1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Sessizliğin Sesi – VII

Sessizliğin Sesi – VII
0

(anlatı)

***

Gündüz yükseldi evet ve şapkasını atan bir süvari gibi, hışımla göğe yükselip nebulaya doğru yola koyulurken, ansızın her şeyin bir rüyadan ibaret olduğunu nasıl anlamayayım ve Vergilius göründü, sanki sadece bana göründü, bana konuştu, ne dediğini bilmeden, yarı yolda, göğe uzandığım o en parlak gündüzün yükselişinde, daha nebulanın ayak izine ulaşmadan çakıldım kaldım.

Ve dedi Vergilius; (…şiir sanatının kabuğu, bekâretten yoksundur ve şiir sanatı hiçbir zaman bir kuruluş eylemine dönüşmez, asla sezgi temelindeki oyunundan aymaz, şiir, hiçbir zaman yakarışa dönüşmez, kurbanın geçerliğine sahip hakikat duasına dönüşmez; bu dua, her şeyin gerçek adının öylesine içine sinmiştir ki, kurbanlık sözün kuşatmasındaki duacı için dünyanın ikiye katlanış çemberi tekrar kapanır, onun için ve yalnızca onun için nesne ile söz tekrar bir bütünde birleşir…)

***

Yıl iki bin yirmi üç, ekimin beşi. Yalnız mıyım, kalabalık mıyım, bilmiyorum. Hep bilmiyorum. Yine bitkinim, yine halsizim, yine evde bugün yalnızım. Üç günlük yağmurdan sonra hava açık, birkaç beyaz bulut… Erek dağının başına kar yağmış, bu mevsimin ilk karı… Kendimle konuşuyorum yine, seslice, kendimle konuşmalarım hiç bitmez ki / de hadi / söyle / ha / öyle mi / neden acaba / şöyle mi yapsaydım / keşke böyle söylemeseydin be adam / şunu şuraya koy / bunu da buraya / çayın tadı mı değişmiş yoksa markası mı / bir haftadır çıkmıyorsun dışarı / evden / bari içinden çık / kafandan… Ziya Paşa’yı dinliyorum gözlerim hâlâ açık…

“Çok mukbili gördüm ki içi kan ağlar

Hândan görünen herkesi Hürrem mi sanırsın?”

***

“İnsanın göze batacak bir şeyi kalmadığı zaman yaşı göze batar” demiş biri.

Kimdi? Filozof mu, düşünür mü, yazar mı? Yaşlılık işte, unutkanlık… Bir insan okuduğu sözlerden bir anlam ve ders çıkarmadığı sürece tecrübe kazanamaz!

Şimdi Vernon Law gibi söyleyebiliriz:

“Tecrübe haşin bir öğretmendir, önce imtihan eder sonra ders verir!”

***

Onuncu kattan aşağıya, yere bakıyorum, yerde bir adam yukarıya bakıyor. O beni görüyor, ben onu göremiyorum.

Yedinci kata iniyorum, yere bakıyorum, adam yedinci kata bakıyor, beni görüyor, ben onu göremiyorum.

İkinci kata iniyorum. Adam ikinci kata bakıyor, ben yere bakıyorum. Ben adamı görüyorum, adam beni görmüyor…….

***

“Bir gün karşılaşırsak ayrıldığımız yerde” sana neden küstüğümü ve Azrail’le yaptığım anlaşmayı anlatacağım, yine de biliyorum sen bana hak vermeyeceksin Kardelen!

***

Bir çimenliğe oturmuştum. Yakınımda bir karınca yuvası vardı. Az uzakta küçücük bir karınca kocaman bir yük taşıyordu, kendi cüssesinden en az yirmi kat büyük. Gücü yetmiyordu, çok kere düşürdü tekrar yüklendi. Yuvadan ondan daha iri, cüsseli bir karıca çıktı, gördü onu, hızla yanına yaklaştı. Yan yana durdular, sanırım aralarında konuşuyorlardı. Gelen karınca o küçük karıncanın taşıyamadığı yükü yüklendi ve yuvaya doğru yola koyuldu. Küçük karınca arkasından usul usul yürümeye çalıştı.

Ah!

İşte gerçek karınca kolonisi cumhuriyeti bu, dedim…

***

“Hakikat insana aittir, yanılgı ise zamana!”

demiş Goethe.

Hâlbuki zaman akıllı bir insanı yanıltmayan bir şey olmalı. İnsan zamanı yanlış kullanıyorsa yanılabilir. Zamanı belli olmayan bir yanlışın peşinden gidersen, zaman, o zaman seni yanıltır. Bu kişi olur, eylem olur, beklenti olur… Zaman değiştikçe hakikat da yanılgı da değişir. Zamanın hangi yüzüne yapıştığımıza bağlıdır derim…

***

Bir hayat nasıl akıyorsa öyle akmalıydı hayatımız!

***

Bir kenarım olsun isterdim

Bir kıyım

Bir derem

Bir dağım

Bir bulutum

Kalbimin istediği yere kadar!

***

 

(sürecek)

 

1962 yılında Muş/Bulanık doğumlu. Cağaloğlu’nda yıllarca basın yayın alanında çeşitli yerlerde bulundu. Dergilerde çalıştı, yayın yönetmenliği ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Birçok sanat-edebiyat, kültür dergilerinde yazdı. İstanbul’da Kardelen dergisini yayınladı. 1995 yılında Van’a yerleşti. Haftalık ve günlük yerel gazeteler çıkardı. Hazan sanat edebiyat dergisini kurdu, uzun yıllar bu dergiyi yayınladı. Seyir ve Beyaz Gemi dergilerini Vefa Taşdelen’le birlikte çıkardı. Ülkenin her tarafında çıkan dergilere katkı sunmaya devam ediyor. Van Belediyesinde uzun yıllar Basın Yayın Danışmanlığı ve Van Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığında Genel Yayın Koordinatörlüğü yaptı.   Yayımlanmış Kitaplarından Bazıları   Şiir Kerbela ey Kerbela (1989) Oralarda Bir Yerde Yüreğimi Bırakıp Gelmiştim (1990) İstanbul Sokakları (1993) Ebced (1995) Epopeler (1996) Kır Çiçeklerinin Ağıtı (1997) Gece Sağanakları (2000) Yalnızlık Gridir Biraz (2003) Düşlerden Aldım Adımı (2008) Gece Sağanakları (Toplu şiirleri-ilk sekiz kitap, 2006) Zaman Gergefinde Kitabeler (Toplu Şiirleri-ilk 9 kitap, 2013) Canana Şiirler (2014) Canın Notasız Son Şarkıları (2016) Deneme Erguvanî Yazılar (2005) Şuuraltı Notları (2015) Öykü Burada Deniz Vurgun (1993) Üç Yağmur Masalı (1999) İçinde Eylül Biriktiren Kadın (2012) Düş Zamanı Öyküleri (2016) Hazanda Ölüm Olmaz Bir Çiçek Açadursa (2017) Roman Nemrudun Eli –tarihi roman- (2019) Zagros Çığlığı –tarihi roman- (2017) Hattuşaşlı –tarihi roman- (2017) Dört Şehir Dört Kapı (2016) Tuşba Yolunda –tarihi roman-(2014) Tuşbanın İncisi Semiramis –tarihi roman-(2012) Savunma (1995) Yurdunu Arayan Ölüm (1994) Ay Karanlıktı (1993) Mazlum Halepçe (1990) Günce Bilgenin Günlüğü (2011-2017)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir