1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Deneme

Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler (15)

Uçtan Uca Şifrelenmiş Öğütler (15)
0

Çürümüş bir ipliği paslanmış bir iğneye geçirme gayretinden ibarettir hayat. Unutma ki doğduğun gün, nur topu gibi bir ölümün oldu. Beğeni değirmeninde öğütüldün, bir tayınlık un çıkmadı o yorgun bedeninden.

Kalbinle aranı iyi tutmaya bak. Kalbinle dilinin arasına ünvanını koyma. Sahibi çıkmayan yaralara sahip çıkmak da bir yara sarma biçimidir. Düşmek bir kahramanlık destanı değildir, hesap günü resmigeçit töreninde kul hakkı kuyruğuna dizkapaklarını da dâhil etmektir.

Vergilendirilmiş acılar kutsaldır. Üstelik acılar özel tüketim vergisi kapsamındadır. Acılar sayıların canına okur. Hiçbir rakam acıların dilinden anlamaz, biri hariç o da zaten birin kendisidir.

Umuduna talip olma hiç kimsenin; umudu ol umutsuzun ama umut satma. Umut alan değil umut olan muteberdir umut pazarında. Heves ki kursağa mahkûm ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. Bahara razı oldunsa hazana hazır ol. Güzden geçer, bahara çıkan her yol.

İnsanın içinde bir kapı vardır. O kapıyı çalmak için kaç kapıdan geçmelidir insan? Kaç kapı kapanır bir kapı açılsın diye. Çalınan her kapı açılmaz ama kapanan her kapı açılacak olan kapının habercisidir. İnsanın içinde açılan o kapı, kapanan bütün kapıları unutturan bir kapıdır.

Her kalbin üç misafir odası vardır. Biricik, herkes ve hiçbiri. BİRİCİK odasında tutunamayanlar HERKES odasına alınırlar. HERKES odasında barınamayanlar HİÇBİRİ odasında ağırlanırlar. Bu bir hak ediş kuralıdır. Hak edene hakkını, alın teri kurumadan vermek gerekir.

Hikâyeniz kaç karakter kaldırabilir mesela. Ya da karakteriniz kaç hikâyeden müteşekkildir. “Bir aşkta elbette iki ceset olmaz” diyen Bülent Parlak kadar cesur mudur hikâyenizin kahramanı?

Şimdi sor kendine: Hangi yoldur içimizden geçen? Bir rehberin olsun, içinden geçen o yolu en iyi bilen. Bazen ‘yanıldım’ dediğinde yanılırsın. Yanıldım demek, biraz da ‘yoruldum’ demek değil midir? Kırılsa da bir çiçek, sadece kırılmış bir çiçektir. Kırıklığı değil çiçekliği bakidir. Kırılmak çiçeğin nihai ederi değildir ama çiçek olmak çiçeğin kaderidir.

Yoldaş, haldaş demektir. Hâlinden anlamayanla yola çıkılmaz. ‘Hâlden bilmeyene hâlin bildirme’ der türkülerimiz. ‘Tabip olmayana yaran sardırma’ ikazı ile biter ezgilerimiz. Bazı bakışların yatacak yeri yoktur. Bazı vedalarınsa kalacak yeri. Yara soranla yara saranı bir tutma.

 

Devam edecek…

Eğitim Yöneticisi/Öğretmen, Trabzon’da doğdu. İlkokul, Ortaokul ve Liseyi Trabzon’da okudu. Ankara Üniversitesi mezunu, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Ay Vakti, Türk Edebiyatı, Yedi İklim, Sebîlürreşad, Yitiksöz, İnsaniyet, Gergef, Kümbet, Pınarbaşı, Maarifhane, Deveran, Mora Dergisi ve Kara Yılkı gibi çeşitli dergilerde şiirleri ve denemeleri yayımlandı. Eserleri: Kıyıya Vuran / Şiir  (2024) İyi İhtimaller / Deneme (2025)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir