1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Kayıp Din İslâm Kitabı’nın Tahlili

Kayıp Din İslâm Kitabı’nın Tahlili
0

Kitabın adı   : Müslümanların Hayatında Kayıp Din İslâm

Yazarı           : Faysal Hacımustafaoğlu

Yayınevi       : FECR Yayınları

Yayın tarihi  : Aralık, 2024

 

Kitap Fecr Yayınlarından çıkmış olup yazarın ilk kitabıdır.

İslâm dünyasının içerisinde bulunduğu durumu, Müslümanların inanç dünyasındaki noksanlıklar, hurafe ve bidatlerin yarattığı sapmalar ve İslâm coğrafyasının dağınıklık hâli üzerinden kimi zaman fıkhî temelde kimi zamanda sert fakat duygusal örneklemelerle okuyucunun dikkatine sunmaya çalışan bir kitap.

Yazar; dünya ve ahiret saadetini sağlamak üzere insanlığa indirilen Kur’an ve Son İslâm peygamberinin sünneti Müslümanların hayatında bir bütün halinde karşılık bulmuş mudur? Bulmamışsa bunun sebepleri nelerdir? Sorularına cevap aradıktan sonra, Müslümanların İlahî ilkelere bağlılıktaki geri duruşunun, İslâm Medeniyet coğrafyasındaki sonuçlarını çarpıcı örneklerle okuyucuya aktarmaya gayret etmiş…

Muazzam bir medeniyetin varisleri olan çağımız Müslümanlarının içerisine düştüğü acziyeti, İslâm’a saldırmak için fırsat bilip kullananlara, tek sorumlunun ilahî ilkelere ve tarihi tecrübelere sırt dönen Müslümanlar olduğunu hatırlatıyor.

İslâm’ın sadece namaz, oruç, hac gibi vazifelerden ibaret olmadığını, imanın Kur’an ve Sünnet’te bildirilenlerin tümüne inanmakla gerçekleşebileceğini, İmanın ardında kıvrılıp yatarak İslâm’ın olumlu sonuçlarının yaşamda belirmesini beklemenin boş bir bekleyişten ibaret olduğunu ve bugünkü halimizin sebebinin de bu boş bekleyişten başkaca bir şeye bağlanamayacağını söylüyor.

Müslümanların kendini kurtarmak üzere ibadet ve zikirlere sarılırken diğer Müslümanlara karşı olan sorumluluklarını sadece dua düzeyinde tutmalarının yanlışlığına vurgu yapıyor.

Bir kötülüğü ortadan kaldırmak için eyleme geçmeden dua etmeyi, sorumluluklardan kaçış için bilerek veya bilmeyerek müracaat edilen kurnazca bir yol olarak görüyor. Ve Müslümanların bu yola bilgisizce ve çokça müracaat ettiğini öne sürüyor. Dua; yaptıklarımızda muvaffak olmak için veya gücümüzün büsbütün yetmediği meselelerde müracaat edildiğinde Kur’an ve Sünnet’in tarifine uygun olur diyor.

Yazar; Müslümanları birbirine karşı sorumlu tutan ayetlere vurgu yaparken İslâm kardeşliği ve Ümmet kavramları üzerinden bu sorumlulukları somutlaştırıyor. Çağımız Müslümanlarının bu iki meseleye hakkı ile sahip çıkmamış olmasının Müslümanların inanç dünyasında ortaya çıkardığı noksanlıklara vurgu yapıyor. İslâm dünyasının Batı karşısındaki eylemsizliğinin bu iki kavrama bakıştaki noksanlıktan kaynaklandığını örneklerle anlatmaya çalışıyor.

Ve bütün bu problemlerin kaynağının Müslümanların inanç değerlerine ve tarihi tecrübelerine yabancılaşması olduğuna vurgu yapıyor.

Müslümanların yabancılaşmasının zirve noktasının Batılılaşma olduğunu iddia ederek Batılılaşma hareketlerinin İslâmî yaşam biçimini köklerinden sarstığını ve bu sarsılışın yeni bir sosyal zümre yarattığından bahsediyor. Halktan ve Haktan uzak bir zümrenin bütün bir İslâm dünyasını fikren ve yaşamsal olarak değiştirmek için uğraştığını ve bunda da ciddi bir başarı elde ettiklerini söylüyor. Böylece Müslümanların kendi değerlerine yabancılaştığını, yaşamda yer bulması gereken İslâm’ın sözlerde kaldığını söylüyor…

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir