Uzunca bir şiirin ilk mısraında gelmeliydin kar gibi
En güzel şiirlerim gelmeliydi, Şirin sütunlara renk
Böyle içten gülüşlerim, titresem de aşktan ya Hak
Parmaklarım kan, görmüyor gündüz vakti baykuşlar
Yorgan sermeyi unutmuş gökyüzüne kervansaray
Güneşi kapatmış Züleyha, zaman s beden Atlantik.
Sofrada en az bin selam olmalı, bin dua ve sesin
Şehre dağlardan su dağıtan sebil, zemzem gözlerin
Geceyi yaradan namına, şiirler avuç açtı bal kovanına
İplikten iğneye fener yolunda bıçak eğiriyor terziler
Gönlüme okunan ömrüme yazılsın, karılsın kınalar
Müjde! Her zahmetin bin rahmeti, berat senedi var.
Melekler Tepesi de boş değil, sensin yolları kısaltan
Uzayan yıllara Şam’dan, Kudüs’ten zaferler bağışlayan
Şanımız yürümüş Nur’da, Safa ve Merve’ye bu bakış
Cennete selam, yedi adım ve nida, lebbeyk ey! Allah!
Geleceğim, ıhlamurları balta kesse de kışın ardı bahar
Çiçeklenir vuslat, bademler neşeyle hayret vadisine koşar
Yavaş çekim, dileyen dişlesin envanterini kader defterinin
Madem yazılan gelir başa, süslensin gelin, açılsın duvak
Kararında karınca, kuloğlu kul, rahmet yağdıkça yazdım.
Azıcık yanacaktım, öyle demişti Şems’im, yandıkça yandım.
Gül bahçesi zemheride çehrem, affet ey yetim okşayan el,
Yetimim, bayram etsin berat ve kadir, evet sevgilim, evet!
