1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Bir Deste Berceste – Kabz ü Bast

Bir Deste Berceste – Kabz ü Bast

kabz ü bast
Mânevî bir tutukluk içinde bulunma halini müteakip ruhen rahatlama ve mânevî ferahlık duyma döngüsü.

Virüp hakk-ı sarîhin kabz ü bast ü mahv ü isbâtun

‘Adâlet-hâne-i hikmetde itmiş cümlesin irzâ
(Nâbî)

[Kabz, bast, mahv ve ispatın hakkını verip hikmet adalet evinde hepsini razı etmiş.]


sarîh: Açık, âşıkâr, kabz: Mânevî bir tutukluk, bast: Rahatlama ve mânevî ferahlık,
mahv: Yok olma, isbât: Var etme, irzâ: Razı olma,


Sözlükte “daralma, büzülme; tutukluk, durgunluk, sıkılma, tasalanma” gibi anlamlara gelen kabz, tasavvuf terimi olarak sâlikin bir anda kalbine gelen mânevî sıkıntı, huzursuzluk sebebiyle hissettiği tutukluk ve durgunluk halini anlatır ve genellikle karşıtı olan bast ile (rahatlık, ferahlık) birlikte kullanılır. Kabz ve bast halleri diğer mânevî haller gibi geçicidir.

Bu beyitte, Esmâ-i Hüsnâdan Kâbıd, Bâsıt, Adl bir araya getirilerek zengin bir çağrışım manzarası teşkil edilmiştir. Allah, her ismin âdeta hakkını vererek adaletini, Adl isminin tecellisi göstermiştir.
Kimi zamanda darlık, kimi zamanda genişlik, ferahlık vererek kullarını sürekli uyanık olmaya, gafletten uyanmaya çağırmıştır. “Hakk-ı sarih” sözünden maksat kabz ve bast hâllerinin her insanın hayatında zaman zaman bulunduğunu vurgulamak için olmalıdır. İnsan kimi zaman tahammül edilemez bir iç sıkıntısı yaşar. Bu durumda yapacağı, Kâbıd isminden Bâsıt ismine sığınmaktır.
Kimi zaman da tersi vaki olur. Bu durum insanların rızıkları konusunda da geçerlidir. Darlık ve genişlik tamamen Allah’ın anılan iki isminin kabza-i tasarrufundadır. Allah, kullarına yegâne yakarılacak, ihtiyaç arz edilecek makamın kendisi olduğunu hatırlatmak ister. Mahv ve ispat ise sürekli oluş ve yıkılışı ifade eder. Bu insan vücudunda da yaşanır. Hücrelerin bir kısmı ölüp dökülürken ardından yenileri halk edilip organların işlevleri devam eder. Bütün bu işler mükemmel bir adalet nizamı içinde olup, sürer.

Kaynak:

1972 Çankırı, Kurşunlu doğumlu. 1997 yılında Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Felsefe bölümünden mezun oldu. Eğitim Yönetimi Denetimi Planlaması ve Ekonomisi alanında yüksek lisans yaptı (2014). 2018’de Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Halen Sincan İbni Sina Anadolu Lisesi’nde Felsefe Grubu öğretmeni olarak çalışmaktadır. MEB, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın yürüttüğü Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Projesi’nde görev aldı. 2015 yılından bu yana MEB, DÖGM Programlar ve Öğretim Materyalleri Daire Başkanlığı’nda öğretmen olarak çalışmaktadır. Görev yaptığı okulda yıllarca berceste ezberleme-okuma yarışmaları yaptı,  edebiyat sohbetleri-söyleşileri düzenledi, berceste içerikli tiyatro oyunu (İstanbul’da Bir Akşamüstü ) sergiledi. Hayati İnanç’ın Altındağ Hamamönü Kabakçı Konağı’nda yaptığı Can Veren Pervaneler programını sekiz yıl boyunca fasılasız takip etti.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.