Bizimle İletişime Geçin

Düşünce

Zorda Kalan Çocuklar İçin Aile Olmak

Aile Merkezli Koruma Yaklaşımını güçlendirici genelge Cumhurbaşkanlığınca Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Gün tespitinde ise tarihi bir müessesemizin kuruluşu esas alındı. Bundan böyle ülkemizde Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin kuruluş tarihi olan 30 Haziran ‘Koruyucu Aile Günü’ olarak kutlanacak.

EKLENDİ

:

Aile Merkezli Koruma Yaklaşımını güçlendirici genelge Cumhurbaşkanlığınca Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Gün tespitinde ise tarihi bir müessesemizin kuruluşu esas alındı. Bundan böyle ülkemizde Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin kuruluş tarihi olan 30 Haziran ‘Koruyucu Aile Günü’ olarak kutlanacak.

Bu türden değerlerimizi belirli bir gün ile özdeşleştirerek kutlama anlayışına yönelik eleştiriler saklı kalmak şartı ile ‘maksatın hasıl olması’ açısından ülkemizde bu konunun gidişatına ilişkin düşüncelerimizi aile konusundaki akademik ilgimizle birlikte yaklaşık beş yıllık tecrübemizle ortaya koymaya çalışalım.

Öncelikle bilinmesi gerekir ki; aile ile ilgili bazı dejenerasyonlar var olsa da her şeye rağmen aile yapımız sağlamlığını koruyor. En önemli güvencemiz de işte bu aile yapımıza ilişkin kuvvetli geleneğimizdir. Toplumsal hayatın genel seyri içerisinde aileye ilişkin vuku bulan yol kazaları sonucu ortada kalan çocuklar bir şekilde bu ülkenin ve toplumun ortak çözmesi gereken çok boyutlu bir problem alanıdır. Yol kazaları sonucu çocukların yetişmesi için yitirilen aile ortamı olduğuna göre yeniden oluşturmak zorunda olduğumuz da yeni bir aile ortamıdır. İşte tüm çabalar bunun içindir. Burada devlet ve toplum el ele vermek zorundadır. Çünkü çocuk yuvaları geleneği olan kurumlarımız olsa da buralarda aile ortamı oluşturmak mümkün olmamaktadır. İşte bu sebeple çocuk, ailenin korumasına ihtiyaç duymaktadır. Koruyucu Aile kavramı ve sistemi de bu yüzden oluşturulmuştur.

Sistemin işleyişiyle ilgili düşüncelerimiz kısaca şu şekildedir;

  • Öncelikle bu işe başlarken iyice düşünülmesi gerekir. Zira bu, -olağanüstü durumların dışında- geri dönüşü olmayan bir karardır. Bu yüzden ince eleyip sık dokumak deyimi gereğince işin düşünme aşamasını titizlikle yapmak gerekir. Bilmemiz gereken; bu kararın kesinlikle bir heyecandan ibaret olmadığıdır. Tüm olacaklarıyla bir ömür birliktelik sizi bekliyor düşüncesi önemlidir.
  • Karar aşamasında titizliğin yanıltıcılığına da düşmemek doğru olur. Çocuğun istediğimiz niteliklere sahip olup olmadığına fazla takılmamak ve işin bir ‘kader’ tarafı olduğuna inanmamız gerekir. Zira çocuklarımız doğarken de işin kader boyutunu zaten kabullenmiyor muyuz?
  • Sadece çocuğu olmayanlar koruyucu aile olabilir düşüncesini de yıkmanız gerekir. Kendi aile yapınız, çocukların durumu ve onların da görüşüne başvurarak yani karar mekanizmanıza katarak bu konudaki düşüncenizi olgunlaştırabilirsiniz. Zira yeni üyenin geldiği evdeki hayat onlarla birlikte yaşanacak.
  • Koruyucu aile olmanın ilk günleri ve bürokratik safhası sıkıcı ve bıktırıcı gelebilir. Buna aldanmayın ve sabırla süreci sonlandırmaya odaklanın. ‘Ben zaten fedakârlık yapıyorum, ne bu zorluklar’ düşüncesinden uzak durun. Süreç, karar aşamalarının doğru netice vermesi içindir, bunu bilin.
  • Koruma altına aldığınız çocuğun durumuna göre gerektiğinde üniversitelerimizde mevcut alan uzmanlarından danışmanlık almakta büyük fayda var. Zira bu konuda ailelerin yetersiz kaldıkları durumlar gerçekten olabiliyor ve yol göstericilik işimizi kolaylaştırabiliyor.
  • Devlet, sistem gereği koruyucu aile olana isteğe bağlı olarak bir ücret teklif etmektedir. Gelir düzeyi düşük aileler de bu imkândan yararlanabilsin diye. Planladığımız girişimi sadece maddiyatı için yapma niyetinden kesinlikle uzak duralım. Bu; gönlümüzü, kalbimizi vermeden yapılacak bir iş asla değil. Aksi takdirde hem kendimize hem çocuğa koca bir hayal kırıklığı yaşatmış oluruz.

Nihayetinde sistemin özü ve hedefi iyi düşünülmüş bir kurguya dayanıyor. Geliştirmek ve mükemmele doğru evirilmek karşılıklı iletişime bağlıdır. Ortada işleyen bir sistem var. Bakanlığın da koruyucu aile olma sürecinin aşamalarını bu alandaki tecrübeli aileleri dinleyerek güncellemesinde büyük yarar görüyoruz. Çünkü ben yaptım oldu anlayışı ile yol alamayız ve süreci iyileştiremeyiz. Gerçekte ise süreci mükemmele yakın hale getirmemiz imkân dâhilindedir. Bu sisteme geleneksel aile yapımız ve kültürümüzün kodları uygundur. Önemli olan; iyi ve gönüllü bir iletişimin mevcudiyetidir. İşbirliğine bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını da katmamız ayrı bir önemi haizdir. Ülkemizin ve insanımızın gönlü geniştir, bu alanın bereketi de yüksektir. İslamiyet’in bizleri yönlendirmesi de insaniyetten yanadır.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar