1. Anasayfa
  2. Düşünce

İslam Dünyasında “Düşünmek” Kavramları

İslam Dünyasında “Düşünmek” Kavramları
0

* Tefekkür: İnsanlığa, evrene ve mahlukata yararlı; yapıcı, dünyevi ve bilhassa maddeyi işleyici, içinde bulunulan an için gerekli olan özgün fikirler üretmek üzere derinlemesine düşünmektir.

* Tezekkür: Geçmişteki insanlardan, siyasetten ve insanlığın durumlarından ders çıkararak; hatırlatıcı, kendimize getirici, ilham ve kimlik verici şekilde geçmişi anarak düşünmektir.

* Tedebbür: Geçmişten şimdiye uzanıp geleceğimizi şekillendirecek ibretler zinciri halindeki düşünmedir. Her tarihsel uğrağı bir fütürist gibi öngörerek, insanlığın hiçbir konuda fıtratından sapmadan dosdoğru yolda yürümesine yardım edecek eskatolojik düşünce formudur.

* Teemmül: Ahiret odaklı ama idealistçe düşünmedir. Ahireti inşa edecek saadet verici bu düşünce; tûl-i emel (dünyevi bitmez arzular) peşinde koşmak yerine, idealleri ilmek ilmek işleyip insana Rabbini bulduran, Hayy bin Yakzan-vari bir yöntemdir. İnziva ve ibadet (tahannüf) ile başlayıp Hz. İbrahim’i Rabbine “Halil” yapan, Hz. Peygamber’i nübüvvete hazırlayan uhrevi düşüncedir.

* Teşâur: Bilinç ve bilinçaltı kazandıran, niyetleri sağlamlaştıran, kalbin beyinle koordineli çalışmasını sağlayan; hissederek, şuurlu bir şekilde gafil bırakmayan düşünmedir. Müslümanı manevi sarhoşluktan ve gafletten koruyan, İslam’daki niyete bağlı ibadetlerimizi anlamlı ve makbul kılan en teolojik düşünce formudur.

* Ta’bîr (İ’tibar): Allah’ın maddi ve manevi nimetlerinden ilahi ibretler aldığımız, kaderin inceliklerini zincirin halkaları gibi birbirine bağlayabildiğimiz deruni teolojik düşüncedir. Hz. Yusuf’un hem rüyayı hem hayatı yorumladığı, ihsana hizmet eden ve Hızır’ın Hz. Musa’yı dolaştırırken güttüğü ilahi amaçlara odaklanmamızı isteyen basiretli düşüncedir.

* Ta’akkul: Din ile fenni, doğu ile batıyı uzlaştıran; maddiyat ile maneviyatı, dünya ile ukbâyı birbirine sentezleyen, bütünü gören, entegre eden, bunları adeta sütkardeş kılan ve insandaki aklın somut meyvesi olan düşüncedir.

Mustafa Alıcı, 1969 yılında Erzincan'da doğdu. 1988 yılında Erzincan İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Aynı yıl girdiği Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenciliği sırasında hafız oldu. 1993 yılında İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında Marmara üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Dinler Tarihi anabilim dalında doktoraya başladı. Ocak 1996- Aralık 1996 tarihleri arasında bir yıl süreyle İtalya, Perugia'da Yabancılar İçin İtalyanca Üniversitesi'nde ileri düzey İtalyanca dil eğitimi aldı. 1996- 1998 yılları arasında İtalya, Roma’da doktora teziyle ilgili araştırmalarda bulundu. 1998 yılında 3 ay İngiltere'de, Bristol, Birmigham ve Londra'da doktora teziyle ilgili araştırmalar yaptı. 1995- 2010 yılları arasında Rize Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dinler Tarihi öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2011-2012 yılları arasında Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan yardımcısı olarak hizmet etti.2012 yılının yazında üç ay süreyle YÖK bursu ile İtalya’da akademik çalışmalarını sürdürdü. 2013 yılında Profesör olan ve2014 yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı olarak atanan Alıcı, 25 Kasım 2017 tarihinde aynı fakültenin dekanlığına asaleten atanan Alıcı, 24 Nisan 2019 tarihine kadar bu görevi sürdürdü. Alıcı, Evli ve üç çocuk babası olup Arapça, İngilizce, İtalyanca ve Latince bilmektedir. Alıcı halen dinlerarası ve kültürlerarası ilişkiler, İslam irfanı, monoteizm, postmodern din bilimleri konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Bazı çalışmaları şunlardır; 1. Dinler Tarihinin Batılı Öncüleri”(2008, 2011) 2. Evrimci Politeizm Devrimci Monoteizm (2014) 3. Din Bilimlerinde Klasik ve Çağdaş Metodolojik Yaklaşımlar (2017) 4. Postmodern Din Biliminin Batılı Öncüleri (Yayımlanmak Üzere)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir