Bizimle İletişime Geçin

Eğitim

Türkiye Maarif Vakfı Bağlamında Türkiye’nin Yurt Dışındaki Maarif Davası

Türkiye Cumhuriyeti adına yurt dışında son derece önemli bir görev ifa eden Vakfın, inovasyon süreçlerini sürekli etkin ve işler hâlde tutarak; yeniliklere açık bir şekilde, adil ve liyakate dayalı istihdam politikası olan, denetleme mekanizması yeterli ve işlevsel, modern teknoloji imkânlarıyla donatılmış, özgürlükçü, şeffaf ve adil bir anlayışla yönetilen, ülke halklarının gönlüne taht kuran bir kurum olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğine inancımız tamdır.

EKLENDİ

:

Türkiye’de bundan 30-40 sene önce hedefini ve metodunu belirlemiş ve bu süre zarfında devletin kılcal damarlarına kadar sinsice sızmış, tarihimizin en büyük ihanet şebekelerinden biri olan FETÖ, 2010’lu yıllarda gerçek yüzünü göstermeye başlamıştı. Önce dershane krizi, sonrasında Gezi kalkışmasındaki rolü ve 17-25 Aralık yargı kumpasının ardından 15 Temmuz 2016 kanlı darbe girişimiyle bu ihanet doruk noktasına ulaşmıştı.

Bu süreçte devletimiz ihanet planlarını boşa çıkarmak için yurt içinde ve yurt dışında bir dizi çalışmalar yürütmüş, bu kapsamda dershanelerin faaliyetlerinin sonlandırılmasına, örgütün maddi kaynaklarının çökertilmesine; yargı, emniyet ve askeri bürokraside yuvalanmış örgüt elemanlarının tasfiyesi ve cezalandırılması ile ilgili hukuki süreçlerin başlatılması gibi birtakım önlemler almıştır. Ayrıca örgütün yurt dışı faaliyetlerini, eleman ve maddi kaynaklarını çökertmeye yönelik de çalışmalar yürütülmüştür.

Bu kapsamda 17.06.2016 tarihinde 6721 sayılı kanunla Türkiye Maarif Vakfı, hem ülkemizin eğitimde uluslararası alanda dünyaya açılan kapısı olmak hem de bu ihanet şebekesinin dünyanın birçok ülkesinde milletimizin ve ülkemizin kaynaklarını kullanarak kendi çıkarları ve amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdikleri eğitim-öğretim kurumlarını hukuki yollardan devralmak, bununla beraber yeni kurumlar açmak amacıyla kurulmuştur.

Türkiye Maarif Vakfı

2016 yılının aralık ayından itibaren vakfa devri gerçekleşen okullarda gözlemlendiği üzere örgüt, asla Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda faaliyet yürütmemiştir. Birtakım dış servislerin güdümünde kendi ve hizmet ettikleri emperyalist devletlerin çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir. Eğitim gibi herkesin hassas olduğu bir alanı asıl amaçlarına paravan olarak kullanmışlardır. Ayrıca Türkiye kamuoyunu da Türkçe öğretiyoruz algısıyla yanlış yönlendirmişlerdir.

Devralınan okullara bakıldığında onların Türkçe öğretimi konusunda oldukça başarısız oldukları ve seçilen küçük bir grup üzerine yoğunlaşıp Türkiye’ye göndererek sadece bunlara Türkçe öğretebildikleri ve bu kişiler üzerinden de ezberletilen şarkı ve şiirlerle Türkiye’de organizasyon düzenleyerek reklam yaptıkları anlaşılmıştır.

Türkiye Maarif Vakfı ikili anlaşmalarla devraldığı okullarda yeni bir anlayış, yeni bir soluk getirmek için ivedilikle harekete geçerek, okulların fiziki şartlarından tutun, eğitim anlayışına, personel politikasına, ders araç gereçlerine varana kadar birçok alanda yenilikleri devreye sokmuştur. Okullardan FETÖ’nün yıkıcı izleri silinmiştir.

Türkiye Maarif Vakfı, kuruluşundan bugüne, resmi temas sağlanan 104 ülkenin 67’sinde faaliyete geçmiş ve bunlardan 52’sinde eğitim öğretime başlanmıştır. Bu 52 ülkede toplam 465 eğitim kurumu, 37 yurt bulunmaktadır. 38 ülkede ise resmi temaslar devam etmektedir.

İrfan Yolunda…

Edindiği bilgi ve irfanını insanlığın barış, refah ve huzuru için kullanacak bireylerin yetiştiği öncü bir eğitim kurumu olma vizyonu ve bütün dünyada insanlığın ortak birikimi ve Anadolu’nun kadim irfan geleneğini esas alan kapsamlı eğitim faaliyetleri yürütmek misyonuyla yola çıkan vakfın belirlediği değerler;

  • Güven
  • İş Birliği ve Dayanışma
  • Şeffaflık
  • Ehliyet ve Liyakat
  • İyilikte Israr
  • Eğitimde Kuşatıcılık

Türkiye Maarif Vakfı, ülkemizin tarihinde, dışa açılan en büyük ve en önemli eğitim projesidir. Ülkemizin uluslararası alanda yakın/uzak hedefleri açısından TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, DİB/Türkiye Diyanet Vakfı vb. birçok kurumla birlikte önemli bir sacayağıdır. Bu eğitim kurumları sayesinde dünyanın birçok ülkesinde on binlerce öğrenciye ve bunların ailelerine ulaşma imkânı elde edilmektedir.

Ayrıca faaliyet gösterilen ülkelerde siyasi ve bürokratik kurumlar ile de temas kurulmakta; okulların devri, statüsü ile ilgili iki ülke yetkililerinin yaptıkları görüşmeler, yapılan ikili anlaşma ve protokoller sayesinde o ülkelerle ülkemiz arasında diplomatik, siyasi, kültürel ve ticari ilişkilerin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu ilişkiler sayesinde iki ülke halkları arasında gönül bağları kurulmakta veya var olan bağlar güçlenmektedir.

Bağları Pekiştirmek…

Vakfın faaliyet gösterdiği ülkelerin birçoğu eski Osmanlı mirası topraklardır. Bunların dışındaki yerler ise dinî, tarihî, kültürel, ekonomik ya da siyasi bağlarımızın olduğu ülkelerdir. Dolayısıyla buralarda yaptığımız bu güzel faaliyetler aynı zamanda tarihin bize yüklediği bir sorumluluktur.

Ülkemiz açısından yurt dışında, asrın en büyük ve önemli eğitim-öğretim projesi diyebileceğimiz bu kurum ve faaliyetlere sadece ülkemize katkıları açısından da bakmamalıyız. Zira eğitim kurumlarımızın birçoğu, her alanda geri bıraktırılmış mahrum ve mazlum coğrafyalardadır. Oralara götürebildiğimiz bölge standartlarının üzerindeki çağdaş teknolojik altyapıya sahip eğitim kurumlarımız sayesinde o ülkenin çocuklarına iyi bir eğitim ve iyi bir gelecek sağlama noktasında da katkı sağlamaktadır.

Kurumların kâr amacı gütmemesinden dolayı ekonomik olarak uygun olması ve burs imkânlarıyla dar gelirli ailelerin başarılı çocukları da bu imkânlardan yararlanmaları sağlanmaktadır. Türkiye Maarif Vakfına ait bu eğitim kurumlarının yüksek standartları, ülkedeki diğer eğitim kurumlarına da örnek olmakta, onların da eğitim imkânlarını ve standartlarını yükseltmelerine/geliştirmelerine katkı sağlamaktadır.

Büyük Sorumluluk ve Bazı Hatırlatmalar…

Ülkemiz, milletimiz, Müslüman milletler hatta tüm insanlık adına böylesine ulvi amaçlarla ortaya çıkmış; çağımızın en büyük ve önemli eğitim hamlesidir Türkiye Maarif Vakfı. Tavandan tabana tüm mensuplarının da bu projede yer almış olması, onlara da büyük değer katmaktadır. Herkes önemli sorumluluğun bilincindedir. Görev ve makam ayırt etmeksizin her bir kimsenin; bu kutlu maarif davamızın bir siperinde, bu davanın ileri taşınması, gelişmesi ve tüm dünyaya örnek olması noktasında ellerinden gelen gayreti, özveriyi göstermeleri vicdani ve vatani bir sorumluluğudur.

Maarifliler olarak tüm mensuplar, yurt dışındaki maarif davamızın gündemine ve istikametine sadakatle sahip çıkmakta, ayartıcı hiçbir gündemin vesayetine gönlünü kaptırmadan her daim nöbette, emanet edilen yerde, Türkiye’nin Maarif Davası için hedefine doğru giden bir ok gibi hedefinde yürümektedirler.

Yönetiminden idareci ve öğretmenlere, idari, mali ve hizmet personeline kadar Maarifin tüm çalışanlarında, bu ulvi misyonun her daim canlı olması elzemdir. Ayrıca içinde bulundukları özel aidiyetlerin ötesinde maarif davasının bir neferi olarak gayret etmeleri millî bir görevdir.

Bilindiği gibi kurum, kuruluş ve yapıları ayakta tutan en önemli unsur “insan”dır. İnsan unsurunun seçiminden yetiştirilmesine, uygun birimlerde değerlendirilmesinden kariyer gelişimine kadar her süreçte liyakatin esas alınması, hak ve hukukunun korunması, denetlenmenin yapılması, motivasyonun sağlanıp üst seviyede tutulması; aşk, fedakârlık, adanmışlık ve gönül bağı gerektirdiğinin bilincinde olarak bu çalışmaların yürütülmesi çok hayati değerdedir.

Vakfın faaliyet alanı eğitim olduğu için yurtdışında görev yapacak okul yöneticilerinin eğitimi bilen ve özümseyen, dürüst, adil kişilerden seçilmesi; gerekli eğitimlerin verilerek sahaya gönderilmesi, vakıf bilinciyle donanmış, vakıf varlıklarını doğru değerlendiren, adil bir yönetim anlayışını benimsemiş olmalıdır. Eğitim ve yönetim tecrübesi olan yöneticilerin saha personelinin motivasyonunu artıracak ve belirlenen hedeflere ulaşılmasında var olan uygulamaları ise çok kıymetlidir.

Sonuç olarak, Türkiye Cumhuriyeti adına yurt dışında son derece önemli bir görev ifa eden Vakfın, inovasyon süreçlerini sürekli etkin ve işler hâlde tutarak; yeniliklere açık bir şekilde, adil ve liyakate dayalı istihdam politikası olan, denetleme mekanizması yeterli ve işlevsel, modern teknoloji imkânlarıyla donatılmış, özgürlükçü, şeffaf ve adil bir anlayışla yönetilen, ülke halklarının gönlüne taht kuran bir kurum olma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğine inancımız tamdır.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar