Bizimle İletişime Geçin

Din ve Hayat

Sabahında Güneşin Solgun Doğduğu Aydınlık Gece: Kadir Gecesi

Ayette “melek” ve “ruh” olarak ayrı iki kelime kullanılmaktadır. Tefsirlerde “ruh”tan maksadın Cebrail olduğu ifade edilmekle birlikte “ruh”tan maksadın vefat etmiş “müminlerin ruhları” olduğu da ayrıca ifade edilmektedir. Dünyanın dört bir yanında farklı mekânlarda ve zamanlarda bir araya gelen müminler ötelerden gelen misafirleriyle bir araya gelmişlerdir. Bu kadar güzel ve bereketli meclisin sonu ise sabaha kadar esenliktir, aydınlıktır, aydınlanmadır.

EKLENDİ

:

Gecelerin insan hayatında ayrı bir yeri ve anlamı vardır. Kur’ân’da 102 yerde gündüzün kardeşi olarak zikredilen “gece”, üzerine yemin edilerek bir sureye de “Leyl/gece” isim olmuştur. İbadet hayatımızda gecenin önemi büyüktür. Müzemmil sûresinde: “Ey örtüsüne bürünen! Geceleyin -birazı dışında- namaza kalk! Gecenin yarısında bu vakti biraz öne veya biraz ileri de alabilirsin. Kur’an’ı tane tane, hakkını vererek oku. Doğrusu biz sana, taşınması zor bir söz vahyedeceğiz. Şüphesiz gece vakti etki ve uyum yönünden daha uygun ve sözün zihne yerleşmesi bakımından daha elverişlidir.  Gündüz vakti ise senin için yoğun bir koşuşturma durumu vardır.” buyurulmaktadır.

Sosyal hayatımızda da gecelerin ayrı bir yeri vardır. Düzenlenen etkinliklerin kimi zaman sonlarına bir de gece sözcüğünü ekleriz ki bu da etkinliğe ayrı bir renk katmaktadır. “Şiir gecesi” vs. İnsanlar ve diğer canlılar gece olunca evlerine ve yuvalarına çekilirler. İnsanlar, gecenin her tarafı bürümesiyle bir taraftan huzur içerisinde evlerinde dinlenmeye çekilirlerken diğer taraftan da yapmak istedikleri ziyaretlerini geceye saklarlar.

Ramazanın pek çok hediyelerinden birisi olarak, ramazan ayının bitimine yakın, bayramdan önce rahmani bir sürprizle karşılaşır oruç tutan gönüller. Bu sürpriz hediye, Kur’ân’ın indiği bin aydan hayırlı bir gece olan Kadir gecesidir.  Kadir gecesi, oruç tutanların, iyiliği arayıp ona ulaşmak isteyenlerin gevşememeleri, onu aramada ve beklemede ciddi davranmaları, zamanlarını iyi değerlendirip ömürlerini bereketlendirmeleri için özellikle ramazan ayının son on gününün tekli sayılarında gizlenmiştir. İtikâfın da yer aldığı bu son on günde Hz. Peygamber, kemerleri biraz daha sıkar, ailesini de ibadete teşvik ederdi. Ayrıca ramazan ayında cömertliği bir kat daha artardı. Kadir gecesinin ramazanın yirmi yedinci gecesi olduğu hakkında bir birlik sağlanmış olsa da son on günün tekli sayılarında aranması da tavsiye edilmiştir.

Kadir gecesinde indirilen Kur’ân’ın bu gece hakkındaki tasvirine gelince, beş ayetten oluşan Kadir süresinde şöyle anlatılmaktadır.

“Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.”

“Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!”

“Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

“Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.”

“O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”

Kadir Gecesinin Anlamı

“Kadir” kelimesi, sözlükte: gücü yetmek, sıkıştırmak, daraltmak, ölçü ile yapmak, hüküm, bir şeyin şeklini ve niteliğini belirlemek, kıymetini bilmek, şeref, azamet gibi anlamlara gelmektedir. Gecenin “kadir” diye isimlendirilmesine gelince, sözlük anlamlarıyla da ilişkili olarak şunları söylemek mümkündür. “Kadir gecesi” demek, hüküm ve karar gecesi, demektir. Âyette: “Hâ-mîm. Apaçık olan kitaba yemin olsun ki, biz O’nu mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir.” buyurulmaktadır. (Duhan 44/1-4) Her hikmetli işin karara bağlandığı diğer bir ifadeyle ilâhî takdirde hükmedilmiş işlerin teker teker belirlendiği ve karara bağlandığı mübarek gecedir.

 “Kadir” kelimesinin ikinci bir anlamı ise, değerli, kıymetli, şeref ve yücelik demektir. Gecenin kadir diye isimlendirilmesi, yücelik ve şeref sahibi bir gece olmasından dolayıdır. Sahip olduğu şeref vesilesiyle bu şekilde isimlendirilen gece bin aydan hayırlıdır.

“Kadir” kelimesinin üçüncü bir anlamı ise, sıkıştırmak, daraltmak demektir. Bu bağlamda “tazyik/sıklaştırma gecesi” demek olur ki, o gece inen meleklere yeryüzü dar gelir. Hadiste de belirtildiği üzere inen meleklerin sayısı çakıl taşlarından daha fazladır.

Kadir Gecesinin Hatırlattıkları

 “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.”

Bakara suresinde Kur’ân’ın ramazan ayında, Duhân suresinde ise mübarek bir gecede indirildiği haber verilmektedir. Kadir sûresinde ise “Kadir gecesi”nde indirildiği haber verilmiştir. Gecelerin ortaya çıkardığı ay ve yıldızlar misali Kur’an ayetleri de kararmış dünyamızı aydınlatmak, insanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkartmak, yol arayanlara rehber ve hayırlı azık almak isteyenlere de azık olmak üzere ramazan ayının mübarek bir gecesi olan Kadir gecesinde indirilmiştir. Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla Hz Muhammed’in (s.a.v) kalbine indirilen Kur’ân, ilk olarak Hira dağında meleğin sesinden duyulmuş, Hz Muhammed’in (s.a.v) diliyle de Mekke’nin vadilerinde yankılanmaya başlamıştır. Daha sonra bu ses Medine ve dünyanın dört bir yanında duyulmaya başlanmış ve duyulmaya da devam etmektedir. Kur’ân’ın o gecede indirilişi, Kadir gecesine büyük bir şeref ve yücelik kazandırmış, bin aydan hayırlı olmasına vesile olmuştur.

“Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?”

Bu ayette, Kur’ân’ın farklı yerlerinde görebileceğimiz bir soru üslubu kullanılmaktadır ki “sen bilir misin?” şeklindedir. Kadir gecesinin ne olduğunu soran bu cümlenin cevabı hemen peşinden gelmektedir. Amaç bilgilendirmek olduğuna göre soru ile cevap peşi sıra gelmiştir.

“Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.”

Bu âyet, bir önceki âyette sorulan sorunun cevabıdır. Kadir gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu ifade edilmektedir. Bin ay, bir ömre bedel, seksen yıldan fazla bir asra yakın bir zaman dilimidir. Ne büyük bir ikram, ne büyük bir lütuf. Yüce yaratıcı, Kadir gecesini bin aydan hayırlı kılarak oruç tutanlara büyük bir hediye sunmuştur. O’nun ikramının ne kadar büyük olduğunu “oruç benim içindir, onun mükafatını ben veririm” hadisi güzel bir şekilde izah etmektedir.  Bütün bir gün değil içine bütün yıldızları alan gecesi gündüz bir gece… Kararmış dünyamıza yıldızları getiren bir gece…

“O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her türlü iş için iner dururlar.”

Oruçlular henüz iftarlarını açmışken, dualar henüz bitmeden melekler inmeye başlamıştır bile… Kur’an’ın indiği bu geceye melekler de şahitlik edip katılacaklardır. Bu gecede ziyaretler camilere yapılacak, gecenin başka âlemlerden gelen nuranî misafirleri başta melekler olmak üzere -ister Cebrail olsun ister sırf bu gece için ortaya çıkan melekler olsun- yüce arşın sahibinden izin alarak dünyamıza tenezzül edeceklerdir. Sayıları o kadar fazladır ki adeta yeryüzü onlara dar gelir. Ramazanla aydınlanan kararmış dünyamız, meleklerin varlığıyla biraz daha aydınlanır. Yüce Allah’a saygının ifadesi olarak melekler, O’ndan izin alarak gelmişlerdir. Her türlü iş için gelen meleklerden kimisi tespih edip dururken, kimi namazda kimi de duadadır. Bu ayette zikredilen “melekler ve Ruh, her türlü iş için iner dururlar.” Cümlesi “melekler ve Ruh, her kişi için iner dururlar” olarak da okunmuştur ki buna göre anlam, “o gece, melekler her bir kişi için iner dururlar” demek olur. O gece her kişinin bir melek misafiri vardır.

Ayette “melek” ve “ruh” olarak ayrı iki kelime kullanılmaktadır. Tefsirlerde “ruh”tan maksadın Cebrail olduğu ifade edilmekle birlikte “ruh”tan maksadın vefat etmiş “müminlerin ruhları” olduğu da ayrıca ifade edilmektedir. Dünyanın dört bir yanında farklı mekânlarda ve zamanlarda bir araya gelen müminler ötelerden gelen misafirleriyle bir araya gelmişlerdir. Bu kadar güzel ve bereketli meclisin sonu ise sabaha kadar esenliktir, aydınlıktır, aydınlanmadır.

“O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.”

Fecre kadar sadece selam vardır. Gecenin o dinginliği ve dinlendirici özelliği ibadet ve taatle birleşince bambaşka bir huzur iklimi ve ortamı beliriyor. Güneşin batı ufkunda kaybolmasıyla birlikte açılan iftarlarla misafirler bir araya toplanmış, namazlar kılınmış, dualar edilmiş, güzelliklere şahitlik eden nurani meleklerle dünya bir kat daha aydınlanmış, gece gündüze dönüşmüş, fecre kadar bu hal böyle devam edip durmuştur. Fecirden sonra sabah olunca da hadiste ifade buyurulduğu üzere, “o günün güneşi solgun bir şekilde doğmuştur.” Hadislerde, sabahında güneşin şuasız, renginin sarıdan çok kırmızıya yakın ve yakıcı ve soğuk olmayan bir havada doğduğu da ayrıca ifade edilmektedir. Cehennemden kurtuluş günlerinin de müjdecisi olan bu kadr u kıymet sahibi gece hakkında Hz. Aişe validemiz, Hz. Peygamber’e, bu geceye yetişmesi halinde nasıl dua edeceğini sorduğunda: “Allah`ım! Sen affedensin. Affetmeyi seversin. Beni affet.” diye dua etmesini tavsiye buyurmuştur.

Ramazanın gün ve gecelerinin özellikle de Kadir gecesinin değerini ve kıymetini özetleyen şu hadis-i şerifle bitirelim. “Her kim inanarak ve (sevabını Allah’tan) umarak Kadir gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır. Her kim Ramazan orucunu inanarak ve (mükâfatını Allah’tan) umarak tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar