1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. İnceleme

Edebiyatımızda Münacat (26)

Edebiyatımızda Münacat (26)
0

Hamd ü Sena

Faruk Nafiz Çamlıbel (İstanbul, 18 Mayıs 1898 – İstanbul, 8 Kasım 1973)

1) Ne ki mevcud ise âlemde, güzel, doğru, iyi;
Arayan fikri, bulan rûhu, seven sevgiliyi
Bize bahşetmiş olan Hazret-i Rahman’a şükür.

2) O büyük Rabb’e şükürler ki, ayak bastığımız
Yeri halketti barınsın diyerek varlığımız;
Ve yer üstünde hayâlin cereyânınca uzun,
Serdi gök kubbeyi seyrânı için rûhumuzun;
O büyük Rab ki, ışıklar yakıyor göklerde,
Lûtfunun feyzini görsün diye insan yerde;
En büyük nîmete hamd, en küçük ihsâna şükür.

3) O büyük Rab ki, ufuklar boyu nîmetlerini,
Hüsn ü an, reng ü füsun, aşk ü cünun mahşerini
Gayrı kâfî görerek sevdiği biz kullarına
Şimdiden va’dediyor başka bir âlem yarına;
Mâ-i Tesnîm’e şükür, Ravza-i Rıdvân’a şükür.

4) O ki, sevdâsına yandıkça bütün mahlûkat,
Arş-ı A’lâda Ezel kasrına çıkmış yedi kat,
Geriyor hüsn-i ilâhîsine atlas perde…
En güzel vuslatı tattırmak için mahşerde
Bize, gündüz gece, zehrettiği hicrâna şükür.

5) O büyük Rab ki, dalâlet yolu düşkünlerine
Ben gazûbum diye seslendi derinden derine;
Ve meleklerle Kitâb indirerek her yandan
Yine yol çizdi halâs etmek için şeytandan…
Sayısız cürme bedel sonsuz inâyetlere hamd,
Ve bu hizmetle celîl ettiği Peygamber’e hamd,
Gökyüzünden yere indirdiği Kur’ân’a şükür.


1) Güzel, doğru ve iyi fikir arayan, ruhu bulan ve sevgiliyi seven evrende her ne varsa bize bunları bağışlayan Hazret-i Rahman’a şükürler olsun.

2) Varlığımız barınsın diye yeri yaratan o büyük Rabb’e şükürler olsun; ruhumuzun seyretmesi için yeryüzünün üstünde hayalin alabildiğince uzun gök kubbeyi serdi; O büyük Rab, insan yeryüzünde O’nun bağışlamasının bereketini görsün diye göklerde ışıklar yakıyor. En büyük nimete hamd olsun, en küçük cümertliğe-iyiliğe şükürler olsun.

3) O büyük Rab, ufuklar boyu nimetlerini, güzelliği, etkileyiciliği, aşk ve cezbeye kapılma topluluğunu artık yeterli görerek sevdiği biz kullarına şimdiden yarın için bambaşka âlem vaat ediyor; cennetteki Tesnim ırmağına ve cennet bahçesine şükürler olsun.

4) O ki bütün yaratılmışlar sevdasına yandıkça göğün en yüce katındaki ezel (başlangıcı olmayan zaman) sarayına yedi kat çıkarak ilahi güzelliklere atlas perde çekiyor. Mahşerde en güzel kavuşmayı bize tattırmak için gündüz gece zehir kıldığı ayrılığa şükürler olsun.

5) O büyük Rab, sapıklık yoluna düşenlere derinden derine “Ben öfkeliyim” diye seslendi. Onları şeytandan kurtarmak için her yandan meleklerle kitap indirerek yine yol çizdi. Sayısız suça karşılık sonsuz yardımlarına hamdolsun, yine bu hizmetle yücelttiği Peygamber için hamdolsun. Gökyüzünden yere indirdiği Kur’ân için şükürler olsun.

 

Han Duvarları, Faruk Nafiz Çamlıbel, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1983, s. 62-63.

1965 Artvin doğumlu. İlkokulu Murgul’da, ortaokul ve liseyi Artvin’de okudu. 1988’de Uludağ Üniversitesi Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümünden mezun oldu. 1989’da başladığı öğretmenlik görevine devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. Osmanlı Türkçesinden yeni alfabeye açıklamalarla hazırladığı ve yayımlanan altı adet çalışması [İntibah (Namık Kemal), Araba Sevdası (Recaizade Mahmut Ekrem), Eylül (Mehmet Rauf), Hatıralarım (Yusuf Akçura), Medrese Hatıraları (Muallim Naci) ile Siyaset ve İktisat (Yusuf Akçura)] vardır. Erdoğan Muratoğlu’nun Ahenk, Edebiyat Ortamı, Hece, Türk Dili, Mevlana Araştırmaları Dergisi ve Çoruh adlı süreli yayınlarda yayımlanmış öykü, deneme ve incelemeleri bulunmaktadır.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir