1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Şiirden Günler-8

Şiirden Günler-8
0

İzmir, 23 Ocak 1985, “Küçük Tragedyalar”ı Metin Altıok’un… 

Mayıs 1982’de Tan Yayınları şiir dizisinin 8. Kitabı olarak yayımlanmış Küçük Tragedyalar. “Kızım Zeynep için.” ithafı var kitabın 6. Sayfasında. 7. Sayfasında ise Ernest Hemingway’ın “Kilimanjaro’nun Karları”ndan bir epigraf “Kilimanjaro 6500 metre yükseklikte karlı bir dağdır… Tepeye yakın bir yerde kurumuş ve donmuş bir pars iskeleti vardır. Bu kadar yüksek yerde pars ne arıyormuş, kimse akıl erdiremiyor.

Küçük Tragedyalar “Öndeyiş”le başlıyor:

Beni hayrat bir makasla

Eski bir fotoğraftan oydular.

 

Orda kaldı yanağımın yarısı

Kendini boşlukta tamamlar.

 

Omuzumda bir kesik el,

Ki hâlâ durmadan kanar.” (s. 9)

 

Dikkat edilirse kitabın bu giriş metninde özgün buluş ve söyleyiş okuru kendisine çekiyor. Şiirsel dile getiriş ve akabinde oluşan görüntü yoğun bir duygu seline davet ediyor. Beş beyitlik bir şiir “Öndeyiş”. “Ah kavaklar, kavaklar!” tekrarını taşıyan ilk ve son beyitleri de siz bulup okuyun!

Küçük Tragedyalar’ın ilk trajedyası “Eski Bir Çakal”. Şair öznenin beş dizelik bir anlatısıyla başlıyor. Çocukluk çağının korku dolu zorlu pastoral ortamlarından yadigâr kalan ve kulaklarında hâlâ çınlayan çakal ulumasından bahsediyor. Sonraki bentlerde “bilici”, “çakal” ve “acı”yı şair öznenin muhatapları olarak görüyoruz. Metin üç farklı karakterin şairle girdikleri diyaloglar şeklinde kurgulanmıştır. Şair yaşadığı ortamla ilgili sorunlarını dile getirmez sadece, gideceği yeni mekânla ilgili handikaplarını da sorar “bilici”ye: “Bilici hadi söyle beni bekleyen ne?/Suya bak, aleve sor, göçebe rüzgârı dinle.” (s. 13) Şairin bir bakıma şikâyetçi olduğu “çakal” ise kendi mazlumiyetini dillendirir, suçun kendisinde olmadığını belirtir: “Ben eski bir çakalım/Kovuldum taşlandım bunca sene.” “Acı” ise şaire kendisinden kurtuluşun imkânsızlığını dile getirir: “Hey yolcu kurtulmayı düşünme benden,/Unutmayı deneme/Seninle geleceğim gittiğin yere.” (s. 15)

Teatral bir söyleyiş eşliğinde farklı varlıkların ince tahassüslerinin yansıtıldığı “Eski Bir Çakal”dan sonra “Yol Şarkısı” gelir. Bu metin, “Eski Bir Çakal”la ilişkili olup orada yeni bir “kente” gideceğini söyleyen şair öznenin monoloğudur. Fakat artık çocukluk çağından çıkmış, dahası tek başına kalmıştır: “Eskiden bir sesim/Vardı benim;/Şimdi uzakta,/Çınlar belki/Bir köprünün altında.” (s. 16)

Gördüğüm kadarıyla Küçük Tragedyalar’da anlamsal ve yapısal bir örgü var. Metinler açılımlar oluşturarak birbirine bağlanıyor. Bu bağlamda “İki Kişi Gibi” başlıklı metinde anlatıcı özne vaktiyle özdeş olduğu bir sesi anlatıyor. Bu ses ilk metindeki “çakal”ın uluması olabilir mi? Yahut “acı”nın tekrar dile gelişi:

Bir ses ki için için

Diplerde derinlerde şimdi.

Bekliyor sırasını sabırla,

Seçerek sözcüklerini.

Çıkmak için gün ışığına

Hazırlıyor konuşmaya kendini.

 

-Hey ahbap, bu acı yar ya,

Kuş olsan kaçırmaz seni.” (s. 23)

 

“Kar” başlıklı metinde anlamsal örgüyü oluşturan halkalar “yalnızlık” ve “acı”da somutlaşıyor. “Üç gün üç gece” durmadan yağan kar her yeri tıkayıp kapatmış, şairin yalnızlığını artırmış, acısını çoğaltmıştır: “Şölensiz, sevinçsiz yaşıyoruz şimdilerde,/Bir iğdiş ve buruşuk zamanı/…/Bıçak açmıyor ağızları;/Acı, yalnız acı var yüreklerde.” Böylesi zamanları sağaltacak yegâne kişi sevgilidir: “- Sevgilim, yanımda olsaydın keşke!” (s. 27)

“Yalnızlık” adlı şiir, bahsettiğimiz örgüyü pekiştirir. Şiirde yalnızlığın yanına ilk metinde ana karakter olarak ortaya çıkan “yolcu” ve “acı” da konuşlanmışlardır:

Yalnızlık kale kapısında,

Fındık kabuğunda,

Atılmış bir ayakkabıda çöpler arasında,

Kozasında ipekböceğinin,

Gergin bir örümcek ağında,

Ama daha çok oteldedir

Küçük bir taşra kasabasında.

 

-Hey yolcu; acıyım unutma,

Ben de varım orda.” (s. 33)

 

“Bir Gün Ölürüm” şiirinin bağı şair öznenin geçmiş zamanlarınadır. “Uzak, solgun çocukluğum” diye başlayan metin “geçmiş yıllar”a dönük bir ağıt havasındadır:

Zifiri karanlıktı gece,

Mum bitti yanmadı tersine.

Beyaz mürekkeple yazdım

Bu şiiri karanlığın üstüne.” (s. 41)

 

Bu arada “Eski Bir Çakal” şiirinde karşımıza çıkan “karanlık” ve “gece” motifleri dikkat edilirse burada “Zifiri karanlık gece” şekline bürünmüştür.

Ay vururdu ak göğsüne”, “Bizim payımıza bir âvaz kaldı” (s. 44), “Acının gurbettir memleketi”, “Acı, ah acı; sokabilseydim seni” (s. 44) gibi dizeler, fakat daha somut olarak “Acı, ey suskun yol arkadaşı anlatsana!/Bilici de yok çakal da/İşte yine düştük yollara./Yok konuşacak kimse/Kavaklardan ve senden başka.”, “Yolcu bir sır daha vereyim sana;/ (…) Ortaktı benimle bil ki, bilici de çakal da.” (s. 46) gibi dizeleri ihtiva eden “Yolcu, Acı ve Yılan” şiiri her bakımdan kitabın ilk metnine bağlanır. Her bakımdan bağlanmaya biçimsel benzerlik de dâhildir. Nitekim bu şiirin başlığına çıkan varlıkların diyalogları oluşturmuştur şiirin yapısal bütünlüğünü.

Baştan sona duygu yoğun bir yolculuk atmosferinde nefes alıp veren Küçük Trajedyalar’da “Yol Şarkısı” şarkısı başlıklı bir metnin olmaması düşünülemezdi. “Adın ne idi unuttum,/Yüzün silindi belleğimden./Ama ellerin;/Bir su gibi akışkan/Ezberimdedir hâlâ” (s. 49) şeklindeki lirik dizelerle biten bu şiir söyleyegeldiğimiz “örgü”sel bütünlüğü sağlamlaştır.

“Öndeyiş” metniyle başlayan kitap “Sondeyiş” ile biter. Bu metin anlam itibariyle önceki metinlerden ayrılır, dahası biyografik içeriklidir. Fakat biçimsel olarak yapıyı olgunlaştırır:

Dolaştım yıllardır şurda burda,

Ucuz otellerde kaldım

 

İğne iplik taşıdım yanımda,

Bir düzen tutturamadı.

 

…” (s. 51)

Balıkesir, 1964. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü 1991’de bitirdi. 2000’de Kırıkkale Üniversitesinde “Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri” başlıklı tezle yüksek lisansını tamamladı. 1997-2005 arasında Likâ edebiyat dergisini çıkardı. <strong>Yayınlanmış Eserleri: </strong> Şiir: Kara Oyun, Güz Klâsiği, Sen Bir Sevda Ağacısın Türküler Büyütür Yüzün, Tan Tan Traska!, Hüzn ü Aşk, Korku Islığı, Nasılsınız?, Hâsılı Memlekette, Şanlı Şarkı, Gülümse Kulübü, Post Ah, Çarlek, Kabuk, Lirik Paramparça, Kovgun İsa Türküsü. Deneme: Edebiyat Hayat Memat, İlhan Berk’in Haşeması, Köpekler Lügati, Deneme Tahtası, Festivalde Şempanze, Issızlık Marşı, Adalet Divanı, Abide Kubbeler, Ben Size Ne Demiştim?. Eleştiri: Gelenek ve İkinci Yeni Şiiri, Şiirin İpek Sesi, Şiirin Şiddeti, Özgün Bir Toplum Kurucu Mehmet Âkif, Şi’r-Pençe, İkinci Yeni Okumaları, Köklenme Bilinci, Kerberos’u Taşlamak. Antoloji: Baba Bu Kitap Sana, Ankara Şiirleri Antolojisi, Daima Rabia-Mısır Direnişi İçin Şiirler, Eskişehir Şairler Antolojisi, Bursa Naat Okuyor, Darbeye Direnen Şiirler-15 Temmuz Direniş Şiirleri, Darbeye Direnen Şiirler-28 Şubat Direniş Şiirleri. Derleme: Bursa’nın Çanakkale Şehitleri, Çanakkale Savaşları ve İstanbul, Çanakkale Zaferi ve Bursa, Sanat ve Edebiyat Hayatının 35. Yılında Bestami Yazgan. Biyografi: Feraizcizâde Mehmet Şakir.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir