1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Ümit Var Olunuz (Saldırılar Sizi Korkutmasın) Gelecek İslam’a İnkılap Edecektir

Ümit Var Olunuz (Saldırılar Sizi Korkutmasın)  Gelecek İslam’a İnkılap Edecektir
0

Bu yaşanan süreçler büyük bir zaferin doğum sancılarıdır. Her doğum çetin olur. Hele yüzyıllardır narkozda uyutulan İslam milletinin doğumu ve uyanması tabii ki çetin olacaktır. Bugün, eğer o kadar millet bize saldırıyorsa bir şey var demektir…

Son yaşanan olaylardan dolayı beni bizzat arayıp görüş isteyenler çoğaldı. Genelde bir panik ve ümitsizlik hakimdi.

Hayır!

Buna fırsat vermeyeceğiz. Rabbin seni terk etmedi…

Yiğit yıkıldığı yerden ayağa kalkar. İslam ümmeti tesbihin imamını burada kaybetti. Burada tekrar tesbih taneleri gibi hizaya dizilmemiz gerek…

Korku yok…

Korkma! Üzülme! Allah bizimle…

Bu topraklar şehitlerin kanıyla yoğruldu. Maya oldu… Bu maya temizdir…

Terörün oluşturmak istediği de korku ve paniktir…

Korkmayacağız…

Belki hepimiz öleceğiz, ama şunu unutmayın ki arkamızdan daha saf ve berrak bir nesil gelecek, sancağı dikmek için…

Onlar şimdi bizim ümidimize saldırmakta, bizi korkuyla, dünya malıyla sınamaktadırlar. Ama bizim ümidimizi yok edemezler. Çünkü Müslüman hep ümitvardır. Çünkü Müslüman bilir ki kim ne yaparsa yapsın hepsinden daha güçlü bir Yaradan’ı vardır. Müslüman bilir ki kimin ne hesabı ve planı olursa olsun, Allah’ın da bir hesabı vardır. Müslüman bilir ki plan kuranların planı bir örümcek evi/ağı gibi ehvendir…

Korkma…  Sana şah damarından daha yakın bir Rabbin var…

Şu anda yaşananlar bizim narkozdan uyanma sürecimizdir…

Bizim narkozdan uyanmamız tabii ki birilerinin işine gelmeyecek ve bizi tekrar korkutup uyutmak için bombalar patlatılacak…

Korkma!

Sen İslam ümmetinin kahraman evladı Türk/Kürt/Arap unsurusun… Bunlar nedir ki?

Ölümden öte yol mu var?

Zaten her şeyin sonu ölümdür. Ölümden korkmanın bir anlamı yok. Çünkü size müjdeler olsun ki tekrar dirileceksiniz… Asıl korkmanız gereken o dirilme günüdür. O gün eliniz boş olduğunda korkmanız gerekir…

Gelecek, ölümden korkanların değil, ölümü yoldaş edenlerindir. Ölümden korkanlar da ölür. Ölümden korkmak ölümü geciktirmez ve engellemez ama ölümden korkanlar sadece köle olurlar. Nizam vermek istersen ölümle barışık olacaksın…

Bu topraklarda kardeşlik kazanacak ve ayıramayacaklar bizleri birbirimizden…

Siz sanıyor musunuz ki uyandığınızda başınızda güllerle bekleyecekler? Tabii ki ortalık birbirine girecek. Tabii ki sizi korkularınıza hapsetmek için şer odakları iş birliği yapacak. Ama bunlar sadece bizi daha da kamçılamalıdır.

Unutmayın ki İsrailoğullarını Allah bir Peygamber rehberliğinde kurtarmasına rağmen, kurtarılan o nesli değil o neslin çocuklarından, çölün özgür havasını teneffüs etmiş ve boyunduruk altına girmemiş bir nesilden mücadeleci bir ordu oluşturdu.

Bizler boyunduruk altına alınmış, korkularımızın esiri olmuş bir topluluğuz. Birazcık dünya nimetine dalınca da hemen para, kadın ve makam sarhoşluğuna gark olduk. Tabii ki böyle bir ümmetin önce silkelenmesi ve şok tedavisi görmesi lazım…

Bunlar olacak…

Biz korkmayacağız…

Bizim uykumuzdan uyanma sürecimiz bile bazılarının uykularını kaçırıyor…

Gerçekten ayağa kalktığımızda neler olacak?

Sen bir devsin… Devlerin ayağa kalkması sarsıntıya, depreme, zelzeleye neden olur, küfrün yüreğinde korku olur, dağ olur.

Gelecek İslam’a inkılap olacaktır, sen istesen de istemesen de… Allah’ın nuru tamamlanacaktır seninle veya sensiz…

Araştırmacı-yazar. 31 Aralık 1968 tarihinde Gaziantep’in Nizip ilçesinde doğdu. Aslen Diyarbakırlıdır ve ülkemiz alimlerinden merhum Muhammed Emin Er'in oğludur. Babasının yanında dinî ve Arabi ilimler okuyup ilmî ve amelî icazet aldı. Gaziantep'te Aliye Ömer Battal İlkokulu (1981) ve Gaziantep İmam Hatip Lisesi (1984)'ni, sonra Ankara Mimar Sinan Lisesini (1988) bitirdi. Daha sonra Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü ve Medine İslam Üniversitesi Arap Dili Bölümünde yüksek öğrenim gördü. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İslam Tarihi ve Sanatları bölümünde "İslam Tarihi ve Sanatları / Emeviler Döneminde İlim" konulu teziyle master programını tamamladı. Yüksek tahsilinin ardından çeşitli okullarda öğretmen ve idareci olarak görev yaptı, özel sektörde kendi işiyle meşgul oldu. İbrahim Halil Er'in ilk yazısı 1986'da Edebiyat dergisinde yayımlanan bir kitap tanıtımıydı. Sonraki yıllarda yazıları; Millî Gazete, İstiklal Gazetesi, Milat Gazetesi ile Anadolu Gençlik, Genç İstikbal, Gülistan ve Milli Şuur dergilerinde yer aldı. Hedef Radyo ve Kanal 5 Televizyonunda Programlar yaptı. Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şubesi, Öğ-Der, Şuurlu Öğretmenler Derneği (Yönetim Kurulu), Öz-Der, Özel Öğretim Derneği (Yönetim Kurulu), Tarih ve Strateji Derneği (Başkan), Muhammed Emin Er İlim Kültür ve Yardımlaşma Derneği (Başkan) üyesidir. Evli ve Muhammed Emin ile Erkam Tuna’nın babasıdır. Hayatını ve çalışmalarını Ankara'da devam ettirmektedir. ESERLERİ: Cennet Doğuda Bir Yerdedir (Geçmişten Günümüze Haçlı Seferleri) (2006), Siyasal İslam Düşüncesinin Doğuşu (2016), Peygamberimizin Eğitim Metodu (2011), Çanakkale’ye Can Verenler (2013), Ümmetin Dirilişi Çanakkale (2014), Son Osmanlı Alimi (2014), Seyda Muhammed Emin Er Hoca ile Söyleşiler (2016), Öykülerle Osmanlı Padişahları 1-2 (2015), Selahaddin Eyyubi (2017), Hz. Muhammed’in Mektupları ve Diplomasi (2017), Asım’ın Nesli (2017), İstiklal Marşı ve Mehmet Akif (2015), Çad Bir Orta Afrika Devleti (2020).

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir