1. Anasayfa
  2. Düşünce

Nedir Bu “Asosyal Medya” Tantanası

Nedir Bu “Asosyal Medya” Tantanası
0

Günlerdir, Türkiye’nin Meta şirketine ait olan İnstagram uygulamasını engellemesinin ardından, uygulamanın kullanıcıları isyan ederek açılmasını dört gözle bekliyor. Peki Türkiye neden böyle bir karar aldı? Haklı mı, haksız mı? Sadece Türkiye mi böyle bir adım attı, yoksa başka ülkeler de mi aynı yolu izledi? “Bu işin aslı nedir?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Hepsini bu yazımda, bir iletişim uzmanı olarak, tamamen verilerle ve net cevaplarla açıklamaya çalışacağım.

Sondan başlayacak olursak, Türkiye bunu ilk defa yapmıyor. 2021 yılında Hornet uygulamasının engellenmesine karar verildi. 2023’te, Twitter’ın Türkiye’de kullanıma açık kalmasını sağlamak amacıyla bazı içeriklerin erişimine engelleme getirildi. 2016 yılında ise Facebook, Twitter, YouTube ve WhatsApp’ın, “throttling” (kısma) yöntemiyle erişimi engellendi. 2017 yılında da Türkiye, internetin en büyük ansiklopedisi olan Wikipedia’ya erişimi engelledi.

Dünyada ise, 2016 yılında ilk defa Brezilya, 100 milyon kişinin kullandığı WhatsApp’ı engelledi. 2018’de Apple, İran’dan AppStore’a erişimi engelledi. Daha birkaç hafta önce Rusya, YouTube’u engelledi. Yani bu durum sadece Türkiye’de yaşanmıyor. Hatta son engellenen Instagram, hâlihazırda Çin, İran, Rusya, Kuzey Kore, Vietnam, Uganda, Bangladeş, Hindistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde yasaklı.

Peki ülkeler bu uygulamalara neden erişim engeli uyguluyor? Bu, bir ifade özgürlüğü kısıtlaması değil mi? Görünürde evet, ama tabloya biraz daha geniş açıdan bakınca durum farklı. Meta gibi şirketler, yani “asosyal medya” şirketleri, tamamen ticari amaçlarla hareket ettikleri için veri toplama ve hatta satma, kitleleri yönlendirme, siyasi ve ekonomik nedenlerle manipülatif içerikler oluşturma gibi pek çok nedenle içeriklerine yön veriyorlar. Bu durumda, her pazarda olduğu gibi, bu alanlarda da ürün, kullanıcının kendisidir.

Alışkanlıkları değiştirme, doğal yetenekleri pasif hâle getirme gibi pek çok sorun yıllar içinde ortaya çıktı. Ancak şunu da söylemek lazım ki bu uygulamalar hayatımıza girdiğinden beri iletişim sürecimiz daha da kolaylaştı, sözlü ve yazılı kültürden sıyrılıp artık görsel ağırlıklı bir iletişimimiz oluştu.

Engelleme kararına gelecek olursak, yaklaşık 10 aydır, özellikle Filistin’in haklı davasına destek veren hesaplar kısıtlanmaya başlamıştı. Paylaşımlar birçok gerekçeyle kaldırılıyor. Bu bağlamda baktığımızda, aslında güya “ifade özgürlüğünü” savunanlar, aksine ifade özgürlüğünü kısıtlamaktadırlar. Bu durum ilk kez yaşanmıyor; farklı ülkelerde, farklı gerekçelerle sürekli bunu görmekteyiz. Daha dün İngiltere’de belli paylaşımları “retweet” edenlerin cezalandırılacağı duyuruldu. Yani özgürlükler; ülkenin mevcut sosyolojik, hukuki ve kültürel varlığı sınırlarına kadar söz konusu.

Peki, engellemek ne kadar işlevsel? Bu dev şirketleri yıldırır mı? Aslında kısa vadede pek değil. Meta, şu an en müreffeh dönemini yaşıyor. Ekonomiyle çok haşır neşir değilim ama alttaki veriyi paylaşarak bu konuya dikkat çekmek istiyorum.

 

Meta, kurulduğundan bu yana şu an en zirvede.

 

Yani engellemenin getirdiği faydalar, maddi zarardan çok, uluslararası arenada imajı değiştirmek konusunda bir nebze işe yarıyor. Ancak bu yöntem tek başına yetmez. Bununla beraber, çok güçlü finanse edilmiş uygulamaların üretilmesi ve devlet tarafından desteklenmesi en doğru karar olacaktır. Bunun ana nedeni, veri savaşlarının olduğu bu dönemde ülkenin verilerini korumak ve ülke içinde kalmasını sağlamak. Düşünün, bir şirket, Türkiye’de Türk vatandaşlarına reklam vermek için ABD’deki bir şirketin elde ettiği verileri kullanıyor. Gülünç ama üzücü bir durum.

Bu yazıyı yazarken, “Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, sosyal medyanın ‘nefret’ ve ‘faşizm’ yayarak ülkeyi böldüğünü öne sürerek, WhatsApp uygulamasını telefonundan sildi” haberini okudum. Yani durumlar gittikçe, özellikle devletler ve bu dev sosyal medya şirketleri arasındaki tartışmaların merkezine oturmaya başladı. Bunun ana nedeni, veri savaşı olduğunu tahmin ediyorum.

Şimdi ne olacak? Instagramsız kaldık, ne yapalım? Ben başlıkta bilerek “sosyal medya” değil de “asosyal medya” dedim, çünkü bu platformlar bizi öyle bir hayattan koparıyor ki, gündelik hayatın çok ama çok dışına sevk ediyor. Aslında çok bir şey yapmaya gerek yok; psikolojik olarak bir detoks uygulamış olacağız. Bizim tabiatımıza aykırı olan o 60 saniyelik videoları az da olsa hayatımızdan çıkarıp daha hızlı yaşamayı değil, dingin ve sakin yaşamaya geri döneceğiz. Alternatif birçok uygulama var; giriş için VPN yöntemleri var, ama benim naçizane fikrim, bu oluşan durumu bir detoks olarak algılayıp kendimizi bu asosyal medyanın batağına düşmeden, hayata devam etmek gerek. Kendimizi geliştirmek ve yaşanabilir bir dünyaya katkı sağlayacak projelere el atmalıyız.

Asosyal medyadan en çok 15 yaş üstü gençler etkilendi. Hayatları ekranla geçtiğinden dayanmak biraz zor olabilir, ama imkânsız değil. Buradan da özellikle iş adamlarına sesleniyorum: Lütfen gençlerin belgesel, film, sosyal medya vb. alanlardaki projelerine destek verin. Evet, bir cami de yapın, Afrika’da kuyu açın, ama artık böyle bir devirde bence sinema başta olmak üzere dijital içeriklere de yatırım yaparak insanlığa fayda sağlarsanız, inanın çok büyük sevaba gireceksiniz.

Ben Mohammed Fouadi, Fas’ta 2001 yılında doğdum, 2016 yılının sonlarında Türkiye’de öğrenimimi tamamlamak için geldim, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nde Radyo, Sinema ve TV bölümünden mezun oldum, Görsel İletişim Tasarımı yüksek lisansı kazanarak aynı üniversitede eğitim sürecime devam etmekteyim, 2023 yılında Anadolu Ajansı’nda grafik biriminde stajyer olarak çalıştım. Lisans eğitim süreci boyunca çeşitli STK’larda medya birimlerinde gönüllü olarak çalıştım. 14 yaşından itibaren içinde bulunduğum haberciliğin yanı sıra videography ile de ilgileniyorum ve video/fotoğraf çekimleri benim ana çalışma alanlarımdan biri oldu. Ayrıca, grafik tasarım ve motion grafik (Hareketli Grafik) yapmaktan da keyif alıyorum.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir