Bir ölü musallat oluyor ikindi vakti
Mermeri kartalmış musalla taşına
Servilerin gölgesinden sızıyor zaman
Kopan dal, uçan kuş, kırılan dalga gibi
Puslu bir gün daha devrilip gidiyor aradan
Yalnız yüzün kaldı gecede
Tuz bastın kılıcın incittiği yaraya
Kol saatin kolunda durmuş ilkin
Münzevi soluğun akrebe karşı
Mahzende saklanan kirli harita
Duvarda çarmıha gerilen derin
Ağır bir yenilgiden dönüyor kalbin
Kılıcında acının keskin ayazı
Miğferinde izdiham
Mahsus ağırdan alıyorsun
Mintanları ıslatan bir yağmur
Parlatırken taşralı akşamları
Gemisi kaçmış halatlarla bağlandın
Soyundun kefareti kan ve damar
Bir insan boyu kadar yükselebilir
Topraktan ancak insan
Kapıldın en duygan yıldızlara
İnceldiği yerden koptu boynun
Bir kuyu yeterdi sana
Rüya işi Yusuf’un
