kabilemi yitirdim
göçüp gitmişler
beni bir ağaç altında bırakıp
ki köksüz bir ağaç bu
üstelik insanlar asılı dallarında
bilmiyorum neleri götürmüşler yanlarında
evim yoktu zaten
betondan bir çadırda yaşadım yıllarca
denizsiz bir karada
yıldızsız bir gökyüzü altında
geceler sebepsiz uzayalı
uyuyorum asırlardır
saçlarım toprağa kök salalı
biliyorum bazen sertim bir taştan
yeri gelince yumuşak topraktan
zira bir Kabil var sol yanımda
ve sağ yanımda bir Habil
sessizce dolaşıyor kıyılarımda bir katil
katlettiklerini nizamsız serpiştirerek
yitirdiğim bir şeyleri arıyorum
ne olduğunu unutmuşum lakin
şimdi bütün nehirlerim akıyor sakin sakin
birileri var beni sürekli unutan
benim de dikenlerim var elleri acıtan
bu yüzden kimse uzlaşmıyor benimle
bir ip gibi büküyorum
sağlaması yapılamamış doğrularımı
yine de biliyorum
ben de masumum herkes kadar
günahlarım ortaya dökülene dek
