1. Anasayfa
  2. Gezi Yazısı

Bir Endülüs Rüyası (2): Kurtuba (Cordoba)

Bir Endülüs Rüyası (2): Kurtuba (Cordoba)
0

Kurtuba’da… Endülüs’ün çınarında yol almak… İslam şehirleri arasında da gönlümde de müstesna bir yere sahip bu ulu çınarda iz sürmekti en büyük hayalim. Ona esas hüviyetini kazandıran insanlarla, bıraktıkları mirasla buluşma hissini taşıyarak parmak ucunda yürümekti caddelerini. İncitmeden, zarar vermeden, huzura gömülmüş bir ruh hâliyle… Zira çiçeklerle donatılmış sokaklarında gezerken gözlerim hep İbn Firnas’ı, Zehravi’yi, Lübna’yı aradı. 800’lü yıllarda geliştirdiği bir aletle uçmayı başarmış ünlü bilim adamı İbn Firnas’ın, yaptığı cerrahi aletler ve ameliyatlarla cerrahiyi geliştiren Zehravi’nin, saray kütüphanesine 500.000 kitabı kazandıran matematik dehası Lübna’nın hangi sokaktan, hangi köşe başından çıkacağını gözetledim durdum. 10. yüzyılda kütüphaneleri, hamamları ve üniversiteleri ile Avrupa’nın en büyük şehri olmuş Kurtuba’nın Müslümanlarca nasıl ihya edildiğini dinledim kaldırım taşlarından. 275 yıl Endülüs Emevi Devleti’ne başkentlik yapmış, döneminde Avrupa’nın en büyük bilim ve kültür merkezi olmuş Kurtuba’yı hakkını vermeden, sokaklarını arşınlayarak gezemezdim. Ayaklarım adım atmaz, dilim tutulur, kalemim yazmazdı.

Cordoba, bugün tam dört UNESCO Dünya Miras Alanı‘na sahip kadim bir şehir. 10. yüzyılda Orta Çağ’da bilim, sanat ve kültür merkezi olan Kurtuba Endülüs’ün incisi olup parlamış. Kurtuba başta olmak üzere Endülüs şehirlerinin bu kadar değer kazanmasının nedeni Müslümanların gittikleri yeri yakıp yıkmamasından, buraları yurt olarak görüp yeni şehirler inşa etmelerinden, var olanı ıslah etmelerinden kaynaklanır. Gittikleri yeri ihya etme anlayışıyla yaşayan Müslümanlar, Kurtuba’ya davet ettikleri ve yetiştirdikleri bilim adamlarıyla şehri gözde bir yere çevirmişler. Avrupalılar; astronomi, tıp, mühendislik, matematik, botanik gibi pek çok alanda buluşlar yapan Kurtubalı âlimler ve onların kitapları sayesinde bilimde gelişme göstermişler.

Kurtuba’da kütüphanelerden kitaplara, saraylardan camilere kadar pek çok eser ya zarar görmüş ya da tamamen yok edilmiş. Kurtuba’dan geriye bir iki tarihi eserle İslam sanatının en güzel örneklerinden biri olan Kurtuba Camii kalabilmiş.

Endülüs’ün İncisi Kurtuba Camii

 Bir nehir kıyısında, Roma köprüsünden geçerek eşsiz bir güzelliğe yürüdük. Arapça hatların silinmediği, nal kemer motifli kapalı dev kapılardan bakışlarımı hiç ayırmadan Emevi hatırası portakal ağaçlarıyla süslü bahçeye girdik. Bahçenin ortasında eskiden minarenin olduğu yerde bir hançer acısı gibi duran çan kulesi karşıladı bizi. Oyalanmadan içeri geçtik. İki katmanlı simetrik kemerlerle sütunların kombinasyonundan oluşan iki ibadethaneye… Ayetlerle süslü, kemerli mihrabıyla bir cami; Barok tarzı detaylarıyla bir katedral… İspanyollar Kurtuba Mezquita-Catedral diyor, bense Kurtuba Ulu Camii… Altın yaldızlı mihrabın karşısında süzülürken gözyaşlarım, mihrap üzerindeki göz kamaştırıcı kubbede kaybediyorum gözlerimi. Buradan sonrasını görmüyor gözlerim, ayaklarım daha ileri gidemiyor.

İspanya’daki en güzel İslam sanatı örneklerinden biri Kurtuba Camii’dir. Yalnızca mimari yapısı ile değil barındırdığı tarihsel ve kültürel ögelerle büyüleyici bir yer. En sevindirici yönü ise orijinal hâline kısmen müdahale edilmesi, bazı eklemelerle günümüze ulaşması. Bir kiliseyken Müslümanların eline geçmesiyle bir camiye çevrilmiş, daha sonra tekrar Hristiyanların burayı ele geçirmesi ile bir katedrale dönüştürülmüştür.

Kurtuba Camii’ndeki yüzlerce sütunu birleştiren kırmızı beyaz kemerler âdeta İslam kültürü ile Hristiyan kültürü arasında bir köprü vazifesi görüyor. Ayetlerle süslü, altın yaldızlı mihrabıyla bir cami, Barok tarzı detaylarıyla bir katedral olan Kurtuba Camii, Müslümanları da Hristiyanları da aynı anda kucaklıyor.

Kurtuba Camii, tüm savaşlara, siyasi çekişmelere, depremlere rağmen yine de dimdik ayakta kalabilmiş. Kurtuba ve Kurtuba Camii, eski ihtişamından şimdi çok uzak mı bilmem ama bana hissettirdikleri beni bir ömür etkisinden çıkaramayacak kadar çok, beni peşinden defalarca sürükleyecek kadar efsunkâr.

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir