1. Anasayfa
  2. Düşünce

Aman Ya Rabbi!

Aman Ya Rabbi!
0

Öyle olaylara şahit oluyoruz ki, “Allah’ım aklıma mukayyet ol” diyesi geliyor insanın.
Sadece aklımız değil; idrakimiz, ruhumuz, bedenimiz de tehlikede ve büyük bir baskı altında.
Bir artist eskisi hayıflanıyor: “Yeni Türkiye’de eskisi gibi çırılçıplak soyunamıyorum.”
Aman ne büyük sorun ne ciddi bir engel. Pek çok el tarafından mıncıklanmış ve pörsümüş vücudundaki kusurların ortaya çıkmasından korkan bir aşuftenin hinliği olmasın? Kim kimin soyunmasına giyinmesine engel olmuş, olabilmiş ki? Tam tersi değil miydi yakın bir zamana kadar? Dileyen dilediği gibi giyinirken yani soyunurken, inançları gereği gencecik kızlarımız başlarına bir örtü takamazlardı. Yeni yeni durum nötrleşti. Bugün dileyen örtünmekte dileyen çıplak gezmekte artık…
Ortada çıplak gezememe değil, hayâsızlık sorunu var aslında.
Cinsel özgürlük kavramını sloganlaştıran bir güruh, “beden bana ait, dilediğim tasarrufta bulunurum” pervasızlığıyla her türlü ahlaksızlığı yapmakta, insanları tahrik etmekte, teşhircilik yapmakta, sonra da toplumdan kabul ve saygı beklemektedir.
İnsanların evlerinde, işyerlerinde yaptıkları bizi elbette ilgilendirmez. Bunu araştırmak da bize düşmez. Toplum güvenliğini ilgilendiren bir durum varsa emniyet bakar o işlere. Ancak toplumun değer yargılarını aşındırmaya da kimsenin hakkı yok. Toplumun temel dinamiği olan aileye dinamit atmaya kimsenin hakkı yok. Fuhşiyatı özendirmenin, ahlaksız çarpık ilişkileri normalleştirmenin alemi yok. Sahnede sözüm ona şarkı söylerken striptizlikten öte hayasızlıklar sergilemeye kimsenin hakkı yok.
Bazı insanlar öylesine yüzsüzleşmiş ki utanç duyulacak nice eylemleri adeta bir fazilet örneği olarak sunmak istenmekte. Rabbim neslimizi korusun.

Buna benzer konuları yazmak, konuşmak da hayli meşakkatli bir iş. Saldırıya hazır, tetikte bekleyen gürûh, bin bir rezalet çıkarmakta. Ve öyle ki siz Allah için en yakın bir tanıdığınıza bile bir dostça uyarıda bulunamaz hâle geliyorsunuz.

Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir gün:
“Gençlerinizin fıska düştüğü, kadınlarınızın azdığı zaman haliniz ne olur?” diye sormuştu. (Sahabe hayretle):
“Ey Allah’ın Rasûlü, yani böyle bir hal mi gelecek?” dediler.
“Evet, hatta daha beteri!” buyurdu ve devam etti:
“İyiliği emredip kötülüğü menetmediğiniz vakit haliniz ne olur?” diye sordu.
“Yani bu olacak mı?”
“Evet, hatta daha beteri!” buyurdular ve sormaya devam ettiler:
“Kötülüğü emredip iyiliği yasakladığınız zaman haliniz ne olur?”
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu mutlaka olacak mı?” dediler.
“Evet, hatta daha beteri!” buyurdular ve devam ettiler:
“İyiliği kötülük (ma’rufu münker) ve kötülüğü de iyilik (münkeri de ma’ruf) kabul ettiğiniz zaman haliniz ne olur?” (Ashab-ı Kiram sordu:)
“Ey Allah’ın Rasûlü! Bu mutlaka olacak mı?”
“Evet, olacak!” buyurdular.” (Heysemi, Mecma’u’z-Zevaid, VII, 281)
O gün geldi mi acaba?

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir