Bir rüyaydı kördüğüm, Yusuf’tan bihaberdi çekim ekleri
Tedbirini terk eylemiş peri yüzlü okçular, göz izlerinden belli
Muhabbetten hasret, hasretten özgedir ilk göz ağrısı sözler,
Dua oklarını gönderiyor Hafız bak, kinayeler bile kesret
Ayaklarının tuz hakkı var bu şiirde adımlarım sayılı
Hüma gülüşü seziliyor ufuklardan, ferahfezadır semada sesin
Bu bir şair süzüşü değildir, güle itibarım Kâbe yüzündendir
Herkesin yolu kendine kanatsız kanarya, yokluğu hayret
Yaktım bütün defterleri, dertler kirli hanım uzay boşluğunda
Böyle sudan bir sebeple yıkıldı insan seli, yıkılmadım
Göğe açılan bir rüyanın artçısıydı has bakışlarım, nihayet
Sofuluğu yele, kendimi ele verdim, yedi üzüm yedim ağaçtan
Doymadım, doyulmuyor, yağmur turuncu yağarken tuşlara
Kuran aşkına, gözüm bin yıllık Kisra ateşini söndürür, inanma
Karanlığa kurban, vakfeye nidayım, eğlence sarayında hüzne namzet
Vücudumda kaç kemik varsa hepsi kırılıyor, işte buna inan
Mermiden daha hünerli sağa sola uçuşan kaz tüyleri, evim İrem.
Bir kırlangıç da olamıyorum patikada, selam ve rahmetullah
Yan kesici bu gözler, bilirim elbette tek taş incinin kıymetini
Silinmedi süslemeler, hattın tezhip ve ebru ile dansı has güller
Ey bana el kadar yabancı, el kadar uzak, el kadar tuzak yar,
Yürüyen ay, saçından tırnağına misk, gülbank okuyan gazelhan
Sekiz tarakta dokuz bezim var, şairliğin kıvamı terazi ve ayna
Şiiri uzattım yorganıma göre, seni şüphesiz şiir diye ey, medet!
