1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Rabbim Seni Hiç Yalnız Bırakmadı…

Rabbim Seni Hiç Yalnız Bırakmadı…

Karanlık bir gecede, uçsuz bucaksız bir ormanda yolunu kaybettiğinde kalbine yansıyan ışığa sığın ve hatırla; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Dibi görünmeyen su kütlesinin derinlerine inerken, ‘bir çakıl tanesi gibi’ veya sonsuzluğun içerisinde devasa bir çölde bir damlaya bile hasret iken tevekküle anımsa; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Ne zaman kendini yapayalnız hissedersen kalabalıklar ortasında veya çok katmanlı yüzlerin arkasına saklanan riyakârlık denizi hangi vakit boğarsa yüreğini ve ‘neden yaşıyorum’ diye sorarsan kendine, tekrar et en derinlerden bir fısıltıyla; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Çıkışı görünmeyen bir tünele girdiğinde de, bir uçurumdan düştüğünde de bilmen gerek; hayat zaten tüneller ve uçurumlarla dolu. Yine O’na yaslanıp haykır sonsuzluğa; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Bir dağın zirvesinde sadece kuşlar ve kurtlara yoldaş olup dünyanın anlamsızlığına hayret ettiğinde bir nida haykır göklere doğru; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Zaman denilen mefhumun şaşırtıcı bir şekilde insanı yanılttığını, insanın aslında daima nasıl aldandığını gör. Akılla-gönülle değil, ruhunla iltihak et, sonsuz sevgi ve merhametin kaynağı Yüceler Yücesi’ne; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Umutsuzluk deryasına kulaç atmaktan vazgeç de anımsa. Güneş doğuyor, arılar uçuşuyorsa hep umut var. Eskimeyen sözde ifade edildiği gibi; umutsuzluğun ardında nice umutlar var. Yırt at kalbini sıkan deli gömleğini, ayağına takılan prangayı paramparça et. Sesin dağılsın yeryüzüne yağmur taneleri gibi; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı.

Ne zaman karamsarlığa kapılsan, bitmeyecek sansan acıları; ufka bak da gülümse. Hatırla; hangi acı geçmemiş ki… Kibirlenen bir fani kırdıysa kalbini veya gururun çelik halatları sardıysa bedenini; mezarlıklara bak da vazgeçilmezlerin halini gör. Ve o eski yeminini tekrarla; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

Çokluğun değil, tekliğin yücesine sığın. Vahdetin bağrı kuşatıp sarmalasın seni. Sesin çıkmasa da gönül diliyle konuş da anla. Orada hiçbir dua karşılıksız kalmıyor; Rabbin seni hiç yalnız bırakmadı…

O kutlu bilgi yaradılıştan saklı içinde. Kendine gel; dağılan benliğini toparla da ayağa kalk! İnsan için yaratılanı gör de kendine güven. Fakat kibirle yürümeye kalkma yeryüzünde; evrende bir zerre ölçeğinde olduğunu unutma. Bir zerrenin yeri geldiğinde evrenden değerli hale gelebileceğini hissedebilirsen en derinlerinde… İşte o zaman bir defa daha haykır sonsuzluğa çağrı bırakırcasına; Rabbin seni yalnız bırakmadı. Çok şükür, Rabbim yalnız bırakmadı, diye…

1974 yılında Ordu’nun Kumru ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Kumru’da tamamladıktan sonra Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Daha sonra aynı üniversitenin Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını yaptı. Üniversite öğrencisi iken Konya basınında çalışmaya başladı. Toplam 16 yıl görev yaptığı Merhaba Gazetesi’nde 10 yıl boyunca Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü görevini üstlendi. Oranlı, siyaset, kültür başta olmak üzere gazetecilik yaptığı dönemde yüzlerce röportaj gerçekleştirdi. Konya Televizyonu’nda televizyon programları yaptı. Yazı dizileri, köşe yazıları ve söyleşiler başta olmak üzere, gazetecilik çalışmalarından ötürü çok sayıda ödül aldı. Çeşitli panel ve toplantılarda gazetecilik, yerel basın ile sorunları üzerine sunumlar yaptı. Konya sanayisinin gelişim ivmesini 60 bölümden oluşan ‘Başarı Öyküleri’ isimli yazı dizisi ile gündeme taşıdı. ‘Başarı Öyküleri’ ASKON Genel Merkezi tarafından Türkiye genelinde ‘en iyi yazı dizisi’ (2005 yılı) seçildi. Ankara Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Yazarlar Birliği üyesi olan Oranlı, iki dönem Konya Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreterliği görevini yaptı. 2012 yılından bu yana Basın İlan Kurumu’nda çalışıyor. Oranlı, Ordu ve Tokat’ın ardından halen aynı kurumda Mersin İl Müdürlüğü görevini ifa ediyor. İlk kitabı ‘Olaylar ve Kişisel Tecrübe Işığında Gazetecilik’ Mart 2016’da, ikinci kitabı ‘Sözün Ardı-İz Bırakan Söyleşiler’ Şubat 2017’de, memleket esintilerinin yer aldığı üçüncü kitabı Demir Kepenkli Ev-Anadolu Hikâyeleri ise 2018 yılı Nisan ayında yayımlandı. Dördüncü kitabı Ruha Dokunan Patiler 2019’da, beşinci kitabı Ruha Dokunan İnsan Öyküleri ise 2020 yılında okurlarla buluştu. İngilizce bilen Oranlı, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalı’nda doktora yapıyor. Sürekli Basın Kartı sahibi olan Oranlı, evli ve 3 çocuk babası.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.