1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Ay Vakti Dergisi 206. Sayısı (Eylül-Ekim 2023) Yayınlandı

Ay Vakti Dergisi 206. Sayısı (Eylül-Ekim 2023) Yayınlandı
0

 

Gelen güz, ömrümüzün sonbaharı. Kuşlar göç eyledi. Yakında altın sarısı yapraklar uçuşacak sokaklarımızda, önümüzde, orada burada. Elindeki veya önündeki cihazlardan başını kaldırıp bakanlar, bakıp da görenler farkına varacak büyük devinimin. Şehrin üstünden bulutların akıp gittiğini başlarını kaldırıp görenler fark edecek. Erken yola çıkanlar ulaşacak menziline, artan ozonu solumanın verdiği dinçliği güneşten evvel davrananlar hissedecek.

Değerli dostlar, bu ifadeler Ay Vakti dergisinin ilgili sayısının kapak çağrışımlarıydı. Dergicilik ve yayıncılığın maliyet artışlarından dolayı çok zora girdiği günümüzde her basılı neşriyatın ardındaki emek ve umudu görmek gerekiyor.

“Sanattan Plastik Cerrahiye ‘Estetiğin Evrilişi’” makalesinde sanatın ancak hakikat kaynaklı olması durumunda ruhu yücelttiği anlatılıyor.

“İnsan, sonlu ve soylu bir varlıktır, ancak sonsuz olan ruhtur. O halde sonlu olan -maddenin veya bedenin- hazları değil; sonsuz olan ruhun güzellikleri kalıcı ve değerlidir. Nihilist düşüncenin trajik son olarak gördüğü ölüm olgusu, ruhun sonsuzluğuna iman etmiş bir düşünce için ‘şeb-i arus’tur. Fıtrî olana sadık kalmak, sonsuz güzelliğin temâşâsına imkan sağlamaktır. O halde modernizmin sanat adına sunduğu ‘yeni şey’, estetik değil, estetiğin manipülasyonudur.” (Salih Uçak, s. 11)

Edirnekapı kabristanında metfun Mehmet Akif Ersoy’un kabrini ziyaret etmiş olanlar, Akif’in kabrinin sağ yanında Süleyman Nazîf’in, sol yanında Ahmet Naim’in kabirlerinin bulunduğunu görmüşlerdir. Prof. Dr. Mustafa Kara, “Mehmet Akif İle İlgili İlk Eseri Yazan Şâir: Süleyman Nazif” başlıklı araştırma yazısında Süleyman Nazîf’i incelemekte, doğumunun 150. yılında rahmetle andığımız Akif’le ilgili yazılan ilk eserin Nazîf’e ait olduğunu ifade ederek 1919 yılında Servet- Fünûn dergisinde tefrika edilen yazıların 1924 yılında Mehmet Akif Şâirin Zâtı ve Âsârı Hakkında Ma’lûmât ve Tetkikât adıyla basılan eser olduğunu belirtmektedir.

0 günkü ahlâkî düzeyi anlamak bakımından sayın Kara’nın şu ifadesi dikkate değerdir: “Bursa, Kastamonu, Trabzon, Musul, Bağdat valiliği yapan Süleyman Nazif’in üstün ahlâk ve seciyesini gösteren bir son dakika haberi daha vermek gerekir: Hiçbir mal varlığı olmadığından cenazesini Tayyare Cemiyeti kaldırmıştır. (4 Ocak 1927)” (s. 22)

DBY Yayınlarınca 2023’te yayınlanan Şehirler Divanı: Divan Edebiyatında Şehir Şiirleri adlı eserin kaynak ve ilhâmıyla kaleme alınan “Osmanlı Coğrafyasını Şehir Şiirleri Üzerinden Okumak” başlıklı inceleme yazısı da derginin önemli yazılarından. İlgili yazıdan, Divan edebiyatında İstanbul, Edirne ve Bursa’dan sonra Anadolu coğrafyasında, hakkında en çok şiir yazılan şehirlerin Konya, Kütahya ve Manisa şehirleri olduğunu öğreniyoruz.

“Özetle şu hususu belirtmek gerekir ki şehir şiirleri gerek edebiyat araştırmacıları, gerek kültür tarihi araştırmacıları ve gerekse tarihçiler için önemli bilgiler barındırırlar. Özellikle kent araştırmalarında şehir şiirlerinin dikkatle irdelenmesi gerektiği kanaatindeyiz.” (Dr. Hasan Doğan, s.27)

 

Sayın Doğan’ın ifade ettiği gibi bu çalışmaların özellikle belediyelerin kent araştırma birimleri için orijinal bir yöntem ve yol olduğunu, kentlerini bu yolla kültürel olarak daha değerli kılabileceklerini düşünüyorum.

Şiirlere bakalım:

“Bildim dedimse bil diyen emrine uydum

Öyle sevdim sevmem gerekeni

Evvel ve ahirinde zamanın

Zaman da senin kulun mekân da

Ey benim sahibim tek efendim

Beni bana bırakma düşerim

Ben dedimse sen demek istedim

Bağışla ki can kuşum sevinçle uçsun katına”

(Mustafa Özçelik, Sende Olan şiirinden, s. 5)

Bu sayının diğer şâirleri Selâmi Şimşek, Ali Yaşar Bolat, Ferhat Öksüz, Semra Saraç, Yavuz Ertürk, Yavuz Selim Yaylacı ve Hüseyin Çolak.

Denemelerse Ömer Eski-Dil, Şehir, Anlam Evreni ve Hakikat; Ahmet Çapku-Varlık Ve Perde; Çağın İnsanı-Erdoğan Muratoğlu; Şeref Akbaba-Arayışlar, Tercihler yazar ve yazı başlıklarından oluşuyor.

“Ey çağın insanı; insana, eşyaya, makama ve diğer canlılara değil, sadece ve sadece özündekine itibar et. Kendini bildiğin sürece göreceksin ki zafer senin olacaktır.” (Erdoğan Muratoğlu, Çağın İnsanı yazısından, s. 29)

Ay Vakti’nin bu sayısında üç hikâye yayınlanmış: Necmettin Evci-Bir Ölümdür Sensizlik; Nurşah Karaca-Seyfelmülûk Sevdiğini Arıyor-1; Yukarı Şehir-Züleyha Kayaoğlu Eker.

“Buğday tarlalarının içinde tek tük görünen kırmızı gelincikler, irili ufaklı tepeler üzerine oturtulmuş kiremit çatılı evler, bir görünüp bir kaybolan bol yosunlu dere yatağı bir bir penceremden kayıyordu. Uzun bir tünelin ardından gün yüzüne çıkmıştık ki tren koca bir kırkayak gibi kıvrılıverdi.” (Züleyha Kayaoğlu Eker, Yukarı Şehir hikâyesinden, s. 40)

Bir sorgulama niteliğindeki Ay Vakti imzalı “Olmak”la “Ölmek” Arasında: Araf başlıklı ilk yazıyı ve özellikle dünya kültür tarihi ve edebiyatına ilgi duyan veya araştırma yapan akademisyenler için faydalı olacağını düşündüğüm Naz’ın Aforizmalar başlıklı didaktik günlüklerini de zikretmem gerekiyor.

Dergiler bir okul şüphesiz. Ay Vakti yazarlarının yine Ay Vakti Kitap yayınlarınca ürünlerinin kitap olarak yayınlandığını belirtiyorum.

Ay Vakti dergisini www.dergikapinda.com ve ayvakti@ayvakti.net adreslerinden, önemli satış noktalarından temin edebilirsiniz.

Hoşça kalınız.

1964, Kocaeli doğumlu. İlkokulu İzmit’te, ortaokul ve liseyi Adapazarı’nda okudu. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde aldı. 1987’de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğine başlayan Ahmet Akçakaya 2019’da emekli oldu. Gençlik yıllarından itibaren başladığı yazı çalışmalarına devam etmektedir. Yazıları Millî Gazete ve Yeni Devir ile Mavera, Yeni Sıla, Ahenk, Ay Vakti ve İkindi Yazıları dergilerinde yayımlandı.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir