1. Anasayfa
  2. Haberler

40 Yıl Sonra Anlamlı Buluşma

40 Yıl Sonra Anlamlı Buluşma
0

İnsanoğlu, özellikle son asırda, genelde dünyaya geldiği memleketi terk ederek, başka şehir veya ülkelerde yaşamak mecburiyetinde kalmaktadır. Bu mecburiyetlerin biri de tahsil hayatıdır. Birçoğumuz özellikle yüksek tahsilini başka şehirlerde yapmışızdır. Bu durum da bizi beraber tahsil hayatı yaptığımız insanlarla dostluklar edinmeye sevk etmiştir. Hele parasız yatılı okuyanlar adeta bir aile gibi olur ve bu dostluklar ömür boyu devam eder. Özellikle 1940’lı yıllarda açılan İmam Hatip okulları ve onun devamı olan Yüksek İslam Enstitüleri/İlahiyat Fakültelerinde okuyan nesiller arasındaki bu dostluk daha bir belirgindir. Zira onlara bir misyon yüklenmiştir. “İdeal nesil” olma ve devamında da böyle bir nesli yetiştirme misyonu. Bu misyon ile yetişen bizden önceki nesil, bizler ve nispeten bizden sonraki dönemlerde bu okullarda okuyanlar o misyonu gerçekleştirmenin aşkı ile hep irtibat halinde oldular. Zaman zaman farklı platformlarda bir araya gelmekle beraber, okudukları kurumları da hiçbir zaman unutmadılar.
Okulların belli günlerinde, özellikle de mezuniyet günlerinde bir araya gelerek dostluklarını pekiştirdikleri gibi, tecrübe alışverişinde bulundular ve en önemlisi de yeni nesle “vefa”nın ne kadar önemli olduğunu göstermeye çalıştılar.
Bireyselliğin ön planda olduğu modern dünyada, sosyalleşmenin ne kadar önemli olduğunu genç nesillere anlatmanın bir yolu da bir araya gelmelerin sık sık yapılması ve öneminin vurgulanmasıdır. Zira ümmeti olduğumuz ve her hususta olduğu gibi eğitimde de model aldığımız Efendimizin (sav) eğitim tarzı karşılıklı bir araya gelerek sohbet metodudur. Bu metodu terk eden insanların ideal bir nesil yetiştirmeleri pek mümkün olmayacaktır. Diğer bir husus ta kendilerinden sadece ilim öğrenmediğimiz, birçok hususta örnek aldığımız hocalarımıza karşı da bir vefa borcumuzun varlığıdır. Onları mutlu etmenin bir yolu da elbette, zaman zaman onları aramak ve onlarla bir araya gelmektir.
1981 yılında Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü’ne başlayan ve 1985 yılında Uludağ İlahiyat Fakültesi’nden mezun olan dönem arkadaşları 40 yıl sonra Bursa’da bir araya gelip hocaları ve dönem arkadaşları ile sohbet ettiler. Daha önceleri geleneksel olarak her yıl temmuz ayında “İlahiyat Fakültesi Mezunlar Buluşması” adıyla bir araya gelen 1985 mezunları bu defa anlamlı bir tarih için bir araya geldiler.
8 Kasım 2025 Cumartesi günü Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nde bir araya gelen mezunlar, I. Murad Camii’nde öğle namazı kıldıktan sonra şehid Murad Hudavendigâr’a dua ettiler. Öğle yemeğinden sonra toplantıya geçildi. Sunuculuğunu Süleyman Zihni Şen’in yaptığı toplantı vefat eden hocalar ve dönem arkadaşlarının ruhlarına ithafen okunan Kur’an-ı Kerim’den sonra konuşmalarla devam etti.
Tertip heyeti adına bir konuşma yaptım.
2023 yılında bir araya geldiğimizde, 2025 senesinin mezuniyetin 40. yılı olması münasebetiyle arkadaşlarımızca farklı bir etkinlik teklif edilmiş ve bunun genel kabul görmesi üzerine hazırlıklara başlanmıştı
1985 yılında mezun olurken hazırlanmış oldukları yıllık da güncellendi. 40 yıl içinde mezunların hayatını anlatan yıllık toplantı esnasında hocalara ve mezunlara takdim edildi. Böyle bir yıllığın ilk defa hazırlandığı ve muhtemelen benzerini olmadığı dile getirildi. Yıllığın ilk sayfalarında Yahya Kemal’in “VEDÂ GAZELİ” adlı şiirin konulması son derece anlamlı oldu.
Ömrün şu biten neşvesi tâm olsun erenler
Son meclisi câm üstüne câm olsun erenler
Şükranla vedâ ettiğimiz câm-ı fenâyı
Son pendimiz ahlâfa devâm olsun erenler
Dünyâda bu iksir ile mes’ûd olan ervâh
Ukbadâ da sermest-i müdâm olsun erenler

Câizse harâbât-ı ilâhide de her şeb
Yârân yine rindân-ı kirâm olsun erenler
Tekrâr mülâki oluruz bezm-i ezelde
Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler
Mezunlar gününe katılan ve o dönemde görev yapan hocalarımızdan Dr. Mustafa Öztürk, Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı, Dr. Hayrettin Tınmaz, Prof. Dr. Yunus Vehbi Yavuz, Prof. Dr. Osman Çetin, Prof. Dr. İzzet Er, Dr. Akif Köten, Dr. Mustafa Öcal, Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve Doç. Dr. Kadir Atlansoy birer konuşma yaptılar.
Konuşmalarında İlahiyat Fakültesi mezunu olmanın ayrıcalığı ve sorumluğuna dikkat çekildi. Çoğunun emekli yaşlara gelmiş olan mezunlara hocaların özellikle dikkat çektiği bir husus vardı:
“Bu meslekten emekli olunmaz.”
Zira hizmetin emekliliği yoktur. Herkes kendi çapında bulunduğu yerde bir şekilde insanlarla ilgilenmeli, mahallesinde, köyünde, varsa iş yerinde bir şekilde hizmete devam etmelidir.
Ahmet Saim Kılavuz’un konuşması bitince sahneye İlahiyat Fakültesi Kur’an-ı Kerim hocası Mahmut Şevket Öztürk ile A. Lütfi Kazancı’nın oğlu öğretmen Abdullah Kazancı’yı mikrofona davet ederek, “Ömrün şu biten neşvesi tâm olsun erenler” eseri birlikte seslendirmeleri salonda büyük alkış aldı.
Daha mezunlar sırayla söz alarak duygu, düşüne ve hatıralarını anlattılar. Mezunlar, Bursa İlahiyat Fakültesi’nde iken iyi bir eğitim almanın yanı sıra, hocalar ile iyi bir diyalog kurulduğunu, bunun da mesleklerinin her safhasında uyguladıklarını ifade ettiler. Bun durum tespiti üzerine, tekrar söz alan hocalar bazı fakültelerde öğrencilerin hocalarla görüşmek için randevu bile alamadıklarının, oysa Bursa İlahiyat Fakültesi’nde öğrencilerin her daim hocaların kapısını çalabildiklerini, bunun da öğrenciler üzerinde büyük bir etki yaptığını ifade ettiler.
İkindi namazından sonra bahçede sohbete devam edildi. Akşam namazı ve yemeğinden sonra sohbetler devam edildi. Genelde vurgu yapılan husus, bu tarz birlikteliklerin çok az gerçekleştiği, bunun devam ettirilmesinin önemli olduğu oldu.
Gelecek yıl buluşmak üzere vedalaşıldı, helalleşildi, dualaşıldı…

1962 yılında Şanlıurfa’da doğdu. 1976 yılından beri Bursa’da yaşamaktadır. 1985 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında İstanbul’da lise öğretmenliğinin yanısıra Marmara Üniversitesi’nde Bursa Şeriye Sicilleri ile ilgili hazırladığı tezle yüksek lisansını tamamladı. 1999 yılında Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Bursa’da Tasavvuf Kültürü konulu teziyle doktorasını yaptı. 1996 yılında Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde göreve başladı ve burada İslam Tarihi ve Medeniyeti, Osmanlı Türkçesi ve Arşiv metinleri gibi dersler vermektedir. Çalışmalarına ağırlıklı olarak arşiv belgeleri ve yazma eserlere dayalı olarak Bursa hakkında devam etmektedir. Bursa’da Malik Aksel’in taşbaskı halk resimleri ile yağlıboya ve suluboya tablolarından oluşan iki sergiye koordinatörlük yaptı ve kataloglarını hazırladı. Bursa mezartaşlarını (4 cilt) ve Bursa Vakfiyelerini yayına hazırladı. Halen Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde profesör olarak çalışmaktadır. Aynı zamanda Tarih Bölümü başkanlığı ve İznik Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevini yürütmektedir.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir