1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Deneme

Daha Ne Olsun!..

Daha Ne Olsun!..
2

“Büyüyünce ne olmak istersin?” sorusuna “Büyümek mi? Filistin’de çocuklar hiç büyüyemeyiz ki. Her an bir kurşuna hedef olabilir, öldürülebiliriz. Sadece yolda yürürken bile vurulmuş bulabiliriz kendimizi.” diye cevap vermişsin “büyüdükçe küçülen” dünyada “büyümüş de küçülmüş” çocuk

Öyle büyük laf etmişsin ki küçük beyim; bir tek “Allah-u Ekber”den küçük kalmış büyük harflerin. “Büyük bir alkış” diyeceğim lakin “bir elin nesi var iki elin sesi var” pek cılız çıkıyor bizim ellerde. Kurşun gibi sözlerin karşısında dibe vurmuş bütün başlıklar. Sen zaten öyle büyümüş, öyle olmuşsun ki “büyüyünce ne olmak istersin” sorusu pek küçük, pek çiğ kalıyor karşında…

Emin ol daha da büyüyeceksin. Filistin, FİL/İSTAN adını alacak. Karada görülen en büyük varlık olmakla kalmayacak, seni yerle yeksan etmeye kalkışanları “iki nehir arası”yla dolmuş hortumunla tükürüğünde boğacaksın. Seni öldürdüğünü sanadursun Firavun. Sen asiye karşı, Asiye’nin elinde büyüyen Musa’sın

“Kuduz kelb” gibi saldıranlar “Kudüs kalb”ini geçemeyecek. “Kış uykusu”ndaki dünyaya gözlerindeki “kuş uykusu” yaşatacak en güzel rüyaları. “İçi geçmiş”lere “şekerleme”ler sunacak baldan tatlılığın, bayram sevimliliğin. “Gaza gaza” inşa ettiğin şehrine elbet bir gün “Refah” kapılarından gireceksin. Yanık yüreğine kar/buz ferahlığı sunulacak yakında…

Ant olsun ki incire, zeytine. İsmail ile İsrail arası emarda (mr) ayyuka çıkacak bahçesinde ölümsüz zeytin ağaçları yetiştirenlerle ocağına incir dikilenlerin tek harflik farkı. Tanrıyla güreşenlerin ultra/sonuna şehadet edecek umut ışığın

Miraç toprağısın sen. Elbet yedi kat göklere, güneşe, “gözün aydın”a varacak secdelerin, isra isra gece yürüyüşlerin. Tekrar karşılaşacaksın, karşılanacaksın zaferle, muzafferle. Ömerler, Selahaddinler, Yavuzlar diyecek ki sana ey büyük adam: “Dünya küçük”

Senin yüzün kadar yüce ve güzel; o çocuk kalbin kadar masum, saf, temiz ve günahsız ne varsa bizde de büyümüyor ne yazık ki. Kazalara kurban gidiyor farzları kayıp kaderimiz. Nazara gelmesin diye kurşun döktürüyor katli vacip hâllerimiz. Sadece nafileler yazılıyor amel defterimize. Davamız var elbet ama o da ne yazık ki birbirimizle. Bir, en küçük rakam olarak biliniyor solda sıfır hayallerde. Şirk koşanların maratonuna ayrılmış yürüyen merdivenler…

Büyüyen tek şey varsa o da burnumuz. Kaf dağları ayaklar altında “kuş kadar” artık. Her yarışta burun farkıyla öndeyiz şeytandan, şeytanlıktan. Büyük günahları işlemede öyle “ileri gitti”ki ham/maddemiz, tövbeler bile çaresiz gayrı fabrika ayarlarına geri dönmede…

Göbeğimiz de büyüyor burnumuza paralel. Doymayan aç gözümüz, dinmeyen iştahımız peygamberler diyarına uğramadan Göbekli/tepeden geçiriyor uygarlığımızı. Affet bizi! Bir lokma ekmeğe muhtaç tok(!) hâlini uzaktan seyrimizde dahi büyümüyor lokmalar boğazımızda. Midemiz hep göbek farkıyla birinci geliyor gönlümüze, aklımıza. Kalbimizin, maneviyatımızın boyutları “yumruk kadar”dan gün almıyor. “Büyük resim” ise artık madde, beden, nefis ve fani çerçeveleri çoktan “dar” kıldı kendine…

En ciddi meseleleri çocuk oyuncağı, çocuk işi mertebesine indirdiğimizden beridir senin yaşadıklarına kör kesilerek büyütüyoruz eften püften meseleleri. Şahsımıza yapılan ufak tefek kusurları büyütmekle meşhur oldu mikroskoplarımız. Değerlerimize yapılan saldırılara olan öfkemiz ve tepkimizi ise dürbüne ters bakışla geçiştiriyoruz…

Kısacası dünyada “büyükanne” denilen ne varsa “Kırmızı Başlıklı Kız’ı daha iyi yiyebilmek için” büyütülmüş masal ağzı. “İnsan insanın kurdudur” anlayışı her mazlumun yüreğine kurt düşürüyor günümüzün kurtlar sofrasında…

Öyle çocuksu hâle dönüştü ki dünya, çok büyük oyunlar dönüyor küçük hesapların yörüngesinde, ekseninde. Katmerli yalanlar açıyor tüyleri diken diken eden çağımız. Ki hepsi birer kuyruklu yıldız şöhretinde. Büyüklerimiz de var ama gel gör ki onlar da bir olmanın, iri olmanın, diri olmanın yerine dağılmışlığın yedek parçalarını stokluyor zihinlerinde. Tuzu kokmuş; suyu, toprağı kirlenmiş coğrafyalarda yer altına çekiliyor tohum, filizler orman kanunlarına biat ediyor yasak ağaçların altında.  Suyun medeniyeti, toprağın muhafazakârlığı da bodur anlayacağın, semavi değerler ise yerden bitme…

Ama senin sayende sadece burnu ve göbeği büyümüyor dünyanın karnı da büyüyor. Sana mezar diye kazılan çukurlara öyle bereketli tohumlar attın, yangında kalmış çam ağaçlarının kozalaklarını öyle yarıp saçtın ki vicdanlara… Rahimler merhametin doğum sancısına gebe artık. Zalimler dokuz doğururken, çöller bir bir vahalara dönüşüyor. Güneş batıdan doğuyor sanki. Zira günümüzün büyükelçisi sen oldun peygamberlerin mesajlarına. Öyle ki bütün büyük başlıklar dünkü çocuk kaldı yanında…

Müjde sana! Aksakalında, ak saçlarında taranacak geleceğin arşivleri. Çocuk gibi sevinmeyi ihtiyar edecek sana kaderin yaşlı gözleri. Torun torbaya karışacak tüyü bitmemiş o kendi kendine “yetim”liğin. Asırlar geçse de küçük harflerle ettiğin o “büyük sözü” dinleyecek zaman. Önünde diz çöküp merhamet dilenenleri affetsen de cezalandırsan da fark etmeyecek:

Büyüklük çoktan sende kaldı bile

1975 yılında Artvin ili Yusufeli ilçesi Esenyaka köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sincan İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. 1998 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazeticilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra bir seneye yakın Sağduyu Gazetesi’nde muhabirlik yaptı. 2000 senesinde Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi’nde başladığı memuriyet hayatını halen daha sürdürüyor. Evli ve üç çocuk babasıdır. Orta derecede Türkçe bilmektedir.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (2)

  1. 28 Ocak 2026

    Muhterem Kardeşim,
    yine kaleminle değil yüreğinle yazmışsın.

  2. 28 Ocak 2026

    Yüreğinize, kaleminize sağlık ifadeleriniz yüreğe dokunuyor. Bambaşka bir bakış açısıyla kelimeler nakış nakış işliyor satırları. Sağlıcakla kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir