1. Anasayfa
  2. Genel

Sessizliğin Sesi

Sessizliğin Sesi
0

(anlatı)

***

Son on yıldır kendi kendimle konuşuyorum, bazen devreye başkaları da giriyor ya ben onları bütünlüyorum ya onlar beni…

Böyle böyle derken sesimin ulaşmadığı zamanlar kendime yeni bir icat buldum hem kendime hem de başkalarına sessizce bakmaya başladım. İçimden gelen sese yankı olsun diye sosyal medyada bazılarını paylaştığım da oldu bu kısa anlatıları…

Adına “sessizliğin sesi” dedim…

***

 

Bana kelimeleri unutturacak

ve sessiz kalmayı öğretecek bir usta lazım!

Ey sesinden başka ses duymayan!

Benden uzaklaşın!

***

Pencereyi açınca bütün gürültülerin ayyuka çıktığı, kapatınca havanın eksileceğini sanıp tekrar açmanın yanında, sık sık elektriklerin geldiği bu hengâmede, zamanı nasıl durduracağımı bilemediğim rüküş bir duyguyla söyle, nereye kaçabilirim, diye, iki serçenin bahçedeki ağaca konduğunu görmeseydim ve aralarında fısıldaştıklarını “bu adamın yalnızlığı kaderine atılan bir çentikle mağrur hale gelmiş” dediklerini birbirine, duymasam, nasıl becerebilirim sessizliği ölüm korkusuna yatırarak, ha ölüyüm ha diri, diyeceğim, ey sünepe mil, ey deryaların altın kumsalı!

***

Karpuzcudan karpuz alan hanımefendi hem maskesiz hem de eldivensiz. Karpuzu aldı, bir yüz tele uzattı, “paranın üstünü eldivenli biri versin lütfen” dedi. Karpuz satan bir kişi idi ve öyle bir bakış fırlattı ki, şimdi bir tokat indirecek sandım, ama kesin olan içinden tokadı nakşetmişti çoktan…

***

Hurşit abi,

Senin gittiğin yerlere ben gidemem, çıktığın doruklara çıkamam, avladığın avları yiyemem, avlara karşıyım, hayvanların vurulmasına karşıyım, silaha karşıyım, kavgaya karşıyım, Hurşit abi, insanın insanla kavgasını da anlamıyorum, insanın hayvanla kavgasını nasıl anlayayım, hem kır çiçeklerini eziyorsun Hurşit abi, buna da karşıyım, hem çiçekleri eziyorsun hem keklik vuruyorsun, çiçekleri ezenlere karşıyım, ağaçları kesenlere, hayvanları vuranlara karşıyım, hem dağ hayvanlarını hem şehir hayvanlarını vuranlara, kendisi doyunca başkalarını hiç umursamayanlara da karşıyım; açları, yoksulları doyurmayanlara karşıyım, neden Hurşit abi, neden tavuğuna taş atan çocuğa kurşun sıkıyorsun da, kendin, Allah’ın hayvanlarını öldürüyor, kuşuna, böceğine, ceylanına, geyiğine, keçisine karışıyorsun, onların yavrularına acımıyorsun, senin çoluk-çocuğuna, hayvanına acımalarını yoksa istemiyor musun?

***

– Themistokles diye biri ne demiş, biliyor musun?

– Yok, bilmiyorum.

“Bana hatırlama sanatını değil, unutma sanatını öğret. Çünkü ben hatırlamak istemediklerimi hatırlıyor, unutmak istediklerimi unutamıyorum” demiş.

– Yaa!

***

Kış bize bakıyor, biz kışa bakıyoruz. Bir eylül günüdür yine, yalnızım… Eski takvime göre bugün sonbaharın beşinci günü. Aklımdan bir patika geçiyor eski zamanlardan, -çok patika gördüm çünkü- bir şafak vakti, uykusuz gözlerle böyle bir patikada yeşilin tonlarıyla, sarının ve kırmızın tonlarıyla, ışığın ve gölgenin tonlarıyla konuşuyordum… Umut veren gönlümüzün gençliği olmazsa ne sabah bize sabah ne akşam bize akşam gibi görünür. Gözüm zayıftır, yanılabilir, ama kalbimi kimse karaya bağlayamaz.

Bir ağaca demiştim ki; “gel sen insan ol, ben ağaç!” bu patikada. Sanki ağaç şöyle demişti; “ben her mevsimin güzelliğini ve cenderesini görürüm, dilime hâkim olurum, insan olsam korkarım ki ne gözüme ne dilime hâkim olamam, sizler gibi, ben ağaç olarak kalayım, sen insan olarak kal, kötülük ve iyilik iradenize bağlıdır, zaten insan olmak demek bu değil mi?”

***

(sürecek)

1962 yılında Muş/Bulanık doğumlu. Cağaloğlu’nda yıllarca basın yayın alanında çeşitli yerlerde bulundu. Dergilerde çalıştı, yayın yönetmenliği ve yazı işleri müdürlüğü yaptı. Birçok sanat-edebiyat, kültür dergilerinde yazdı. İstanbul’da Kardelen dergisini yayınladı. 1995 yılında Van’a yerleşti. Haftalık ve günlük yerel gazeteler çıkardı. Hazan sanat edebiyat dergisini kurdu, uzun yıllar bu dergiyi yayınladı. Seyir ve Beyaz Gemi dergilerini Vefa Taşdelen’le birlikte çıkardı. Ülkenin her tarafında çıkan dergilere katkı sunmaya devam ediyor. Van Belediyesinde uzun yıllar Basın Yayın Danışmanlığı ve Van Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığında Genel Yayın Koordinatörlüğü yaptı.   Yayımlanmış Kitaplarından Bazıları   Şiir Kerbela ey Kerbela (1989) Oralarda Bir Yerde Yüreğimi Bırakıp Gelmiştim (1990) İstanbul Sokakları (1993) Ebced (1995) Epopeler (1996) Kır Çiçeklerinin Ağıtı (1997) Gece Sağanakları (2000) Yalnızlık Gridir Biraz (2003) Düşlerden Aldım Adımı (2008) Gece Sağanakları (Toplu şiirleri-ilk sekiz kitap, 2006) Zaman Gergefinde Kitabeler (Toplu Şiirleri-ilk 9 kitap, 2013) Canana Şiirler (2014) Canın Notasız Son Şarkıları (2016) Deneme Erguvanî Yazılar (2005) Şuuraltı Notları (2015) Öykü Burada Deniz Vurgun (1993) Üç Yağmur Masalı (1999) İçinde Eylül Biriktiren Kadın (2012) Düş Zamanı Öyküleri (2016) Hazanda Ölüm Olmaz Bir Çiçek Açadursa (2017) Roman Nemrudun Eli –tarihi roman- (2019) Zagros Çığlığı –tarihi roman- (2017) Hattuşaşlı –tarihi roman- (2017) Dört Şehir Dört Kapı (2016) Tuşba Yolunda –tarihi roman-(2014) Tuşbanın İncisi Semiramis –tarihi roman-(2012) Savunma (1995) Yurdunu Arayan Ölüm (1994) Ay Karanlıktı (1993) Mazlum Halepçe (1990) Günce Bilgenin Günlüğü (2011-2017)

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir