1. Anasayfa
  2. Din ve Hayat

Berat Kandilini Nasıl Anlamalıyız

Berat Kandilini Nasıl Anlamalıyız

Günümüzde kandillerle ilgili sürekli spekülasyonlarda bulunulur. İslam’da böyle geceler yok, sonradan icat edilmiş bidat ve hurafeler diyerek büyük bir öneme sahip zamanları bilgi obezi zihinlerimizle darmadağın ederiz.

Tartışılırsa konu çoktur. Burada önemli olan insanların teveccüh ettiği olayları provoke etmek mi, yoksa onlardan hidayete doğru bir yol edinmek midir?

Bu sorunun cevabı üzerinde durduğumuzda meseleyi salt entelektüel kültürel birikim olarak ele almaktan ziyade, halkın yüreğinde Allah sevgisine ve Kur’an’ın hayat rehberi oluşuna vesile olacak tohumların nasıl atılacağına dair kaygıların taşınmasının daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Bu düşünceye de Rabbimizin şu kelamı kerimiyle ulaştım.

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun. O’na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihat edin ki kurtuluşa eresiniz.” Maide/35

Bu ayet bize, Allah’a yakın olmak için vesilelerin araştırılması için bir ışık yakmaktadır. Ve kurtuluş bu ışığın aydınlığında yürüyerek O’na giden yolları çoğaltmaktan geçmektedir. Ola ki bir insan bu ortaya konulacak hidayet sohbetlerinden ilham alarak yaşamını ıslah eder.

Yağlanmış beyinleriyle yürek devletlerini öldürenler, Kur’an’ı entelektüel birikimlerine, kaprislerine, kibirlerine, en iyi ben bilirim hezeyanlarına kurban ederek insanların hidayetine vesile olabilecek olaylara savaş açarak fil dişi kulelerinden ahkam keserler.

Hidayet yolları küffarın, şeytanın, nefsin arzularının, dünya hayatını süslü gösteren birçok tuzaklarıyla insanlardan engellenirken hala savaşı kendi içimizde vermek ve sürekli (faydası olmayan) akıl karıştırıcı konuları gündemin çok özel maddeleriymiş gibi değerlendirmek, insanların kalbinde yakılabilecek hidayet ışıklarına suikast düzenlenmekten başka bir şey değildir.

Allah, her peygamberi kendi halkının lisanıyla gönderdiyse ve elçiler içinde yaşadıkları toplumların ıslahına yönelik çalışmalar yaptıysalar, bizim de yapacağımız şey; halkın ıslahının ve yüreklerinde hidayet ışığına vesile olabilecek kandillerin yakılmasının yollarını araştırmak olmalıdır.

Kandiller bu halkın bir değeridir.

O halde bu değerleri yok saymak yerine, bu geceleri Allah’ın hoşnutluğuna nasıl vesile kılabileceğimiz arayışlarının içinde olmak tevhidi bir sorumluluktur.

Bu kısa girişten sonra berat gecesini nasıl anlamalıyız ve nasıl değerlendirmeliyiz sorusunun cevabına geçebiliriz.

Âişe’den (r.anhâ) rivâyete göre, o şöyle demiştir: “Bir gece Resûlullâh’ın (s.a.v.) yanımda olmadığını görerek dışarı çıktım ve onu Bakî’ mezarlığında buldum. “Allah ve Resûlünün sana haksızlık etmelerinden mi korkmuştun?” buyurdular. Ben de dedim ki: “Ey Allah’ın Resûlü, hanımlarından birisinin yanına gittiğinizi zannetmiştim.” Bunun üzerine; “Allah, Şaban ayının yarısında dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının kılları sayısından daha çok günahları veya günah işleyenleri bağışlar” buyurdular.”[1]

Bu geceyle ilgili rivayet edilen hadislerin zayıflığını bir kenara bırakırsak ( çünkü bütün tartışmaların odağını bu husus oluşturmaktadır. Ki şu da söylenebilir; zayıf hadislerle faziletli davranışların sergilenebileceğine dair alimlerin görüşleri bulunmaktadır) berat kavramından yola çıkarak konuyu anlamaya giriş yapabiliriz.

“Berae kelimesinin temel anlamı, yanında/yakınında olmaktan hoşlanılmayan şeyden uzak durmaktır.”[2] Berat, Arapçada berae kelimesinden gelmektedir. O halde biz Kur’an ekseninde bu kavramı inceleyerek bu geceyi nasıl değerlendireceğimizin ipuçlarını bulabiliriz. Berat kavramıyla ilgili en dikkat çekici ayet Tevbe suresinin ilk ayetidir.

“Allah ve Resulünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ültimatomdur!”

Berat bir ültimatom, bir ihtar, bir uzak duruştur. Bu ayetin bize sunduğu ilahi ilhamla geceye dair kendimiz için önemli kararlar alabileceğimizi söyleyebiliriz.

Bu geceyi insanın nefsine, şeytanına karşı bir direniş gecesi olarak ele alabiliriz. Bu geceye kadar ki hayatımızı gözden geçirip, zayıflıklarımızın, hatalarımızın, günahlarımızın nelerden kaynaklandığının üzerinde tefekkür ederek, zayıf yönlerimizi güçlendirme kararı alabiliriz.

Yani bu gece insanın kendisiyle yüzleşme cesareti gösterip, nefsin ve iblisin kendisini nerelerden kuşatarak yürek devletini işgal ettiğinin farkına varabilir. Bu farkına varış aslında bütün ibadetlerin başıdır. Çünkü insan yanlış yaptığını ve yanlışının nerelerden kaynaklandığının farkına varmış ve bunlarla mücadele kararı almıştır.

Bu gecede iblise ve nefse karşı mücadele tohumu ekebilirsek, yüreğimizde cennet fidanları yeşerecektir.

O halde berat gecesi bir ültimatom gecesidir.

Bir uyanış gecesidir.

Bir direniş gecesidir.

Yanlışların farkına varıp, iblisin ve nefsin tasallutundan özgürleşme gecesidir.

“Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz.” Mümtehine/4

Burada yine “Burae” kelimesiyle uzaklaşmaktan bahsedilmektedir. Bu gece kalbimizde Allah’tan daha sevgili ne varsa onlardan kurtuluş gecesidir. Bu gece ellerini açıp Allah’a dua eden, namaz kılan, tövbe istiğfarda bulunan mümin yüreğine bir devrim tohumu atmaktadır. Bu devrim tohumuyla yüreğini istila eden/etmeye yönelen tüm iç ve dış düşmanlara karşı direniş bayrağı açarak kalbini Allah’ın ağırlanabileceği saflığa, temizliğe getirmeye çalışır.

Bu gece dostlarını, düşmanlarını belirleme ve yeni bir duruş sergileme gecesidir. Kendisini Allah’tan uzaklaştıracak kişilere, nesnelere, metalara mesafe koyma sözü verirken, Allah’a yaklaştıracak kişilere de kalbinin kapısını açma gecesidir.

Gül satanların çarşısında gezen gül kokarken, kalaycılar çarşısında gezen is kokar.

Bu gece gül olma, gül gibi kokma gecesidir. İslerden, kirlerden, günahlardan arınmak için iblis ve nefse ültimatom verme gecesidir.

Bu gece sabaha kadar dua edip, namaz kılıp, istiğfarda bulunup, ertesi gün günahlara kaldığımız yerden devam ediyorsak günahlarımıza ve iblisle dostluğumuza, gecenin bir kandil olarak yanmadığının bir işaretidir biline!

 

Bir kandil yak yüreğinde

Güvercinler uçsun

Gecenin karanlığında

Aydınlığın olsun.

 

Bir kandil yak yüreğinde

Gözlerinde ışıldasın

Rahman’ın müjdesi

Geleceğin olsun

[1] Sünen-i Tirmizi/ Konya Kitapçılık/ Abdullah Parlıyan/ C. 1 sf. 397 Tirmizi dip notunda hadisin zayıf olduğunu belirtmiştir.

[2] Rağıp el İsfehani/ Müfredat/ Sf. 129/ Çıra Yayınları

1966 yılında Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Mersin’de tamamladı. Mersin İmam Lisesinden 1986, Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden 1992 yılında mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmenlik yaptı. Halen Ankara Kahramankazan’da görevine devam etmektedir. 27 yıldır öğretmenlik yapmaktadır. Çeşitli dergi, gazete ve ders kitaplarında hikâyeleri, şiirleri ve makaleleri yayınlanmıştır. İmam Hatip 8 ve 11 sınıfların Kur'an’ı Kerim ders kitaplarının yazarı. Aile ve sokak çocukları ile ilgili dernek kurdu pek çok yerde seminerler verdi. Radyo ve televizyon programları yaptı.  Mersinde Dil Edebiyat Derneğinde, Kahramankazan’da yazarlık dersleri verdi, genç yazar ve şairler yetiştirerek, Genç Kalemler isminde Edebiyat dergisi çıkardı. Kabirde ilk Gece kitabıyla Türkiye geneline ulaşarak kalbine dokunduğu bir okuyucu kitlesine kavuştu, 55 baskı yaptı. Kitabın Arapça ve İngilizceye çevirileri yapılmaktadır. Eserleri: Aile Eğitimi; Özgürleştiren Disiplin, Anne Babamı İyi Seç, Kutsal Metinlerden Günümüze Cinsel Hayat Romanları; Kabirde İlk Gece (55. Baskı), Sırat Köprüsünde Heyecan, Cehennem yolcuları, Cennet Yolcuları, Aşkın Öncüsü Hz Muhammed, 15 Temmuz Milli Direniş Öyküsü, Şeytanın Oyunu, İlk Aşk Âdem İle Havva Öykü kitapları; Melekler Ölmesin, Ölümsüz Arkadaşlık Bahar ile Gül, İmdaaaat Babam Sigara İçiyor. Dini Kitapları; Şeytanın Tuzakları, Namaz Neslinin Deklarasyonu, Cennetin Rövanşı, “Allah İlk Öğretmenim, Ölüm Sonrası Yürüyüş, Zülfikar, Aşka Adanmış Hayat Hz Ali, Allah Kimleri Sever Kimleri Sevmez, Anne Bana Dinimi Anlat, Bilinç İnşası, Müslüman Gencin Yaşam İlkeleri. Şiir Kitapları; Eşsiz Sevgiliye (Esmaul Hüsna), Sevgiliye Gözyaşları, Kardeşlik Ülkesi Çocuk Romanlar: Çiçek Kız Meryem Dilek Yıldızı, Çiçek Kız Meryem Barış’ın uçurtması Gençlik Romanları; Gizemli Yolculuk Macera başlıyor, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Selahaddin Eyyubi, Şapkalı Çocuğun Maceraları Kamp Heyecanı Öykülerle Aile İçi Davranış Eğitimi: Yusuf ve Zeynep Öğreniyor Serisi (10 Kitap) Masal Kitapları: Masal Serisi (28 Kitap) Seyit Ahmet Uzun’un yayınlanmaya hazır, “İtikadi ve İktisadi Yozlaşma Karşısında Hz. Şuayb” “Sessiz Haykırış” “Aşk Yarası" “Biraz Hüzün Biraz Tebessüm İşte Hayat” “Doğmamış Çocuktan Mektuplar” adlı çalışmaları bulunmaktadır. Masal Terapisti olarak çocukların hayal gücünü geliştirerek onları hayata daha aksiyoner ve katılımcı bir kişilikle hazırlamaya çalışmaktadır. Özgün ve kendi kültürümüzü yansıtarak yazdığı yaklaşık beş yüz civarında masalda bu konuları işlemeye çalıştı. fecabook.com/ seyitahmetuzun ınstegram/seyitahmetuzun twitter/seyitahmetuzun

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.