Bismillahirrahmanirrahîm.
“NÛN. Kaleme ve yazdıklarına yemin olsun”
Allah’ın ayetlerine ve o ayetlerden bir tecelli olan diğer sözlerin meşkine adanan bir ömür: Hasan Çelebi.
Eğer hayat, Allah’ın ayetlerine adanmışsa, Allah o ayetleri adanmış ömrün simasına kendi eliyle nakşeder. Hasan Çelebi’nin resimlerine bakıldığında bu açıkça görülecektir.
Kimi yazarak kalbinden kâğıda meşk eder kimi okuyarak kalbinden diline meşk eder kimi anlayarak kalbinden aklına meşk eder. Fark eden bir şey yoktur. Hepsi aynıdır. Çünkü hepsi Nur-ı Hüda’nın bir lütfu ve mevhibe-i İlâhisidir.
Hasan Çelebi, inzal olunanı (vahyi) Levh-i Mahfuz’a tekrar tekrar yazdı. Hazreti Hak da o yazılanları onun mana âlemine ve defterine yazdı. Keşif ehli bilir ki, gökten bir mana indiğinde Allah o manayı ehl-i kalem, ehl-i kalp, ehl-i ruhla kendi katına mirac ettirir. Ne mübarektir bu insanlar. Onlar Allah’ın yiğitleridir.
Bir büyük âlimin, bir büyük sanatkârın yolculuğu aynı zamanda âlemin yolculuğudur. Gittiği yere hem âlemini hem de âlemi götürür. Onların varlığı âleme şefaat ve şifadır.
Hiç kuşku yok ki, Hasan Çelebi’nin yazdıkları bu dünyada kalmayacak, Hazreti Allah o yazılanlarla cennetini de süsleyecektir. İkramın böylesi… Bu ancak Rabbin cömertliğinde karşılığını bulan bir şeydir.
Rahmeti bol, keremi sonsuz olan Rabbim, biz Senin yüceliğinden ve birliğinden başka bir şey bilmeyiz.
Hasan Çelebi hakkında, Senin takdir buyuracağın ihsan ve ikramlara karşılık, bizim, dualarımızla onun için Senden isteyeceklerimizin ne kıymet-i harbiyesi olabilir ki. Kerem sahibi Sensin ve Sen kuluna en güzelini bahşedersin şüphesiz.
Aradan çekiliyoruz ve Hasan Çelebi’yi ihsanlarınla baş başa bırakıyoruz.
Hamdimiz Sanadır.
27.02.2025
