1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Deneme

Gece Hayatınız Renkli mi?

Gece Hayatınız Renkli mi?
2

Gece hayatınız renkli mi? Hafta sonu ne yaparsın?

Çılgınca bağırışların, sonu gelmez dansların, peş peşe devrilen kadehlerin, bin bir haleler çizerek her yanınızı sarıveren dumanların, soluk soluğa yayılan tutkuların doldurduğu bir mekânda mı geçer? Yoksa…

Bu soruya farklı cevaplar geldi.

Kimisi bunu haftada bir yaptığını söyledi. “Başka da bir kusurum, kabahatim yok!” dedi gülerek.

Kimisi gece hayatının, kafelerde bazı arkadaşlarıyla oyun oynayarak, neşe dolu kahkahalar eşliğinde güzel vakit geçirerek sürdüğünü belirtti bir kahkaha atarak.

“Tüm işlerimi gece yaparım. Gece benim için daha verimli geçiyor. Gündüz de yatarım ikindiye kadar.” dedi bir başkası.

“Ben yemekten sonra oturur televizyon başına, dizilerimi, günün filmini izlerim. Heyecandan yerimde duramam, saatlerin nasıl geçtiğini anlayamam. Uykumun geldiğini, uykuya daldığımı saatler sonra anlarım.” dedi üniversiteden bir genç.

“Oyunlar, ah o oyunlar. Bir daldım mı, ilerledikçe ilerler, yeni bölümlere zaferle geçer, içimdeki tüm vahşi duyguları birer birer yaşarım. Korkarım bana oyun dayanmayacak…” dedi bir liseli.

Birisi de gece hayatını şöyle anlattı: “Eve yorgun argın gelip, kendimi zor içeri atıp, huzur iklimine varmanın mutluluğuyla eşim, çocuklarım ve yakınların arasında geçiriyorum. Ailece biraz sohbet edip yemeğimizi yeriz. Çocuklar ödevlerini yapar, bizler de yardımcı oluruz. Sonra çay içeriz hep birlikte. Sohbet ederiz. Belirlediğimiz kitapların birinden okuruz. Gerektiğinde açıklamalar yaparız. Sonra herkes kendi işine bakar. Bu arada akşam ve yatsı namazlarımızı büyük bir engel olmazsa cemaatle kılarız. Çocuklar da artık bize cemaat oluyor. Ve gecikmeden de yatarız. Cuma gecesi camide olmaya gayret ederim. Pazar sabahı veya öğle namazında da çocuklarımla camiye giderim.”

“Sizin için geceyi bir örtü, uykuyu bir dinlenme, gündüzü de yeniden hayata uyanıp çalışmak üzere yeryüzünde dağılma vakti kılan Odur.” (Furkan, 47)

“Gecede bir saat vardır ki, Müslüman bir kimsenin Allah’tan, dünya veya ahirete müteallik bir hayır talebi, o saate rastlarsa, Allah dilediğini ona mutlaka verir. Bu saat her gecede vardır.” (Müslim, Müsafirin, 166).

Peygamber Efendimiz, ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Bu konuda kendisine, “senin geçmiş ve gelecek tüm günahların bağışlandı.” diye hatırlatılınca şu anlamlı cevabı vermişti: “Rabbime şükreden bir kul olmayayım mı? (Buhari, Müslim, Nesei, Tirmizi)

Huzeyfe (ra) anlatıyor:

“Bir gece Allah Resulü ile namaz kıldım. Bakara suresini okumaya başladı. İçimden, ‘Bu sure bitince rükû eder.’ diye düşündüm. Yapmadı okumaya devam etti. Sonra Nisa suresine başladı, onu da okudu. Sonra Âli İmran’a başladı, onu da okudu. Hem de ağır ağır (tertil üzere) okudu. Öylesine ki, içinde tesbih geçen ayetlerde tesbih etti. Bir dilek ayetine rastladığı zaman dilekte bulundu. Sığınma ayetine gelince, azaptan Allah’a sığındı.

Sonra rükûya varıp; ‘Subhane rabbiyel azim: Büyük olan Rabbimi tesbih ederim’ dedi. Rükûsu da kıyamı kadar uzun oldu… Sonra rükûu yaptığı kadar uzunca ayakta durdu, sonra secdeye vardı… Secdesinin uzunluğu kıyamına yakın idi. (Müslim, Nesei)

“Allah’ın kula en yakın olduğu zaman gecenin son kısmıdır. Eğer bu saatte Aziz ve Celil olan Allah’a zikredenlerden olabilirsen ol. Zira bu saatte kılınan namaz, güneş doğuncaya kadar meleklerin beraberlik ve şehadetine mazhardır.” (Müslim, Ebu Davud, Nesei)

İbn-i Abbas (ra) anlatıyor: Peygamberimiz gece yarısı namaza kalktığında şöyle yalvarırdı:

“Allah’ım, hamd sana mahsustur. Göklerin ve yerin nuru, nur vereni sensin, hamd sana mahsustur. Gökler ve yer seninle senin emrinle ayakta durmaktadır. Hamd sana mahsustur, göklerin, yerin, göklerle yerdekilerin Rabbi sensin, sen haksın, va’din haktır, sözün hak, sana kavuşmak haktır. Allah’ım, ben sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim, sana sığınıyorum. Sana güvenerek mücadele ediyorum. Düşmanımla aramızda ancak senin hakemliğine başvurdum. Benim gerek evvelce işlediğim ve gerekse bundan sonra işlemem muhtemel bulunan günahlarımla, gizli ve aşikâr yaptıklarımı bağışla. Benim İlâhım sensin, senden başka hiçbir ilâh yoktur.’’ (Buhârî, Tevhid, 7; Müslim)

Cibril Aleyhis Selâtüvesselâm, Peygamber Efendimiz’e gelerek şöyle dedi:

“Ey Muhammed!

Dilediğin kadar yaşa, nihayet öleceksin.

İstediğini yap, neticede onun karşılığını mutlaka göreceksin.

Dilediğini sev, bir gün ondan ayrılacaksın.

Şunu iyi bil ki mü’minin şerefi, gece namazına kalkmaktır. İzzeti ise, insanlardan istememektir.” (Taberani-2269)

Bir de Behlül’e sordum: “Senin gece hayatın nasıl?”

Beni azarlayarak söze başladı.

“Bu ne biçin soru Allah aşkına. Gecem de gündüzüm de hep aynıdır. Geceyi gündüze, gündüzü geceye katan Rabbim var. Yaptığım işler değişse de farklı insanlarla olsam da hep yanında olduğum, ayrılmadığım, unutmadığım Rabbim var. Kişi gece gündüz, yaz kış her daim Onunla olmalı zaten!”

Utandım, başımı öne eğdim…

Devam etti Behlül:

“Şunu unutmayın. Kendinize karşı görevinizi, eşinize, çocuklarınıza, akrabalarınıza, toplumunuza karşı yapacaklarınızı yeri ve zamanı gelince yapın. Gece uykunuzu yeterince alın, dinlenin. Çünkü gece aynı zamanda dinlenme sebebidir. Ama gecenin bir saatinde yahut seherin o engin sükûnetinde uyanık olun. En büyük olanı anın, en aciz olarak. Gözyaşı dökün. Kalp ritminizi Ona göre ayarlayın. Atışlar, gidiş ve gelişler “Hû” desin. Tecelli etsin nurlar. İnsin feyizler. Damarlar ferahlasın Onun esmasıyla. Bedenler bıkmadan, usanmadan coşsun Onun zikriyle. Kıyamı rükû, secdeyi inlemeler izlesin.

Ansızın gelebilecek bir azaptan sakınmak için duada olsun ellerimiz.

Gelecek bir rahmete nazır olsun gözlerimiz.

Ve güneşi karşılayın tebessümle, şükürle.

Ya doğmasa o gece, ne olur halimiz? Ya batıdan doğsa o sabah encamımız ne olur?”

“Düşünün bakalım, eğer Allah kıyâmet gününe kadar geceyi üzerinizde aralıksız devam ettirse, Allah’ın dışında, size ışık getirebilecek bir ilâh kimdir? Hâlâ gerçeğe kulak vermeyecek misiniz?” (Kasas, 71)

Lut Efendimiz gibi haramın kuşattığı toplumdan hicret etsin tüm benliğimiz. Kalbiniz ve bedeniniz asla geriye meyletmeden…

Musa Efendimizin inananlarıyla çıktığı gece yolculuğunda asasıyla vurduğunda açıldığı gibi kurtuluş yolları dizilsin bizlere. Ve boğulsun tüm firavnî yönelimler, eğitimler, yönetimler. Otuz artı on gece sözleştiği gibi sözleşin Rabbinizle bir ömür, binbir gece…

Muhammed Efendimizin Hira’da nurlandığı gibi aydınlansın tüm zerreleriniz. Ve Aksa’lara, maveralara yolculuk olsun. Ve bir gece vakti indirilen Kur’an hakkı için kadir olsun her geceniz…”

Bundan renkli bir gece mi olur?

1965 yılında Gaziantep’te doğdu. Nizip İmam-Hatip Lisesini 1983’te bitirdi. Aynı yıl Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesine girdi ve 1987’de mezun oldu. Hatay-Dörtyol, Erzurum-Köprüköy ve Nizip Anadolu İHL’de öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Eğitim yönetimi, din öğretimi, öğretmen yetiştirme gibi alanlarda, MEB Şurası’nda özel ihtisas komisyonu üyesi olarak çalışmalarda bulundu. Hâlen Millî Eğitim Bakanlığında çalışmaktadır. Gül; öğrencilik yıllarından itibaren yazı çalışmalarında bulundu. Diyanet Çocuk, Yeni Dünya, Genç Doku, Anadolu Gençlik, İlk Adım ve Turuncu dergilerinde, Akit, Millî Gazete ve Milat gazetelerinde pek çok yazı, makale yazdı ve röportajları yayımlandı. Yazı çalışmalarının yanı sıra, sosyal etkinliklerde de yer aldı. Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Şubesinin kuruluşunda yer aldı. MGV, İHH, Türkiye Yazarlar Birliği, Eğitim-Bir-Sen, Cihannüma gibi dernek ve vakıflarda, üye ve yönetici olarak görev aldı. Yurt içi ve yurt dışında “Peygamber Efendimiz, Aile Eğitimi, Mehmed Akif, Gençlik Meseleleri, İmam Hatip Nesli” gibi konularda pek çok konferans ve seminerler verdi. Evli; üç çocuk babasıdır. Yayımlanmış çalışmaları: Tüm Zamanların Efendisi - 100 Soruda Hz. Muhammed, Elips Kitap. Esmâü’n-Nebi - Peygamberimizin İsim ve Sıfatları, Nesil Yayınları. Cemil Dede Namaz Surelerini Anlatıyor (Resimli, Ortaokul Öğrencileri İçin), Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. Cemil Dede Namaz Dualarını Anlatıyor (Resimli, Ortaokul Öğrencileri İçin), Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. İslam’ı Aşkla Yaşayanlar, Elips Kitap En Yüce İnsan, Elips Kitap. Duruşunu Bozmayan Adam - Mehmet Akif Ersoy, Elips Kitap. Yusuf - Bitmeyen Sevdanın Romanı, MGV Yayınları. Bana Sana Ona Dair Öyküler, MGV Yayınları. Latîfeler-Hikmetler, Mevsimler Kitap; O’nun İzinde, Mevsimler Kitap Fâtıma –bir genç kızın kalbi- MGV Yay.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (2)

  1. 27 Aralık 2025

    “Geceye yenilmeyen her insana ödül olarak bir sabah, bir gündüz, bir de güneş vardır.” Sezai KARAKOÇ

  2. 8 Ocak 2026

    Geceye farklı bir ışık huzmesi ile projeksiyon tutan ilginç bir renk/yazı olmuş! Bu yazıdan sonra, ibadetle kullukla geçen gecelerimin ne kadar “renkli” olduğunu fark etmiş oldum:)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir