1. Anasayfa
  2. Gezi Yazısı

Yol Notları (2)… Bursa’da Geçen Zaman

Yol Notları (2)… Bursa’da Geçen Zaman
0

Bursa’dan ayrılalı yıllar olmuş. Aradan geçen bu uzun zaman diliminde pek çok şey değişmiş olmalıdır. Bursa’da geçirdiğimiz günlerde havasını teneffüs etme imkânı bulmuştuk. Burada anlatacaklarımız yıllar öncesine ait herhangi kronolojik bir sıra gözetilmeden o “ân”a ait notlardır. Bursa, kendine has özellikleriyle bağrında tarihi açıdan pek çok hatırayı saklayan, bir taraftan sırtında Uludağ’ı taşırken bir taraftan düzlüklere inen bir şehirdir. Zirvesinde karların taht kurduğu Uludağ’ı, yemyeşil alabildiğince geniş ovaları, şehrin kalbindeki Ulu Cami’si ve daha nice mekânıyla gönüllerdeki yerini almaya devam etmektedir. Nilüfer’den şehirlerarası otobüs terminaline doğru yol alırken bizimle birlikte yorgun argın akan dere, karların da erimesiyle hafiften canlanır gibiydi. Solgun ve yaprakları dökülmüş lalelerin sadece kökleri kalmıştı. Şehrin merkezine gelmeyen bahar, İstanbul-Bursa arası yollarda iyiden iyiye hissediliyordu. Şehirlere bahar gelmediği gibi kış da gelmiyor.

Bursa Kitapçıları

Nilüfer’den otobüse binerek çarşıya çıktım. Sönmez İşhanı’ndaki kitapçıdan iki kitap aldım. Ziya Paşa’nın Endülüs Tarihi, Şehristânî’nin Milel ve Nihal’i, Tûsî’nin Ahlâk-ı Alâisi raflarda yerlerini almış. 1980 yılında İslam’ı seçen ve adını ilk kez Kahire’de Amr b. Âs Camii’nde cuma hutbesinde duyduğum Alman asıllı diplomat Murad Hofman’ın (ö. 2020) bazı kitapları tercüme edilmiş ve raflarda yerlerini almışlar. Hofmann, 1987-1990 yılları arasında Cezayir’de, 1990-1994 yılları arasında ise Fas’ta Almanya konsolosu olarak görev yapmıştır. Onun Türkçe’ye İslâm Gerçek Alternatif adıyla çevrilen der İslâm als Alternative adlı eseri oldukça önemlidir. Geçen hafta sonunda İstanbul’da Ali Emiri’ye ait bir kitabın neşredildiğini gördüm. Bursa’da iken aldığım kitaplardan biri de Fuad Sezgin’in Buhari’nin Kaynakları idi. Kitabın ücreti 12 YTL idi.

Haraççı Kütüphanesi’nde

Bursa’ya gelmişken nice zamandır görmeyi arzu ettiğim İnebey Medresesi’nde bulunan Haraççı Kütüphanesi’ne uğradım. Ulucami’ye yakın olan kütüphaneye vardığımda yıkıldığı söylenen duvarın örüldüğünü ve onarımının devam ettiğine şahit oldum. Kitaplar ambara kaldırılmış. Kapıda oturan memurla aramızda geçen kısa bir konuşmadan sonra kütüphane müdürü geldi ve onunla sohbet biraz daha devam etti. Müdür Bey, Bursa Yazma ve Eski Eserler Kütüphanesi adlı çalışmasının (fotokopi) bir nüshasını imzalayarak takdim etti etti. Müdür bey, sohbet arasında şöyle bir bilmece sormuştu. Su akan bir çeşmenin sağında siyah toprak solunda ise beyaz toprak bulunmaktadır. Bu durumda hangi toprakla teyemmüm edilir?

Somuncu Baba

Bursa günlerinde ziyaret ettiğimiz yerlerden biri de Molla Fenârî’nin kabri ve camisi idi. Cami yakınında beyaz mermere benzeyen ve üstü asfaltlanmayan kayalardaki oyuklar dikkatimizi çekmişti. Bize yol tarif eden çocuk, bunların Aziz Mahmûd Hüdâyî’nin atının ayak izleri olduğunu söyledi. İkindi namazını birkaç kişiyle eda ettikten sonra tırmana tırmana çıktığımız Keşiş Dağı’ndaki Maksem Mahallesi’nin sokaklarından aşağı doğru inerek yüz metre ilerideki Somuncu Baba’nın fırını ve çilehanesinin olduğu eve gittik. Kapıda yaşlı bir kadın vardı. Orasının kendilerinin özel mülkü olduğunu söyledi.  (Son veriler burasının kamulaştırıldığıdır.)

Bursa günlerinde ziyaret ettiğimiz diğer bir mekân ise Sultan II. Murad tarafından yaptırılan Murâdiye Külliyesi oldu. Külliye içinde Murâdiye Cami, Hatuniye Sultan (Hümâ Hatun), Saraylılar, Şehzade Ahmed ve Mustafa türbeleri bulunmaktadır. Ayrıca Gülşah ve Mükrime Hatun türbeleri yanında Cem Sultan (kapı kapalıydı) ve Şehzade Mahmud türbeleri bulunmaktadır. Ziyaretten sonra Ulumay Osmanlı Halk Kıyafetleri Müzesi gezildi. 400.000 metrekare alana kurulu olan kültür parkta çaylar içildi. Arkeoloji Müzesi kapalı idi.

Akşam namazından önce saat 17’ye doğru teleferikle Uludağ’a çıkıldı. Kimi yerlerde yarım metre kadar kar vardı. Akşam namazı Emir Sultan Camii’nde kılındı. Ziyaret ettiğimiz mekânlar arasında Osman Gazi ve Orhan Gazi türbeleri de vardı. Tophane Saat Kulesi’nin olduğu yerden bütün Bursa’yı temaşa etme imkânı bulduk. Gezimizde bize yoldaşlık eden dostlara tekrar selam olsun.

Bursa-Kütahya

Bursa’da iken bir cuma günü Kütahya’ya yolumuz düştü. Kütahya’ya gidiş amacımız ise, Kilisli Mehmed Emin Vahîd Paşa tarafından 1811 tarihinde kurulan Vahîd Paşa Yazma Eserler Kütüphanesi’nde bulunan Kâdî Beyzâvî’nin Mirsâdü’l-Efhâm adlı eserinin bir yazma nüshasını almak idi. Kitabın tek nüshası Kütahya’da bulunmaktadır. (Fıkıh usulüyle ilgili olan eser, neşredilmiştir.) Bu vesileyle bir cuma namazını Kütahya’da kılmak nasip oldu. Cuma namazından önce gerekli ücret bankaya yatırılmış, namazdan sonra da kitabın yer aldığı CD, teşekkürle birlikte,  teslim alınarak Bursa’ya geri dönülmüştür.

Bir yağmur çiseler ikindiden beridir

İçimde bir sızı var nice zamandan beridir

Yollarını gözlerim bıldır bu zamandan beridir

Çiçekler açmış geçen ki yağmurdan beridir

 2008

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir