1. Anasayfa
  2. Edebiyat

Bir Deste Berceste – Meyve-î Memnû

Bir Deste Berceste – Meyve-î Memnû

Meyve-î memnû’dan tatmak günâhından beri
Kârbân-ı aşk bitmez bir beyâbândan geçer
(Yahya Kemal)

[(Adem’in Havva’ya olan aşkı yüzünden) yasak meyveyi yeme günahını işlediği günden bu yana âşıklar, kervan kervan olmuşlar, sonu gelmeyen bir aşk çölünü geçeceğiz (de vuslata ereceğiz) diye durmadan yol almaktalar.]

memnû: Menedilmiş, yasaklanmış,
kârbân: kervan,
beyâbân: çöl

İskender Pala, 2008 Yahya Kemal Yılı münasebetiyle kaleme aldığı yazısının bir kısmında mezkûr bercesteyi paylaşarak “Divan şairi, aşkın yalnızca âşıkı ilgilendiren hikâyelerine vurgu yapar, âşıkın hicranını, hasretini, firkatini anlatır. Oysa Yahya Kemal bir aşk hikâyesinde maşuka da söz hakkı tanır ve tek kişilik aşkı diğer yarısıyla tamamlar. İşte bu Divan şiirinin de düşünmediği bir hayal unsurudur.”  tespitini yapar ve bu beytin sonsuzluk fikrine dayandığının altını çizer.

Beytin ikinci dizesinde üstad, eskilerin sihr-i helal (helal büyü; büyünün helal olduğu tek yer; sözü sihirli kılmak) sanatını kullanır ve isterse bir Divan şairi gibi davranabileceğini gösterir. Bu sanata göre dizedeki “bitmez” kelimesinin önüne veya sonuna virgül (,) getirildiğinde ayrı anlamlar çıkar ve kendinden önceki kelime grubuyla okununca ayrı (“Kârbân-ı aşk bitmez” = aşk kervanının sonu gelmez, âşıklar kervanı ta Hz. Âdem’den bu yana dizi dizi yol almaktadır); kendinden sonraki kelime grubuyla okununca yine ayrı bir anlatım ortaya çıkar (“bitmez bir beyâbân” = çölün sonu yoktur, aşk kervanı sonsuzluk çölünde yol alır).

Gazelin tamamı okunmayı ve günümüz Türkçesiyle anlam derinliğinden inciler toplamayı hak ediyor. Günümüzde sık kullanılmayan kelimeler için lugatim.com Kubbealtı online sözlük oldukça kullanışlı.

Bir hıyabandır ki hasret kuy-i canandan geçer
Her geçen canana peyvest olmadan candan geçer

Cümle lezzetten leziz iksirsin ey zehr-i aşk
Zevki derdinden alan her ruh dermandan geçer

Meyve-i memnu’dan tatmak günahından beri
Karban-i aşk bitmez bir beyabandan geçer

Pir olur Yakub bir savt-i ceres guş eylese
Mahfe-i Yusuf sanır vadi-i Ken’an’dan geçer

Dinlemekçün maceray-i hecri nayından Kemal
Mevkib-i yaran civar-i beytül-ahzan’dan geçer

Cinuçen Tanrıkorur’un hicaz bestesini Alâeddin Yavaşça’dan dinlerken hıyabandan (iki tarafı ağaçlı yol) geçen ruhlarımız beytül-ahzan civarında pevaneler gibi pervaz edecektir…

 

1972 Çankırı, Kurşunlu doğumlu. 1997 yılında Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Felsefe bölümünden mezun oldu. Eğitim Yönetimi Denetimi Planlaması ve Ekonomisi alanında yüksek lisans yaptı (2014). 2018’de Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Halen Sincan İbni Sina Anadolu Lisesi’nde Felsefe Grubu öğretmeni olarak çalışmaktadır. MEB, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın yürüttüğü Demokratik Vatandaşlık ve İnsan Hakları Projesi’nde görev aldı. 2015 yılından bu yana MEB, DÖGM Programlar ve Öğretim Materyalleri Daire Başkanlığı’nda öğretmen olarak çalışmaktadır. Görev yaptığı okulda yıllarca berceste ezberleme-okuma yarışmaları yaptı,  edebiyat sohbetleri-söyleşileri düzenledi, berceste içerikli tiyatro oyunu (İstanbul’da Bir Akşamüstü ) sergiledi. Hayati İnanç’ın Altındağ Hamamönü Kabakçı Konağı’nda yaptığı Can Veren Pervaneler programını sekiz yıl boyunca fasılasız takip etti.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.