Bizimle İletişime Geçin

Dünyanın Renkleri

Bir Ümmetin Mensubu Olmak

İftardan sonra yerimizde kalıyoruz. Teravih var. Bu gece ilk defa teheccüd namazı da kılınacak. Son 10 güne girildi. Daha çok ibadet ve daha çok dua ve zikir zamanı artık. Teravihte 21. cüz okundu. Teheccüd namazında ise 1. cüz okundu. Kur’an’dan takip ettik. İlk defa Kur’an elimde imamı takip ederek namaz kıldım. Güzel oldu doğrusu.

EKLENDİ

:

Umre Günlüğü, 2. Gün / 18 Temmuz 2014 / Cuma

Sabah namazı imsaktan hemen sonra kılınıyor. Kalkıp su içiyoruz. Vakit dar. Abdest alıp mescide yetişmek için bir minibüse biniyoruz. Fakat cemaate yetişemiyoruz. Kendimiz kılıyoruz sabah namazını. Sonra Cumayı beklemek için bir yer buluyoruz. İtikaf için de burada kalabiliriz diyoruz. Burada bir müddet uyuyoruz. Ahmet abi abdeste gidiyor. Ben çantaları bekliyorum. Uzun bir süre geçmesine rağmen gelmiyor. Onun seccadesine başka Müslümanlar gelip oturuyor. Sürekli geriye baktığımı gören birisi kapıların kapandığını söylüyor. Bekleme, diyor. Ben de çantaları onlara emanet edip zemzem çeşmelerinin olduğu yere abdest almaya gidiyorum. Oradaki temizlikçilerin yardımıyla abdest alıyorum. Yerimize gelince o Müslümanlarla tanışıyoruz. Mısırlılar. Yine Mısır yine Rabia yine Esma gündem oluyor aramızda. Ortak acılarımızı, dertlerimizi dile getiriyoruz. Muhabbetle bakıyoruz birbirimize. Bu, çok güzel. Kimse kimseyi incitmek istemiyor. Herkesin amacı Rabbimizin rızası. O’nu hoşnut edecek amelleri gerçekleştirmek. Herkes Kur’an okuyor, Allah’ı zikrediyor, dua ediyor burada.

Cuma namazını kılıyoruz. İmam dua ediyor mazlum Müslümanlar için. Filistin, Gazze, Suriye, Libya geçiyor duada ama Mısır geçmiyor. Kralın gölgesi düşüyor duaların üzerine maalesef. Bu da bir kıymık atıyor içimizdeki derin yaraya. Namazdan sonra Ahmet abi geliyor. Biraz uyuyup dinlendikten sonra tavafa gidiyoruz. Nafile bir tavaf yapıyoruz. Tavaf için yeni yapılan platformun ikinci katında yapıyoruz bu tavafımızı. Tavaftan sonra iftar ve itikaf için yer bakıyoruz. Bir yer bulup oturuyoruz. Kur’an okuyoruz. Sofralar serilmeye başlanıyor. İftarlığımız hurma ve zemzem. Bir Müslüman buraya has bir kahve ikram ediyor. Geçen akşam içtiğimiz kahveden. Yanımda Cezayirli çiftçi bir amca var. Ona Ali Belhac ile Abbasi Medeni’yi soruyorum. Gözleri gülüyor. Tanıyor onları. Ümmetimiz büyük bir fitne içerisinde maalesef diye sohbet ediyoruz amcayla. Sofraları kuran genç çocuklara teşekkür ediyoruz. Dua ediyoruz onlar için. Çok pratik bir şekilde sofraları kurup kaldırıyorlar. Zemzemi çok sevdim burada. Sadece zemzem ve hurma ile oruç tutmak istiyorum. İnşallah başarırız. Burada zemzem dışında bir şey içmek istemiyorum. Bol bol zemzem içiyorum. Bir de Ahmet abi Türkiye’den getirdiği farklı hazır kahveleri termosta soğuk zemzemle karıştırıp güzel bir kahve hazırlıyor. O da güzel oluyor doğrusu: “Soğuk zemzem kahvesi”

Cuma’dan sonra otele gidip toparlandık ve yeni bir otele taşındık. Bunu unutmuşum. İkindi namazını tavaf öncesinde bahsi geçen platformda kıldık.

İftardan sonra yerimizde kalıyoruz. Teravih var. Bu gece ilk defa teheccüd namazı da kılınacak. Son 10 güne girildi. Daha çok ibadet ve daha çok dua ve zikir zamanı artık. Teravihte 21. cüz okundu. Teheccüd namazında ise 1. cüz okundu. Kur’an’dan takip ettik. İlk defa Kur’an elimde imamı takip ederek namaz kıldım. Güzel oldu doğrusu.

Saat 02:30-03.00 civarlarında teheccüd sona erdi. Sabah namazına kadar oturduk. Mısırlı bir baba ve oğulla muhabbet ettik. Yine Mısır yine Rabia yine İhvan. İhvandan değilim fakat ben de Rabia meydanına gittim, dedi genç adam. İki çocuğunun resimlerini gösterdi bana. 32 yaşındaymış. Beraber sahur yaptılar. Bizi de davet ettiler. Teşekkür ettik. Onlara Mısırlıların alınlarındaki secde izlerinin sebebini sordum. Başka ülke insanlarında çok nadir olan bu iz sizde neden çok yaygın? Secdeleri uzun yaptıklarını ve bunun sünnete uygun olduğunu söylediler. Diğerleri kısa yapıyor, dediler. Sabah namazını kılınca hemen uyuyalım dedik. Mescitte uyuduk. Saat 10 civarında uyandık. Abdestlerimizi aldık. Ben izin isteyip tavafa gittim. Üçüncü şavtta Hicr-i İsmail’e girip orada 2 rekat namaz kılmak nasip oldu hamd olsun. Kâ’be’nin örtüsüne ve taşına da dokundum. İnsanlar Haceru’l-Esved’e dokunmayı çok istiyorlar. Bunun için ezilenler, sıkışanlar oluyor. İnşallah Haceru’l-Esved’e ulaşabilirim.

 

Çok Okunanlar