Elveda Yâ Şehrü’s-sıyâm
(Elveda Ey Oruç Ayı)
Gazel
Bolulu Himmet
(Bolu? / İstanbul 1684)
Mü’minler yanar yakılur
Elvedâ yâ şehrü’s-sıyâm
Melekler arşa çeķülür
Elvedâ yâ şehrü’s-sıyâm
Müminler yanar yakılır, elveda ey oruç ayı. Melekler göğün en yüksek katına çekilir, elveda ey oruç ayı.
Tesbîh okuyan dillerin,
Ötmez oldu bülbüllerin,
Yanmaz oldu kandillerün,
Elvedâ yâ şehrü’s-sıyâm
Tesbih okuyan dillerin kalmadı, bülbüllerin ötmez oldu, kandillerin yanmaz oldu, elveda ey oruç ayı.
Heb mü’minler mahzun oldı
Gözleri yaş ile toldı
Mescidler karanlık oldı
Elvedâ yâ şehrü’s-sıyâm
Müminlerin hepsi hüzünlendi, onların gözleri yaş ile doldu, mescitler karanlık oldu, elveda ey oruç ayı.
Hazret-i Hakk’a varınca
Dergâhına yüz sürince
Hoşnûd olasın sorınca
Elvedâ yâ şehrü’s-sıyâm
Hazret-i Allah’ın huzuruna ulaşıp kapısına yüz sürdüğümüz zaman, sorunca hoşnut olasın. Elveda ey oruç ayı.
Ümmete Haķķun rahmeti
Senden umaruz şefkati
Ya Rabb unutma Himmeti
Elvedâ yâ şehrü’s-sıyâm
Ümmete Hakk’ın rahmetidir, Sen’den şefkat umarız, Ey Rabbim, Himmet’i unutma. Elveda ey oruç ayı.
Bu şiir şu doktora tezinden alınmıştır: “Divan Edebiyatında Ramazaniyeler Üzerine İncelemeler, Mehmet Emin Ertan, Trakya Üniversitesi, SBE, TDE Ana Bilim Dalı, Doktora Tezi, Edirne 1995, s. 98.”
