Ramazan Toprak
1971 Şanlıurfa doğumlu.
Popüler Yazıları
- Bir Ekmek Teknesi hikayesi ve Heredot Cevdet 4 Haziran 2024
- İstanbul Günlüğü (4): Boğaz’da Bir Yalı’nın Güne Düşürdüğü Sessizlik 23 Ocak 2026
- İstanbul Günlüğü (3): Vefa’da 17 Aralık 2025
- İstanbul Günlüğü (5): Memleket Yanıma Oturdu 9 Şubat 2026
- Dut Ağacının Gölgesinde 17 Haziran 2026
- Yazılar
- Favoriler
- Yorumlar
İstanbul Günlüğü (6): Suskun Balıkçılar ve Sessiz Mezar Taşları
Hafta sonu Bebek sahili oldukça hareketliydi. Yürüyüşe çıkanlar, çocuklarını gezdirenler, çay içip manzarayı seyredenler ve vapurdan inen yolcular sahili doldurmuştu. Kıyı boyunca dizilmiş balıkçılar,…
Dut Ağacının Gölgesinde
1970’li yıllarda, Antep’in Karşıkayası’nda, 21 nolu sokakta; tek katlı, mütevazı bir evimiz vardı. Avluyu saran gür dut ağacının fidesini rahmetli babam Kastamonu’dan getirmişti. İki göz…
Bir Kat Aşağıda
Sabahın erken vaktinde bir devlet hastanesindeyim. Asansörün kapısı açılınca sedyede, başı ve gövdesi çarşafa sıkıca sarılmış, kaskatı bir beden göründü. Yanında bir bekçi ve ağlayan…
Böyle Değildi Sanki
Muhammed Taha’nın, kuşağındaki pek çok kişi gibi, yeni tatlara meraklı bir yapısı var. Avuç içi kadar küçülen dünyada aradıkları her şeye, ‘sipariş ver’ butonuna dokunarak…
İncecik Bir Çizgi
Bir taziye dönüşündeydik sanki. Kapının önünde kalabalık bir insan topluluğu, hatır istiyor, uğurlanıyordu. Köydeydik. Yağmur vardı, çamur vardı; çocukluğumdan kalma bir akşam gibi… Yaklaştıkça fark…
İstanbul Günlüğü (5): Memleket Yanıma Oturdu
İnsan her vakit memleketin yolunu tutamaz; fakat bazen memleket, hiç ummadığı bir anda gelip insanın yanına oturur. Bir tabureye, bir lokmaya, bir sessizliğe sığar. Nereden…
İstanbul Günlüğü (4): Boğaz’da Bir Yalı’nın Güne Düşürdüğü Sessizlik
İkindi suları yavaşça akşama eğilmişti. Balıkçılar oltalarını suya salmış, sessizce bekliyordu. Kimi misinasını düzeltiyor, kimi yemin telâşına düşüyor, kimi de vakti keraheti kolluyordu. Çayını, çöreğini…
İstanbul Günlüğü (3): Vefa’da
Ahmet Çelik Hoca ile buluşacağımız semtin adını belirledik; ama ‘neresinde?’ sorusu hâlâ cevapsızdı. Bilenler kırk yer sayarlar, ama İstanbul’a yabancı iki kişinin “şurada buluşalım” demesi…
İstanbul Günlüğü (2): Zincirlikuyu’da – Talihin Yol Eylediği Yerde…
Zincirlikuyu Mezarlığı’nda dolaşırken, hangi mezar taşına baksanız, geçmişle bugünün arasında bir hikâyenin eşiğinde durursunuz. Bir tanıdığınızı görmüş gibi içinizden “Filmlerini izledim, türküleriyle, şarkılarıyla büyüdüm, hey…
İstanbul Günlüğü (1): Alus’un İstanbulu’nda Bir Yere Yaslanmak
Sermet Muhtar Alus’un kaleme aldığı külliyat çapındaki İstanbul’a dair yazılarını terazinin bir kefesine, Alus’u öbür kefesine koysanız, yazdıkları ağır gelir. Sayfalarını üst üste dizseniz, İstanbul’u…










