1. Anasayfa
  2. Edebiyat
  3. Deneme

Son Sözün Korkusu

Son Sözün Korkusu
0

Eski bir yaradan biliyorum. Son söz; sonsuz bir şekilde yitirmek, her şeyden koparmak, yarım bıraktığın umudu yakıp savurmak oluyordu.

Son söz;

Dosta kullanıldığında yitireceğin bir geçmiş,

Kardeşe kullanıldığında büyük bir pişmanlık,

Anneye kullanıldığında burnundan akacak acı bir süt,

Yâre kullanıldığında toparlanamayan bir geleceğe dönüşüyordu.

O eski yaradan beri son sözü söylemekten çekiniyorum. O sözü kullandığımda geleceğe dair bütün umudumun düşüp kaymasından, bir fanus gibi un ufak olmasından korkuyorum.

Yarına dair tasavvurun, umudun, iyi hatıraların ve hislerin yere çarpmasındansa son sözü söyleyeceğime o an olan ile yetinmeye çalışıyorum.

O fanus parçalanacaksa,  son söz pişmanlığım olacaksa, her şey elimden kayıp gidecekse; yarı umut, yarı umutsuzluk arasında gidip gelmeli insan diye avunuyorum.

O tespihin son habbesi her zaman eksik kalmalı, imame elinden usulca düşüp kaymalı, görünmez yere yol almalı ve düştüğü o arzın çatlaklarında kaybolmalı.  O eksik tespihin ipi bağlanmasa da elimde durmalı ve yarı bir umut ile yola devam etmeliyim.

O fanusun düşüp parçalanmasından yaşadığım rüyanın bitişinden korkuyorum. Son sözün sınırsız bir arzunun yolu olduğunu ve her şeyin bitimi olabileceğini biliyorum. Bu dünyadaki en büyük yenilgi sonsuz kaybetmektir ve ben sonsuz kaybedecek cümlelerden çok korkuyorum. Yaşadığı ile yetinmez ve fazlasını ister insan ve ben sonsuz kaybetmektense yaşadığım ile yetinip yarım nefes almaya çalışıyorum.

Bir uçurumun kenarında denize bakmak gibi. Son adım ile denize varabilirim, o sonsuz maviyi her zerremde hissedebilirim.  Fakat denizi sonsuz kaybetmenin o uçurumun kenarında denize atacağın son adımda saklı kaldığını biliyorum. Korkuyorum, onun için son sözü söyleyemeden uçurumdan bir adım geride duruyorum.

Korkumu kimseye dile getiremiyorum.  Son söz dikenli bir tel gibi boğazımda düğümleniyor. Tamamen kaybetmektense boğazdaki o hırıltıyla teselli buluyorum.

Böylece;

Dosta kullanıldığında yitireceğim bir geçmişimin,

Kardeşe kullanıldığında büyük bir pişmanlığımın,

Anneye kullanıldığında burnumdan akacak acı bir sütün

Ve nihayetinde yâre kullanıldığında tuzla buz olacak bir geleceğe yol açmayacağı avuntusuyla son sözden uzak duruyorum.

Son söz benden çok şey alacak ve ben bunun için o sözü söylemekten çok korkuyorum.

Hamza Çelenk: Eğitimci yazar, Adıyaman doğumlu. Lisans ve yüksek lisansını sosyoloji alanında yaptı. Yolcu, Yedi İklim başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde hikâye, şiir, deneme ve makaleleri yayımlandı. Çığlık, Mim, Pirin dergilerinin yayın kurulunda bulundu. Dervişe Sitem, Bana Yarından Bahset, Kutanli Gülistan adlı kitapları Beyan Yayınlarından çıktı. Eğitim yöneticiliği yapan Hamza Çelenk, evli ve dört çocuk babasıdır.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir