Bizimle İletişime Geçin

Din ve Hayat

YÜREKLERİN BAYRAMA HAZIR OLDUĞU GÜN: AREFE

Arefe…Bir duruş, bin duruluş ve diriliş günü, Arafat’ta vakfeye duruş, yalvarış ve yakarış günü… Yaratıcıyla muarefe günü…

EKLENDİ

:

“Duaların en hayırlısı arefe günü yapılan duadır.”(Tirmizî, “Deavâat”, 122; Muvatta’, “Hac”, 81)

Her bayramın bir gün öncesi arefe günüdür. Yani gelecek bayramın marifetine erme günüdür. Marifete ermeden bayram yapılmaz. Bir şeyin irfanına ermeden o hakikatin bayramı olmaz.

İsra’nın miraca eşik, abdestin namaza girizgâh olması gibi, sahurun imsakı kucaklaması gibi, bayramları karşılayan arefe günü… “Yarın bayram” dediğimiz yüreklerin Bayram’a hazır olduğu gün…

Çocukların, akşamında yastıklarının başucunda bayramlık elbiseleri ile uykuya daldıkları, bir an önce sabah olsun diye heyecanla bekledikleri gün…

Bayramı temiz karşılamak için tüm ailenin boy abdesti alıp, kutsal bir ibadetin mutluluğunu aynı kutsallıkla karşılamaya hazırlandıkları gün… Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı’nın besmelesi arefe günü…

Allah Resûlü’nün ifadesiyle, gecesini ihya edenin kalplerin öldüğü gün, kalbinin ölmeyeceğinin belirtildiği (İbnMâce, “Sıyâm”,68), Allahü Teâlâ’nın, kullarını Cehennem’den en çok âzâd ettiği, (Müslim, Hac, 436, İbnMâce, “Menâsik”, 56) şeytanın ise hiçbir zaman, o gün görüldüğünden daha küçük, daha hakir, daha zelil ve daha öfkeli görülmediği arefe günleri…

Kendisinde tutulan orucun önceki ve sonraki senenin günahlarına kefaret olacağının Allahtan umulduğu, (Müslim, “Sıyâm”, 196-197; Tirmizî, “Savm”, 46; İbn Mâce, “Sıyâm”, 40) duaların en hayırlısının ve bereketlisinin yapıldığı günler…(Tirmizî, “Deavât”, 122; Muvatta’, “Hac”, 81)

Müminlerin kabristanlara akın akın gittiği, sevdiklerinin mezarları başında dualar okuyup gözyaşı akıttığı, Allah yolunda, vatan uğrunda tıpkı Bedr’in aslanları gibi, Enes b. Nadr gibi, Abdullah b. Revâha gibi şahadet şerbetini içmiş şehitlerle buluştuğu “Selâm size ey bu diyarın mümin ve Müslüman olan halkı! Bizler de inşallah size katılacağız. Allah’tan bize ve size afiyet dilerim.” (Müslim, “Cenâiz”, 104) selâmıyla Allah’ın rahmetine kavuşmuş kardeşlerini selamladığı ve “yarınki bayramda bir arada olmasak da cennette buluşuruz inşallah” dediği günler…

Kurban bayramının bir gün öncesi yani Zilhicce ayının dokuzuncu günü… “el-Haccu Arefe” “Hac, Arafat’(ta olmak)tır.” buyurur Allah Resulü….(Ebû Dâvûd, “Menasik”,68; İbn Mâce, “Menasik”, 57)

Arefe; Cebel-i Rahme’nin eteğinde Hz. Adem ve Hz. Havva’nın çocukları, Hz. İbrahim’in davetlisi olarak Arafat’ta bulunma…

Arefe…Bir duruş, bin duruluş ve diriliş günü, Arafat’ta vakfeye duruş, yalvarış ve yakarış günü… Yaratıcıyla muarefe günü…

Arafat, Allah Resulü’nün, on dört asır önce yüz yirmi bini aşkın sahabeye hitap ettiği ve Vedâ Hutbesi’nin verildiği yer… Kıyamete kadar insanlığa ışık tutacak evrensel ilkeleri içeren temel insan hakları bildirgesinin seslendirildiği mekân…

Arafat, ârif olmaktır; hakikati bilmek, tanımak, anlamaktır, marufa, marifete, Marifetullah’a ermektir.

Arafat önce kendini bilme, kendini bulma deneyimidir. Ve “Kendini bilen, Rabbini de bilir” hükmünce, önce kendini tanıma, ardından da Rabbi tanımadır.

Arafat, yüce Yaratanı tanımak, marifete ererek yükselmek, dirilişi, mahşeri, mahkemei kübrâ öncesi bekleyişi, ölmeden önce ölmeyi, hesaba çekilmeden önce muhasebe yapmayı bilmektir. Arafat, irfan meydanıdır.

Arafat, i’tiraftır. Günahları itiraf etme, günahlardan sıyrılıp gözyaşlarıyla dolabilmedir. Rabbimize verdiğimiz sözü hatırlama, bu tanımaya ve söze uygun davranma taahhüdüdür.

Arafat, tearuftur. Ayrılıkları ve gayrılıkları kalpten silip tanışmak, kaynaşmak ve bilmek (bilişmek)tir, gönül köprüsü kurmaktır.

Arefe; eşitlik ve kardeşlik günü… Mahşerin âdeta bir provası, kimsenin kimseye faydasının olmadığı mahşer ve mizanı hatırlama günü...

Arefe; Arafat’ta Hz. Muhammed gibi yüzünü Kâbe’ye çevirip, sırtını Cebeli Rahme’nin (Rahmet Dağı’nın) eteklerine vererek, Yüce Allah’ın af ve rahmetine nail olabilme günü… Peygamber Efendimiz, “Hac edenler ve umre yapanlar Rahman’ın misafirleridir. Allah’a dua eder ve bağışlanma dilerlerse Allah onların dualarını kabul eder ve onları bağışlar.” buyuruyor. (İbn Mâce, “Menasik”,5)

Arefe; duaların taçlandığı Arafat’ta kulluk sorumluluğunu tam bir yükleniş ve bu konuda Rabb’e kesin bir söz veriş anı.

Arefe; gönlü her türlü dünyevî düşüncelerden arındırarak, bütün samimiyetle Allah’a yönelme, annemiz, babamız için, ailemiz ve çocuklarımız için, milletimiz ve bütün insanlık için dua günü…

Günlerin en hayırlısı, en bereketlisi, müminlerin bayramıCuma ile bütünleşen Arefe

Sonraki gün Kurban bayramı

Kurban, Yaratıcıya yakınlaşma … O’na kul olmanın şuuruna erme…. Bir ismi Karîb olan, yakınlaştıran, yakın kılan, yakınlığa çağıran, Allah’a yakınlaşma… kurb anı… yani O’na yakın olma zamanı…

Kurban, Allah’ın emrine boyun eğiş… kulluk bilincini tazeleyiş… Kurban… İsmail olana sabır ve teslimiyet, İbrahim olana azim ve niyet…

Kurban, mukarrebundan olma çabası… yani takvaya erişme arzusu içinde Yüce Yaratıcıya yaklaşanlar arasına girebilme gayreti…

KurbanBismillahi Allahü ekber” derken İbrahim olmak… onun ve oğlu Hz. İsmail’in Yüce Allah’ın buyruğuna itaat konusunda verdikleri başarılı imtihanı yâd etmek…

Sonra da dua etmek

Kurban bir yakınlıktır madem, Rabbim yakınlığını versin bize…

Yakınlığına muhtaç, yoluna kurban olduğumuz… Ey gökleri ve yeri yaratan Rabbimiz! Yüzümüzü Sana çevirdik, Sana yöneldik, kurbanlarımızı kabul eyle!

Kurbanlarımız, hayatımız, ölümümüz Sen’in içindir, Sen’in hiçbir ortağın yoktur! Bizleri rızandan ayırma Rab!

Lebbeyk Allah’ım… Lebbeyk… Emrine âmâdeyiz Rab! Emrolunduğumuz üzere kurbanlarımızı kesiyoruz, kabul buyur Rab!

Allâh’ım bu kurban Sen’dendir ve bizim tarafımızdan Sen’in rızan için sunulmuştur. Eksiğiyle, kusuruyla kabul buyur Rab! Kurbanlarımızı kabul, dualarımızı makbul eyle…(Amin!..)

Daha Fazla Yükle

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çok Okunanlar