Bizimle İletişime Geçin

Düşünce

Yarım Kalmak Üzerine

Ben genelde bu sahnede şiir okurum ama bu defa yalnızca üzerinde konuşmak istiyorum. Ve ben bu konuşmayı sırf yarım kalmasın diye hep erteledim. Bu da ikinci mazeretim. Şimdiyse çıktım dışarı, bir masaya oturdum. Ve bu konuşmayı yapmak için ders çalışmayı erteledim. Peki, nedir yarım kalmak? Neler yarım kalır?

EKLENDİ

:

 

Günler boyunca, hakkında yazmam gereken konuları ve neden bunları bir türlü yazamadığımı düşündüm. Nihayet iki sebep buldum ki ikincisi bu metnin asıl konusudur. Ortaya mükemmele yakın bir yazı çıkarmayı arzuluyordum. İlk mazeretim bu, keza bunları yazarken de kaç kez sildim ve tekrar yazdım bilmiyorum. Bir yerden başlamalıydım ve ben de elimdeki kitabın (Toparlak-Maupassant) ilk kelimeleriyle söze girdim: “Günler boyunca …”. Ve böylece girdiğim döngüden çıkmış bulundum. “Sayın okuyucular, hepiniz programımıza hoş geldiniz!” diyerek aldım almayı çok sevdiğim mikrofonu elime. Bugünkü konumuz “Yarım Kalmak Üzerine”.

Ben genelde bu sahnede şiir okurum ama bu defa yalnızca üzerinde konuşmak istiyorum. Ve ben bu konuşmayı sırf yarım kalmasın diye hep erteledim. Bu da ikinci mazeretim. Şimdiyse çıktım dışarı, bir masaya oturdum. Ve bu konuşmayı yapmak için ders çalışmayı erteledim. Peki, nedir yarım kalmak? Neler yarım kalır? Gittiğiniz mekânda bilmediğiniz dilde bir şarkı çalar örneğin; sözlerini duyarsınız, enstrüman ve notalarını da. Ama anlamı eksik kalır, şarkı yarım kalır. Akşam mutfakta kurabiye yapmak isterken acı bir ölüm haberi alırsınız, hamur yarım kalır. Bir cuma tatil diye çıkarsınız da okuldan dönemezseniz geri, mezuniyet yarım kalır. Aniden hastaneye kaldırılır da bir yakınınız, görüşü yasaklanır; son bakış yarım kalır. Sonra tencerede bir yemek hep yarım kalır mesela. Çay acıyınca yarım kalır, kahve soğuyunca. Sigara da yarım kalır otobüsünüz yaklaşınca. Ve belki de en önemlisi vaktimiz hep varmış gibi başladığımız sohbetler bir gün yarım kalır.

Yarım kalanları sayarken dahi yarım kalır çünkü dahası vardır. Bunlardan bazıları ne kadar canımızı acıtsa da öğretisi ve yaşantımıza katkısı gerçek. Bazıları da doğrudan israf ancak dolaylı olarak özsaygıyı güçlendirecek nitelikte. Örneğin acı bir çay veya soğumuş kahve içilmemeli çünkü vaktiyle güzel olanı vakitsiz zorlamanın pek bir manası yok. Aynı şekilde sigarasının bitmesini isteyen kişi otobüsü kaçırmayı göze alır ya da onu yarım bırakmak pahasına çakar çakmağını.

Bütün bunların israf olmasına sebep olansa tamamlayabileceğimiz üzerindeki zanlarımız. Hâlbuki ölüm hakikat ve bir şeyleri muhakkak yarım bırakacak. Yarım kalan muhabbetler de işte böyle başlamaya herkesin talip olduğu ancak sonunu getirmek için âlim olmayı gerektiren, yarım kalacağı pahasına çakmak çaktıran, o vakte kadar geçirilen günleri bir öğreti ama ileriye dönük vaatleri israf kılan bir girdap.

Gözlerim soğuyan kahvemde takılı kalıyor. Bu fincan yine yarım kalıyor. Ruhum orda kalakalıyor. Kalmalı, yoksa Zeigarnik etki etmiyor.

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çok Okunanlar