk eder kimi okuyarak kalbinden diline meşk - [Yapay Zeka Çağının “Bilgili Cahil” İnsanı: Ademoğlunun Gerçek Hesap Günü](https://www.insaniyet.net/yapay-zeka-caginin-bilgili-cahil-insani-ademoglunun-gercek-hesap-gunu/) - Ademoğlu artık “öğrenmeden öğrenmekte”; bilmediği şeyler hakkında kolayca ve zorlanmadan, yaş kuru her şeye hızlı erişim sağlamaktadır. Meraklı bir varlık olarak insan, ünsiyet kurduğu meseleler hakkında “okumadan” ve “öğrenmeden” okur ve öğrenir hale gelmiştir. Nisyan (unutkanlık) içinde olan insan, artık sindirmeden, içselleştirmeden, hücrelerinde yakmadan; sadece uzaklaşarak ve eleştirerek bilgiyle yüzleşmektedir. Adeta “çiğ atmaktadır.” Derin irfandan - [Değişim/Bilgi/Eylem/Sevgi](https://www.insaniyet.net/degisim-bilgi-eylem-sevgi/) - Yazımızın başlığını oluşturan kelimler Halil Cibran’ın aşağıda dörtlüğünü verdiğimiz şiirinden alınmıştır: “Dünya durur değişim olmazsa Değişim kör olur bilgiyle aydınlanmazsa Bilgi boşunadır eyleme dönüşmezse Eylem bereketsizdir sevgiyle yoğrulmazsa.” Değişim ilkesi referansını Kur’an-ı Kerim’den alır. “Göklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir.” Rahman, 55/29. Allah’ın ahlakı ile ahlaklanması - [Peygamberî Bir Bakışla](https://www.insaniyet.net/peygamberi-bir-bakisla/) - Aile; evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik, aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümüdür. Aile, toplumun temelini oluşturan en küçük birimdir. Bu nedenle korunması ve güçlü bir şekilde varlığını devam ettirmesi son derece önemlidir. Aileyi kaybedersek, toplumsal yapımız bozulmaya başlar. Toplumların - [](https://www.insaniyet.net/15280-2/) - İnsaniyet Derneği tarafından aylık olarak gerçekleştirilen "Başkent İnsaniyet Buluşmaları"nın mayıs ayı konuğu, "Gerçeğin Güzel Huyu/Rumî" konulu sunumuyla Sadık Yalsızuçanlar. Davetlisiniz... 🗓️ 15 Mayıs Perşembe 🕖 19.00 📍Hamamönü Kabakçı Konağı - [Vefatının 140. Yılında Victor Hugo’nun Na’t-i Şerifi](https://www.insaniyet.net/vefatinin-140-yilinda-victor-hugonun-nat-i-serifi/) - Sefiller adlı romanıyla her zaman dünya klasikleri listesinde yer alan Fransız yazar Victor Hugo’nun (Ö. 22 Mayıs 1885) Peygamber Efendimiz ile ilgili uzun bir şiir kaleme aldığını biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Sürgünde iken yazdığı Yüzyılların Efsanesi isimli eseri 1859 yılında basıldığında bu şiir orada mevcuttu. Fakat ne hikmettir bilinmez daha sonra yapılan baskılarında söz konusu - [Dostoyevski Türk Düşmanı Değildi](https://www.insaniyet.net/dostoyevski-turk-dusmani-degildi/) - “Bir insanı anlamaya çalışmak” diyor Hannah Arendt, “Onu bağışlamakla eşdeğer değildir.” Dostoyevski’ye Türk düşmanı demek, Yavuz Sultan Selim’e Farisî düşmanı demekle eşdeğerdir. Büyük Türk sultanı Yavuz Sultan Selim, devletinin Doğu sınırında gördüğü tehlike üzerine, yüzünü Batıya dönmüş Türk ordusuyla bu kez Doğu seferine çıkmış, Safevî hükümdarı Şah İsmail ve ordusunu dağıtarak, devletinin güvenliğini garanti altına - [Sadrine Şifa Olur](https://www.insaniyet.net/sadrine-sifa-olur/) - Rızayı İlâhi yoluna koysan başını, Kurb-ı Hûdaya erersin, sadrine şifa olur. Zemini rahmet, zamanı münevver eyledi o gül Peygamber, Gubâr-ı kademine talip olsan sana necat olur. Kadrin bil, dizin yere düşende el verenin, Nankörler iki cihanda rezilü rüsva olur. Koy artık nafile davayı dünyada, Bu sahnede usta da çırak ta mevta olur. Usandık zamanenin pinhan-ı - [Ata Yurdumuz Özbekistan’da Kısa Bir Cevelân III (14-18 Nisan 2025)](https://www.insaniyet.net/ata-yurdumuz-ozbekistanda-kisa-bir-cevelan-iii-14-18-nisan-2025/) - “Ecdadın Asırlarca İlim Öğrettiği, Binlerce Öğrenci Yetiştirdiği Kadim Medreseleri, Aynı Amaç Doğrultusunda Kullanamamaktayız...” 17 Nisan Perşembe, Semerkant-Buhârâ: Otelden Tren Garı’na Yandeks ile Özbekçe bilmeyen genç mesture bir bayan taksici ile geçtik. Biz dört kişi (Orhan Atalay, Enver Arpa, Mehmet Çakırtaş ve ben) hızlı tren ile geçerken, grup otobüsle Buhâra’ya intikal etti. Buhârâ’ya varınca biz tren - [Anam, Anam… Elleri Benli Anam… ](https://www.insaniyet.net/elleri-benli-anam/) - Gece çöktü mü, hatıralar çıkar gizlendiği yerden. Bir taş duvarın dibine oturur, anamın ellerine dolar gözlerim… Şeb-inin koynuna düşen sessizlikte usulca açıldı kapı. Ay ışığı, toprak damlı evin içine ürkekçe süzüldü. Rüyamda yine anamı görüyordum; uyanınca bile silinmeyen bir sıcaklıkla... Elinde bakır bir sini, başında al yazması. Ocakta kaynayan taş çorbanın buğusuna karışmıştı sesi; kendi - [Ata Yurdumuz Özbekistan’da Kısa Bir Cevelân II (14-18 Nisan 2025)](https://www.insaniyet.net/ata-yurdumuz-ozbekistanda-kisa-bir-cevelan-ii-14-18-nisan-2025/) - Hadisçiler Diyarı 14 Nisan Pazartesi, Taşkent: Ankara’dan gece 12’den sonra AJet ile üç buçuk saat uçtuktan sonra iki saatlik bir fark olduğu için gün doğumunda Taşkent havaalanına indik. Sabah namazını uçakta kılmış olduk. Otobüse binerek sempozyumun önemli paydaşlarından olan Oriental Ünivesitesi’ne gittik. Geleneksel kıyafetler giymiş kızlı erkekli birkaç üniversite öğrencisinin ekmekli ballı karşılamalarının ardından Rektör - [Ahmet Zarifoğlu ile Bir Baba ve Bir Oğul “Babamızı Kaybettik Ama Onlarca Baba Dostuyla Hayatımıza Devam Ettik.”](https://www.insaniyet.net/ahmet-zarifoglu-ile-bir-baba-ve-bir-ogul-babamizi-kaybettik-ama-onlarca-baba-dostuyla-hayatimiza-devam-ettik/) - Ahmet Bey, edebiyatımızın güzel insanlarından Cahit Zarifoğlu’nun sessiz yaşayan ama kıymetli şeyler üreten bir evladısınız. Bu konulara geleceğiz ancak önce sizi şöyle ana hatlarıyla bir tanıyalım. Gerçekten çok doğru bir başlangıç oldu. Sessiz sedasız yaşayan biriyim genel olarak. Hayatı dolu dolu yaşamayı severim ama bu genellikle biraz kendi hâlinde olur. İsmim Ahmet Fehim Zarifoğlu. 1980 - [Sessizliğin Sesi - VII](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-vii/) - (anlatı) *** Gündüz yükseldi evet ve şapkasını atan bir süvari gibi, hışımla göğe yükselip nebulaya doğru yola koyulurken, ansızın her şeyin bir rüyadan ibaret olduğunu nasıl anlamayayım ve Vergilius göründü, sanki sadece bana göründü, bana konuştu, ne dediğini bilmeden, yarı yolda, göğe uzandığım o en parlak gündüzün yükselişinde, daha nebulanın ayak izine ulaşmadan çakıldım kaldım. - [Dünyada Bir İlk: Uluslararası İslam Sanatları Fuarı Ankara’da Başladı...](https://www.insaniyet.net/dunyada-bir-ilk-uluslararasi-islam-sanatlari-fuari-ankarada-basladi/) - Ankara, 7 Mayıs 2025 — Türkiye, İslam sanatları alanında tarihi bir ilke ev sahipliği yapıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın öncülüğünde düzenlenen Uluslararası İslam Sanatları Fuarı, 7–11 Mayıs tarihleri arasında Ankara ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde sanatseverlerle buluşuyor. İslam sanatlarının evrensel mesajını ve estetik mirasını dünyaya tanıtmayı amaçlayan fuar, hat, tezhip, ebru, - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları - VIII](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-viii/) - Matematiksel Düşünme ve Analitik Düşünme Becerilerinin Karşılaştırması Beceri, insanın belirli bir görev veya faaliyeti etkili ve verimli bir şekilde yerine getirebilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Bu yetenek; bilgi, deneyim ve pratikle pekiştirilen bir yetkinlik düzeyine ulaşma sürecidir. Becerilerin kazanılması sürecinde ilk başlarda bebekler temel motor becerileri birkaç ay sonra duyusal algıları ve aylar geçtikçe de çeşitli - [3 Defter / Hicabi KIRLANGIÇ](https://www.insaniyet.net/3-defter-hicabi-kirlangic/) - Karda çiçek açmak gibiydi bir şiir kitabını, 3 Defter’i okumak, derin ve ince. “Yüreğim burkulabilir, yürümek için sana” diyecek kadar cesur, “Yağmur mezar kazıyor yere” yazacak kadar cüretkâr. Kime nasip olmuş rahmetin açtığı kabre gömülmek şairden başka. Er/ermiş kişi niyetine okuyalım yazdığı mısraları ve anlayalım ırmağın sığ kenarlarında yığılan yapraklar gibi beklettiği gölgeli hayatını. Beklemeyi - [Bir Deli Rüzgâr Gibi](https://www.insaniyet.net/bir-deli-ruzgar-gibi/) - Ben beni bildim bileli koşar adım çıkmışımdır merdivenleri. Şimdi eteklerimde güneş rengi bir yığın yaprak da olsa. Ne olacaksa hemen olmalı, yola bir an evvel çıkılmalı, sonraya bırakılmamalıydı hiçbir şey. Düşünürüz, bakalım, daha uygun bir zamanda, belki ileride, biraz bekleyelim, sabah olunca gibi ertelemeler hep acılı bir bakış yerleştirmiştir kirpiğimin ucundan gözbebeklerime. Ruh ölçülerime tam - [Nisan’dan Sayılsın](https://www.insaniyet.net/nisandan-sayilsin/) - İş bu çetrefil, bir ters bir düz bu yol, ilmektir adım adım Yine sabırdır kovalar, çokça şükredenlerin çilehane zikirleri Nerede bir güzellik varsa, kurşunlar oraya tam isabet, zahiri Bende ise yalnız Kâbe’ye varacak gizliden muallaktır tüneller. Gizli dediysem kalbimi duymayan sağır sultanlaradır sözüm Yoksa gelinim işitir kızıma söylediğim bu muammayı Ben elif derim o anlar, - [Üstad’ın “Masal” Şiiri ve Yabancılaşma Üzerine Sosyolojik Bir Okuma*](https://www.insaniyet.net/ustadin-masal-siiri-ve-yabancilasma-uzerine-sosyolojik-bir-okuma/) - Yabancılaşma, insanlık tarihi boyunca en çok tartışılan, üzerine fikir yürütülen, nedenleri ve nasılları ile en çok irdelenen başlıkların arasında gelir. İnsan diğer canlı türlerinden farklıdır. Çok basit bir sosyoloji tespit ile belirtsek, değişime uğrayabilir ve değişim sonrası başkalaşıma kadar giden ruh hali ile kabuğuna çekilebilir, tepki geliştirebilir, kendinden kaçabilir. Bu davranışların sonucunda içinde yaşadığı toplum - [Ata Yurdumuz Özbekistan’da Kısa Bir Cevelân (14-18 Nisan 2025)](https://www.insaniyet.net/ata-yurdumuz-ozbekistanda-kisa-bir-cevelan-14-18-nisan-2025/) - Birçoğumuzun ecdadı, Anadolu’ya Horasan veya Mâverâünnehir diye bilinen, şimdilerde Orta Asya veya Türkî Cumhuriyetler denilen coğrafyadan geldiği için o bölgeleri biz, hep “Ata Yurdu” olarak biliriz. Binlerce yıllık tarihi geçmişi olan bu bölge, bizim sadece soyumuzu-sopumuzu değil, dilimizi, töremizi şekillendirdiği gibi, dinimizi, mezhebimizi, meşrebimizi de belirlemiştir. İslamlaşma sonrası Mâverâünnehir bölgesi birkaç asır içerisinde neredeyse bütün - [Komşu(luk)](https://www.insaniyet.net/komsuluk/) - ... Dil, kalabalığa karışıp bir şeyler söylese de vicdanla baş başa kalan gönül razı gel(e)miyor dilin lafın gelişine mırıldandıklarına. Asıl olan gönülden geçendir. Bunu da hayatımıza şahit olan komşularımızın gönlünde nasıl bir iz bıraktığımız belirliyor. Son zamanlar, zor zamanlar insan(lık) için. Kalabalıklar içinde yalnızlık, yalnız kaldığımızı zannettiğimizde sanal ortamın eğlendirici, rahatsız edici, sıkıcı, neşelendirici bazen - [Fas: Şehirler (V)](https://www.insaniyet.net/fas-sehirler-v/) - 6. TETUAN Tanca’dan Tetuan’a girerken şehir, solda kalan yamaçlarda konumlanmıştır. Tetuan, geçmişte Hristiyanların yoğun olarak yaşadıkları bir şehir olup günümüzde de yabancılar, buradan gayrimenkul almaktadırlar. Tetuan, Fas'ın Marmaris’i olarak nitelendirilmektedir. Burada da kralın yazlık sarayı bulunmaktadır. 24 Ocak 2024 Çarşamba saat: 9.45’te Tetuan’a vardık. 10.04’te el-Medih Meydanı ve Feddân Parkı'ndaydık. Meydan'ın restorasyonu 2017’de başlamış ve - [Âsım'ın Nesli Film Festivali Ödül Töreni Yapıldı](https://www.insaniyet.net/asimin-nesli-film-festivali-odul-toreni-yapildi/) - Âsım'ın Nesli Film Festivali Ödül Töreni Yapıldı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile Erciyes Üniversitesi Medya ve Din Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen Âsım’ın Nesli 1. Film Festivali 29 Nisan 2025 Salı günü Ankara Gölbaşı Uluslararası Millî İrade Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Festivale sanatçılar, akademisyenler, bürokratlar, öğretmenler, öğrenciler ve geniş - [ARAYIŞ](https://www.insaniyet.net/arayis-3/) - Evleneli altı ay olmuştu. Eşinin gülümseyen yüzü ve “Hoş geldin!” diyen sesi rahatlatmıştı onu. Sevim, üniversiteden arkadaşıydı Ersin’in. Birlikte bilgisayar mühendisliği bölümünü bitirmişlerdi. Sevim evden talebe göre yazılım yapmayı tercih etmişti. Ersin’se uluslararası bir şirketin Türkiye ofisinde yazılımcı olarak çalışmaya başlamıştı. Bir gün akşam olmuş, günün koşturmacasının esaretinden kurtulmuştu bir parça Ersin. Evine adımını atınca - [Gazze'yi Unutmayan Özel Çocuklardan “Özel Sergi”](https://www.insaniyet.net/gazzeyi-unutmayan-ozel-cocuklardan-ozel-sergi/) - Millî Eğitim Vakfı (MEV) Gökkuşağı Özel Eğitim Okulunda öğrenim gören öğrencilerin, Gazze'de hayatını kaybeden çocukların anısına yaptıkları eserlerden oluşan "Gazze Resim Sergisi" açıldı. Okulda düzenlenen serginin açılışına, AK Parti Düzce Milletvekili ve MKYK Üyesi Ayşe Keşir, Talim ve Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Nezir Gül, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürü Ayhan Işık, çeşitli sivil toplum - [Yüzünden Okuma Dersleri](https://www.insaniyet.net/yuzunden-okuma-dersleri/) - Yüzün ele veriyor seni. Çocuk olmakla ceset olmak arasındaki bir hayata tutkulusun sen, üstelik aşkla. Belki de âşıksın. Hayata tutkun olmak aşkta tutuklu kalmakla mümkün olsaydı keşke. Unutma, tutkularına âşık olan aşkında tutuklu kalamaz. Tutkuyla bağlandığından tutuksuz yargılanamazsın. Tutkunla, nutkun tutulmuyorsa, utku peşindesin; unut o tutkuyu, yenile ufkunu yol yakınken. Yüzünde, seni incitenlerin taze izi. - [Fosforlu Tespih](https://www.insaniyet.net/fosforlu-tespih/) - Yatılı okulda lise öğrencisiydim. İkinci dönemin sonlarıydı. Birkaç ay sonra da 12 Eylül İhtilâli oldu. Kavgalar, gürültüler, marş söylemeler, slogan atmalar, gazete yırtmalar vb. içinde geçen kurmaca günler, hatta yıllar… Yitip giden gençlik dönemimiz; donanımsız, meselesiz, gerçeklerden uzak… Dinlenme saatinde (16.00-18.00 arasındaki serbest zaman) bir arkadaşımla beraber (O, mezun olacağımız yılın okul birincisiydi ve şimdi - [Hz. Musa’nın Hz. Şuayb’ın Yanında Nübüvvet Eğitimi](https://www.insaniyet.net/hz-musanin-hz-suaybin-yaninda-nubuvvet-egitimi/) - Bilişsel Açıdan Hz. Musa’nın Hz. Şuayb Yanında Nübüvvet Eğitimine Gönderilme Hikmetine Dair Bir Dinler Tarihî Perspektifi 1. Hz. Musa, kadim Mısır (Kıbti) inancında çift cinsiyetli Tanrı/ça olarak inanılan, etrafını taşırarak azgınlığını ona kurbanlar sunularak teskin edilmek istenen Nil’den çıkan çocuk (Mo-şeh) ismiyle Firavun’un sarayında evlatlık kabul edilerek en yüksek eğitimi almış, şehzade gibi yetiştirilmiş ve - [Mustafa Kara Hocamız ile Babalar ve Oğullar... (2) “Babam, son nefesine kadar hem okudu hem okuttu…”](https://www.insaniyet.net/mustafa-kara-hocamiz-ile-babalar-ve-ogullar-2/) - Mustafa Kara ile Babalar ve Oğullar “Babam, son nefesine kadar hem okudu hem okuttu…” Mehmet Nezir Gül - Kıymetli hocam, muhterem pederiniz, hafız, Kutuz Hoca namlı Mehmet Kara emekli olduktan sonra daha farklı bir iletişim, görüşme, buluşma süreçlerine girmiş oldunuz. Ama buraya geçmeden önce diğer kardeşlerinizi de sorayım. Siz hafız oldunuz, diğer kardeşiniz İsmail - [Bir Gün Sur Üflenir Her Yüreğe](https://www.insaniyet.net/bir-gun-sur-uflenir-her-yurege/) - şehrin karanlık caddeleri çağırıyor beni hayallerim yalpalıyor birazdan devrilecekmiş gibi ne bir ağaçtır devrilen ne de koca bir dağ bir yerlerde yalnız ölmüştür birileri bir hatıra ormanı yanarken zaman neden aklında tutsun beni kayasını ellerinden çaldırmış bir deniz kenarında otururken Sisyphos birileri cellatlarından bağımsız ellerinde kadehlerle kutsuyorlardı ölüleri zira kurumuştu kanlar ve çoktan yıkamışlardı ellerini - [Dijitalde Bir Spor Ayakkabı Kadar Etkileyici Sunulmayan Hakikat Kime Ulaşır?](https://www.insaniyet.net/dijitalde-bir-spor-ayakkabi-kadar-etkileyici-sunulmayan-hakikat-kime-ulasir/) - Yeni nesil medya çağında bir spor ayakkabısı satmakla dini sunmak arasında nasıl bir fark olabilir? İlk bakışta alakasız gibi görünse de bu fark üzerine ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor. Bir spor ayakkabısı üretmek için devasa bir süreç işletiliyor. Tasarımcılar, mühendisler, malzeme uzmanları; ayakkabının görünüşünden dayanıklılığına kadar her detayı incelikle planlıyor. Sonra pazarlamacılar, reklamcılar, psikologlar, sosyologlar devreye - [Mustafa Kara Hocamız ile Babalar ve Oğullar... "Kutuz Hoca Öğleye Kadar Demircilik Yapar, Sonra Ders Okuturdu."](https://www.insaniyet.net/mustafa-kara-hocamiz-ile-babalar-ve-ogullar/) - - Bismillahirrahmanirrahim. Hocam öncelikle hürmetlerimi sunuyorum. Kabulünüzden dolayı teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Bu odada çok oturduk, çok bir araya geldik. Bizi çok misafir ettiniz. Bize çok ikramlarınız oldu maddi ve manevi anlamda. Az önce de yine Cuma namazı sonrası kıymetli hocalarımızla ve arkadaşlarımızla buluştuk, çayımızı içtik. Bu da güzel bir geleneğiniz bildiğim kadarıyla. Gerek - [Tekten Seçmeli Â/şık: AŞK](https://www.insaniyet.net/tekten-secmeli-a-sik-ask/) - Geçmeyi seçsin diye tekten seçmeli â/şık konuldu insanın önüne. Lütfedildi ilk seçim hakkı ilk insana. İnsanüstü insan olmaktı maksat. İlk peygamber talip oldu ihsan üstü ihsana. “Ağırdır yüküm. Sürgün ederim ‘cennet gibi’ bildiklerinden. Taşıyayamazsın cinnet hâlimi, yerle yeksan olursun” dedi aşk. “İlla ki sen” dedi Safiyyullah: “Gerisi kara toprak.” “Tövbe ettiririm kendimden gayrısına, hiç ederim, - [İki Kütüphane: Abdullah Hulusi Güzelyazıcı ve Kasım Küfrevî Koleksiyonları](https://www.insaniyet.net/iki-kutuphane-abdullah-hulusi-guzelyazici-ve-kasim-kufrevi-koleksiyonlari/) - Abdullah Güzelyazıcı Koleksiyonu-Haseki Eğitim Merkezi Kütüphanesi Dünyanın farklı yerlerinde mimarisiyle, dekoruyla ve asıl onları süsleyen kitaplarıyla eşine az rastlanır pek çok kütüphane vardır. Kütüphaneler, aynı zamanda içerisindeki kitaplarla birlikte birer vakıf eseri olarak sahiplerinin adlarını yaşatır dururlar. Bu yazıda iki kütüphaneye daha doğrusu iki kütüphanedeki iki farklı koleksiyona yer vereceğiz. İlk kütüphane, eski adıyla Haseki - [“Gel!” Emrine Muhatap Olmak](https://www.insaniyet.net/gel-emrine-muhatap-olmak/) - Osmanlı’yı kuran şehir Bursa’ya ilk defa ne zaman geldiğimi, burada neler yaptığımı daha evvel Mustafa Baki Efe’nin talebiyle Bir Bursa Hatırası (Bursa, 2014)’nda yazmıştım. Orada bu ulu şehre ilk gelişin ardından artarak devam eden, çoğu bir ödevi tamamlamak, bir metni yazmak için devam eden geliş gidişleri ve bilahare “gel” emrine uyup burada yerleşmemin hikâyesini tafsilatıyla - [Cuma Esintileri](https://www.insaniyet.net/cuma-esintileri/) - Heveslerinin esiri olma. Mihrabı heves ve şehvet olanın, kıblesi şeytan olur. Cömert ol, elini korkak alıştırma. Allah için elini cebine atanın cebini Allah doldurur. Merhametli ol. Merhamet, Allah’ın tebessümüdür. Dedikodudan vazgeç. Dedikodu cehennem lakırdısı ve gevezeliğidir. Eşine muhabbetli ol. Birbirine muhabbetli ve saygılı olan eşlerin misafiri Allah’tır. Sözü eğip bükme ki, konuştukların şeytan eline düşmesin. - [Şifrelerim](https://www.insaniyet.net/sifrelerim/) - Bu dünya hayatı bana hep bir yolculuk gibi gelmiştir. Herkes gibi ben de doğumla başlamışım bu yolculuğuma. İlk zamanlar, yaşam şeklimi oluşturabilecek mekânım, kayıtsız şartsız ailemdi. Varım, yoğum, cennetim ya da cehennemim. Ailemle birlikte güvenli bir alandaydım. Onlar her şeyimdi. Koruyup kollayan, görüp gözeten, bazen alenen, bazen de çaktırmadan, her an nefeslerini ensemde hissettiğim, biricik - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları Nisan Ayı Konuğu Tarihçi ve Sosyolog Ercan Demirci “Taşradan Başkente: Ankara’nın Medeniyet ve Şehir Hafızası” Konulu Sunum Gerçekleştirdi](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-nisan-ayi-konugu-tarihci-ve-sosyolog-ercan-demirci-tasradan-baskente-ankaranin-medeniyet-ve-sehir-hafizasi-konulu-sunum-gerceklestirdi/) - Ankara’da İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları” programı, başkentin tarihî ve kültürel derinliğine ışık tuttu. 22 Nisan 2025 tarihinde Kabakçı Konağı’nda gerçekleştirilen söyleşiye tarihçi ve sosyolog Ercan Demirci “Taşradan Başkente: Ankara’nın Medeniyet ve Şehir Hafızası" konulu sunumu ile konuk oldu. Etkinlik, yoğun ilgiyle karşılandı. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve - [Çekmece](https://www.insaniyet.net/cekmece/) - Merhaba Sevgili Okur Dünyanın ucunda bir gül açılmış Efil efil esen yele merhaba Karanlığın sonu bir ulu şafak Sarp kayadan geçen yola merhaba Bu selamlamamızla birlikte bundan sonra her ay deneme, öykü, şiir, kitap tanıtımı ve röportajlarla sizlerle insaniyet.net sayfası üzerinden birlikte olacağız. Yaşam bize bahşedilmiş bir armağan, bir soluk alma gelip gitme mekânı, bir sahne, - [Ekranlar](https://www.insaniyet.net/ekranlar/) - Sıcak odalarda paylaşım yapan Yalancı çilekeşler Ekranlar açık mı Birer sahte pencere gibi ekranlar Masalarda ceplerde ekranlar ekranlar Odalardan fırlayıp kaçan Mevsim giyinip soyunuyor ağaçlarda Meyve çiçekleri üzerinde Birer üzgün kelebek gibi karlar Hayatta olmak bir hap gibi Tek seferde yutulsun diye Kolayca aksın diye şeyler Ekran üzerinde kaydır kaydır -Kız Arife! unuttuk ya Ölüme - [Benzer İsimli Bilginler -Mısırlı Şâkir Ailesi-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-misirli-sakir-ailesi/) - Benzer isimli bilginler olarak, Mısır’ın yetiştirdiği baba Muhammed Şâkir ve üç evladı Ahmed, Mahmud ve Ali Şâkir’in isimlerine yer vereceğiz. Şâkir ailesi, ilim dünyasına, yaptıkları telif çalışmaları yanında bazı eserlerin ilmi neşirlerini gerçekleştirmek ve dergilerde makaleler yazmak suretiyle önemli katkılar sunmuşlardır. Mahmud Şâkir’in “din” ve “dil” kavramları hakkındaki yazıları kayda değerdir. Özellikle Ahmed ve Mahmud - [Müslim/Abid/Muhsin](https://www.insaniyet.net/muslim-abid-muhsin/) - Allah yüce kitabı Kur’an-ı Kerim’de insanın olgunlaşma/olma aşamalarını üç kademede izah eder. Müslim mertebesi ilk aşamadır. İnsanın güneş gibi görünen şehadet âlemindeki hidayete davet eden delillerden gayb âlemine kıyas ederek eşyanın mülk ve melekût tarafını Allah’ın gönderdiği elçiler rehberliğinde tanımasını ve o eşya üzerinden onu imana davet eden zata teslim olması istenir: “(Ey mü'minler!) Siz - [Gülmeye Hasret Kardeş Ülke Pakistan](https://www.insaniyet.net/gulmeye-hasret-kardes-ulke-pakistan/) - 2016 Eylül ayındaki Hindistan ziyaretimizin arkasından, Ekim’in ilk haftası Ömer Faruk Korkmaz’ın rehberliğinde Pakistan’a gitmek üzere yola çıktık. Ömer Faruk Bey, yüksek tahsilini Pakistan’da yapmış ve Pakistan’ı çok iyi biliyor. Biz de bu tecrübeden istifade ediyoruz. Pakistan, uzun ve çileli bir mücadelenin neticesinde özgür kalan, felaketler sebebiyle bir türlü özgürlüğün tadını çıkartamayan “temiz” ülke. Dünyanın - [Göç Yollarında Bir Kimyager](https://www.insaniyet.net/goc-yollarinda-bir-kimyager/) - Kendinizi tanıtır mısınız? Sizin daha önce Hıfzıssıhha ’da çalıştığınızı biliyorum. Hıfzıssıhha ile ilgili kısa bilgi verir misiniz? Ben Mehmet Tuncer Özdemir. Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde doğdum. İlk ve ortaokulu Gölbaşı’nda okuduktan sonra Ankara’da Kimya Meslek Lisesine giderek lise eğitimimi tamamladım. Daha sonra 1985 yılında Erzurum’da Atatürk Üniversitesi, Fen ve Edebiyat Fakültesi’nde Kimya lisans eğitimini tamamladım. Ardından - [Elde Var Sıfır](https://www.insaniyet.net/elde-var-sifir/) - Kalemi eline aldı. Ki ekseriyetle kulağının arkasında tutardı. Rakamlar ve sayılar dökülürdü parmaklarından. Ya bir suntanın ya da ahşap herhangi bir yüzeyin üzerinde yaşanırdı kalemle olan münasebeti. Aklına nereden geldiyse, küçük bir hikâye yazmak istedi. Ne kadar küçük olabilirdi ki bir hikâye. Yaşanan bir şeyi ya da yaşanası bir şeyi hikâye ederken azar azar yazmak - [Alelâde](https://www.insaniyet.net/alelade/) - Öylesine bir sabah uyandığımda Elimde bir uzluk, sıradan Gözümde fer, her zamanki gibi Tenimde sıcaklık Alelade Bana da herkes gibi bağışlanmış olan Sen ruhumdaki düzlük, dilimdeki har Unutursam sütüm çürür, kuzu dişlerim kokar Ödeşmek dilerim, ay battı, çıkmak üzereyim bozkırdan Merdivenim yok, şükrettiğim ses değil benim Soğuğun çelik kalemi Açlığın terbiye ettiği kırılgan Suyun ürpertisi - [Ay Vakti Dergisinin (Mart-Nisan 2025) 215. Sayısına Dair](https://www.insaniyet.net/ay-vakti-dergisinin-mart-nisan-2025-215-sayisina-dair/) - “Bugün var, yokuz; Rabbimiz cömert, tokuz Bir Kur’ân âyetini, bin romana değişmem … Çocukluğumdan beri, rûhumda taşıdığım İlim, irfan aşkını, sim kaftana değişmem … İlâhî mevhîbedir şâirlik kimi kula Bundan gayrı rütbeyi hiçbir şâna değişmem” (Bekir Oğuzbaşaran, Değişmem Gazeli’nden) “… En güzel yanı budur ömrün haz alırsan hayattan Bir ayrılık türküsü yankılanır kaleden ta uzaktan - [Geriye Dönüş](https://www.insaniyet.net/geriye-donus/) - Her şeye gücü yeten Kadir Mevla elçisini çağırır. Otuz üç yıl önce vefat eden kulunu dünyaya göndermek ister. Elçi kulun mezarı başına gelir “Allah’ın emri ve izni ile kalk” der. Kul mezarından çıkar. Elçi “bugün ikindiye kadar bu şehri gezebilirsin, ikindi vakti buraya gelmesinin gerektiğini” belirtir. Kul şaşkın ve heyecanlıdır. Güzel bir rüyadan uyanmış gibidir. - [İki Manevi Temel: Kur’an ve Ezan](https://www.insaniyet.net/iki-manevi-temel-kuran-ve-ezan/) - Medeniyet Şairimiz Yahya Kemal Beyatlı, Tevhid-i Efkâr’da 30 Mart 1922’de yayımlanan “Ezan ve Kur'an” isimli makalesinde çok kıymetli bir hakikate işaret etmektedir: “Bu devletin iki mânevî temeli vardır: Fatih'in Ayasofya minâresinden okuttuğu ezân sesi ki, hâlâ okunuyor! Selim'in Hırka-i Saâdet önünde okuttuğu Kur'an sesi ki, hâlâ okunuyor! Eskişehir'in, Afyonkarahisar'ın, Kars'ın genç askerleri; siz bu kadar - [Gün Olur](https://www.insaniyet.net/gun-olur/) - Bir söz söyle Hak namına, Haktan ayrılanın sonu hüsran olur. Sözü erbabına söyle ziyan eyleme, Yoksa konuştukça ardından gülen çok olur. Kem söz eyleme kalır defteri amelinde, Bir dua aldınsa şayet bâki bir nişan olur. İlme sarıl âleme olmak istersen ziya, İsteksize beyan eyleme, cümlesi nadân olur. Cümle nimetin şükrün bil - [Sarayın İki Çocuğu: Hz. Musa- Gautama Budha Mukayesesi veya Yatay Hidayet-Dikey Aydınlanma Örtüşmesi [Dikotomisi]](https://www.insaniyet.net/sarayin-iki-cocugu-hz-musa-gautama-budha-mukayesesi-veya-yatay-hidayet-dikey-aydinlanma-ortusmesi-dikotomisi/) - Maddi açıdan elem verici ve köleleştirici dünya Hayatı: Tarihsel/yatay düzlemde doğru yola erişmek, fenomenolojik açıdan hidayet bulmaktır. Doğru yola ermek ve yönlendirmek ise özgürleştirici bir hidayettir. Hidayeti özgürleştirici bir güç istencine dönüştüren Hz. Musa (Ölümü M.Ö. 1311) politeist Antik Mısır dini gölgesi altında ve sarayında büyüdüğü Firavun’a karşı köleliğe düşmüş kavmi olan İsrailoğullarını sosyolojik olarak - [Yitiksöz 28 (Nisan 2025 / Mayıs 2025) Hoş Geldin!](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-28-nisan-2025-mayis-2025-hos-geldin/) - Yitiksöz 28 İsmet Özel’in “öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan” dizesini demiryolunda yürüyen yaşlı bir amca görseline yerleştirerek başlıyor. Yirmi sekizinci sayısıyla Yitiksöz, insanı derinden etkileyen bahar mevsimine “Merhaba!” diyor. Bu sene Ramazan ayının ve Bayramının ardından bizlere bir serçe ötüşü gibi ulaştı Yitiksöz sadece iyilikten ve güzellikten yana tavır koyarak. Genel Yayın Yönetmeni Sayın - [Bünyamin Erul Hoca ile Bir Baba ve Bir Oğul Hikâyesi… (2) “İnanç ve Geleneğimiz Aileyi Oluşturur.”](https://www.insaniyet.net/bunyamin-erul-hoca-ile-bir-baba-ve-bir-ogul-hikayesi-2-inanc-ve-gelenegimiz-aileyi-olusturur/) - - Muhterem hocam, söyleşimizin ikinci bölümüyle birlikteyiz. Babanızın size harçlık verirken yaşadığı zorlukları görünce ilahiyat fakültesi öğrencisi olmanıza rağmen tekrar görev aldınız. Okul bitip akademiye dâhil olduktan sonra Mısır’a araştırma yapmak için bir yıllığına gittiniz. Yola çıkarken babanız size bir şeyler verdi, neydi hocam o… - Eyvallah hocam teşekkür ederim. Bu sorduğunuz husus benim için - [Demlenmiş Bir Huzur Ararken](https://www.insaniyet.net/demlenmis-bir-huzur-ararken/) - Günbegün insanların bireyselleştiği, ilişkilerin mekanikleşip çıkar hesaplarına göre şekillendiği ve nihayetinde yolunda gitmeyen ne varsa toplumsal arızalar olarak faturasını hep beraberce acı bir şekilde ödediğimiz zamanlardan geçiyoruz. Bitmeyen savaş haberleri karşısında çaresiz, sürekli tırmanan ekonomik krizler karşısında sessiz, her gün inanılmayacak kadar kötü olduğunu düşündüğümüz yeni bir hadise karşısında güvensiz bir insan olmayı deneyimliyoruz. Teknolojinin - [İslamofobi Okuryazarlığı: Önyargıyı Tanımak ve Aşmak](https://www.insaniyet.net/islamofobi-okuryazarligi-onyargiyi-tanimak-ve-asmak/) - İslamofobi okuryazarlığı, bireylerin hem kendi zihinlerinde oluşan hem de toplumsal alanda yaygınlaşma potansiyeli olan önyargıları fark etmesi, bunları çözümlemesi ve yanlış bilgiyi ayırt etme becerisini kazanmasıdır. Bu okuryazarlık düzeyi, İslam hakkında oluşan fobik algıları, bu algıların daha çok İslam’ın hangi emir ve yasakları üzerine kurgulandığını (ör. cihat, örtünme, kurban, hijyen, kadın erkek ilişkileri vb.) İslâm - [Bostan ve Gülistan Yazarı Sa’dî-i Şirazi](https://www.insaniyet.net/bostan-ve-gulistan-yazari-sadi-i-sirazi/) - Şiraz’da Sadi’nin türbesine gittik. Tabi ki türbe denilince bizim ülkemizdeki gibi bir mezarlık anlaşılmasın. Sadi’nin türbesi kendisinin dergâhı ve aynı zamanda evi olan bahçenin ortasındaydı. Etrafı artık bir park ve tarihi mekân haline gelmiş geniş bir yerdi. Bizi buraya bırakan taksi şoförü yolun sağını gösterdi işte Bostan, solunu gösterdi işte Gülistan dedi. Yani bununla Sadi’nin - [Yeni Bir Tarih Anlatımı Perspektifi: Bilişsel Dönemde Etkileşimli Mikro Tarih Anlayışı ve Kur’an-ı Kerim](https://www.insaniyet.net/yeni-bir-tarih-anlatimi-perspektifi-bilissel-donemde-etkilesimli-mikro-tarih-anlayisi-ve-kuran-i-kerim/) - Mikro tarih, bir olay, topluluk, birey veya özel bir yerleşim yeri gibi küçük araştırma birimlerine odaklanan ona boyut ve sonsuzluk kazandıran bir tarih türüdür. Mikro tarih, "küçük olanı çok büyütme veya küçük yerlerde büyük sorular sormayı" amaçlar. Çok özel olarak lokal sosyal ve kültürel anlatılarla yakından ilişkilidir. Bu tarih anlatımında olayın, olgunun veya kişinin - [Hiç Olmak](https://www.insaniyet.net/hic-olmak/) - Bir kaçış ki rüya içinde kayboldum Uyandım bir gerçekle kahroldum Tutundum en tutunmaz dallara Kırıp düşse de anlamaz oldum Düştüm gördüm acının tadını Bağrım açtım söyledim adımı Duymaz zerre hariç nârımı Düştüm gördüm toprak oldum, hiç oldum... - [“Aile”cek Kutadgu Bilig Okuyoruz](https://www.insaniyet.net/ailecek-kutadgu-bilig-okuyoruz/) - Kadim medeniyetimiz, milletimize her devirde rehberlik edebilecek vasıfları taşıyan çok sayıda esere sahiptir. Tesiri ve kudreti yazıldığı saha ve dönemin sınırlarını aşan bu metinler, bilim ve sanat çevrelerinde “klasik” olarak adlandırılır. Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen ve daima türünde örnek gösterilen bu eserler, karanlık gecelerde yolumuzu aydınlatan kandillere benzer. Bunlar bir kanaat önderi - [Mehmet Akif’in “Said Paşa İmâmı” Şiirinin Anlattıkları](https://www.insaniyet.net/mehmet-akifin-said-pasa-imami-siirinin-anlattiklari/) - Akif, Safahat/Birinci Kitap’ta “Köse İmam” şiirine, Gölgeler kitabında ise “Said Paşa İmâmı” şiirine yer verir. “Köse İmam”, Akif’in tanıdığı ve bildiği bir şahsiyet olup, şiirin ilk mısralarında onu şöyle tanıtmaktadır: İlmi az, görgüsü çok, fıtratı yüksek bir imam Tanırım ben ki hayatında tanıtmıştı babam Akif’in muhayyel “Köse İmam”ı, aslında Bosnalı Ali Şevki Efendi’den başkası değildir. - [Karla Kaplı Defter](https://www.insaniyet.net/karla-kapli-defter/) - Attığında senin atmadığın o oklar, kırkta bir şiir Bakkalda veresiye belki hilalden bir elif, şehla gözlerin Karla karışık yağmalanan bir uzay boşluğu gün, öyle uzun Ve öyle kısa ki saçlarım ömrün için, iğne deliği yüreğim Kendime baksam da senden, buzdağı çatılar, kuşlar Biraz daha aşkla yürüsem, yorulsam ve uyusam önce be Evet, besmele, gözü - [Keramet Hassasiyeti](https://www.insaniyet.net/keramet-hassasiyeti/) - Her dönemin hassas konularından biri olmuştur keramet. Kimi zaman mucizeyle karıştırılmış kimi zaman istismar konusu olmuştur. O yüzden âlimler keramet üzerinde hassasiyetle durmuşlardır. İkisinin de olağanüstü (harikun li adetillah) olay olması, aralarındaki benzerlik bu karıştırmanın temelini oluşturmaktadır. Bu yüzden mucizeyle arasındaki farkın ortaya konması keramet konusundaki kafa karışıklığını büyük ölçüde gideremeye yardımcı olacaktır. Matüridî mezhebinin - [Bünyamin Erul Hoca ile Bir Baba ve Bir Oğul Hikâyesi: Her Hastanın Refakatçiye, Her Refakatçinin de Refîke/Dosta İhtiyacı Vardır](https://www.insaniyet.net/bunyamin-erul-hoca-ile-bir-baba-ve-bir-ogul-hikayesi/) - Baba-evlat ilişkisi, sanatımızda ve edebiyatımızda anne-evlat ilişkisi kadar yer almasa da önemli bir yere sahip olduğu şüphe götürmez. Aslında anne-baba ile çocuklar arasında mükemmel bir yakınlık, eskimeyen bir muhabbet ve kopmaz bir bağ vardır. Ancak bunların dışa yansıması her zaman mümkün olmaz. Ve yansıyanlar da her zaman takdir edilmez. “Ne de olsa bunu yapmak zorunda” - [Sessizliğin Sesi (VI)](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-vi/) - (anlatı) *** Platon der ki: "Saygı olan yerde korku olur ama korku olan yerde her zaman saygı olmaz!" İnsan sevdiğinden korkar, bu doğrudur, sevmediğinden de korkar. İnsan sevdiğine tabii ki saygı duyar, sevmediğine de bazen saygı duyar. Belki de Cenab Şehabeddin'in söylediği doğrudur:-İnsan sevdiğinden korkar fakat korktuğunu kolay kolay sevemez! *** Mevlâna Celaleddin dedi ki; - [Fas: Endülüs’e Açılan Kapı (IV)](https://www.insaniyet.net/fas-enduluse-acilan-kapi-iv/) - FAS’IN ŞEHİRLERİ Marakeş; kızıl kent, Tetuan; beyaz kent, Şafşavan; mavi kent olarak bilinir. 1.MARAKEŞ (Kızılkent) 20 OCAK 2024 CUMARTESİ MARAKEŞ 20 Ocak 2024’te saat 11.45’de İstanbul Havalimanından hareket ettik ve 15.15’te Marakeş’e ulaştık. İlk ziyaret ettiğimiz yerler: Fransız modacı Yves Saint Laurent’ın anıt mezarı kabul edilen, bir dönem evi olarak kullandığı, 20. - [Öğlen Secdesi (1)](https://www.insaniyet.net/oglen-secdesi-1/) - Adamın bir atı vardı, akça bedeninde belli belirsiz lekeleri olan. Adam işte o atını sürdü, çiçeklerin baharında koyu yeşil kırlara… Patika bittiğinde ilkin papatyalar karşıladı adamı, sonra mavi-mor peygamber çiçekleri, düğün çiçekleri yine sarıydı, gelincikler bilindik renginde. Serçeler bir telaşeyle kondu kırmızı meyveli çalılara, çabuk çabuk kendi aralarındaki bir lisanda konuştular sonra aynı hengâmeyi sırtlanıp - [Yunus Emre Bizim Neyimiz Olur?](https://www.insaniyet.net/yunus-emre-bizim-neyimiz-olur/) - Yunus kimdir? Sadece şair mi? Yunus’u, filolojik metotla irdelediğimizde gayet tabi, dönemi içerisinde değerlendirmek durumundayız. Ama çağlar boyu “âşıklar ölmez” düsturuyla içimizde yaşayan, ruh dünyamıza esenlik getiren ve güzel düşüncelerle zihnimizi ve dimağımızı besleyen bir şairden bahsettiğimizin farkında olmalıyız. Yunus bir sûfîdir. Şöyle diyor: Adım adım ilerü beş âlemden içerü On sekiz bin hicabı - [Her Hâlimden Belli, Hâlim Yok Efendim](https://www.insaniyet.net/her-halimden-belli-halim-yok-efendim/) - Hüznümü senin mahzun bakışına emanet ediyorum Efendim Ellerimi ellerine Acemi ocağında büyüttüm dünyamı Kelimelerimin hepsi ilk mektep terktir Ümmîlik bir meşrep mi Efendim, gökten inen melek mi? Seni seviyorum desem, İftira edecek, bir şey biliyor diyecekler Son harften ilk harfe defalarca saydım kendimi Defalarca unuttum, adımı harfsiz koymuşlar Ettim-kemiktim, kan tahsil ediyordum aklımca Doğamıyordum bir - [Zakat Foundation yöneticisi Halil Demir ile söyleşi](https://www.insaniyet.net/zakat-foundation-yoneticisi-halil-demir-ile-soylesi/) - Zakat Foundation bizim Anadolu’daki hayatımızın, Amerika’daki faaliyetlerimize yansımasıdır. Halil Demir Halil Bey, kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Çocukken Ramazan ayı nasıl geçiyordu? Ailenizle ve çevrenizle olan Ramazan hatıralarınızı birkaç cümleyle paylaşır mısınız? Muhterem kardeşim, öncelikle bizi ziyaret ettiğiniz için size ve insaniyet.net’e teşekkür ediyorum. Ben, kendi şahsımdan fazla bahsetmeyi seven bir insan değilim. Sadece şunu söyleyeyim. - [ŞAİRİN GÖR DEDİĞİ-11](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-11/) - Oruç ve Bayram: Çamurdan Kurtulup Okyanusta Erime “Cân bula cânânını Bayrâm o bayrâm ola Kul bula sultânını Bayrâm o bayrâm ola” Alvarlı Efe Hazretleri Hazreti Mevlana’nın “Su çamurdan kurtulursa okyanusa erişir.” sözü, insanın ne olduğunu ve ne olabileceğini özetleyen kadim bir hakikat. Su gibi saf olan insanın ruhu, nefsin çamuruyla karışınca bulanıyor, yönünü - [Bayramınız Bayram Ola](https://www.insaniyet.net/bayraminiz-bayram-ola/) - Bir ayın sonunda, sahura kalkar gibi, altmışıncı yıl bayram sabahına erken bir vakitte uyandılar. Gecenin saat üçü; daha sabaha çok var, ama alışkanlık işte! İkisini de uyku tutmadı. İçleri ezilir gibi olmuştu. Biraz bir şeyler atıştırınca, uykularını iyice kaçırmış oldular. Yaş ilerledikçe uykular da azalıyordu. Gel gözümün nuru; madem giden gitti, kalanlarla hasbıhâl edelim… Beybaba; - [“Kirli Sokakların Tövbekâr Delikanlıları”](https://www.insaniyet.net/kirli-sokaklarin-tovbekar-delikanlilari/) - Evet evet, aynen sizin gibi ben de birkaç defa bu okudum başlığı. Bu sloganın yazılı olduğu afişi okuyunca acaba bir film seti mi bir reklam ajansı çekimi mi türü tahminleri çağrıştıran bir şey oldu bende. Bir grup genç afişin altında bayağa bir poz vermiş. Fotoğraflardaki sayıları 10-15 arasında olsa da arka planda büyük bir ekip - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları VII "Matematik ve Edebiyat"](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-vii-matematik-ve-edebiyat/) - Matematiksel düşünme becerisi ve dil/edebiyat arasındaki ilişki oldukça derin ve çok yönlüdür. En basitinden başlayacak olursak, bir problemi çözmek için kurulan cümlenin yani problemin öncelikle eksiksiz ifade edilmesi ve doğru anlaşılması gereklidir. Bir matematiksel problemi çözerken ilk adım, “problemi doğru yazmak, doğru okumak ve doğru anlamaktır.” Bu doğrulama aşamasında dil becerileri kritik bir rol oynar. - [İnsan Eskir Fotoğraflar Eskimez](https://www.insaniyet.net/insan-eskir-fotograflar-eskimez/) - alevini yitirmiş ateşler oynaşıyor kalbimde kül olmaktan kaçıyorlar sağrısı sıcak eyersiz atları kovalıyorum içimin menfezlerinde üstümde bir siyah mercan yalnızlığı içimizde her daim bir baba evi sızısı ruhumun iplikleri çözülürken bir şey var zihnimde soluk alıp veren bir değirmen taşında kendini ezen oysa biliyorum fotoğraflar eskimez insandır eskiyen yaralarını dikip de yamalı bir bohça - [Ramazan, Bayram ve Eğitim](https://www.insaniyet.net/ramazan-bayram-ve-egitim/) - Ramazan, sözlükte “şiddetli sıcak” anlamına gelir. Şaban ve Şevval ayları arasında yer alan Ramazan, Arabî ayların dokuzuncusudur. Arapça savm kelimesi yerine Farsçadan Türkçeye geçen Oruç, İslam dininin beş temel şartından biridir. İmsakten güneş batıncaya kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmayı esas alan bir ibadettir Oruç. Ramazan ayı boyunca tutulur. Oruç ibadeti, sadece Allah - [Karadan Denize Karaköy Camii](https://www.insaniyet.net/karadan-denize-karakoy-camii/) - Türkiye’de plansız ve aceleci uygulamalar nedeniyle birçok kültürel varlığını kaybeden şehirlerin tarihî dokusu bozulmuştur. Özellikle İstanbul’da çeşitli sebeplerle birçok tarihî eser yıkılmış ve/veya kaderine terk edilmiştir. 1950’li yıllarda sadece Karaköy-Beşiktaş hattında yıkılan bazı eserlere bakmak bile bu yıkımın büyüklüğünü anlamak için yeterlidir. Sinan Paşa Hamamı, Dolmabahçe Istabl-ı Amire ve Tiyatrosu, Saadettin Efendi Çeşmesi, Esad Mehmet - [Ağanın Fişeği](https://www.insaniyet.net/aganin-fisegi/) - Sarı Husen birkaç gündür ilçeden gelen yolu gözlüyordu. Geçen sonbaharda iki çocuğun münakaşası ile başlayıp ansızın kavgaya dönen günden beri keyfi yoktu. Zira aynı köyün içinde aylarca bu meseleden dolayı akrabaları ile araları açılmıştı. Defalarca barışmayı denedi, her seferinde karşı tarafın nefsi davranması barışa engel oluyordu. Bu meseleyi çözse çözse Büyük Ağa çözerdi. Zira ağa, - [Hatırlananı Ebedîleştirmek](https://www.insaniyet.net/hatirlanani-ebedilestirmek/) - Edebiyatta Hafıza: Unutulmazın Peşinde Edebiyat, insan belleğinin kaydını tutan en güçlü taşıyıcılardan biridir. Sözlü ve yazılı metinler, bireysel ve kolektif belleğin aynası olarak geçmişin izlerini günümüze taşıdığı gibi geleceğe de bizden izler bırakır. Kişisel bellek, bireylerin yaşamlarını şekillendiren ve bir parçası hâline gelen deneyimlerinden oluşurken toplumsal bellek; toplumun geçirdiği evreleri, kültür ve değerlerini kaydeder. Bireysel - [Kadir Gecesinde Parlayan Sönmeyen Işık](https://www.insaniyet.net/kadir-gecesinde-parlayan-sonmeyen-isik/) - Gece sessizdir. Hz. Muhammed secde hâlindedir. Her yıl Ramazan ayında Hira mağarasına gelip ibadet ve tefekkür etmektedir. Bunun için ona Muhammed Rabbine âşık oldu dediler. Muhammed Rabbine âşık. Âşık Muhammed. Toplumu düşündü Muhammed, putlardan nasıl temizlenir, insanlar nasıl putların prangalarından özgür kalır diye. Kızları düşündü Muhammed, nasıl diri diri gömülmekten onları kurtarır diye. Kan davaları - [Hacdan Görüntü ve Esintiler (2023 Hac Günleri)](https://www.insaniyet.net/hacdan-goruntu-ve-esintiler-2023-hac-gunleri/) - Hacda yaşanan kardeşlik tablosu, diğer bir ifade ile hac arkadaşlığı, döndüğümüz topraklarda da böylece, aynı şuur ve anlayışla ve hatta aynı sıklıkla devam etse ne kadar güzel olurdu! Ama biraz dağılıyoruz giderek; biraz kendi kabuğumuza çekiliyoruz; kendi meşgalelerimizin içine dalıyoruz, hatta gömülüyoruz. Bu, kardeşlikten de öte, dostluktan, arkadaşlıktan öte, aynı çizgide olmaktan öte, ancak Allah’ın - [Varlık](https://www.insaniyet.net/varlik/) - Dediler ki Bu kitapta var Yoktu Bu mabette var Yoktu Dediler Bak bu adam var ya Yoktu Bendeydi Ben kimdi Ben geniş ve elastik Sünen sonsuz uzayan uzay İçsel yolculukta Yol bitmedi Geçerken Rozetler düştü üstümden apoletler madalyalar belgeler ödüller Geçiciydi şeyler Göle atılmış taşın minik dalgacıkları Alevin etrafında pulları düşen pervanenin - [Diller ve İrfanımız](https://www.insaniyet.net/diller-ve-irfanimiz/) - Dilin akıbeti milletlerin tarihine benzer. Her dilin bir dini vardır. Mesela Latince Pagan bir dildir, Yunanca mitolojik Politeist, Almanca Protestan, İtalyanca Katoliktir. Yani değil dini mezhebi bile var. Mesela bizim dilimiz, Türkçemizi anlamak için İyi Kur’an-ı Kerim bilgisini bilmezsek, medeniyetimizin manevi hiçbir unsurunu (mesela örfü, âdeti, estetiği, nezaketi sanatı) anlayamayız. Kütüb-ü Sitte dediğimiz hadis kitaplarını - [Özlemek Sanatı](https://www.insaniyet.net/ozlemek-sanati/) - Şükrü Erbaş, Bir Özlemin İzdüşümü adlı şiirinde; “Bir yanım gündelik şeyler/Evdir ekmektir/Yaşadığım kaskatı; /Bir yanım olmadık türküler söyler/Yoldur özlemdir/Benim en güzel düşlerim/İçimde kaldı” derken; yolunu gözlemekten, sevdiğini özlemekten yapılma hüzün boya tabloya dikkat çeker. Özlemek; bölünmektir, yarılanmak, yarım kalmaktır. Yarısını beklemektir pencere önlerinde. Yarısını beklerken, yarasını sarabilmektir. Özlemek, görev tanımımıza uygun bir eylem bizim için. - [Kutlu Misafirin Konya’ya Dokunuşu](https://www.insaniyet.net/kutlu-misafirin-konyaya-dokunusu/) - İnsan kâinattan süzülerek donanımı hazırlanmış (Şems, 91/7) “halife” sıfatıyla dünyaya gönderilmiş en değerli varlıktır. Donanımı kâinatı kuşatacak şekilde dizayn edilmiş insana tercihi kendi iradesinde bırakılmak üzere fücur ve takva isminde iki adet yazılım programı yüklenmiştir. (Şems, 91/8) Donanım ve yazılımı birlikte dünyaya gelen insan temiz bir fıtratla hayata başlar. Ve imtihan için gönderildiği (Mülk, 67/2) - [Bir İdeal Öğretmen Modeli: Mahir İZ – 2 ](https://www.insaniyet.net/bir-ideal-ogretmen-modeli-mahir-iz-2/) - Cumhuriyet dönemi Türkiye’sinin soyadına uygun olarak ‘iz’ bırakmış seçkin ilim, fikir ve gönül adamlarından biriydi Mahir İz. İdeal bir öğretmende aranan önemli vasıflardan biri olan “alan bilgisi”ne yeterli düzeyde sahip, son derece donanımlı bir eğitimci olarak karşımıza çıkmaktadır. Baba tarafından seyyîd ve âlim bir aileye sahip olan Mahir İz, anne tarafından da ilmiyeye mensup bir - [Bir İdeal Öğretmen Modeli: Mahir İZ – 1](https://www.insaniyet.net/bir-ideal-ogretmen-modeli-mahir-iz-1/) - Mahir İz Hoca, 1895-1974 yılları arasında yaşamış, Osmanlı’nın son dönemleri ve Cumhuriyetin kuruluş yıllarına yakından şahitlik etmiştir. Mahir İz, mesleğini büyük bir tutkuyla, ömrünün sonuna kadar devam ettirmiştir. Görev yaptığı tüm okullarda, öğrencilerin hayranlık duyduğu ve kendisinden en çok istifade edilen hocalar arasında yer almayı başarmıştır. (1) Onu saygın ve başarılı bir eğitimci yapan hususlar - [Farklı Bir Dünya; Hindistan](https://www.insaniyet.net/farkli-bir-dunya-hindistan/) - Dünya da gitmeyi ve görmeyi çokça arzu ettiğim iki ülke vardı; biri Çin diğeri de nüfus bakımından Çin’i geride bırakan yeryüzünün en kalabalık ülkesi Hindistan. Bu ülkelerin belgesellere yansıyan dini inançları ve ibadet tarzları da dikkatimi çeker ve üzülürdüm. Gerçekten de öyle miydi, fareye, ineğe, maymuna tapıyorlar mıydı acaba? Merakımı yerinde gidermek için Hindistan’a gitmeye - [Kar Gelincikleri](https://www.insaniyet.net/kar-gelincikleri/) - Yakın Tarih Belgeseli "Teşkilat-ı Mahsusa Alayı’nın Artvin Üzerinden Ardahan Harekâtı" Gelincikler asildir. Boyunlarını eğmezler. Başları hep diktir onların. Kırmızının en kırmızısı onlardadır. Onlar baharın müjdecisidir; yeniden dirilişin, istiklâlin ve istikbâlin habercisidirler. Gelinciklerin hep yeşillikler içinde neşvünema bulduğu sanılır; oysa bazen gelincikler bembeyaz kar örtüsünün üzerinde kızıllıklarını sergilerler. Bu, beyaz ve kırmızının buluşmasıdır. Tıpkı ay - [Ramazan Gelince](https://www.insaniyet.net/ramazan-gelince-2/) - Zaman ufka bakar İnce bir hilal görünür Ramazan gelince seferden Yükü oruç sahur iftar görünür Haber var ötelerden Bab-ı Reyyân görünür Yandı mahyalar akşam akşam Sabır sebat dua görünür Kur’ân okur diller Sağanak nurlar görünür Gece uyanır ay ve yıldızlar Billur billur sema görünür Hilal dolunaya döner Gönüller arı duru görünür Çocuklar - [Bir Hiçlik Krizinin Anatomisi: “Cevher” Üzerine](https://www.insaniyet.net/bir-hiclik-krizinin-anatomisi-cevher-uzerine/) - Başrollerini Demi Moore, Margaret Qualley ve Dennis Quaid paylaştığı, Coralie Fargeat’ın yazıp yönettiği Cevher için 2024’ün en iddialı yapımlarından birisi demek yanlış olmaz. Cannes’da en iyi senaryo ödülünü alan film Oscar dahil 97 uluslararası ödüle adaylığıyla da iddiasını pekiştiriyor. Dayatılmış güzellik standartlarını anlatının merkezine koyan feminist eleştirel, felsefi altyapısı güçlü, ego ve benlik çatışmasını irdeleyen - [İslamofobinin En Yaygın Tezahürleri](https://www.insaniyet.net/islamofobinin-en-yaygin-tezahurleri/) - Gizli açık tüm görünümleri, gerçekte çok çeşitli ve dinamik bir yapıya sahip olan İslam dünyasını, basmakalıp veya tek boyutlu şekilde yansıtarak İslamofobi’nin hem içselleşmesine hem de yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Bu görünümlere biraz yakından baktığımızda sorunun sadece terör korkusundan ibaret olmadığını, aynı zamanda kültürel, toplumsal ve psikolojik boyutlarla da beslendiğini görürüz. İslamofobi’yi tüm tezahürleriyle tanımanın, bu - [Muhammed Hıdır Hüseyin ve Berlin İzlenimleri](https://www.insaniyet.net/muhammed-hidir-huseyin-ve-berlin-izlenimleri/) - Tunuslu Bir Âlim Mehmet Akif’in Berlin hatıralarını ele aldığımız yazıda Tunuslu âlim Muhammed Hıdır Hüseyin’in Berlin izlenimlerine yer vereceğimizi belirtmiştik. Muhammed Hıdır Hüseyin, resmî görevleri yanında sivil toplum kuruluşlarında aktif bir şekilde rol almanın yanında yayıncılık faaliyetleri yürütmüş ve önemli telif çalışmaları yapmış bir âlimdir. Hıdır Hüseyin, Akif gibi Osmanlı Devleti tarafından aynı maksatla İstanbul’dan - [İslam, Sanat ve İnsan](https://www.insaniyet.net/islam-sanat-ve-insan/) - Sanat, güzelliğe işaret etmektir… Sanatkâr, iyi ve güzel olanı ortaya koymak, güzellikleri yaymak için çabalar. … Din-Sanat ilişkisine dair Bütün dinlerin gayesi, güzelliği inşa etmek olmuş. Her din kendi Tanrı tasavvuru içinde, güzelin peşine düşmüştür. Sanatın menşei dindir… Söz, musiki ve raks gibi sanatlar, dini ayinlerde ortaya çıkıyor. Dini ayinleri huzur ve huşu içinde icra - [Siz Ne Ayaksınız?](https://www.insaniyet.net/siz-ne-ayaksiniz/) - İçini hep güzelde tuttuğu için ayağı hiç çirkinliklere uğramayan insanlar da var diyen güzel insanlar var ... Ayak izlerimizden yürüyenlerimiz de ... Ayaklarına kapanıp eteklerini bırakmadıklarımız olduğu gibi... Ayağını yorganından çıkarıp bir daha yorganın metresini tutturamayanlar da… Dostun başa düşmanın ayağa bakmasına takılanlar da.. 37 numara ayak mı olur, bu ayak mıdır diyenler de... Nice - [Helal Olsun Âbit Han Abi...](https://www.insaniyet.net/helal-olsun-abit-han-abi/) - Muş’ta 25 yıl önce Âbit Han ile evlenen Figen Han, 17 sene önce parmaklarında ve gözlerinde uyuşukluk yaşamaya başladı. Birçok sağlık kuruluşuna başvuran ancak sonuç alamayan Han’a, 17 yıl önce gittiği Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde MS hastalığı teşhisi konuldu. Hastalığı ilerleyen eşini bir an bile yalnız bırakmayan Âbit Han, 12 yıldır yürüyemeyen ve ellerini kullanamayan hayat - [Mehmet Âkif, Değerlerimiz ve İstiklâl Marşımız](https://www.insaniyet.net/mehmet-akif-degerlerimiz-ve-istiklal-marsimiz/) - Yaşadığı dönemde kıymeti bilin(e)meyen insanların ve eserlerinin listesi oldukça kabarıktır. Böyle değerlerin ölümlerinin ardından “anısına” diye verilen ödüller, açılan müzeler, üniversiteler, yetiştirilen ormanlar vb. vefa duygusunu barındırsa da, yaşadıkları dönemde karşılaştıkları ve hak etmedikleri anlaşılan kötü muameleler, geride kalanlar için hüzün kaynağı olarak varlığını sürdürmektedir. Bizim Tarihsel geçmişimizde de bu kabilden, sultanlar, devlet adamları, siyasetçiler, - [İnsaniyet Ailesi İftarda Bir Araya Geldi](https://www.insaniyet.net/insaniyet-net-yazar-ve-editorleri-ile-insaniyet-egitim-kultur-sanat-dernegi-yonetimi-iftar-programinda-bir-araya-geldi/) - insaniyet.net yazar ve editörleri ile İnsaniyet Eğitim Kültür Sanat Derneği yönetimi iftar programında bir araya geldi. Programda açılış konuşmasını İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği Başkanı ve insaniyet.net Genel Yayın Yönetmeni Nil Gülsüm gerçekleştirdi. Nil Gülsüm duygularını şu şekilde dile getirdi: “Sayın misafirler bu sene üçüncüsünü düzenlemiş olduğumuz ‘İnsaniyet Ailesi iftarına’ hepiniz hoş geldiniz. Ekip - [Vesveseden Nasıl Kurtuluruz?](https://www.insaniyet.net/vesveseden-nasil-kurtuluruz/) - Hocam zihnimizi meşgul eden, içimize korku salan, ibadetlerimizde bıkkınlık oluşturan ve psikolojimizi bozan vesveselerden nasıl kurtulabiliriz? Bir önceki sohbette vesvesenin mahiyetini ve tezahürlerini anlatırken demiştik ki içimize doğan her kötü duygu bir vesvesedir. Bu bazen içerden kaynaklanır bazen dışardan bir etkiyle oluşur. Öyleyse bundan kurtulma yolu çift taraflı önlem almakla mümkündür. İçimizde oluşan bir - [Kavanoz Kapakları](https://www.insaniyet.net/kavanoz-kapaklari/) - Derslerinde başarılı bir öğrenci olan Merve aynı zamanda annesine mutfakta ve ev işlerinde destek olmaktan mutlu olan biriydi. Bugün annesi mutfağı temizleyip kışlık malzeme dolabını düzenleyecekti. Merve de annesine yardım ediyordu. Konserveleri dolaba yerleştirirken Merve yazın bunları hazırladıkları günü anımsadı. Anneannesinin bahçesi çok geniş ve müsait olduğu için her sene kış hazırlıkları için annesiyle oraya - [Kayıp Din İslâm Kitabı'nın Tahlili](https://www.insaniyet.net/14563-2/) - Kitabın adı : Müslümanların Hayatında Kayıp Din İslâm Yazarı : Faysal Hacımustafaoğlu Yayınevi : FECR Yayınları Yayın tarihi : Aralık, 2024 Kitap Fecr Yayınlarından çıkmış olup yazarın ilk kitabıdır. İslâm dünyasının içerisinde bulunduğu durumu, Müslümanların inanç dünyasındaki noksanlıklar, hurafe ve bidatlerin yarattığı sapmalar ve İslâm coğrafyasının dağınıklık hâli üzerinden kimi zaman fıkhî temelde kimi - [GÖNÜL HÂL/TERİ](https://www.insaniyet.net/gonul-hal-teri/) - Boşa sulanma yanağım Duyu konağımın, duygu kontağımın Gönül tutanağımın iksirinden Bir yudum dahi içirtmem Başa geçmiş ter/liğimdir o Bugünümün ayağına tam gelecek Doğumun beşir ulağı Batımın teneşir sulağı Olmasaydı gönlümün yaş/arması Aklımın baş/arması Bir damla sudan yaratıldığımı Kim nereden bilecek Ruhumun ihtisasını Sırrımın his/sesini Ruh/salına bindirip de Kamusun bir çiğ/nemlik boğazından geçirtmem Düşüverse gam/zede kılınır - [Külliye’de Ramazan](https://www.insaniyet.net/kulliyede-ramazan/) - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Külliye'de Ramazan" etkinlikleri, zengin programları ve görsel şölenleriyle devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve TRT'nin katkılarıyla hazırlanan etkinlikler, her yaştan ziyaretçiye hitap ediyor. Birkaç binada yer alan etkinlikler şöyle: Sanat Sergileri Etkinlikler kapsamında, fotoğraf sanatçıları İzzet Keribar ve Muhammed Özcay'ın eserlerinden oluşan "Ayasofya Fotoğrafları" sergisi. - [Olaydım](https://www.insaniyet.net/olaydim/) - Öyle hâller gelir ki başa, kimi duygular sarar ki insanı bazen yaz yağmuru gibidirler; aniden çiseler, iner insanın üzerine. Bakarsın akıl durmuş, dil susmuş, nemlenmiş gözler, yürek ıslanmıştır. Ama bir dost, iki muhabbet veya bir "Hasbunallâhu veni’me-lvekîl", belki bir dünya meşguliyeti derken; temmuz sıcağının yerleri kurutması gibi olur, alır başını gider o hüzün, o gam, - [Kariyerli Canavarlar mı İyi İnsanlar mı?](https://www.insaniyet.net/kariyerli-canavarlar-mi-iyi-insanlar-mi/) - Erdemli ve şahsiyetli olmayı değil de “başarılı” olmayı önceleyip takdir eden bir eğitim anlayışı, millî olabilir mi? Gayri millî bir eğitimden üstün başarı ile çıkanların, hayat başarılarıyla erdemlilik ve mutluluk dereceleri ne durumdadır? Masum bebekten canavarlar yaratan modernizmin dayattığı eğitim ve medya anlayışıyla insanları hız ve haz nesli kılan, alışveriş merkezlerinde tüketimle uyuşturan, tefeci bankalara - [Son Yalnızlık](https://www.insaniyet.net/son-yalnizlik/) - Gün geceden başladı ve gecenin karanlığına dayandı. Ve güneşin ilk doğuşuna, çok kere, şahit oldu. Uzaktan ve kış günü sarı sıcak güneşin ışıkları ve ısısı buraya kadar geldi. Neydi onu o vakitte ayakta olmaya mecbur bırakan? Çok şey vardı. İlk ve son yalnızlığı; sarı sıcak güneş etrafı aydınlatsa da o ısınmak için bir yol bulamıyordu. - [Terzi Çırağı](https://www.insaniyet.net/terzi-ciragi/) - Bayram sabahlarında ellerinde kese, kapı kapı dolaşan çocukların öğleye kadar tüm evleri ziyaret edebildikleri küçük bir köyde doğmuştu Ömer. 1960’lı yılların başında elektriğin olmadığı, suyun kuyulardan çekildiği zamanların çocuğuydu. Köyde sadece ilkokul vardı, ortaokulu okumak isteyen, şehre gitmeliydi. Oldukça meşakkatli ve masraflı olan bu işin pek gönüllüsü çıkmazdı. Çocukların çoğu köyde kalır, ailesiyle birlikte ekip - [Silahlansak](https://www.insaniyet.net/silahlansak/) - Silahlansak, diyorum, yavaş yavaş silahlansak, vakit yaklaşıyor çünkü. Silahlansak! Bir güzel donansak silahlarımızla, en keskin, en nadide, en şaşmaz, en doğru, en hafif, en güzel silahlarımızla yola koyulsak… Silahlansak, silahlansak, silahlansak… Pür silah olsak. Düşmana geçit vermemek için, dostu kaygılandırmamak için, çocukları azdırmamak için, babayı ve anneyi utandırmamak, onların yüz akı olmak için; silahlansak… Ama - [Uluslararası Öğrencilerin İftar Birlikteliği, Kültürlerin Buluşma Noktası](https://www.insaniyet.net/uluslararasi-ogrencilerin-iftar-birlikteligi-kulturlerin-bulusma-noktasi/) - Ankara'da, Edurese Akademi ve ABB Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen, 16 farklı ülkeden uluslararası öğrencileri bir araya getiren ve dostluk, kültürel çeşitlilik ve paylaşım ruhunu öne çıkaran anlamlı bir iftar programı, Pazar günü ABB Sıhhiye Genç Akademi'de gerçekleştirildi. Tasavvuf Müziği ve Kuran Tilaveti Etkinlik, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İlahiyat - [Umre Notları (02-17 Şubat)](https://www.insaniyet.net/umre-notlari-02-17-subat/) - Kutlu Nebi’nin Yurdunda Bilindiği üzere, hac ve umre, Ümmülkurâ diye anılan şehirlerin başkenti Mekke’de yerine getirilen bir ibadettir. Âyette; “Haccı ve umreyi Allah için tamam yapın.” (Bakara 2/196) buyurulmaktadır. 02-17 Şubat tarihleri arasında yaptığımız ve Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın organizasyonu ile planlanan umrede ilk durağımız Medine idi. Bütün hazırlıklar tamamlanmış, geride kalanlarla vedalaşmıştık. Yola çıkma - [Sessizliğin Sesi – V](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-v/) - (anlatı) *** ...ayaklarım gidiyordu, kalbim gitmiyordu... gitmek istemiyordum, gidiyordum... ben gitmesem belki kimse gitmez yalanıyla kendimi dinledim... yalan... tamamen yalan... gitmesem de gideceklerdi, neden gittim o zaman? ...bir martının peşine ben de takıldım… ağzında bir lokma ekmek vardı... deniz kenarında... birden... on, yirmi, otuz, bir sürü martı... o ağzındaki bir lokmayı kapmak için bu martıyı - [El Yazısı](https://www.insaniyet.net/el-yazisi/) - -Bana el kol hareketi yapma! -Yaparsam ne olur? -Öyle bir çakarım ki sana!.. Bu diyalog en ateşli kavgaların, sinir harplerinin, meydan savaşlarının fitilini ateşleyen ilk çakmak. Sonrasıysa hiddet, şiddet; yakmak, yıkmak… Osmanlı tokatları, Muhammed Ali yumrukları, uysal atın tekmeleri, cinnetten çıkma sopalar, tiz perdeden canına okumalar, sivri kalemlerle üstünü çizmeler, simalardaki coğrafi değişiklikler, - [Güneyce ’de Geçen Çocukluğumun Ramazanları](https://www.insaniyet.net/guneyce-de-gecen-cocuklugumun-ramazanlari/) - GİRİŞ Rize-Erzurum yolu üzerinde Rize’ye yaklaşık 30 km uzaklıktaki Güneyce ilçesinde doğdum. Doğduğumda Güneyce ilçe, babam Kutuz Hoca lakaplı Hafız Mehmet Kara da ilçenin Büyük Camii’nin imamı idi. 1952 yılında ise ilçe siyasi sebeplerle 10 km daha ileride olan İkizdere’ye taşınmış, doğduğum yer nahiye olmuştu. Yaşlı Nahiye Müdürü Nuri Osmanağaoğlu’nu bayram törenlerinden hatırlıyorum. Daha önce - [Kuş Saati](https://www.insaniyet.net/kus-saati/) - Bir yürek yemişliğim var kasap önü kedi cesaretinden Farelerle dans etmişliğim, sofuluk sıralarında Sonra kırklar, Rabia ve hep bir eksik dua, kabul! Çalacak bir şey bulamamışken hırsız, kapım duvarda Şiir olmasa da olurdu, güzelleşirdi belki bol kahkaha Al beni, mesnevilerin yaşına bağışla, hurdacıda Dünya döndükçe döner aşkım, ayinlerde âşıklarla Kuşlara ayarlı saatim, üzüm de - [Fas: Endülüs’e Açılan Kapı III](https://www.insaniyet.net/fas-enduluse-acilan-kapi-iii/) - YİYECEK-İÇECEKLER Fas’ta yemeklerin bir kısmı, pasta ve kurabiyelerin nerdeyse tamamı tatlıdır. Bunların bir kısmını kısaca şu şekilde tanıtabiliriz: Tajin: Erikli, kayısılı et yemeği (Lahm bi’l-baruk: Erikli et) Bastilla: Tatlı-etli börek (Bu yemek, Osmanlı mutfağında “Mutfağın canı” olarak isimlendirilirmiş) Harira: Çorba, balkabağı çorbası, balık çorbası Frenç Tako: Dönerin değişik bir türü, biraz büyüğü ve soslu. - [Ali Ulvi Baba ve Şiir](https://www.insaniyet.net/ali-ulvi-baba-ve-siir/) - Ulvi Baba ile 2008’de Bursa İlahiyat Fakültesinin koridorlarından birinde karşılaşmış ve o vesileyle tanışmıştık. Hemen sonrasında Bilal Kemikli Hoca’nın odasında oturmuş ve sohbetinden feyizlenmiştik. Kendi asmasından getirdiği bir poşet dolusu beyaz üzümden bir salkım da hemen oracıkta bir tabağa konularak bizlere ikram edildi. Hayatımda yediğim en lezzetli üzümdü. Başka bir rayihası ve tadı vardı. - [Sana Geldim](https://www.insaniyet.net/sana-geldim/) - Yıllar yılı karanlık sokaklarda kaybolup Bir acı suyu içip de bekledim Derin denizlerin soğuk sularında boğulup Bir nefeslik hayatın yolunu gözledim Ufukta bir ışık doğdu sonra, gözümü kamaştırırcasına Koştum, koştum ve önünde eğildim Ruhumun amansız yaralarını sararcasına Sımsıkı tutup ellerimle, kendime merhem diye bildim Gün geldi savruldu ışıklarım Karanlıklar esir aldı umutlarımı Çaresizce yollarda bir - [Kur’an'ı Anlamanın Anahtarı: Arapça Öğrenme Yolculuğu](https://www.insaniyet.net/kurani-anlamanin-anahtari-arapca-ogrenme-yolculugu/) - Sevgili Okurlar, Kıymetli Dostlar, Kur’an’ı anlamak için Arapça öğrenme yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz? Kutsal kitabımızın Türkçe mealleri ve tefsirleri olsa da okumuş, aydın entelektüel düzeyde bir Müslümanın onu asli dilinden okuyup anlamak esas olmalı değil midir sizce? Tabii ki Kur’an’ı hakkıyla anlamak, onun derin ve etkileyici çağrısını bihakkın idrak etmek için Arapça öğrenmek temel olmalıdır. - [Mukabeleyi Anlamlı Kılmak](https://www.insaniyet.net/mukabeleyi-anlamli-kilmak/) - Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirildiği Ramazan Ayı, “Kur’an Ayı” olarak bilinir. Zira Rabbimiz “Ramazan ayı ki, Kur’an insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak onda indirildi…” buyurur. (Bakara, 2/183-187) On iki ay içinde, Kur’an-ı Kerim’de adı anılan tek aydır Ramazan ayı. Yüce Allah sadece onu anmakla kalmaz, ilgili ayetlerde onu aynı zamanda planlar. - [Dinler, Oruç ve Ramazan](https://www.insaniyet.net/dinler-oruc-ve-ramazan/) - Ramazan, zayıflatır... Gerçek zayıflama bu dünyayı dört elle kelepçeleyen şeylerden zayıflama olmalı... Varsın Sekülerizm için oruç, “sağlık ve zindelik” (midevi, kollestrol düşürücü, glikoz ayarlayıcı, dikkat kesifliği, depresyon önleyici, kilo kaybı vs.) ile sağlık bozucu (elektrolik ayarsızlığı, yeniden beslenme sendromu vs.) arasındaki bir gerilim olarak anlaşılsın aldırma... Ramazan, adanmış vaktin kıymetine günün önemine gecenin - [Ramazan Tedâileri Hoş Geldi, Safalar Getirdi](https://www.insaniyet.net/ramazan-tedaileri-hos-geldi-safalar-getirdi/) - Hicrî 1446 Yılının Ramazan ayının arefesinde Ramazan Tedâileri Mehmet Nezir Gül’ün kaleminden TDV Yayınları arasında okura Merhaba dedi. Merhum söz yazarı, besteci ve mevlithan Mehmet Yetkin, Ramazan ayını Merhaba Ey Şehr-i Ramazan şiirinde şu dizelerle diyerek karşılamıştı: Merhaba ey şehr-i gufran merhaba Merhaba ey şehr-i rahmet merhaba Merhaba ey şehr-i Kur’an Ramazan On bir aylık - [Yalancı Şahit: Namaz](https://www.insaniyet.net/yalanci-sahit-namaz/) - Mahalle mektebinde yahut sıbyan mektebinde İslam’ın beş şartı hangi sırayla öğretilirdi? Bir ihtimal: “Savm, salât, hac, zekât, kelime-i şahadet”. Okullarda bana öğretilen: “Namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek, kelime-i şehadet getirmek”. Modern zamanlarda kelime-i şehadetin başa alınması daha mantıklı görünüyor. Önce iman, sonra ibadet! Fakat iman, ön şart ve hareket noktası olarak görülüyor - [Yitiksöz 27 (Şubat / Mart 2025) Üzerine](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-27-subat-mart-2025-uzerine/) - Sanat, Edebiyat ve Düşünce Dergisi Yitiksöz bu sayısında Merhum Nuri Pakdil Usta’nın “Haydi âdemoğlu kendinle tanış / Uzak dediğin yer en çok bir karış” dizelerini kapağa taşıyor. Kapak, zirvede karlar altında kalmış bir ağaç fotoğrafını içeriyor. Bu sene kış mevsimi ülkemizin bir bölümünde kendini gösterirken diğer bölümünde maalesef kendini pek hissettirmedi. Yirmi yedinci sayısı - [Şairin Gör Dediği-10](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-10/) - Deprem: Ceza günah cinsinden geldi. Benderli Hasan Cesârî (ö. 1829), Dîvân’ında yer alan 185. gazelinde depremden ilham almış. Biz de onun dikkatimizi çeken şu iki beyitten ilhamla birkaç hususu arz edelim istedik. Kıl hazer olma dilâ müstagrak-ı cürm [ü] günâh Hışm-ı Hak dünyâ vü mâ-fíhâyı dir dir titredür Kulların gâh tenbîh ile hoş irşâd ider - [Hayatını “Tüy Gibi” Yaşayanlar](https://www.insaniyet.net/hayatini-tuy-gibi-yasayanlar/) - 396 kapasiteli huzurevinde iki yıl yöneticilik yaptım. Çok farklı yaşlı profilleri vardı. Yaşlılık hayatın finali. İhtiyarlık yarışın son düzlüğü. Hayatın son çeyreği, hasat mevsimi. İki yıl görev yaptığım huzurevinde yaşlılardan çok şey öğrendim. Bütün perdeler indiği için yaşlılar “haza insan” olarak tecelli ediyorlar. Bu sebeple muhatap olduğunuz yaşlılardan istifade etmeyi ihmal etmeyin. Hikâyedeki amcamız hayatını - [Kayıp Kurşun](https://www.insaniyet.net/kayip-kursun/) - bir kurşun dolaşıyor içimde kalbimi arayarak oysa ben kaybettim gözlerimi de limandan birer birer ayrılan gemilere bakarak çenemi çoktan bağlamıştı bir meczup cesedim kalbinde çürürken bir haziran gecesi sabahı kucaklarken yitmiş ruhumu arıyordu melekler kabirlere indirilirken kefensiz bedenler artık kapıları açamam -kilitleri olmadığından değil- istasyonlara gidemem -ayaklarım bağlı olduğundan değil- oysa güvercinleri besler hâlâ birileri - [Muhammed Ali: İslam'ın Sesi ve Efsanevi Şampiyon](https://www.insaniyet.net/muhammed-ali-islamin-sesi-ve-efsanevi-sampiyon/) - Muhammed Ali, yalnızca boks ringlerinin değil, insanlık tarihinin de en ilham verici figürlerinden biri olarak tanınır. 17 Ocak 1942’de Kentucky’nin Louisville şehrinde Cassius Marcellus Clay adıyla dünyaya gelen Ali, çocukluk yıllarından itibaren azmi ve kararlılığıyla çevresindekilerin dikkatini çekti. Henüz 12 yaşındayken çalınan bisikletini geri almak için boks öğrenmeye karar vermesi, onu bir efsaneye dönüştürecek yolculuğun - [Bir Türkü Söyleme Hikȃyesi](https://www.insaniyet.net/bir-turku-soyleme-hikȃyesi/) - Birkaç yıl oldu. Çok sayıda öğretmen arkadaşımızın katıldığı bir eğitim programına gitmiştim. Program bizim sorumluluğumuzda Erzurum Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü'nde gerçekleştiriliyor. Palandöken Halk Eğitimi Merkezi (HEM) Müdürü Erdal Bey, Erzurum'da olduğumuzun haberini almış. Bizi kurumlarının düzenledikleri, müzik öğretmenleri ve usta öğreticilerin koro türküler söyleyecekleri bir programa davet ettiler. Davete icabet gerekir dedik ve birkaç öğretmen arkadaşımızla - [Sensizlik Biraz Umursamazlıktır Leyla](https://www.insaniyet.net/sensizlik-biraz-umursamazliktir-leyla/) - Umursamadın yağmurları. Kumlaştırırken zaman toprağı, yağmurun her bir damlası bir derde devaymış Leyla. İlkin boşalır bir bardağa boşalır gibi. Kuşatır caddeleri ve ıslanır kaşlarımız, rutubetlenir kirpiklerimiz. Çiğ derler buna, bazen kırağı. Bundan esinlenerek beste dizer müzisyen. Hissederek kelime arar şair. Yaşayarak titremeye başlar mürit şeyhinin dizinin dibinde. Alırlar ürkekçe sessiz düşündüğümüz kelimelerimizi. Esir eder - [Vesvese Nedir ve Nasıl Anlaşılır?](https://www.insaniyet.net/vesvese-nedir-ve-nasil-anlasilir/) - Hocam içimizde bir takım kötü duygular oluşuyor, irademizi etkiliyor ve bizi yönlendirebiliyor. Bu durum kötü sonuçlara yol açıyor veya psikolojimizi bozabiliyor. Vesvese nedir ve nasıl anlaşılır? Vesvese Arapça bir kelime olup “gizli ve fısıltı hâlinde söylenen söz” diye tarif edilir. Buradan yola çıkarak insanın içine doğan ve olumsuzluk çağrıştıran duygulara, telkinlere ve güdülere vesvese denildiği - [Ozu’nun Şerbeti](https://www.insaniyet.net/ozunun-serbeti/) - “Hiç kimse mezardaki anne babasına hizmet edemez.” (Yosujiru Ozu) Japonlar 20. asır boyunca Türkiye’de örnek gösterilen bir toplum oldu. Gerekçesi ise; bizden çok önce modernleşme hareketi için gereken reformlarını başlatmaları ve bunda başarılı olmalarıydı. Cemil Meriç bir söyleşisinde “Ama Japonlar bizden çok daha başarılı oldular. Buna ne diyeceksiniz?” diye soran kişiye kaşlarını çatarak “Ne münasebet - [Gönüldesin Ey Muhammed](https://www.insaniyet.net/gonuldesin-ey-muhammed/) - Aşka bedel yüzün görmek Kalbe şifa seni sevmek Sözlerinle Hak’ka ermek Cennet için bize gerek Rabden bize emanetsin Kitabında Rasul sensin Yolumuzda rehber sensin Kalbimizde iman sensin Aşkın bize yol ışığı Sevgin bize kalp nakışı Şeytanlarla hak savaşı Senle olur iman başı Yürü dedi Rabbin sana Rahmet oldun bütün arza İlk ışığın nur Hira'da Yankılandı - [Merhamet Yazıları](https://www.insaniyet.net/merhamet-yazilari/) - İnsanların toplum içinde ayrıldığı nice gruplardan biridir; soğuk, duygusuz, kuralcı ve çoğu zaman da acımasız olan tipler. Kendilerince kaideleri vardır hayatlarının ve bu kaidelerin çizdiği hudutların dışına çıkmak gereksizdir, saçmadır, boşa harcanan vakittir. Bu tipler için hayat denilen makine asla gevşek bırakılmaması gereken muazzam zincirlerden oluşmuştur, tüm gayeleri de bu zincirlerin sıkılığını korumaktır. Gerekirse nice - [İnanca Kurulan Tuzaklar](https://www.insaniyet.net/inanca-kurulan-tuzaklar/) - Günümüzde, inanca kurulan tuzakların; özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin dinî değerleri benimsemesinde, dünya görüşlerinin oluşmasında, önceliklerinin belirlenmesinde ve algılarının şekillenmesinde etkili olduğunu biliyoruz. İletişimin bu kadar yoğun ve hızlı olduğu bir dönemde, çocuklarımızın ve gençlerimizin imanlarının sağlam ve doğru temeller üzerine inşa edilmesi her zamankinden daha da önemli hale geldi. Mevcut imkânları olumlu kullanarak; çocuklarımızı hiçliğe - [Kaçtan Kaç a ma mak](https://www.insaniyet.net/kactan-kac-a-ma-mak/) - HER ŞEY ÖLÇÜYLE Her günü kaç kelimeyle idare ediyorsun? Kaç harfe nefesin yetiyor? Kaç hecelik ölçü kullanıyorsun? Kelime manası, Harf sayısı, Hece ölçüsü, Ömür törpüsü… Kaç, nerede, ne kadar? Saatler, Günler, Aylar, Yıllar… Bunlar burada. Ya orada? Bir gün kadar, Ya da bazısı. Kaç, nereye kadar? Yolun sonu, Vakit doldu, Olan oldu, - [Dijital Mecralar ve Hakikatin Bıkkın Bitkinliğe Yenik Düşmesi](https://www.insaniyet.net/dijital-mecralar-ve-hakikatin-bikkin-bitkinlige-yenik-dusmesi/) - Merhaba değerli okuyucu eğer ilk yazımı okuduysan artık beni tanıyorsun. Bugün sana çok daha temel bir soru sormakla başlayacağım yazıma. Hiç yangın hortumundan su içmeye çalıştın mı? Evet, farkındayım tazyikli bir suyla bir yangın hortumundan su içmeye çalışmak insanın kendine verebileceği en büyük zararlardan biri olur muhtemelen... Peki, sana bunu şu an her gün yapıyorsun - [Yazmak](https://www.insaniyet.net/yazmak/) - Yazacaktı. Hayata verdiği cevap, kalsın istedi. Şan, şöhret; para, pul değildi amacı. Alkış hiç değildi. İki kapılı handan geçerken “Âlemin özü olarak yaratılan”ıncevabına mademki onu yaratan önem veriyordu, o hâlde yazmalıydı. Demek ki varlığı değerliydi, biricikti. Bunca yazılmış kitaplar, çizilmiş tablolar, çekilmiş filmler, seslendirilmiş besteler; sahiplerinin hayat yolundaki cevapları, bu yoldan öylesine geçip giden bir - [Dağ Nergisi](https://www.insaniyet.net/dag-nergisi/) - “kimsenin yok, yağmurun bile, böyle küçük elleri” E. E. Cummings Mazi, terzilerini gönderir bize zaman zaman. Ölçüsünü alır acılarımızın, diker söküklerini yürümekten aşınan topuklarımızın. İmkânsızlar çarşısının mümkün ustaları isyan pazarlayıcılara yenik düşmez hiçbir zaman. Zorunlu ödevi, kendi emanetini yüklenmek olmasaydı, insanın omuzlarından çok gamzesinden söz edecekti kutsal kitaplar. Haberin var mı, dağ bize küsmüş - [Benzer İsimli Bilginler -Halebîler-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-halebiler/) - Benzer isimli bilginler olarak, Halebî (Halepli) nisbeleri yanında ikisinin adı, birinin de baba adı İbrahim olan başta Mülteka adlı meşhur fıkıh kitabının yazarı İbrâhim b. Muhammed Halebî (ö. 956/1549) olmak üzere, İnsânü’l-Uyûn (Gözlerin Bebeği) adlı sîret kitabının yazarı (Nûreddîn) Ali b. (Burhâniddîn) İbrâhim Halebî (ö. 1044/1635) ve el-Lüm’a adlı kelam kitabının müellifi İbrâhim b. Mustafa - [Devir](https://www.insaniyet.net/devir/) - Geçti devri Siyah beyaz hayatların Güllerle her bahar gelen buhar Uçtu tahta radyoda çalan şarkılar Her vaktin başını haber veren Aydınlık yüzlü kadranın ömrü doldu Allah Allah diye sallanan Altın rengi sarkacı durdu Devri geçti Yavaşça inen kışların Karadutta cümbüşle Şakıyan kuşlar sustu Çeşmelerde molalar Uzun uzun öten düdük Kilitli artık pencereler vagonlarda Haşhaşlı çörek - [Bizim Şemseddin](https://www.insaniyet.net/bizim-semseddin/) - Çok beklenmişti. Henüz yokluğunda, varlığının hayali bile mutlu etmeye yetmişti. Doğumu anne-babası tarafından büyük sevinçle karşılandı, kutlamalar yapıldı, müjdeli haber dostlarla paylaşıldı. İsmi doğmadan önce belirlenmişti; Şemseddin. Dedesinin adıydı. Anne-baba sonradan bu ismin “dinin güneşi” anlamına geldiğini öğrendiklerinde ayrıca mutlu olmuşlardı. Dinî ve millî değerlerle yaşamak onlar için önemliydi ve gerekliydi. Her çocuğun doğumu anne - [Pakistan Zindâbâd-6- Pakistan’ın Konyası Multan](https://www.insaniyet.net/pakistan-zindabad-6-pakistanin-konyasi-multan/) - Pakistan’ın Pencap eyaletine bağlı bir şehir olan Multan şehri için “Pakistan’ın Konyası” tabirini özellikle kullandığımı belirteyim yazının başlığında. Özellikle bir yönüyle Konya şehrimize çok benziyor Multan. Her şeyden önce Mevlana’nın yoldaşı Şems-i Tebrizî’nin bir dönem bu şehirde yaşadığı rivayet ediliyor. Ayrıca şehirde bunun gibi birçok tasavvuf büyüğünün türbeleri mevcut. Bunlarla ilgili bilgi vermeden önce genel - [Göç, Sürgün ve Mücadele: Ahıska Türkleri Üzerine](https://www.insaniyet.net/doc-dr-minara-aliyeva-cinar-ile-ahiska-turkleri-uzerine-soylesi/) - Değerli Hocam, merhaba. Öncelikle bizi kırmayıp zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Siz, Ahıskalı bir akademisyensiniz. Sizi bir akademisyen olarak hem Türkoloji hem de Ahıska camialarından tanıyanlar vardır. Öncelikle “Ahıska meselesi” üzerine durmak istiyorum fakat bu konuya geçmeden önce kendinizden söz etmenizi istiyorum. Kendinizi tanıtır mısınız? Ülkü Hanım. Öncelikle benimle söyleşi gerçekleştirmeniz beni çok mutlu - [İçimizden Geçen Sesler](https://www.insaniyet.net/icimizden-gecen-sesler/) - Uzlette on altıncı yılım. Köşeme hatta köşelerime çekileli on altı yıl olmuş. Köşelerimi kendime çekemeyince, ben onlara çekildim. Dile kolay... Dile kolay olan ne. Geride kalan on altı yılda niceleri geldi geçti içimden sessiz sedasız. Kimileri bir düdük bile çalmadan geçip gittiler. Bazıları gürültülüydü. Hala uğultuları kulağımdan kesilmiş değil. Bir de neredeyse kırk-elli yılı hatta - [Sessizliğin Sesi - IV](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-iv/) - (anlatı) *** “Hatırlamak da bir ihanettir" demiş Ali Ayçil, 'Kovulmuşların Evi' adlı deneme kitabında. Düşündüm ki, bu ihanet kendimize mi yoksa hatırladığımız kişilere mi olur, bunu çıkaramadım. Hatırladıklarımız bazı şeylerde ölür, bazılarında yeniden diriliriz. Hatırladığımız iyi kişilerde ölür, kötü kişilerde diriliriz, demem daha doğru. Kim söylemiş, hatırlamıyorum: Üç çeşit ihanet vardır; biri kendine, biri sevdiğine, - [Öldürüyoruz!](https://www.insaniyet.net/olduruyoruz/) - Fatma Zehra Güneyin Biz, hepimiz, belki herkes birbirimizi yavaş yavaş öldürüyoruz! Anlamadan, düşünmeden, fark etmeden, hissetmeden öldürüyoruz... Söylediklerimizle, söylemediklerimizle… Yaptıklarımızla, yapmadıklarımızla … Zihnimizden geçirdiklerimizle, kalbimizle hissettiklerimizle… Ve hatta bakışımızla… Belki de en çok da bakışımızla birbirimizi yavaş yavaş öldürüyoruz… Bir güzel sözü çok görmekle, bir şefkatli bakışa muhtaç etmekle … Huzur verecek bir andan - [Yaşıyorsan Öleceksin ve Ölümlü Olsan Dahi Yaşayacaksın](https://www.insaniyet.net/yasiyorsan-oleceksin-ve-olumlu-olsan-dahi-yasayacaksin/) - Ömür dediğin... Bir nefesle bir hevesin buluştuğu tahta köprü gibi... /Yaşıyorsan öleceksin ve ölümlü olsan dahi yaşayacaksın/ Dünyaya bir nefesle bağlanacaksın ve dünyanın bir nefeslik olduğunu unutmayacaksın… Hevesleneceksin birçok şeye dünya da bir tane sen olduğunu göçüp giderken idrak edeceksin… Bakacaksın önünden savuşan yıllara… fakat dur diyemeyeceksin. bakacaksın, yaşayacaksın ve öleceksin… Bir mezar taşına özenle - [Merhaba](https://www.insaniyet.net/merhaba/) - Aşk makamında, hüseyni ağıtlardan bir umut açmalıyım. Dizlerinin bağı olmalıyım cenk meydanında, gül budağında Acıdan harmanlansın cennet, iki kişilik kuyu, Allah’tan. Bir gün daha sensizlik intiharıdır gecenin, rüyalara perde Kamburlaşır sözcükler, utanırım, hal bilmez hadsizlerden. Berzahta uyuyacak en güzel geceler, kalk hadi uyanayım, Öpeyim ellerinden, bayram harçlığı bin bir gecede şiirler Merhaba gemisinden sahile - [Öğrenme Yolculuğu](https://www.insaniyet.net/ogrenme-yolculugu/) - Öğrenmek kelimesinin kökü (ög / anlayış) Eski Türkçeye dayanır. Kubbealtı Lugati öğrenmeyi Eğitim yolu ile belli bir konu üzerinde bilgi kazanmak, taallüm etmek, tederrüs etmek şeklinde tanımlıyor. İnsanlık tarihinin ilk günlerinden itibaren insanoğlu nasıl hayat yolculuğuna çıkmışsa aynı şekilde öğrenme yolculuğuna da çıkmıştır. Hayat yolculuğu ile öğrenme yolculuğu birbirlerinden ayrı değil, birbirlerinin tamamlayan ve birlikte - [Benzer İsimli Bilginler -İsmail Hakkılar-](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-bilginler-ismail-hakkilar/) - İsmail Hakkı ismini taşıyan bilginler olarak İsmâil Hakkı Bursevî (ö. 1137/1725) ve aynı çağda yaşamış olan üç Osmanlı âliminin Manastırlı İsmâil Hakkı (1846-1912), Bereketzâde İsmâil Hakkı (1851-1918) ve İsmail Hakkı İzmirli’nin (1869-1946) isimlerine yer vereceğiz. Her ne kadar bu dört isme yer versek de benzer ismi taşıyan Milaslı Dr. İsmail Hakkı (1870-1938), İsmail Hakkı Eldem-Âlişan- - [Dışardan Stres Getirmek Yasak!](https://www.insaniyet.net/disardan-stres-getirmek-yasak/) - Aracım bozulmasaydı uzun zamandır toplu taşıma kullanmamıştım. Bulunduğum ilçe, merkezi yerlere genellikle iki vasıta ile ulaşılabilen bir konumda bulunuyordu. Sabahın erken saatlerinde, elimde bilgisayar çantası ve omzumda çantam ile durağa doğru yürümeye başladım. Bir zorunluluk durumu olmasa yürümeyi ihmal eder hâle geldiğimi fark ederek serin ama üşütmeyen havanın tadını çıkararak durağa geldim. Dolmuş çok kalabalık - [Bal ya da Reçel! (Yapay Zekâ Tartışmaları Üzerine)](https://www.insaniyet.net/bal-ya-da-recel-yapay-zeka-tartismalari-uzerine/) - Son zamanların en önde gelen tartışmalarından birisi: Yapay zekâ. İnsanoğlu tarihin belirli dilimlerinde teknoloji konusunda çok ileri gitti. Hz. Süleyman (a.s.) zamanında kendisine ilim verilen birinin Belkıs’ın tahtını göz açıp kapayıncaya kadar “ışınlama” yolu ile getirmesi ya da Mısır Piramitleri’nde radyasyonun kullanımı insanoğlunun teknoloji konusunda düz bir çizgiden ziyade dairesel bir yol yürüdüğünü gösteriyor. Teknolojik - [Nasipli Hac Günlerim](https://www.insaniyet.net/nasipli-hac-gunlerim/) - Biz, önce niyet eder sonra gayret ederiz. Sonra da irademizi niyetimiz doğrultusunda kullanır, dua ve tevekkül ederiz. Bütün bunlardan sonra sahip olduğumuz şeye de nasip deriz. Hac bir mümin için en güzel nasip olsa gerektir. Rabbimiz: “Oraya (hacca) gitmeye gücü yeten herkesin o evi (Kâbe’yi) haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır”1 buyuruyor. Farz olan hac - [Ermitaj Devlet Müzesindeki Türk Eserleri](https://www.insaniyet.net/ermitaj-devlet-muzesindeki-turk-eserleri/) - Müzeler tarihi eserlerin korunduğu ve sergilendiği mekânlar olarak kültür ve sanatın korunmasında önemli rol oynarlar. Buralarda sergilenen eserler buluntu, satın alma, bağış, yurt dışına kaçırma vb. yollarla elde edilmektedir. Bu durum farklı ülkelere ait çok sayıda eserin anayurtları dışında sergilenmelerine sebep olabilmektedir. Dünyada eser kaçakçılığından en çok mağdur olan ülkelerde biri de Türkiye’dir. Türkiye’den çeşitli - [Gül Yürekli Annem ve Güllerimiz](https://www.insaniyet.net/gul-yurekli-annem-ve-gullerimiz/) - Gül çocukluğumuzun geçtiği Arımdere Mahallesi’ndeki bahçemizde gül ve nergis; saksıda da zambak ve küpe çiçeği yetiştiren gül yürekli annem, tam bir gül âşığıydı. Gül annem, küçük evimizin bahçesinde iskele kenarında kırmızı renkli, mis kokulu güller yetiştirirdi. Her işe besmeleyle başlayan gül annem, gülü her koklayışında Peygamber Efendimize salâvat getirirdi. Henüz 6 yaşındaydım. Bir gün “Anne, - [Vefatının 7. Yılında Öğretmen Ertuğrul Seyhan](https://www.insaniyet.net/vefatinin-7-yilinda-ogretmen-ertugrul-seyhan/) - Size bir kişiden ve bir kitabının basım macerasından bahsedeceğim: Ertuğrul Seyhan. “Bezme gel “diye bize, yâr emr u fermân eyledi İyân görünüp, bizi kendine hayran eyledi Bizi şarâb-ı aşkla mest u sekran eyledi Gönlümüze aşk koyup, dünyaya mihman eyledi Kitap bu rubâî ile başlıyor. Kitabın 360. son rubâîsi ise şöyle: Gönül mescidinde, minber u - [Varlık Meselesi](https://www.insaniyet.net/varlik-meselesi/) - Sonbahar rüzgârı yüzüne vurduğunda mutlu olabiliyorsan Ve başını göğe kaldırdığında berrak masmavi bir gökyüzü görebilmenin sevincini yaşayabiliyorsan Ve yaratılmış bütün bu güzellikler gönlünde şükretmene vesile olabiliyorsa Ne mutlu sana ve ne mutlu olma yolculuğuna… Dünya çok büyük olmakla birlikte bir o kadar da küçük bir yermiş aslında ve insanlık mirası farklı olmakla birlikte bir o - [Af Unutmaktan Farklıdır](https://www.insaniyet.net/af-unutmaktan-farklidir/) - şehirler kurulup yıkılıyor göğsümün tam ortasında artık bir çöl genişliyor içimin duldalarında bütün köşeler yasaklanmış bana elleri bağlı bir katil bekliyor tüm çıkmaz sokaklarda tırmandığım merdivenler çürümüş ellerimdekiler dökülmüş ceplerimdekiler kaybolmuş ne koymuşsam yüreğime bulamıyorum yerinde bu hurafeler çağında haramiler saklıyorum içimin menfezlerinde zincirler koparken suların bendi yıkılırken paslı demirler içinde çarpıyor kalbim intihar artığı - [Demirin Tavı Geçmeden](https://www.insaniyet.net/demirin-tavi-gecmeden/) - (28 Şubat sonrası günlerde kaleme alınan bu yazı, meslekî eğitim bakımından hâlâ önemini koruyor. Hele zorunlu eğitimin 12 yıla çıkması ile daha bir önemli ve âcil olarak önlem alınması gereken bir konu hâline geldi. Bütün genç nüfusun üniversite kapısında bekleşmesi, mezun olduktan sonra da iş bulmak umuduyla yıllarını harcaması, önümüzde duran ve çözümü gereken bir - [Mirâc Kandilinde Vefat Eden Şâir Şeyh Gâlib](https://www.insaniyet.net/mirac-kandilinde-vefat-eden-sair-seyh-galib/) - İlhamımı Mesnevi’den aldım Çaldımsa da mirî malı çaldım Doğumu: İstanbul, 1757, vefatı: İstanbul, 27 Receb 1213/Mirac Gecesi /04 Ocak 1799 Divan Edebiyatı/Türk Tasavvuf edebiyatının en mühim şahsiyetlerinden biri olan Şeyh Galib, Mevlevi kültürüyle iç içe olan bir ailede 1757 yılında doğmuş, Konya ve İstanbul’da tamamlanan tasavvufî terbiyeden sonra Sultan III. Selim Han devrinde Galata Mevlevihane’sine - [Bursa’nın Diriliş Durakları ve Yasin Doğru](https://www.insaniyet.net/bursanin-dirilis-duraklari-ve-yasin-dogru/) - I 5. DURAK: SUR KİTABEVİ Bursa Yeşil Camii’den Setbaşı Köprüsü’ne yürürken Türk İslam Eserleri Müzesi’nin güneybatısındaki şu an yenilenmiş binanın girişindeki bir dükkânda Şair-Yazar Mücahit Koca’nın ve 40 arkadaşı ile kurduğu Sur Kitabevi (1978-1987) Bursa “Diriliş Kuşağı”nın ilk durağı olmuştur. Bursa UludağÜniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde bizlere de hocalık ve ağabeylik yapan Merhum Şair-Yazar Mütercim Üstâd Mahmut - [5. Bölüm: Sabah Secdesi](https://www.insaniyet.net/5-bolum-sabah-secdesi/) - Adam karanlıkta yürüyor ve kar yağıyordu. Cadde ortasına sıralanmış direklerin tepesinden süzülen ışık yolun her iki yanını öylesine aydınlatmakta, belli belirsiz gölgeler ara ara sokak köşelerinden caddeye doğru girip çıkmaktaydı. Zaman sanki durmuş, cadde boydan boya susmuş, sokaklar yalnız kalmıştı. Gölgelerden arda kalan tek tük ayak izlerini de sessizce yağan kar örtmekteydi. Karanlık, gecenin üzerine - [Nevafil](https://www.insaniyet.net/nevafil/) - Huysuz ve geçimsiz bir şairden öğrendim, huysuz ve geçimsiz bir hayatı. Aynı saatte kalkan uçağı, treni, otobüs ve dolmuşu da. Yine de en erken kaplumbağa vardı muradına. Boşuna mıdır çırpınışı, savruluşu huysuzluğun? Alelade kâğıt bir mendil midir geçimsizlik, bilmiyorum. İyi insanlar diyor, iyi insanlar; yara bere içinde düşleri. Daha kazanmak nedir, bilmiyor büyümüşleri. - [Fatih Sultan Mehmet Han](https://www.insaniyet.net/fatih-sultan-mehmet-han/) - Peygamberin (sav) müjdesine, Kur’an’ın yeryüzüne salih mirasçı olma şerefine nail bir sultan olan Fatih II. Mehmet Han, Venedikli ressam Bellini’ye portresini yaptırmıştı. Dahası bu portrede Fatih Sultan Mehmet, Venedik’te dönemin düklerinin taç giydiği, hükümranlıklarını ilan ettiği ve Hz. Zekeriya aleyhisselama adanmış San Zachariah Kilisesi’nin penceresinden bakarken poz vermişti. Fatih, bu portresinin özellikle çok altına “Victor - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları Ocak Ayı Konuğu Yazar Dursun Çiçek “Benim Dağlarımdan, Hikmet Dağına: Dağ, İnsan ve Sanat” Konulu Sunum Gerçekleştirdi](https://www.insaniyet.net/baskent-insaniyet-bulusmalari-ocak-ayi-konugu-yazar-dursun-cicek-benim-daglarimdan-hikmet-dagina-dag-insan-ve-sanat-konulu-sunum-gerceklestirdi/) - İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği tarafından gerçekleştirilen “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”nın ocak ayı konuğu; Eğitimci, Yayıncı ve Fotoğrafçı Dursun Çiçek “Benim Dağlarımdan, Hikmet Dağına: Dağ, İnsan ve Sanat” konulu sunumuyla Başkentlilere hitap etti. Altındağ, Kabakçı Konağında gerçekleşen programın moderatörlüğünü Dr. Necdet Subaşı yaptı. Sunuculuğunu İnsaniyet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Karadayı’nın üstlendiği program, Ankara Dini - [Narin Güran İçin İki Şiir](https://www.insaniyet.net/narin-guran-icin-iki-siir/) - Vikipedi özgür ansiklopedide “Narin Güran cinayeti” maddesinin özet ve giriş niteliği taşıyan ilk bölümü şöyle: “Narin Güran cinayeti, Diyarbakır ilinin Bağlar ilçesinin kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde yaşayan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ailesi tarafından 21 Ağustos 2024'te kaybolduğu ilanı verildiği, 8 Eylül 2024'te cesedinin bulunduğu olay. Cesedi köyün yakınındaki Eğertutmaz Deresi'nde bir çuval içinde bulunmuştur. 19 Eylül 2024'te açıklanan Adli Tıp Kurumunun raporuna göre Narin Güran'ın "ağız - [Fas: Endülüs’e Açılan Kapı II](https://www.insaniyet.net/fas-enduluse-acilan-kapi-ii/) - Önceki yazımızda bu ülkeye neden Fas denildiğini açıklayarak ülkeyle ilgili genel bilgiler vermiştik. Bugünkü makalede ise Fas’taki yollar, yol levhaları, eğitim, ekonomi ve Fas’taki Türkler hakkında özlü bilgiler vermeye çalışacağız. Yollar-Levhalar Ülkenin bilhassa kuzeyindeki kentlerin yolları ve şehirlerarası yollar oldukça geniş, güzel ve temizdi. Yol kenarlarında yeşillik ve ağaçlıktan oluşan son derece güzel manzaralar görülmektedir. - [Sabaha Çeyrek Kala](https://www.insaniyet.net/sabaha-ceyrek-kala/) - Kime gider, kimde konaklarsın ey gönül? Akşamın hayrı, sabahın şerri misin? Dünya bu kadardı, bilmiyor muydun? Akla karanın ipek bir tel üzerinde oynaşmalarından payına düşen yanardöner reveransları, fukaralığının sermayesi kabul edip mahmuzladığın sanılarınla iğretilediğin uzletine ne taşıyabildin bugüne değin? Bir “ah” kadar bile değildi dünyayla kurduğun ilişki. Derinlik korkusundan taşırdığın köpürtüde boğulmak ne acı değil - [Kedi mi Balık Balık mı Kedi](https://www.insaniyet.net/kedi-mi-balik-balik-mi-kedi/) - -Fırat’a… Selçuk’a… Beyaz Kedi’ye…- Telaş ile çıkılmış bir yolculuk olmuşuz Yollara Selçuk’la ben yanımızda o kedi Nerede izlenecek bilmem o hangi maça Bir dostu çağırıp da sohbete çoğalmaya Evlerin her yanını umut ile vurmuşuz “Mümin” diye ses olmuşuz kapıya Büyük ısrarımıza bakan olmamış ama Bizimle gelmiş kedi pek munis uslu candan Beyaz pamuk yumağı kısa - [Kelimelerin Gücüne İnanan Var Mı?](https://www.insaniyet.net/kelimelerin-gucune-inanan-var-mi/) - Çocuk kitabı ile çocuklar için yazılmış kitap ve yetişkinlerin okuması gereken çocuksu kitaplar gibi tabirleri duymuşsunuzdur. Böyle bir ayrımdan yıllar önce üniversitede, Çocuk Edebiyatı dersinde hocamızın bahsettiğini hayal meyal hatırlıyorum. Bugün Merve Yurtsever’in Kelimelerin Gücü Adına kitabını okuduğumda bu sınıflandırma ile ilgili kafamda soru işaretleri belirdi. Elbette kitaba/kitaplara bir sınır çizme zorunluluğum yoktu ve bunu - [Gecenin İlk Hecesi](https://www.insaniyet.net/gecenin-ilk-hecesi/) - “Allah’ım biraz konuşabilir miyim bağışla” diye başlıyordu Ahmet Murat’ın Muhayyer Münacat şiiri. Sonra, bazılarının meczup bazılarının münzevi dediği birine rastladım o mabette. Dua ediyordu, kulak kesildim: “Biraz konuşabilir miyiz Allah’ım? Ama baş başa, sen ve ben. Vaktin var mı demek ne büyük gaflet: Vakit zaten senin Allah’ım” diye yakarıyordu. Sustum, utandım konuşmaktan. Sakladım kelimelerimi usulca… - [Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu ile Söyleşi](https://www.insaniyet.net/prof-dr-aydin-tufekcioglu-ile-soylesi/) - Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ben Trabzon’un merkeze bağlı köylerinden Yeşilova Köyü’nde doğdum. 1991 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Aynı yıl burada araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım. Yüksek lisansımı da burada yaptım. 1994 yılında Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi’ne geçtim ve doktora yapmak üzere YÖK tarafından Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderildim. 2001 yılında - [Recep, Şaban ve Ramazan’a Hoş Geldin Derken](https://www.insaniyet.net/recep-saban-ve-ramazana-hos-geldin-derken/) - Allah’a sonsuz hamd ü senalar olsun. O ki, Bizi yarattı Ruhundan üfledi Can verdi Bize Kur’an’ı öğretti Beyanı öğretti Bizi Zat-ı kibriyasıyla tanıştırdı Rahmet etti, merhameti öğretti Yeryüzünü bize döşek yaptı Gökleri bina etti üzerimize Âlemin rahminde bizi korunaklı kıldı Muhammed Mustafası ve diğer peygamberleriyle bizi şereflendirdi Hayatı bahşetti rızıklandırdı bizi Ölümü, ebedi mutluluğumuza bir - [Mehmet Akif Ersoy ve “Berlin Hatıraları”](https://www.insaniyet.net/mehmet-akif-ersoy-ve-berlin-hatiralari/) - Almanya Seyahati Ahmed Haşim’in seyahat notlarına yer verdiğimiz yazımızda Mehmed Akif’in Berlin izlenimlerine de yer vereceğimizi söylemiştik. Farklı seyahatlerde bulunan Akif, Hicaz ve Mısır izlenimlerini Necid Çöllerinden Medine’ye ve el-Uksur’da adlı iki şiirde anlatmış, Almanya izlenimlerini ise Berlin Hatıraları şiirinde kaleme dökmüştür. Akif, Almanların itilaf devletlerinden esir aldığı Müslüman esirlerin durumlarını görmek ve onlara bir - [Yitiksöz 26 (Aralık 2024 / Ocak 2025) Üzerine](https://www.insaniyet.net/yitiksoz-26-aralik-2024-ocak-2025-uzerine/) - Sanat, Edebiyat ve Düşünce Dergisi Yitiksöz Ömer Erinç’in “anılara defterlere sığar mı / aşk / belki mümin bir kalbe” bendini kapağa taşıyor bu sayısında. Yirmi altıncı sayısında kış mevsiminin ülkemizde iyice hissedildiği günlerde okuruyla buluştu. Cenap Şahabettin’in “Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş, / Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi karlar / Geçen eyyâm-ı nevbaharı - [Ebu Hanife'den Kişisel Gelişim Dersleri](https://www.insaniyet.net/ebu-hanifeden-kisisel-gelisim-dersleri/) - Kim senin hakkında çirkin (kötü) konuşursa, sen onun hakkında güzel (iyi) konuş. Kimin bir ölüsü varsa onun hakkını yerine getir. Birinin iyi bir durumu olursa onu tebrik et. Kimin başına bir musibet gelirse onu ziyaret et. Başına bir sıkıntı gelenle sen de aynı acıyı paylaş. Biri senden bir işini yapman konusunda ricada bulunsa onun - [Dinlerde Akıp Giden, Yok Edici Veya İnşa Edici Zaman Algıları](https://www.insaniyet.net/dinlerde-akip-giden-yok-edici-veya-insa-edici-zaman-algilari/) - SAHTELİĞİN TEKRARI OLARAK ZAMAN: Her gayr-i müslim kendi zamanını sahte ve bir o kadar batıl dünya formuyla yaşar. Hayat, tüm ihtişamıyla Müslümana sunulmuş bir nimettir. Yine İslam haricindeki geleneklere göre “şimdiki zaman” denen anlar dâhil tüm tarih, “muhteşem gelecekten” doğar. Bir başka ifadeyle diğer tüm kültürel sistemler tarih boyunca öğrettiler ki şimdiki zaman bir şekilde, - [Estetik Savaş](https://www.insaniyet.net/estetik-savas/) - Topladım güzel şeyleri bu kış Ölmeye az kalmış Hep bekleniyor bir nisan Kolayca gidemiyor insan Gece sinema çıkışı yağmurlu sonbaharda Neredeyse neşeyle felsefe şiir ve nergis koklarken Karlı yolda tren yolculuğu yapar gibi Dingin ve geniş bakışlarla izlerken evreni Köprülerden dağlardan geçişimizi Kuş bakışı bilirken Ağaçların altında berrak su sesi Odun ateşiyle müzikli kahve Renkli - [Pekmez Helvası](https://www.insaniyet.net/pekmez-helvasi/) - Hasan, kapıdan içeri girer girmez tüm evi saran pekmez helvasının kokusunu aldı. “Keşke hiç helva pişirmesen ana!” diye sessiz bir çığlık savurdu yüreğinin derinliklerine. Bu kokuya dayanamıyordu ama ne anasına ne de babasına diyebiliyordu. Şerif Ahmet, oğlu Hasan’ı sırtından indirip divanın (1) üzerine güzelce oturttu. Oğlunun okul çantasını, divanla pencerenin arasına sıkıştırılmış masanın üzerine bıraktı. - [İnsaniyet.net Yazarları TYB 2024 Ödüllerine Layık Görüldü](https://www.insaniyet.net/insaniyet-net-yazarlari-tyb-2024-odullerine-layik-goruldu/) - Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından her yıl geleneksel olarak verilen “Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülleri”nin 2024 kazananları açıklandı. İnsaniyet.net ailesi için gurur verici bir gelişme olarak sitemizin iki değerli yazarı da bu prestijli ödüllere layık görüldü. Basın Röportaj-Nehir Söyleşi kategorisinde ödül kazanan Dr. Müjdat Uluçam, Göçüp Giderken adlı eseriyle dikkatleri üzerine çekti. Duruş - [Şairin Gör Dediği-9](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-9/) - Sultan buluttur düşman ocağını söndürür; gökyüzüdür hasetçinin evini ateşe verir. Söyündürür ocagını felek ebr ile a‘dânun Hasûdun mülkine urur şafakdan âsümân âteş Revânî, Kaside, 11/16. Felek bulutla düşmanın ocağını söndürür; gökyüzü şafak vaktinde hasetçinin mülkünü ateşe verir. Sultan Bâyezid-i Velî (II. Bâyezid) hakkında yazılan bu beyitte, sultan bir bulut olarak karşımıza çıkmaktadır. Bulut hem azamet - [İslam Antropolojisine Giriş](https://www.insaniyet.net/islama-antropolojisine-giris/) - Tek bir birey olarak fizyolojik açıdan dik durduğumuzda ortaya çıkan anatomik yapımız aynı zamanda önceliklerimizin neler olduğunu açıklarken aynı zamanda da onlardaki ulvi gayelerinin ne olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu haliyle birey olarak insan doğa, tarih ve fıtratıyla uyumlu bir birliktelik yaşayarak baş başa kaldığında Rabbini mutlaka bulur. Zira birey monoteizme, toplum ise politeizme meyildir. Doğa, - [Kant ve Besmele](https://www.insaniyet.net/kant-ve-besmele/) - “İki şey, üzerine sık sık eğilip ısrarla düşünülürse, insanın ruhsal yapısını hep yeni, hep artan bir hayranlık ve korkunç saygıyla dolduruyor: üzerimdeki yıldızlı gök ve içimdeki ahlâk yasası.” Immanuel Kant. Besmele-i Şerif بِسْمِ اللَّـهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ Kısaca, “besmele” olarak ifade edilen Bismillahirrahmanirrahim cümlesi, Neml sûresinde (30): - [Endülüs’ün Mirası Azulejolar](https://www.insaniyet.net/endulusun-mirasi-azulejolar/) - Azulejolar, İber Yarımadası’nda uzun bir geçmişi ve kültürel önemi olan dekoratif seramik karolardır (çinilerdir). Endülüs Emevi Devleti tarafından VIII. yüzyılda İber Yarımadası’na getirilen azulejolar o zamandan beri Portekiz ve İspanya’da dekoratif sanatların önemli bir parçası haline gelmiştir. Azulejo kelimesi Arapçada “küçük cilalı taş” manasına gelen ez-zellic (الزليج) kelimesinden gelmektedir. İspanyolcada bu kelime “duvarları, yerleri vb. - [Mehmet Âkif İnan](https://www.insaniyet.net/mehmet-akif-inan/) - Hoş sâdâ bırakmaya adanmış bir ömür… Dermanı derdinde bulan dava erlerinden… Dertli olmayı nimet sayan öncülerden… Derdi ferdi değil ulvi olan… Bir derdi olmalı eğitimcinin, kendisinden sonrasına bile ışık tutacak… Bir davası olmalı uğruna ömür adayacak… Sadece satır aralarına değil çizgi çizgi suretine dolacak… Siretinde kor bir alev gibi sürekli yanacak… Gönül ikliminde rahmetle ektiğiniz - [Sessizliğin Sesi - III](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-iii/) - (anlatı) *** “Gökyüzünün başka rengi de varmış Geç fark ettim taşın sert olduğunu” demiş şair Cahit Sıtkı. Ben bu yaşımda yeni fark ettim. Bugün gökyüzü gerçekten başka bir renk. Ne mavi ne beyaz ne gri, ne siyah! Apayrı bir şey. Böyle bir renk de mi var, diye düşünürken başka bir zaman, taşın sert olduğunu - [Erdem-Değer-Eylem Zinciri](https://www.insaniyet.net/erdem-deger-eylem-zinciri/) - Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğretim programlarında bilgi, beceri, eğilim ve değerlerin bütüncül bir perspektif üzerinden ele alındığını görüyoruz. Modelin omurgasını “erdem-değer-eylem çerçevesi” şeklinde kavramsallaştırılan eğitim ve öğretim sistemi oluşturur. Ben bu sistemi bir zincire benzeterek “erdem- değer- eylem zinciri” olarak nitelendiriyorum. Eğitim ve öğretimde hızla mekânsızlaşmaya doğru - [Haddimizi Bilmek](https://www.insaniyet.net/haddimizi-bilmek/) - Haddimizi bilmek derken, klasik sınırlardan falan bahsetmek istemiyorum; öncelikle bunu belirtmek isterim. “Had” (hudud — حدود) Arapça bir kelimedir ve “sınır” anlamına gelir. Sınırı bilmek hem fiziksel hem de manevi anlamda oldukça önemli bir meseledir. Bu konuyla ilgili birkaç kelâm edeceğim. Geçen gün bir sohbet dinlerken bir ağabeyimiz: “Çok güldüğümüzde ağladığımızı, çok ağladığımızda ise sinirimiz - [“Gassal” Üzerine](https://www.insaniyet.net/gassal-uzerine/) - ''Büyükler büyüdükçe oluyor olmakta olan…'' Senaryosu ile merak uyandıran ve birtakım tezatlıklara dikkat çekerek mesaj veren, görüntüleri ile yönetmenin ustalığını konuşturduğu ve her bir ayrıntısında oyuncuların özenle seçilmiş olduğu belli olan izlenilesi bir dizi; “Gassal”. Hayatın tam içinde olan zengin fakir, büyük küçük ayırmadan herkese uğrayan ölümün gerçekliği, ölüm ile insanın aslında en zararsız hâle - [Dost](https://www.insaniyet.net/dost/) - Çöktü yine gece gurbet üstüne Gidecek dost var mıdır söyle Gökte kayıp giden yıldızlar Gidecek dost var mıdır söyle Usul usul yağan beyaz karlar Gidecek dost var mıdır söyle Gurbetten gurbete düşen yollar Gidecek dost var mıdır söyle Yol vermeyen yalçın dağlar Gidecek dost var mıdır söyle Aradım durdum bu illerde Gidecek dost var mıdır - [Zemheriye Beş Kala](https://www.insaniyet.net/zemheriye-bes-kala/) - Zemheriden önceydi Dağın başına henüz karların düşmediği, Kırağının henüz taşın yarığında yer bulmadığı, Güzün sonuna kalan son meşe yaprağının ucunu çiğin mesken tutmadığı vakitler Ne soğuk ne sıcak, Ne yazdan kalan ter, Ne kışın nefesleri kesen soğuğu Aşina olduğun vakitler, aşina olduğumuz izlere dönüşüyor, Kesik bir şimşek gibi gitgellere uyanmış tabiat, Bizi göğsünde emziriyor Mevsimden - [Geçmişe Veda Ederken](https://www.insaniyet.net/gecmise-veda-ederken/) - Bu gün yirminci gün; ilk günden bu yana, sessizce ve düşünceli bir şekilde öylece duruyordu. Hâl hatır soranı kısa cevaplarla geçiştiriyordu. Bunda bir hâl var dediler ama kendi kendilerine neden diye sormadan edemediler. Bu kadar da olmazdı, onu konuşturmanın bir yolunu bulmalıydılar. Ne yaptılarsa olmadı, onu takip etmeye karar verdiler. Ne olur ne olmaz diye, - [Edebiyat Ya Hu…](https://www.insaniyet.net/edebiyat-ya-hu/) - Muhabbette söz kadar sükût da vardır. Edebiyat, muhabbettir. Söylediklerimiz kadar söyleyemediklerimiz de edebiyattır, muhabbettir. Önce selam sonra kelamın içindeki anlayış… Dilersek selam da kelam da iyiliğimize ve güzelliğe hizmet eder, edecektir. Edebiyat, insanı insana anlatma sanatıdır, biliyoruz. Kendimizi bilmek, bulmak ve olmak “ol” emrine mukabil söz ile olacak. Söz ki varlığın evidir, evimizdir. Değiştirir, dönüştürür. - [Endülüs’ten Postmodern Avrupa’ya Bitmeyen Dava: “Kan ve İman”](https://www.insaniyet.net/endulusten-postmodern-avrupaya-bitmeyen-dava-kan-ve-iman/) - Tarihî Arka Plan Miladi 7. asrın başlarında özgün ve özgür bir şekilde tarih sahnesine çıkan İslâmiyet ilk vahyin indiği tarihten (610) tam 100 yıl sonra (710) batıda Atlas Okyanusu’na kadar mesajını ulaştırmıştır. Bu güçlü mesajın önünde ne Doğu Roma (Bizans) ne de Sasani İmparatorlukları durabilmiştir. İslâm, batıya doğru maddeye meyletmiş, doğuya doğru ise maddeden kopmuş - [Dava ve Lider 6: Davasını Önceleyen Lider](https://www.insaniyet.net/dava-ve-lider-6-davasini-onceleyen-lider/) - أعوذ بالله، بسم الله... وَنَادٰى نُوحٌ رَبَّهُ فَقَالَ رَبِّ اِنَّ ابْنٖي مِنْ اَهْلٖي قَالَ يَا نُوحُ اِنَّهُ لَيْسَ مِنْ اَهْلِكَۚ اِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهٖ عِلْمٌؕ ࣗ Nûh, Rabbine şöyle seslendi: “Ey rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir...” Allah buyurdu ki: “Ey Nûh! O senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı davaya yakışmayan - [Sakarya](https://www.insaniyet.net/sakarya/) - Üzerinden fazla zaman geçmeden yazmak istedim. Sakarya’daydım, yeni geldim. Üniversitenin daveti üzerine İlahiyat Fakültesi’nde bir konuşma yaptım. Bu sefer herhangi bir öğrenci kulübü marifetiyle değil doğrudan dekanlığın misafiri olarak ordaydım. Sakarya nereden bakarsak bakalım benim evim sayılır. Orda çok değerli arkadaşlarım, öğrencilerim var. Fuat Aydın, ta Erzurum’a kadar uzanan ve benim rahatlıkla kadim arkadaşlarımdan biridir - [Hiç Birimizin Kaçacak Yeri Yok, Mecbur Gireceğiz Yeni Yıla](https://www.insaniyet.net/hic-birimizin-kacacak-yeri-yok-mecbur-girecegiz-yeni-yila/) - Sanki arkamdan Şahin Kendirici ve orkestrası çıkıp geliverecekmiş gibi bir gün… Gassal gelecek de haydi yıkanmaya deyiverecek… Hayatın bodrum katına oturmuşum da gelen geçenin ayaklarını seyrediyormuşum gibi bir gün… 2025 yılı… Seneyi; taşmaması için elimde tahta kaşıkla süt kaynatırken karşıladım. İnsan en çok süt tenceresi önünde hayatı sorguluyor, en derin felsefik analizler "ocak" (aylardan ocak, mutfak - [Benzer İsimli Kitaplar-Habâya’z-Zevâyâ (Zâviyelerin Gizlilikleri)](https://www.insaniyet.net/benzer-isimli-kitaplar-habayaz-zevaya-zaviyelerin-gizlilikleri/) - Müslüman bilginler, yazdıkları eserlere isim verirken genelde manzum ve seçili isimler seçtikleri gibi aynı zamanda ilginç manalar içeren başlıklar kullandıkları görülür. Binaenaleyh, literatürde “hediye” anlamında “tuhfe”, “nurlar” anlamında “envâr”, hatırlatma anlamında “tezkire” gibi kitapları süsleyen ve onlara bir cazibe kazandıran kelimelerle başlayan şiirsel kitap adlarına bolca rastlamak mümkündür. Daha önceki yazılarda benzer isimli bazı âlimlerin - [Türkiye Yazarlar Birliği, 2024 Yılının “Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” Ödüllerini Kazanan İsimleri Duyurdu](https://www.insaniyet.net/turkiye-yazarlar-birligi-2024-yilinin-yazar-fikir-adami-ve-sanatcilari-odullerini-kazanan-isimleri-duyurdu/) - Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kâzım Arıcan,1 Ocak 2025 günü TYB Genel Merkezi D. Mehmet Doğan Divanı’nda TYB Genel Başkan Yardımcıları Doç. Dr. Muhammed Enes Kala ve Dr. Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin’le birlikte düzenlediği basın toplantısında ödül alacak kişi, kurum ve kuruluşları duyurdu. 2024 yılının “Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” Ödüllerini Kazanan - [Halep](https://www.insaniyet.net/halep/) - Yüzüne bakmaya kıyamadığım, teline duvağına sahip çıkamadığım şehrim. Senin için nasibimize sadece ağlamak mı düşecekti. İlmim ağlıyor. Hikmetim ağlıyor. Tarihim ağlıyor. Şiirim ağlıyor. Senin yıkılan her uzvuna karşılık benim alfabemden bir harf düşüyor. Kelimesiz ve cümlesiz kaldım. Çırpınıyorum. Vakte rehin düşen bir ruhla çırpınıyorum. Kadersiz kimliğim. Kanayan bilincim. Ağrıyan harfim. Kötürüm duygum benim. Bu kader - [2025 Yılı Dini Günler](https://www.insaniyet.net/2025-yili-dini-gunler/) - [Yazar ve Şair Mehmet Aycı ile Söyleşi-Aralık 2024](https://www.insaniyet.net/yazar-ve-sair-mehmet-ayci-ile-soylesi-aralik-2024/) - “Eş” Güçlendirilmiş Öznedir. Söyleşen: Gamze 3.Karakaya Edebiyat dünyasına ödüllü birçok eseri ile katkı sağlamış saygıdeğer yazar ve şair Mehmet Aycı ile İnsaniyet, Eğitim, Kültür ve Sanat Derneği olarak keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajda Aycı ile son kitabı “Eş ve Karşı-Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet” kitabı üzerine eş, dil ve dilin eşi kavramları çerçevesinde Türkçenin tüm ötekileştirmelerin ötesinde - [Dijitalleşme ve Dinin Raftaki Yeri](https://www.insaniyet.net/dijitallesme-ve-dinin-raftaki-yeri/) - Lokman Yıldırım, Dr. Merhaba ben Dadaliga. Ne kadar yaşadığımı hatırlamıyorum. O yüzden size net olarak yaşımı söyleyemem. Ha bu arada soracaksanız hemen söyleyeyim; burcumu, yükselenimi ve aile dizilimimi de bilmiyorum. Bunları bilmediğimi peşin peşin söyleyeyim. Çünkü bunları bilmem gerektiği baskısı altında yaşıyorum çoğu zaman. Kendime dair tek hatırladığım beni “dadaliga” diye seven annemin bunu söylerken - [Dökülüşün Şarkısı](https://www.insaniyet.net/dokulusun-sarkisi/) - Çatırdayıp duran öyle bir dünya ki Acımasızca başımızdan aşağı dökülüyor Başlayalı asırlar geçmişçesine Fezâyı dolduracak kadar gözyaşı dökülüyor Duymuyor musun ey insan, onca çocuğun feryadını Kaldırımlara oluk oluk kan dökülüyor İnsanlıktır yıkılan, haktır, adalettir Öyle bir yıkım ki gökler utancından yere dökülüyor Kemikleri sayılan çocuklar, boş tencereyle dönedursunlar Yüzsüz dünyanın doldurduğu tabaklar, bir bir çöpe - [İstiklâl Bir Aşktır Akif'te](https://www.insaniyet.net/istiklal-bir-asktir-akifte/) - Aşk Akif'in yüreğinde sır Sessiz bir çığlık kopar Yükselir ruhundan göklere "O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;" Göklerde süzülen bir kuğu Yakışmaz sana hüzün ey bayrağım Gözüm, gönlüm, bütün benliğimle "Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!" İstiklal benim karakterim Prangalar tutmaz yüreğim Esaret nedir hiçbir zaman bilmedim "Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım" Gelse - [Bereket](https://www.insaniyet.net/bereket-2/) - Sanayi Devrimi’nden sonra insanlığa sunulan yeni yol haritasında rakamların ve standart ölçülerin hâkimiyeti var. Seri üretimin ve uluslararası ticaretin yaygınlaştığı bir dönemde standardı oluşmuş ve kabul görmüş ölçülerin kullanımının bir zorunluluk olduğu kabul edilmeli. Bu durum birçok noktada tarafların işlerini de kolaylaştırıyor. Kimsenin diline, dinine, mizacına değerlerine, memleketine göre davranmak zorunda kalmıyorsunuz. Binlerce kilometre uzaklıktaki - [Dava ve Lider 9: Zafer İçin Bilgi ve Güç](https://www.insaniyet.net/dava-ve-lider-9-zafer-icin-bilgi-ve-guc/) - أعوذ بالله، بسم الله... وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكاًؕ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِؕ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِؕ وَاللّٰهُ يُؤْتٖي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُؕ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَلٖيمٌ “Peygamberleri onlara “Allah size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi” - [TV Programcısı/Spiker /Tiyatrocu Hülya Gezgin ile Tuhaf Bir Söyleşi](https://www.insaniyet.net/tv-programcisi-spiker-tiyatrocu-hulya-gezgin-ile-tuhaf-bir-soylesi/) - İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi mezunu. Tiyatroyla, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nde tanıştı. Yıldız Kenter ve Mehmet Birkiye’nin öğrencisi oldu. TRT baş spikerlerinden Altan Varol’dan sunuculuk ve spikerlik, Müjdat Gezen Kültür ve Sanat Merkezi’nde uygulamalı dramaturji ve fonetik dersleri aldı. Radyo ve televizyonlarda sunuculuk ve spikerlik, dublaj ve seslendirme, gazete ve dergilerde muhabirlik ve sayfa editörlüğü de yaptı. - [Mehmet Âkif’in Dünyası](https://www.insaniyet.net/mehmet-akifin-dunyasi/) - Şair, yazar, mütefekkir, eğitimci, dava adamı ve daha birçok sıfata sahip olabilir edebiyat dünyasında isim yapmış kişiler. Her sıfatın kendine has bir duruşu ve kişiye yüklediği bir sorumluluk alanı vardır. Kişi, sadece şiir yazıyorsa şairdir. Bunun yanında nesirle de iştigal ediyorsa şair ve yazardır. Bunların yanına eklenen dava adamı kimliği bir üst kimlik olarak kişinin - [Fas: Endülüs'e Açılan Kapı](https://www.insaniyet.net/fas-enduluse-acilan-kapi/) - 20-26 Ocak 2024 tarihleri arasında bir tur şirketiyle Fas gezisine katıldık. Bu yazımızda gezi sırasında edindiğimiz malumatı sizlere aktarmaya çalışacağız inşallah. Burada serdedeceğimiz bilgiler çoğunlukla kıymetli rehberimiz ve değerli tur liderimizin anlattıklarına, bizlere sunulan tur programına ve kendi gözlemlerimize dayanmaktadır. Fas’taki Gezi Güzergâhımız (https://www.google.com/maps/@34.142646,-5.8023568,7z?entry=ttu 01.02.2024) Burada tarih kaynaklarına nadir olarak müracaat ettik. Bir turda anlatılan - [Doğu’nun Payitahtı Kazan’ın Tarihi Camileri](https://www.insaniyet.net/dogunun-payitahti-kazanin-tarihi-camileri/) - Tarihi çok eski ve köklü bir geleneğe dayanan Kazan şehri İdil Nehri’nin etrafında gelişmiştir. Kazan, şehre adını veren nehrin Kazanka nehrinin İdil (Volga) nehriyle birleştiği yerde kurulmuştur. Bu bölge, III. yüzyıldan itibaren çeşitli Türk devletlerinin hâkimiyet sahası içine girmeye başlamıştır (Türkoğlu, 2022, 134). VII. yüzyıldan itibaren İdil-Ural bölgesinde varlığından söz ettirmeye başlayan Bulgar Türkleri İslamiyet’i - [Limon Ağacı](https://www.insaniyet.net/limon-agaci/) - Siz bir ağaçtan dayak yediniz mi hiç? Ben yedim. Öyle çocuk falan da değildim. Bir ağaçtan düşüp yaralanma hikâyesi de değil bu. Kızıl, kıpkızıl bir günde, çorak mı çorak bir arazinin tam ortasında tek başına duran bir limon ağacından yediğim dayağın hikâyesi… Hatırlıyorum bir ilkbahar ikindisiydi. İlk o zaman görmüştüm limon ağacını. Bir arkadaşıma gidecektim, - [Teknoloji ve Dil Öğretimi Arapça Öğrenmede Dijital ‎Dönüşüm Mümkün mü?](https://www.insaniyet.net/teknoloji-ve-dil-ogretimi-arapca-ogrenmede-dijital-donusum-mumkun-mu/) - Sevgili Dostlar! Yıllarım dil öğrenme ve öğretme ile geçti. Şairin dediği gibi “yaş 35 Dante gibi ortasındayız ömrün” dönemini aşalı neredeyse otuz sene oldu. Peki istediğim gibi Arapça öğrenebildim mi, öğretebildim mi bu ömür sürecinde? Soruya “kesinlikle evet, şeksiz şüphesiz en mükemmel şekilde öğrettim ve en iyi düzeyde öğrendim” diye cevap versem, gerçek olmadığını siz - [Hz. Nuh’un Davetindeki İrfan Neticeleri](https://www.insaniyet.net/hz-nuhun-davetindeki-irfan-neticeleri/) - 1. Varlık ve Zaman a. Dünya Hayatı ne kadar sürse de (günlerce, aylarca, yıllarca asırlarca hatta bir milenyumluk/bin yıllık psikolojik sınırı da geçsen) ona tek bir kelime (Tevhid) ancak sığabilir. b. Tevhid gerçek kelimenin, eklemlerin üzerinde kıyamda durman Nuri Pakdil’ce söylersek “klas duruşun”. Aksi takdirde, kütlesel, anatomik fizyolojik, rasyonel bilişsel açıdan ne kadar büyürsen o - [Bir Hikâyem Olmalı](https://www.insaniyet.net/bir-hikayem-olmali/) - bir sürü söz biriktirmiştim sonra unuttum hepsini ve senin sesini yine de bir hikâyem olmalı gidince kimi eskimiş kimi pörsümüş anılar bir eksikliği çağırırken ve bir hayalet gibi dolaşırken kararmış bir odanın içinde yıldızları toplasan da şehrin ışıkları bir bir vurulurken ne kadar ısıtırsan ısıt kaldırımlar öksüz gibi üşürken mizanın doğru olsa da yanlışlar doğruları - [Süheyla Karaca’nın “Karaca Gözü” Hakkında](https://www.insaniyet.net/suheyla-karacanin-karaca-gozu-hakkinda/) - Eğitimci - yazar Süheyla Karaca Hanönü; 2021 yılında Okur Kitaplığı’ndan çıkan “Karaca Gözü” isimli ilk kitabında çoğu yaşayan yazara ait hikâye, roman, deneme, derleme, şiir ve söyleşi türünde okuyup yüreğine dokunduğu kitapları titizlikle tanıtmaya, kitabın ismiyle müsemma olarak “karaca gözü”yle analitik değerlendirmeye ve yorumlamaya çalışmaktadır. Yazar Süheyla Karaca; 133 sayfalık Karaca Gözü’nde "Gülşefdeli Yemeni Bir - [Kötülüğün Her Yerdeliği I: Futbol](https://www.insaniyet.net/kotulugun-her-yerdeligi-i-futbol/) - Sevmeyi bilmek nasıl incelik isterse sevinmeyi bilmek de bir o kadar incelik gerektirir. Sevinmeyi bilmek her şeyden önce bir zarafet işidir. Sevinirken gaddarlık/zalimlik yapmak, kendi sevincimizi başkasının kederine dönüştürmek böylesi bir zarafetin çok uzağındadır. Sevinci ve mutluluğu bile bir kavganın ve intikamın aracına dönüştürmek, dönüştürebilmek ne tuhaf. Bu durum siyasi rekabetten seçimlere ve spora kadar - [Fakir Bir Dostumuz Var Mı?](https://www.insaniyet.net/fakir-bir-dostumuz-var-mi/) - İnsanların çoğu makam, mevki ve zenginliğe önem ve değer verir. Onları önemser, önceler. Onların dikkatini çekmek, onlarla beraber olmak; dost, arkadaş, yakındaş olmak ister. Bir noktaya kadar anlaşılabilecek hissiyattır bu. Kimilerinin şerrinden emin olmak, kimilerinin bazı zahiri nimetlerine nail olmak için başvurulan bir yol olarak… Burada göz önünde tutulması gereken husus, şahsiyetinden taviz vermemek, yalakalık - [Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü Hakkında](https://www.insaniyet.net/osmanli-tarih-deyimleri-ve-terimleri-sozlugu-hakkinda/) - Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, sıkça başvurduğum kaynaklardan biri. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından üç cilt hâlinde yayımlanmış olan bu kitabı Erzurum’da üniversite öğrencisiyken Millî Türk Talebe Birliği adına işletilen kitap kulübünden satın almıştım. 1971 yılında İstanbul Millî Eğitim Basımevinde basılan kitabın ilk sayfasında “İkinci basılış” ibaresi bulunuyor. Kitabın müellifi M. Zeki Pakalın’ın beş paragraftan - [“Baba Ben Burada Okuyacağım”](https://www.insaniyet.net/baba-ben-burada-okuyacagim/) - ( Zile’den Kırklareli’ye) Yıl 1983. Anadolu’nun sakin bir köyünde baba oğul birlikte sınav sonuç belgesini inceliyorlar. Baba “Kırıkkale Sağlık Meslek Lisesi “ diye okurken oğlu ısrarla: “Hayır, baba burada Kırklareli 60. Yıl Sağlık Meslek Lisesi” diye yazıyor diyordu. Baba da aslında ilk şaşkınlıktan sonra oğlu gibi görmeye ve okumaya başlamıştı ama bu onun hiç işine - [Dişlerine Kan Değmiş Olanlar](https://www.insaniyet.net/dislerine-kan-degmis-olanlar/) - Çoban köpekleri çobanların en sadık dostlarıdır. Aslında sürü çobana değil, çoban köpeklerine emanettir. Onlar keskin koku alan burunları ile sürüye yaklaşan kurtları hemen sezer ve düşmana karşı göğsünü siper ederler. İlk tepki onlardan gelir. Çoban, onların uyarısı ile harekete geçer. Bir koyun hastalanıp sürüden geri kalırsa, ya da bir ağaç dibinde doğum yapıp yavrusunun ayağa - [Özgürlük ve Utanmak](https://www.insaniyet.net/ozgurluk-ve-utanmak/) - Özgürlük ve utanmak… Özgürlük insanın kendi yaratılış özünü gürleştirmek, tevhit ilkesini hayatında başat unsur kılmaktır. Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’te özgürlüğü “Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu; hürlük, hürriyet” şeklinde tanımlarken insanın yaratılış özünü vurgulamaktadır. “Her türlü dış etkiden bağımsız” ifadesi, insanın yaratılış özüne bağlılığını - [Prof. Dr. Muhammed Ratıb en-Nablusi’nin Biyografisi](https://www.insaniyet.net/prof-dr-muhammed-ratib-en-nablusinin-biyografisi/) - Hanefi ulemalarından rüya tabirlerinde mahir İmam Nablusi'nin Torunu Prof. Dr. Muhammet Ratıp Nablusi Hayatı Şam’da ilim ve eğitime önem veren bir ailede dünyaya geldi. Babası Şam camilerinde dersler veren, Şam’ın önemli âlimlerinden biriydi. Vefatından sonra geride birçok yazılı eser barındıran büyük bir kütüphane bıraktı. Nablusi ilkokul, ortaokul ve liseyi Şam’da bitirdikten sonra öğretmen yetiştirme - [Şam’ın Fethi; Özgür Kudüs’ün Müjdesi, Endülüs’ün Habercisidir!](https://www.insaniyet.net/samin-fethi-ozgur-kudusun-mujdesi-endulusun-habercisidir/) - Osmanlı Devleti’nin yıkılması; tarih sahnesinden sadece bir devletin çekilmesi değil, başsız kalan koca bir ümmetin yüzyıllardır inanç temelinde birlikte hareket ederken bir anda bu kabiliyetini kaybetmesidir. Ulus devlet anlayışı, zehirli bir diken gibi ümmetin mazlum coğrafyalarına saçılırken işini şansa bırakmak istemeyenler, bu dikeni mezhep kavgalarıyla sulayıp kardeşini katletmeye götürebilecek taassup fikirlerini özenle büyüttüler. Bunun en - [Gazze’nin Çocukları](https://www.insaniyet.net/gazzenin-cocuklari/) - (Hikâyenin kahramanları olan iki kardeşe Gazze’de 8 Temmuz 2014’te 11 yaşında şehit olan Kâsım Cabir Kavari ve henüz 1 yaşındayken 9 Temmuz 2014’te şehadet şerbetini yudumlayan Ranin Cevdet Abdil Gafur’un isimleri verilmiştir. Öykü, çocuklar başta olmak üzere İsrail’in saldırılarında can veren tüm şehitlere ve dünyanın dört bir yanından, bu katliama sessiz kalmayan cesur yüreklere ithaf - [Gençliğin İmanına Kurulan Tuzaklar](https://www.insaniyet.net/gencligin-imanina-kurulan-tuzaklar/) - Başlarken şu notu düşmek uygun olacaktır: Bu paylaşımda geçen “din” ve “dinî değerler” kavramlarını büyük çoğunlukla “İslam”ı ve “İslam’ın Değerleri”ni ifade için kullandık. 1980’li yıllara kadar insanların dinî inançları, genellikle bir parçası olduğu ailesinin inancıyla ve yakın çevresinden öğrendikleriyle şekilleniyordu. Ailesinden uzak kalan ve sosyal çevresini değiştirenler inanç konusunda farklı tercihlerde bulunsalar da toplumun büyük - [İslam Medeniyeti -Anlamı Tehditler Güncelleme-](https://www.insaniyet.net/islam-medeniyeti-anlami-tehditler-guncelleme/) - ANLAMI İslam medeniyeti insanın iradesini kısıtlamadan aklına hitap eden; iyi, doğru ve güzeli tavsiye eden, istikamet yolunu gösteren, iki dünya mutluluğunu vadeden, peygamber eliyle uygulamaya konulan, birinci nesille toplumsal yaşama dönüşen, ikinci ve üçüncü nesille yerleşik uygulama özelliği kazanan ilahî bildirimlerin bir inanç, eylem ve ahlak manzumesi olarak hayata yansımasıdır. Kaynağı -Kitap: Hz. Peygamber’e bildirilen - [Okulumda Ben, Bendeki Okulum](https://www.insaniyet.net/okulum-da-ben-bendeki-okulum/) - Çocukluktan mı kaldı bilmiyorum, yoksa hep hayat mı sorardı böyle soruları? Bir ağaç olsaydın eğer hangisi olurdun? Bir renk olsaydın eğer hangisini seçerdin? Bugünlerde hayat bana akıp giden trafiğin içinde her sabah şu soruyu sorduruyor: Bir araba olsaydım hangisi olurdum? Çocuk iken bir bisiklet olurdum, herhâlde bu yüzden hep zinciri dolandı bazı hayallerin, bu yüzden - [Mehmed Şemseddin Mısrî’nin Mevlânâ’yı Medhiyesi](https://www.insaniyet.net/mehmed-semseddin-misrinin-mevlanayi-medhiyesi/) - Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi’ni idrak etmiş, 1925’te dergâhların sırlanması dönemini görmüş önemli şahsiyetlerden biri Bursalı mutasavvıf Mehmed Şemseddin Efendi’dir. 1283’te (1867) Bursa’da doğan Mehmed Şemseddin Ulusoy, bizzat düşürdüğü bir tarihle kendi doğum yılını şöyle ifade etmiştir: Velâdet târîhim Şemsî ne hoş niʻme’t-tesâdüftür Gelirken âleme rûhum muhibb-i Âl-i Beyt geldi İlkokulu doğduğu mahalledeki Şeker Hoca Mektebinde - [Rüzgâr Sonbahar Kış ve Kar](https://www.insaniyet.net/ruzgar-sonbahar-kis-ve-kar/) - Sabah serinliğinde bir sonbahar rüzgârı Şu erken vakitte peşine takılayım dedim Yazdan beri yanıp kavrulan yüreğimi Kışın karlı sularında soğutayım dedim Coşayım kabaran sular misali engin denizlerde Çiçek kokulu karlı dağları aşayım dedim Eseyim rüzgârlarla beraber gönlümce Sonra vadilerdeki pınarlardan içeyim dedim Savrulup duran bulutlarla gökyüzünde Kuşlar gibi kanat açarak süzüleyim dedim Sonra - [Kognitif Siyer: Analitik Savaşlar ve Nefsani Mücadeleler Fenomenolojisi](https://www.insaniyet.net/kognitif-siyer-analitik-savaslar-ve-nefsani-mucadeleler-fenomenolojisi/) - BEDİR... Müslümanca taşkınlık yapmadan galip ve muzaffer olmayı… Gerilim olarak Müslümanlığın gerçek durumu. Biz hiç çok olamadık bilişselliği ve az olmamıza rağmen ihlas ve tevekkül gururu ve gururu yendi. İlahi rıza ile yapılan işlerde her zaman ilahi inayet vardır. Her galibiyetimiz Bedir, her askerimiz “Bedir’in arslanı” karşı taraf ihanet içindeki Babil. Her galibiyetimiz Bedir. UHUD... - [Doç. Dr. Meryem Nakiboğlu İle Söyleşi](https://www.insaniyet.net/doc-dr-meryem-nakiboglu-ile-soylesi/) - Bize etraflı olarak kendinizi tanıtır mısınız? 1968 yılında Afyon-Sandıklı ilçesi Ekinhisar Köyü’nde dünyaya geldim. Köyde doğup büyümem kişiliğimi oluşturan önemli etmenlerden biridir. İlkokulu köyümde bitirdim. Daha sonra 1980 yılında Almanya’da işçi olarak çalışan ailemin yanına gittim. Ebeveynleri işçi olarak Avrupa’ya göç etmek zorunda kalmış ailelerin geride bıraktıkları çocuklardanım. 1970’li yıllarda benim gibi bu kaderi yaşayan - [Atandığınız Kurum Bala Büyükboyalık Ortaokulu...](https://www.insaniyet.net/atandiginiz-kurum-bala-buyukboyalik-ortaokulu/) - Sene 2019… İlk görev yerim olan İstanbul'dan sonra ilk kez bir köy okulunda görev yapacaktım. Okulda tek öğretmen, aynı zamanda da müdür vekili olarak göreve başladığım ilk gün elimde bir özlük dosyası ve geldiğimiz yerden özlük dosyasına koyup getiremediğimiz bir sürü duygu ile girdim kapıdan içeri. Benimle birlikte atanan öğretmenlerin okulu gördükten sonra gelmekten vazgeçmiş - [Şam Zaferi: Suriye’de Yeni Dönem](https://www.insaniyet.net/sam-zaferi-suriyede-yeni-donem/) - 2011 yılı, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde köklü değişimlere neden olan Arap Baharı’nın başladığı bir dönüm noktasıydı. Tunuslu seyyar satıcı Muhammed Buazizi’nin kendini yakmasıyla alevlenen olaylar, halkların özgürlük ve adalet taleplerinin zincirleme etkisiyle bölgeye yayıldı. Bu dalga, Arap dünyasında mevcut rejimlerin istikrarını tehdit ederken, Suriye’de uzun yıllar hüküm süren Esad rejiminin karşısında da ciddi bir - [İnsaniyet Derneği “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, Şair Yazar Mehmet Aycı’nın “Küresel Bir Dayatma Olarak Eşitlik Söylemi ve Cinsiyet Meselesi” Sunumuyla Gerçekleşti](https://www.insaniyet.net/insaniyet-dernegi-baskent-insaniyet-bulusmalari-sair-yazar-mehmet-aycinin-kuresel-bir-dayatma-olarak-esitlik-soylemi-ve-cinsiyet-meselesi-sunumuyla-gercek/) - İnsaniyet Derneği “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”nın aralık ayındaki konuğu Şair Yazar Mehmet Aycı oldu. İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneğinin “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, Şair Yazar Mehmet Aycı’nın “Küresel Bir Dayatma Olarak Eşitlik Söylemi ve Cinsiyet Meselesi” başlıklı sunumuyla Ankara Altındağ Kabakçı Konağında gerçekleşti. Sunuculuğunu İnsaniyet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Karadayı’nın üstlendiği program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle - [Şairin Gör Dediği-8](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-8/) - Yeryüzünün karı, sultanın cömertliğidir Ya’ni sipihr-mertebe Sultân Bâyezîd Toldı ‘atâ-yı sîmiyile her diyâr berf Revânî, k. 13/19. Gökyüzü kadar yüce mertebeli Sultan Bayezid, gümüş bağışlarıyla her tarafı karla kapladı. Nice karâr eyleye keffünde sîm kim Deryâ yüzinde eyleyimez çün karâr berf Revânî, k. 13/20. Elinde gümüş biriktirmek nasıl mümkün olabilir ki? Çünkü kar - [Şam İçin Bursa’da Yazılan Yüz Altı Yıllık Bir Mersiye](https://www.insaniyet.net/sam-icin-bursada-yazilan-yuz-alti-yillik-bir-mersiye/) - Şehirlerin tarihi biraz da insanların tarihine benzer. Onların da sevinçli ve hüzünlü günleri, cemâlî ve celâlî tecellileri vardır. Bazen şehrâyinlerle/fener alaylarıyla aydınlanır hürriyet meşaleleriyle şen şakrak olurlar, bazen savaş ve işgallerle zifiri karanlığa gömülür esaretlerle tepe taklak olurlar. Dünyanın en kadim şehirlerinden biri olan Şam’ın da kader çizgileri ana hatlarıyla böyledir. Son on üç yılda - [Kronolojik Filistin ve Filistinlilerin Mücadele Tarihi](https://www.insaniyet.net/kronolojik-filistin-ve-filistinlilerin-mucadele-tarihi-3/) - (Derleme) Kronolojik Filistin ve Filistinlilerin Mücadele Tarihi - 1 (Okumak için tıklayınız) Kronolojik Filistin ve Filistinlilerin Mücadele Tarihi - 2 (Okumak için tıklayınız) 2010 6 Aralık 2009’da Britanya’dan yola çıkan ve insani yardım malzemesi taşıyan “Filistin’e Yol Açık” konvoyu, uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından Gazze’ye ulaştı (6 Ocak 2010). 2010 Hamas’ın askerî kanadı - [İyi İhtimaller](https://www.insaniyet.net/iyi-ihtimaller/) - Üzülmek yok. “Düşmana inat bir gün daha fazla yaşamak” diyerek yelken açmak okyanusa, yeni bir kapının açılacağı günü beklemek gücü varken sonsuza. Bir hüznü denize dökmek için çırpınan nehri düşünün. Çabuk kırılır yağmurun saçlarını örmeyi bilenler ama en çok onlar hak eder o yağmurda ıslanmayı. Islanmak, usanmak mıdır? Bütün sabahlar, zifiri karanlığın armağanıdır bize. Karanlığın - [Sessizliğin Sesi](https://www.insaniyet.net/sessizligin-sesi-2/) - (anlatı) *** Hititlerle ilgili romanı yazarken bir tablete rast gelmiştim. Sanırım bir kitapta ya da bir araştırma yazısında... Tablet şöyleydi: "Öğrenmeye bak, her yüzüne baktığın kişi bir ülkedir." Uygarlıklar çağı besliyor, çağ da uygarlıkları. Günümüzde medeniyet kavramının ne anlama geldiğini kimse bilmiyor çünkü hangi devrin hangi medeniyeti doğuracağını bilmiyor. Geleceği bilebilmek için geleceğin temel taşlarından - [Ay Vakti Dergisi 213. Sayısı (Kasım-Aralık 2024) Üzerine](https://www.insaniyet.net/ay-vakti-dergisi-213-sayisi-kasim-aralik-2024-uzerine/) - Değerli Dostlar, Merhaba! Kronolojik bir sıra gözetmeden Ay Vakti’nin bu sayısına beraberce bakıyoruz: Naz’ın Türk ve dünya edebiyatına dair “Aforizmalar”ında A. Şerif İzgören’in Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır, Kemal Ural’ın Küçük Şey Yoktur, Sezgin Kaymaz’ın Kün, Cengiz Aytmatov’un Beyaz Gemi, Andrey Platonov’un Can, Unno Juza’nın Dört Boyutlu Adam, Kaan Murat Yanık’ın Dünyasızlar, Orhan - [Altay Kartalı Şehid Osman Batur İçin Güzelleme](https://www.insaniyet.net/altay-kartali-sehid-osman-batur-icin-guzelleme/) - Hayda bre kahpe kurşun kör bıçak Yazılanı yazdır haydi bir daha Gök ağlasın yer inlesin bir daha Naralara boğsun kendini dağ taş Duysun diye dünya âlem adını Osman idi Bahadır idi Batur idi. Korkulu rüyasıydı düşmanın. Namına İslamoğlu diyorlar Yüreğinde korkusuz bir sevda İman ederek Allaha Zalimin zulmüne karşı Ey özgürlük diyerek açan bayrağını - [Afganistan Toparlanıyor ve Gelişiyor -2](https://www.insaniyet.net/afganistan-toparlaniyor-ve-gelisiyor-2/) - Afganistan’la ilgili ilk yazım güzel ma’kes buldu. Bazı dostlar da Taliban hükûmetiyle ilgili başka soruları yöneltince ikinci bir yazıyı yazma zarureti hissettim. Birinci yazı da özellikle kısa olmasına özen gösterince yaşadıklarımın ve gördüklerimin önemli bir kısmını atlamıştım. Bu yazıda gördüklerimi ve gözlemlerimi daha detaylı yazmaya çalışacağım. Benim daha analitik bir şekilde yazmama vesile olan ve - [Bir Öğrenci Velisi ile Görüşme](https://www.insaniyet.net/bir-ogrenci-velisi-ile-gorusme/) - Leyla, çok yoksul bir ailenin çocuğuydu. İlkokul birinci sınıfta benim öğrencimdi. Üçüncü sınıfta bir ablası, beşinci sınıfta da bir abisi Leyla ile birlikte okulumuzda okuyordu. Babasını hiç görmemiştim fakat bulabildiği kadarıyla ara işlerde çalıştığını işitmiştim. Annesi ev hanımıydı. Üçü öğrenci, ikisi de evde olmak üzere beş çocuk annesiydi. Çocuklarının durumunu sormak için zaman zaman okula - [Şehit Komutan Yahya Sinvar](https://www.insaniyet.net/sehit-komutan-yahya-sinvar/) - Siyonistlerin, Han Yunus Kasabı olarak andıkları Yahya Sinvar yürüyen bir şehitti. Gazzelilerin ilk öğrendiği kelime şehadetti. Hem de Gazze'nin dışında yaşayan tatlı su Müslümanlarının edebiyatını yaptığı şehadeti onlar kanlarıyla tarihe kazıyorlardı. Siyonistler neden ona Han Yunus Kasabı diyorlardı? Muhbirlik, ajanlık, köstebeklik yaparak Siyonistlere hizmet edenleri tespit edip gereken cezayı kestiği için bu lakapla anılıyordu. 29 - [Kronolojik Filistin ve Filistinlilerin Mücadele Tarihi - 2](https://www.insaniyet.net/kronolojik-filistin-ve-filistinlilerin-mucadele-tarihi-2/) - (Derleme) 1949 Filistinlilerin Yahudilere Toprak Sattığı İddiası: 1917-1949’da Filistin topraklarında Yahudi arazi mülkiyetindeki değişim önemlidir. Filistin topraklarının toplam yüzölçümü 28.3 milyon dönümdü, bir bölümünü Nakab Çölü oluşturuyordu. 1948’de İsrail işgal devleti kurulmadan önce Yahudilerin sahip oldukları arazi miktarı 2 milyon dönümdü. Yani tüm Filistin topraklarının sadece %7’siydi. Yapılan araştırmalara göre Yahudiler elde ettikleri 2 milyon - [Kronolojik Filistin ve Filistinlilerin Mücadele Tarihi - 1](https://www.insaniyet.net/kronolojik-filistin-ve-filistinlilerin-mucadele-tarihi/) - (Derleme) MÖ 12000 Bölgede yapılan arkeolojik kazı ve araştırmalara göre ilk buluntular Mezolitik Natuf kültürüne aittir. MÖ 4000 Amâlikalılar Dönemi (Arapların ataları). MÖ 3000 Kenanlılar, Fenikeliler, Ârâmîler Dönemleri. Çeşitli bulgular, Kudüs şehrinin Kenanlıların bir kolu olan Yebûsîlerce kurulduğunu göstermektedir. MÖ 1200 Filistin denen topraklar esas itibariyle Suriye ile Mısır ve Akdeniz ile Şeria Nehri arasında - [Aşkın Sazendeleri, Mem ü Zin](https://www.insaniyet.net/askin-sazendeleri-mem-u-zin/) - Mem ü Zin… Memê Alan Destanı’ndan esinlenerek kaleme alınmış bir mesnevi… Tanıdık bir macera. Yakıcı bir öykü. Botan havzasında başlayan ve kabirde biten bir sevda. Tıpkı Leyla vü Mecnun’da, Ferhat ile Şirin’de, Kerem ile Aslı’da olduğu gibi. Yani yine aşkın tek çaresinin yanmak olduğunu gösteren bir şaheserdir. Aşkın bu defa da Botan’da (Cizre) ebedîleşmiş hâlidir - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları VI](https://www.insaniyet.net/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari-vi/) - Matematik ve Mantık Matematik ve mantık, bilimsel düşünceyi dolayısıyla matematiksel düşünme becerisini karşılıklı olarak tamamlayan ve sarmal biçimde içi içe geçmiş iki disiplindir. Öyle ki çoğu zaman karşılaştığımız bir durumun matematik mi mantık mı olduğunu bile ayırt edemeyebiliriz. Bu sarmaşık alanların mevcut yapısı hem teorik hem de uygulamalı bilimlerde kritik bir rol oynar. Öncelikle yazıya - [Günbatımında Batarken](https://www.insaniyet.net/gunbatiminda-batarken/) - Akşamı karşılamak zordur Daha da zordur sonrası Günbatımını bekleyen isli hatıralar Yığılır kapına, Yaşanmamış yaşanmışlıklar Yaşlanmış hasret, Çeşme başını terkeden işmar Ağlamakla gülmek arasına çekilmiş çizgi Bir bir çekilir aradan, boş bir meydandır artık zaman Sürür gider, vurulur dönersin Sevgilinin, yastığına baş koymadığı hayallerinden Hep karşılayan olmuşsundur akşamı ve akşam sürgünlerini Gurbeti mesken tutmuş - [Afganistan’ı Nasıl Gördüm?](https://www.insaniyet.net/afganistani-nasil-gordum/) - Bir program nedeniyle Afganistan’ın Herat şehrine altı günlük bir ziyarette bulundum. İki gün Kabil’de, dört gün de Herat’ta kaldım. Hem Kabil’de hem Herat’ta üst düzey bazı yetkilileri ziyaret etme imkânı buldum. Tabii giderken hazırlıklı gittim. Buralarda Taliban yönetimiyle ilgili duyduğum olumsuz hususlar hakkında Arapça hazırladığım dokuz sayfalık bir öneri paketiyle gittim. Burada duyduklarımı münasip bir - [Takvimden İstanbul’a Kısaca](https://www.insaniyet.net/takvimden-istanbula-kisaca/) - 1981’de İstanbul’da üniversite öğrenciliğine başlamıştım. Bir vakıf yurdunda kalıyordum. Dönemin şartları gereği adım başı kimlik sorgulaması yapılan zamanlardı. Şehzadebaşı’nda Direklerarası tabir edilen binalar topluluğu vardı. Bir ikindi sonrası bu binaların önünden yürürken içinde yığınla ikinci el kitap olan bir dükkân dikkatimi çekti. Ayrıca camına “Cilt Yapılır” yazan bir kâğıt yapıştırılmıştı. Dükkânın içinde kimi üst üste - [DEM’deki Toplantı](https://www.insaniyet.net/demdeki-toplanti/) - Dün (16 Kasım 2024) Ensar Vakfı bünyesinde çalışmalarını sürdüren DEM’in (Değerler Eğitim Merkezi) bir programına konuşmacı olarak katıldım. Hulusi Yiğit Hoca, bildiğim kadarıyla ilk kurulduğu tarihten itibaren bu merkezin başındadır ve dostluğumuz da o zamanlara kadar gider. Hulusi, ismiyle hitap ettiğim ender yakınlıkta dostlarımdan biridir ve açıkçası ona olan sevgim hem kadimdir hem bakidir. DEM, - [Gidiş Nereye](https://www.insaniyet.net/gidis-nereye/) - Adres ve kroki elinde gideceği yer belli, hedef belli; yola çıkma vakti gelmişti. Uzun bir bekleme ve büyük bir mücadele sonrası, tek başına ve artık yoldaydı. Yolda gelgitleri oldu. Bilmediği bir dünyanın başucunda birçok bilinmeyenle birlikteydi. Geldiği yerde bir önceki yolu onunla yürümüş ve iç sıcaklığı ile ruhunu sarıp sarmalamış… Geldiği yerde kanını canını paylaşan - [Olmak Yolculuğu](https://www.insaniyet.net/olmak-yolculugu/) - Mahur bir beste gibiydi hayat Ne çok uzun ne çok kısa Hiçbir acı kalıcı olmadı Hiçbir mutluluğun olmadığı gibi Yaşananlardan bazısı izler bıraktı Bazısının bıraktığı izleri fark etmek Senelerimizi aldı Ve insan aslında Tam da oldum ben dediği anda Yeniden anladı Olmak diye bir şeyin olmadığını… “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu.” - [Kar](https://www.insaniyet.net/kar-2/) - Kar, ince bir tül gibi örttü Ankara’yı. Ucundan tutup hafifçe kaldırsak bu tülü, altında el değmemiş bakir bir morluğa değecekmiş gibi elimiz. Kim bilir, belki de bir yazgının son nefesine, bembeyaz bir mahremiyete, uzaklardan getirilemeyen yakınlıklara, sarf edilecek bir dil bulamamış sözlere, kimsesizler mezarlığına defnedilmiş bir manaya değecek elimiz. Kar... Gökten inen beyazlık. Üstümüze yağan - [Anladık ki Dünya Nedir](https://www.insaniyet.net/anladik-ki-dunya-nedir/) - Dünya tatlı bir yeşillik Dağ gölgesi bir serinlik Yeşil ekinler bir seyirlik Anladık ki dünya nedir Gezer durur yeryüzünde Pervaz vurur gökyüzünde Gece gündüzün peşinde Anladık ki dünya nedir Değdi başımız toprağa Bildik ana baba bir de sıla Amca dayı teyze hala Anladık ki dünya nedir Birden yağmur yağıverdi Vadiler dolup taşıverdi Önüne çer çöpü - [Öğretmen mi Olmak İstiyorsun?](https://www.insaniyet.net/ogretmen-mi-olmak-istiyorsun/) - Gerçekten öğretmen mi olmak istiyorsun? Öyleyse iyi dinle! Önce eğitimin ne olduğunu iyice kavramış olmalısın! Bunun için başkalarının nasıl tanımladığı değil, senin onu nasıl çerçevelendirdiğin, ondan neyi anladığın, eğitimin senin için ne anlam taşıdığı önemli. Sonra da bunun için kendinin ne kadar yeterli olduğunu dikkatlice ve bir güzel tartmalısın! Eğitim için gereken sabrı gösterebilecek misin? - [Müteallim- Muallim- Alim- Arif Öğretmen](https://www.insaniyet.net/muteallim-muallim-alim-arif-ogretmen/) - Aristoteles "ilk insanın öğretmeni Tanrı olmalı" der. Tanrı ile ilk karşılaşma "ilim" üzerine... İnsanın Yüce Varlık ihtiyacı korku ile değil ilim ile başlar. Dinler tarihi, insanın Yaratıcısına hayran kaldığı ilk şey "Sonsuz İlahi Bilgidir" der... İnsan sonsuzluğu/ özgürlüğü ilim ile öğrenir. Kur'an'a göre, "Allah, Hz. Âdem'e her şeyi isimleriyle, Hz. Peygamber'e ise bilmediği şeyleri - [Çare Dergisi’nden Mustafa Çiftci Özel Sayısı](https://www.insaniyet.net/care-dergisinden-mustafa-ciftci-ozel-sayisi/) - “Sırların sırrına ermek için” mottosuyla Yozgat’ta mevsimlik olarak yayımlanan kültür, sanat ve edebiyat dergisi Çare, yeni sayısını hikâyeci Mustafa Çifci’ye ayırdı. “Bozkır’ın Nahif Kalemi: Mustafa Çifci” üst başlığıyla yayımlanan özel sayıda hikâyeci Mustafa Çiftci’nin ailesi, dost çevresi ve okurları tarafından kaleme alınan yazılar yer alıyor. Derginin genel yayın yönetmeni Mustafa Mete, kaleme aldığı takdim - [Geleceğe Dokun 4. Bilim Kurgu Öykü Yarışması](https://www.insaniyet.net/gelecege-dokun-4-bilim-kurgu-oyku-yarismasi/) - Demirtaş Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü tarafından 2021-2022 eğitim öğretim yılında ilki düzenlenen liseler arası Geleceğe Dokun Bilim Kurgu Öykü Yarışması’nın bu yıl dördüncüsü düzenleniyor. "Bilim Kurgu" temasında Türkiye'de bir devlet okulunun düzenlediği ilk ve tek yarışma olması sebebiyle önemli bir ihtiyacı karşılayan yarışma her tür ve derecedeki liseleri kapsayacak şekilde ulusal düzeyde yapılıyor. İlk - [Kalp Dairesine Dönmek Gerek](https://www.insaniyet.net/kalp-dairesine-donmek-gerek/) - Ne kadar çok bilgi bombardımanı altındayız değil mi? Gözümüzün görmediği, elimizin yetişemediği neler neler dönüyor insan ırkına birer tehdit olarak… Haberler, sosyal medya, konuşan insanlar, gazeteler, dergiler, herkes ve her şey! Sanki aslında hiçbir suçu olmayan bir insanı karşısına almış, bir sürü bir sürü düşman, çatık kaşları ellerinde silahları ile üstüne üstüne yürüyor; bu insan - [Yeni Özbekistan’ın Üçüncü Rönesansı’nda Bilgi Şölenleri](https://www.insaniyet.net/yeni-ozbekistanin-ucuncu-ronesansinda-bilgi-solenleri/) - Özbekistan, kadim medeniyet mirasımızın ve Türkistan Dünyası’nın ata yadigârı olarak çok bereketli, kutlu diyarlarından biridir. Bu kutlu belde, tarihe yön veren ilim ve tefekkür ufkumuza doğmuş aydınlık bir şafak olmanın yanında kültür, fikir, düşünce ve medeniyetimizi şekillendiren emsalsiz değerlerimizin de ana diyarlarından biridir. Coğrafi olarak da Özbekistan İpek Yolu’nun kalbinde bulunması itibarıyla da uluslararası alanda - [Hece Dergisi Kasım 2024 (335.) Sayısı Üzerine](https://www.insaniyet.net/hece-dergisi-kasim-2024-335-sayisi-uzerine/) - Murat Erdoğan Foto: Hece Dergisi 335. Sayı Kapağı Hece, yirmi sekiz yıldır yayımlanan aylık edebiyat dergisi. İlk sayısı 1997 yılının Ocak ayında yayımlanan Hece, 2024 yılı Kasım ayında 335. sayısıyla okurunun huzuruna çıktı. İlk günden bu yana her ayın ilk gününde okuruyla buluşan Hece, yaz kış, soğuk sıcak demeden randevusuna sadık kaldı. - [Nuri Pakdil: Klas Duruş](https://www.insaniyet.net/nuri-pakdil-klas-durus/) - Özünde var olanı sürdü sahaya da Saha bir cevelan kazandı böylece Zor zamanlardı, sıkı, baskılı, karışık, Kırık ve kırgındı zaman Güneşin doğuşunu Görmenin umudu içinde. Vardır, özgündür, Kudüs bakışlıdır Dilin içindeki yalın hâlini daha çok Dizelere sözcükleri dizerken Türkçe olmak Müslümanca bakmak evrene Kudüs bakışını başat kılarak Klas bakış bilerek Klas duruşlar içinde Böyle - [Müfessir Kâdî Nâsırüddîn Beyzâvî](https://www.insaniyet.net/mufessir-kadi-nasiruddin-beyzavi/) - Beyzâvî’nin Yaşadığı Asra Genel Bir Bakış Hicri yedinci asır, İslam âlemi ve Müslümanlar için son derece karmaşık, Moğol saldırılarının peş peşe geldiği bir asırdı. Moğol istilasının bir sonucu olarak İslam toprakları dağınık bir hâlde idi. Moğollar, geçtikleri her yeri yakıp yıkıyor, karşılarında duran herkesi ezip geçiyorlardı. Bu asırda Moğol istilasından kurtulan İslam memleketleri son derece - [Her Zorluktan Sonra Bir Nimet](https://www.insaniyet.net/her-zorluktan-sonra-bir-nimet/) - Türkiye Diyanet Vakfı Yurtlar ve Sosyal Tesisler İktisadi İşletmesi Müdürlüğündeki görevimin ikinci yılıydı. Takvimler, Temmuz 2016 Cuma gününü gösteriyordu. “İhtilal ve darbe” gibi kelimeler artık konuşulmaz diye düşündüğüm bir anda millete ait uçaklarla masum insanların üzerine bombalar yağdırılması anlaşılır gibi değildi. Milletin parasıyla düşman için hazırlanan silahlar yine millete çevrilmişti. Kandırılan ve beyinleri uyuşturulan asker - [İnsaniyet Derneği “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, Prof. Dr. Mustafa Şentop'un "Hayat ve Hukuk" Sunumuyla Gerçekleşti](https://www.insaniyet.net/insaniyet-dernegi-baskent-insaniyet-bulusmalari-prof-dr-mustafa-sentopun-hayat-ve-hukuk-sunumuyla-gerceklesti/) - İnsaniyet Derneği “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”nın kasım ayındaki konuğu Türkiye Büyük Millet Meclisi 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop oldu. İnsaniyet Eğitim, Kültür ve Sanat Derneğinin “Başkent İnsaniyet Buluşmaları”, Türkiye Büyük Millet Meclisi 29. Başkanı "Prof. Dr. Mustafa Şentop'un 'Hayat ve Hukuk' konulu sunumuyla Ankara Altındağ Kabakçı Konağında gerçekleşti. Sunuculuğunu İnsaniyet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fatih - [Gecenin Sabaha Attığı Düğümler](https://www.insaniyet.net/gecenin-sabaha-attigi-dugumler/) - Kalbimiz atıyor ya varsın sesimiz duyulmasın. En büyük hırsızlık, kişinin kendisinden çaldıklarıyla olur: Vaktini çalar, kalbini çalar, kanaatini çalar, sağlığını çalar, aşkını çalar, dostluğunu çalar, kulluğunu çalar, imanını çalar, ömrünü çalar, ... Birçok kişinin imanı, biriktirdiği dünyalık kadardır. “Azdan az, çoktan çok gider” demişler. Pekâlâ, “İnsanın azından ne gider, çoğundan ne gider?” Kalpteki vesveseye anjiyo - [Kırmızı Kalem](https://www.insaniyet.net/kirmizi-kalem/) - Başımda kocaman bir beyaz kurdele… Kolalı beyaz yakam ve siyah naylon önlüğüm... İlkokulda Amerikan yardımı süt tozundan yapılmış tatsız içecek için her öğlen sıraya girmek zorunda olmamız… Bu kötü kokulu sıvının buhar saçan koca kazanlardan kepçeyle alınıp mavi plastik kupama kaynar kaynar dökülmesi… İçememem... Yanında yağda kızarmış, biçimsiz birer taş parçasını andıran lokmaya çatalımı bile - [Soylu Bir Eylem](https://www.insaniyet.net/soylu-bir-eylem/) - Kutsal Beytin yakınındaki küçük evde sayıları bazen beş-altı ya da sekiz-on olan gençler mutat aralıklarla gizlice toplanıyorlardı. Camları kapatıyorlar, sessizce ders yapıyorlardı. Dersler şimdilik gizli idi ve orada bulunan gençleri eğitmek amaçlı toplantılar idi bunlar. “Oku!” İlk bu konuşuldu mesela. Kim, neden, nasıl, niçin ve ne okuyacaktı? Muallim bunların hepsini detaylıca anlatıyordu. İnsanı, eşyayı ve - [Devlet Karşısında Birey](https://www.insaniyet.net/devlet-karsisinda-birey/) - Liberalizmin en önemli özelliği ve belki de en önemli faydası devlet karşısında bireyin haklarını savunması ve gündeme getirmesi olmuştur. Bu konuda ilk önemli yazıları yazan John Locke, bireyin temel hakları olan özgürlük, yaşama hakkı ve mülkiyet haklarının korunması gerektiğini belirtir. Bu haklara bir saldırı olursa devletin bu saldırıları engellemesi gerektiğini ve eğer bu saldırıyı devletin - [Geleceğin Geleceği Belirsiz](https://www.insaniyet.net/gelecegin-gelecegi-belirsiz/) - Unutulmayan her şey şiir olur Avuçlarına sığmayan kuşlar mesela Hiçbir yere bırakamadığın telaşların Tekinsiz bir aynadan söz eden maslahatgüzar Issızlığın kuluçka dönemine giren toprakta Yekinen bir ekini selamlayan bahar Muvakkit dokudukça zaman kilimini Ölen çocukların saçları uzamaz Yalnız sır kâtipleri bilir bunu Şairlere düşer ustaca onarmak belki Hiroşima’nın kâğıttan turnalarını Onlar yeşertir ancak Sadako Sasaki’nin - [Halil Celep’le Röportaj](https://www.insaniyet.net/halil-celeple-roportaj/) - Ülkü ÖNAL: Sizi tanıyabilir miyiz? Halil CELEP: İsmim Halil; 8 Aralık 1977 yılında Bulgaristan’ın Hasköy (Haskovo) İline bağlı Ortaköy (İvaylovgrad) İlçesinde dünyaya geldim. İlkokul ve ortaokulu, yaşadığım Akçaalan (Belopoltsi) köyünde tamamladım. 1997 yılında Mestanlı İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra aynı yıl askerlik görevini yerine getirmek için Sofya’ya gittim ve 12 ay askerlik yaptım. 1998 - [2.64](https://www.insaniyet.net/2-64/) - Anadolu’nun farklı şehirlerinden gelen öğrencilerin fakülte önünde ilk karşılaşmalarında belirsizliğin sessiz karmaşası vardı. Dört yıl boyunca birlikte eğitim alacak olan arkadaşlar tanışıyor, bu sırada herkes birbirini tartıyordu. Evden ayrılırken nice tembihleri kulağına küpe yapan Seher’in temkinli tanışma faslına etki eden, sadece bu tembihler değildi. Seher zor beğenen, kılı kırk yaran biriydi. Arkadaşlık için tanışmak sadece - [Şairin Gör Dediği-7](https://www.insaniyet.net/sairin-gor-dedigi-7/) - Ney ve def bir meclise girerse Sezâdur sînemi müşt ile ursam nâle eylerken Müretteb meclis-i dil-dâre Feyzî deff ü neydür bu (Feyzî Divanı, g. 105/5.) Ey Feyzî! Sevgilinin meclisinde def ve ney çalınmaktadır. Ben de inlerken, göğsüme muşta ile vursam yaraşır. Bu beyitte, aşk meclisinde çalınan def ve ney eşliğinde, âşığın sevgiliye duyduğu derin özlemi - [Post-Truth Çağda “Sanı /Simule Dindarlık" Veya "Neo-Münafıklık"](https://www.insaniyet.net/post-truth-cagda-sani-simule-dindarlik-veya-neo-munafiklik/) - İnsanlık, geçmişinden farklı ve muğlak, sanal, artırılmış bir gerçeklik ortamına doğru sürüklenmektedir. Tüm gerçeklikler, benzerliklere dayalı simülasyon gibi gerçeklik ötesi imgelerle emilmektedir. Simule Dindarlık veya Yeni Münafıklık örtük içeriğine yönelik bir tanımlamadır. Gizlemek, “Eski Münafıklık” anlayışında sahip olunan şeye sahip değilmiş gibi yapmak idi. Hiper Gerçek Dünyada ise Neo- Münafık veya Simule Dindar, sahip - [Birleştirici Bir Eser Olarak Dîvânu Lugâti’t-Türk](https://www.insaniyet.net/birlestirici-bir-eser-olarak-divanu-lugatit-turk/) - “Bu kitap değil, Türkistan ülkesidir… Türkistan değil bütün cihandır. Türklük, Türk dili bu kitap sayesinde başka bir parlaklık kazanacak. Arap dilinde Sibeveyh’in kitabı ne ise bu da Türk dilinde onun kardeşidir. Türk dilinde şimdiye kadar bunun gibi bir kitap yazılmamıştır. Bu kitaba hakiki kıymet verilmek lazım gelse cihanın hazineleri kâfi gelmez…” Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün (DLT) elimize - [Hız ve Arayış](https://www.insaniyet.net/hiz-ve-arayis/) - Gencecik bir gökdoğan süzüle süzüle uçuyor. Kâh bir nehrin üzerinden, kaynağını ararcasına kat ediyor yolunu, kâh bir dağı aşmak için yükseliyor. Pençesinde sıkı sıkı tuttuğu bir şey var. Ne olduğunu bilmediği bu mukaddes sırrı nereye taşıdığını da bilmiyor gökdoğan. Bu sır benim! DNA'sına kodlanmış tek malumatı tüm hücreleri emir telakki etmiş, yüksünmeden taşıyor mukaddesatını. Ağır - [Bayram O Bayram Ola](https://www.insaniyet.net/bayram-o-bayram-ola/) - Yazar: Saniye Mecek Her bayram sorarım kendime "acaba ümmetin acı çekmediği bir bayram görür müyüz" diye. Önceden umutluydum ama artık biliyorum hayatım boyunca öyle bir bayram hiç görmedim, görmeyeceğim. Hak ile batılın savaşı sürdükçe Müslümanların kutsallarına her zaman saldırılar devam edecek. Hem de öyle böyle saldırılar değil, bombalar yağacak, kurşunlar çocukları hedef alacak, ortalık kan - [Tok](https://www.insaniyet.net/tok/) - Yazar: Saniye Mecek Çocuk çok güzel gülüyordu, kahkahalarla gülmeye başladığında ona bakan herkes ister istemez tebessüm ederdi. Beyaz tenli, al yanaklı, ela gözlü Ayhan, ortaokula gidiyordu. Yıllardır yaşadığı bu sıcak memleketin güneşini bir kerecik bile üstüne örtmemişti sanki. Güneş acımıştı Ayhan'a, yüreğinin yangını yeter ona demişti ve tenini hiç yakmamıştı. Öyle ya, Ayhan ciğer acısıydı. Anne - [Çocuğun Avucunda](https://www.insaniyet.net/cocugun-avucunda/) - Yazar: Saniye Mecek Güz geldi, havalar soğumaya başladı, geceleri ayaz çıkıyor, kırağı düşüyor otlara. Güneş yüzünü gösterene kadar kıpırdamak istemiyorum. Bugünlerde iyice büyüdüm sanki, irileştim, yeşil mantom dar geliyor, yırtıldı, rengi değişti, bir tuhaflaştı. Yaylanın sakinleri bir bir sahildeki evlerine döndüler, kalanlar bir elin parmaklarından az. Allah'tan ihtiyarların telaşları yokmuş, onlar bir kaç ay daha burada - [Zeytin Kolonyası](https://www.insaniyet.net/zeytin-kolonyasi/) - Pastanenin önündeki masalardan birinde oturan çırak, Osman Bey'in geldiğini görünce hemen ayağa kalktı ve müşterisini içeri buyur etti. Raflara özenle sıralanmış Diyabet dostları(!) tüm ihtişamıyla Osman Bey'e bakıyorlardı. Osman Bey memnuniyetini gösterir bir gülümsemeyle onlara karşılık verdi. Gür bir sedayla; - Neler var usta? diye sordu. Usta bu soruya hazırlıklıydı. Osman Bey'in gözlerinin mıhlandığı tarafta - [İstilacı](https://www.insaniyet.net/istilaci/) - Radyoda Zeki Müren var, ne güzel söylüyor: "Hey gidi gidi koca dünya Gam yükü müsün? Söyle fani dünya söyle Dert küpü müsün?"​ ​Hey gidi koca dünya, 4,5 milyar yaşındasın. Allah (c.c), seni ve içinde bulunduğun tüm kâinatı, kevnî yasaları ile şekillendirmiş yoksa bu yaşına kadar gelemezdin. Hâlik (c.c.),içindekilerle beraber bütün evreni belli bir düzen ve - [Ölümsüz Sevgi](https://www.insaniyet.net/olumsuz-sevgi/) - Çalışan anne babalar için hafta sonları hasretle beklenen kıymetli günlerdi. Böyle bir günün sabahında yanağımda belli belirsiz bir buse ile uyandım. Oğlum beni uyandırmaya çalışıyordu, gözlerimi bilerek açmadım. "Baba hadi kalk" ısrarından sonra minik parmaklarıyla giriştiği gıdıklama eylemi benim hamlemle bol kahkahalı güreşe dönüştü. Kimin galip geleceği belli ama maçı biraz uzatıp yenilginin asaletini kuşanmam ## Sayfalar - [Künye](https://www.insaniyet.net/kunye/) - Sahibi Muhammed Akif Gül Genel Yayın Yönetmeni Nil Gülsüm Genel Yayın Koordinatörü Fatih Karadayı İçerik Koordinatörü Mustafa Yıldız Teknik Yönetmen/Web Developer Arif M. Kul Yayın Editörü Dr. Fatma Somuncuoğlu Yayın Editör Yardımcısı Hülya Sezen Kanca Panel ve Sosyal Medya Muhammed Enes Aksoy Danışma Kurulu Abdulhamit Güler Ali Görkem Userin Cağfer Karadaş, Prof. Dr. Erdoğan Muratoğlu - [Hakkımızda](https://www.insaniyet.net/hakkimizda/) - Selam ile… “Nûn. Kaleme ve (yazanların) onunla yazdıklarına andolsun…”(Nûn/Kalem Sûresi, 58/1) Hiçbir varlık yoktu sadece Allah vardı. Murad etti, “kün!” dedi ve mahlûkat var oldu. Gezegenleri, dağları, taşları, ovaları, denizleri, ırmakları, hayvanları, cinleri, melekleri… yarattı. Dünya her şeyiyle hazırlandı, kıvamını buldu. Ve sıradaki var kılındı: İnsan! İnsanla birlikte dünya bir başka anlam ve kıymet kazandı. - [Yazarlar](https://www.insaniyet.net/yazarlar/) - [İletişim](https://www.insaniyet.net/iletisim/) - insaniyet.yazi@gmail.com Sümer-1 Sokak 11/4 Kızılay, Çankaya/ANKARA - [Demo](https://www.insaniyet.net/demo/) - [vc_row full_width=”stretch_row_content_no_spaces”][vc_column][kan_vc_featured_posts number_post=”10″ offset=”0″][vc_empty_space height=”20px”][/vc_column][/vc_row][vc_row kan_full_width=”true” kan_full_width_content=”true”][vc_column css_animation=”none” width=”2/3″ kan_sticky_sidebar=”yes”][kan_vc_recent_posts title_style=”” number_post=”5″ offset=”0″][vc_empty_space height=”20px”][vc_row_inner][vc_column_inner width=”1/2″][kan_vc_posts column_width=”1e3″ title_style=”” number_post=”5″ offset=”0″ title=”Modül”][vc_empty_space height=”20px”][/vc_column_inner][vc_column_inner width=”1/2″][kan_vc_posts column_width=”1e3″ title_style=”” number_post=”5″ offset=”1″ title=”Modül”][vc_empty_space height=”20px”][/vc_column_inner][/vc_row_inner][vc_row_inner][vc_column_inner][kan_vc_posts style=”6″ title_style=”” number_post=”5″ offset=”0″ include_cat2=”2″ include_cat3=”1″ include_cat4=”3″ title=”Modül”][vc_empty_space height=”20px”][kan_vc_posts style=”5″ title_style=”” number_post=”4″ offset=”0″ title=”Modül”][kan_vc_posts style=”3″ title_style=”” number_post=”4″ offset=”0″ title=”Modül”][vc_empty_space height=”20px”][kan_vc_slider_posts title_style=”” number_post=”5″ offset=”0″][vc_empty_space height=”20px”][/vc_column_inner][/vc_row_inner][/vc_column][vc_column width=”1/3″ kan_sticky_sidebar=”yes” kan_set_as_sidebar=”yes” - [Hesabım](https://www.insaniyet.net/hesabim/) - [Yazarlar](https://www.insaniyet.net/yazar/) - [Onaylı Üyelik](https://www.insaniyet.net/uyelik/) - Onaylı üyelerimize özel olarak hazırladığımız içeriklerimize erişebilmek için onaylı üye olmalısınız. Peki nasıl onaylı üye olacaksınız ve onaylı üyelerin avantajları neler? Bu sayfada tüm bu sorularınıza yanıt bulabilir ve hemen onaylı üye olmak için işlemleri başlatabilirsiniz. Sıkça Sorular Sorular - [Yazım Kuralları](https://www.insaniyet.net/yazim-kurallari/) - Yazılar MS Word programında, A4 dikey boyutta, kenar boşlukları 2,5 cm olmalıdır. Yazı tipi Times News Roman yazı karakter, normal yazı stili, 12 punto metin boyutu, 1 satır boşluğu paragraf aralığında ve metin sola yaslı olmalıdır. Düşünce, söyleşi, öykü, gezi yazısı ve portre dışındaki metinler en fazla 2 sayfa olmalı, 800 kelime veya 6000 karakteri - [Yayın İlkeleri](https://www.insaniyet.net/yayin-ilkeleri/) - Sitenin amacı ülkemizin kültür sanat, edebiyat, düşünce ve medeniyet birikimini yansıtmak, kalem erbabıyla ilgili hedef kitleyi buluşturmak, bu alanda yeni birikimlerin oluşmasına zemin ve imkân oluşturmaya katkı sağlamaktır. Ülkemizin birikimini ortaya koymak ve geliştirmek amacıyla öncelikle, Kültür Sanat, Edebiyat, Düşünce, Kitap, Söyleşi, Portre, Kavram, Sinema, Müzik, Fotoğraf, Eyvallah, Fesübhânallah, Tarih, Eğitim, Yazarlık Atölyesi ve Dünyanın - [Üye Puanları](https://www.insaniyet.net/uye-puanlari/) - Ödüller; Bu Ayın Birincisi: IPhone 14 Bu Ayın İkincisi: Macbook Air Bu Ayın Üçüncüsü: 1000 TL - [Hakkımızda](https://www.insaniyet.net/hakkimizda-2/) - Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Morbi at leo arcu. Vivamus posuere justo quis turpis consectetur, vulputate euismod eros dapibus. Proin elementum, justo vel posuere iaculis, odio nisi consequat felis, finibus aliquet velit metus ut libero. Nunc sed sem est. Aliquam sollicitudin ut nisi id ultrices. Morbi quam eros, porta sit amet elit - [Kısakodlar](https://www.insaniyet.net/kisakodlar/) - [vc_row][vc_column][vc_column_text] Bilgi Kutuları Başarılı Ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat. Ut wisi enim ad minim veniam. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat. Ut wisi enim ad minim veniam, quis nostrud exerci tation ullamcorper suscipit lobortis nisl ut aliquip ex - [Trendlerdeki Yazılar](https://www.insaniyet.net/trendler/) - [Gizlilik](https://www.insaniyet.net/privacy-policy/) - Who we are Our website address is: https://demo.kanthemes.com.tr/geoit. What personal data we collect and why we collect it Comments When visitors leave comments on the site we collect the data shown in the comments form, and also the visitor’s IP address and browser user agent string to help spam detection. An anonymized string created from - [Home](https://www.insaniyet.net/home/) ## Popup Builder - [15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanı, bayrağı ve millî iradeyi korumak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet; kahraman gazilerimize şükran ve minnet diliyoruz. Millî iradenin yanında dimdik duran tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyor; bu hain kalkışmayı gerçekleştirenleri ve destekleyenleri lanetliyoruz.](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/15-temmuz-hain-darbe-girisiminde-vatani-bayragi-ve-milli-iradeyi-korumak-ugruna-canlarini-feda-eden-aziz-sehitlerimize-allahtan-rahmet-kahraman-gazilerimize-sukran-ve-minnet-diliyoruz-milli-irad/) - ["Başkent İnsaniyet Buluşmaları"nın haziran ayı konuğu, "Fıtrat Perspektifinden Çocuk ve Genç" konulu sunumuyla Mürşid Ekmel Aybek](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/baskent-insaniyet-bulusmalarinin-haziran-ayi-konugu-fitrat-perspektifinden-cocuk-ve-genc-konulu-sunumuyla-mursid-ekmel-aybek/) - ["Başkent İnsaniyet Buluşmaları"nın nisan ayı konuğu, "Sarayın Sesi Halkın Nefesi" konulu sunumuyla Bayram Bilge TOKEL.](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/baskent-insaniyet-bulusmalarinin-nisan-ayi-konugu-sarayin-sesi-halkin-nefesi-konulu-sunumuyla-bayram-bilge-tokel/) - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları'nın şubat ayı konuğu, "Ramazan Ayında Bireysel ve Toplumsal Olgunlaşma" konulu sunumuyla Prof. Dr. Asım Yapıcı](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/baskent-insaniyet-bulusmalarinin-subat-ayi-konugu-ramazan-ayinda-bireysel-ve-toplumsal-olgunlasma-konulu-sunumuyla-prof-dr-asim-yapici/) - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları'nın ocak ayı konuğu, "Okuma ve Yazma Dengesi" konulu sunumuyla Sayın Erol Erdoğan](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/baskent-insaniyet-bulusmalarinin-ocak-ayi-konugu-okuma-ve-yazma-dengesi-konulu-sunumuyla-sayin-erol-erdogan/) - ["Başkent İnsaniyet Buluşmaları"nın aralık ayı konuğu, "Dostluk Siyaseti" konulu sunumuyla Prof. Dr. Yasin Aktay.](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/baskent-insaniyet-bulusmalarinin-aralik-ayi-konugu-dostluk-siyaseti-konulu-sunumuyla-prof-dr-yasin-aktay/) - ["Başkent İnsaniyet Buluşmaları"nın kasım ayı konuğu, "Türkiye Nedir?" konulu sunumuyla Aydın Ünal](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/baskent-insaniyet-bulusmalarinin-kasim-ayi-konugu-turkiye-nedir-konulu-sunumuyla-aydin-unal/) - [www.insaniyet.net 6. Yılında!](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/www-insaniyet-net-6-yilinda/) - [Şair-Yazar Mehmet Aycı](https://www.insaniyet.net/popupbuilder/sair-yazar-mehmet-ayci/) ## Kategoriler - [Genel](https://www.insaniyet.net/category/genel/) - [Eğitim](https://www.insaniyet.net/category/egitim/) - [Eyvallah](https://www.insaniyet.net/category/eyvallah/) - [Müzik](https://www.insaniyet.net/category/muzik/) - [Yazarlık Atölyesi](https://www.insaniyet.net/category/yazarlik/) - [Kavram](https://www.insaniyet.net/category/kavram/) - [Kültür Sanat](https://www.insaniyet.net/category/kultur-sanat/) - [Sinema](https://www.insaniyet.net/category/sinema/) - [Kitap](https://www.insaniyet.net/category/kitap/) - [Dünyanın Renkleri](https://www.insaniyet.net/category/renkler/) - [Dünya](https://www.insaniyet.net/category/dunya/) - [Edebiyat](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/) - [Tarih](https://www.insaniyet.net/category/tarih/) - [Şahsiyet](https://www.insaniyet.net/category/sahsiyet/) - [Öyle Değildir](https://www.insaniyet.net/category/oyle-degildir/) - [Söyleşi](https://www.insaniyet.net/category/soylesi/) - [Düşünce](https://www.insaniyet.net/category/dusunce/) - [Din ve Hayat](https://www.insaniyet.net/category/din-ve-hayat/) - [Edebiyatımızda Ramazan](https://www.insaniyet.net/category/edebiyatimizda-ramazan/) - [Edebiyatımızda Bayram](https://www.insaniyet.net/category/edebiyatimizda-bayram/) - [Rüya Günlükleri](https://www.insaniyet.net/category/ruya-gunlukleri/) - [Ramazan](https://www.insaniyet.net/category/ramazan/) - [Ramazan Manileri](https://www.insaniyet.net/category/ramazan-manileri/) - [Dünden Bugüne](https://www.insaniyet.net/category/dunden-bugune/) - [Gezi Yazısı](https://www.insaniyet.net/category/gezi-yazisi/) - [Fotoğraflı-Yorum](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/fotografli-yorum/) - [Şairin Gör Dediği](https://www.insaniyet.net/category/sairin-gor-dedigi/) - [Bilgi](https://www.insaniyet.net/category/bilgi/) - Kategorinin açıklaması burada gözükmektedir, kategori açıklamaları seo için oldukça önemlidir. - [Haberler](https://www.insaniyet.net/category/haberler/) - Kategorinin açıklaması burada gözükmektedir, kategori açıklamaları seo için oldukça önemlidir. - [Teknoloji](https://www.insaniyet.net/category/teknoloji/) - Kategorinin açıklaması burada gözükmektedir, kategori açıklamaları seo için oldukça önemlidir. - [Kurumsal](https://www.insaniyet.net/category/kurumsal/) - [Seyahat Notları](https://www.insaniyet.net/category/seyahat-notlari/) - [Öykü](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/oyku/) - [Deneme](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/deneme/) - [Kitap Tanıtım](https://www.insaniyet.net/category/kitap-tanitim/) - [Şiir](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/siir/) - [Din](https://www.insaniyet.net/category/din/) - [Belgesel](https://www.insaniyet.net/category/belgesel/) - [İnceleme](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/inceleme/) - [Anı](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/ani/) - [Dergi Tanıtımı](https://www.insaniyet.net/category/dergi-tanitimi/) - [Anlatı](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/anlati/) - [Şehir Tanıtımı](https://www.insaniyet.net/category/edebiyat/sehir-tanitimi/) ## Etiketler - [insaniyet](https://www.insaniyet.net/tag/insaniyet/) - [insaniyetsite](https://www.insaniyet.net/tag/insaniyetsite/) - [sezai karakoç](https://www.insaniyet.net/tag/sezai-karakoc/) - [rasimözdenören](https://www.insaniyet.net/tag/rasimozdenoren/) - [hzhüseyin](https://www.insaniyet.net/tag/hzhuseyin/) - [kerbela](https://www.insaniyet.net/tag/kerbela/) - [üstad](https://www.insaniyet.net/tag/ustad/) - [mustafakarahasanoğlu](https://www.insaniyet.net/tag/mustafakarahasanoglu/) - [endülüs](https://www.insaniyet.net/tag/endulus/) - [Şiir](https://www.insaniyet.net/tag/siir/) - [edebiyat](https://www.insaniyet.net/tag/edebiyat/) - [erzurum](https://www.insaniyet.net/tag/erzurum/) - [Evliyaçelebi](https://www.insaniyet.net/tag/evliyacelebi/) - [sanat](https://www.insaniyet.net/tag/sanat/) - [metaverse](https://www.insaniyet.net/tag/metaverse/) - [ömertuğrul](https://www.insaniyet.net/tag/omertugrul/) - [ömer](https://www.insaniyet.net/tag/omer/) - [tuğrul](https://www.insaniyet.net/tag/tugrul/) - [şair](https://www.insaniyet.net/tag/sair/) - [toplum](https://www.insaniyet.net/tag/toplum/) - [halk](https://www.insaniyet.net/tag/halk/) - [yağmur](https://www.insaniyet.net/tag/yagmur/) - [dinler](https://www.insaniyet.net/tag/dinler/) - [islam](https://www.insaniyet.net/tag/islam/) - [aile](https://www.insaniyet.net/tag/aile/) - [evlatlık](https://www.insaniyet.net/tag/evlatlik/) - [ankara](https://www.insaniyet.net/tag/ankara/) - [Yusuf el kadaravi](https://www.insaniyet.net/tag/yusuf-el-kadaravi/) - [ay vakti](https://www.insaniyet.net/tag/ay-vakti/) - [kitap](https://www.insaniyet.net/tag/kitap/) - [aylık](https://www.insaniyet.net/tag/aylik/) - [tadımlık](https://www.insaniyet.net/tag/tadimlik/) - [fevzicakmak](https://www.insaniyet.net/tag/fevzicakmak/) - [mareşal](https://www.insaniyet.net/tag/maresal/) - [Ahmethaşim](https://www.insaniyet.net/tag/ahmethasim/) - [dündenbugüne](https://www.insaniyet.net/tag/dundenbugune/) - [kahramanmaraş](https://www.insaniyet.net/tag/kahramanmaras/) - [okuma](https://www.insaniyet.net/tag/okuma/) - [türkler](https://www.insaniyet.net/tag/turkler/) - [türkçe](https://www.insaniyet.net/tag/turkce/) - [güllük](https://www.insaniyet.net/tag/gulluk/) - [öğretmen](https://www.insaniyet.net/tag/ogretmen/) - [semerkant](https://www.insaniyet.net/tag/semerkant/) - [bursa](https://www.insaniyet.net/tag/bursa/) - [mustafa kara](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-kara/) - [hz. ibrahim](https://www.insaniyet.net/tag/hz-ibrahim/) - [hz. ismail](https://www.insaniyet.net/tag/hz-ismail/) - [şahsiyet](https://www.insaniyet.net/tag/sahsiyet/) - [necip fazıl](https://www.insaniyet.net/tag/necip-fazil/) - [hatıra](https://www.insaniyet.net/tag/hatira/) - [erol göka](https://www.insaniyet.net/tag/erol-goka/) - [söyleşi](https://www.insaniyet.net/tag/soylesi/) - [etkinlik](https://www.insaniyet.net/tag/etkinlik/) - [salihkılınç](https://www.insaniyet.net/tag/salihkilinc/) - [catman](https://www.insaniyet.net/tag/catman/) - [kediadam](https://www.insaniyet.net/tag/kediadam/) - [trt](https://www.insaniyet.net/tag/trt/) - [seyidçolak](https://www.insaniyet.net/tag/seyidcolak/) - [vuralçakır](https://www.insaniyet.net/tag/vuralcakir/) - [iyiinsan](https://www.insaniyet.net/tag/iyiinsan/) - [ömeryıldırım](https://www.insaniyet.net/tag/omeryildirim/) - [düşünce](https://www.insaniyet.net/tag/dusunce/) - [insanvemutlak](https://www.insaniyet.net/tag/insanvemutlak/) - [linçkültürü](https://www.insaniyet.net/tag/linckulturu/) - [imamhüseyinyaşar](https://www.insaniyet.net/tag/imamhuseyinyasar/) - [hüseyinçolak](https://www.insaniyet.net/tag/huseyincolak/) - [saksıdaki kahır](https://www.insaniyet.net/tag/saksidaki-kahir/) - [kültürsanat](https://www.insaniyet.net/tag/kultursanat/) - [erolgöka](https://www.insaniyet.net/tag/erolgoka/) - [zeyneptuğçekaradağ](https://www.insaniyet.net/tag/zeyneptugcekaradag/) - [rusatsız dergi](https://www.insaniyet.net/tag/rusatsiz-dergi/) - [raşitküçük](https://www.insaniyet.net/tag/rasitkucuk/) - [taziye](https://www.insaniyet.net/tag/taziye/) - [aylaabak](https://www.insaniyet.net/tag/aylaabak/) - [nurettintopçu](https://www.insaniyet.net/tag/nurettintopcu/) - [dmehmetdoğan](https://www.insaniyet.net/tag/dmehmetdogan/) - [erdinçözcan](https://www.insaniyet.net/tag/erdincozcan/) - [alierbaş](https://www.insaniyet.net/tag/alierbas/) - [cağferkaradaş](https://www.insaniyet.net/tag/cagferkaradas/) - [mehmetnezirgül](https://www.insaniyet.net/tag/mehmetnezirgul/) - [turgutreis](https://www.insaniyet.net/tag/turgutreis/) - [hasanmetin](https://www.insaniyet.net/tag/hasanmetin/) - [erdalçakır](https://www.insaniyet.net/tag/erdalcakir/) - [yıllarıntozu](https://www.insaniyet.net/tag/yillarintozu/) - [erolerdoğan](https://www.insaniyet.net/tag/erolerdogan/) - [müslümyıldırım](https://www.insaniyet.net/tag/muslumyildirim/) - [hüseyinkader](https://www.insaniyet.net/tag/huseyinkader/) - [mustafakara](https://www.insaniyet.net/tag/mustafakara/) - [dergi](https://www.insaniyet.net/tag/dergi/) - [yitiksöz](https://www.insaniyet.net/tag/yitiksoz/) - [iran](https://www.insaniyet.net/tag/iran/) - [azerbaycantürkçesi](https://www.insaniyet.net/tag/azerbaycanturkcesi/) - [türkiyetürkçesi](https://www.insaniyet.net/tag/turkiyeturkcesi/) - [mustafakutlu](https://www.insaniyet.net/tag/mustafakutlu/) - [ibnrüşd](https://www.insaniyet.net/tag/ibnrusd/) - [necipfazılödülleri](https://www.insaniyet.net/tag/necipfazilodulleri/) - [ibrahimhaliler](https://www.insaniyet.net/tag/ibrahimhaliler/) - [tasavvuf](https://www.insaniyet.net/tag/tasavvuf/) - [nefsterbiyesi](https://www.insaniyet.net/tag/nefsterbiyesi/) - [cemilpaslı](https://www.insaniyet.net/tag/cemilpasli/) - [mehmetkabakçı](https://www.insaniyet.net/tag/mehmetkabakci/) - [manidardergi](https://www.insaniyet.net/tag/manidardergi/) - [nizamettinparlak](https://www.insaniyet.net/tag/nizamettinparlak/) - [deneme](https://www.insaniyet.net/tag/deneme/) - [ketebe](https://www.insaniyet.net/tag/ketebe/) - [kemaltahir](https://www.insaniyet.net/tag/kemaltahir/) - [ayşesaşa](https://www.insaniyet.net/tag/aysesasa/) - [halikarnasbalıkçı](https://www.insaniyet.net/tag/halikarnasbalikci/) - [erdoğanmuratoğlu](https://www.insaniyet.net/tag/erdoganmuratoglu/) - [yaseminkapusuz](https://www.insaniyet.net/tag/yaseminkapusuz/) - [mustafaalıcı](https://www.insaniyet.net/tag/mustafaalici/) - [öykü](https://www.insaniyet.net/tag/oyku/) - [eminsaraç](https://www.insaniyet.net/tag/eminsarac/) - [yıldırımalkış](https://www.insaniyet.net/tag/yildirimalkis/) - [demirtaşaihl](https://www.insaniyet.net/tag/demirtasaihl/) - [yarışma](https://www.insaniyet.net/tag/yarisma/) - [ankaraetkinlik](https://www.insaniyet.net/tag/ankaraetkinlik/) - [dünyadergilerbirliği](https://www.insaniyet.net/tag/dunyadergilerbirligi/) - [ayvaktidergisi](https://www.insaniyet.net/tag/ayvaktidergisi/) - [muraterdoğan](https://www.insaniyet.net/tag/muraterdogan/) - [nurettindurman](https://www.insaniyet.net/tag/nurettindurman/) - [fatihertugay](https://www.insaniyet.net/tag/fatihertugay/) - [posterillik](https://www.insaniyet.net/tag/posterillik/) - [meb](https://www.insaniyet.net/tag/meb/) - [dinöğretimigenelmüdürlüğü](https://www.insaniyet.net/tag/dinogretimigenelmudurlugu/) - [tdvyayınları](https://www.insaniyet.net/tag/tdvyayinlari/) - [gönüldendilegelendualar](https://www.insaniyet.net/tag/gonuldendilegelendualar/) - [ibrahimkaya](https://www.insaniyet.net/tag/ibrahimkaya/) - [sezaikarakoç](https://www.insaniyet.net/tag/sezaikarakoc/) - [isveçizlenimleri](https://www.insaniyet.net/tag/isvecizlenimleri/) - [azaposman](https://www.insaniyet.net/tag/azaposman/) - [gaziantep](https://www.insaniyet.net/tag/gaziantep/) - [kurtuluş](https://www.insaniyet.net/tag/kurtulus/) - [zekiyekahraman](https://www.insaniyet.net/tag/zekiyekahraman/) - [hakikat](https://www.insaniyet.net/tag/hakikat/) - [kelam](https://www.insaniyet.net/tag/kelam/) - [muhammedtavittanci](https://www.insaniyet.net/tag/muhammedtavittanci/) - [zikir](https://www.insaniyet.net/tag/zikir/) - [tadımlıkkitaplar](https://www.insaniyet.net/tag/tadimlikkitaplar/) - [türkiyeyazarlarbirliği](https://www.insaniyet.net/tag/turkiyeyazarlarbirligi/) - [ödül](https://www.insaniyet.net/tag/odul/) - [uğurdede](https://www.insaniyet.net/tag/ugurdede/) - [muhsinbostan](https://www.insaniyet.net/tag/muhsinbostan/) - [aliışık](https://www.insaniyet.net/tag/aliisik/) - [üçgünlükdünyanınikincigünü](https://www.insaniyet.net/tag/ucgunlukdunyaninikincigunu/) - [mehmetakifinanvakfı](https://www.insaniyet.net/tag/mehmetakifinanvakfi/) - [muhammederoğlu](https://www.insaniyet.net/tag/muhammederoglu/) - [yaşarkaplan](https://www.insaniyet.net/tag/yasarkaplan/) - [cahitçollak](https://www.insaniyet.net/tag/cahitcollak/) - [mektup](https://www.insaniyet.net/tag/mektup/) - [seyitahmetuzun](https://www.insaniyet.net/tag/seyitahmetuzun/) - [halitçalış](https://www.insaniyet.net/tag/halitcalis/) - [ahmetakçakaya](https://www.insaniyet.net/tag/ahmetakcakaya/) - [toprak](https://www.insaniyet.net/tag/toprak/) - [temevvücât-ı efkâr](https://www.insaniyet.net/tag/temevvucat-i-efkar/) - [şuuraltınotları](https://www.insaniyet.net/tag/suuraltinotlari/) - [müştehirkarakaya](https://www.insaniyet.net/tag/mustehirkarakaya/) - [ruhsatsızdergi](https://www.insaniyet.net/tag/ruhsatsizdergi/) - [esma-i hüsna](https://www.insaniyet.net/tag/esma-i-husna/) - [alişirnevâî](https://www.insaniyet.net/tag/alisirnevai/) - [rami kütüphanesi](https://www.insaniyet.net/tag/rami-kutuphanesi/) - [mustafa alıcı](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-alici/) - [neo-pagan](https://www.insaniyet.net/tag/neo-pagan/) - [yaşarçıraklı](https://www.insaniyet.net/tag/yasarcirakli/) - [ali emre](https://www.insaniyet.net/tag/ali-emre/) - [mehmed akif](https://www.insaniyet.net/tag/mehmed-akif/) - [Cağfer Karadaş](https://www.insaniyet.net/tag/cagfer-karadas/) - [tevhid](https://www.insaniyet.net/tag/tevhid/) - [Dr. Müslüm Yıldırım](https://www.insaniyet.net/tag/dr-muslum-yildirim/) - [Taşköprülüzâde Ahmed Efendi](https://www.insaniyet.net/tag/taskopruluzade-ahmed-efendi/) - [Turan Gündüz](https://www.insaniyet.net/tag/turan-gunduz/) - [Prof. Dr. Ramazan Altıntaş](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-ramazan-altintas/) - [İslâm’ın Sanata Bakışı](https://www.insaniyet.net/tag/islamin-sanata-bakisi/) - [Bünyamin Erul](https://www.insaniyet.net/tag/bunyamin-erul/) - [üçaylar](https://www.insaniyet.net/tag/ucaylar/) - [kandil](https://www.insaniyet.net/tag/kandil/) - [Bağdat](https://www.insaniyet.net/tag/bagdat/) - [Nurettin Durman](https://www.insaniyet.net/tag/nurettin-durman/) - [Hasan Metin](https://www.insaniyet.net/tag/hasan-metin/) - [fıkıh](https://www.insaniyet.net/tag/fikih/) - [Halit Çalış](https://www.insaniyet.net/tag/halit-calis/) - [Saniye Mecek](https://www.insaniyet.net/tag/saniye-mecek/) - [Muhammed Emin Şimşek](https://www.insaniyet.net/tag/muhammed-emin-simsek/) - [koro](https://www.insaniyet.net/tag/koro/) - [Asuman Yüksel](https://www.insaniyet.net/tag/asuman-yuksel/) - [Les Choristes](https://www.insaniyet.net/tag/les-choristes/) - [cönk](https://www.insaniyet.net/tag/conk/) - [Cemil Paslı](https://www.insaniyet.net/tag/cemil-pasli/) - [Fatih Sultan Mehmet](https://www.insaniyet.net/tag/fatih-sultan-mehmet/) - [Hüseyin Çolak](https://www.insaniyet.net/tag/huseyin-colak/) - [Adnan Oktay](https://www.insaniyet.net/tag/adnan-oktay/) - [Ziya Paşa](https://www.insaniyet.net/tag/ziya-pasa/) - [Yusuf Yeşilkaya](https://www.insaniyet.net/tag/yusuf-yesilkaya/) - [Kur'an](https://www.insaniyet.net/tag/kuran/) - [Yasemin Kapusuz](https://www.insaniyet.net/tag/yasemin-kapusuz/) - [Ömer Tuğrul İnançer](https://www.insaniyet.net/tag/omer-tugrul-inancer/) - [Ayşe Şasa](https://www.insaniyet.net/tag/ayse-sasa/) - [Ömer Yıldırım](https://www.insaniyet.net/tag/omer-yildirim/) - [oryantalizm](https://www.insaniyet.net/tag/oryantalizm/) - [duyuru](https://www.insaniyet.net/tag/duyuru/) - [TYB](https://www.insaniyet.net/tag/tyb/) - [Kung Fu Panda](https://www.insaniyet.net/tag/kung-fu-panda/) - [Murat Erdoğan](https://www.insaniyet.net/tag/murat-erdogan/) - [Fatma Umar](https://www.insaniyet.net/tag/fatma-umar/) - [Gül/lük](https://www.insaniyet.net/tag/gul-luk/) - [Mehmet Nezir Gül](https://www.insaniyet.net/tag/mehmet-nezir-gul/) - [Ekrem Kurt](https://www.insaniyet.net/tag/ekrem-kurt/) - [anı](https://www.insaniyet.net/tag/ani/) - [2023 Kahramanmaraş Depremi](https://www.insaniyet.net/tag/2023-kahramanmaras-depremi/) - [deprem](https://www.insaniyet.net/tag/deprem/) - [Türkçe Şurası](https://www.insaniyet.net/tag/turkce-surasi/) - [İdris Nebi Uysal](https://www.insaniyet.net/tag/idris-nebi-uysal/) - [Bekir Şamil Potur](https://www.insaniyet.net/tag/bekir-samil-potur/) - [Müştehir Karakaya](https://www.insaniyet.net/tag/mustehir-karakaya/) - [çocuk](https://www.insaniyet.net/tag/cocuk/) - [matematik](https://www.insaniyet.net/tag/matematik/) - [Mustafa Özçelik](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-ozcelik/) - [Erdoğan Muratoğlu](https://www.insaniyet.net/tag/erdogan-muratoglu/) - [Dünden Bugüne](https://www.insaniyet.net/tag/dunden-bugune/) - [Ahmet Sezgin](https://www.insaniyet.net/tag/ahmet-sezgin/) - [Yıldırım Alkış](https://www.insaniyet.net/tag/yildirim-alkis/) - [Mustafa Sefa Çakır](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-sefa-cakir/) - [gönüllülük](https://www.insaniyet.net/tag/gonulluluk/) - [Müslüm Yıldırım](https://www.insaniyet.net/tag/muslum-yildirim/) - [İbrahim Demirci](https://www.insaniyet.net/tag/ibrahim-demirci/) - [Türkçe Hutbe](https://www.insaniyet.net/tag/turkce-hutbe/) - [Prof. Dr. Nizamettin Parlak](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-nizamettin-parlak/) - [rehberlik](https://www.insaniyet.net/tag/rehberlik/) - [Prof. Dr. Halit Çalış](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-halit-calis/) - [Uzam Yayınları](https://www.insaniyet.net/tag/uzam-yayinlari/) - [Hüseyin Kader](https://www.insaniyet.net/tag/huseyin-kader/) - [Erdal Çakır](https://www.insaniyet.net/tag/erdal-cakir/) - [Mükerrem Özdemir](https://www.insaniyet.net/tag/mukerrem-ozdemir/) - [umreyazıları](https://www.insaniyet.net/tag/umreyazilari/) - [Zekiye Kahraman](https://www.insaniyet.net/tag/zekiye-kahraman/) - [Fuat Oskay](https://www.insaniyet.net/tag/fuat-oskay/) - [Kapattım Çatlağını Kalbimin](https://www.insaniyet.net/tag/kapattim-catlagini-kalbimin/) - [Erol Erdoğan](https://www.insaniyet.net/tag/erol-erdogan/) - [Erbakan](https://www.insaniyet.net/tag/erbakan/) - [İbrahim Halil Er](https://www.insaniyet.net/tag/ibrahim-halil-er/) - [Seyit Bahçıvan](https://www.insaniyet.net/tag/seyit-bahcivan/) - [Çâre Dergisi](https://www.insaniyet.net/tag/care-dergisi/) - [Kardelen Tanaş](https://www.insaniyet.net/tag/kardelen-tanas/) - [Prof. Dr. Cağfer Karadaş](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-cagfer-karadas/) - [Vural Çakır](https://www.insaniyet.net/tag/vural-cakir/) - [Ali Işık](https://www.insaniyet.net/tag/ali-isik/) - [Bosna](https://www.insaniyet.net/tag/bosna/) - [Aliya](https://www.insaniyet.net/tag/aliya/) - [Ahmet Melih Karauğuz](https://www.insaniyet.net/tag/ahmet-melih-karauguz/) - [Herkese Biraz Bahar Gerek](https://www.insaniyet.net/tag/herkese-biraz-bahar-gerek/) - [Can Ahmet Çelik](https://www.insaniyet.net/tag/can-ahmet-celik/) - [Ruhsatsız Dergi](https://www.insaniyet.net/tag/ruhsatsiz-dergi/) - [Mehmet Akif Ersoy](https://www.insaniyet.net/tag/mehmet-akif-ersoy/) - [Prof. Dr. Mustafa Kara](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-mustafa-kara/) - [Ayla Abak](https://www.insaniyet.net/tag/ayla-abak/) - [Doç. Dr. Ömer Menekşe](https://www.insaniyet.net/tag/doc-dr-omer-menekse/) - [Meryem Cemile Arslan](https://www.insaniyet.net/tag/meryem-cemile-arslan/) - [Cevat Akkanat](https://www.insaniyet.net/tag/cevat-akkanat/) - [Fatih Ertugay](https://www.insaniyet.net/tag/fatih-ertugay/) - [M. Burak Çelik](https://www.insaniyet.net/tag/m-burak-celik/) - [2. Abdulhamid](https://www.insaniyet.net/tag/2-abdulhamid/) - [Mehmet Doğan](https://www.insaniyet.net/tag/mehmet-dogan/) - [Türkçe Sözlük](https://www.insaniyet.net/tag/turkce-sozluk/) - [Dr. Mehmet Kahraman](https://www.insaniyet.net/tag/dr-mehmet-kahraman/) - [Mehmet Genç](https://www.insaniyet.net/tag/mehmet-genc/) - [Aşık Veysel](https://www.insaniyet.net/tag/asik-veysel/) - [Ramazan](https://www.insaniyet.net/tag/ramazan/) - [Prof. Dr. Ahmet Yıldırım](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-ahmet-yildirim/) - [çocukluk](https://www.insaniyet.net/tag/cocukluk/) - [eleştiri](https://www.insaniyet.net/tag/elestiri/) - [Abdullah](https://www.insaniyet.net/tag/abdullah/) - [Yıldız](https://www.insaniyet.net/tag/yildiz/) - [7 Soruda Ramazan](https://www.insaniyet.net/tag/7-soruda-ramazan/) - [Prof. Dr. Ali Kuzudişli](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-ali-kuzudisli/) - [Mehmet Kabakçı](https://www.insaniyet.net/tag/mehmet-kabakci/) - [armusun](https://www.insaniyet.net/tag/armusun/) - [Sehit ahmet Uzun](https://www.insaniyet.net/tag/sehit-ahmet-uzun/) - [Kudüs](https://www.insaniyet.net/tag/kudus/) - [Tadımlık Kitaplar](https://www.insaniyet.net/tag/tadimlik-kitaplar/) - [mustafa](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa/) - [uçurum](https://www.insaniyet.net/tag/ucurum/) - [genel](https://www.insaniyet.net/tag/genel/) - [hicret](https://www.insaniyet.net/tag/hicret/) - [dönüşüm](https://www.insaniyet.net/tag/donusum/) - [ü](https://www.insaniyet.net/tag/u/) - [Hatipoğlu hoca](https://www.insaniyet.net/tag/hatipoglu-hoca/) - [sempozyum](https://www.insaniyet.net/tag/sempozyum/) - [hadis](https://www.insaniyet.net/tag/hadis/) - [gazze](https://www.insaniyet.net/tag/gazze/) - [filistin](https://www.insaniyet.net/tag/filistin/) - [ebu ubeyde](https://www.insaniyet.net/tag/ebu-ubeyde/) - [picasso](https://www.insaniyet.net/tag/picasso/) - [guernica](https://www.insaniyet.net/tag/guernica/) - [eğitim](https://www.insaniyet.net/tag/egitim/) - [kütübhane](https://www.insaniyet.net/tag/kutubhane/) - [süleyman uludağ](https://www.insaniyet.net/tag/suleyman-uludag/) - [Vicdan](https://www.insaniyet.net/tag/vicdan/) - [maarif](https://www.insaniyet.net/tag/maarif/) - [okul](https://www.insaniyet.net/tag/okul/) - [osmanlı](https://www.insaniyet.net/tag/osmanli/) - [irfan](https://www.insaniyet.net/tag/irfan/) - [yol](https://www.insaniyet.net/tag/yol/) - [hikaye](https://www.insaniyet.net/tag/hikaye/) - [pakistan](https://www.insaniyet.net/tag/pakistan/) - [belucistan](https://www.insaniyet.net/tag/belucistan/) - [peygamber](https://www.insaniyet.net/tag/peygamber/) - [hz. Muhammet](https://www.insaniyet.net/tag/hz-muhammet/) - [görmez hoca](https://www.insaniyet.net/tag/gormez-hoca/) - [dünyaya](https://www.insaniyet.net/tag/dunyaya/) - [çağrı](https://www.insaniyet.net/tag/cagri/) - [noel](https://www.insaniyet.net/tag/noel/) - [seküler](https://www.insaniyet.net/tag/sekuler/) - [yılbaşı](https://www.insaniyet.net/tag/yilbasi/) - [mehmet akif](https://www.insaniyet.net/tag/mehmet-akif/) - [nurettin topçu](https://www.insaniyet.net/tag/nurettin-topcu/) - [ünsaniyet](https://www.insaniyet.net/tag/unsaniyet/) - [kendine yabancılaşma](https://www.insaniyet.net/tag/kendine-yabancilasma/) - [kimsesizlik](https://www.insaniyet.net/tag/kimsesizlik/) - [benlik](https://www.insaniyet.net/tag/benlik/) - [adanmak](https://www.insaniyet.net/tag/adanmak/) - [başarı](https://www.insaniyet.net/tag/basari/) - [yetenek](https://www.insaniyet.net/tag/yetenek/) - [adanmışlık](https://www.insaniyet.net/tag/adanmislik/) - [gönül](https://www.insaniyet.net/tag/gonul/) - [Ali İlhami](https://www.insaniyet.net/tag/ali-ilhami/) - [Bektaşi Şair](https://www.insaniyet.net/tag/bektasi-sair/) - [Regaib Kandili](https://www.insaniyet.net/tag/regaib-kandili/) - [Regaip Kandili](https://www.insaniyet.net/tag/regaip-kandili/) - [Dua](https://www.insaniyet.net/tag/dua/) - [Prof. DR. ADEM ÖNAL](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-adem-onal/) - [Kimya](https://www.insaniyet.net/tag/kimya/) - [cumhuriyet](https://www.insaniyet.net/tag/cumhuriyet/) - [öğretmenlik](https://www.insaniyet.net/tag/ogretmenlik/) - [öğretmenlik sanatı](https://www.insaniyet.net/tag/ogretmenlik-sanati/) - [üç aylar](https://www.insaniyet.net/tag/uc-aylar/) - [hazine](https://www.insaniyet.net/tag/hazine/) - [Antepli Hasreti](https://www.insaniyet.net/tag/antepli-hasreti/) - [Olmak Gerek şiiri](https://www.insaniyet.net/tag/olmak-gerek-siiri/) - [üniversite](https://www.insaniyet.net/tag/universite/) - [zaman](https://www.insaniyet.net/tag/zaman/) - [modern](https://www.insaniyet.net/tag/modern/) - [modern zamanlar](https://www.insaniyet.net/tag/modern-zamanlar/) - [bireyselleşme](https://www.insaniyet.net/tag/bireysellesme/) - [bencillik](https://www.insaniyet.net/tag/bencillik/) - [değerler](https://www.insaniyet.net/tag/degerler/) - [Gül](https://www.insaniyet.net/tag/gul/) - [Baba](https://www.insaniyet.net/tag/baba/) - [Türkistan](https://www.insaniyet.net/tag/turkistan/) - [Medreseler](https://www.insaniyet.net/tag/medreseler/) - [Faruk Beşer](https://www.insaniyet.net/tag/faruk-beser/) - [Beşer](https://www.insaniyet.net/tag/beser/) - [çocuklar](https://www.insaniyet.net/tag/cocuklar/) - [Duman Kara](https://www.insaniyet.net/tag/duman-kara/) - [Yahudiler](https://www.insaniyet.net/tag/yahudiler/) - [Harputlu Yusuf](https://www.insaniyet.net/tag/harputlu-yusuf/) - [Spinoza](https://www.insaniyet.net/tag/spinoza/) - [Kötülük Mektupları](https://www.insaniyet.net/tag/kotuluk-mektuplari/) - [Demokrasi Mitingi](https://www.insaniyet.net/tag/demokrasi-mitingi/) - [gülümsemek](https://www.insaniyet.net/tag/gulumsemek/) - [Modern Çağ](https://www.insaniyet.net/tag/modern-cag/) - [John Lukacs](https://www.insaniyet.net/tag/john-lukacs/) - [Yeni Çağ](https://www.insaniyet.net/tag/yeni-cag/) - [Ahmed Eflâkî Dede](https://www.insaniyet.net/tag/ahmed-eflaki-dede/) - [Dünya](https://www.insaniyet.net/tag/dunya/) - [Kültür](https://www.insaniyet.net/tag/kultur/) - [Recep Seyhan](https://www.insaniyet.net/tag/recep-seyhan/) - [Yahudilik](https://www.insaniyet.net/tag/yahudilik/) - [Siyonizm](https://www.insaniyet.net/tag/siyonizm/) - [Canlı olmak](https://www.insaniyet.net/tag/canli-olmak/) - [Can](https://www.insaniyet.net/tag/can/) - [Yarım Kalanlar](https://www.insaniyet.net/tag/yarim-kalanlar/) - [Miraç Kandili](https://www.insaniyet.net/tag/mirac-kandili/) - [Buharlı Hoca](https://www.insaniyet.net/tag/buharli-hoca/) - [Şeyh Gâlib](https://www.insaniyet.net/tag/seyh-galib/) - [Âşık Mir’âti](https://www.insaniyet.net/tag/asik-mirati/) - [memleket](https://www.insaniyet.net/tag/memleket/) - [Nevin Halıcı](https://www.insaniyet.net/tag/nevin-halici/) - [Nuri Pakdil](https://www.insaniyet.net/tag/nuri-pakdil/) - [Kudüs Bilinci](https://www.insaniyet.net/tag/kudus-bilinci/) - [Maske](https://www.insaniyet.net/tag/maske/) - [İnsan yüzü](https://www.insaniyet.net/tag/insan-yuzu/) - [Şiirler](https://www.insaniyet.net/tag/siirler/) - [Mustafa Alkan](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-alkan/) - [Giderler](https://www.insaniyet.net/tag/giderler/) - [Aşık Fırkati](https://www.insaniyet.net/tag/asik-firkati/) - [Süheyl Ünver](https://www.insaniyet.net/tag/suheyl-unver/) - [Tıp](https://www.insaniyet.net/tag/tip/) - [dünyanın renkleri](https://www.insaniyet.net/tag/dunyanin-renkleri/) - [Quetta](https://www.insaniyet.net/tag/quetta/) - [devlet](https://www.insaniyet.net/tag/devlet/) - [fikir](https://www.insaniyet.net/tag/fikir/) - [söz](https://www.insaniyet.net/tag/soz/) - [Korunmak](https://www.insaniyet.net/tag/korunmak/) - [Sağlam Bina](https://www.insaniyet.net/tag/saglam-bina/) - [İman](https://www.insaniyet.net/tag/iman/) - [Kış Güneşi](https://www.insaniyet.net/tag/kis-gunesi/) - [Berat Kandili](https://www.insaniyet.net/tag/berat-kandili/) - [Berat Gecesi](https://www.insaniyet.net/tag/berat-gecesi/) - [Ödüllü Yazar](https://www.insaniyet.net/tag/odullu-yazar/) - [Belkıs İbrahimhakkıoğlu](https://www.insaniyet.net/tag/belkis-ibrahimhakkioglu/) - [insaniyetnet](https://www.insaniyet.net/tag/insaniyetnet/) - [kars](https://www.insaniyet.net/tag/kars/) - [Cemâlî](https://www.insaniyet.net/tag/cemali/) - [yazar](https://www.insaniyet.net/tag/yazar/) - [Ercan Şen’](https://www.insaniyet.net/tag/ercan-sen/) - [Bakmak](https://www.insaniyet.net/tag/bakmak/) - [Nazar](https://www.insaniyet.net/tag/nazar/) - [Sarı Mehmet Hafız](https://www.insaniyet.net/tag/sari-mehmet-hafiz/) - [Müderris](https://www.insaniyet.net/tag/muderris/) - [İskender Paşa Medresesi](https://www.insaniyet.net/tag/iskender-pasa-medresesi/) - [korku](https://www.insaniyet.net/tag/korku/) - [tarih](https://www.insaniyet.net/tag/tarih/) - [hindistan](https://www.insaniyet.net/tag/hindistan/) - [Popüler Kültür](https://www.insaniyet.net/tag/populer-kultur/) - [Gençlik](https://www.insaniyet.net/tag/genclik/) - [Yusuf Has Hacip](https://www.insaniyet.net/tag/yusuf-has-hacip/) - [Filstin](https://www.insaniyet.net/tag/filstin/) - [Kadın](https://www.insaniyet.net/tag/kadin/) - [8 Mart](https://www.insaniyet.net/tag/8-mart/) - [Ramadan](https://www.insaniyet.net/tag/ramadan/) - [kavram](https://www.insaniyet.net/tag/kavram/) - [Sabır mahallesi](https://www.insaniyet.net/tag/sabir-mahallesi/) - [Oruç](https://www.insaniyet.net/tag/oruc/) - [İbadet](https://www.insaniyet.net/tag/ibadet/) - [Misafir](https://www.insaniyet.net/tag/misafir/) - [Hazan Mevsimi](https://www.insaniyet.net/tag/hazan-mevsimi/) - [Türkiye Yazarlar Birliği](https://www.insaniyet.net/tag/turkiye-yazarlar-birligi/) - [istiklal marşı](https://www.insaniyet.net/tag/istiklal-marsi/) - [Bayram](https://www.insaniyet.net/tag/bayram/) - [Değerli olmak](https://www.insaniyet.net/tag/degerli-olmak/) - [değer](https://www.insaniyet.net/tag/deger/) - [Akif Rüyası](https://www.insaniyet.net/tag/akif-ruyasi/) - [Prof. Dr. Mustafa Fayda](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-mustafa-fayda/) - [Hatırat](https://www.insaniyet.net/tag/hatirat/) - [dua profesörü](https://www.insaniyet.net/tag/dua-profesoru/) - [Kader](https://www.insaniyet.net/tag/kader/) - [siirt](https://www.insaniyet.net/tag/siirt/) - [şehir](https://www.insaniyet.net/tag/sehir/) - [İftar](https://www.insaniyet.net/tag/iftar/) - [hazan](https://www.insaniyet.net/tag/hazan/) - [araba](https://www.insaniyet.net/tag/araba/) - [otomobil](https://www.insaniyet.net/tag/otomobil/) - [Aksa](https://www.insaniyet.net/tag/aksa/) - [İtikâf](https://www.insaniyet.net/tag/itikaf/) - [Mustafa Çalık](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-calik/) - [Yazarlar Birliği](https://www.insaniyet.net/tag/yazarlar-birligi/) - [Muhsin Yazıcıoğlu](https://www.insaniyet.net/tag/muhsin-yazicioglu/) - [muhtarlık](https://www.insaniyet.net/tag/muhtarlik/) - [muhtar](https://www.insaniyet.net/tag/muhtar/) - [politika](https://www.insaniyet.net/tag/politika/) - [Hilal](https://www.insaniyet.net/tag/hilal/) - [Hollywood](https://www.insaniyet.net/tag/hollywood/) - [Medya](https://www.insaniyet.net/tag/medya/) - [İsrail](https://www.insaniyet.net/tag/israil/) - [Arayış](https://www.insaniyet.net/tag/arayis/) - [Tövbe](https://www.insaniyet.net/tag/tovbe/) - [İstiğfâr](https://www.insaniyet.net/tag/istigfar/) - [Mohamed SAV](https://www.insaniyet.net/tag/mohamed-sav/) - [Hacı Bayram-ı Veli](https://www.insaniyet.net/tag/haci-bayram-i-veli/) - [Ümmet Bayramlaşması](https://www.insaniyet.net/tag/ummet-bayramlasmasi/) - [Barış Manço](https://www.insaniyet.net/tag/baris-manco/) - [Genç Öğretmenler](https://www.insaniyet.net/tag/genc-ogretmenler/) - [Prof. Dr. Salih Aksu](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-salih-aksu/) - [İsmet Özel](https://www.insaniyet.net/tag/ismet-ozel/) - [Dava](https://www.insaniyet.net/tag/dava/) - [Lider](https://www.insaniyet.net/tag/lider/) - [liderlik](https://www.insaniyet.net/tag/liderlik/) - [Gazel](https://www.insaniyet.net/tag/gazel/) - [Prof.Dr. Mehmet Görmez](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-mehmet-gormez/) - [Fas](https://www.insaniyet.net/tag/fas/) - [Tüketim kültürü](https://www.insaniyet.net/tag/tuketim-kulturu/) - [Barbie](https://www.insaniyet.net/tag/barbie/) - [Sosyal medya](https://www.insaniyet.net/tag/sosyal-medya/) - [internet](https://www.insaniyet.net/tag/internet/) - [Sevgi](https://www.insaniyet.net/tag/sevgi/) - [Sınıf](https://www.insaniyet.net/tag/sinif/) - [Transhümanizm](https://www.insaniyet.net/tag/transhumanizm/) - [Uyanmak](https://www.insaniyet.net/tag/uyanmak/) - [insanlık](https://www.insaniyet.net/tag/insanlik/) - [Çocuk Edebiyatı](https://www.insaniyet.net/tag/cocuk-edebiyati/) - [Tulu Kitap](https://www.insaniyet.net/tag/tulu-kitap/) - [Kuşluk Dergi](https://www.insaniyet.net/tag/kusluk-dergi/) - [İşçi bayramı](https://www.insaniyet.net/tag/isci-bayrami/) - [1 Mayıs](https://www.insaniyet.net/tag/1-mayis/) - [anne](https://www.insaniyet.net/tag/anne/) - [Serdar Kacır](https://www.insaniyet.net/tag/serdar-kacir/) - [Konya](https://www.insaniyet.net/tag/konya/) - [Evrim](https://www.insaniyet.net/tag/evrim/) - [Yaratılış](https://www.insaniyet.net/tag/yaratilis/) - [Prof. Dr. Âdem Tatlı](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-adem-tatli/) - [Gezi](https://www.insaniyet.net/tag/gezi/) - [anneanne](https://www.insaniyet.net/tag/anneanne/) - [sinema](https://www.insaniyet.net/tag/sinema/) - [Don’t Worry Darling](https://www.insaniyet.net/tag/dont-worry-darling/) - [Film](https://www.insaniyet.net/tag/film/) - [Ekmek Teknesi Dizisi](https://www.insaniyet.net/tag/ekmek-teknesi-dizisi/) - [öğrencilik](https://www.insaniyet.net/tag/ogrencilik/) - [besmele](https://www.insaniyet.net/tag/besmele/) - [felsefe](https://www.insaniyet.net/tag/felsefe/) - [kant](https://www.insaniyet.net/tag/kant/) - [yolculuk](https://www.insaniyet.net/tag/yolculuk/) - [Matematiksel Düşünme Becerisi](https://www.insaniyet.net/tag/matematiksel-dusunme-becerisi/) - [Takva](https://www.insaniyet.net/tag/takva/) - [İnsan](https://www.insaniyet.net/tag/insan/) - [Ölüm](https://www.insaniyet.net/tag/olum/) - [Kurban](https://www.insaniyet.net/tag/kurban/) - [Yol Ayrımı](https://www.insaniyet.net/tag/yol-ayrimi/) - [İnsanlar](https://www.insaniyet.net/tag/insanlar/) - [Müslümanlar](https://www.insaniyet.net/tag/muslumanlar/) - [Hac](https://www.insaniyet.net/tag/hac/) - [‘Bambaşka’ Bir Şiir](https://www.insaniyet.net/tag/bambaska-bir-siir/) - [Sükût](https://www.insaniyet.net/tag/sukut/) - [Özellikler](https://www.insaniyet.net/tag/ozellikler/) - [15 Temmuz](https://www.insaniyet.net/tag/15-temmuz/) - [Şehitler](https://www.insaniyet.net/tag/sehitler/) - [Muharrem](https://www.insaniyet.net/tag/muharrem/) - [Din](https://www.insaniyet.net/tag/din/) - [sabır](https://www.insaniyet.net/tag/sabir/) - [FOMO](https://www.insaniyet.net/tag/fomo/) - [Dijital](https://www.insaniyet.net/tag/dijital/) - [Din İstismarı](https://www.insaniyet.net/tag/din-istismari/) - [Pandemi](https://www.insaniyet.net/tag/pandemi/) - [Taha Abdurrahman](https://www.insaniyet.net/tag/taha-abdurrahman/) - [Yılın Mütefekkiri](https://www.insaniyet.net/tag/yilin-mutefekkiri/) - [kıbrıs](https://www.insaniyet.net/tag/kibris/) - [About Dry Grasses](https://www.insaniyet.net/tag/about-dry-grasses/) - [Nuri Bilge Ceylan](https://www.insaniyet.net/tag/nuri-bilge-ceylan/) - [Evrimci Kötülük](https://www.insaniyet.net/tag/evrimci-kotuluk/) - [Prof. Dr. Emin Işık](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-emin-isik/) - [TDV](https://www.insaniyet.net/tag/tdv/) - [İsmail Heniyye](https://www.insaniyet.net/tag/ismail-heniyye/) - [haniye](https://www.insaniyet.net/tag/haniye/) - [Endülüs Şehirleri](https://www.insaniyet.net/tag/endulus-sehirleri/) - [Frankfurt Seyahatnamesi](https://www.insaniyet.net/tag/frankfurt-seyahatnamesi/) - [Cuma](https://www.insaniyet.net/tag/cuma/) - [evlilik](https://www.insaniyet.net/tag/evlilik/) - [Dostluk](https://www.insaniyet.net/tag/dostluk/) - [D. Mehmet Doğan](https://www.insaniyet.net/tag/d-mehmet-dogan/) - [Köpek](https://www.insaniyet.net/tag/kopek/) - [Tokyo](https://www.insaniyet.net/tag/tokyo/) - [Esnaf](https://www.insaniyet.net/tag/esnaf/) - [sevmek](https://www.insaniyet.net/tag/sevmek/) - [yoculuk](https://www.insaniyet.net/tag/yoculuk/) - [Eylül](https://www.insaniyet.net/tag/eylul/) - [Çağdaş Din](https://www.insaniyet.net/tag/cagdas-din/) - [Sekülerlik](https://www.insaniyet.net/tag/sekulerlik/) - [40 Hadis Tercümesi](https://www.insaniyet.net/tag/40-hadis-tercumesi/) - [Hz. Peygamber](https://www.insaniyet.net/tag/hz-peygamber/) - [Ötenazi](https://www.insaniyet.net/tag/otenazi/) - [Kırgızistan](https://www.insaniyet.net/tag/kirgizistan/) - [Merhamet](https://www.insaniyet.net/tag/merhamet/) - [40 Hadis](https://www.insaniyet.net/tag/40-hadis/) - [Tercüme](https://www.insaniyet.net/tag/tercume/) - [Râzîler](https://www.insaniyet.net/tag/raziler/) - [Yankı](https://www.insaniyet.net/tag/yanki/) - [Rize](https://www.insaniyet.net/tag/rize/) - [mescidi aksa](https://www.insaniyet.net/tag/mescidi-aksa/) - [Mütefekkir](https://www.insaniyet.net/tag/mutefekkir/) - [Trabzon](https://www.insaniyet.net/tag/trabzon/) - [Okumak](https://www.insaniyet.net/tag/okumak/) - [Şehirler](https://www.insaniyet.net/tag/sehirler/) - [İspanya](https://www.insaniyet.net/tag/ispanya/) - [Mağrip](https://www.insaniyet.net/tag/magrip/) - [röportaj](https://www.insaniyet.net/tag/roportaj/) - [Aşk](https://www.insaniyet.net/tag/ask/) - [Şairin Gör Dediği](https://www.insaniyet.net/tag/sairin-gor-dedigi/) - [Sessizlik](https://www.insaniyet.net/tag/sessizlik/) - [İmam Serahsi Camii](https://www.insaniyet.net/tag/imam-serahsi-camii/) - [Elmalılı Muhammed Hamdi](https://www.insaniyet.net/tag/elmalili-muhammed-hamdi/) - [Aksekili Ahmet Hamdi](https://www.insaniyet.net/tag/aksekili-ahmet-hamdi/) - [Gandii](https://www.insaniyet.net/tag/gandii/) - [Recai Kutan](https://www.insaniyet.net/tag/recai-kutan/) - [Tokat](https://www.insaniyet.net/tag/tokat/) - [Kutsallar](https://www.insaniyet.net/tag/kutsallar/) - [Barbaros Hayreddin Paşa](https://www.insaniyet.net/tag/barbaros-hayreddin-pasa/) - [Yahya İbrahim Hasan es-Sinvar](https://www.insaniyet.net/tag/yahya-ibrahim-hasan-es-sinvar/) - [Aliya İzzetbegoviç](https://www.insaniyet.net/tag/aliya-izzetbegovic/) - [Bilgi Kültür Yarışması](https://www.insaniyet.net/tag/bilgi-kultur-yarismasi/) - [Ailede Mutsuzluğun Nedenleri](https://www.insaniyet.net/tag/ailede-mutsuzlugun-nedenleri/) - [Masal](https://www.insaniyet.net/tag/masal/) - [Bereket](https://www.insaniyet.net/tag/bereket/) - [Başkent İnsaniyet Buluşmaları](https://www.insaniyet.net/tag/baskent-insaniyet-bulusmalari/) - [Yâren Kültürü](https://www.insaniyet.net/tag/yaren-kulturu/) - [Kâtib Çelebi](https://www.insaniyet.net/tag/katib-celebi/) - [Taşların kalbş](https://www.insaniyet.net/tag/taslarin-kalbs/) - [Taş](https://www.insaniyet.net/tag/tas/) - [Hatıralar](https://www.insaniyet.net/tag/hatiralar/) - [Şahitlikler](https://www.insaniyet.net/tag/sahitlikler/) - [Gül yaprağı](https://www.insaniyet.net/tag/gul-yapragi/) - [Dîvânu Lugâti’t-Türk](https://www.insaniyet.net/tag/divanu-lugatit-turk/) - [Kâşgarlı Mahmut](https://www.insaniyet.net/tag/kasgarli-mahmut/) - [Post-Truth Çağ](https://www.insaniyet.net/tag/post-truth-cag/) - [Münafıklık](https://www.insaniyet.net/tag/munafiklik/) - [Dindarlık](https://www.insaniyet.net/tag/dindarlik/) - [Liberalizm](https://www.insaniyet.net/tag/liberalizm/) - [Kalem](https://www.insaniyet.net/tag/kalem/) - [Gece](https://www.insaniyet.net/tag/gece/) - [Düğün](https://www.insaniyet.net/tag/dugun/) - [Zorluk](https://www.insaniyet.net/tag/zorluk/) - [Beyzâvî](https://www.insaniyet.net/tag/beyzavi/) - [Özbekistan](https://www.insaniyet.net/tag/ozbekistan/) - [Kalp](https://www.insaniyet.net/tag/kalp/) - [Dert](https://www.insaniyet.net/tag/dert/) - [İnfodemi](https://www.insaniyet.net/tag/infodemi/) - [Geleceğe Dokun 4. Bilim Kurgu Öykü Yarışması](https://www.insaniyet.net/tag/gelecege-dokun-4-bilim-kurgu-oyku-yarismasi/) - [Muallim](https://www.insaniyet.net/tag/muallim/) - [Alim](https://www.insaniyet.net/tag/alim/) - [Kar](https://www.insaniyet.net/tag/kar/) - [DEM](https://www.insaniyet.net/tag/dem/) - [Değerler Eğitimi](https://www.insaniyet.net/tag/degerler-egitimi/) - [Kronolojik Filistin Tarihi](https://www.insaniyet.net/tag/kronolojik-filistin-tarihi/) - [İstanbul](https://www.insaniyet.net/tag/istanbul/) - [Afganistan](https://www.insaniyet.net/tag/afganistan/) - [Günbatımı](https://www.insaniyet.net/tag/gunbatimi/) - [İs](https://www.insaniyet.net/tag/is/) - [Mem ü Zin](https://www.insaniyet.net/tag/mem-u-zin/) - [Kronolojik Filistin](https://www.insaniyet.net/tag/kronolojik-filistin/) - [Şehit Komutan](https://www.insaniyet.net/tag/sehit-komutan/) - [Yahya Sinvar](https://www.insaniyet.net/tag/yahya-sinvar/) - [Öğrenci](https://www.insaniyet.net/tag/ogrenci/) - [Şehid Osman Batur](https://www.insaniyet.net/tag/sehid-osman-batur/) - [Ay Vakti Dergisi](https://www.insaniyet.net/tag/ay-vakti-dergisi/) - [213. sayı](https://www.insaniyet.net/tag/213-sayi/) - [Sessizliğin Sesi](https://www.insaniyet.net/tag/sessizligin-sesi/) - [İyi İhtimaller](https://www.insaniyet.net/tag/iyi-ihtimaller/) - [Şam](https://www.insaniyet.net/tag/sam/) - [Suriye](https://www.insaniyet.net/tag/suriye/) - [Bala Büyükboyalık](https://www.insaniyet.net/tag/bala-buyukboyalik/) - [Doç. Dr. Meryem Nakiboğlu](https://www.insaniyet.net/tag/doc-dr-meryem-nakiboglu/) - [Kognitif Siyer](https://www.insaniyet.net/tag/kognitif-siyer/) - [Sonbahar](https://www.insaniyet.net/tag/sonbahar/) - [Kış](https://www.insaniyet.net/tag/kis/) - [Mehmed Şemseddin Mısrî](https://www.insaniyet.net/tag/mehmed-semseddin-misri/) - [İslam Medeniyeti](https://www.insaniyet.net/tag/islam-medeniyeti/) - [Medeniyet](https://www.insaniyet.net/tag/medeniyet/) - [Gazze’nin Çocukları](https://www.insaniyet.net/tag/gazzenin-cocuklari/) - [Prof. Dr. Muhammed Ratıb en-Nablus](https://www.insaniyet.net/tag/prof-dr-muhammed-ratib-en-nablus/) - [Biyografi](https://www.insaniyet.net/tag/biyografi/) - [Özgürlük ve Utanmak](https://www.insaniyet.net/tag/ozgurluk-ve-utanmak/) - [Kırıkkale Sağlık Meslek Lisesi](https://www.insaniyet.net/tag/kirikkale-saglik-meslek-lisesi/) - [Osmanlı Tarih Deyimleri](https://www.insaniyet.net/tag/osmanli-tarih-deyimleri/) - [Futbol](https://www.insaniyet.net/tag/futbol/) - [Karaca Gözü](https://www.insaniyet.net/tag/karaca-gozu/) - [Süheyla Karaca](https://www.insaniyet.net/tag/suheyla-karaca/) - [Hz. Nuh](https://www.insaniyet.net/tag/hz-nuh/) - [İrfan Neticeleri](https://www.insaniyet.net/tag/irfan-neticeleri/) - [Arapça Öğretimi](https://www.insaniyet.net/tag/arapca-ogretimi/) - [Dil](https://www.insaniyet.net/tag/dil/) - [Teknoloji](https://www.insaniyet.net/tag/teknoloji/) - [Limon Ağacı](https://www.insaniyet.net/tag/limon-agaci/) - [Ağaç](https://www.insaniyet.net/tag/agac/) - [Tarihi Camiler](https://www.insaniyet.net/tag/tarihi-camiler/) - [Cami](https://www.insaniyet.net/tag/cami/) - [Hülya Gezgin](https://www.insaniyet.net/tag/hulya-gezgin/) - [Zafer](https://www.insaniyet.net/tag/zafer/) - [Dijitalleşme](https://www.insaniyet.net/tag/dijitallesme/) - [Dini Günler](https://www.insaniyet.net/tag/dini-gunler/) - [Halep](https://www.insaniyet.net/tag/halep/) - [2025](https://www.insaniyet.net/tag/2025/) - [Sakarya](https://www.insaniyet.net/tag/sakarya/) - [Kan ve İman](https://www.insaniyet.net/tag/kan-ve-iman/) - [Zemheriye](https://www.insaniyet.net/tag/zemheriye/) - [Gassal](https://www.insaniyet.net/tag/gassal/) - [Dizi](https://www.insaniyet.net/tag/dizi/) - [Haddimizi Bilmek](https://www.insaniyet.net/tag/haddimizi-bilmek/) - [İslam antropolojisine giriş](https://www.insaniyet.net/tag/islam-antropolojisine-giris/) - [TYB 2024](https://www.insaniyet.net/tag/tyb-2024/) - [Ebu Hanife](https://www.insaniyet.net/tag/ebu-hanife/) - [Berlin Hatıraları](https://www.insaniyet.net/tag/berlin-hatiralari/) - [3Aylar](https://www.insaniyet.net/tag/3aylar/) - [Recep](https://www.insaniyet.net/tag/recep/) - [Şaban](https://www.insaniyet.net/tag/saban/) - [Nevafil](https://www.insaniyet.net/tag/nevafil/) - [Mirac](https://www.insaniyet.net/tag/mirac/) - [Mustafa Muharrem](https://www.insaniyet.net/tag/mustafa-muharrem/) - [Varlık Meselesi](https://www.insaniyet.net/tag/varlik-meselesi/) - [Ertuğrul Seyhan](https://www.insaniyet.net/tag/ertugrul-seyhan/) - [Gül Yürekli Annem](https://www.insaniyet.net/tag/gul-yurekli-annem/) - [Ermitaj Devlet Müzesi](https://www.insaniyet.net/tag/ermitaj-devlet-muzesi/) - [Yapay Zeka](https://www.insaniyet.net/tag/yapay-zeka/) - [AI](https://www.insaniyet.net/tag/ai/) - [stres](https://www.insaniyet.net/tag/stres/) - [Bilginler](https://www.insaniyet.net/tag/bilginler/) - [Öğrenme Yolculuğu](https://www.insaniyet.net/tag/ogrenme-yolculugu/) - [Doç. Dr. Minara Aliyeva Çınar](https://www.insaniyet.net/tag/doc-dr-minara-aliyeva-cinar/) - [Ahıska Türkleri](https://www.insaniyet.net/tag/ahiska-turkleri/) - [Tamam](https://www.insaniyet.net/tag/tamam/) - [Halebîler](https://www.insaniyet.net/tag/halebiler/) - [Şahsiyetler](https://www.insaniyet.net/tag/sahsiyetler/) - [Dijital Mecralar](https://www.insaniyet.net/tag/dijital-mecralar/) - [İnanç](https://www.insaniyet.net/tag/inanc/) - [Tören Provası](https://www.insaniyet.net/tag/toren-provasi/) - [Mekke](https://www.insaniyet.net/tag/mekke/) - [Medine](https://www.insaniyet.net/tag/medine/) - [Umre](https://www.insaniyet.net/tag/umre/) - [Sünnet](https://www.insaniyet.net/tag/sunnet/) - [vesvese](https://www.insaniyet.net/tag/vesvese/) - [Vefa](https://www.insaniyet.net/tag/vefa/) - [islamofobi](https://www.insaniyet.net/tag/islamofobi/) - [substance](https://www.insaniyet.net/tag/substance/) - [cevher](https://www.insaniyet.net/tag/cevher/) - [Kafkas Cephesi](https://www.insaniyet.net/tag/kafkas-cephesi/) - [Kazım Karabekir](https://www.insaniyet.net/tag/kazim-karabekir/) - [Mevlana](https://www.insaniyet.net/tag/mevlana/) - [özlem](https://www.insaniyet.net/tag/ozlem/) - [kadir gecesi](https://www.insaniyet.net/tag/kadir-gecesi/) - [vahiy](https://www.insaniyet.net/tag/vahiy/) - [Karaköy Camii](https://www.insaniyet.net/tag/karakoy-camii/) - [Karaköy](https://www.insaniyet.net/tag/karakoy/) - [Ramazan Bayramı](https://www.insaniyet.net/tag/ramazan-bayrami/) - [Yunus Emre](https://www.insaniyet.net/tag/yunus-emre/) - [Keramet](https://www.insaniyet.net/tag/keramet/) - [Kutadgu Bilig](https://www.insaniyet.net/tag/kutadgu-bilig/) - [mikro tarih](https://www.insaniyet.net/tag/mikro-tarih/) - [bostan ile gülistan](https://www.insaniyet.net/tag/bostan-ile-gulistan/) - [sadi şirazi](https://www.insaniyet.net/tag/sadi-sirazi/) - [Kutuz Hoca](https://www.insaniyet.net/tag/kutuz-hoca/) - [Ata Yurdu](https://www.insaniyet.net/tag/ata-yurdu/) - [Orta Asya](https://www.insaniyet.net/tag/orta-asya/) - [Matematiksel Düşünme Becerisi Yazıları](https://www.insaniyet.net/tag/matematiksel-dusunme-becerisi-yazilari/) - [cemil meriç](https://www.insaniyet.net/tag/cemil-meric/)