1. Anasayfa
  2. Eyvallah

Helal Olsun Âbit Han Abi…

Helal Olsun Âbit Han Abi…
0

Muş’ta 25 yıl önce Âbit Han ile evlenen Figen Han, 17 sene önce parmaklarında ve gözlerinde uyuşukluk yaşamaya başladı. Birçok sağlık kuruluşuna başvuran ancak sonuç alamayan Han’a, 17 yıl önce gittiği Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde MS hastalığı teşhisi konuldu. Hastalığı ilerleyen eşini bir an bile yalnız bırakmayan Âbit Han, 12 yıldır yürüyemeyen ve ellerini kullanamayan hayat arkadaşının bakımını yapıyor.

Eşinin tedavisi için elinden geleni yaptığını söyleyen Han, şöyle diyor:

“Eşimin rahatsızlığı parmakları ve gözlerindeki uyuşuklukla başladı. Sonra omuriliğine ilerledi ve yürüyemedi. Sonrasında ellerini de kullanamaz hâle geldi. Üç çocuktan sonra hastalık kendisini gösterdi. Bu süreçte hem hastalıkla mücadele ettim hem de çocukları büyütmeye çalıştım. Çocuklarım büyüdü; birini evlendirdik, diğeri üniversite son sınıfta okuyor, en küçüğü de üniversite sınavına hazırlanıyor. Sabah kalkar kalkmaz eşimi uyandırıp elini yüzünü yıkarım, kahvaltısını ve ilaçlarını veririm. Günümüz hep bir arada geçiyor.”

Günümüzde böylesine sadakat ve vefa örneklerine ne kadar da az rastlıyoruz. Sıradanlaşan hayatlar içinde, bu tür fedakârlık hikâyeleri yüreklere dokunan birer ışık gibi… İşte tam da bu yüzden “Helal olsun Âbit Han Abi!”

Helal olsun!

Bu çağda unuttuğumuz, özlem duyduğumuz ama aslında en çok ihtiyacımız olan “iyi örnek”lerden biri…

Anlatmaya devam ediyor:

“Emekli olduktan sonra kendimi eşime adadım. Tekerlekli sandalye ile dışarı çıkarıp gezdiriyorum. Evlendiğim ilk gün eşime nasıl sevgi duyduysam, şimdi de yüreğimde aynı sevgiyi hissediyorum. Eşime söz verdim, ölene kadar onun tüm bakımını üstleneceğim. İlk günkü aşkla eşime sevgi duyuyorum. Emekli olduktan sonra eşimin hastalığının daha fazla ilerlememesi için tedavisiyle ilgileniyorum. Moralinin yüksek olması için onun yanında oluyorum.”

Gerçek aşk budur işte! Sadece güzel günlerde değil, en zor anlarda da yanında olabilmek, sevgiyi sözle değil, emekle gösterebilmek…

Sen güzel adamsın Âbit Abi, cidden ne güzel adamsın…

Figen Han ise eşiyle görücü usulüyle evlendiğini, çok mutlu olduklarını ve eşinin kendisiyle yakından ilgilendiğini dile getiriyor, minnettarlığını ifade ediyor:

“12 yıldır yürüme engelliyim. Yıllardır eşim bana destek çıkıyor. Hastalığımla ilgili eşimin beni götürmediği doktor kalmadı ama tedavisi yok. Hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik. Eşim ilk günkü gibi bana bakıyor. Yorulmadan, bıkmadan, sıkılmadan her zaman yanımda yer alıyor. Bana karşı sevgisi hiçbir zaman azalmadı. Bir kızımız üniversiteyi bitirdikten sonra evlendi, dünyalar tatlısı bir torunumuz var. İkinci kızımız şu an üniversite son sınıfta okuyor. Oğlumuz da üniversiteye hazırlanıyor. Bunları zor da olsa başardık. Bu süre zarfında yanımdan ayrılmayan eşime minnettarım, hiçbir zaman hakkını ödeyemem. Her şeyin başında sevgi ve saygı var.”

Allah sizleri aziz kılsın…

Sadakatinizi daim, yüreğinizi metin kılsın…

Sabır versin…

Dâreyn saadetini nasip eylesin…

Bugün televizyonlarda ve sosyal medyada, aile kavramı her gün biraz daha zayıflatılırken, fedakârlığı ve vefayı hayatının merkezine koyan Âbit Han gibi insanlar, bizlere hâlâ umut veriyor. Eşine olan sadakatiyle, konfor alanını terk edip ömrünü sevdiğine adayan bu güzel insana dua edelim. Çünkü bazen sadece dua bile insanın yüreğine ferahlık verir…

Eyvallah Âbit Abi, eyvallah…

01.01.1973 yılında Kayseri / Yahyalı’da doğdum. İlkokulu Yahyalı Fatih ilkokulunda, ortaöğretimini Yahyalı İmam Hatip Lisesi’nde, yüksek öğrenimimi Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamladım. 1998 yılında DKAB öğretmeni olarak Adana/Yüreğir İlçesi Kılıçlı Köyü İlköğretim Okuluna atandı. 1999-2000 yıllarında vatani görevimi, asker-öğretmen olarak Hakkari/Yüksekova’da yaptım. 15 yılı Sarıçam Ömer Kanaatbilen Ortaokulu, 5 yılı da Sarıçam Orhangazi İmam Hatip Ortaokulu olmak üzere Adana / Sarıçam’ın muhtelif okullarda toplam 20  yıl görev yaptım. Kendi öğrenci ve izcilerimle, mezun olduktan sonra da iletişimiz devam etti. Lise ve üniversite. Onlarla kısa adı Sakider olan Sarıçam Kardelen Gençlik Spor ve İzcilik Kulübü ve Derneğini kurduk. 1140 tane lisanslı izcisi olan bir Kulüp şu an. Eğitimin “ders, okul, aile ve hayat üçgeninde” devam ettiğine inanıyorum. Bu vesile ile gençlik ve aile eğitim çalışmalarını önemsiyor ve yapmaya çalışıyorum. 2002 yılından itibaren 18 yıldır izci Lideri. 5 yıldır da TİF’de (Türkiye İzcilik Federasyonu) “2 Tahtalı” Eğitimci Lider Yardımcısıyım. Muhtelif internet sitelerinde köşe yazarlığı ve site yöneticiliği, yerel radyolarda programcılık yaptım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda gönüllü Aile Eğitimcisiyim. Çok sayıda aile eğitim programı yaptım ve bir kısmı hâlâ devam ediyor. Genelde öğretmenlik özel de ise branşı  (DKAB) ile ilgili çok sayıda il ve ilçede  kamu, üniversite ve sivil kurumlarda atölye, seminer, sempozyum, çalıştay ve konferans başta olmak üzere bir çok etkinliklere katıldım.Yayınlanmış “Cennetin Yolu” isimli bir hikâye kitabım var. Teknoloji ve Sosyal Medya’nın bir eğitimci için çok önemli olduğuna inandığım için öğretmenliğimin ilk yıllarında itibaren eğitim teknolojisi ve sosyal medyanın aktif kullanıcısıyım. Evli, 2 kız, 2 oğlan babasıyım.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir