Bizimle İletişime Geçin

Kültür Sanat

Nurettin Topçu, Doğumunun 113. Yılında Anıldı

45 yıllık yazı hayatı boyunca isyan, ahlak ve hareket eksenli yazılar yazmış yeni bir ahlak felsefesi ve hareketi başlatmış olan Nureddin Topçu, İlim Yayma Cemiyeti Nurettin Topçu Yurdu’nda “İki Yol Açıcı: Nureddin Topçu ve Necip Fazıl” eserinin yazarı, Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan’ın konferansıyla anıldı.

EKLENDİ

:

İlim Yayma Cemiyeti Nurettin Topçu Yurdu, merhum Nurettin Topçu’ya olan vefasını dün düzenlediği “Dünden Bugüne Nurettin Topçu” konferansıyla gösterdi. D. Mehmet Doğan’ın anlatımları ve yoğun katılımla Nurettin Topçu, doğumunun 113. yılında anıldı.

Program hafız öğrencinin Kur’an tilavetiyle başladı. Ardından kürsüye gelen D. Mehmet Doğan şu sözleri söyledi:
“Bizler insanları, büyüklerimizi daha çok ölüm yıldönümünde anmaya alışığız. Demek ki doğum günlerinde de insanlar anılabiliyormuş. Bu çok daha güzel…”

Konuşmasına Nurettin Topçu’nun hayatıyla devam eden D. Mehmet Doğan, Topçu’nun yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek böylesine önemli bir ilim adamının, yaşamının en önemli dönemlerinde karşılaştığı sıkıntıların hatta ülkesine döndüğünde maruz kaldığı baskıların Topçu’yu yıldırmadığını anlattı.

Nurettin Topçu’nun İsyan Ahlakı eseri hakkında şu sözleri söyledi:

“Tabi biz isyan ve ahlakı pek yan yana getirmek istemeyiz. İsyan sanki ilahi otoriteye karşı bir dik başlılık olarak görülür. Hâlbuki Topçu’nun kastettiği bu değildir. İnsanın önce kendi benine karşı isyan etmesidir. Kendi beninin kolaycılığı, hazcılığına karşı çıkmasıdır. Daha sonra da merkezden hareket ederek toplumdaki yanlışlara karşı bir isyandır.”

Nurettin Topçu’nun cesaret örneği göstererek 1939 yılında yayımlamaya başladığı Türkiye’nin ilk muhalif dergisi olan Hareket Dergisi’nin serüvenini anlatan D. Mehmet Doğan, derginin ve Topçu’nun dergiden kaynaklı çektiği sıkıntılara dikkat çekti. Ardından kendisinin lise yıllarında yazdığı şiirinin, 1967 yılında, Nurettin Topçu’nun öğrencileri tarafından çıkarılmaya devam eden Hareket Dergisi’nde yayımlandığını aktardı.

Nurettin Topçu’nun materyalizme karşı ruhu ön plana çıkaran yazı ve düşünce dünyasının Mehmet Akif’e çok benzediğini söyledi. Ardından şunları aktardı:

“Topçu ve Mehmet Akif fikir, mücadele ve şahsiyet gibi yönlerden incelendiğinde birçok noktada birleştikleri görülür. Zaten Akif’i anmanın yasak sayılabileceği dönemlerde Topçu, Mehmet Akif’in fikir dünyası unutulmasın diye birçok program düzenledi, konferanslar verdi. Hareket Dergisi’nin bir sayısını ona ithaf etti, Mehmet Akif’i anlattı. Onun yaşamını ve fikirlerini kitap halinde topladı.”

Nurettin Topçu, talebelerine hürriyet tanırdı…

Necip Fazıl ile Nurettin Topçu’nun farklılıklarına dikkat çeken D. Mehmet Doğan, Topçu talebesi olmak ile ilgili şunları söyledi:

“Necip Fazıl Kısakürek 1943 yılında büyük doğu dergisini çıkarıyor. Bu dergi hem bir fikir dergisi hem de biraz siyasete yakın bir dergi. Nurettin Topçu ise mütevazı bir felsefe hocası, lise öğretmeni. Necip Fazıl daha şöhretli, kendisi ile ilişkilerinde üstatlık vasfını ön plana çıkarıyor, kendisine bir bağlılık istiyor hâlbuki Topçu’nun böyle bir tavrı yok, etrafına kalabalıklar toplamıyor, onları etkileme gibi bir niyeti yok. Yani size hürriyet tanıyor. Ben Hareket Dergisi’nde yazarken elbette Topçu’nun fikirlerini biliyordum, okuyordum ama kendi geliştirdiğim birtakım fikirlerle yazılar yazabiliyordum. O yüzden Topçu’nun talebesi olmayı tercih ettim.”

Son olarak D. Mehmet Doğan, Nurettin Topçu’nun cenazesi ile ilgili şu anısını anlattı:

Asker olarak kura çektim ve İstanbul çıktı. Maltepe’de bir terminalde görevliydim. 11 Temmuz sabahı komutan beni yanına çağırdı, “Seni aradılar bugün telefonla, Dergâh’tan!.. Hoca vefat etmiş!.. dedi. Komutan yanlış anlamış, açıkladım. Komutanım Dergâh dediğiniz yayınevidir, hoca da felsefe doçenti Nurettin Topçu, dedim. Komutan bunu duyunca bir yumuşadı, sana izin veriyorum, git cenazeye katıl, dedi. Herhalde durumu açıklamasam izin vermeyecekti.

D. Mehmet Doğan, Nurettin Topçu’nun sözleriyle programa devam etti. Şu sözlerine dikkat çekti:

-Var olmak, düşünmek ve hareket etmek demektir.

-Hareketten önce hürriyeti var kılacak başka bir hadise mevcut değildir. Hürriyetim, hareketimin varlığı sayesinde vardır ve hareketle birlikte kendini gösterir… Varlık, sanki hareketle beraber var olmuştur ve böylelikle ebediyyen ondan ayrılmamaya mahkûmdur.

-Var olmak, gerçek mânasıyla var olmak, hareketleriyle, düşüncesini sonsuzluğa istinad ettirmek demektir ve böylelikle kendi varlığını sonsuzlukta aramak demektir.

Programı soru cevap faslının ardından noktalayan D. Mehmet Doğan, Topçu’nun unutulmaması ve fikirlerinin yaşatılması gerektiğini söyledi.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar