1. Anasayfa
  2. Kültür Sanat

Hüsn-i Hattın Doğuşu

Hüsn-i Hattın Doğuşu

Hüsn-ü hat, güzel yazı güzel çizgi manasındadır. İslamiyet’ten evvel göçebe bir yaşam süren Arap halkı kültür, sanat ve haberleşme alanında sözlü anlatıma önem vermiştir. Bundan sebep hikâye ve şiir hep ön plana çıkmıştır. Olgunlaşmamış bir alfabe kullanan Araplar komşu oldukları Nebati, Süryani, İbrani ve Fenike yazılarının etkisinde kalmışlardır. En çok kullandıkları yuvarlağımsı yazı olan Şâmi ile köşeli yazı olan Makili yazıyı bu dönemde kullanmışlar.

İslamiyet’in doğuşundan sonra Kûfe şehrinde bu iki yazının birleşmesiyle Kufi yazı kullanılmıştır. Bundan sonra hem ayeti kerimeler hem de Arapların çok ehemmiyet gösterdiği başta şiir olmak üzere kültür ve sanat alanında Kufi yazı kullanılmıştır. Bu vakte kadar bir iletişim ve kaydetme aracı olarak kullanılan yazı, gelişip bir sanat olarak değer bulmasını tamamı ile İslam dininin gelmesine borçludur.

Mucize kitabımızın sözden satıra aktarılması ve kutsallığından ötürü daha güzel yazma arzusu buna sebeptir. Kuran-ı Kerim’de Kalem suresindeki Nûn ve kalem veme yesturun ayeti ( kalem ve satıra dizenlere) vahiy kâtiplerine ilham vermiştir. Böylece Hüsnü Hat İslam sanatı olarak kabul görmüş ve bu adla anılmaya başlamıştır.

Hazreti Peygamber’in ‘Ey Bilal hokkadan uzak kalma çünkü hayır kıyamete kadar hokkada ve ehli ilimdedir.’ ‘Hüsnü Hattı öğrenin rızkın anahtarı ondadır.’ hadisleri teşvik edici olmuştur. İlim yolunda ömrünü vakfeden Hz. Ali’nin mürekkep kıvamı, satır ve harf aralıkları, kamış kaleminin açılması gibi hususlara önem vermesi onu ilk Hattat olarak kabul etmemize sebep olmuştur. Allah ondan ve bu sanata katkı verenlerden razı olsun.

1975 yılında Ankara’da doğdu. Eğitim hayatına Ankara’da başladı ve devam etti. Erken yaşlarda sanata ilgisi başladı ve ilerleyen yıllarda 6 yıl bir ressamın (Mövsim Oruçov) atölyesinde kara kalem, sulu boya ve yağlı boya dersleri aldı. 1989 yılında, Yâsîn Sûresi’nin bir levhasını gördü ve Hat sanatına olan ilgisi başladı. O yıllarda Ankara’da hattat olmaması sebebi ile sahaflardan bulmuş olduğu Kalem Güzeli kitabından ve muhtelif yazılardan uzun süre istifade ederek yazmaya çalıştı. Daha sonra İstanbul’da Reisü’l Hattatin Hasan Çelebi’den meşk edip, sülüs ve nesih yazılarda icazetini aldı. Halen Ankara Hamamönü’ndeki atölyesinde Hüsn-i Hat dersi vermeye devam etmektedir. Aynı zamanda 7 yıldır Türkiye Diyanet Vakfı Kagem bünyesinde Hüsn-i Hat meşklerine talebeleriyle çalışmalarına devam etmekte, aynı zamanda çeşitli liselerde Hat dersleri vermektedir. Ankara ve İstanbul’da muhtelif sergilere katıldı. Halen devam eden İsm-i Nebi ve Esama-ü’l Hüsna projeleri için eser hazırlamakta olan sanatçının birçok koleksiyonda eserleri mevcuttur.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.