Kurban Bayramının birinci günü kesimhanede gereken hazırlıkları ve son kontrolleri yapıp bağış kesimlerine başladık. Belirlenen bazı köy ve kasabalara dağıtım için öğleden sonra yola çıktık.
Programımızda olmayan bir köyü, orada müderrislik yapan Molda (Molla) Uzgen’i ziyaret edip edemeyeceğimizi sordu Bahtiyar Hoca. Ben de “Hem de nasıl güzel olur. Zaten biz dağıtımın yanı sıra ziyaretlerde de bulunuyoruz.” dedim. Arkadaşlar da uygun gördüler. Köy daha doğrusu kasaba, on bin nüfuslu imiş. Bize rehberlik eden Bahtiyar Hocanın köyü. Bahtiyar Hoca bir Kırgız. Kendisi çok güzel Türkçe konuşuyor. Kayseri’de yüksek lisans yapmış. Burada iki Kur’an kursunda ders veriyor. Aynı zamanda hafız.

Molda Uzgen bizi kapıda karşıladı Bahtiyar Hocanın babası ile. Molda Uzgen, tam bir molla, sevimli, sempatik, uzun gür sayılabilecek sakalı, yerel giysi ve başlığıyla güven veriyordu. Ekibimizi salona buyur etti. İçeri girdiğimizde şaşırdık. Bizi devasa bir yer masasının üzerinde envai çeşit meyve, salatalar ve et tabakları ile nimetler karşıladı.
Beklemiyordum.
O ev, o sadelik ve bu nimetler…
Niyetimiz bir çay içip bayramlaşmak, Türkiye’den selam iletmekti.
Molda Uzgen, Türkçe anlıyor, biraz da konuşuyordu.
Köyde iki medresenin olduğunu öğrendik. Biri erkekler, diğeri de kızlar içindi.
“Medresemizi 1998 yılında kurduk elhamdülillah. Hem hafız hem de İslami ilimler alanında yetiştiriyoruz talebeleri. Bişkek’te iki tane medrese vardı o zaman, binlerce öğrenci gelip Kur’an-ı Kerim ve İslami İlimler öğrendi, yüzlercesi de hafız oldu. Şu an 54 erkek bala (öğrenci), 46 kız öğrenci var. Ortalama 50 öğrenci de gündüzcü olarak gelip ders alıyor.
Arapça, fıkıh, Kur’an-ı Kerim, aşere takrib derslerimiz yoğundur.
Kız öğrencilerimize aynı zamanda dikiş nakış da öğretiyoruz. Meslek lisesi ile iş birliği hâlinde eğitim alıyorlar. Sonunda sertifika da veriliyor. En yaşlı kadın öğrencim 75 yaşında.
Erkeklere de kaynak işleri, demir doğrama, marangozluk, bilgisayar kursları veriyoruz. Bitirenler sertifika alıyor, böylece hayata da hazırlanıyorlar. (Babam Cemil Hoca, Türkiye’deki Kur’an kurslarında, özellikle Mahmut Efendi’nin kurslarında dikiş- nakış, ev ekonomisi dersleri verilmesini 35-40 yıl öncesinde teklif etmiş ama kabul ettirememişti. Ancak 28 Şubat’ta zorunlu bir kurs kapsamında dikiş makinaları getirilmiş, eğitim verilmişti.)
İlk olarak kirada bir yerde başladık sonra satın aldık elhamdülillah. Öğrenciler servisle gidip geliyor. Genelde erkekler yıllık 200 dolar veriyor, kızlar da 300 dolar. Bu para elbette yetmiyor ancak hayırseverler yardım ediyor. Kızların ücretinin yüksek olmasının sebebi yeni açılmış ve bağışların az olmasındandır.
Ortalama iki kurs için öğrenci başına bağışlar hariç yıllık 2.000 dolar giderimiz oluyor.
Görevli hocalarımıza ücret veriyoruz ancak kadın hocalarımız hiçbiri ücret almıyorlar.”
Bişkek’e 60 km. mesafedeki kasabada; müderrisin, ona destek olan Müslüman Kırgız halkının çabası İslam’ın kıyamete kadar varlığını koruyacağına dair önemli bir işaret. Ve aynı zamanda sorumluluğun gereğini yerine getirmenin, çaba harcamanın, imkânsızlıklar içerisinde İslam adına var olmanın anlamını bize gösteriyor.
İşte ruh… Dirilmiş ruh… Ruhun dirilişi…
16 Haziran 2024/ Bişkek

Türkiye’de Okumak
Üniversite öğrencileri içerisinde yabancı misafir öğrencilerin sayısı 300 bini aştı ülkemizde. Bazı cahiller ve kimi ayrılıkçı düşünceye sahip olan ve yabancı düşmanlığı yapan insanlar, birkaç yıldır bu önemli girişimi de sabote etmeye çalışmaktadırlar. Özellikle bir siyasi partinin tahrikleri geleceğimiz adına kaygı verecek duruma evrilmiştir.
…
Bahtiyar Mahmudov, Kayseri’de yüksek lisans yapmış ve Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek İhtisas merkezinde okumuş. Üç gündür bizimle.
Kırgızistan yeni müftüsü Abdulaziz Zakirov da Türkiye’ye karşı muhabbetli biri. Müftü Bey de Kayseri Uluslararası İmam Hatip Lisesinde hazırlık okumuş. Ve sunduğumuz imkânlardan yararlanmış. Bizi yakinen tanımış.
Önceki müftü FETÖ muhibbanı imiş.
Bahtiyar hocanın şu sözü ne kadar önemli: “Ben Türkiye medyasını her gün takip ederim. İnanıyorum ki Türkiye güçlü olursa Müslümanlar güçlü olur. Türkiye ayaktaysa İslam Dünyası da ayaktadır.”
Türkiye’yi Rabbim korusun!
17 Haziran 2024/ Bişkek
Üç Beş Kelime
Ayd mübarek: Bayramın mübarek olsun.
Rahmat: Teşekkür ederim.
Aytınız: Söyleyiniz, ayıktırınız.
Yahşıbı: İyi misin?
Ece: (Büyük) Abla
Çankız: Yetişkin kız, gelinlik çağındaki kız.
Ağa: Abi
Karındaş: Küçük kız kardeş
İni: Küçük erkek kardeş
İmam Serahsi Camii
Kırgızlı İmam Serahsi, Karahanlılar dönemi alimlerinden. Şemsul Eimme (İmamların Güneşi) olarak isimlendirilmiştir. Türkmenistan ve İran sınırında bir kasaba olan Serahs şehrinde doğduğu kayıtlarda yer almaktadır. Eserlerinin bir kısmını Özkent (Uzcend) hapishanesinde yazmıştır. Hayatının büyük bir kısmını Merginan (Fergana)’da geçirmiştir. Kelam, fıkıh, ilmi münazara üstadı.
Eserlerinin çoğunu hapiste yazdı.
Şemsülmülk Nasr 1069’da (H. 461) onu hapse attırır. Sebep, devletin haksız uygulamalarına, ek vergi yüküne karşı çıkması.
Tam 15 yıl hapis yatar. Dile kolay…
Ünlü eseri Mebsut’u önce kuyuda sonra da hapishane alanında yazdı. Talebeleri gelir notlarını alır, okur; sonra da temize çekerlerdi. Hanefi fıkhının en temel kaynak eserlerinden 30 ciltlik el-Mebsut işte böyle yazıldı. O, 1090 (H. 483) yılında Merginan’da vefat etti.
…

Türkiye Diyanet Vakfı, Bişkek’in en merkezi yerinde, Orta Asya’nın en büyük camisini inşa etmiş. Ve adını da İmam Şerahsi Camii koymuş. Ne büyük bir vefa… Şehrin merkezinde, İslam’ın mührünü vurmak çok gönendirici, iftihar edici bir durum. Şehrin pek çok yerinde tüm heybetiyle size göz kırpıyor, namaza davet ediyor.
TDV’nin bu camide 30’a yakın görevlisi var. Cami, tam bir külliye. Tüm giderlerini vakıf karşılıyor. Ayrıca Osh şehrinde de TDV’nin her ihtiyacını karşıladığı İlahiyat Fakültesi ve başka okullar da var. Vakıf takdire şayan imkânlar sunuyor. Sadece Kırgızistan’da değil dünyanın dört bir tarafında muazzam çalışmalar yapıyor TDV. Ve bunların çoğundan Türkiye’deki vatandaşlarımızın haberi bile yok. Çünkü reklam yapmıyor. Bazı STK’lar, yaptıkları küçük işler için öyle tanıtımlar yapıyor ki ülkeyi fethettiğini zannedersiniz…
…
İmam Serahsi Camiinde akşam namazını kıldığımda hayretimi gizleyemedim. Muhteşem camide, akşam namazında tam dört saf cemaat vardı. Ve neredeyse tamamına yakını da gençlerden oluşuyordu. İstikbal adına büyük bir umut ve güzellik. Yeni neslin İslam’a olan ilgisi ve dini yaşama çabası çok belirgin. Elhamdülillah.
…
Camide teravih namazı hatimle kılınıyormuş. Türkiye’de merkezi camilerde bu imkânsız gibi. Burada özel talep ve ısrar olduğu söylendi. Ve namaz üç saate yakın sürüyormuş.
Yedi imam var camide, ikisi Türkiye’den. Görevlilerden biri Şakir Bayır Hoca. Yeni başlamış göreve. Bitmez tükenmez bir gayrete sahip. Diğer görevli Bedrettin Kocaman.
Şakir Bayır’a “Aytmatov’un eserlerini okudunuz mu hocam?” dedim.
“Maalesef okumadım hocam.” dedi biraz mahcup olarak…
Çantamdan Beyaz Gemi kitabını çıkarıp verdim. Diğerlerini de okuma sözü aldım.
Yurt dışına giden tüm görevlilere o ülkenin yazar, şair ve önemli şahsiyetlerini tanıtmak, onların eserlerini okutmak da gerekiyor.
…
İmam Serahsi Camiinde kurban dağıtım programı çok nizami oldu. Büyükelçimiz ve Kırgızistan Müftüsü de katılmıştı. Din Hizmetleri Müşavirimiz Salih Sezik mükemmel bir organizasyon yapmış. Görevli hocalarımız, personel ve öğrenciler yüzlerce Kırgız’ın geldiği o dağıtımda bir saat içinde sorunsuz bir şekilde çalışmalarını tamamladılar. Her şey saat gibi işledi, ahenk ve düzen içinde…
…
İmam Serahsi Camii tam bir külliye. Türkiye’den gelen iki hoca hanımın yanı sıra pek çok görevli var. Din müşavirliğinden Yıldız ve Dilrûba doktora yapıyor. İkisi de samimi bir gayret içinde. Aile Danışma Merkezinde kadınlarla ilgileniyorlar. Çalışmalara büyük bir teveccüh var. Büyük kapsamlı toplantılara 5.000’i aşkın kadın cemaat katılım sağlıyor.
Elhamdülillah.
18 Haziran 2024/ Bişkek/ Kırgızistan
