Bir Tabak Yemekten Fazlası, Bir Karakter Mektebi
Sosyal sorumluluk projeleri genellikle “yardım eden” ve “yardım alan” arasındaki bir alışveriş gibi görülür. Ancak biz Sarıçam Kardelen İzcilik Kulübü ve Sarıçam Orhangazi İmam Hatip İzcileri olarak yaklaşık 8 yıldır sürdürdüğümüz geleneksel çalışmamızda, bu denklemi bambaşka bir boyuta taşıyoruz: “Hizmet ederek eğitmek.”
”Hizmet Etmek, Liderliğin İlk Adımıdır”
”İzcilerden Gönül Sofrası” projesi, kâğıt üzerinde bir iftar organizasyonu gibi görünse de aslında gençlerimiz için yaşayan bir laboratuvar, bir hayat okuludur. İzcilerimiz bu süreçte sadece bir ailenin kapısını çalmıyor; kendi iç dünyalarındaki merhamet, sorumluluk ve empati kapılarını da aralıyorlar.
Projenin Gençlerimize ve Çocuklarımıza Katkıları
Bu faaliyetin çocukların gelişimine sunduğu katkıları şu başlıklarla özetleyebiliriz:
Sorumluluk Bilinci ve Emek: İzcilerimiz menüyü kendileri planlıyor, bütçeyi yönetiyor ve mutfağa girip yemeği bizzat pişiriyorlar. Emek verdikleri bir sofranın başkasına şifa olduğunu görmek, onlara “üretmenin” hazzını yaşatıyor.
Empati ve Toplumsal Farkındalık: Gençlerimiz; yetim yavrularımızın, şehit ailelerimizin, şehrimizde misafir olan Ensar öğrencilerimizin veya yalnız yaşayan ulu çınarlarımızın (yaşlılarımızın) sofrasına oturarak “öteki” kavramını siliyor. Hayatı sadece kendi pencerelerinden değil, toplumun her katmanından görmeyi öğreniyorlar.

Adab-ı Muaşeret ve İletişim Becerisi: Misafir gidilen bir evde nasıl davranılır? Büyüklerle nasıl hasbihal edilir? Bir mutfak, ev sahibine yük olmadan nasıl toplanır? Çocuklarımız bu süreçte teorik değil, pratik bir nezaket eğitimi alıyorlar.
Manevi Doyum ve Özgüven: Kendi elleriyle kurdukları sofrada edilen bir iftar duasının huzuru, bir gencin özgüvenine yapılabilecek en büyük yatırımdır. “Ben faydalıyım, ben toplumun bir parçasıyım” duygusu burada perçinleniyor.
Uygulama Modelimiz: Zahmet Değil, Rahmet Götürüyoruz

Sarıçam’daki bu iki köklü grubun iş birliğiyle yürüttüğümüz modelde temel kuralımız şudur: Ev sahibine el sürdürmüyoruz.
- Mutfak Disiplini: Yemekler izcilerimiz tarafından hazırlanır ve sıcak kaplarla ailemize taşınır.
- Hizmet Aşkı: Sofrayı izciler kurar, servisi onlar yapar. İftarın ardından mutfağı pırıl pırıl teslim ederek, geride sadece hoş bir hatıra bırakırlar.
- Gönül Köprüsü: İftar sonrası içilen o yorgunluk çayı, aslında kuşaklar arası bir bağdır. Tanışma, hasbihal ve hediye takdimiyle ziyaret taçlandırılır.

Sarıçam’dan Türkiye’ye Bir Model
Yıllardır süregelen bu tecrübemiz gösteriyor ki; bir genci eğitmenin en kısa yolu, onu bir başkasının derdiyle dertlendirmektir. Biz Sarıçam’da bu meşaleyi yaktık. İster izcilik disipliniyle olsun, ister okul projeleriyle; tüm eğitimci meslektaşlarımıza bu “Gönül Sofrası” modelini hararetle tavsiye ediyoruz.

Çünkü biz inanıyoruz ki; paylaştığın senindir, biriktirdiğin değil. Ve yine biliyoruz ki; bir yetimin tebessümü, bir gencin karakterindeki en sağlam tuğladır.
( İzcilerden Gönül Sofrası -Yaşar Çıraklı – İzci Lideri / Eğitimci)

Yaşar hocam öğrencilerin yetişmesi hususundaki yöntemleriniz ve gayret ve çabalarınız takdire şayan rabbim emeklerimizin karşılığını hasenata çevirsin rabbim yar ve yardımcınız olsun Allah razı olsun